Hakkında
Adana'da Habere Çıkan Yol www.adanamasasi.com
  • 0180
  • Yaşadığı yer Türkiye
  • Şehir Adana
  • Doğum tarihi 11 June
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Henüz sayfa eklenmemiş!
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

Elnur Eltürk: “Azerbaycan Televizyonundaki “Türk Dünyası” projesine ilgi büyüktür”

Basından da bilgi verildiği üzere, Azerbaycan Televizyonunda “Türk Dünyası” projesine start verildi. Bu gibi projeleri geliştirmek gerekir. Günümüzde televizyon kanallarında Türk Dünyası ile ilgili programlara ilgi hangi düzeydedir?


Bu hususta düşüncelerini aktaran diaspora alanında araştırmacı – uzman Elnur Eltürk, şunları kaydetti: “Azerbaycan televizyon dünyasında Türk Dünyası’ndan bahseden programların yayınlanması günümüzün talebidir.


Bugün Türk Dünyası’nda büyük uyanış prosesi gidiyor. Televizyonlarımız bu uyanış prosesinde merkezi bir rol üstlenmeleri gerekiyor. Türk Dünyası’nda baş veren siyasi, ekonomik, askeri ve kültürel değişikliklerle ilgili olarak Türk gençliği bilgilendirilmeli.


Bugün Azerbaycan Televizyonu’nda “Türk Dünyası” projesinin başlaması çok önem taşımaktadır. Bu hem de ilgiyi artıracaktır. Sosyal medyadan da anlaşıldığı kadarıyla projeye ilgi büyüktür. Fikrimce, bu gibi programları sürekli yapmak gerekir”.

Kaynak
Adana Masası

Devamını Oku
Elnur Eltürk: “Azerbaycan Televizyonundaki “Türk Dünyası” projesine ilgi büyüktür”

''Şuşa anlaşması Türkiye ile Azerbaycan arasında yeni bir dönemin temellerini atacak''

Şuşa anlaşması Türkiye ile Azerbaycan arasında yeni bir dönemin temellerini atacak.

adanamasasi.com'da yayınlanan habere göre, Yeni Azerbaycan Partisi Nizami İlçe Teşkilatı Başkan Yardımcısı ve Missiya Medya Grubu Başkanı Ramin Ahmadov Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Azerbaycana ziyareti hakkında yaptığı açıklamada: "Kardeş Türkiye'nin bölgedeki varlığı ve aktif politikası, Karabağ sorununun çözümünde doğrudan etkili olmuştur. Vatan Savaşında Sayın Başkomutan Ilham Aliyev yabancı ve kardeş Türk medyasıyla yaptığı röportajlarda Türkiye'nin manevi desteğine özel dokundu. Bugün Türkiye uluslararası arenada Azerbaycan'ı destekliyor”

Türkiye'nin bölgede aktif bir politika izlediğini
R.Ahmedov: "Resmi Ankara'nın bölgedeki olaylara tepkisini görüyoruz. Bu, bölgedeki yıkıcı güçlere bir mesajdır. Türkiye'nin Güney Kafkasya'daki politikasındaki ana faktörler, ortak işbirliği, bölgede güvenliğin sağlanması, yeni ekonomik ve ulaşım altyapısının geliştirilmesi için fırsatlar yaratılmasıdır.” dedi.

Devamını Oku
''Şuşa anlaşması Türkiye ile Azerbaycan arasında yeni bir dönemin temellerini atacak''

Adana’da Karpuz Soğan Tarlada Kaldı

Adana’nın Yumurtalık ilçesinde Yumcev başkanı Av.Volkan Tarık Çay ve Adana Tarım işçileri Sendikası Başkanı Halit Önük Karpuz üreticilerini tarlada ziyaret ettiler.

