Hakkında
Henüz açıklama eklenmemiş!
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Henüz sayfa eklenmemiş!
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

EBU LEHEB DE EVET DİYEMEDİ, PKK FETO DA

“Ebu Leheb’in elleri kurusun, kurudu da… Ne mali ne de kazandığı ona fayda vermedi. O, alevli bir ateşe girecektir. Karısı da odun hamalı olarak onunla beraber girecektir. Boynunda da hurma lifinden bir ip olacaktır.” (Tebbet 1-5)

Tebbet süresi, bu ayetler indikten 7 yıl sonra ölen Ebu Leheb ve eşinin küfür yani imansızlık üzere öleceğini haber vermektedir.

Ve haber verdiği gibi de çıkmıştır. Gaybdan haber veren Kuran'ı Kerim'in, Allah kelamı olduğunun milyar ispatından önemli bir tanesidir. İdrak edebilene apaçık mucizedir.

Gel gelelim Ebu Leheb ve PKK-FETO bağlantısına.

Ebu Leheb de evet diyememisti, PKK-FETO da evet diyemiyor. 

Diyebilseler düşmanları zayıflayacaktı ama diyemiyorlar. Nisan ayında bir referandum olacak. Erdoğan-Bahçeli kanadını destekleyen millet evet diyecek, CHP-HDP-FETO tabanları büyük ölçüde hayır diyecek. PKK'nın üst düzey komutanları bir bir Türkiye hayır demeli şeklinde videolar yayınlıyor. FETO'nun kaçak kalemşörleri hayır kampanyaları yapıyorlar. PKK'nın, FETO'nun ve bilinen bilinmeyen tüm terör örgütlerinin hayır demesi, vatandaşı evet demeye teşvik ediyor.

Milyonlarca kararsıza göre, eli kanlı düşman iyiliğimizi istemeyeceğine göre evet doğru seçim olacak.

Türkiye'nin 40 yıllık yeminli düşmanı PKK ve Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük vatan haini Fetulli Gülen, Erdoğan düşmanlığından öyle kafayı yemiş durumdalar ki Ebu Leheb gibi bile bile, gore göre kendilerini ateşe atıyorlar. Biz evet diyoruz deselerdi, emin olun, başkanlık sistemine geçiş böyle kolay olmayabilirdi. O tren de kaçtı. Bu taktiği benimseseler bile artık çok geç, renklerini belli ettiler.

İnşallah sistem değişecek ve daha da güçlenecek olan Türkiye, PKK'yı ve Gülenizm'i cehennemin dibine yuvarlayacak.

Vakkas Doğantekin

Los Angeles, CA

Twitter: vdoğantekin



Devamını Oku

DEMİRTAŞ SUİKASTA KURBAN GİTMESİN DİYE Mİ TUTUKLANDI?

DEMİRTAŞ SUİKASTA KURBAN GİTMESİN DİYE Mİ TUTUKLANDI?

Selahattin Demirtaş, bizimle savaş içinde olan ülkelerin el bebek gül bebek büyüttüğü, meclisimiz içine yerleştirdiği çok kullanışlı bir militan. Kravat takıyor, medeni görünebiliyor, akmayan makyajla boyandığından eşkıya kimliği bir kere de farkedilmiyor. PKK’nın siyasi kanadının bugüne kadar yetiştirdiği en etkili lider. Kendisi terör propagandası yapmaktan 4 Kasım günü gözaltına alınıp, 5 Kasım’da tutuklandı ve Edirne F tipi cezaevine götürüldü.

Şahsi kanaatim Demirtaş’ın tutuklanma sebeplerinden belki de en güçlüsünün, bizzat kendisini korumak olduğu yönünde. PKK-İŞİD-FETO, bütün terör örgütleri uzun bir süredir ses getirecek suikastlar yapabilme derdinde. Özellikle muhalefetten liderler hedef çünkü merkezi hükümeti zayıflatmanın yolu muhalefete ve tabanına saldırı var yalanını güçlendirmekten geçiyor. Terörün en önemli amacı, Türkiye halkının devlete, cumhurbaşkanına ve hükümete karşı ayaklandırılması ve mümkünse bir iç savaş veya çok ciddi bir kaos ortamı yaratılması. Halkın yapacağı baskıyla, büyük bir özveriyle devleti yönetenlerin ve terör örgütlerine çok ciddi darbeler vuranların peş ettirileceği, geri adım atacağı ve batı ülkelerinin müstemleke yani sömürgesi olmaya devam edeceğini düşünüyorlar.

Bu alçak ve şerefsizce savaşın idare merkezleri için besleyip büyüttükleri, allayıp pullayarak lider koltuğuna oturttukları Kılıçdaroğlu ve Demirtaş gibi terörü destekleyen liderler ilk kurban verilecekler listesinde. Çünkü ikisinden birisinin terör örgütlerince öldürülmesi, iğrenç bir yerel ve global medya kara propagandasıyla devlete mal edilebilir ve bu iki partinin tabanındaki militanımsı kesimleri sokağa dökebilir. Elbette bu partilerin kendi tabanlarının yüzde 90’İ bunu kimlerin ne amaçla yaptığını görür ve devletinin yanında olur anca sokağa dökülecek vahşi bir yüzde 20 bile ciddi sorunlara yol açar.

