Hakkında
Henüz açıklama eklenmemiş!
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

“Ülkemiz açısından güçlü bir donanmaya sahip olmak bir tercihten öte zorunluluktur”


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mavi Vatan 2021 Taktik Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Ülkemiz açısından güçlü bir donanmaya sahip olmak bir tercihten öte zorunluluktur. Sadece ekonomik ve siyasi bakımdan değil, askerî ve savunma alanında da güçlü olmak durumundayız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mavi Vatan 2021 Tatbikatı Seçkin Gözlemci Günü dolayısıyla tatbikata katılan karargâh, birlik ve gemilere Vahdettin Köşkünden canlı bağlantıyla hitap etti.
Bingöl’de kaza kırıma uğrayan helikopterde şehit olan askerlere Allah’tan rahmet niyaz ederek sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kahraman askerlerimizin ailelerine, yakınlarına, Türk Silahlı Kuvvetlerine, aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Şehitlerimiz arasında yer alan 8’inci Kolordu Komutanımız Korgeneral Osman Erbaş’ı, hem askerî kabiliyeti ve başarıları hem de devletinin ve milletinin yanındaki tavizsiz duruşu sebebiyle özellikle hatırlayacağız” ifadelerini kullandı.
“Rabbim şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin” duasında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tedavisi devam eden askerlere de acil şifalar diledi.
“MAVİ VATAN 2021 TAKTİK TATBİKATI'YLA YERLİ VE MİLLÎ SİLAH SİSTEMLERİMİZİ TEST EDİYORUZ”
Mavi Vatan 2021 Tatbikatı’nın başarılı geçmesini ve donanma için hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilki 2019 senesinde icra edilen Mavi Vatan Tatbikatı’nın, geçen yıl koronavirüs salgını sebebiyle gerçekleştirilemediğini, bu yıl çok daha güçlü, kapsamlı, organize bir şekilde yapılan tatbikatla, yerli ve millî silah sistemlerinin test edildiğini açıkladı.
Bu yıl tatbikatta Türkiye’nin sahip olduğu ileri teknoloji ürünü harp araçlarının, personel tarafından kullanılmasını da izleme fırsatı bulacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece ordunun bilgi, yetenek ve becerilerini görme, değerlendirme varsa eksikliklerini giderme imkânına kavuşacaklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası hukuka uygun olarak eğitim amaçlı icra edilen tatbikatın fiili safhasını Ege Denizi ve Akdeniz’de gerçekleştirildiğini belirterek, “Burada Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız gerçekten göğsümüzü kabartan, dosta güven düşmana korku salan, başarılı bir süreç yönetti. 25 Şubat’ta başlayan ve yarın sona erecek tatbikatımızda görev alan tüm personellerimize, Rabbimden muvaffakiyetler niyaz ediyorum. Tatbikatın, kuvvetlerimiz arasındaki eşgüdüm ve iş birliğinin artırılmasına büyük katkı sağlayacağına inanıyorum” dedi.
“MİLLETİMİZİN VE KIBRIS TÜRKLERİNİN DOĞU AKDENİZ’DEKİ HAKLARI GASP EDİLMEYE ÇALIŞILMIŞTIR”
Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olduğuna ve tarih boyunca Türk milletinin bu zorlu coğrafyada bekasını korumak için deniz gücüne önem verdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan; Çaka Bey’den Barbaros Hayrettin Paşa’ya, Turgut Reis’ten Seydi Ali Reis’e kadar nice büyük denizciler yetiştiren Türk milletinin bu kaptan-ı deryaların öncülüğünde denizlerde nice büyük zaferlere imza attığını hatırlattı.
“Preveze Deniz Zaferimizle, Akdeniz’i bir Türk Gölü’ne çevirmenin ötesinde asırlarca sürecek bir barış, huzur ve istikrar iklimini de tesis ettik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Donanmamızın güçlü olduğu dönemlerde, Akdeniz havzasıyla beraber Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika da altın çağını yaşamıştır. Deniz gücümüz bizi dünya siyasetinde zirveye taşıdığı gibi denizlerdeki kan kaybımız da beraberinde çok ciddi toprak kayıplarını getirmiştir. Osmanlının adalet sancağının gölgesi zayıfladıkça, gönül coğrafyamızda sömürgecilik ve zulüm egemen olmuştur. Ülkemiz açısından güçlü bir donanmaya sahip olmak bir tercihten öte zorunluluktur. Sadece ekonomik ve siyasi bakımdan değil, askerî ve savunma alanında da güçlü olmak durumundayız. Kendi vatandaşlarımız ve Kıbrıs Türkleri başta olmak üzere, bölgemizin her köşesindeki dostlarımızın haklarını korumak için buna mecburuz. Zira en küçük bir sendelemede, en ufak bir zafiyette bize üzerinde yaşadığımız şu vatan topraklarını bile çok göreceklerini biliyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde Suriye, Irak, Ege ve Doğu Akdeniz bağlamında tecrübe edilen hadiselerin, bu gerçeği bir kez daha hatırlattığına işaret ederek, “Ülkemiz açısından, özellikle bir terör koridoru marifetiyle Suriye sınırı boyunca kuşatılmamız unutulmamalıdır. Milletimizin ve Kıbrıs Türklerinin Doğu Akdeniz’deki hakları gasp edilmeye çalışılmıştır. Buna benzer pek çok hukuksuzluğa, gizli açık yaptırımlara maruz kaldık. Karşılaştığımız sayısız çifte standarda rağmen, menfaatlerimizi koruma kararlılığımızdan asla taviz vermedik” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin gerçekleştirdiği sınır ötesi harekâtlarla Suriye’nin kuzeyindeki terör zincirini üç farklı yerde parçaladığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu operasyonlarla, 8 bin 200 kilometrekareden fazla alanın DEAŞ’lı ve YPG’li teröristlerden arındırıldığını vurguladı.