80 Dönüm Karpuz ektiğini söyleyen Adanalı Karpuz üreticisi İbrahim Güllüoğlu Tarım Bakanına seslenerek çiftçi bitti haykırışlarımıza, çığlıklarımıza neden duyarsız kalıyorsunuz dedi.Üretici Güllüoğlu 80 dönüm karpuz için 350 bin tl masraf ettiğini eğer devlet derdimizi dinlemez ise topraklarımızı işleyemez olacağız ve toprağımızı devlete bırakacağız ifadesini kullandılar.

Lanet olsun böyle çiftçiliğe, soğan ekiyoruz devlet İran’dan soğan ithal ediyor, Karpuz ekiyoruz devlet dışarıdan ithalat yapıyor ne yapalım devletin bir tarım politikası olmaz mı dediler.

Haberin Devamı İçin TIKLAYIN...

Devamını Oku
Adana’da Karpuz Soğan Tarlada Kaldı

Eşlerden Birinin Diğerine Duygusal Şiddeti

Kadına yönelik şiddetin türleri bulunmaktadır. 

FİZİKSEL ŞİDDET.
CİNSEL ŞİDDET.
SÖZLÜ/ DUYGUSAL/ PSİKOLOJİK ŞİDDET.
EKONOMİK ŞİDDET.

Psikolojik şiddet (psikolojik istismar, duygusal şiddet, ya da duygusal istismar olarak da bilinir), failin mağduru duygusal olarak sindirmek ve aşağılamak, ona yaptırım uygulamak veya cezalandırmak için toplumdan soyutlamak üzere baskı uyguladığı bir saldırganlık biçimidir.

Psikolojik şiddet sebebiyle boşanma davası açılabilir. Zira şiddetin her türlü boşanma sebebidir. Yargıtay kararına göre eşi aşağılamak, eşi hor görmek boşanma sebebidir. 

Psikolojik şiddet eşler için evlilik birliğini çekilmez bir hale getirmiş ve ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek ise hakim boşanmaya karar verecektir. Boşanma davasında maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunulabileceği gibi müşterek çocuk ya da çocukların varlığı durumunda velayet de talep edilip çocuklar lehine nafaka da talep edilir.

Önemli olan şiddetli geçimsizliğin varlığının ispatıdır. Çekilmezlik koşuludur. Eşlerin birlikte yaşamaları, evlilik birliğinin devamı bakımından çocuklar ve eşler açısından korunmaya değer bir yarar sağlamıyorsa boşanmaya karar verilecektir.

En önemli kısma gelelim. Psikolojik yani duygusal şiddete uğradığımı nasıl ispatlarım?

Boşanma davalarında psikolojik şiddetin ispatı her türlü delil ile ispatlanabilecek bir olgudur. Tanık delilleri, eşle yapılan mesajlaşmalar, whatsup yazışmaları, sosyal medya yazışmaları, komşular, aile bireyleri, çocuklar psikolojik şiddetin ispatında başvurulabilecek vakıalara örnektir. 

Yargıtay

2. Hukuk Dairesi
2016/12004 E. 
2018/2538 K.

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Tarafların karşılıklı açılan boşanma davalarının yargılaması sırasında davalı-karşı davacı kadının davasının 27/10/2015 tarihinde müracaata bırakıldığı, davacı-karşı davalı erkeğin davası yönünden yargılamaya devamla 27/10/2015 tarihinde, davalı-karşı davacı kadının birlik görevini ihmal etmek amacıyla ortak konutu terk ettiği, davacı-karşı davalı erkeğin ortak çocuklara psikolojik şiddet uyguladığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu karar 23/12/2015 tarihinde taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davalı-karşı davacı kadın tarafından 27/10/2015 tarihinde müracaata kalan davanın 18.11.2015 tarihinde yenilenerek ayrı esasa kaydedilmesi ile yapılan yargılamada davacı-karşı davalı erkek tarafından açılan ve taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşen boşanma davasındaki aynı gerekçeyle tarafların boşanmalarına karar verildiği anlaşılmıştır. 

