Hakkında
Henüz açıklama eklenmemiş!
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

Bakan Selçuk: Çok bunaldığınızı tahmin ediyorum ancak hala yüksek desteğinize ihtiyacımız var

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, Twitter'dan yaptığı paylaşımda kademeli normalleşme sürecinde vatandaşlardan kontrollü davranmaları konusunda ricada bulundu.

 

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada şunları ifade etti:

 

"Bazı illerimizde uzun zamandır ilk kez hafta sonu serbestliği var. Vatandaşlarımızdan ricam okullarımızı ve çocuklarımızı düşünerek kontrollü davranmaları. Çok bunaldığınızı tahmin ediyorum ancak sağlıklı normalleşebilmek için hâlâ yüksek desteğinize ihtiyacımız var."

Devamını Oku
Bakan Selçuk: Çok bunaldığınızı tahmin ediyorum ancak hala yüksek desteğinize ihtiyacımız var

Biden'ın ekonomik destek paketi Senato'da kabul edildi

ABD Başkanı Joe Biden'ın koronavirüs salgınının etkilerine yönelik istediği 1,9 trilyon dolarlık ekonomik destek paketi Senato'da kabul edildi.

Söz konusu tasarı, Senato Genel Kurulunda dün gece geç saatlere kadar süren görüşmelerin ardından 49'a karşı 50 oyla kabul edildi.

 

"Uzlaşma" olarak adlandırılan yasal bir düzenlemenin daha önce devreye sokulmasıyla önü açılan tasarı, Cumhuriyetçilerin desteğine ihtiyaç olmadan Senato'dan geçirildi.

 

Tasarı oylamasının süresi rekor kırdı

 

Tasarının oylaması için Senato'da yapılan oturum 11 saat 50 dakikalık süresiyle de rekor kırdı.

 

Tasarı, üzerinde yapılan düzenlemeler nedeniyle yeniden Temsilciler Meclisine gönderilirken kabul edilmesi halinde yasalaşması için Biden'ın imzasına sunulacak.

 

Biden yönetiminin Covid-19'un ekonomik etkilerine karşı üzerinde çalıştığı en büyük paket olarak nitelendirilen tasarıda, kişi başına 1400 dolarlık nakit yardımının yanı sıra eyaletler ile yerel yönetimler için 350 milyar dolarlık kaynak yer alıyor.

 

Daha önce haftalık 400 dolar olarak belirlenen işsizlik yardımının ise yapılan müzakerelerin ardından 300 dolar olarak sağlanması ve süresinin 6 Eylül'e kadar da uzatılması öngörülüyor.  

Devamını Oku
Biden'ın ekonomik destek paketi Senato'da kabul edildi

Bakan Soylu'dan Iğdır paylaşımı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, görevlendirme yapılan Iğdır Belediyesi'nin bütçesine ilişkin, "Kaynaklar iyi kullanılıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Soylu, Twitter hesabından Iğdır Belediyesi'nin görevlendirme öncesi ve sonrası bütçe gelir ve giderlerine ilişkin tablo paylaştı.

 

Soylu, "Kaynaklar iyi kullanılıyor. Tüm gelirler arttı. Tüm giderler azaldı. Borç ödendi. Yatırım arttı. Tebrikler Iğdır." ifadesini kullandı.

 

Belediyenin, görevlendirme öncesi 1 Ocak-14 Mayıs 2020'deki ile görevlendirme sonrası 15 Ağustos-31 Aralık 2020'deki bütçe gelir ve giderlerinin ayrıntılı karşılaştırmasının bulunduğu tabloda, bütçe gelirlerinin arttığı (İller Bankası hariç), vergi gelirleri ile su ve çeşitli gelirlerin yükseldiği, harcamaların düştüğü ve toplam borcun azaldığı bilgisi yer aldı.

