Hakkında
Henüz açıklama eklenmemiş!
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

ÖZER: 2020 YILINDA LGS'DE BAŞARI DEVAM EDİYOR

Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer'in yazısı şöyle: 
"Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında lise yerleştirmeleri 2019 yılında başarılı bir şekilde tamamlanmıştı. 2020 yılında 8'inci sınıf öğrencisinde yaklaşık 500 bin öğrenci artışı nedeniyle çok sorun yaşanacağı sıklıkla dile getirilmişti. Bu sıkıntıların üzerine küresel ölçekte yaşanan Covid-19 salgınının başlaması sürecin çok daha sıkıntılı geçeceği yönünde kimi endişelere yol açmıştı. Ancak, yerleştirme sonuçları, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) süreci başarılı bir şekilde tamamladığını ortaya koydu. Bu yazıda 2020 LGS ilk yerleştirme sonuçları kısaca değerlendirilecektir.
 
Kapasite Arttırıldı
Öğrenci artışı nedeniyle 2020 LGS'ye yönelik hazırlık çalışmalarımıza 2019-2020 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla hız verdik. 2019'da olduğu gibi 2020'de de bakanlığımızın ilgili tüm birimleri ve 81 il müdürümüzün katılımlarıyla süreci birlikte yönettik. Böylece, bir taraftan sorunları tüm tarafların yakından görme imkânı arttığı gibi diğer taraftan sorunların çözümünde doğru ve hızlı karar alabilme kabiliyeti de arttı. İlk adımda sayısı artan 8'inci sınıf öğrencilerinin tamamına liselerde yeterli kapasite oluşturabilmek için il ve ilçelerde mevcut durumlar ve ihtiyaçlar bire bir belirlenerek mevcut okul yatırımları ihtiyaç durumuna göre yeniden yapılandırıldı. Her öğrenciye özellikle sınavsız okullarda yer oluşturabilmek için uzun soluklu çalışmalar başarılı bir şekilde tamamlandı. Artan öğrenci sayısını dikkate alarak sınavlı okul öğrenci kapasitesi de 2019 yılına göre yaklaşık yüzde 53 artırıldı. Diğer taraftan özellikle büyükşehirler için daha kritik olan sınavlı okul tercih sayısında iyileştirmeye gidilerek tercih sayısı 5'ten 10'a çıkartıldı. Böylece öğrencilerin tercihleriyle mevcut imkânlar arasındaki uyuşma oranının arttırılması hedeflendi. Ayrıca, 2019 yılında sınavla öğrenci alan Anadolu Lisesi bulunmayan 21 ilde de sınavla öğrenci alan en az bir Anadolu Lisesi açılarak 81 ilde sınavlı okullara erişim imkânı arttırıldı.
 
COVİD-19 tedbirleri alındı
Covid-19 salgını sonrası okulların da kapatılması nedeniyle 2020 LGS kapsamındaki merkezi sınavda yeni düzenlemeler yapıldı. Öncelikle merkezi sınav kapsamı 8'inci sınıfın birinci dönemiyle sınırlandırıldı. Diğer taraftan sınavdaki sosyal mesafeyi kontrol altına alabilmek ve salgın ortamında sınav binalarını görme endişesini ortadan kaldırmak için her öğrencinin kendi okulunda sınava girebilmesi sağlandı. Böylece bir önceki yıla göre sınav bina sayısı beş kat artırıldı. Okulların dezenfeksiyonları sağlandı ve tüm öğrenci ve sınav görevlilerine ücretsiz maske verildi. Ayrıca, sosyal mesafe kuralının uygulanabilmesi için sınav öncesi, sınav sırası, sınav arası ve sınav sonrası süreçlerde her türlü tedbir alındı. İlk kez bu ölçekte bu koşullarda sınav yapan MEB, 20 Haziran 2020 tarihinde yapılan sınavı sorunsuz ve başarı ile tamamladı. 81 ilde tüm yöneticiler süreci başarılı bir şekilde yönettiler. 2019'da olduğu gibi 2020'de de da hiçbir soru iptali olmadı.
 
Sınavlı Okullarda Doluluk Oranı Yüzde 99
MEB, 2019 yılında olduğu gibi 2020 yılında da yerleştirme sonuçlarını ayrıntılı bir raporla açıkladı. Sınavlı okul kapasitesinde yüzde 50'nin üzerindeki kapasite artışına rağmen sınavlı okullar yüzde 99.32 oranında doldu. Fen liseleri, sosyal bilimler liseleri ve Anadolu liseleri yüzde 100 oranında dolarken Anadolu imam hatip liselerinde doluluk oranı yüzde 99.8 ve mesleki ve teknik Anadolu liselerinde doluluk oranı yüzde 97 olarak gerçekleşti.
 
Öğrencilerin Yüzde 92'si Tercih Ettikleri İlk 3 Liseden Birisine Yerleşti
2019'da sınavsız yerel yerleştirme kapsamında liselere yerleşen öğrencilerin ilk üç tercihinden birisine yerleşme oranı yüzde 91 iken, öğrenci sayısındaki ciddi artışa rağmen 2020'de bu oran yüzde 92'ye yükseldi. Bu oran, yerleşen öğrencilerin memnuniyetlerinin arttığını göstermesi bakımından oldukça önemli bir göstergedir. Bu orandaki yükseklik aynı zamanda MEB'in süreci tüm zorluklara rağmen ne kadar başarılı bir şekilde yürüttüğünü göstermektedir.
 
Lise Türlerinde İlk Üç Tercihe Yerleşme Oranı Yükseldi
Sınavsız yerleştirmede Anadolu lisesi, Anadolu imam hatip lisesi ile mesleki ve teknik Anadolu lisesine yerleşen öğrencilerin ilk üç tercihlerine yerleşme oranları hem okul türlerine yönelik bilinçli yönelimi göstermesi bakımından hem de genel olarak sınavsız yerleştirmede öğrencilerin memnuniyetlerini göstermesi açısından çok önemlidir. 2019 yılında bu göstergede oldukça yüksek bir oran elde edilmişti. 2020 yılında da benzer eğilimin sürmekte olduğu görülmektedir.
 
