Hakkında
Henüz açıklama eklenmemiş!
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

Tersine beyin göçü Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu'nda ele alındı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı'nda, tersine beyin göçünün özendirilmesi ele alındı.

İletişim Başkanı Fahrettin Altun'un yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı'nda, tersine beyin göçünün özendirilmesi için atılması gereken adımların masaya yatırıldığı bildirildi. 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Türkiye'nin, ilerleyişini sürdürmesi için her alanda olduğu gibi bilimsel ve teknolojik çalışmalarda da öncü olması gerektiğini vurguladığını aktaran Altun, yetişmiş insanları Türkiye'de tutmanın yanında, yurt dışına gitmiş olanların tekrar ülkeye dönmelerinin yerli ve milli teknoloji hamlesine sağlayacağı katkılar ile Türk bilim insanlarının yanı sıra dünyadan bilim çevrelerinin Türkiye'ye çekilebilmesi hususunda geliştirilebilecek politikaların da görüşüldüğünü, bu konuda devletin yanı sıra özel sektörün de sunabileceği katkıların istişare edildiğini ifade etti.

 

Altun, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı'nda ayrıca "İstanbul Sözleşmesi" olarak bilinen "Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi"nin de tüm boyutlarıyla görüşüldüğünü belirterek, şu bilgileri paylaştı:

 

"Toplantıda Sayın Cumhurbaşkanımız, bütün dünyanın bir sorunu olan kadına yönelik şiddeti 'bir insanlık suçu' olarak gördüğünü ifade etmiştir. Toplantıda, şiddet başta olmak üzere kadınların tüm meselelerinin çözülmesi için bugüne kadar yapılanların yanında atılabilecek adımlar hususunda öneriler sunulmuş, kadının aile ve toplum dengesinin teminatı olarak görüldüğü bir iklimin oluşturulmasına dönük çabalar dile getirilmiştir."  

Devamını Oku
Tersine beyin göçü Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu'nda ele alındı

İstanbul'un 39 ilçesinde huzur uygulaması

İstanbul'da "Yeditepe Huzur" asayiş uygulaması kapsamında 39 ilçede güvenlik denetimleri gerçekleştiriliyor.

İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan'ın talimatları doğrultusunda Asayiş Şube Müdürlüğü koordinasyonundaki "Yeditepe Huzur 2020-4" uygulaması, saat 20.00'de başladı.

 

Uygulamaya, Asayiş Şube Müdürlüğü personeliyle İlçe Emniyet Müdürlükleri, Önleyici Hizmetler, Trafik Denetleme, Havacılık, Narkotik Suçlarla Mücadele, İstanbul ve Sabiha Gökçen Havalimanları, Deniz Limanı şubelerinin yanı sıra Özel Harekat ekipleri de katılıyor.

 

Uygulama kapsamında, kara, hava ve deniz ulaşım noktalarında denetimler yapılıyor. Şüpheli araçlar durdurularak aranıyor, şüpheli kişilere yönelik Genel Bilgi Toplama (GBT) kontrolleri gerçekleştiriliyor. Narkotik köpeklerinin de kullanıldığı uygulamaya polis helikopteri de destek veriyor.

 

Asayiş uygulaması saat 23.59'a kadar devam edecek.

Devamını Oku
İstanbul'un 39 ilçesinde huzur uygulaması

Türkiye'nin en büyük kütüphanesi perşembe günü açılacak

Cumhurbaşkanlığı Kütüphaneler Daire Başkanı Ayhan Tuğlu'nun, verdiği bilgiye göre, inşa çalışmalarına 2016'da başlanan kütüphane 125 bin metrekare kapalı alana sahip ve aynı anda 5 bin kişiye hizmet verebilecek kapasitede. Kütüphanede 4 milyon basılı, 120 milyonun üzerinde elektronik yayın ile 550 bin e-kitap ve nadir eser bulunuyor.

 

 

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülük ettiği kütüphanenin inşa çalışmaları öncesinde Türkiye'nin önde gelen kültür insanları, sahaflar, kütüphane yöneticileri, sivil toplum kuruluşları, dezavantajlı gruplar ve aileleriyle çalıştaylar yapıldı.

 

 

 

Türkiye’de ve bazı durumlarda yurt dışında yayımlanmış her türlü kitap, dergi, gazete gibi yayımların belirli sayıda nüshasının saklandığı "Derleme Kütüphane" statüsüne 3 Haziran 2017'de kavuşan kütüphaneye, bu kararın ardından Türkiye'de yayımlanan tüm yayınlardan birer kopya gelmeye başladı.

