Hakkında
Henüz açıklama eklenmemiş!
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Henüz sayfa eklenmemiş!
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

Alın size yeni bir meslek”SOSYAL MEDYA UZMANI”

 

         Sosyal medya uzmanları  markaların(kişi, şirket, ürün, ideoloji vb.) internet operasyonlarını yönetiyor. Bu blog,twitter,facebook sayfa açmak yada web sitesi, spam yapmak gibi şeyler değil.  Bana göre sosyal medya uzmanı yada stratejisti bir toplum mühendisidir. Hemen korkmayın gizli servis ajanlarını falan kastetmiyorum. O, sosyal mecralar ile markalara yön veren kişidir. Amaçsa kapitalizmin daima istediği: minumum gider maksimum kar. Bu açıdan çok fiyakalı bir iş. Küçük bütçeler ve çılgın fikirlerin buluşmasıyla sosyal medyada markanın konuşulmasını ve en önemlisi paylaşılmasını sağlayan  kişidir. Burada paylaşım sözcüğü çok önemli. Bence paylaşım değeri olmayan çalışmaların hepsi, bütçesi ne olursa olsun çöp kutusuna gider. Sosyal medya uzmanı için bütçenin bi önemi yoktur. 5bin tl lik bir bütçe ile mesajını  milyonlarca kişiye ulaştırabilir. Klasik mecralarda (tv,radyo gazete) milyonlarca kişiye ulaşmak için nerdeyse 1.000.000 tl yi gözden çıkarmanız lazım. Hele prime time kuşağında yayınlayacaksanız mesajınızı/reklamınızı.

         Ha unutmamak lazım insanlar reklamlara bakmaktan nefret ederler. Bence en güzel reklam, reklama en çok benzemeyen reklamdır.  Bu anlamda gittigidiyorun fulyanın intikamı viral çalışması çok güzel bir örnek. Mesaj çok büyük kitlere ulaştı. Ziyaretçi sayıları arttı, karlar arttı, tvlerin ana haber bültenlerinde nerdeyse 10-15 dakika gözüktü en önemlisi insanlar paylaştı ve taklitleri çekildi. Bu nokta, bu çalışma için işte zirveydi. Ama bence bu çalışmada çeşitli tehlikeler var. Bu çalışmaya imza atan arkadaşlar keşke bunun bir viral reklam çalışması olduğunu söylemeselerdi. Ya da gittigidiyor sözleşmeye böyle bir madde koysaydı. Onlara göre gerçeğin açıklanması da viral bir reklam çalışmasıydı. Tekrar gündem oldular.   Bir kere gittigidiyor bu viralde yalan söylüyordu, insanları kandırıyordu.  Halbuki internetten satışlarda en önemli şey güvendir.  Güven üzerine çalışan bir firma, tüketicinin zihninde  asla yalan, aldatma yada intikam kelimeleriyle anımsanmamalı. Kısa vadede başarı ama uzun vadede tehlike olarak görüyorum. O halde sosyal medya uzmanı uzun vadeli stratejiler çizmelidir. Bence gittigidiyor kendi içinde bir sosyal medya uzmanı çalıştırmıyor. Onlar işi bir ajansa verdiler, ajansta işi yaptı ve parasını aldı. Her iki tarafta kısa vadede büyük karlar sağladı.

 

Peki sadece internet siteleri yada markaların mı sosyal medya uzmanlarına ihtiyaçları var.

Tabi ki hayır. Siyasi partiler ve liderlerinin kendi içlerinde sosyal medya uzmanlarına ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum.  Bir konuşmanızı birkaç şeyle birleştirip bunu onbinlerce kişiye olumsuz bir şekilde ulaştırabilecek insanlar var  sosyal mecralarda. Peki bu durumda sizi kim koruyacak. Dezenformasyona yada enformasyona karşı kim sizin için savaşacak.? Yada sizin için sosyal mecralarda savaşacak gönüllülerinizi kimler yaratacak?  Korkmayın sosyal medya uzmanları var. Obama’nın seçimlerde başarılı olmasında sosyal medya uzmanlarının büyük katkısı var (yabana atmayın ciddiyim).  Obamanın sosyal medya uzmanları konusu komple bir yazı eder belki daha fazlası. Bence sosyal medya uzmanları siyasilere seçim kazandırabilir. Hatta bir devletin o seneki turizm gelirlerini bile arttırabilir.

Volkan Köse twitterda takip et

 

Devamını Oku

İsrailoğulları Sosyal Medyada/Ortadoğuda Savaş Sanatı

         Youtube ‘a “mavi marmara” yazdığınızda çıkan ilk sonuç  2 milyon izlenme rakamıyla IDF(İsrail Defense Forces ) tarafından yüklenen bir videodur. Videoda, gemidekiler İsrail askerlerine saldırıyor. Verilen imaj: bize barış gönüllüleri acımasızca saldırdı bunlar terörist aktivist değil. IDF tarafından  yüklenen videoları bugüne kadar 20 milyon kişi izlemiş. İsraelmfa yazarsanız twittera İsrail Dış İlişkiler Bakanlığının twitter adresine ulaşabilirsiniz. Diğer kurumlarının da resmi twitter hesapları var.  Mavi Marmara saldırısının yapıldığı gece twitterda bu konuda konuşanları tespit edip cevaplar vermiş kendi gerçeklerini aktarmışlardı. Gemiden elde ettiklerini de soysal medya üzerinden dünyaya servis etmişlerdi. Sadece twitter ve youtube değil İsrailin açtığı bir çok blog ve site de var. İsrail sosyal medyayı kendi içerikleriyle dört koldan besliyor ve bunu gayet profesyonelce yapıyor.