“ÜLKEMİZİ ANTALYA SAHİLLERİNE HAPSETMEYİ AMAÇLAYAN HUKUKSUZ GİRİŞİMLERİN TAMAMINI AKAMETE UĞRATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kuzey Kıbrıs’ta oldubittilere müsaade etmeyeceğimizi gösterdik. Doğu Akdeniz’de bulunan hidrokarbon kaynakları üzerindeki haklarımızı, ne pahasına olursa olsun savunacağımızı açıkça ortaya koyduk. Uluslararası hukuk temelinde attığımız adımlarla Libya’nın darbeciler tarafından işgal edilmesine mani olduk. Ülkemizi Antalya sahillerine hapsetmeyi amaçlayan hukuksuz girişimlerin tamamını akamete uğrattık. Dağlık Karabağ’daki işgalin sonlandırılması başta olmak üzere aldığımız her inisiyatifi hamdolsun başarıyla sonuçlandırdık” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu adımları atarken kesinlikle yayılmacı, müdahaleci bir zihniyetle hareket etmediğinin altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Hep söylediğimiz gibi; hiçbir ülkenin toprağında, denizinde, egemenliğinde gözümüz yoktur. Biz sadece ‘hazır ol cenge, ister isen sulh-u salah’ diyen ecdadın rehberliğinde, vatanımızı ve haklarımızı korumaya çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın güvenliğiyle beraber bölgemizin ve coğrafyamızın da istikrarına katkı sunmaya gayret ediyoruz. Sahil Güvenliğimizle kendi kara sularımızda, donanmamızla dünyanın dört bir yanında tüm insanlığın barış ve huzuru için varlık gösteriyoruz. Bu çabalarımızda Deniz Kuvvetlerimiz; birikimi, disiplini, nitelikli personeli ve üstlendiği tüm görevlerde elde ettiği başarılarla bizleri gururlandırıyor. Aynı şekilde kara ve hava kuvvetlerimiz, sahil güvenliğimiz, jandarmamız, polisimiz, istihbaratımız gerçekleştirdiği operasyonlarla milletimize güven aşılıyor.”
“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE SAVUNMA KABİLİYETLERİMİZİ VE ORDUMUZU GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik birimleri arasındaki iş birliği ve koordinasyon arttıkça her alanda başarı çıtasının daha da yükseldiğini ifade ederek, gerek basın yayın organlarında, gerekse şirketler ve ülkeler düzeyinde Türkiye’nin askerî kapasitesi ile savunma sanayiinin daha fazla gündeme geldiğini, konuşulduğunu, tartışıldığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün İnsansız Hava Araçlarında dünyanın en iyi üç, dört ülkesinden biriyiz. Savunma ihracatımız 248 milyon dolardan, 3 milyar dolar seviyesine geldi. Askerî gemi inşa sektörümüzün kabiliyetleri artık dünya çapında biliniyor. Şu ana kadar tersanelerimizde üretilen bedeli 3 milyar doları aşan 130’dan fazla deniz platformunu ihraç ettik. Dört yıl önce dünyanın ilk 100 savunma şirketi listesinde sadece iki firmamız varken, bugün aynı listede yedi firmamız bulunuyor” bilgilerini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kara ve deniz araçlarında kendi ihtiyacının ötesinde dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarını da karşılayan bir ülke konumunda bulunduğunun altını çizerek Türkiye’nin kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini yapabilen 10 ülke içinde yer aldığını açıkladı.
“Önümüzdeki dönemde savunma kabiliyetlerimizi ve ordumuzu güçlendirmeye inşallah devam edeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Unutmayalım denizlere hâkim olan cihana hâkim olur’ inancıyla, özellikle Deniz Kuvvetlerimizin caydırıcılığının artırılmasına büyük önem veriyoruz. Ocak ayında MİLGEM Projesinin beşinci gemisi olan İstanbul Fırkateyni’nin denize iniş törenini gerçekleştirdik. Bu sene içinde test ve eğitim gemimiz Ufuk’u ve çok maksatlı amfibi hücum gemimiz Anadolu’yu Deniz Kuvvetlerimize kazandıracağız. Önümüzdeki yıl ise yeni tip denizaltılarımızın ilki olan Piri Reis’i hizmete almayı planlıyoruz. MİLGEM İstif Sınıfında altı, yedi ve sekizinci fırkateynlerin inşasıyla ilgili süreci de inşallah yakında başlatıyoruz. Türkiye’yi her alanda olduğu gibi denizcilik alanında da dünyanın süper ligine taşımakta kararlıyız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mavi Vatan 2021 Tatbikatı’na katılan karargâh, birlik ve gemilere başarılar dileyerek, sözlerini “Çelikten kaledir donanmamız / Şimşek çaktırır denizlerde / Karadeniz, Akdeniz, Ege / Mavi vatandır bizlere... Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Aziz şehitlerimizin ruhu şad, mekânları cennet olsun. Denizleriniz sakin, pruvanız neta, bahtınız açık olsun” diyerek tamamladı.