Devlet aklı, düşmana koz vermiyor. Kılıçdaroğlu’nu çok dikkatli koruyor. Suikaste kurban gitmesi en muhtemel ve en çok ses getirecek ve sorun açacak olan Demirtaş’ı ise bizzat tutuklayarak bir taşla iki kuş vurmuş oldu. Hem Demirtaş’ın militanlığını cezalandırıyor, hem de PKK-İŞİD-GÜLEN gibe terör yuvalarının Demirtaş üzerinden planlayabileceği bir kaos planını boşa çıkarıyor.

Akıllı, sabırlı ve dürüst olan Türkiye er geç kazanacak inşallah.

Vakkas Doğantekin

 

Twitter: vdogantekin

Devamını Oku

ÇÖZÜM SÜRECİNİ HANGİ 2 ÜLKE BİTİRDİ?

ÇÖZÜM SÜRECİNİ HANGİ 2 ÜLKE BİTİRDİ?

Türkiye, Rusya’yı 21. YY müttefiki ilan etmeden önce aşağıdaki soruları Putin’e cesurca sormalı ve net cevaplar istemeli.

1- Putin kontrolünde Suriye rejimi, Suriye’nin kuzeyinde bulunan Rojava bölgesinde bulunan Kürt nüfusun yoğunlukta olduğu Kobanı, Kamışlı, Afrin, Tel Amer ve Haseke bölgelerinden neden ordusunu tamamen çekti?

2- Suriye rejimi bu bölgeyi neden Suriye PKK’si olan PYD’nin işgaline cazip hale getirdi? Neden ilan edilen kantonlara karşı hiçbir şey yapmadı? Yoksa bu güç boşluğunu Türkiye’de silah bırakmaya hazırlanan PKK barış sürecini bitirsin diye mi yaptı?

3- PKK-PYD’yi silahlandırma ve ümitlendirme görevi ABD’nin, TC sınırında müsait arazi ayarlamak Rusya’nın mı göreviydi? Rusya, PKK'yi desteklemekten tamamen vazgececek mi? Gecmeyecekse ABD'den ne farki olacak?

4- Moskova’da PKK memurlarından Demirtaş ve ekibiyle neler görüşüldü, ne sözler verildi?

5- Her seferinde Suriye’nin toprak bütünlüğüne atıf yapılırken, de fakto özgürlük ilan edilen PKK kantonlarına neden hiç  dokunulmadı?

6- Suriye PKK’sıyla neden ilişkiler gerilmiyor? Rusya-Türkiye arası tekrar bozulursa elde koz olsun diye Demokles’in kılıcı gibi üzerimizde bileniyor mu?

7- Rusya’nın neyi özel? Dünyaya veya bölgemize barış mı vaadediyor? Suriye rejiminin yüzbinlerce müslümanı katletmesine destek olan Rusya, ABD’den ne kadar farksız? Evet, hala ABD kadar öldüremedi ama katil ruhunu ispat ettikten sonra sayı çok da önemli mi?

Şu soruları da kendimize sormalıyız:

1- Türkiye, Fırat Kalkanı operasyonunu, muhaliflerin, rejim ve Rusya düşmanı olduğu bir coğrafyada, Rusya müttefiki olarak devam ettirebilir mi, ne kadar derinleştirebilir?

2- Türkiye, Rusya ile yakınlaşırken, ABD-Rusya arasında imzalanmış olması muhtemel yeni bir Sykes-Picot anlaşmasını göz önünde bulunduruyor mu? Birbirine düşman sandıklarımız, saman altından şu yürütüyor olabilir mi?

3- Suriye’deki katliamdan dolayı Orta Doğu’da esen sert Rus karşıtı rüzgarlar var. Rusya dostu bir Türkiye, Erdoğan’I halife gibi görmeye başlayan bölgedeki Sünni müslümanlarla ilişkisini yönetebilir mi?

4- Türkiye Batı ile ilişkilerde köprüleri tamamen yakmalı mı yoksa darbe destekçisi hükümetler ve medyalar dışında başka, yeni muhattaplar ve kanallar mı oluşturmalı?

ABD’de 11 yıldır yaşayan birisi olarak söylüyorum; ABD. hükümetten ibaret değil, çok etkili içtimai hareketler ve derinleşmiş bir sistem var. Ama Rusya hükümetten ve Putin’den ibaret. Rusya’nın TC’ye göstermelik bir saygıdan başka verebileceği bir medeniyet, bir umut, bir toplumlar arası kenetlenme yok. Kısa vadede nefes aldırır ama uzun vadede gereksiz bir ittifak olacağı kanaatindeyim.