 

 

 

Kütüphane ve Yayın Müdürlüğünün mayıs 2016'da kurulmasının ardından kütüphane için Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, İstanbul ve Afyonkarahisar'da yaklaşık 300 kişi çalışma yürüttü.

 

 

 

Basılı kaynakların yanı sıra elektronik kaynak aboneliklerine de başlanan kütüphanede, 100 farklı ülkeden 134 farklı dilde basılı kitap ile 120 milyon makale ve rapor, uzunluğu 201 kilometreyi bulanan raflarda yer alıyor.

 

 

 

TÜBİTAK-ULAKBİM tarafından üniversite ve araştırma kütüphanelerine sağlanan EKUAL (Elektronik Kaynaklar Ulusal Akademik Lisans) üyesi olan kütüphanede, bu kapsamda yer alan veri tabanları ve elektronik yayınlar da kullanıma açılacak.

 

 

 

"Türkiye'nin en büyük kütüphanesi" olma özelliği dışında Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nin hem koleksiyon hem de hizmetleri açısından dünyanın sayılı kütüphaneleri arasına girmesi bekleniyor.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve tarihçiler, bağışçılar arasında

 

 

 

Kütüphanenin kitap bağışçıları arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazeteci-yazar Mehmed Şevket Eygi, edebiyat araştırmacısı ve tarihçi Prof. Dr. Abdülbaki Gölpınarlı, tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, bestekar ve ud virtüözü Cinuçen Tanrıkorur, sanat tarihi araştırmacısı Mustafa Kamil Dürüst, şair ve yazar Mustafa Şerif Onaran, yönetmen Muhsin Mete, gazeteci Ahmet Günel Elgin, eski AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Ahmet Burak Erdoğan, yayınevi sahipleri Saman-Hatice Helvacıoğlu, araştırmacı yazar Şefik Can, eski bakanlardan Hasan Celal Güzel, yazar Cemil Meriç, Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ve edebiyatçı Prof. Dr. Abdurrahman Güzel'in yanı sıra çok sayıda vatandaş da bulunuyor.

 

 

 

Kütüphanede 5-10 yaş arası kullanıcılar için Nasreddin Hoca Çocuk Kütüphanesi, 10-15 yaş arası kullanıcılar için Gençlik Kütüphanesi ile Ses ve Görüntü Kütüphanesi, Nadir Eserler Kütüphanesi, Araştırma Kütüphanesi, Cihannüma Salonu, Süreli Yayınlar Salonu, Selçuklu Müze ve Sergi Salonu, Anadolu Salonu, Divan Salonu, Mücellithane, Kitap Şifahanesi ve davet kabul alanları, 500 kişilik konferans salonu, teknoloji sınıfları, mesleki eğitim sınıfları, özel grup çalışma ve film izleme alanları, yemek salonları, seminer salonları, mescit, personel çalışma alanları ve dinlenme alanları yer alıyor.

 

16 sütunlu Cihannüma Salonu'nda "Dünya Kitaplığı"

 

 

 

Tarihteki 16 Türk Devletini temsilen 16 sütunun bulunduğu Cihannüma Salonu, 3 bin 500 metrekare alanda, 224 kişilik oturma kapasitesi ve yaklaşık 200 bin kitaptan oluşan koleksiyona sahip. Salonun kubbesinde, Alak Suresi'nin "O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir" şeklindeki 4 ve 5. ayetleri yazıldı.

 

 

 

Dışişleri Bakanlığı Kültür İşleri Genel Müdürlüğü ile yürütülen çalışmayla Türkiye'nin yurt dışı temsilcilikleri bulunan tüm ülkelerden getirilen, ilgili ülkenin kültür, tarih konularını içeren kitaplar, Kütüphanenin Cihannüma Salonu'nundaki "Dünya Kitaplığı" kısmında sergilenecek.

 

 

 

Dünya Kitaplığı'nda, aralarında Özbekistan, Hindistan, Şili, Fransa, Çin ve Belarus'un da bulunduğu bazı ülkelerin kitaplarını, bu ülkelerin büyükelçileri ve temsilcileri bizzat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne gelerek teslim etti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise özel temsilcisini göndererek, Fransa Milli Kütüphanesi ile ortak çalışmalar yapılabileceğini Türk yetkililere iletti.

 

Koleksiyon sağlamada ve geliştirmede, bağış ve derleme yayınların yanı sıra, Türkiye'de yayımlanan kitap, DVD, CD ve diğer yayınların büyük bir kısmının satın alındığı kütüphanede, Türkiye ve yurt dışında yayımlanan, baskısı bulunan kitapların önemli bir kısmı satın alınarak koleksiyona kazandırıldı.