Devamını Oku

MESLEKİ EĞİTİMDE 1000 OKUL PROJESİ'NDEKİ OKULLARIN TAMAMINA FİZİK, KİMYA VE BİYOLOJİ LABORATUVARI KURULUYOR

Okullar arası başarı farklarını azaltmak ve mesleki eğitimi güçlendirmek için "Mesleki Eğitimde 1000 Okul Projesi" kapsamında somut adımlar atılmaya devam ediliyor.
Belirlenen okulların alt yapısının güçlendirilmesinden eğitim ortamlarının zenginleştirilmesine kadar çok sayıda destek kapsamında geçen yıl 176 milyon lira yatırım yapıldı.
Öncelikli amaçlardan birinin de mesleki eğitimde okulların laboratuvar ve atölye alt yapısının güçlendirilmesi olduğu proje kapsamında, geçen yıl 1000 okul arasından öncelikli olarak belirlenenlere 85 milyon Türk lirası yatırım yapılarak okulların atölyeleri güncellendi ve yeni atölyeler kuruldu.
Bu kapsamda 1000 meslek lisesinin tamamında fizik, kimya ve biyoloji laboratuvarı kurulması için ikinci bir çalışmayı başlatan Bakanlık, laboratuvarların kurulması için illere ödenekleri gönderdi.
"Proje planlandığı gibi devam ediyor"
Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer; yaptığı açıklamada, bir taraftan mesleki ve teknik eğitimde kaliteyi artırmak, diğer taraftan okullar arası başarı farklarını azaltmak için bu projeyi hayata geçirdiklerini hatırlattı.
Özer; bunun okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve okul ortamını içeren çok kapsamlı bir proje olduğunu, çalışmaların planlandığı gibi devam ettiğini söyledi.
Projenin hedeflerinden birinin de 1000 okula kütüphane kurulması olduğunu hatırlatan Özer şunları kaydetti:
"1000 okula 1000 kütüphane kurulması hedefine mart itibarıyla ulaştık. Bir diğer hedefimiz de bu okulların tamamında fizik, kimya ve biyoloji laboratuvarı kurmaktı. Bu laboratuvarları eksik olan okullarımızın tamamına da fizik, kimya ve biyoloji laboratuvarı kuruyoruz. Gerekli ödeneklerimiz tahsis edildi. Bir ay içinde bu eksiklik de tamamlanmış olacak. Böylece 1000 okulumuza '1000 kütüphane ve 1000 laboratuvar' kurma hedefine ulaşmış olacağız."

Devamını Oku
MESLEKİ EĞİTİMDE 1000 OKUL PROJESİ'NDEKİ OKULLARIN TAMAMINA FİZİK, KİMYA VE BİYOLOJİ LABORATUVARI KURULUYOR

2020’DE PATATES ÜRETİMİ 5 MİLYON 200 BİN TON, SOĞAN ÜRETİMİ 2 MİLYON 280 BİN TON OLDU

ÜLKEMİZDE PATATES VE SOĞANIN İHRAÇ EDİLMESİNE YÖNELİK HERHANGİ BİR KISITLAMA YOK
GEÇTİĞİMİZ YIL 124 BİN TON PATATES İLE 220 BİN TON SOĞAN İHRAÇ EDİLDİ
Dünyanın önemli patates ve soğan üreticisi ülkelerinden biri olan Türkiye'de 2019 yılında 4 milyon 979 bin 824 ton olan patates üretimi, 2020 yılında % 4,4 artış ile 5 milyon 200 bin tona yükseldi.
Aynı periyotta soğan üretiminde de yükselme gerçekleşti. 2019 yılında 2 milyon 200 bin ton olan soğan üretimimiz, 2020 yılında % 3,6 artış ile 2 milyon 280 bin ton olarak gerçekleşti.
Ülkemizde patates ve soğanın ihraç edilmesine yönelik herhangi bir kısıtlama bulunmuyor. Bunula birlikte Tarım ve Orman Bakanlığımız ile Ticaret Bakanlığınca, yurtiçi ve yurtdışı piyasalar yakından takip edilerek taze veya işlenmiş mamul soğan ve patates ürünlerinin ihraç edilmesine yönelik çalışmalar ayrıca yürütülüyor.
Ürettiği patates ve soğanlarla kendi ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayan Türkiye, geçtiğimiz yıl 124 bin ton patates ile 220 bin ton soğan da ihraç etti.

Devamını Oku
2020’DE PATATES ÜRETİMİ 5 MİLYON 200 BİN TON, SOĞAN ÜRETİMİ 2 MİLYON 280 BİN TON OLDU

Ticaret Bakanı Pekcan, KKTC'de iş insanlarıyla bir araya geldi

Ticaret Bakanı Pekcan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) temasları kapsamında, KKTC Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı ile baş başa ve heyetler arası görüşme gerçekleştirdi. Görüşme sonrasında, Türkiye ve KKTC'den iş insanlarının katılımlarıyla Yuvarlak Masa Toplantısı düzenlendi.

Pekcan, burada yaptığı konuşmasında, KKTC iş dünyasıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyetini ifade ederek, "Türkiye ile KKTC arasındaki karşılıklı yatırım ve ticari ilişkileri mümkün olan en iyi şekilde sürdürmek ve geliştirmek için ortaklaşa gayretli bir çalışma sürdürüyoruz." ifadelerine yer verdi.

 Bugüne kadar, KKTC'nin dünya ekonomisi ile entegrasyonunun etkileşimini destekleyen, ihracat potansiyelini artıran ve KKTC ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayan her projenin destekçisi olduklarını söyleyen Pekcan, bundan sonra da destek olmaya devam edeceklerini vurguladı.

Pekcan, ikili ticaret ile karşılıklı yatırımları artırmak istediklerini kaydederek, KKTC'nin ürünlerinin diğer ülkelere ihracatını sorunsuz bir şekilde gerçekleştirmeyi amaçladıklarını söyledi.

İkili ticaretin finansmanı noktasında, firmaların bankacılık sisteminden, kredi imkanlarından ve Türk Eximbank imkanlarından yararlanabildiğini belirten Pekcan, "2018-2020 döneminde 17 firma Eximbank'tan 12,8 milyon lira değerinde kredi kullanmıştır. İş dünyamızın çok kıymetli temsilcileriyle bugün buradayız. Yatırımların karşılıklı artırılması için görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Önerileri de alacağız." diye konuştu.

- "Yatırımların yasal alt yapısını da oluşturacağız"

Pekcan, "İki ülke arasındaki 'Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması'nın da bir an önce imzalanmasıyla yatırımların yasal alt yapısını da oluşturacağız." dedi. 