Davacı-karşı davalı erkek tarafından TMK 166/1 maddesi hükmü istemiyle açılan ilk davanın yukarıda belirtilen gerekçeyle kabulüne karar verilmiş ve hüküm temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden davalı-karşı davacı kadının TMK 166/1 maddesi hükmü istemiyle açmış olduğu dava konusuz kalmıştır. O halde; mahkemece yapılacak iş kadının davası yönünden dava konusuz kaldığından "Karar verilmesine yer olmadığına" dair hüküm kurmak ve davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda karar vermekten ibaret olup, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde yeniden boşanmaya karar verilmesi ve fer'ileri hakkında hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26.02.2018 

2. Hukuk Dairesi
2016/13379 E.
2018/3650 K.

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, kadın lehine verilen tazminatlar, nafakalar ile kabul edilen ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davacı-davalı erkeğe kusur olarak yüklenilen alkollü şekilde eve gelme vakıasının duyuma dayalı beyanlar olması ve eşini korkutarak duygusal şiddet uygulama vakıasının ise ispatlanamadığından iddia edilen bu vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, yine de boşanmaya sebebiyet veren diğer vakıalara göre erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Mahkemece davalı-davacı kadına; 6 adet 22 ayar, 10 gram Bilezik (6.000,00 TL), 17 adet 22 ayar (3.043,00 TL)’ın aynen, olmadığı taktirde ise tespit edilen 9.043,00 TL olan bedelinin ödenmesine karar verilen ziynetlerden 17 adet 22 ayarın nelerden ibaret olduğu, cins, nitelik, ağırlık ve değerleri hüküm fıkrasında gösterilmeyerek, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2.) fıkrasında; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. maddesinin (2.) fıkrasında ise; gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun olarak düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyasın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakların infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden hüküm altına alınan ziynet eşyalarının adet, cins ve değerleri tek tek belirtilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre ziynet eşyasına yönelik olarak yapılan diğer temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 21.03.2018 

YAZARIN TÜM YAZILARI

Devamını Oku
Eşlerden Birinin Diğerine Duygusal Şiddeti

"CHP'li Ağbaba'nın iftirasını partilisi çürüttü"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba'nın Karataş Belediyesine yönelik iddiasının doğru bilgiye dayanmadığı öne sürüldü.

 

www.adanamasasi.com 'da yer alan habere göre, Ağbaba'nın iddialarına dayanak oluşturan sözde bilgi bizzat partilisi CHP'li meclis üyesi Yılmaz Öztürk'ün ifadesi ile yalanlandı.

 

Haberde şöyle denildi:

"Birçok partili belediyenin adının karıştığı 'Gri Pasaport' olayında, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’nın suçlamalarında delil olarak gösterdiği ifade tutanağında, Karataş Belediyesinin CHP'li meclis üyesi Yılmaz Öztürk’ün adının yazdığı belgelendi. Söz konusu tutanakta Karataş CHP'li meclis üyesinin adı sansürlenmişken, aynı sayılı ifade tutanağında Yılmaz Öztürk imzası olduğu görüldü. 

 

CHP’li Yılmaz Öztürk ifadesinde : "Bahsi geçen karar, 5393 sayılı Belediye kanununa uygun olarak alınmıştır. Yurt dışına giden ve dönmeyen şahısların sorumlulukları kendilerine aittir. Bu meclis kararı alınırken Belediyemizce hiçbir ödeme yapılmayacağı, tüm masrafların davet eden kuruluş tarafından karşılanacağı belirtildiği için, turistik bir ilçe olan Karataş’ın ücretsiz olarak tanıtımına katkıda bulunacağından dolayı bu kararı aldık. Kimsenin yasal olmayan bir yolla yurt dışına gitmesine izin vermek amacıyla bu karar alınmamıştır" dedi.

 

Karataş Belediye Başkanı Necip Topuz'da bu gelişmeler üzerine bir açıklama yaptı.