Müslüman Türk’ün alın yazısı: Ne Batıcı, ne Doğucu; doğru bildiği yolun yolcusu.

Devamını Oku

10 MADDEDE TRUMP ZAFERİ

10 MADDEDE TRUMP ZAFERİ

Hiç siyaset tecrübesi olmayan işadamı ve TV yıldızı Donald Trump, 16 ayda Amerikanları etkilemeyi başardı ve ABD'nin 45. başkanı oldu. Hillary yüzde 12 farkla açık ara başkan olacak dedikleri zaman bile, hayır, bunlar manipülasyon, Trump olacak diyordum.

Dostlar, 11 yıldır ABD'de yaşayan ve seçim sonucunu doğru tahmin eden birisi olarak, Trump nasıl kazandı sorusunu 10 maddede açıklayayım.

1- Trump, kampanyasına 'tembel Meksikalı' diyerek başladı ve ırkçı, ulusal ateşi fitilledi. Uyuyan kitleleri uyandırdı, heyecanlandırdı. Amerika’yı Yeniden Büyük Yap ‘Make America Great Again – MAGA’ ve Bataklığı kurut ‘drain the swamp’, sağlam sloganlarla yoluna devam etti. Crooked Hillary, sahtekar Hillary lakabını dillere pelesenk yaptı. Hillary’nin akillarda kalan tek bir slogan yok, varsa yoksa ince hesap, strateji, taktik yapip durdu, halka inmedi, isi masa basinda bitiririm sandi.

2- Trump, uç söylemleriyle ciddi bir momentum yakaladı, politik davranmaya çalışan ve ezber konuşan tüm Cumhuriyetçi adayları solladı.

3- Trump sosyal medyayı çok etkin kullandı, her twiti binlerce kez rt oldu. Mitinglerdeki kalabalık ve heyecan zaten ben geliyorum diyordu. Trump’in her bir twiti binlerce kez rt edilirken, Hillary cogu zaman 300-500’lerde kaldi.

4- Trump, tam bir Amerikan olduğu için beyazların büyük sevgisini kazandı. 90 yasındakiler de dahil tum secmenlerini sandığa getirmeyi başardı.

5- Obama'dan bile ağzı yanan siyahi nüfus sisteme kustu, sandığa gitmedi. Robot Hillary ne siyahları ne Hispanikleri heyecanlandırabildi.

6- Trump maratonda hiç nefes almadı, seçimin son saatine kadar Twitter'den seçmeni oy vermeye çağırdı. Hillary, nasil olsa tavşanım, kaplumbagayi yenerim sandı. Medyayla halki uyutayim derken, kendisi hiptotize oldu.

7- Medya Trump'a savaş açtı, 'corporation'lardan tiksinen ve zaten okumayan kesim Trump'i daha da sahiplendi. Hiçbir saldırıda zayıflamadı.

8-Dünyadaki rüzgar popülist, ulusal, halkın sevdiği, sistemin sevmediği liderler ve hareketlerden yana. Statükodan sonra Trump kaçınılmazdı.

9-ABD gerçekten fakirleşmeye başladı ve beyaz orta sınıf ABD'nin ele geçirildiğini düşünüyordu. Trump, direkt ve net mesajlar verdi. Yalan da olsa mutluyuz, o bize yetiyor diyen Beyaz Amerika Trump’a yuklendi, acik ara baskan yapti.

10-Trump'i aptal sanıp çok aptalca saldırdılar. Sanki Amerikanlar çok namus düşkünüymüş gibi ses kayıtlarıyla saldırdılar. Ters tepti. Bu tarz saldirilar, Trumpcilari daha Trumpci, Trump dusmanlarini daha da anti-Trump yaparak bugunku secim sonrasi saldirgan ortami hazirlamis oldu.

Secim Sonrasi Tahminlerim

Trump her yerde ‘ benim başkanım değil’ sloganlarıyla protesto edilmeye başlandı. Trump’ın kankalarından ve adalet bakanı olması beklenen eski NYC belediye başkanı Rudy Giuliani Amerikan protestocular için spoiled crybabies, yani 'şımarık ağlak bebeler' dedi. ABD'de yeni bir 'sivil haklar hareketi' başlıyor. Bu yeni sivil haklar hareketi, Latinlerin, müslümanların, siyahilerin, yerlilerin ve Asyalılar hariç birçok göçmen grubunun katılımıyla 1950-60’lardakinden daha büyük ve senkronize olacak. 40-50 yıl önce Latinler Cesar Chavez ile siyahiler Dr. King gibi liderlerle sadece kendi hinterlandı için mücadele veriyordu. Şimdi, tüm gruplar, Michael Moore, Bernie Şanders, Elizabeth Warren gibi isimlerin liderliğinde hep birlikte hareket edecekler, etmek zorunda kalacaklar. ABD’de yeni bir devrim olacak. Bu devrim kanlı mı olacak, kansız mı olacak; Trump’ın kendi tabanını evcilleştirip evcilleştirmeyeceğiyle ilgili bir durum bu.