Devamını Oku
Bakan Soylu'dan Iğdır paylaşımı

Türkiye'den Libya açıklaması: Bu tarihi fırsatın heba edilmesine müsaade edilmemelidir

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Libyalıların siyasi süreçte diyalog ve ulusal uzlaşı temelinde attığı demokratik adımın Libya'da kalıcı barışın sağlanması için önemli bir fırsat penceresi sunduğunu söyledi.

Sözcü Aksoy, Libya’da Ulusal Birlik Hükümeti’ne güvenoyunu görüşmek üzere 8 Mart’ta toplanacak Temsilciler Meclisi oturumu hakkındaki soruya yazılı yanıt verdi.

 

Aksoy, "Libyalı kardeşlerimizin siyasi süreçte diyalog ve ulusal uzlaşı temelinde attığı bu demokratik adım Libya’da kalıcı barışın sağlanması için önemli bir fırsat penceresi sunmaktadır. Bu tarihi fırsatın, bazı ülkelerin Libya’daki hesapları ve ihtirasları uğruna heba edilmesine müsaade edilmemelidir." değerlendirmesinde bulundu.

 

"Ulusal Birlik Hükümeti’nin güvenoyu alarak biran evvel kurulmasını temenni ediyoruz"

 

Türkiye'nin, Ulusal Birlik Hükümeti’ne her türlü desteği sağlamaya devam edeceği vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

 

"Libya’da Başkanlık Konseyi Başkanı ve üyeleri ile Başbakan’ın Libya Siyasi Diyalog Forumu’nda gerçekleştirilen seçimler sonucunda belirlenmesini memnuniyetle karşıladığımızı ifade etmiştik. Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Muhammed Menfi’yi ve Sayın Abdülhamid Dibeybe’yi telefonla arayarak tebrik etmiş ve Türkiye’nin desteğini vurgulamıştı. Seçilmiş Başbakan Dibeybe’nin Temsilciler Meclisi’ne sunduğu Ulusal Birlik Hükümeti’nin güvenoyu alarak biran evvel kurulmasını ve Libya’nın acil çözüm bekleyen sorunlarına eğilmesini temenni ediyoruz."

 

Libya'daki krize siyasi çözüm için Birleşmiş Milletler öncülüğünde 5 Şubat'ta Cenevre'de toplanan Libya Siyasi Diyalog Forumu üyelerinin oylaması sonucunda, 24 Aralık 2021'de yapılmasına karar verilen seçimlere kadar ülkeyi yönetecek geçici yönetimin Başkanlık Konseyi Başkanlığına Muhammed Menfi, Başbakanlığa da Abdulhamid Dibeybe seçilmişti.

Devamını Oku
Türkiye'den Libya açıklaması: Bu tarihi fırsatın heba edilmesine müsaade edilmemelidir

Kadın akademisyen sayısı artıyor

YÖK verilerinden derlenen bilgilere göre, 2002'de yüzde 13,5 olan kızların yükseköğretimde net okullaşma oranı, Ekim 2020 itibarıyla yüzde 48,12'ye yükseldi. Erkek öğrencilerin okullaşma oranı aynı dönemler itibarıyla yüzde 15,7'den yüzde 51,87'ye çıktı.

 

Akademisyen sayısı 2003'te 74 bin 134 iken Ekim 2020'de bu sayı 93 bin 893'i erkek, 76 bin 668'i kadın olmak üzere 170 bin 561'e ulaştı. Toplam akademisyenler içinde kadın akademisyenlerin oranı yüzde 44,95 olarak kayıtlara geçti.

Kadın akademisyen sayısı 2002'de 26 bin 2 iken bu sayı 2020'de yaklaşık 3 kat artışla 76 bin 668'e çıktı.

 

8 bin 889 kadın profesör unvanıyla akademisyen olarak görev yapıyor

 

8 bin 889 kadın profesör, 6 bin 514 kadın doçent, 17 bin 698 kadın ise doktor öğretim üyesi unvanıyla akademisyen olarak görev yapıyor. Buna göre toplam 27 bin 861 profesörden yüzde 31,95'i, 16 bin 383 doçentten yüzde 39,77'si, 40 bin 231 doktor öğretim üyesinden yüzde 44'ü kadınlardan oluşuyor.