Başkan Topuz'un yazılı açıklaması:

"CHP Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba’nın sosyal medya hesabından paylaştığı ve bazı basın yayın organlarının haberleştirdiği olay asılsız ve ispatsız bir suçlamadır.

2019 yılında belediyemize gelen bir organizasyon firması bize herhangi bir ücret ödenmeden yurt dışında tanıtımlar yaptıklarını, tanıtım masraflarının Avrupa fonlarından sağlandığını ve bu organizasyona belediyemizden 5 kişinin de katılabileceğini belirtmişlerdir. Bunun üzerine belediyemizde yaptığımız değerlendirmede Karataş Belediyemiz tarafından 2015 ve 2017 yıllarında benzer bir uygulama ile 2 defa yurt dışına heyet gönderildiği görülmüştür. Belediyemiz bu yurt dışı organizasyonunun sahibi değil misafir olarak davetlisi olmuştur. Yurt dışına belediyemizden katılan herkes yurda dönüş yapmıştır. Eğer yurda dönmeyen olduysa bu belediyemizin değil dönmeyen şahısların sorumluluğudur. Ayrıca paylaşımlarda gösterilen belgeden de anlaşılacağı üzere belediyemizle ilgili herhangi bir suçlama söz konusu olmayıp, belediyemizin görüşüne başvurulmuştur. Mülkiye müfettişleri tarafından yapılan bu araştırma, sadece bizim belediyede yapılan bir araştırma değil, yurt dışına heyet gönderen tüm belediyeleri kapsayan bir araştırmadır. Organizasyon sırasında, öncesinde ve sonrasında belediyemiz bütçesinden hiç ödeme yapılmamıştır. 2019 yılındaki belediyemiz sosyal medya paylaşımları incelendiğinde yurt dışı tanıtım faaliyetinin fotoğrafları da görülecektir. Belediyemiz hakkında gerçek dışı paylaşım ve haber yapanlarla ilgili dava açma hakkımız saklıdır."

Devamını Oku
"CHP'li Ağbaba'nın iftirasını partilisi çürüttü"

Boşanmada Tazminat ve Nafakanın Ödenme Biçimi

Maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Manevî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.

Peki hukukta irat ne demektir?

İrat, gelir; gelir getiren mülk anlamına gelir. İrat senedi ise, bir alacak nedeniyle üzerinde gayrimenkul mükellefiyeti kurulan bir taşınmazın değerinin, taşınmazdan ödenmesi gerekli bir para borcu biçiminde bağımsızlaştırılarak, sürümünü artırmak için bağlandığı kıymetli evraktır.

İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

Yani işin özünde hakim tarafların maddi durumundaki değişikliğe bakar. 

Lakin bu husus genel hatları ile kaleme alınmış olup, her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamak için bir avukat ile iletişime geçmekte fayda bulunmaktadır.

Avukat Gizem Gül Uzun Kutlay

Devamını Oku
Boşanmada Tazminat ve Nafakanın Ödenme Biçimi

Zihinsel Engelli Eşi ve 2 Çocuğuyla Harabe Evde Yaşam Savaşı Veriyor

 Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı PTT Evleri Mahallesinde yaşayan Murat Kara, Zihinsel engelli eşi ve 2 çocuğu ile birlikte yıkılmaya yüz tutan evde yaşam mücadelesi veriyor. Herhangi bir geliri olmayan aile, yetkililerden kendilerine yardım edilmesini istiyor.