FETÖ'cü militanlar Hillary'ye milyonlarca dolar bağış yaptı, bütün ümitleri oydu. Türkiye'den kökleri kazıniyor, ABD'de de huzur bulamayacaklar.

Cem Uzan da hatırlarsanız tavuk döner-ayran, milliyetçi bir söylem ve aptalca vaatlerle kısa bir sürede Türkiye’de yüzde 7 oy almıştı. Az kalsın barajı geçip ülkeyi talan edecekti. Trump 16 ayda başkan bile oldu. Her şeyin mümkün olmaya başladığı bir dünya, bir yandan ümit verici bir yandan korkutucu.

Clinton kampanya için 500 milyon dolar harcadı, Trump 300. Parayla başkan olunamayan yeni bir çağ başladı.

21. YY güzel olacak, ezber bozacak.

Vakkas Dogantekin

 

Twitter: vdogantekin

Devamını Oku

TRUMP MI HILLARY Mİ?

TRUMP MI HILLARY Mİ?

Beni sosyal medyadan takip edenler uzun süredir Trump Başkan Amerika Şampiyon dediğimi bilir. Boyu posu devrilsin, bu dengesizi de sevdiğimizden değil de, rakibi Hillary öyle İsrail uşağı, öyle Türkiye düşmanı, öyle FETO dostu ki, Trump için dua eder olduk.

Hillary apaçık bir şekilde 15 Temmuz darbesinin organizatörlerinden.

Son dakika yamuğu yapıp Putin’le anlaşarak Esad’ı başta tutan, milyonlarca kişiyi mülteci, yüzbinlerce kişiyi rahmetli yapan kanlı Suriye coğrafyasının mimarlarından.

Türkiye nefreti gözlerinden fışkıran, yüzlerce konuşmasında Türkiye’yi bir kez bile kullanmayan, Türkiye’yi yok sayan beceriksiz bir hasta.

NATO üyesi, sözde ABD müttefiği Türkiye’nin terör örgütü ilan ettiği FETO’den milyonlarca dolar bağış alacak kadar siyasette gözü dönmüş, uniseks bir canavar.

Oval ofisi oral ofise çeviren, epeyce genç bayanı ziyan eden kocası Clinton’a siyasi hırsı yüzünden çitini çıkarmayıp, bugün kadın hakları savunucusu kesilen ahlaksız bir riyakar.

Statükonun, yerleşik Amerikan sisteminin, büyük şirketlerin temsilcisi.

Neden Trump?

Trump, İngilizce kelime anlamıyla iskambildeki ‘koz’ demek.  Trump bir dolar milyarderi. O yüzden Hillary gibi diğer milyarderlerin samar oglani değil, arkadaşı, iş ortağı. Hillary ise azgın milyarderlerin ‘kozu’. En kötü Trump, benim gözümde en iyi Hillary’den 10 kat tercih edilesi. Hillary’nin vahşi bir kan dökücü, yalancı bir politikacı olduğu icraatleriyle ispatlı; Trump’ın sadece lakırdısı var.

Normalde Cumhuriyetçi olan Sheldon Addison gibi siyonist para babaları Trump’a bir kuruş vermediler. Trump ırkçı falan filan o yüzden vermiyoruz demeye getirdiler ama palavra. Trump, Amerikan ve global zulüm sistemi için toksik bir aday, ne yapacağını kestiremiyorlar, yanlış ata oynamak istemiyorlar. Hillary’nin öngörülebilir, risksiz bir köle olacağını bilecek kadar zekiler.

Trump kazansa da kaybetse de Amerika’da bir devrim yaptı. Koyun gibi CNN ve NY Times ne derse inanan Amerikan toplumunun yarısını ana akım medyaya düşman etti, bu yayın organlarının taraflı ve yalancı olduklarını ispat etti. Bunu 30 ülke yan yana gelse başaramazdı. Bu Amerika’da bir devrimdir ve artık burada hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Evet, anketler Hillary diyor. Türkiye’de de FETO’cu anket şirketleri AK Parti’ye barajı zor geçirtiyordu. Manipülasyon diz boyu. Vur kır parçala, Trump’İ başkan yaptırma taktiği sonuna kadar devrede.

Ama elbet, kaderin üstünde bir kader vardır. Tasalanma Trump’im, zaman bizden yanadır.

 

 

Vakkas Doğantekin, Twitter: vdogantekin, Los Angeles, CA

Devamını Oku

Los Angeles’te Darbe Günü Nasıl Geçti?