2019 sınavsız yerleştirmede öğrencilerin yüzde 52'si birinci tercihlerine yerleşmişlerdi. 2020 yılında ise bu oran yüzde 49 olarak gerçekleşti. Öğrenci sayısındaki ciddi artış göz önüne alındığında kısmi düşüşe rağmen sınavsız yerel yerleştirmede öğrencilerin yarısının birinci tercihlerindeki liselere yerleşebildikleri görülmektedir.
 
Anadolu liselerine 2019 yılında yerleşen öğrencilerin yüzde 99'u ise ilk üç tercihlerinde yer alan bir Anadolu lisesine yerleşirken 2020 yılında da bu oran yine yüzde 99 olarak gerçekleşti. Benzer şekilde Anadolu imam hatip liselerine sınavsız yerleşen öğrencilerin yüzde 87'si ise ilk üç tercihlerinde yer alan bir Anadolu imam hatip lisesine yerleşirken 2020 yılında bu oranın yüzde 87.26'ya yükseldiği görülmektedir.
 
Bu kapsamda en yüksek iyileşme mesleki teknik eğitimde gerçekleşmiştir. 2019 yılında mesleki ve teknik Anadolu liselerine yerleşen öğrencilerin yüzde 41'i birinci tercihlerindeki bir mesleki ve teknik Anadolu lisesine yerleşirken bu oran 2020 yılında yüzde 43'e yükselmiştir. Yine 2019 yılında mesleki eğitime yerleşen öğrencilerin yüzde 79'u ilk üç tercihlerinde yer alan bir mesleki ve teknik Anadolu lisesine yerleşirken bu oran 2020 yılında yüzde 82'ye yükselmiştir. Ayrıca, mesleki eğitime sınavlı ve sınavsız yerleşen öğrenci sayısı 2019 yılına göre yüzde 40 arttı.
 
Sonuç olarak MEB, LGS kapsamında liselere yerleştirmeyi son iki yıldır başarılı bir şekilde yürütmektedir. Özellikle 2020 yılında liselere yerleştirilecek öğrenci sayısındaki ciddi artış ve Covid-19 salgınına rağmen 2019 yılına göre yerleştirme performans göstergelerinin çoğunda iyileşme olması oldukça önemlidir. Bu iyileşmede, sistemin uygulanmasında sürecin yakından takip edilip gerekli iyileştirmelerin hızla yapılmasının ve ilgili tüm paydaşların sürece dâhil edilmesinin çok büyük katkısı olmuştur."

Devamını Oku

ÖZER: SINAVLI OKULLARIN TAMAMI DOLDU, MESLEK LİSELERİ YÜKSELEN YILDIZ OLDU

2020 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında sınavlı ve sınavsız merkezî yerleştirme sonuçları açıklandı. Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, sonuçları bir gazeteye verdiği röportajında değerlendirdi.
 
Özer'in röportajı şöyle: 
"Bu sene LGS için zorlu bir yıldı. 8. sınıf öğrenci sayıları 2019'a göre 500 bin artmıştı. Bu nedenle öğrencilerin istedikleri liselere yerleşmelerinde büyük sorunlar yaşanacağı endişesi vardı. Diğer taraftan, Kovid-19 salgını başlayınca okullar tatil edilmiş ve birçok sorun ortaya çıkmıştı. Bu koşullarda sınav nasıl yapılacaktı? LGS sınavına katılan 1 milyon 472 bin 88 öğrencinin 571 bin 704'ü sınavla öğrenci alan okullar için tercihte bulundu. Tercihleri neticesinde 2020 yılında 212 bin 485 öğrenci sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarına yerleştirildi. Biz de süreci ve sonuçları, sürecin koordinasyonundan sorumlu MEB Bakan Yardımcısı Mahmut Özer ile konuştuk. Özer, sınav puanı ile öğrenci alan mesleki ve teknik Anadolu liselerine yerleşen öğrenci sayısının yüzde 64 arttığını belirtti ve "Mesleki eğitime yerleşen öğrenci sayısında 2019'a göre artış %40 oldu" dedi.
 
Kapasite artırıldı
 
SORU: Bu yılki LGS sürecini 2019'la karşılaştırır mısınız?
CEVAP: 2020 yılını LGS sisteminin iyileştirilmesi için bir fırsat olarak gördük. Ancak bir sorunumuz vardı, öğrenci sayısı önemli oranda artmıştı. Önceliğimiz, tüm öğrencilere sınavsız okullarda kapasite oluşturmaktı. Bu nedenle tüm illerimizi ayrıntılı bir şekilde değerlendirmeye aldık. Okullarımızın fiziki kapasitelerini ve mevcut okul yatırımlarımızı birlikte değerlendirdik. Sonunda hemen hemen tüm illerimizde yerleştirilecek öğrenci sayısının üzerinde kapasite oluşturduk. Sınavlı okul kapasitesini de bu sene %53 artırdık. Aylar süren çalışmaların meyveleri bu yılki sonuçlarda açık bir şekilde ortaya çıktı.
 
SORU: Sınavlı okullarda kapasite artırımına rağmen doluluk oranı oldukça yüksek...
CEVAP: Sınavlı okulların hemen hemen tamamı doldu. Fen, Anadolu ve sosyal bilimler liselerinde doluluk oranı %100. Anadolu imam hatip liselerinde doluluk oranı yüzde 99.8 ve mesleki ve teknik Anadolu liselerinde yüzde 97 olarak gerçekleşti. 2019'a göre sınavlı okullara yerleşen öğrenci sayısındaki en fazla artış yüzde 69 ile Anadolu liselerinde yaşanırken ikinci en büyük artış yüzde 64 ile mesleki ve teknik Anadolu liselerinde gerçekleşti.
 