 

 

 

Kütüphane hizmetlerinin yanı sıra yaşam boyu eğitim merkezi olması da hedeflenen kütüphanede, çocuk, genç ve yetişkinlere yönelik yapay zeka, siber güvenlik, artırılmış gerçeklik, kodlama gibi kurslar ve eğitim faaliyetleri de düzenlenecek.

 

 

 

Teknoloji sınıfları ve atölyeleri Dijital Dönüşüm Ofisi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Turkcell ve Türk Telekom iş birliğiyle yapılan kütüphanede Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığının sayısallaştırılmış 45 milyon belgesine ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının 500 bin kitabının künye bilgisi ile 100 binin üzerinde nadir/yazma eser görüntüsüne ulaşılacak.

 

Kütüphaneye nasıl girilecek?

 

 

 

Kütüphaneyi kullanmak isteyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, e-Devlet üzerinden üye olabilecek, yeni kimlik kartlarıyla giriş yapabilecek. Eski kimlik sahipleri ise kütüphaneye, kapıda alacakları geçici kart ile girebilecek. Yabancı uyruklular ise pasaportları karşılığında verilecek geçici giriş kartlarıyla kütüphane hizmetlerinden faydalanabilecek.

Devamını Oku
Türkiye'nin en büyük kütüphanesi perşembe günü açılacak

Birleşmiş Milletler'den İdlib için ateşkes çağrısı

Birleşmiş Milletler, 900 bin kişinin yerinden edildiği ve 21'inci yüzyılın en büyük insani felaketinin yaşandığı İdlib için ateşkes çağrısı yaptı.

Birleşmiş Milletler'den İdlib için ateşkes çağrısı

Ömer Çelik: Türkiye Soçi Mutabakatına bağlılığı sürdürmektedir

AK Parti MYK toplantısı ile ilgili açıklama yapan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik 'Türkiye Soçi Mutabakatına bağlılığı sürdürmektedir. ' dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik Moskova'daki İdlib görüşmeleriyle ilgili "Türkiye Soçi Mutabakatına bağlılığı sürdürmektedir. Mutabakatı bozan Suriye rejimidir" dedi.

İdlib'te ateşkesin yeniden tesis eilmesi gerektiğini belirten Çelik "Türkiye'nin yaptığı tahkimat terörle mücadele meselesidir" ifadesini kullandı.

Devamını Oku
Ömer Çelik: Türkiye Soçi Mutabakatına bağlılığı sürdürmektedir

Dışişleri Bakanlığı: Türk ve Rus heyetlerin görüşmesi yarın devam edecek

Dışişleri Bakanlığı'ndan Moskova'daki İdlib toplantısıyla ilgili açıklamada "Görüşmeler yarın sabah kaldığı yerden devam edilecek" denildi.

Dışişleri Bakanlığı, Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sedat Önal başkanlığındaki (karma) heyetin bugün Moskova’da mevkidaşlarıyla biraraya geldiğini açıkladı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada "İdlib'deki son durum ele alındı. Heyetimiz, sahada gerginliğin süratle azaltılması ve insani durumun daha fazla kötüleşmesinin önüne geçilmesi gereğini vurguladı. İdlip'te Soçi kapsamında varılan mutabakatların tam olarak uygulanması ve ihlallerin önlenmesi amacıyla alınabilecek önlemler istişare edildi. Görüşmelere yarın sabah kaldığı yerden devam edilecek" ifadeleri kullanıldı.

Devamını Oku
Dışişleri Bakanlığı: Türk ve Rus heyetlerin görüşmesi yarın devam edecek

Göç İdaresi: Türkiye'deki göçmen sayısı 5.1 milyon

Göç İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Gökçe Ok, Yunanistan'ın bazı kaçak göçmenleri demir çubukla döverek Türkiye geri gönderdiğini söyledi.

Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün Edirne'de düzenlendiği Uyum Buluşmaları'nın 26. toplantısının açılışında konuşan Göç İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Gökçe Ok, Türkiye'nin bütün dünyayı sarsan göçle mücadele ettiğini belirtti.

Ok sözlerine şöyle davem etti:

"Sınır komşumuz buradan Meriç’i geçenleri demir çubuklarla dövüp geriye gönderiyor. İnsanlık suçudur bu. İşte ABD. Meksikalılar, Kolombiyalılar, Venezuelalılar daha müreffeh bir geleceğe kavuşabiliriz diye sınırı geçmeye kalktıkları takdirde, başlarına gelmeyen kalmıyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti milletinden almış olduğu yetki ve iradeyle dünyanın hiçbir ülkesinin geliştiremediği bir kapasiteyle göç politikalarını akılla, bilimle, mantıkla kurguluyor, yönetiyor ve yürütüyor."