 

Akademide kadın öğretim görevlileri ile araştırma görevlilerinin sayısı erkekleri geçti. 18 bin 602'si kadın, 18 bin 382'si erkek olmak üzere 36 bin 984 öğretim görevlisi, 24 bin 955'i kadın, 24 bin 147'si erkek olmak üzere 49 bin 102 araştırma görevlisi akademik hayatta yer alıyor.

Devamını Oku
Kadın akademisyen sayısı artıyor

Bakan Koca: Kılıçdaroğlu, aşı programını riske atarak nasıl bir kazanç umuyor?

Sağlık Bakanı Koca, "Kılıçdaroğlu, ülkenin aşı programını riske atarak nasıl bir kazanç umuyor, bedelini aşı sırası bekleyenler öderse vicdanına nasıl izah edecek?" dedi.

Bakan Koca: Kılıçdaroğlu, aşı programını riske atarak nasıl bir kazanç umuyor?

Son 24 saatte 11 bin 770 kişinin testi pozitif çıktı, 64 kişi hayatını kaybetti

Türkiye'de son 24 saatte 138 bin 592 Kovid-19 testi yapıldı, 11 bin 770 kişinin testi pozitif çıktı, 64 kişi hayatını kaybetti.

Bakan Kurum: Hedefimiz 5 yıl içinde 1,5 milyon konutun dönüşümünü sağlamak

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 5 yıl içinde acil öncelikli 1,5 milyon konutun dönüşümünü sağlamayı hedeflediklerini belirterek, "Şehirlerimizde kentsel dönüşüm kararları alıyoruz ve kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz" dedi.

Bartın'a gelen Bakan Kurum, İl Değerlendirme Toplantısı'na katıldı.

Toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kurum, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla ilgili soru üzerine depremle mücadeleyi, terörle mücadele kadar önemsediklerini söyledi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2012'de kentsel dönüşüm alanında seferberlik başlatıldığını hatırlatan Kurum, şöyle devam etti:

 

"Şu an fiilen devam eden 272 bin bağımsız bölümden oluşan konutlarımızın inşası gerek TOKİ gerekse belediyelerimizin eliyle Bakanlığımızın koordinasyonluğunda yürütülmektedir. Bugüne kadar vatandaşımıza 15,5 milyar lira gerek kira yardımı gerekse kamulaştırma yardımı desteklerimiz oldu. Hedefimiz 5 yıl içerisinde ülkemizde acil öncelikli dediğimiz 1,5 milyon konutun dönüşümünü sağlamaktır."

 

"Kredi miktarları 200 bin liraya çıkarıldı"

 

Vatandaşın bu süreçte mağduriyet yaşamaması adına da Meclis'te çok önemli düzenlemelere imza atıldığının altını çizen Kurum, "Bu süreçte vatandaşlarımıza Bakanlığımızın faydalandırdığı kredi miktarlarını 125 bin liradan 200 bin liraya çıkardık. KDV oranlarını inşaatlarının 1,5 katını yapmaları kaydıyla yüzde 18'den yüzde 1'e düşürdük. Yine vatandaşımızın kentsel dönüşüm projelerinde mağdur olmamaları adına, çok önemli düzenlemeleri Meclisimizle birlikte hayata geçirdik."

 

Bakan Kurum, Emlak Katılım Bankası ile kentsel dönüşüme destek vermek amacıyla Bakanlığın yürüttüğü kentsel dönüşüm projelerinde garantör banka olacağını aktararak, "Bu çerçevede hem yükleniciyi hem de vatandaşımızı teminat altına alacak bir sistem içerisinde bu projeleri kredilendirecekler ve yapımında garantör olarak vazife üstlenecekler" dedi.