İlk tercihe yerleştiler
 
SORU: Bu yıl sınavsız yerleştirme rakamları nasıl?
CEVAP: Verilen emekler göstergelere olumlu yansıdı. 2019'da sınavsız okullara yerleşen öğrencilerin yüzde 91'i ilk üç tercihinde yer alan bir liseye yerleşmişti. Artan öğrenci sayısına rağmen bu oran bu yıl %92'ye yükseldi. Sınavsız okullara yerleşen öğrencilerin %49'u ise birinci tercihlerinde yer alan bir liseye yerleşebildiler. Yani sınavsız yerleşen her iki öğrenciden biri, birinci tercihinde en çok istediği bir liseye yerleşebildi. Bu sonuç, öğrenci sayısındaki artışa rağmen sürecin öğrenci memnuniyeti açısından ne kadar iyileştirildiğini gösteriyor.
 
SORU: Peki, bu iyileştirme sadece belirli lise türlerinde mi gerçekleştirildi?
CEVAP: Hayır. Bizim birinci önceliğimiz her öğrencinin istediği lise türüne erişimini artırmak. Kapasite oluştururken de buna öncelik verdik. Bu önceliğimiz, yerleştirme sonuçlarından da takip edilebiliyor. 2019'da Anadolu liselerine yerleşen öğrencilerin %99'u, yani neredeyse tamamı, ilk üç tercihlerinde yer alan bir Anadolu lisesine yerleşmişti. Bu oran 2020'de de değişmedi ve %99 olarak gerçekleşti. Diğer taraftan 2019'da Anadolu imam hatip liselerine yerleşen öğrencilerin %87'si ilk üç tercihlerinde yer alan bir Anadolu imam hatip lisesine yerleşmişlerdi. 2020'de bu oranda kısmi bir iyileşme oldu. En büyük iyileşme mesleki eğitimde oldu. 2019'da mesleki ve teknik Anadolu liselerine yerleşen öğrencilerin %79'u ilk üç tercihlerinde yer alan bir mesleki ve teknik Anadolu lisesine yerleşmişti. 2020'de bu oran %82'ye yükseldi. Bu sonuçlar, öğrencilerin belirli lise türlerine yerleştirme sisteminden kaynaklanan zorunluluklardan dolayı değil, tam tersine isteyerek ve tercih ederek yerleştiklerini gösteriyor. Aynı zamanda sistemin ürettiği sonuçların, memnuniyeti her yıl giderek artırdığını da göstermektedir.
 
Mesleki eğitimde öğrenci arttı
 
SORU: Kovid-19 salgınıyla mücadele günlerinde mesleki eğitimin sergilediği performans toplumun takdirini toplamıştı. Bu takdir 2020 LGS sonuçlarına yansıdı mı?
CEVAP: Elbette... Sınav puanı ile öğrenci alan mesleki ve teknik Anadolu liselerine yerleşen öğrenci sayısı %64 arttı. Bu çok önemli bir gösterge. Diğer taraftan 2019'da sınavlı ve sınavsız öğrenci alan okullara toplam 298 bin 153 öğrenci yerleşmişken 2020'de bu sayı 417 bin 233'e yükseldi. Yani, mesleki eğitime yerleşen öğrenci sayısında 2019'a göre artış %40 oldu. Çok önemli bir artış. Tüm bu sonuçlar mesleki eğitime öğrenci yöneliminin tesadüf olmadığını, iyileştirmeler yapıldıkça ve herhangi bir zorlama olmaksızın öğrencilere imkânlar ve alternatifler sunuldukça öğrenci yöneliminin de kendiliğinden arttığını gösteriyor.
 
%1'lik dilimden öğrenci
 
SORU: 2019'da mesleki eğitime %1'lik dilimden öğrenci almıştınız. Bu sene durum nasıl?
CEVAP: 2019'da ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi %1'lik dilimden öğrenci almıştı. İlk kez mesleki eğitim %1'lik başarı diliminden öğrenci alıyordu. 2020'de bu iki okulumuz da %1'lik dilimden öğrenci almaya devam etti. Bunlara İstanbul'da bir okulumuz daha eklendi. Yine bu kapsamda bu yıl İstanbul'da kurduğumuz ve ilk kez öğrenci almaya başlayan Teknopark İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi de binde 47'lik dilimden öğrenci aldı. Benzer şekilde yüzde 1-10 başarı diliminden öğrenci alan mesleki eğitim okul sayısı artmaya başladı. Ayrıca, bakanlığımızla Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TOBB, İSO, İTO ve İTÜ arasında işbirliği kapsamına alınan mesleki ve teknik Anadolu liselerinin doluluk oranları yüzde 100'e ulaştı. Sonuçlara bir bütün olarak bakıldığında mesleki eğitimde sadece öğrenci sayısı artmıyor, akademik olarak başarılı öğrenciler de artık mesleki eğitimi seçiyor.
 
Telaş etmeyin, iki nakil daha var
 
SORU: Yerleştirme süreci devam edecek değil mi?
CEVAP: Evet. Şu anda sadece birinci yerleştirme sonuçlarını açıkladık. Yerleştirmeye esas iki nakil yapılacak. Dolayısıyla bir ortaöğretim kurumuna yerleşemeyen öğrencilerimizin telaşlanmasını gerektiren bir durum yok. Yeniden tercihlerini yapıp süreci takip etmeleri yeterli. Sonrasında il ve ilçelerde yerleştirme komisyonları devreye girecek. Sürecin sonunda birinci yerleştirmede yerleşen öğrenciler için başka okullara tercih kapsamında yerleşebilme imkânı devam ederken yerleşemeyen öğrencilerin tamamını da bu sürecin sonunda yerleştireceğiz.
 
SORU: Gelecek yıllar için LGS'de bir hedefiniz var mı?
CEVAP: 2019'da yaptığımız iyileştirmelerle LGS sistemi oturdu. 2020'de de aynı sistemi küçük iyileştirmelerle kullandık ve daha iyi bir noktaya geldik. Burada en önemli nokta sınava girmeden yapılan yerleştirmede öğrenci memnuniyetini artırabilmek. Bunun da önemli bir göstergesi, sınavsız yerleştirmede birinci tercihe yerleşen öğrenci oranıdır. 2020'de bu oran %49 olarak gerçekleşti. Yani, öğrenci sayısındaki ciddi artışa rağmen sınavsız yerleşen iki öğrenciden birisini birinci tercihinde yer alan bir liseye yerleştirebildik. Bu oldukça önemli bir başarı. Bu oranı her yıl artırmak istiyoruz. Bu nedenle sınavsız yerleşen öğrencilerin 2021'de en az yüzde 60'ını, 2022'de ise en az yüzde 70'inin birinci tercihinde yer alan liseye yerleştirmeyi hedefliyoruz. 2021'de 8. sınıf öğrenci sayısı bu yıla göre önemli oranda düşeceği için bu hedefi tutturacağımıza inanıyorum.
 