Yüreğir’e bağlı PTT Evleri Mahallesinde yaşayan Murat Kara’nın eşi, geçirdiği bir rahatsızlıktan dolayı zihinsel engeli kaldı. 2 çocuğuna hem babalık hem de annelik yapmaya başladı. Sadece eşinin aldığı aylık 600 tl engelli maaşından başka bir geliri olmayan ve evleri de yıkılmak üzere olan Murat Kara, yetkililere seslenerek kendilerine yardım edilmesi çağrısında bulundu. Murat Kara, “10 ve 15 yaşlarında 2 çocuğum var 15 yaşındaki erkek çocuğumu okula gönderemedim sadece 10 yaşındaki kızım okula gidiyor. Çocuklarım ile beraber akşama kadar eski topluyorum. Evimin penceresi ve kapısı kırık, çocuklarımın masrafını karşılayamıyorum. Evimin bir çok ihtiyacı var, alamıyorum. Çocuklarımın üzerinde hep aynı elbise var. Yıkıyorum başka giyecek elbiseleri yok. Bazen de ıslak ıslak giyiyorlar. Evin penceresi ve kapısı kırık, şimdi bunları nasıl yapacağımı kara kara düşünüyorum. Bana uzanacak yardım elini bekliyorum” dedi. 

(ADANA MASASI ÖZEL HABER

Devamını Oku
Zihinsel Engelli Eşi ve 2 Çocuğuyla Harabe Evde Yaşam Savaşı Veriyor

Öğretmenlerin ek ders ödemeleri de maaş gibi tamamen haczedilemez.

Karar İçeriği12. Hukuk Dairesi         2015/27694 E.  ,  2016/4598 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlunun şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptığı başvuruda, her ne kadar maaşının haczine muvafakat etmiş ise de, hacizden önce verilen muvafakatın geçerli olmadığını, maaşından yapılan kesintiden sonra kendisine kalan para ile geçimini sağlayamadığını belirterek, maaşı üzerindeki haczin 1/4 oranında devamını, fazlası yönünden kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece, hacizden önce verilen muvafakat geçerli olmasa da, haciz kesintisinden sonra Ocak 2014 itibariyle borçlunun eline 1.001,45TL geçtiğini, bu paranın borçlunun geçimini sağlamaya yeterli olduğu gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 83. maddesi gereğince; kısmen haczi mümkün olan maaş ve ücretten borçlu ve ailesinin geçinmesi için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar indirildikten sonra, kalan kısmın haczi mümkündür. Ancak aynı maddenin 2.fıkrasında haczedilecek miktarın maaş ve ücretin 1/4'ünden az olamayacağı belirtilmiştir.
Ayrıca, Kanun, borçlunun maaş veya ücretinin 1/4'ünün herhalde haczedebileceğini hükme bağlamıştır. Buna göre ücretin tamamı borçlu ve ailesinin geçinmeleri için yeterli olmasa bile, icra memuru bunun 1/4'ünü mutlaka haczetmek zorundadır. İcra memuru haczedeceği miktarın azami sınırını belirlerken borçlunun ve ailesinin ihtiyacını göz önünde bulunduracaktır. İcra memuru bu takdiri kendisi yapabileceği gibi bunun için bilirkişiye de başvurabilir.
Öte yandan, İİK'nun 83/2. maddesinde yer alan yasal düzenlemeye göre maaş üzerinde birden fazla haciz varsa sıraya konulur. Sırada önce olan haczin kesintisi bitmedikçe, sonraki haciz için kesintiye geçilemez.
Diğer taraftan, İİK'nun 83/a maddesi gereğince; borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir. Anılan maddenin amacını açıklayan gerekçesinde de borçlunun, hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira bu malın ne derece haczedilemez olduğunun, borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği ifade olunmuştur. Bu durumda haciz sırasında ya da haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebilir (HGK. 31.3.2004 tarih 2004/12-202 E. 196 K, 31.3.2004 tarih 2004/12-167 E. 185.K.).