Türkiye'deki göçmen sayısı 5.1 milyon
Türkiye'nin 192 farklı ülkeden 5.1 milyon göçmene ev sahipliği yaptığını söyleyen Gökçe Ok Türkiye’deki sığınmacılara 'Suriyeli' demenin haksızlık olduğunu belirtti.

Ok şunları ifade etti:

"Türkiye’deki sığınmacılara 'Suriyeli' diyoruz. Bu haksızlık. Onlar burada geçici koruma kapsamıyla kalıyorlar. Ülkeleri tekrar refaha kavuştuğu takdirde elbette ki vatanlarına dönecekler. Uyum demek kalıcılık demek değildir. Uyum insanlığın, sığınma hislerini burada en güzel şekilde tatmin etmek, ama bir gün dönecekleri zaman da buradan iyi hikayelerle ayrılmalarını temin etmek ve sağlamaktır."

Devamını Oku
Göç İdaresi: Türkiye'deki göçmen sayısı 5.1 milyon

İletişim Başkanlığından Taksim'deki Dijital Gösterim Merkezi'ne ilişkin açıklama

İletişim Başkanlığı tarafından Taksim'deki Dijital Gösterim Merkezine ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, "Bu kararı saygıyla karşılıyor ve Dijital Gösterim Merkezimizi Taksim’den kaldırıyoruz. Merkezimize bugüne kadar gösterdikleri ilgiden dolayı bütün ziyaretçilerimize teşekkür ediyoruz" denildi.

İletişim Başkanlığı tarafından Taksim'deki Dijital Gösterim Merkezi'ne ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu, İletişim Başkanlığı tarafından geçen yıl Taksim Meydanı'nda açılan ve bugüne kadar 15 Temmuz'dan 29 Ekim'e kadar birçok farklı temada dijital sergiye ev sahipliği yapan Dijital Gösterim Merkezi'nin kaldırılmasını kararlaştırmıştır. İletişim Başkanlığı olarak bu kararı saygıyla karşılıyor ve Dijital Gösterim Merkezimizi Taksim’den kaldırıyoruz. Merkezimize bugüne kadar gösterdikleri ilgiden dolayı bütün ziyaretçilerimize teşekkür ediyoruz. Bu vesileyle Dijital Gösterim Merkezlerimizi tüm ülke sathına yaygınlaştıracağımızın bilgisini paylaşmaktan da memnuniyet duyuyoruz. Milli, tarihi, kültürel ve bilimsel zenginliklerimizi yeni iletişim ve gösterim tekniklerini kullanarak bütün vatandaşlarımızın erişimine sunmaya, Dijital Gösterim Merkezlerimizi farklı başlıklar altında ülkemizin dört bir yanında düzenlemeye devam edeceğiz.

Dijital Gösterim Merkezinde bugüne kadar düzenlenen sergiler ilk olarak Temmuz 2019’da '15 Temmuz Milletin Zaferi' temasıyla Taksim’de açılan merkezde, FETÖ’nün hain darbe girişiminde yaşananlar ve milletimizin ortaya koyduğu destansı direniş dijital ortamda sergilendi. Dijital Gösterim Merkezinde Ağustos 2019’da İslam bilim tarihi araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin'in çalışmaları, hayatı ile İslam bilim insanlarının bulduğu cihazlar ve teknikler videolar, dijital hologramlar ve üç boyutlu görseller eşliğinde tanıtıldı. Geçen yıl Ağustos ayında açılan '30 Ağustos Zafere Giden Yol' sergisinde ise Büyük Taarruz zaferini anlatan video ve fotoğraflar sunuldu. Ayrıca Kurtuluş Savaşı dönemine ait silahlar ve Harbiye Askeri Müzesi’nden getirilerek sergilenen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün pelerini de vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Dijital Gösterim Merkezi, geçen yıl Ekim ayında da Cumhuriyet’in ilanının 96. yıl dönümü dolayısıyla '29 Ekim Cumhuriyet’e Giden Yol' sergisine ev sahipliği yaptı. LED ekranlarda, 'Direnişin Destanı', 'Anadolu Kahramanları' ve 'Cumhuriyet Sevinci' temalı videolar, dijital hologramlar, üç boyutlu görseller ve hikaye anlatımı eşliğinde ziyaretçilere sunuldu. İletişim Başkanlığı Dijital Gösterim Merkezinde en son geçen Aralık ayında 'Ara Güler Dijital Fotoğraf Sergisi' açılmıştı."