Los Angeles’te Bir Darbe Günü

Perşembeyi cumaya bağlayan gece olacaklardan habersiz uyuyup sabah 10 gibi uyandığımda hiçbir şeyden haberim yoktu. Sabah sabah İŞİD’i kınayan bir Facebook paylaşımı yaptım. Twitter’de gezinirken deli dolu ama samimi bir kardeşimiz olan Fatih Tezcan inanması zor havadisler veriyordu. Darbe başladığını, genelkurmay başkanının rehin alındığını yazıyordu. Benim de kalbime bir huzursuzluk çöktü. Köprüdeki tanklar olayı netleştirdi, yok ya darbe değildir falan gibi Polyannacılık yapmadan içten içe dualar etmeye ve sosyal medyada darbe karşıtı kesintisiz bir mücadeleye başladım. Kahvaltı süresince hep haber takip ettim, twit attim.

Dakikada iki İnşirah süresi okunabildiğini o gün o ruh haliyle anladım. İnşirah, bildiğin Brodil öksürük surubu mübarek, darbe öncesi iki tane atıyorsun, 3-5 saate hiçbir zulüm kalmıyor. Zulme, zorluğa bire bir, çünkü Allah, her zorlukla beraber bir kolaylık vardır diye buyuruyor ve inanan insana resmen bir huzur nakli yapıyor.

Darbecilerin başarılı olacağına bir an bile inanmadım. Türkiye’nin gücünün ve ordumuzun en üst düzey komutanlarının saçmalamayacağının bilincindeydim. Cuma namazı vakti geldiğinde Cypress’taki İslam merkezine gittim, sakin bir şekilde namaz kılıp cemaatten güç aldım. Pakistanlı, kalbinin temizliğine yürekten inandığım imam kardeşimin kulağına Türkiye’de müslüman hükümete ve lidere karşı askeri darbe başlatıldığını ve tüm cemaatten dua talep ettiğimi ilettim. Yarabbi sen Türkiye’deki müslümanların yardımcısı ol, onları muzaffer kıl, canlarını incitme diye dua etti. Dularının üçte ikisi tuttu; sadece canımız incindi.

Cumhurbaşkanımız halka haydi sokaklara dediği andan itibaren, darbeciler şimdi teknik nakavt oldu dedim. Reis yaşıyordu, darbecilerden once kenetlenme mesajı veriyordu ve 3 Mart 1924’ten beri ilk kez müslüman bir liderin davetiyle 2 saatte meydanlara inen 20 milyon insan darbecilere dünyanın kaç bucak olduğunu gösteriyordu. Aynı anda, meclis, genelkurmay karargahı, MİT binası, Türk Telekom, Gölbaşı Özel Harekat, TRT, CnnTürk ve Marmaris’te Reis’in kaldığı yer gibi ondan fazla stratejik merkezi felç etmeyi amaçlayan cuntacılar, halkımızın destansı duruşu ve kahraman asker ve polisimizin hainleri alnından vuruşuyla neye uğradığını şaşırıyordu. Ankara’daki doktor ağabeyimle ve eş dostla görüşüp moral vermeye ve bilgi almaya çalıştım.

Seçimlerde birlikte çalıştığımız kardeşim Kayhan Susuz aradı, abi neler oluyor, güvenebileceğim sen varsın, olanlar gerçek mi diye sordu. Gerçek ama hiç merak etme Allah’ın izniyle sabaha hiçbir şey kalmaz dedim. Nur cemaatinden ihlaslı kardeşim Mustafa Aydoğdu, Los Angeles’te protesto tertip edelim dedi, hay aklınla bin yaşa deyip Facebook ve Twitter üzerinden Los Angeles’te bir avuç olan vatansever Türk’e ulaşmaya çalıştık. LATAA isimli Türk derneğine ilanımızı gönderdim, hiç parti lafı etmedim, sadece Türkiye’yi sevenlere seslendim ama ilanımı yayınlamadılar. Avrupa’da, ABD’de çiçek koparılsa kınayıp, bir yerlere mum diken ultra-Kemalist LATAA, tarihin en büyük saldırısında kasitli olarak Türkiye’yi yalnız bıraktı.

Los Angeles konsolosluğumuza giderken Twitter üzerinden ABC, NBC, KCAL, CBS gibi kanalları da davet ettim. Yarım saate kalmadı geldiler, görüntü aldılar, canlı yayında verdiler, röportaj yaptılar. 20 kadar genç, vatan sana canım feda naralarıyla inlettik caddeyi, Türkiye ve Erdoğan’a desteğimizi verdik, safımızı belli ettik. Los Angeles saatiyle akşam 9 gibi Fetullahci haşhaşi hainlerin birer birer teslim alındığını cep telefonlarımızdan hep beraber izledik.

Dünyanın öbür ucunda da yaşasalar, bir avuç da olsalar, toplanan kardeşlerimin o gün ABD’de değil, Ankara’da olsa, tanklara göğüs gereceğinden hiç şüphem yoktu. İhlas vardı, samimiyet vardı. Allah yine bizimleydi, darbe püskürtüldü ve dünya alem, insanımızın geleceğini, şahsiyetini ve hür iradesiyle seçtiği liderini kurda kuşa yedirmeyeceğini anladı.