Yeni tip koronavirüs (Kovi-19) salgını nedeniyle küresel ekonomilerin daraldığını kaydeden Pekcan, tüm dünyada, Türkiye'de ve KKTC'de de en çok hizmetler sektörünün olumsuz etkilendiğinin altını çizdi.

Aşılama sayesinde salgının etkisinin azalmasıyla beraber 2021'in ekonomik açıdan verimli geçeceğini ifade eden Pekcan, "KKTC'de hizmetler sektörünün dışında, KKTC'nin coğrafi konumu, genç nüfusu ve tarıma uygun iklim koşulları nedeniyle, bilişim sektörü, sağlık turizmi, organik gıda üretimi ve yenilenebilir enerji alanında çeşitli yatırım potansiyelleri mevcut. Bunu da iş insanlarımızın iyi değerlendirmesi gerekir." dedi.

- "STK'lar olarak KKTC'nin yanındayız"

Pekcan, buradaki toplantıdan sonra Ortak Komite Toplantısı'nı gerçekleştireceklerini, bir eylem planı oluşturacaklarını ve bu planda STK'lardan alacakları önerileri değerlendireceklerini söyledi.

Bakan Pekcan, "Türkiye olarak sadece devlet ve siyasi olarak değil, STK'lar olarak da KKTC'nin yanındayız. Bugünkü resim bunun göstergesidir. Bütün STK başkanlarımıza bu anlayışları ve katılımları için teşekkür ediyoruz. Ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasi olarak, tüm kurumsal kapasitemizle her zaman KKTC'nin yanında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz. Birbirimizden karşılıklı olarak güç almaya devam edeceğiz." dedi. 

- "Üretimdeki maliyetlerimizi azaltmamız gerekiyor"

Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Arıklı da bugün KKTC açısından tarihi öneme sahip bir ziyarete tanıklık ettiklerini söyledi. 

KKTC'nin ana vatan Türkiye ile ticari münasebetlerini ve bu münasebetleri STK'lardan dinleyerek bir yol haritası hazırlamaya çalışacaklarının altını çizen Arıklı, "Özellikle son dönemde KKTC ile Türkiye, Kıbrıs meselesinde yeni bir yol haritası çizmiş bulunmaktadır. 50 yıldan beri müzakere edilen federasyon safsatası artık tarihe gömülmüştür, bundan sonra yeni bir yol haritasıyla yola devam edilecektir. Bu yol haritası da iki devlet esasına dayanıyor. İki devletten bahsediyorsak, bu devletlerin ekonomik birbirine yaklaşan bir seviyede olması en büyük arzumuzdur." diye konuştu

Arıklı, KKTC'nin dünyaya açılan tek kapısı olan Türkiye ile burada üretilen tüm malların Türkiye'ye ulaştırılmasında karşılaştıkları engelleri birlikte konuşmaları gerektiğini, üreten bir toplum haline gelmeleri gerektiğini söyledi.

Bakan Arıklı, "Ürettiğimizi başta ana vatan Türkiye ve ondan sonra da Türkiye üzerinden dünyaya pazarlamamız en büyük hedefimiz. Bu hem kolay hem de zor. Bizim üretimdeki maliyetlerimizi azaltmamız gerekiyor, rekabet edebilir bir ortama ulaşmamız gerekiyor, bunun için devletin tüm imkanlarının mümkün olduğunda adil ve eşit bir şekilde paylaşmamız ve değerlendirmemiz gerekiyor." dedi. 

İki bakan, hitaplarının ardından STK'ların görüş ve önerilerini aldı.

Toplantıya, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri'nin yanı sıra, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Abdurrahman Kaan, Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Mithat Yenigün ve Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKOMB) Başkanı Abdulkadir Akgül, Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Başkanı Turgay Deniz ile KKTC'den diğer STK başkanları katıldı.

Devamını Oku

20 BİN SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN ATAMASI İÇİN TAKVİM BELLİ OLDU

15-26 Mart tarihlerinde alınacak ön başvurunun ardından sözlü sınavlar, 17 Mayıs-6 Haziran'da yapılacak, sonuçlar 8 Temmuz'da açıklanacak. Sözlü sınav sonuçlarına ilişkin itirazlar, 12-16 Temmuz tarihleri arasında alınacak ve 2 Ağustos'ta sonuçlandırılacak.
 
Ayrıca Kovid-19 salgını sebebiyle karantina kapsamında sözlü sınava katılamayan adaylar da başvurularını, 17 Mayıs-18 Haziran'da yapacak. Bu durumdaki adayların sözlü sınavları, 21-25 Haziran arasında düzenlenecek.
 
Atama tercihleri 1-6 Eylül'de alınacak, sonuçları ise 8 Eylül'de duyurulacak.
 
Başvurular elektronik ortamda alınacak
 
Sözleşmeli öğretmenlik başvurularında, adayların atanacakları alanlara göre, 2019 veya 2020 yılında yapılan Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) puan türleri (KPSSP10 ve KPSSP121- KPSSP120) dikkate alınacak. Adayların başvuru yapabilmesi için ilgili türden 50 ve üzerinde puanının olması gerekecek.
 
Öğretmenliğe kaynak teşkil eden yükseköğretim programlarından mezun olanların ihtiyacın karşılanmadığı alanlara atanacaklar hariç olmak üzere, Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans Programı'nı ya da Pedagojik Formasyon Programı/Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı'ndan birinin başarıyla tamamlamış olmak da başvuru şartları arasında yer alıyor. Bu kapsamda, 1 Ocak 2021'den önce pedagojik formasyon eğitimi sertifikası programını tamamlamış kişilerin belgeleri kabul edilecek.
 