 

"Artık başka canlarımızı kaybetmek istemiyoruz"

 

Riskli olduğunu düşünülen konutların dönüşümünü vatandaşın rızası çerçevesinde yerinde, hızlı, gönüllü prensipleriyle dönüştürmeyi amaçladıklarını vurgulayan Kurum, bu anlayışla çalıştıklarını kaydetti.

 

Bakan Kurum, son bir asırdaki depremlerde 80 bin kişinin yaşamını yitirdiğini aktararak, "Artık başka canlarımızı kaybetmek istemiyoruz. Nüfusumuzun yaklaşık yüzde 70'i deprem bölgelerinde yaşıyor. Verilecek tüm desteği biz Bakanlık olarak vermeye hazırız. Gerek maddi gerekse planlama noktasında her türlü desteği vermeye hazırız. El birliğiyle inşallah bu dönüşümü gerçekleştirerek ülkemizi depreme hazır hale getirecek konutların inşasını yapmak istiyoruz." diye konuştu.

 

"Amasra'da termik santrale ilişkin yürüyen bir ÇED süreci bulunmuyor"

 

Termik santrallerle ilgili bir soruya ise Bakan Kurum, şöyle yanıtladı:

 

"(Amasra) Termik santrale ilişkin yürüyen bir ÇED süreci bulunmamaktadır. Maden şehrindeyiz. Vatandaşlarımızın da şehrimizin de bizden talebi, istihdam noktasında, buraya sağlayacağı katma değer noktasında, hem şehrimize hem de ülkemize sağlayacağı katma değer noktasında talepleri, buradaki kömür rezervini çıkarmaktır. Hepimizin, düşüncesi, amacı da rezervin çıkarılması ve burada yükleme işleminin yapılması dışında bir süreç işletmemektir. Buna ilişkin görüşmelerimizi yaptık. İnşallah bu çerçevede süreci takip edeceğiz. Amacımız buradaki doğal güzelliklere zarar vermemek, Amasra'mıza zarar verecek adımları atmamaktır ki bu noktada yapmış olduğumuz istişareler de bu çerçevededir."

Devamını Oku
Bakan Kurum: Hedefimiz 5 yıl içinde 1,5 milyon konutun dönüşümünü sağlamak

Bakan Akar: Mısır'la tarihi, kültürel ortak değerlerimiz var

Bakan Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile Ege Denizi açıklarındaki TCG Oruçreis fırkateyninden Mavi Vatan 2021 Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü faaliyetlerini takip etti.

 

Faaliyetlerin başarıyla tamamlanmasının ardından tatbikatta görev alan gemilere video konferans yöntemi ile bağlanarak personele hitap eden Akar, sözlerine Bitlis’te kaza kırıma uğrayan helikopterde şehit olan askerlere başsağlığı, yaralılara şifa dileyerek başladı.

 

Bölgesel ve küresel hassas ve kritik bir süreçten geçildiğini, terör sorununa ilave mülteci akını ve birçok gelişmenin yaşandığını ifade eden Akar, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bütün faaliyetleri, uluslararası, siyasi, diplomatik, güvenlik ve savunma konularını proaktif bir şekilde takip ediyor ve gerekli tedbirleri almaya devam ediyoruz. Türkiye, şu anda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde uluslararası ortamda bir özne haline gelmiş bulunuyor ve her geçen gün etki ve ilgi alanı genişliyor." diye konuştu.

 

Türk Silahlı Kuvvetlerinin birden fazla harekat alanında faaliyetlerine başarıyla devam ettiğini belirten Akar, “Hem karada hem denizde hem de semalarımızda yoğun bir faaliyet var. Bu görevlerimizi şu ana kadar eksiksiz, aksaksız yerine getirdik, bundan sonra da yerine getirmeye devam edeceğiz. Ayrıca dost, kardeş ve müttefiklerimizin de hak, alaka ve menfaatlerine yönelik yapılan mücadeleye de gerekli katkıyı sağlıyor, bölge ve dünya barışına katkılarımızı sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.