TAKVİM:
24-26 Ağustos 2020: İl/İlçe Öğrenci Yerleştirme ve Nakil Komisyonlarınca Yerleştirme Başvurularının Alınması
 
28 Ağustos 2020: İl/İlçe Öğrenci Yerleştirme ve Nakil Komisyonlarınca Yerleştirmelerin Tamamlanması
 
Bakan Yardımcısı Özer'in, 2020 LGS sonuçları bağlamında meslek liselerinin durumuna ilişkin değerlendirmesi ise bir gazetede şöyle yer buldu: 
 
Yükselen yıldız meslek liseleri
LGS sonuçlarına göre bu yıl meslek liselerinin yıldızı parladı. Pandemi boyunca dezenfektan ve maske üretimleriyle öne çıkan mesleki ve teknik Anadolu liselerine yerleşen öğrenci sayısı, geçen yıla göre yaklaşık %40 arttı.
 
Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sonuçlarında kuşkusuz en çarpıcı unsurlardan biri de meslek liselerinin yıldızının parlaması oldu. Merkezi sınav puanıyla ve yerel olarak mesleki ve teknik Anadolu liselerine yerleşen toplam öğrenci sayısı 2019 yılına göre yüzde 39.94 artış gösterdi. Bu sonuçla mesleki ve teknik Anadolu liseleri, 2019 yılına göre en fazla artış gösteren lise türü oldu.
 
İş bulma beklentisi
Bu ilginin altında istihdam odaklı iş birlikleri kurulması, sektörün önde gelen kuruluşları ile ortak kurumlar açılması, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu alanlar oluşturulması etkili oldu. Pandemi döneminde birçok hastanenin ve kamu kurumunun maske ve dezenfektan ihtiyacını karşılayan meslek liselerindeki algının düzelmesi, mezuniyet sonrası iş bulmanın kolaylaşacağının düşünülmesi bu okullara ilgiyi arttırdı.
 
İstihdam odaklı işbirliği
Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, bu ilginin nedenini şöyle açıkladı: "Bakanlık olarak mesleki eğitimi güçlendirmek için son iki yılda çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Özellikle sektörleri eğitim süreçlerinin tamamına dahil ederek istihdam odaklı bir işbirliği modeli geliştirdik. TOBB, İSO, İTO, ASO ve ATO gibi sektörün güçlü temsilcileri ile bu kapsamda sağlam işbirlikleri kurduk."
 
Pandeminin etkisi
Özellikle COVID-19 salgını ile mücadele günleri, güçlenen mesleki eğitimin sadece iş piyasasının ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştirmediğini, ayrıca böyle olağanüstü günlerde üretim kapasitesiyle de devletinin ve toplumunun yanında güçlü bir şekilde durabileceğini gösterdi. Bu süreç, mesleki eğitimin algısının iyileşmesi için çok önemli katkı sundu. Sürecin bütünü LGS yerleştirmelerine de olumlu yansıdı. 2019 yılında mesleki eğitime yerleşen öğrenci sayısı 2018 yılına göre yüzde 17 artmışken, 2020 yılında öğrenci sayısı 2019 yılına göre %40 arttı. Sınavlı mesleki ve teknik Anadolu liselerine yerleşen öğrenci sayısı 2019 yılına göre yüzde 64 arttı. Mesleki eğitim okullarına sınavsız yerleşen öğrencilerin ilk üç tercihlerindeki bir mesleki ve teknik Anadolu lisesine yerleşme oranı %82'ye yükseldi."
 
Salgın döneminde itibar kazandılar
Koronavirüs önlemleri kapsamında mesleki ve teknik Anadolu liseleri üretim kapasitesini harekete geçirdi. Tam da bu dönemde ihtiyaç duyulan dezenfektandan maskeye, tek kullanımlık önlük ve tulumdan yüz koruyucu siperlik üretimine kadar çok sayıda ihtiyaç duyulan malzemeler üretildi. Mesleki ve teknik eğitim kurumlarının üretim çeşitliliği ve kapasitesi arttırıldı. Bu sürecin en önemli katkısı mesleki eğitimin eski itibarlı günlerindeki öz güvenini tekrar kazanması oldu. Amerika ve Avrupa ülkelerinde bu okullar örnek gösterildi.
 
Kontenjanları da arttı
2020 yılında yapılan merkezi sınava toplam 1 milyon 472 bin 088 öğrenci katıldı. Kontenjan düzenlemeleri kapsamında sınavla öğrenci alan Anadolu liselerinde %69, mesleki ve teknik Anadolu liselerinde %62, Anadolu imam hatip liselerinde %45, fen liselerinde %35 ve sosyal bilimler liselerinde %35 kontenjan artışı oldu.
 
'İsteyerek seçiyorlar'
Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, artık öğrencilerin meslek liselerini zorunluluktan değil isteyerek seçtiklerini söyledi: "Öğrenciler artık zorunlu olarak değil, tercih ederek mesleki eğitime geliyor ve tercihlerinde üst sıralarda istedikleri okullara yerleşiyor. Diğer taraftan en yüksek puanlı öğrencilerin olduğu %1'lik dilimden öğrenci alan mesleki ve teknik Anadolu lisesi sayısı arttı. Bu artık tarihi bir kırılma noktasına işaret ediyor."

Devamını Oku

HALI SAHALAR YARIN İTİBARİYLE AÇILIYOR

Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerine gönderilen yazıda, yarından itibaren (12 Ağustos Çarşamba) halı sahaların açılması tebliğ edildi.
Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerine gönderilen yazıda, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Türkiye Futbol Federasyonunca belirlenen branşa özgü kurallar dikkate alınarak halı saha spor tesislerinin gerekli tedbirleri alarak yarın itibariyle açılması bildirildi.
Tesislerdeki ihlalleri İl Hıfzıssıhha Kurulları denetleyecek.
 