Somut olayda; örnek 10 ödeme emrinin borçluya 25.05.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 06.06.2012 tarihinde maaşında hacizler dahi olsa, maaşından aylık 1.500 TL kesinti yapılmasına muvafakat ettiği, 06.06.2012 tarihinde borçlunun maaşı üzerine 1.500 TL haciz konulduğu ve Temmuz 2012 tarihinden itibaren kesinti yapılmaya başlanıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere borçlu tarafından verilen muvafakat İİK'nun 83/a maddesinde yer alan yasal düzenleme uyarınca geçerli değildir.
TOKİ Köprülü Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapan borçlunun Ocak 2014 ayı itibariyle maaşının 166,12 TL'si ek ders ücreti olmak üzere 2.501,45 TL olduğu, borçlunun maaşından 1.500 TL haciz nedeniyle kesinti yapıldığı ve borçluya 1.001,45 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi ek ders ödemesi sabit bir ödeme olmayıp, eğitim ve öğretim dönemleri içerisinde öğretmenlerin maaş karşılığı girmeleri gereken ders sayısından fazla derse girilmesi halinde ödenen bir ücrettir. Polis Merkezi Amirliği'nce düzenlenen 04.02.2014 tarihli tutanakta, borçlunun kirada oturduğu ve aylık 400 TL kira ödediği belirtilmektedir. Öğretmen olan borçlunun geçimini sağlayabilmesi, kişisel ve mesleki gelişimini sürdürebilmesi için borçlunun ek ders ücreti dahil aylık geliri dikkati alındığında, şikayetin kabulü ile borçlunun maaşı üzerindeki haczin ¼ oranını aşan kısım yönünden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Devamını Oku
Öğretmenlerin ek ders ödemeleri de maaş gibi tamamen haczedilemez.

instagram hesabım çalındı, ne yapabilirim?

Sosyal medya kullanımı  günümüzde gözle görülür şekilde artmıştır. İnternet ve teknoloji ciddi bir ilerleme kat etmiştir. İnsanlar vakitlerinin çoğunu instagramda, twitterda, facebookta geçirmektedirler. 

 

Ancak bu kişi için bir vakit geçirme aracı olduğu kadar da risktir. Zira sosyal medya hesaplarında kişiler bilgiler, fotoğraflar bulunmaktadır. Kişilerin hesapları çalınmakta, kişilerin şifreleri değiştirilmekte, kişilerin fotoğrafları izinsiz olarak kullanılmaktadır. Tüm güvenlik önlemlerine rağmen kişinin sosyal medya hesaplarının hacklenmesi(çalınması) durumu söz konusu olabilir. Bu durum pek çok hukuki sorunu da beraberinde getirmiştir. 

 

Sosyal medya hesabının çalınması bilişim suçudur. Virüs bulaştırılarak ya da parola kırılarak hesaplar çalınmaktadır. Başkasının Facebook, Twitter, Instegram ve/veya Mail hesaplarını çalmak, şifresini değiştirmek, kullanmak gibi fiillerin tamamı hukukumuzca yasaklanmış olup işlenmesi halinde suç işlenmiş olunacaktır.

 

Hesabı çalınan kişinin fotoğrafları başka bir sosyal medya hesabında kullanılmış ise ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL suçu işlenmiş olur. Sosyal medya hesabı çalınan kimsenin kendisi aleyhine haberi olmadan video ya da resim paylaşılması veya sahte bir başka hesaptan başkasına ait bilgilerin sızdırılması internet  yoluyla özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunu oluşturmaktadır. Bu suç Türk Ceza Kanunu’nun 134. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu kanun maddesine göre; internet yoluyla, başka kişilere ait görüntü veya seslerin internet ortamında ifşa edilmesi özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunun ağırlaştırılmış halini oluşturmakta ve bu suçu işleyen kişiye 2 – 5 yıl hapis cezası uygulanmaktadır.  

Türk Ceza Kanunu’nda da;

Bilişim sistemine girme başlıklı 243. Maddede; bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye; bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verileceği,

Ve bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse; altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği,

Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme başlıklı 244. Maddede bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi; bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabileceği,

Ve bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi; altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabileceği düzenlenmiştir.

 

Peki yapılması gereken nedir?