Memleketimiz, tanklardan, helikopterlerden kudurmuşcasına kurşun yağdıranlara bırakılmayacak kadar güzel ve mübarekti.

Vakkas Doğantekin

Twitter: vdogantekin

http://losangeles.cbslocal.com/video/category/spoken-word-kcaltv/3432219-local-turkish-community-reacts-to-attempted-coup/

Devamını Oku

Vatandaş Yorumunu Yapacak

Gündeme Dair Kısa Notlar

TRT iftar programında bu lafı edenin üslubu kesinlikle sakat ve kendine çekidüzen vermeli. Ancak, insan düşünen hayvandır felsefesine gönül vermişlerin, namaz kılmayan kayvandır lafından gocunması da ciddi bir paradoks.

İkisinden Birisi Ama Hangisi?

CHP ırkçı parti de hangi ırkın partisi olduğu konusunda kafası karışık. İcraatleri Alman veya Kürt ırkçılığına hizmet ediyor. Baas partisi CHP, kurulduğunda biz sizin iyiliğinizi istiyoruz, sizi medenileştireceğiz diyerek binlerce insanı aştı kesti, milyonlarca insanı kendi devletine düşman ilan edip savaş açtı, zulmetti. Irkçı, İttihat Terakkici Kürtler de PKK altında birleşmiş, biz Kürtlerin iyiliği için okullarını, hastanelerini yıkıyoruz, onların iyiliği için onları bombalarla patlatıyoruz, onları demokratikleştirmek için mağaralarda yaşatıyoruz diyorlar. İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir diyor ya Yunus; siz gidin önce kendinizi bir insanlaştırın, sonra görüşelim.

HDP İçinde Hareketlilik Var Mı?

Bu noktadan sonra HDP'nin atacağı her adım PKK tarafından partisini yeniden modelleyip hükümeti masaya oturmaya ikna amaçlıdır. PKK, arkasında dünyanın en şeytani stratejistlerinin olduğu sinsi bir yapı ve yaşanan gelişmeler bölünme-parçalanma değil, Türkiye ile yeniden savaşabilecek güce erişene kadar toparlanma taktiğidir. Godfather filmindeki gibi bizden dost görünüp kim PKK ile 'barış' arabuluculuğuna soyunuyorsa da artık hain odur. PKK yok EDİLECEK! Dönüş asla yok.

Turk Futbolunun Cokus Nedeni 

Cimbom 2000'de UEFA'yı makine gibi oynayan iyi futbolcularıyla kazandı. Teknik direktör İsmail YK bile olsa aynı sonuç olurdu. Türk futbolunun 30 yıllık çöküşünün mimarı Fatih Terim cehaleti ve o cehaletin Süper'inden BAL'ına bütün liglere sirayet etmesidir.

Terim'e verilen para gerçekten haram. 30 yıldır teknikten, taktikten 100 ışık yılı uzakta. Bizden yetenek olarak yetersiz ama profesyonellik ve taktikte kat kat üstün Hırvatlar, maçı hakederek kazandı. Türk futbolunun artık bu kebapçı styla Adana ekolünden kurtulması lazım. Maçın bizim açımızdan yapılabilecek bir teknik analizi yok çünkü ortada bir oyun stratejisi yok. Terim tonla para alıyor ama yıllardır, 80 milyonluk ülkeden adam gibi bir 18 kişilik kadro ve sistem hazırlayamıyor. Arda gibi adam 1. etki alanında oynatılır, çizgideki adam 2 hatta 3'tur. Terim'in bilgisizliği bu. Aman neyse, Futboldaki başarıyı da hezimeti de çok önemsemeyin. Shakhtar UEFA aldı da ne oldu, maçlarını 1000 km ötedeki sahada yapıyor.

Futbol israf edilen vakit.

Vakkas Doğantekin

Twitter: vdoğantekin

 

Los Angeles, USA

Devamını Oku

Maraş Konteyner Kent Krizi Fırsata Dönüştürülebilir Mi?

Maraş Konteyner Kent Krizi Fırsata Dönüştürülebilir Mi?

Konuyla ilgili ön bilgiyi rasthaber.com’dan alıntılıyarak başlayalım. Maraş merkeze bağlı ve Alevilerin yaşadığı Sivrice Höyük (Aşağı Terölar) Mahallesi’nde, 375 dönümlük arazi üzerine Suriyeli mülteciler için konteyner kent kurulmak isteniyor. Alevi yurttaşlar ise kamplara İŞİD sempatizanlarının sizmasindan endişe duyuyor.