Halı saha tesisleri hangi kurallara dikkat edecek?
Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından belirlenen kurallara göre, halı saha tesislerinde dikkat edilecek hususlar ise şöyle;
 

Devamını Oku
HALI SAHALAR YARIN İTİBARİYLE AÇILIYOR

BAKAN KASAPOĞLU’NDAN ADALAR ÇIKARMASI

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İstanbul Adalar’da bir dizi ziyarette bulundu. Kınalıada, Burgazada, Heybeliada ve Büyükada’da sporla dolu bir gün geçiren Bakan Kasapoğlu, Adalar’daki futbol sahaları ve su sporları kulüplerini ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Adalar esnafı ve vatandaşlarla da bir araya gelen Bakan Kasapoğlu, Lefter Küçükandonyadis ve İstanbulsporlu Kostas Kasapoğlu’nun da kabrini ziyaret etti.
Adalarda sporla dolu bir gün
Bakan Kasapoğlu ilk durağı olan Kınalıada’daya geliş yolunda seyahat ettikleri Teknenin kaptan koltuğuna oturdu tekne kullandı. Karşıdan geçen diğer tekneleri selamladı. Kınalıada’da  önce Taksim Spor Kulübü yöneticileriyle buluştu. Ardından Adalar esnafıyla bir araya gelen Kasapoğlu, sporcu gençlerle yakından ilgilendi. Gençlerle sohbet ederek onlara kitap armağan etti.
Kınalıada Su Sporları Kulübü Başkanı Emre Burçkin ile de bir araya gelen Bakan Kasapoğlu kulüp Çalışmaları hakkında da bilgi aldı. Başkan Emre Burçkin tarafından Bakan Kasapoğlu’na Kınalıada Su Sporları Kulübü Fahri üyelik belgesi takdim edildi.
“Adalara yönelik yatırımların daha güçlü şekilde devam ettireceğiz”
Kınalıada’da basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Kasapoğlu adalar ziyareti ile ilgili mutluluğunu dile getirerek “Ada halkıyla, gençlerimizle sporcularımızla bir arada olmak bizim için büyük mutluluk. Pırıl pırıl gençlerimizin yarınlarına yönelik adalardaki yatırımlarımızı bugün inceledik istişarelerde bulunduk. Adalardaki hem gençlerimizi, hem sporcularımızı, hem de tüm adalar halkını ilgilendiren yarınlara yönelik çalışmalarımızı, inşallah daha güçlü şekilde devam ettireceğiz.” şeklinde konuştu.
Bisiklet turunun ardından yatırımları inceledi
Kınalı Spor Kulübü ziyaretinden sonra Burgazada’ya geçen Bakan Kasapoğlu, esnaf ziyaretinin ardından bisiklet turu yaptı. Tur esnasında Burgazadalıların yoğun ilgisiyle karşılaşan Bakan Kasapoğlu, Adalar Su Kulübü’nü de ziyaret etti. Spor kulüplerinin sorunlarını dinleyen Kasapoğlu, Adalar’a yapılacak yatırımlar hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Kasapoğlu spor kulüplerindeki incelemelerinden sonra Galatasaray’ın efsane kaptanı Uğur Köken ile de bir araya geldi.
Heybeliada’da da Su Sporları Kulübünü ve Çam Limanı Sahasını da ziyaret eden Kasapoğlu’nun son durağı ise Büyükada oldu.
Lefter ve Kostas’a Ziyaret
Büyükada’da önce esnaf ve vatandaşlarla buluşan Bakan Kasapoğlu, Ak Parti ilçe başkanlığını da ziyaret etti. Esnaf ve Ada sakinleri ile sohbet eden Bakan Kasapoğlu ziyaret ettiği alanlarda çocuklara da kitap dağıttı. Bakan Kasapoğlu Adalar ziyaretinde Fenerbahçe'nin ve milli takımın efsane futbolcularından Lefter Küçükandonyadis ve ‘Penaltıcılar Kralı’ ünvanlı İstanbulsporlu Kostas Kasapoğlu’nun kabrini de ziyaret etti. Kabir ziyareti sırasından Bakan Kasapoğlu’na Lefterin damadı Ömer Katmer eşlik etti.
Kabir ziyareti sırasında usta gazeteci Orhan Ayhan’a konuşan Bakan Kasapoğlu, Lefterin spor tarihimizde ve futbolumuzda çok önemli izleri olduğunu belirterek,  “Biz de bugün Adalar’daki ziyaretlerimizde spor odaklı bir çalışma gerçekleştirdik. Ordinaryusu, Lefteri ziyaret etmeden de gidemezdik. Kendisinin, futbolumuza kazandırdıklarını hem biz bileceğiz hem de gençlerimiz çok iyi bilecek. Bizler de onu minnetle anmaya devam edeceğiz. Spor çok yönlü, pek çok anlamda sosyal etkileri olan bir olgu. Lefter, yaşam boyu spor tarzıyla milli takımımızı başarıyla temsil eden çok önemli bir sporcu. Özellikle gençlerimiz için bugünlerin ve yarınların sporcuları için sembol olan önemli bir isim” açıklamasını yaptı.