Amerikan Destekli  Dezenformasyon

         Youtube ‘da toplamda 3 milyona yakın  izlenen başka bir parody var. Videonun ismi “Flotilla Choir presents: We Con The World” yani “Biz Dünyayı Aldatıyoruz”. Dünyayı aldatan İsrail değil Türkiye’ymiş! Video Türk bayraklarıyla başlıyor ardından profesyonel bir ekip şarkıyı söylemeye başlıyor...We are the world  şarkısının sözleri değiştirilmiş versiyonu. Mutlaka izlemeniz lazım amatör işi değil tamamen profesyonel bir ekip tarafından hazırlanmış. Central For Security Policy adlı Amerikan güvenlik politikaları üzerine çalışan bir merkez tarafından başlatılmış bir projenin  www.wecontheworld.org/ ürünü. Central For Security gücünü barıştan alıyor ve barıştan gelen bir istikrar için çabalıyormuş. Kendilerini işlerinde çok güçlü ve etkili olarak tanıtıyorlar. Amerikan güvenliğini etkileyebilecek değişiklikleri, önlemleri  izliyor ve bunlara çözüm arıyor, düzeltiyorlarmış. Gizli amaçları ise internet üzerinde dezenformasyon projeleri ve İsrail yalanları için akıl hocalığı yapmak. Bu merkez tarafından kurulan site özellikle Türkiye ve Mavi Marmara gemisindeki aktivistlerle dalga geçiyor dezenformasyon yayıyor. Central For Security Policy tarafından hazırlatılmış başka videolarda var sitede. Sitedeki başka bir videoda Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye terörist olarak lanse ediliyor dalga geçiliyor.

bir zaman gelir
dünya’ya, internete ve cnn’e
bir gösteri yapmak gerekir.
ölen insanlar yok
bizim yapabileceğimizin en iyisi
en büyük blöfü yaratmaktır.
hergün numara yapmaya devam ediyoruz
sanki gazze’de kriz, açlık ve veba varmış gibi çünkü milyarlarca dolar ihtiyaçlarını almaya yetmez mesela biraz peynir ve çocuklar için de roket!
biz insanları sağduyudan saptıracağız
herkese hamas’ı teresa anne diye yutturacağız.
biz barışçıl yolcularız,
silahlarımız ve kendi bıçaklarımızla!
ama gerçekler ekranlarınıza hiçbir zaman ulaşamayacak.
ooooo, tam kalbinden saplayacağız onları.
ne de olsa askerleri kim takar?
biz küçüğüz ve güvercinlerle resimler çektirdik allah’ın bize gösterdiği gibi, gerçekler için pek bir talep yok o yüzden üstünlüğü hep kazanırız.
biz insanları sağduyudan saptıracağız
herkese hamas’ı teresa anne diye yutturacağız.
biz barışçıl yolcularız,
silahlarımız ve kendi bıçaklarımızla!
ama gerçekler ekranlarınıza hiçbir zaman ulaşamayacak.
eğer islam ve terror gününü aydınlatacaksa ama sonuçları pek de hoş görünmüyorsa o zaman hala farketmedin mi?
yapman gereken tek şey
kendine “barış ve insani yardım eylemcisi” demektir.
biz insanları sağduyudan saptıracağız
herkese hamas’ı teresa anne diye yutturacağız.
biz barışçıl yolcularız,
silahlarımız ve kendi bıçaklarımızla!
ama gerçekler ekranlarınıza hiçbir zaman ulaşamayacak.
biz dünyaya karşıyız
biz halka karşıyız
biz hepsine idf’nin karındeşen jack olduğunu ispatlayacağız.
biz barışçıl yolcularız,
silahlarımız ve kendi bıçaklarımızla!
ama gerçekler ekranlarınıza hiçbir zaman ulaşamayacak.
biz dünyaya karşıyız
biz halka karşıyız
biz hepsine idf’nin karındeşen jack olduğunu ispatlayacağız.
biz barışçıl yolcularız,
silahlarımız ve kendi bıçaklarımızla!
ama gerçekler ekranlarınıza hiçbir zaman ulaşamayacak.
ama gerçekler ekranlarınıza hiçbir zaman ulaşamayacak.