Sözleşmeli öğretmenlik için yapılacak sözlü sınava davet edilmek üzere ön başvurular, "ilkatama.meb.gov.tr" internet adresinden alınacak. Ön başvuru sürecinin tamamı elektronik ortamda gerçekleştirilecek; adaylar belge sunmak, başvurularını onaylatmak veya herhangi bir nedenle il veya ilçe millî eğitim müdürlüklerine gitmeyecek. 
 
Mezuniyetleri birden fazla alana kaynak teşkil eden adaylar, sadece bir alana atanmak üzere ön başvuruda bulunabilecek.
 
En çok atama yapılacak alanlar sırasıyla 2 bin 883 kontenjanla sınıf öğretmenliği, 2 bin 94 kontenjanla özel eğitim, 1938 kontenjanla İngilizce, 1805 kontenjanla din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlikleri oldu.

Devamını Oku
20 BİN SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN ATAMASI İÇİN TAKVİM BELLİ OLDU

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Ticaret Bakanı Pekcan'ı Kabul Etti

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "KKTC ve Türkiye'nin güvenliği, Mavi Vatan'da, Doğu Akdeniz'de bu siyasetimizi daha da ileriye taşınmasını gerektirmektedir. Bu siyaset de egemen eşitliğe dayalı, yan yana yaşayan iki komşu devletin iş birliğidir." ifadelerini kullandı.
KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve beraberindeki heyeti kabul etti. Cumhurbaşkanı Tatar, burada yaptığı konuşmada, dün Bingöl'den kalkan ve Bitlis'in Tatvan ilçesinde kaza kırıma uğrayan helikopterde şehit olan 11 asker için Allah'tan rahmet, yaralılar için şifa diledi. 4 Mart 1964'te Birleşmiş Milletler'in (BM) 186 nolu kararla Kıbrıs'taki tek devletin ve temsilcisinin "Kıbrıs Cumhuriyeti" olduğu yönünde haksız bir şekilde karar aldığını ve hala yürürlükte olduğunu ifade eden Tatar, bu haksızlığa karşı Türkiye'nin de desteğiyle mücadele verdiklerini kaydetti.
Tatar, Kıbrıs'ta birçok aşama kaydettiklerinin altını çizerek uzun yıllar Maliye Bakanlığı yaptığını ve Türkiye'nin destekleriyle ve kurumlarının tecrübe paylaşımıyla KKTC'de çok yol kaydedildiğini ifade etti. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinin kendileri için büyük sıkıntılar getirdiğini vurgulayan Tatar, "Burası bir turizm adasıdır, öğrenciye bağlı yükseköğretim sektörü ile inşaat sektörü ve dışa yönelik birtakım faaliyetler KKTC için çok önemlidir. Dolayısıyla şu an girişte karantina uygulanan bir ülkede ekonomin çok büyük bir sıkıntı içerisinde olduğunu görüyoruz. Esasında turizmde, yükseköğrenim ve diğer sektörlerde bir aşamaya gelinmişti, bundan sonrası için plan ve program yapılmaktaydı. Yine yapılacaktır. İnşallah aşılama programıyla pandemi hafifler ve lokomotif sektörlerimiz eski boyutlarına gelir." dedi.
Tatar, KKTC'nin Doğu Akdeniz'deki zemininin güçlendiğinin altını çizerek haklı oldukları davada kendilerini destekleyen Türkiye'nin, bu bölgenin en güçlü ülkesi olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "KKTC ve Türkiye'nin güvenliği, Mavi Vatan'da, Doğu Akdeniz'de bu siyasetimizi daha da ileriye taşınmasını gerektirmektedir. Bu siyaset de egemen eşitliğe dayalı, yan yana yaşayan iki komşu devletin iş birliğidir. Bizim önerdiğimiz budur, biz de Kıbrıs'ta barışın sürmesini istiyoruz. Adaletli, sürdürülebilir ve kalıcı bir anlaşmayla bir yere gidebiliriz. Türkiye de bu meselede bir taraftır, tarihten gelen hakları vardır ve Kıbrıslı Türkler de yanlış değildir. Bunları sürekli tüm muhataplarımıza söylüyoruz. Bugün de Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell'e bunları hatırlatma şansını bulacağız." diye konuştu.- "Türkiye olarak her zaman, her alanda KKTC'nin yanında olduk"
Ticaret Bakanı Pekcan da konuşmasına dün Bitlis'teki helikopter kazasında şehit olan 11 asker için başsağlığı ve yaralılara acil şifalar dileyerek başladı. Heyet olarak KKTC'de bulunmaktan mutluluk duyduklarını dile getiren Pekcan, KKTC'nin kalkınması, gelişmesi ve refah düzeyinin artırılması için yürütülen çalışmalar için başarı temennisinde bulundu.
Pekcan, "Türkiye olarak her zaman, her alanda KKTC'nin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. İki ülkenin karşılıklı ticareti, ekonomik faaliyetlerin ve yatırımlarının artırılmasına önem veriyoruz.  Görüşmelerimizde, KKTC'nin ihracatının ve ihracatındaki ürün çeşitliliğinin artırılması konularına yönelik atacağımız adımları birlikte değerlendireceğiz. İş insanlarımızın önerisini alacağız. Zaten Türkiye'nin önde gelen iş dünyasının başkanları burada, onların da burada çalışmaları var." dedi. Bakanlık olarak KKTC ile ilgili ekonomik çalışmalar yürüttüklerine dikkati çeken Pekcan, KKTC Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı ile de bir araya geleceklerini, iş dünyasının önerilerine kulak verip çalışmalarını yönlendirmeyi planladıklarını vurguladı.- "Sizlerin çalışmalarına katkı vermek için bizler hazırız"
Pekcan, "Ortak Komite 11. toplantısını da bu sene inşallah sizlerin de destekleriyle gerçekleştirirsek sizlerin çalışmalarına katkı vermek için bizler hazırız. Burada genç nüfus, coğrafi konum, tarıma elverişlilik ve yenilenebilir enerji potansiyeline yönelik yatırım imkanları da var. Bilişim sektöründe, sağlık turizminde, organik gıda üretiminde ve enerji alanındaki yatırımların çeşitliliğini pazara sorunsuz ulaşımını ortak çalışmalarımızla gerçekleştireceğiz." diye konuştu.
Bakan Pekcan'a, ziyareti sırasında, Bakan Arıklı ve Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri'nin yanı sıra Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Abdurrahman Kaan, Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Mithat Yenigün ve Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKOMB) Başkanı Abdulkadir Akgül eşlik etti.
 