Ne olmuştu?
İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2 gün önce 'İstanbul Meydanlarına Kavuşuyor' projesi ile meydana kurduğu 'Kavuşma Durağı' ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın yine Taksim Meydanı’nda geçen yılın sonlarında açtığı 'Dijital Gösterim Merkezi' çadırının kaldırılmasını kararlaştırmıştı.

Devamını Oku
İletişim Başkanlığından Taksim'deki Dijital Gösterim Merkezi'ne ilişkin açıklama

Ülke genelinde gıda denetimi seferberliği

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, bugün başlayan ve 81 ilde eş zamanlı yürütülecek gıda denetimi seferberliğine ilişkin gıda kontrol denetim görevlilerine, "Ufak tefek hatalarda esnafı üzmemek lazım ancak evladınıza yedirmediğiniz bir şeyin tüketim noktalarında üretildiğini ve vatandaşın kullanımına sunulduğunu görürseniz, bu arkadaşların gözünün yaşına bakmayın." dedi.

 

Pakdemirli, Orman Genel Müdürlüğü bahçesinde, ülke genelinde başlatılacak gıda denetimleri öncesinde gıda kontrol denetim görevlileriyle bir araya geldi ve gazetecilere açıklamada bulundu.

 

Burada yaptığı açıklamada, bugün 81 il ve ilçede eş zamanlı ve 6 gün sürecek gıda denetim seferberliğini başlattıklarını aktaran Pakdemirli, "Gıda güvenilirliğini sağlamak ve farkındalığını artırmak amacıyla, hafta boyunca sürecek seferberliğimizde, ilk noktamız, süt ve süt ürünleri üreten iş yerleri ile takviye edici gıda üretimi yapan iş yerleri olacak. Gıdada sahtecilik yapanlara göz açtırmıyoruz, açtırmayacağız. " diye konuştu.

 

Pakdemirli, gıdada taklit ve tağşiş yapanların gözünün yaşına bakmayacaklarını belirterek, denetim görevlerine şöyle seslendi:

 

"Ufak tefek hatalarda esnafı üzmemek lazım ancak evladınıza yedirmediğiniz bir şeyin tüketim noktalarında üretildiğini ve vatandaşın kullanımına sunulduğunu görürseniz, bu arkadaşların gözünün yaşına bakmayın. Bu denetimleri yaparken de rehberlik göreviniz olduğunu unutmamak lazım. Bilerek, kasten sağlıksız ürün üreterek kullanıma sunanlara da ciddi yaptırım söz konusu olacak ve bunların gözünün yaşına bakmıyor olacağız."

 

"Vatandaş da bize ulaşsın"

 

Pakdemirli, taklit ve tağşişte cezaların caydırıcı olması için mevzuat çalışmaları yürüttüklerine de işaret ederek, bunun da kısa sürede Meclis'te yasalaşmasını beklediklerini söyledi. Bakanlığa bağlı 39'u akredite olmak üzere 41 laboratuvarda gıda analizleri yapıldığı bilgisini veren Pakdemirli, vatandaşların Alo 174 Gıda Hattı'na ihbarlarını iletebileceğini de anımsattı.

 

Vatandaşların satış noktalarından aldığı ürünle ilgili kafasındaki soru işaretini gidermek için bu hattı arayabileceğini bildiren Pakdemirli, "Biz bu ürünle ilgili gerekli analizleri yapıp, ürünle ilgili uygunsuzluk varsa kendilerine SMS'le bildiriyor olacağız. Buradan müjdelemek isterim, yakın zamanda vatandaşlarımızın şikayetlerini daha etkin iletebilmeleri adına WhatsApp şikayet hattımızı da devreye alacağız. Alo 174 Gıda Hattı'na son bir yılda, vatandaşlarımız tarafından 2 milyon 311 bin 593 arama gerçekleştirildi. Bu aramalardan 672 bin 256'sı gıda ihbar ve şikayet kapsamında oldu. Bu başvuruların 670 bin 304 adedini sonuçlandırdık. Alo Gıda Hattımıza yüzde 8'lik oranda, 51 bin 844 adet başvuruda yapılan denetimler sonucunda cezai işlem uygulandı." değerlendirmesinde bulundu.

 

Bugün itibarıyla son bir yılda 1 milyon 215 bin 996 gıda denetimi gerçekleştirdiklerini belirten Pakdemirli, bugün başlatılan denetimler kapsamında da 81 il ve ilçede eş zamanlı olarak 7 bin 4 gıda kontrol görevlisiyle 6 gün boyunca her gün farklı bir sektörde denetim gerçekleştireceklerini ifade etti.