 

"NATO görevlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz"

 

Ülkelerin silahlı kuvvetlerini geliştirmek, sistemlerini denemek ve personelin becerisini artırmak için uluslararası hukuk çerçevesinde çeşitli tatbikatlar yaptığına dikkati çeken Akar, "Bizim Mavi Vatan Tatbikatımız da tamamen uluslararası hukuk çerçevesinde, tecrübemizi, bilgimizi, becerimizi artırmak için yapılan bir tatbikattır. Bu tatbikata Kara, Deniz, Hava Kuvvetlerimiz, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik unsurları katılmaktadır. Beraber çalışabilme yeteneğimizi geliştirmeye bu tatbikatın çok önemli katkılar sağladığını değerlendiriyorum." dedi.

 

Bakan Akar, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının fiili planlı tatbikatının jenerik bir senaryoda gerçekleştirildiğini belirterek, şunları söyledi:

 

"Tatbikat ile aynı anda diğer milli, uluslararası ve NATO görevlerimizi de aynı kararlılıkla sürdürüyoruz. Risk, tehdit ve tehlikelerin arttığı bir dönemde NATO dayanışması çok daha önemli hale gelmiştir. Bu konuda NATO bünyesinde gayet yapıcı, planlı, programlı bir ilişkimiz var. Bu ilişkimiz her geçen gün gelişmekte ve ilerlemektedir. Geçtiğimiz günlerde Sayın NATO Genel Sekreteri’nin yaptığı bir açıklama gerçekten çok önemli. Avrupa’nın, NATO’nun korunmasında Türkiye’nin çok önemli bir rolü olduğunu açık ve seçik bir şekilde ortaya koydu. Ona da buradan teşekkür etmek istiyorum."

 

"Kendilerini bekliyoruz"

 

Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunlara dikkati çeken Akar, "Biz, tüm sorunların uluslararası hukuk çerçevesinde, diyalog yoluyla, iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde çözülmesinden yanayız. Bu konuda müzakerelere açığız, barışçıl yol ve yöntemlerin tamamının kullanılmasını arzu etmekteyiz." diye konuştu.

 

Türkiye ve Yunanistan'ın dışişleri bakanlıkları arasında Ege istişari görüşmelerinin yapılmaya başlandığını, NATO Karargahı’nda askeri heyetler arasında ayrıştırma toplantılarının gerçekleştirildiğini anımsatan Akar, "Diğer bir toplantı ise daha önce ikisini Atina’da, birini Ankara’da yaptığımız güven artırıcı önlemler çerçevesindeki görüşmeler. Komşumuza bunun dördüncüsünü Ankara’da yapma konusunda hazır olduğumuzu, kendilerini beklediğimizi ifade ettik." diye konuştu.

 

Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Tüm bu olumlu yaklaşımlara rağmen maalesef komşumuz tarafından provokatif girişimler, eylemler, sorumsuz açıklamalar, tehdit dili ve benzer yaklaşımlar bölgedeki barış ve istikrarı bozmaktadır. Gerilimi artıran ve bunları ortaya atarak istikrarı olumsuz etkileyen sözler ve eylemlerden kaçınmaları gerektiğini kendilerine devamlı söylüyoruz. Komşumuzun yaptığı bu faaliyetlerin temel amacının AB ve uluslararası kamuoyunu olumsuz etkilemek, onları yanıltmak olduğunu biliyoruz. Buna karşı da elimizden gelen her türlü tedbiri aldık, almaya devam ediyoruz. Kullanılan dilin, yapılan tacizlerin iyi komşuluk ilişkilerine yakışmadığını tekrar tekrar söylemeye devam ediyoruz. Bu dilin, provokasyonların, gerilimi artırıcı girişimlerin ve silahlanma gayretlerinin en büyük zararının Yunan halkına olduğunu, Yunan halkının kaynaklarının boşa harcandığını ifade ediyoruz. Aynı zamanda aklıselim sahibi Yunan akademisyen, emekli general ve amiraller ile bazı siyasilerin bu konuları artık ifade etmeye başladığını da memnuniyetle görüyoruz."