 

Devamını Oku

BAKAN PAKDEMİRLİ: YAKLAŞIK 377 MİLYON LİRALIK DESTEK ÖDEMELERİNE BUGÜN BAŞLIYORUZ


Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Dr. Bekir Pakdemirli, tarımsal destek ödemeleri kapsamında yaklaşık 377 milyon liralık desteği, bugün itibariyle üreticilerimizin hesaplarına aktaracaklarını söyledi.
Bakan Pakdemirli’nin açıklaması şu şekildedir:
“Hububat-Baklagil-Dane Mısır desteği kapsamında 33.433 üreticimize 154.658.071 TL;
Yem bitkileri desteği kapsamında 69.584 üreticimize 222.085.119 TL olmak üzere toplamda 376.743.190 TL destek ödemesini, T.C kimlik numaralarına göre bugün itibariyle ödemeye başlıyoruz. Tüm üreticilerimize hayırlı, bereketli olsun”
Ödemeler TC kimlik numarasının son hanesine göre yapılacaktır. Buna göre;
TCKN son hanesi 8, 6, 4 ve VKN son hanesi 1, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 olanlara 5 Mart 2021 saat 18:00’dan sonra,
TCKN son hanesi 0, 2 ve VKN son hanesi 0, 2 olanlara 12 Mart 2021 saat 18:00’dan sonra ödeme yapılacaktır.

Devamını Oku
BAKAN PAKDEMİRLİ: YAKLAŞIK 377 MİLYON LİRALIK DESTEK ÖDEMELERİNE BUGÜN BAŞLIYORUZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkel ile video konferans görüşmesi gerçekleştirdi


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile video konferans aracılığıyla görüşme gerçekleştirdi.
Görüşmede, Türkiye-Almanya ilişkileri ve bölgesel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Almanya Başbakanı Merkel ile düzenli temas ve diyaloğun devamına büyük önem verdiğini ifade etti.

Türkiye’nin salgınla mücadelesinin kararlı şekilde devam ettiğini, kademeli ve kontrollü normalleşme sürecini başlattıklarını, aşılama programını da hızla sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, olumlu gelişmelerle birlikte Nisan ayında turizmin engelsiz ve güvenli biçimde başlayacağına inandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de insani yardıma ihtiyaç duyan milyonlarca Suriyeliyi fiilen koruyan ve yardım sağlayan tek ülkenin Türkiye olduğunu vurgulayarak, gönüllü geri dönüşler konusunda Avrupa Birliği’nin mali ve teknik destek vermesi gerektiğine işaret etti.
18 Mart Mutabakatının güncellenmesi konusuna da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Ege konularında da yapıcı tutumunu sürdürdüğünü dile getirdi.
Libya’da yeni hükûmetin güvenoyu alarak bir an evvel görevine başlamasının öncelik taşıdığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de siyasi sürecin etkin şekilde devam etmesi gerektiğinin de altını çizdi.
Görüşmede, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da hazır bulundu.

Devamını Oku
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkel ile video konferans görüşmesi gerçekleştirdi

BAKAN SELÇUK SAKARYA'DA ÖĞRETMEN DESTEK MERKEZİ VE 15 EĞİTİM KURUMUNUN TOPLU AÇILIŞINI GERÇEKLEŞTİRDİ

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Kovid-19 salgınıyla ilgili olarak okulları çok daha güvenilir hâle getirmek için ellerinden geleni fazlasıyla yapmaya çalıştıklarını belirtti.
 
Sakarya'da Öğretmen Destek Merkezi'nde yapımı tamamlanan eğitim tesislerinin toplu açılış törenine katılan Bakan Selçuk, Bitlis'teki helikopter kazasında şehit olan askerlerin acısını yaşadığımız bir günde eğitimle, çocuklarla ilgili bir projeyi hayata geçirmenin buruk sevinci içinde olduklarını dile getirdi.  Selçuk, "Bugün Sakarya'da bir ilkten bahsediyoruz. Türkiye'de ilk öğretmen destek noktası açıldı burada. Bunu çok önemsiyorum çünkü eğitimi öğretmenlerimizin omzunda yükselecek bir kurum olarak görüyorum. Bu küresel salgın döneminde gördük ki öğretmenlerimiz, bu zor zamanlarda yüz yüze eğitime göre çok daha meşakkatli uzaktan eğitimi büyük bir başarıyla sürdürüyor. Elbette problemlerimiz, eksiklerimiz var ama bunun bütün dünyada olduğunu da unutmamakta fayda var." diye konuştu.
 
Açılışı yapılan eğitim kurumlarından çok daha fazlasını hayata geçireceklerini anlatan Selçuk, 15 Şubat'tan bugüne kadar Türkiye'nin birçok ilinde eğitim yatırımlarını hayata geçirdiklerini kaydetti.
 