 

"Tekrarı durumunda hapis cezası uygulanmalı"

 

Pakdemirli, gıdada taklit ve tağşiş yapanlara hapis cezası öngören yasa taslağının sorulması üzerine de "Gerekli çalışmalar yapılıyor. En hızlı şekilde çıkmasını bekliyoruz. Bizim arzumuz hapis cezası olması. Adalet Bakanlığının da bu konuda bir olumsuz görüşü yok. Ama bunu bir değil ikinci tekrarlarda yapıyor olmamız lazım. Çünkü bazı tağşiş durumlarında bunu yapanlar, bunu bilmiyor olabiliyorlar. Bir şekilde üreteni ve esnafı korumamız lazım. Tekrarı durumunda hapis cezası getiriliyor olmalı." dedi.

 

Pakdemirli, elektronik küpenin büyükbaş hayvanlarda verimliliği artırmak için kullanılacağının altını çizerek, küpe sayesinde hayvan hareketlerinin takip edileceğini anlattı. Pakdemirli, küpenin denemelerinin sürdüğünü söyledi.

 

Tavuk dönere çamaşır suyu katıldığı iddialarına ilişkin olarak da Pakdemirli, şunları kaydetti:

 

"Zaman zaman ısmarlama haberler yapılabiliyor. Doğru olmayan bir haber yayıldığında o sektöre zarar veriliyor. Birisi tavuk dönerin çamaşır suyuyla yıkandığını söylüyor. Biz bu kişiyle irtibata geçerek nerede yapıldığını sorduk. Bize böyle bir adres veremediler ne yazık ki. Görünen o ki zaman zaman gıda konusunda böyle yanlış haberler çıkabiliyor. Meclise sunduğumuz yasa taslağında bu konuyla ilgili belli yaptırımların getirilmesi ve gıdada bilgi kirliliği yaratanlarla ilgili cezai işlem uygulanması konusunda çalışmalar yaptık."

 

Pakdemirli, gıdayla ilgili dile getirilen görüşlerin gerçekliğinin tartışılacağı bir kurul oluşturulacağını aktardı. Açıklamalarının ardından gıda denetim elemanlarını uğurlayan Pakdemirli, görevlilere çeşitli talimatlarda da bulundu.

Devamını Oku
Ülke genelinde gıda denetimi seferberliği

Yeni torba teklifi Meclis'te

KOBİ'lerin desteklenmesi için kredi garanti kuruluşlarına sağlanan kaynağın 35 milyar liraya çıkarılması, illegal bahis ve şans oyunlarının katalog suçlar kapsamına alınması, gazilere ikinci maaş bağlanması, doğal afetlerde doğal gaz ve elektrik borçlarının ertelenmesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü taşınmazlarında kira borcu olanlara 3 ay süre tanınması, yivsiz tüfek, spor ve nişan tüfeği ile tabancaları izinsiz üretenlere yönelik hapis cezasının artırılması gibi düzenlemeleri de içeren kanun teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu.

 

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Meclis Başkanlığına sundukları kanun teklifinin detaylarını paylaştı.

 

Teklifle ilgili TBMM'de gazetecilere açıklamalarda bulunan Muş, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 38 maddeden oluştuğunu söyledi.

 

Muş, 5 bin iş günü ve 20 yıl sigortalılık süresini dolduran vazife ve harp malulü gazilere ikinci maaş bağlanması imkanı getirileceğini bildirdi.

 

Doğal afetlerde; doğal gaz ve elektrik borçlarının 1 yıla kadar ertelenmesine imkan sağlanacağını söyleyen Muş, teklifle, Türkiye'de ikamet etmeyen, yurt dışında doğan ve orada süresiz ikameti bulunan gençlerin askerlik görevlerine ilişkin 3 yıl çalışma şartının kaldırılacağını ve kendilerinin dövizli askerlikten yararlanabileceğini dile getirdi.

 

Muş, yurt dışında bulunan vatandaşlara ve Mavi Kart sahiplerine dövizli Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) imkanı getirileceğini belirtti.

 

KOBİ'lerin desteklenmesi amacıyla kredi garanti kuruluşlarına sağlanan 25 milyar liralık kaynağın, 35 milyar liraya çıkarılacağını ifade eden Muş, bunun KOBİ'lerin desteklenmesi amacıyla piyasaya ekstra 175 milyar lira finansal destek anlamına geldiğine dikkati çekti.

 

Muş, düzenlemeyle asgari ücretteki işverenlerin destek tutarının 2020 yılı için 75 lira olacağını kaydetti.