Devamını Oku
BAKAN KASAPOĞLU’NDAN ADALAR ÇIKARMASI

TBMM BAŞKANI ŞENTOP'TAN ORUÇ REİS PAYLAŞIMI

Şentop, sosyal medya hesabından, "Mavi Vatan", "Oruçreis" hashtagı ile paylaştığı mesajında, "Mücadele azmini tarihin her devrine cesaretiyle nakşetmiş ve var olma hakkını mücadelesiyle tasdik ettirmiş aziz milletimizin Mavi Vatandaki kahraman evlatlarını selamlıyorum. Yolunuz, milletimizin bahtı gibi açık olsun." ifadelerini kullandı.
Şentop, paylaşımında, FETÖ'nün 15 Temmuz hain darbe girişiminin 3. yıl dönümü olan 2019'da TBMM'nin 15 Temmuz özel oturumunda yaptığı konuşmasından bir bölüme de yer verdi.
TBMM Başkanı Şentop, bu konuşmasında, "Dostlarımız müsterih, düşmanlarımız haberdar olsunlar ki işgal veya ilhak niyetine bu milletin vereceği karşılık, ne zaman olursa olsun 100 yıl öncesinden ve 15 Temmuz gecesinden farklı olmayacaktır. 100 yıl önce memleketin bir kısmı işgal altındayken, milletimizi harekete, ordularımızı taaruza geçiren 'İlk hedefiniz Akdeniz'dir; ileri...' emri, hala diridir, etkilidir ve lüzumu halinde yerine getirilmesi mecburi bir vazifedir. 100 yıl önce manda ve himaye peşinde koşanlara rağmen tam bağımsızlık iradesinde olanlar nasıl kazandıysa bugün de aynısı olacaktır. Türkiye, büyük bir devlettir. Kendisine dostane uzatılan her eli sıkmaya, adalete dayalı her teklifi müzakere etmeye ve milletinin şerefini hesaba katan her teklifi kabule hazırdır. Aksine tavırların ve dayatmaların bu yüce kapıda alıcısı yoktur, olmayacaktır." değerlendirmesinde bulunmuştu.

Devamını Oku
TBMM BAŞKANI ŞENTOP'TAN ORUÇ REİS PAYLAŞIMI

“Ekonomide olduğu gibi enerjide de ülkemizin bağımsızlığı için mücadele etmeyi sürdüreceğiz”