 

Yunanistan'ın iki ülke arasındaki sorunları Türkiye-Avrupa Birliği veya Türkiye-ABD sorunu gibi yansıtmaya çalıştığını ancak bunların beyhude çabalar olduğunu dile getiren Akar, "Yapılan bu iş hiçbir şekilde hukuki, ahlaki değil. Bizim kimsenin toprağında, hakkında, hukukunda gözümüz yok. Bizim tek derdimiz hukuk çerçevesinde egemenlik haklarımızı ve kendi hak, alaka ve menfaatlerimizi korumak ve kollamaktır. Biz tüm komşularımızın egemenlik haklarına, toprak bütünlüğüne saygılıyız fakat diğer taraftan da kendi hak, alaka ve menfaatlerimizi hiçbir şekilde çiğnetmedik, çiğnetmeyeceğiz. Bu konuda bugüne kadar yapılması gereken ne varsa yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

 

"Olumlu sonuç vermesini bekliyoruz"

 

Mısır’ın Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arama ihalesini Türkiye’nin daha önce ilan ettiği ve BM’ye bildirdiği sınırlara saygılı olarak yapmasına yönelik de değerlendirmelerde bulunan Akar, şunları kaydetti:

 

"Bu, çok önemli bir gelişme, bunun devam etmesini bekliyoruz. Mısır ile bizim tarihsel, kültürel birçok ortak değerimiz var. Bunların aktive olmasıyla önümüzdeki günlerde farklı gelişmeler olabilir diye değerlendiriyoruz. Zaten Mısır’ın aldığı bu kararın, bizim deniz yetki alanlarımıza saygı duyularak yapılan bu çalışmaların, bizim çalışmalarımıza uygun olduğu kadar Mısır halkının da hak ve menfaatinin yararına olduğunun da bilinmesini istiyorum. BM’ye beyan ettiğimiz deniz yetki alanları sınırlarımızla uyumlu bir şekilde Mısır ile de anlaşma, sözleşme, mutabakat muhtırası gibi çalışmaların önümüzdeki dönemde olabileceğini değerlendiriyoruz. Bu konuda Dışişleri Bakanlığımız gerekli çalışmaları ilgili, kurum, kuruluş ve bakanlıklarla koordineli şekilde sürdürüyor. Bu çalışmalar yapılmakta ve bunların da olumlu sonuç vermesini bekliyoruz."

 

Kıbrıs’ın Türkiye’nin milli meselesi olduğunu vurgulayan Akar, "Bizim Türkiye olarak 1974’teki bakışımız neyse şu anda da hepimiz aynı noktada, anlayış içindeyiz. Bunu da herkesin bilmesi lazım." dedi.

 

Türkiye’nin Kıbrıs’ta garantör olduğunu belirten Akar, şöyle konuştu:

 

"Garantörlük anlaşması çerçevesinde bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının varlığını yanlış yerlere çekmenin kabul edilemez olduğunu, bu mevcudiyetin de uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini tüm muhataplarımıza hatırlatmak istiyorum. Yapılan çarpıtmaların, gerçeği yansıtmayan açıklama ve girişimlerin Rum tarafına ve Yunanlara fayda sağlamadığını da bilmeleri gerek. Rumların bu uzlaşmaz tutumlarından bir an önce vazgeçmeleri ve oradaki Türk varlığını kabul etmeleri lazım. Onların egemen ve eşit unsurlar olduklarını bilmeleri lazım. Bu konuda AB’nin de stratejik körlüğünün sona ermesini temenni ediyoruz. Oradaki gelişmeler maalesef tek gözlükle, Rum gözlüğüyle görülmektedir. Bu da kesinlikle uluslararası hukuka ve gerçeklere uygun değil."