 

İlk olarak kişinin hesabının çalındığını bildirmesi gerekir. Şayet hesabın çalındığını bildirirse bu delil başlangıcı kabul edilir. Hesabın çalındığı sosyal medya platformuna durumu bildirmelidir. Ardından erişimin engellenmesi talebinde bulunabilir. Bunun için BTK'ya gitmelidir. BTK, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kuruludur. Savcılığa Özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kullanılması suçlarından suç duyurusunda bulunulmalıdır. Tüm bunların ardından kişi manevi tazminat davası açabilir. Zira böyle bir durumda kişinin kişilik hakkı ihlal edilmiş olup, bu ihlal sonucunda kişi elem ve üzüntü duymuştur.

 

Savcılığa suç duyurusunda bulunurken ilgili deliller de sunulmalıdır. Ekran görüntüleri delil kabul edilir.

 

Son günlerde kişilere, instagram üzerinden TELİF HAKKINI İHLAL ETTİNİZ, İTİRAZ ETMEZSENİZ HESABINIZ 24 SAAT İÇERİSİNDE KAPATILACAKTIR şeklinde mesaj gelmektedir. Kişiler de o anın verdiği korku ve panik ile karşı tarafın gönderdiği forma itiraz etmekte. Bu dolandırıcılar özellikle takipçi sayısı fazla olan hesapları tercih etmektedirler. Zira hesabı çalıp karşılığında fidye istemektedirler. Böyle bir durumda yapılması gereken bu durumu instagrama bildirdikten sonra SAVCILIĞA suç duyurusunda bulunmaktır. 

 

 

Avukat Gizem Gül Uzun Kutlay

Devamını Oku
instagram hesabım çalındı, ne yapabilirim?

Boşanma davası açıldıktan sonra eşlerden biri mal edinirse, bu diğer eş bu mal üzerinde hak sahibi olabilir mi?

Boşanma davası açıldıktan sonra eşlerden biri mal edinirse, bu diğer eş bu mal üzerinde hak sahibi olabilir mi?

Eşler, evlilik süresi boyunca malları üzerinde diledikleri gibi tasarrufta bulunabilirler.

Ancak burada dikkat etmemiz gereken husus şudur; boşanma davasının açıldığı tarihe kadar edinilmiş olan ve elden çıkarılan tüm mallar, boşanmada mal paylaşımına dahil edilir. Boşanma davası açıldıktan sonra eşlerin edindiği mallar, mal paylaşımına dahil edilmez. 

Boşanma davasının açıldığı tarih, eşler arasındaki mal rejiminin tasfiye edildiği tarihtir. Mesela eşlerden biri davayı açtıktan 3 gün sonra araba aldı diyelim bu durumda diğer eş bu araba üzerinde hak iddia edemez. 

Ancak ve ancak eşlerden biri bazen kötüniyetli olabilir. Boşanma davası açılmadan önce mal kaçırmak veya paylaşıma dahil etmemek amacıyla satılan mallar boşanmada mal paylaşımı hesaplamalarına dahil edilir. Bu şekilde karşılıksız kazandırmalardan faydalanarak malı devralan üçüncü şahıslardan da eksik kalan alacak miktarı talep edilebilir. Bu hadiselere mahal vermemek için ihtiyati tedbir talepli olarak davanın açılmasının uygun olacağı kanaatindeyiz. 

Yani eşlerden biri sadece diğer eşten mal-mülk kaçırmak amacıyla boşanma davasını açmadan önce mülk sahibi olmuşsa sahip olduğu bu mal, mal paylaşımı hesaplamasına dahil edilir.

Ancak bizim için buradaki en  önemli kıstas; malın boşanma davasının açıldığı tarihten önce mi sonra mı alındığıdır. Boşanma davası açılmadan önce alınmış ise diğer eş bu mal üzerinde hak iddia edebilir ancak boşanma davası açıldıktan sonra alınmış ise diğer eş bu mal üzerinde hak sahibi olamaz.

Avukat Gizem Gül Uzun Kutlay

Devamını Oku
Boşanma davası açıldıktan sonra eşlerden biri mal edinirse, bu diğer eş bu mal üzerinde hak sahibi olabilir mi?