 

Mesleki yeterlilik belgelerinin düzenlenmesine ilişkin İşsizlik Fonu'ndan destek verildiğini hatırlatan Muş, bu desteğin 2021'in sonuna kadar devam edeceğini söyledi.

 

Mehmet Muş, kanun teklifiyle, Esnaf Ahilik Fonu'nun başlangıcının 2020 sonuna kadar erteleneceğini bildirdi.

 

Tüketicilerin ihtiyaçlarının yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanmasıyla ilgili düzenleme yapacaklarını anlatan Muş, "Bir vatandaşımız 'Ben kullandığım elektriğin yenilenebilir enerjiden gelmesini istiyorum.' derse bu düzenlemeyle buna imkan sağlamış olacağız. Buradaki fiyat tarifesinin belirlenmesi için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna yetki veriliyor." dedi.

 

Vakıf kiracılarına borçlarını ödemeleri için 3 aylık süre

 

Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetindeki taşınmazlarda 3 ve daha fazla birikmiş kira borcu olanlara 3 ay süre verileceğine işaret eden Muş, "Bu süre içinde bu borçların ödenmesini talep ediyoruz. Bu 3 ayın içinde bunlar ödenmezse, 15 gün içinde valiliklerce tahliyelerinin sağlanması öngörülüyor." diye konuştu.

 

Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesindeki kiracılara "3 aylık süre içinde borçlarını ödemeleri" çağrısında bulunan Muş, "Vakıflar bize emanet. Bunların vakıf senetleri var. Bunlar bir amaç için kurulmuşlar ve maalesef böyle bir sorunla karşı karşıya kaldığımız için bu düzenlemeyi yapmak durumunda kaldık." ifadelerini kullandı.

 

"Derneklere üye olma ve ayrılma bildirimi zorunlu hale gelecek"

 

Derneklere üye olma ve üyelikten ayrılmaların bildirilmesinin zorunlu hale getirileceğini anlatan Muş, "Vatandaşlarımıza, hangi derneğe üye olduklarını, hangi dernekten ayrıldıklarını e-devlet üzerinden takip edebilme imkanı getirilecek." dedi.

 

Muş, düzenlemeyle, illegal bahis ve şans oyunlarının katalog suçlar kapsamına alınacağını ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanına (BTK) resen bunları kapatma yetkisi getirileceğini açıkladı.

 

Yivsiz tüfek, spor ve nişan tüfeği ile tabancaları izinsiz ya da faaliyetlere aykırı şekilde üretenlere ilişkin 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası olduğuna işaret eden Muş, teklifle, bunun 3 yıldan 5 yıla kadar çıkartılacağını kaydetti.

 

Muş, söz konusu ateşli silahlarla ilgili, satın alma belgesi olmayanlara satış yapanlara; satıcılık belgesi olmadan satış yapanlara ya da ihraç kaydıyla üretilen tüfekleri yurt içi piyasaya sürenlere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verileceğini anlattı.

 

Silahların tanıtımına idari para cezaları

 

Bu silahlara yönelik ticari reklam, tanıtım ve satış yapılmasına idari para cezaları getirileceğini anlatan Muş, şöyle devam etti:

 

"Televizyon, yazılı ve görsel basın ya da internet üzerinden bunların yapılmasına idari yaptırımlar getiriyoruz. Yaptırımlar şu şekilde olacak; bir ulusal kanalda bu silahların ticari tanıtımı ve satışı yapılırsa o kanala 419 bin 126 lira, yerel televizyonsa bu 20 bin 953 lira, ulusal süreli yayınsa 209 bin 563 lira, yerel süreli yayınsa bu rakam 10 bin 476 lira, ulusal radyoysa 104 bin 781 lira, eğer yerel bir radyoda bu tanıtım ve reklam faaliyetler yapılıyorsa 10 bin 475 lira, internet mecralarında bunların yapılması durumunda ise 104 bin 781 lira idari para cezası verilecek. SMS'le bu tanıtım işlemleri yapılabiliyor. Burada da 52 bin 388 lira idari para cezaları kanun teklifimiz öngörüyor."

 

Düzenlemenin, Mecliste hızlı şekilde yasalaşmasını temennisinde bulunan Muş, "Bundan sonraki karar komisyon üyelerinin ve TBMM Genel Kurulunundur. Bu düzenlemelerin ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum." dedi.