 

"Ada’da artık tek çıkış yolunun iki devletli çözüm olduğunu herkesin görmesi lazım." diyen Akar, bir an önce bunun gerçekleşmesinin önemine değindi.

 

Üçüncü tarafların da bu konuda objektif olmasının önemini vurgulayan Akar, "Dost ve müttefiklerimizin buradaki gelişmeleri, sorunları akıl-mantık çerçevesinde değerlendirmeleri, konulara duygusallıktan, tarafgirlikten uzak, objektif bakmaları lazım. AB’nin bu konuda bir taraf olmaktan çıkıp bir ara bulucu rolünde sorunun çözülmesine katkı sağlamasını da bekliyoruz." dedi.

 

Milli Savunma Bakanı Akar, Türkiye’nin 500 yıllık tarihi kardeşlik bağları bulunan Libya halkının haklı davalarında desteğe ve iş birliğine devam edeceğini belirterek, "Tek millet, iki devlet olduğumuz Azerbaycanlı kardeşlerimizle de tek yürek olmaya ve tüm imkanlarımızla yanlarında bulunmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

 

"Barbaros'un torunları"

 

Türk Silahlı Kuvvetlerinin Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyinde, Mavi Vatan’da ve onun semalarındaki faaliyetlerinin yanı sıra BM, NATO, AB, AGİT ve ikili anlaşmalar kapsamındaki görevlerini başarıyla yerine getirdiğini vurgulayan Akar, şunları ifade etti:

 

"Asil milletimizin bağrından çıkan TSK, akıl ve bilim ışığında, Anayasa çerçevesinde, yasalar ve Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleri doğrultusunda, sıralı amir ve komutanların emir ve komutasında, milletinin emrinde, görevinin başındadır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Peygamber ocağı ordumuz asil Türk milletinin sevgisi, güveni ve duasından aldığı güçle, görevini 'ölürsem şehit, kalırsam gazi' anlayışıyla ciddiyet ve samimiyetle yerine getirmeye devam edecektir."

 

Akar, sözlerini "Barbaros’un torunları denizleriniz sakin, pruvanız neta, yolunuz, bahtınız açık olsun." ifadesiyle tamamladı.

Devamını Oku
Bakan Akar: Mısır'la tarihi, kültürel ortak değerlerimiz var

Ankara'nın 110 günlük suyu kaldı

Kurak bir kış geçiren Ankara'da barajlar alarm vermeye devam ediyor. Başkent'e su sağlayan barajların doluluk oranı yüzde 21 seviyelerinde.

Ankara'da kış ayları kurak geçti. Şehre içme suyu sağlayan 6 baraj alarm veriyor. Geçen yılın aynı dönemine göre barajlardaki su seviyesi yüzde 6 azalarak yüzde 21 seviyesinde seyrediyor. Bugün itibarıyla Ankara'nın 110 günlük suyu kaldı.

 

Barajlardaki su seviyesi kritik durumda. Su temini için en büyük baraj olan Çamlıdere Barajı'nın su seviyesi geçen seneye göre yüzde 4 azaldı. Akyar Barajı'nda ise su oranı, pompayla çekilebilecek seviyeye kadar geriledi.

 

Son aylarda yağan kar ve yağmur sadece 4 günlük su kazandırdı

 

Barajlardaki su miktarının geçen yıla göre 85 milyon metreküp daha az olduğuna değinen DSİ Ankara 51. Şube Müdürü Mahmut Dilmen şunları söyledi:

 

“Ankaramızda içme ve kullanma suyu temin eden 6 adet barajımızda an itibariyle 144 milyon metreküp su bulunmaktadır. Bu da Ankaramızın yaklaşık 110 günlük su ihtiyacını karşılamaktadır.”

 

Uzmanlar özellikle suyun daha dikkatli kullanması konusunda uyarıda bulunuyor.

Devamını Oku