"Çocukların atölyelerde bulunmasını çok önemsiyorum"
Selçuk, böyle bir dönemde yeni okullar yapmanın, güçlendirmeleri tamamlamanın, çocuklar için okul ortamlarını çok daha yaşanılır kılmanın ve güzel atmosferler oluşturmanın, temel vazifeleri olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Sakarya'nın bir başka hususiyeti var. Tasarım beceri atölyelerinde en çok atölye yapan şehirlerin başında geliyor. Bu benim için tarif edilmez bir mutluluk çünkü çocukların atölyelerde bulunmasını çok önemsiyorum. Çocukların üretmesini, ürün sergilemesini, bunun sunumunu yapmasını ve eser ortaya koymasını, yeteneklerini ve ilgilerini keşfetmesini çok çok önemsiyorum ve bunu atölyelerde kolaylıkla yapıyoruz." 
 
Bu ortamlar artıkça Türkiye'nin dünyayla, çocukların dünyadaki akranlarıyla rekabeti konusunda da büyük mesafeler aldıklarına dikkati çeken Selçuk, çocukların yeni başarı hikâyeleri yazmalarını önemsediğini söyledi.
 
Öğretmen destek noktasının açılmasının öğretmenler için ayrı önem taşıdığına işaret eden Selçuk, burada uzay astronomi, STEM, ahşap, metal, müzik, dramayla ilgili atölyelerde öğretmenlerin sertifika almaları ve kendini geliştirmelerinin öğrencilere daha yararlı olacağını vurguladı. 
 
Selçuk, tüm bu imkânları ortaya koyarak, teknolojiyi kullanarak içeriği zenginleştireceklerini ve daha çok yol alacaklarını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Burası bir deprem bölgesi, ayrı bir hassasiyet göstermek lazım. Bir çocuğun bulunduğu okul binasını defalarca hayal etmek lazım. O çocuğun okuldaki mutluluğunu nasıl artırırız noktasında kendimize defalarca soru sormamız lazım. Bu yüzden de Sakarya'nın deprem bölgesi olarak okul güçlendirmesi ve yıkılan okulların yeniden yapılması konusundaki çabalarını ayrı bir gayretle destekliyoruz. Buna ayrı bir önem veriyoruz çünkü deprem bölgesindeki çocuklarımızın bazı önceliklerinin olması gerektiğine de gönülden inanıyoruz."  
 
Bakan Selçuk, tüm bunları yaparken de hayırseverleri anmadan geçmek istemediğini, onların desteğinin çok önemli olduğunu belirtti.
 
Sakarya'nın Kovid-19 risk haritasında "çok yüksek riskli" grupta yer aldığını hatırlatan Selçuk, şunları kaydetti: "Sakarya'yı en kısa zamanda maviye doğru yöneltmeyi hepinizden ayrı ayrı istirham ediyorum. Bugün okulda çocukları gördüm, onların gözündeki pırıltıyı gördüm, sıralarda oturamayıp kıpır kıpır hareketlendiklerini gördüm, öğretmenlerimizin sevincini gördüm. Bu sevinci daha artırmamız lazım. Okullarımızı salgınla ilgili olarak çok daha güvenilir hâle getirmek için emin olun elimizden geleni fazlasıyla yapmaya çalışıyoruz. Daha da yapacağız, ilerleteceğiz ama halkımıza da büyük görev düşüyor. Kırmızıdan maviye doğru çok kısa bir sürede bitecek yolculuğu, en kısa dönemde görmek istiyoruz. Bunun için desteklerinizi bekliyoruz."
 
Vali Kaldırım: "Sıkıntıları fırsata çeviren ülkeler, şehirler başarılı olur"
Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım, Bitlis'te helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan askerlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı diledi.
 
Sakarya'nın üreten bir şehir olduğunu belirten Kaldırım, "Sakarya; sanayi, tarım, turizm şehri. Varlıkları, potansiyeli çok güçlü. Sıkıntılı günlerden geçiyoruz ama sıkıntıları fırsata çeviren ülkeler, şehirler başarılı olur. Şu anda online eğitimde en başarılı ülkelerden biriyiz. Bunu da sayın Bakanımızın ortaya koyduğu vizyona, perspektife, performansa borçluyuz." diye konuştu. 
 
Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce de Bitlis'te şehit olan askerlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı dileğinde bulundu.
 
Okul yıllarının unutulmaz anılarla dolu olduğunu dile getiren Yüce, "Sakarya malum riskli iller arasında. Yavrularımızın okullarına, öğretmenlerine kavuşması için hep birlikte çalışacağız. İl Hıfzıssıhha Kurulunun aldığı kararlara eksiksiz uyulacak ve haritadaki kırmızı rengimizi en kısa zamanda inşallah maviye çevireceğiz. İnşallah omuz omuza bu mücadeleyi birlikte kazanacağız." ifadelerini kullandı.
 
AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan Atabek de ülke olarak salgınla ciddi mücadele edildiğini vurgulayarak şunları kaydetti: "Şehrimizdeki evlatlarımız; öğretmenlerini, okullarını çok özledi. Bu nedenle tüm vatandaşlarımızı hassasiyete davet ediyorum. İnşallah kırmızıdan maviye döneriz ve evlatlarımız okullarına, öğretmenlerimiz öğrencilerine kavuşur. Zor bir dönemden geçiyoruz ama bir taraftan da yatırımlara destek veriyoruz. Şehrimizde 55 eğitim alanı revize edildi. Bu anlamda İl Millî Eğitim Müdürümüze, ekibine ve Bakanımıza çok teşekkür ediyorum. Sakarya'nın deprem bölgesi olması nedeniyle bu okulların revize edilmesi çok önemliydi. Evlatlarımız daha güvenli eğitim alanlarında eğitimlerine devam edecek." 
 
Konuşmaların ardından yapımı tamamlanan eğitim tesislerine canlı bağlantı kurarak bilgi alan Bakan Selçuk, protokol üyeleri ve öğrencilerle açılış kurdelesini kesti.
 