 

"15 Temmuz'da gereken cevabı aldılar"

 

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Muş, sosyal medyada yayılan "Yeni bir darbe olabilir" iddialarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

 

"Bunun hangi mihraklar tarafından, ne şekilde çıkarıldığını bilemiyorum ama bildiğim bir şey var; bunu deneyenler 15 Temmuz'da gereken cevabı aldılar, şimdi de alacaklardır. Türkiye ne zaman ivme kazanmaya başlasa maalesef bu tip söylem ve girişimlerle karşılaşıyoruz. Ama hiçbir şekilde milletten aldığımız iradeyi başka bir şekilde devretme niyetimiz yoktur. Milletimiz bize görevde kalma yetkisini verdiği müddetçe ülkemize hizmet etmeye devam edeceğiz. Bunu planlayanlar, bu düşüncede olanlara akıllarını başlarına almalarını tavsiye ederim. Milletimiz 15 Temmuz'da cevabı nasıl verdiyse yine aynı şekilde verir."

 

"Hassasiyeti olan milletvekilleri bu duruma tepki gösterdi"

 

Balıkesir Milletvekili İsmail Ok'un İYİ Parti'den istifasına ilişkin bir soruya ise Muş, "Bugün İsmail Ok, daha önce başka bir milletvekili İYİ Parti'den istifa etti. Açıklamayı ben de gördüm. İsmail Bey, burada HDP ile iş birliğine vurgu yapmış. Biz bunu yerel seçimlerden önce ifade etmiştik. Yani CHP bir taraftan İYİ Parti'yle resmi bir ittifak yapmışken diğer taraftan HDP ile bir ittifak içinde. O dönemde bunlar yalanlanmıştı ama geldiğimiz noktada bunlar artık net şekilde görülür hale geldi." karşılığını verdi.

 

İYİ Parti içinde bu noktada hassasiyeti olan milletvekillerinin buna tepki gösterdiğini söyleyen Muş, "HDP öyle bir noktaya geldi ki geçen hafta takip etmişsinizdir artık PKK'ya, 'silahlı Kürt muhalif grubu' deniyor. Bu noktaya kadar varmış vaziyette. CHP bu noktada herhangi bir geri adım atmıyor. HDP ile iş birliğini sürdürmek, aynı şekilde diğer tarafında da İYİ Parti'yi tutmak istiyor. Bunların İYİ Parti içinde ciddi rahatsızlıklar oluşturduğu kamuoyuna yansıyan açıklamalarda görünmektedir." ifadelerini kullandı.

 

CHP'nin İş Bankasındaki hisselerine ilişkin soruyu Muş, "Hukukçularımız gerekli değerlendirmeyi yapıyorlar. Değerlendirmeler netleştikçe, olgunlaştıkça bu anlamda bilgi paylaşımında bulunacağız." diye yanıtladı.

 

"FETÖ'yle en çetin mücadeleyi veren bir iktidarız"

 

"Milli Güvenlik Kurulunun 2004'teki toplantısında alınan FETÖ ile mücadele kararının rafa kaldırıldığına ilişkin eleştiriler olduğu" dile getirilerek, değerlendirmesinin istenmesi üzerine Muş, "AK Parti hükümetleri olarak şimdiye kadar FETÖ'yle en çetin mücadeleyi veren bir iktidarız. 17-25 Aralık darbe girişiminden sonra bu yapıyla ciddi şekilde mücadele içine girilmiştir, terör örgütü ilan edilmiştir. Devletin ilgili kurumları gereken adımları atmışlardır. Biz bu dönemde bu mücadeleyi veriyorken maalesef ana muhalefet bunların kanallarının kapatılmaması için mücadele etti." diye konuştu.

 

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimini hatırlatan Muş, şunları kaydetti:

 

"Ben o gün parlamentodaydım. Cumhurbaşkanımız, o dönem Başbakanımız Binali Yıldırım bunun bastırılması için sabaha kadar mücadele ederken ana muhalefetin başkanı ayaklarında terlikler, sıcak koltuğunda, insanların mücadelesini izledi. Şimdi bunu yapanlar, kalkıp bu tip eleştiriler yapıyorlar. Önce aynaya bakmalarında fayda var. Bu ülkede FETÖ'yle en çetin mücadeleyi veren ve devlet kurumlarından temizlenmesini sağlayan iktidar; AK Parti iktidarıdır. Darbe iktidara karşı, iktidardakini indirmek için yapılır. Herhalde iktidarda olanı indirdikten sonra onu tekrar oraya getirmeyecekler. Siyasi ayak onun yerine getirilecek olanlardır. Yani siyasi ayak Recep Tayyip Erdoğan'ı iktidardan ettikten sonra kim onun yerine gelecekse orada aranmalıdır."

Devamını Oku
Yeni torba teklifi Meclis'te