Maraş Yaşam Platformu öncülüğünde çadır nöbeti başlatan yöre sakinleri gece gündüz nöbette olacaklarını söylüyorlar. “Bilindiği üzere Sivricehöyük Mahallesi sınırları içerisinde yapılmak istenen konteyner mülteci kampının yer tespitinin yanlış oluğunu düşünüyoruz. Öncelikle bilinmesini isteriz ki bu karşı çıkışımız yapılacak konteyner mülteci kampına yerleştirilecek insanların neden buraya yerleştiriliyor gibi kabaca ve gayri insanı değildir. Aksine diyoruz ki buraya getirilecek insanların işgalci emperyalistlerin çıkardığı ve tamamen kapitalist siyasetlerine hizmet eden savaşın mağdurlarıdır. Yurtlarında yaşanan savaştan kaçan mazlum Suriye halklarına niye geliyorsunuz da demiyoruz. Bu bakımdan bölgede yaşayan bizler, Alevi’si, Sünni’si olarak, yetkililere sesleniyoruz. Yapılması düşünülen konteyner mülteci kampın yerinin bizde yarattığı korku ve tedirginliği sonucu yer konusunun tekrar düşünülmesini talep ediyoruz.”

Konunun valiye iletildiği ancak valinin yer konusunda ısrarlı olduğu gelen bilgiler arasında.

Dünya Ehl-i Beyt Vakfı başkanı Sayın Fermanı Altun, Alevi inanç özgürlükleri konusunda ilk adımı AK Parti’nin attığını söylemişti. Alevilerin büyük çoğunluğu olan, okumuş, gönül gözü açık  kesimi, cumhuriyet tarihinde ilk defa samimi bir yaklaşımı ve çözüm gayretini AK Parti’de görüyor. Hükümet denizleri geçip çayda boğulmamalı. Maraş’taki bu sorun bir fırsat bilinip, örneğin bir bakan bölgeye gönderilip halkın içini ferahlatan bir açıklama yapsa, sol bataklığına gömülen Alevi yurttaşın hemen sevgisini olmasa da saygısını kazanır.

Olay sosyal medyada provakatörler tarafından devlet düşmanlığı çizgisinde işleniyor, Alevi toplumumuz açıkça kışkırtılıyor. Binbir türlü düşmanla cengedilen bu dönemde daha fazla insan küstürmenin hiçbir manası yok. Her protestoyu, protestoculari Gezici veya paralel olarak gorup halkın beklentilerine kulak tıkamak AK Parti’yi bitirmese bile büyümesini engeller, karşısında yeni cepheler açar. Bir bakan konuya eğilse, ‘canlar, buradaki amacımız sadece mağdur, mazlum Suriyeli halka bir yaşam yeri açmaktı ama madem siz huzursuzsunuz, bundan vazgeçeriz’ dese kuşanılan kılıçlar ve güdülen kinler kinina girer.

AK Parti aynen Artvin’de gösterdiği feraseti, izlediği akıllı stratejiyi Maraş’ta da göstermeli. Alevi toplumuna her firsatta, artık devletin Maraş, Çorum, Madımak katliamları yapacak kadar ‘derin’ olmadığı anlatılmalı, hissettirilmeli.

Vakkas Doğantekin

Twitter: vdogantekin

Devamını Oku

MÜSLÜMAN ERMENİLERİN İMTİHANI

MÜSLÜMAN ERMENİLERİN İMTİHANI

Bir süredir Facebook’ta aktif olan ‘Müslüman Ermeniler’ sayfasını dikkatle takip ediyorum. Türkiye’nin değişik yerlerinden, en çok Hemşin’den Ermeni asıllı, tamamen Türkiyeli, Türkçe konuşan, şehadet getirerek vefat eden, Ermeni kimliğini sonradan öğrenen veya yıllarca bilerek gizleyip, ununu eleyip eleğini asınca ben Ermeniyim diye ortaya çıkan bireylerin hikayelerini paylaşıyorlar. Paylaşımları ekseriyetle sitem dolu. Ermeni Patrikhanesi müslümansanız sağda solda Ermeniyiz demeyin diyormuş. Patrikhane de PKK gibi Kurd = Kaleşnikoflu militan mantığında Ali kıran baş kesen oldugu için ‘Ermeni = Türk düşmanı ve Hristiyan’ fetvasında diretiyormuş. Kendileriyse Ermeni kimlikleriyle gurur duymanın yanında müslüman ve Türkiyeli kimliklerine de saygı gösterilmesini istiyor.

Ermeni şer planlarının tasarlandığı yer olan Patrikhane’den müslüman Ermenilere zerre kadar fayda dokunmaz. Sürekli dışlanacak, hatta düşmanın gönül dünyasına meyil gösterdikleri için daha da nefret edilecekler. Kilise ve diyaspora ASALA Eylem planına sahip iki yapılanma. Türkiye’nin yeryüzünde gerçek anlamda tek düşmanı kalırsa bu da diyaspora ve kilisesiyle Ermenistan olacak.

Peki, Ermeni çetelerin katliamına uğramış müslüman Türk ve Kürtlerin bu cemaate olan bakışı nasıl olacak? Ermeni diye nefret mi edilecekler, müslüman diye pas mi geçilecekler? Bu vatandaşlarımız bence Türk ve Kürtlerden de çok ümitvar olmamalı. O kadar kan akmış ki din kardeşiyiz deyip hafızayı silmek, beyne reset atmak çok mümkün değil.