Sakarya'daki temasları kapsamında Valiliği ziyaret eden Bakan Selçuk, Şeref Defteri'ni imzaladıktan sonra Vali Çetin Oktay Kaldırım ile basına kapalı görüşme gerçekleştirdi. 
 
Daha sonra Büyükşehir Belediyesinde yetkililer ve vatandaşlarca karşılanan Bakan Selçuk'a çiçek takdim edildi. 
 
Selçuk, Sakarya'da eğitime dair konuları gözden geçirmek, istişarelerde bulunmak ve geleceğe dair birtakım tasavvurları ortaya koymak için kentte bulunduklarını söyledi. 
 
Sakarya'nın gelişmesi için gerekli maddi ve manevi unsurları ortaya koyacaklarını dile getiren Selçuk, şöyle devam etti: "Geleceğe dair başarı hikâyelerini temellendirmek, mevcut başarı hikâyelerinin üstüne katlayarak yenilerini koymak vazifemiz. Bizler şikayet makamı değil, çözüm makamıyız. Bu yüzden şartlar ne olursa olsun, o şartın gereğini yerine getirmek, bu konuda alınabilecek her türlü tedbiri almak ve umudu asla yitirmemek bizim görevimiz. Bu görev şuuru içerisinde de Sakarya'da eğitimin daha da yükseklere taşınması, çocuklarımızın, öğretmenlerimizin gözündeki pırıltıların artması birinci önceliğimiz.
 
Çocuklarımızın dünyadaki akranlarıyla rekabet edebilmesi, yarışabilmesi ve bu yarışma neticesinde de bayrağımızın gölgesi altında dimdik ayakta durabilmesi, temel gayelerimiz arasında. Devletin bütün kurumlarının dayanışma içerisinde eğitime dair ortaya koyduğu yapılanmanın, yeniliklerin, müjdelerin gerçekleştirilmesi için gösterilen birliğe, beraberliğe teşekkür ediyorum. Bundan sonra da bütün imkânlarımızı; çocuklarımızın geleceği, bu ülkenin ufku için tabii ki işe koşacağız."
 
"Zorluklardan yılmamak gerekiyor"
Bakan Selçuk, geleceğe dair daha fazla umutlanacak bir dönemde bulunulduğuna işaret ederek, "Zorluklardan yılmamak ve mevcut güçlüklere bakıp da yılmamak gerekiyor. Kendimize hedef koyalım. Bu hedefleri gerçekleştirme noktasında bir görev şuuru içerisinde olursak memnuniyet duyarız." dedi.
 
Selçuk, açıklamasının ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce ile makamında görüştü. 
 
Ziyaretlerde, AK Parti Sakarya Milletvekilleri Çiğdem Erdoğan Atabek ve Kenan Sofuoğlu, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, İl Jandarma Komutanı Albay Aydın Kutlu ve AK Parti İl Başkanı Yunus Tever de yer aldı.

Devamını Oku

Cumhurbaşkanı Erdoğan, helikopter kazasında şehit olan askerler için düzenlenen cenaze törenine katıldı


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bitlis’in Tatvan ilçesindeki askerî helikopter kazasında şehit düşen Korgeneral Osman Erbaş, Astsubay Üstçavuş Nazmi Yılmaz, Albay Şentürk Aydınyer, Yüzbaşı Salih Sarıoğlu, Astsubay Kıdemli Başçavuş Mehmet Demir, Astsubay Kıdemli Üstçavuş Ömer Umulu, Pilot Yüzbaşı Tayfun Kureş, Pilot Yüzbaşı Gökhan Uysal, Astsubay Kıdemli Çavuş Şükrü Karadirek, Uzman Çavuş Tolga Demirci ve Uzman Çavuş Hakan Gül için Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde düzenlenen cenaze törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, camiye gelişinde şehit ailelerine taziyelerini ileterek, cenaze namazı için safta yerini aldı.
Diyanet İşleri Başkan Yardımcıları Osman Tıraşçı ve İbrahim Hilmi Karslı’nın kıldırdığı cenaze namazlarının ardından cemaate seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit askerlere Allah’tan rahmet, ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve Türk Milleti’ne başsağlığı diledi.

“Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler, ancak siz bilemezsiniz” ayetini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Korgeneral Osman Erbaş komutanımız, komutanlığın ötesinde tevazu ile duruşuyla çok çok farklı mütevazı bir insandı. Ve yanındaki yine kardeşlerimle beraber çıktıkları bir yolculuk esnasında meydana gelen bu elim kaza ile emaneti sahibine teslim ettiler” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi 11 şehidimizi Hakk’a uğurlarken, biz diri olan bu şehitlerimizle inşallah sevgili Habibi’nin sancağı altında da bir oluruz” temennisini dile getirerek, şöyle konuştu: “Tezkiyeyle bu cenaze namazına katılan tüm kardeşlerimiz, zaten sizler özellikle tezkiye ettiniz. Hocamızın da ifade ettiği gibi biz şehitlerimizi tezkiyesine muhtacız çünkü onlar bizim için bir yolculuktaydılar ve bu yolculukta da mukadder olan ölümle karşı karşıya kaldılar. Hepimiz için mukadder olan bir ölüm var. Şehadet bunların en yücesi. Rabbim bizlere de bu makamı inşallah nasip eder, hele hele din uğrunda, vatan uğrunda bu makama kavuşmak her yiğidin kârı değil. Rabbim bir mükâfat olarak bunu bizlere lütfederse ne kadar güzel. Temenni ederim ki Rabbim bizlere de bunu nasip eder.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitler için Fatiha okuyarak, tüm şehitlere bir kez daha Allah’tan rahmet diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, askerlerin omuzlarında cenaze arabalarına taşınan naaşların ardından, şehit aileleriyle bir süre yürüdü.

Devamını Oku
Cumhurbaşkanı Erdoğan, helikopter kazasında şehit olan askerler için düzenlenen cenaze törenine katıldı