             Anlayacağınız İsrail sosyal medyada da kendi halkını ve Dünyayı kandırmaya devam ediyor.  Peki Türkiye Devlet olarak sosyal medyada çıkarlarını ne kadar koruyor? Kendisine yapılan bu psikolojik harekatlara nasıl cevap veriyor? Youtube u kapatıp sosyal medyanın Türkiye tarafından beslenmesini, içerik girilmesini engelliyor. Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir twitter hesabı yok Başbakan Erdoğan’ın da. Türk dışişleri de kriz sırasında Ankara’nın resmi açıklamalarını ve çeşitli medya kuruluşlarına verilen röportajları bu araçlarla takipçilerine iletti. Tamam da mesele mesajları direk iletmek değil sosyal medyayı bir toplum mühendisliği silahı haline getirmek, sosyal medyanın her kanalında bir network oluşturmak, en önemlisi ise paylaşılabilir viral çalışmalar yapmak ya da yaptırtmak.

Volkan Köse twitterda takip et

Devamını Oku

Siyaset 2.0-Sosyal Medya Ve Siyaset

 Barrack Obama sosyal medya konusunda  Mark Zuckerberg ile birlikte Facebook’u kuran Chris Hughes ‘la çalıştı. Önce işe  my.barackobama.com sitesinden başladı. Burayı Facebook tarzı bir sosyal ağa çevirdi. Kullanıcıların kendi bloglarını yaratmasına izin verdi.Obama’nın siyasi manifestosu bile, internet üzerinden 250.000 kişinin bir araya gelmesi ve yorumlarıyla son şeklini aldı. Yani bir başka deyişle Barack Obama, politik stratejisini ve vaadlerini, halkın istek ve beklentileri doğrultusunda, sürece halkı da katarak oluşturdu. İçeriği kullanıcılara ürettirdi, yönlendirdi ve yönetti. Obama severlerin kendi etkinliklerini organize edebilecekleri bir ortamı kolaylaştırdı. Ve bu site 1.5 milyon üyeye ulaştı. Obama’nın tüm konuşmaları videoları youtube’da paylaşıldı. Obama konulu flash oyunlar tasarlandı. Facebook’ta Obama’nın hayran sayısı 8.5 milyona ulaştı. Seçim kampanyasına internet üzerinden 500 milyon USD bağış  kazandırdı. İşin sırrı teknik bir başarıdan ziyade stratejide yatıyordu. Amerika’da seçimlerde oy kullanmayan, siyasetle ilgilenmeyen gençlere ulaşmanın yolu bulundu. Bunun yolu da internetti. Bu başarı Hughes’a prestij ve 2008 yılının en iyi pazarlama profesyoneli listesinde birincilik, Obama’ya da %52 gibi bir oranla başkanlığı getirdi. Bu konuda Obamanın başarısıyla ilgili internette hem Türkçe hem İngilizce birçok kaynak bulunabilir. İkinci örneğimiz İsviçre’de ki Korsan Partisi. Korsan partisi gerçek anlamda bir parti binası dahi olmayan internet üzerinde parti tüzüğü ve statejileri üyeleri tarafından belirlenen, internet üzerinde ki film ve mp3 lerin özgürce indirilmesini savunan siyasi bir parti. Bütün çalışmaları propagandası internet üzerinden organize ediliyor. Kısa sürede İsviçre’nin en popüler partisi oldular. % 7.1 oy alarak  Avrupa Parlemontosunda ki İsviçre’nin 18 koltuğundan 1′i ni aldılar. Bu iki örneğin  Türk siyasetine parti liderlerine öğreteceği çok şey var. Başka bir örnek olarak; İran’da ki muhaliflerin organizasyon ve haberleşmelerini internet üzerinden organize etmelerini verebiliriz.

İşin Türkiye kısmına gelirsek, sormamız gereken soru şu Türkiye’de sosyal mecraların durumu nedir? Facebook Avrupa Bölgesi Başkan Yardımcısı Chandlee, Türkiye’nin Facebook kullanan ülkeler arasında 3.sırada olduğu belirtiyor. Türkiye’de 20 milyondan fazla Facebook  kullanıcısı var.  Ayrıca bu kullanıcıların yarısı günlük olarak Facebook’u ziyaret ediyor. Alexa’nın verilerine göre Türkiye, Friendfeed kullanımında dünyada 2. Sırada. Velhasıl sosyal mecralar gittikçe önem kazanıyor. Biz burada sosyal mecraların katalog broşür yada reklam olarak kullanılmasından bahsetmiyoruz. Sosyal mecralar vasıtasıyla  oy kullanan kişiler arasında kişiselleştirilmiş bir iletişim kurmaktan bahsediyoruz. Kişilerin, eylemin ve karar sürecinin içinde yer almasını sağlamaktan ve karar sürecinde yer alan kişinin siyasi ideolojisine ve oy verdiği partiye olan bağlılığının artmasından bahsediyoruz. Bu şekilde ciddi bir örgütlenme ve partiniz için çalışacak  gönüllüler ordusunu kurabilirsiniz. Diğer bir konu sosyal mecralardaki paylaşımların siyasi partinizin menfaatlerine göre şekillenmesi. İşin bu kısmı biraz toplum mühendisliğini ilgilendiriyor.

Volkan Köse twitterda takip et

 

Devamını Oku