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi’nin dün saat 20.00’de Antalya açıklarından demir alarak görev bölgesine doğru hareket ettiğini belirterek, “Yaklaşık 10 saat süren seyirden sonra bu sabah saat 08.00 itibariyle de çalışmalarına başladı. Ekonomide olduğu gibi enerjide de ülkemizin bağımsızlığı için mücadele etmeyi sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına Lübnan’daki patlama sebebiyle Lübnan halkına başsağlığı ve geçmiş olsun dileyerek başladı.
Lübnan halkının yanında yer almak için tüm imkânları seferber ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun patlama bölgesine giderek ihtiyaç ve talepleri yerinde tespit ettiğini söyledi.
“TÜRKİYE OLARAK SAHADA VE DİPLOMASİ ALANINDA KENDİ PLANLARIMIZI UYGULAMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Gündemlerindeki diğer önemli konunun da Akdeniz ve Ege’de Türkiye’nin haklarını ve hukukunu yok saymaya yönelik girişimlere verdikleri cevaplar olduğu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bilindiği gibi, bölgedeki sismik araştırma faaliyetlerimizi Almanya Şansölyesi Sayın Merkel’in ricası üzerine iyi niyet nişanesi olarak bir süreliğine ertelemiştik. Ancak Yunan tarafı hüsnüniyetle hareket etmediğini bir kez daha göstermiş ve Mısır’la hiçbir hukuki temeli olmayan bir anlaşmaya yönelmiştir. Buradan bir kez daha altını çizerek ifade etmek istiyorum; Türkiye’nin hiç kimsenin hakkında, hukukunda, toprağında, denizinde, meşru çıkarlarında gözü yoktur. Bizim tek talebimiz, bize de aynı anlayışla yaklaşılmasıdır. Türkiye gibi 780 bin kilometrekarelik dev bir toprak parçasını görmezden gelip birkaç kilometrekarelik adalar üzerinden bizi sahillerimize hapsetme girişimine elbette rıza göstermeyeceğiz. Dünyada hiçbir ülke böyle saçma ve temelsiz bir talebe boyun eğemez.”
“Gelin Akdeniz’deki tüm ülkeler olarak bir araya gelelim, herkes için kabul edilebilir, herkesin hakkını koruyan bir formül bulalım” çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu çağrısına kulaklarını kapatanların güçlerinin yetmeyeceği, boylarını aşan birtakım girişimlerle kendi geleceklerini kendi elleriyle kararttıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın ve onunla bağlantılı siyasi, ekonomik, sosyal sorunların bir kâbus gibi üzerine çöktüğü güçlere güvenenler hüsrana uğramaya mahkûmdurlar. Türkiye’nin bu konudaki kararlılığını hâlâ kavrayamamış olanları bir an önce gerçekleri görmeye ve çözümü masada aramaya davet ediyoruz. Anlaşmazlıkların diyalog yoluyla ve hakkaniyet temelinde çözümü için biz her zaman varız ve hazırız. Bu konuda sağduyu hâkim olana kadar Türkiye olarak sahada ve diplomasi alanında kendi planlarımızı uygulamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi’nin dün saat 20.00’de Antalya açıklarından demir alarak görev bölgesine doğru hareket ettiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaklaşık 10 saat süren seyirden sonra bu sabah saat 08.00 itibariyle de çalışmalarına başladı. Ekonomide olduğu gibi, enerjide de ülkemizin bağımsızlığı için mücadele etmeyi sürdüreceğiz” dedi.
“TÜRKİYE, 2002 YILINDAN BU YANA GERÇEKLEŞTİRİLEN REFORMLAR SAYESİNDE ÖNEMLİ KAZANIMLAR ELDE ETTİ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2002 yılından bu yana başta ekonomi olmak üzere eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye birçok alanda atılan adımlar ve gerçekleştirilen reformlar sayesinde önemli kazanımlar elde ettiğine vurgu yaparak, Türkiye ekonomisinin satın alma gücü paritesine göre dünyada 2002 yılında 17. sırada iken 13. sıraya yükseldiğini, 2019 yılı İnsani Gelişme Raporu’nda da Türkiye’nin bir önceki yıla göre altı basamak ilerleyerek 58. sıraya yükseldiğini bildirdi.
Türkiye’nin Dünya Bankası tarafından hazırlanan iş yapma kolaylığı endeksinde geçtiğimiz yıl 10 basamak birden tırmanarak 33. sıraya yerleştiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizde yıllık otomobil satışı 2002 yılında 91 bin adet iken bu rakam 2016’da 756 bine kadar çıktı, geçtiğimiz yıl da 387 bin olarak gerçekleşti. Buzdolabı satışı 18 yıl önce 1 milyon 88 bin adetten 2,5 milyona çıktı. Çamaşır makinesi satışı 824 bin adetten 2 milyonun üzerinde bir seviyeye ulaştı. Bulaşık makinesi satışı 282 bin adetten 1 milyon 332 bin adede, fırın satışı 339 binden 817 bine yükseldi” bilgilerini paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl 85 bin 263 yeni şirket açıldığını, istihdamda 19,6 milyondan 28 milyon 80 bine çıktıklarını, borsa endeksinin 110’dan binin üzerine ulaştığını belirterek, Merkez Bankası döviz rezervinin de 28 milyar dolardan 90 milyar doların üzerine çıktığını, bu rakamın bir ara da 135 milyar dolara kadar yükseldiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “En düşük memur maaşını 392 liradan 4 bin 188 liraya, asgari ücreti 184 liradan 2 bin 325 liraya, en düşük BAĞ-KUR tarım emeklisi maaşını 66 liradan aldık bin 756 liraya, en düşük Emekli Sandığı emeklisi maaşını 377 liradan 2 bin 981 liraya kadar çıkardık; bunları biz yaptık. Aldığımız rakamlar ortada, bakın ben felsefe yapmıyorum, sizlere rakamlarla konuşuyorum. Aynı şekilde engelli aylığını 25 liradan 851 liraya, muhtar aylığını 97 liradan 2 bin 261 liraya yükselttik. Lisans öğrencilerine verdiğimiz kredi burs ödemelerini, biz geldiğimizde 45 liracık alıyorlardı, 550 liraya çıkarttık. Yüksek lisansta bin 100 lira, doktorada bin 650 lira seviyesine çıkarttık. Hatırlayın, harç harç öğrencilerden alınıyordu ve bundan dolayı o zaman öğrencilerin sesi çok çıkıyordu, gösteriler şunlar bunlar vesaire. Peki, bu harç işini kim kaldırdı? Biz kaldırdık ya, şimdi harç filan falan böyle bir şey yok. Tam aksine biz öğrencilerimize burslarıyla, kredileriyle her zaman destek oluyoruz, destek olmaya da devam edeceğiz. Tarım sektörüne yaptığımız destekleme ödemelerini yıllık 1.8 milyar liradan 22 milyar liraya çıkardık. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye her alanda bu rakamları çeşitlendirmek, çoğaltmak mümkün. Türkiye’nin bugün geleceğine güvenle bakmasının, bölgesel ve küresel politikalarda böylesine aktif pozisyon almasının gerisinde işte bu güçlü altyapı vardır.”
“TÜRKİYE, EKONOMİDE SUNİ RÜZGÂRLARLA EĞİLİP BÜKÜLEBİLECEK BİR ÜLKE DEĞİLDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgesel ve küresel bir güç olarak yükselen yıldızından rahatsız olanların her seferinde daha sinsi, daha riyakâr şekilde üzerlerine geldiğini anlatarak, “Başka hiçbir ülkeye uygulanmayan kriterler bize dayatıldı. Başka hiçbir ülkeden talep edilmeyen şartlar bizden istendi. Başka hiçbir ülkeye yöneltilmeyen tehditler bize savruldu. Terör örgütlerinden darbecilere, finans lobilerinden tarihi hesaplaşmalara kadar her türlü araçla üzerimize yüklendiler. Hepsinin de üstesinden birer birer geldik” değerlendirmesinde bulundu.
Son yıllarda uygulanan politikalarla pazar ve ürün çeşitliliğinin arttığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maruz kaldığımız çok yönlü saldırılara rağmen ekonomimiz attığımız kararlı adımlarla 2019 yılının son çeyreğinde yeniden güçlü büyüme politikasına döndü. Tabii bu bizim için belki güçlü bir patikaydı, ama şimdi biz bu patikayı inşallah caddeye dönüştüreceğiz, onun adımlarını atıyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün arzularının, isteklerinin yatırımcıların rahat şekilde ülkeye gelerek, güçlü yatırımlarda bulunması olduğuna vurgu yaparak,  şunları kaydetti: “Devletimizin borçlanma faizlerinde de önemli düşüşler sağladık. Yüzde 25’lere çıkan iç borçlanma faizini yüzde 9,72’ye ve yüzde 7,50’yi aşan dış borçlanma faizini yüzde 4,45’e kadar gerilettik. Ekonomik yükseliş 2020 yılının ilk aylarında da devam etti. Yılın ilk çeyreğinde birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerin aksine ülkemiz yüzde 4,5 gibi yüksek bir büyüme performansı sergiledi. G-20 ülkeleri arasında en yüksek, OECD ülkeleri arasında ise ikinci en yüksek büyüme performansı kaydeden ülke olduk. 2018 yılı Ağustos ayında yaşadığımız saldırılar sonrasında küresel finans sisteminin bize dayamaya çalıştığı yüksek faiz yüksek faiz yaklaşımını asla kabul etmedik. Bir taraftan kur üzerinden yapılan saldırılarla, bir taraftan kurun enflasyona olan etkisiyle ve diğer taraftan Türkiye üzerinden yüksek faizle haksız kazanç elde etmek isteyenlerle âdeta boğuştuk, mücadele ettik. Bu verilen mücadele olmasaydı iş insanımız ayakta kalabilir miydi? Eğer kur ataklarıyla tüm araçlarımızla mücadele etmeseydik enflasyonu yüzde 25’lerden bugünkü seviyesine bu kadar hızlı getirebilir miydik? Türkiye ne zaman küresel gündemlere ilişkin bir irade ortaya koysa, ne zaman bölgesel haklarıyla ilgili adımlar atsa, ekonomi üzerinden bir hesaplaşmanın devreye sokulduğunu görüyoruz. Türkiye, ekonomide bu suni rüzgârlarla eğilip bükülebilecek bir ülke değildir. Yaşadığımız her sıkıntıda ülkemizin gücü bir kez daha sınanıyor, hamdolsun bu sınamaların hepsinden de anlımızın akıyla çıkıyoruz.”
“SALGIN DÖNEMİNDE HER KESİMDEN VATANDAŞIN YANINDA YER ALDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde her kesimden vatandaşın yanında yer aldıklarını, yatırımlara ve açılışlara devam ettiklerini anlatarak, dün de son olarak TÜBİTAK ve onun bağlantısı birçok tesisin açılışını gerçekleştirdiklerini belirtti.
Şehir hastanelerinin de açılışlarını gerçekleştirmeye devam ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya Şehir Hastanesi’nin de hasta kabule başladığını, resmî açılışını da bizzat kendisinin gerçekleştireceğini açıkladı.
Salgının sağlığı ve hayatı tehdit etmesinin yanında çok ciddi ekonomik sonuçlar da doğurduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının sarsıcı etkisinin daha iyi anlaşılmasıyla uluslararası kuruluşların küresel büyüme tahminlerinde revizyona gittiklerini, IMF’nin, 2020 yılı için daralma beklentisini yüzde 3’ten yüzde 4,9’a yükselttiğini, OECD’nin ise bu yıl için daralma beklentisini yüzde 2,4’ten yüzde 7,6’ya güncellediğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020 yılının ikinci çeyreğinde ABD ekonomisinin yıllıklandırılmış oranlarda yüzde 32,9 ve Avro Bölgesi ekonomisinin ise yıllık yüzde 15 düzeyinde daralmalar gösterdiğini vurgulayarak, aynı dönemde Almanya ekonomisinin yüzde 11.7, İtalya ekonomisinin yüzde 17.3, Fransa ekonomisinin yüzde 19 ve İspanya ekonomisinin de yüzde 22.1 oranında daraldığını belirtti.
Tüm destekleyici politikalara rağmen ekonomik toparlanmanın zaman almasının beklendiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ekonomisi de salgından kısa vadede elbette olumsuz yönde etkilenmiştir. Ancak, aldığımız tedbirler, şoklara karşı mücadeledeki tecrübemiz, güçlü sağlık altyapımız ve ekonomimizin dayanıklılığını artırmaya yönelik adımlar sayesinde ekonomimizi hızla toparladık” açıklamasında bulundu.
“GÜÇLÜ VE SAĞLIKLI BİR EKONOMİNİN İNŞASI İÇİN PEK ÇOK YENİ POLİTİKAYI HAYATA GEÇİRDİK”
Mayıs ayıyla birlikte ekonomik göstergelerde ve beklentilerde beklenen iyileşmenin başladığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “İhracattaki iyileşme sürecinin önümüzdeki dönemde devam etmesini ve normalleşme sürecine özellikle ülkemizi önemli sayıda turistin ziyaret etmesiyle birlikte ben inanıyorum ki bize olan bu noktadaki güven daha da artacaktır. Son dönemde sağladığımız finansmana erişim kolaylıkları ve uygun kredi imkânları sayesinde otomotiv ve konut satışlarında rekor düzeyde artışlar yaşandı. Kredi büyümesinde görülen hızlanmaya karşılık bankacılık sektörümüz güçlü sermaye yapısı, aktif kalitesi ve karlılık oranlarıyla oldukça sağlıklı bir görünüme sahiptir. Sektörün sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 19,5 ile yüzde 8 olan yasal asgari oranının oldukça üzerindedir. Yabancı para açık pozisyonu kaynaklı kur riski bulunmayan sektörün tahsili gecikmiş alacakları da sürdürülebilir seviyelerdedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ekonomisinin artık tüketim yerine üretimi önceleyen, ithalata bağımlı değil ihracat odaklı yapısıyla küresel değer zincirine daha entegre olan ve daha fazla katma değer üreten bir model ile yoluna devam edeceğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın sonrasında oluşan yeni dünya düzeninde Türkiye coğrafi konumu, lojistik ağ bağlantıları, üretim kapasitesi, insan kaynağı, bilgi ve becerisini kullanarak yeni bir başarı hikâyesi yazacaktır. Son iki yıldaki oldukça zorlu şartlara rağmen güçlü ve sağlıklı bir ekonominin inşası için pek çok yeni politikayı hayata geçirdik. Küresel ekonominin önemli ölçüde daralacağı beklentilerinin olduğu bir ortamda attığımız adımlar ve hayata geçirdiğimiz uygulamalar ile ülkemizin önüne gelen yeni fırsatları özellikle değerlendirmesini sağlamakta kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku
“Ekonomide olduğu gibi enerjide de ülkemizin bağımsızlığı için mücadele etmeyi sürdüreceğiz”