Peki ne Hristiyan Ermenilere ne de müslüman Türklere yaranamıyor diye bu cemaat inancından vaz mı geçecek, dinden mi soğuyacak? İşte bu çetin durum da onların imtihanı. Büyük şair İsmet Özel benzer bir sorunu yaşadı. Müslümanlardan çok destek görmediğini beyan edip Türkçü çizgiye meyletti. Canım kardeşim, sen şiirlerinde Allah sevgisini kuldan sana sevgi gelsin diye mi işliyorsun?

Allah, sabretsin diye Eyüp peygambere hastalıkları, Yunus peygambere balığın karnında hapsi, Cimbom taraftarına Sabri Sarıoğlu’nu vermiş. Bu Ermeni vatandaşlarımız da sabredip, sabrın sonundaki selamete erişen dervişler olacaklar inşallah. Sitem etmek veya bir yerlerden başlarının okşanmasını beklemek ihlası ve takvayı zedeler. Herkese ve her şeye rağmen Allah diyebilmek büyük nasiptir, garantisini ben veremem ama ulemaya ve kitaplara göre ahirde mükafatı büyüktür. Bu da geçer Ya Hu diyenlerden olup kazanacaklar.

Vakkas Dogantekin

Twitter: vdogantekin

 

Los Angeles, CA

Devamını Oku

PUTIN GOL GOL GOL!

PUTIN GOL GOL GOL

Heriflerin neredeyse 'Haydi Putin haydi Putin haydiii, tam zamanı tam zamanı şimdiii' diye tezahürat yapmadığı kaldı; hala AK Parti nasıl yüzde 50 alıyor diye şaşırıyorlar. La oğlum herkes vatanına milletine dansöz mü!

Putin’in cani cehenneme lakin ulkemize yerlesmis efendi Ruslardan ne istiyoruz? 'Rus konsomatris çalıştırmıyoruz' şeklinde iğrenç ırkçı paylaşımlar yapıp, Türkiye'de namusuyla, eğitimiyle birçoğumuza taş çıkaracak Rus kadınları hedef almak yakışıksız ve ayıptır. Politik meselelere ilk tepkisi komşusuna düşman olmak olan kişi kendisine çekidüzen vermelidir. Bunu yapan AK Partili hesaplardan ozellikle nefret ediyorum. Osmanli torunu dedigin saygili ve medeni olur.

Bu arada Can Dundar’in anti-izmarit, sevgili PKK’si infazlarina devam ediyor. PKK, gündüzün gözüne, herkesin gözü önünde, neredeyse canlı yayında alçakça saldırı yapıp hem polislerimizi, hem Kürt avukatları katlediyor; hala katil devlet diyorlar. Cinayeti çaresiz olan, kaybeden işler.  AK Parti ve Türkiye devleti yükselme döneminde, PKK ise dağılma sürecinde.

Ar damarı çatlak terör sempatizanlarınin kara propagandalari ve Türkiye düşmanı sponsorlarından başka hiçbir şeyi kalmadı. Tahir Elci’ye Allah’tan rahmet, ailesine sabir diliyorum.

Oturduğu yerden önüne geleni terörist ilan eden Alman, pardon Amerikan, yok yok Rus, ya hayır Kandilli sözde gazeteci Can Dündar terörizm suçlamasıyla tutuklandı. Gazetecilikte önyargı normaldir, araştırmacı gazeteciliğin önünü açar ama kin ve nefretin varlığını kaplamış, tek amacın hükümet devirmek olmuşsa, Türkiye'nin hiçbir milli meselesinde Türkiye'nin yanında yer almayacak kadar bu millete düşman olmuşsan, yaptığın artık gazetecilik değil, militanlık, tetikçilik ve casusluktur. İyi insanlara kuyu kazanlar tarih boyunca kazdıkları kuyulara hep kendileri düştü. Hz. Yusuf Mısır'a sultan oldu; Allah, kardeşlerinin ihanetini ilahi adaletiyle başlarına geçirdi.

3 kesimin büyük çoğunluğu hala seçim sonuçlarını hazmedemedi. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyen Atatürk'ün çakma torunları olan demli Kemalistler, halkların kardeşliği yalanıyla halkın emdiği sütü burnundan getiren terör sempatizanlari ve teroristler ve maskesi düşünce ne oldukları ortaya çıkan Gülenistler. Hepsinin hayatında bir TEK adam var. Beyinleri kelepçeli. Biz hür vicdanımızla Erdoğan'ı ve Davutoğlu'nu eleştirmeye ve neden yüzde 70 alamıyorlar diye sorgulamaya devam edeceğiz.

Vakkas Dogantekin

Twitter: vdogantekin

Los Angeles, CA

 

Devamını Oku
}