Ticaret Bakanlığından sahte internet siteleri üzerinden otel rezervasyonu uyarısı

Bakanlıktan yapılan açıklamada, özellikle tatil ve turizm faaliyetlerinin yoğun olarak yaşandığı yaz aylarında, bazı kötü niyetli kişilerce, rağbet gören otel ve turizm tesislerinin internet sitelerinin fotoğrafları ve isimlerinin kopyalanarak e-posta ve kısa mesajlar üzerinden cazip tekliflerle tüketicilerin mağdur edildiği bildirildi.
Otel veya konaklama rezervasyonu gerçekleştirecek tüketicilerin sahte internet siteleri üzerinden yapılan rezervasyonlarla mağduriyet yaşamamaları için dikkat etmeleri gereken hususların sıralandığı açıklamada, şu uyarılara yer verildi:
"- Özellikle sosyal medya, kısa mesaj veya e-posta gibi iletişim kanalları üzerinden gelen ucuz tatil ve konaklama tekliflerine karşı dikkatli olunması gerekmektedir.
- Gelen teklifin içeriğinde yer alan tesis resimlerinin, kurumsal logo ve işaretlerin doğruluğu sorgulanmalıdır. Ayrıca, teklife ilişkin reklam ve ilanda yer alan telefon numarası ve iletişim bilgilerinin aranarak veya internet ortamında sorgulanarak teyit edilmesi faydalı olacaktır.
- Satın alma kararı öncesinde tercih edilen turizm tesisinin Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli olup olmadığının, turizm tesislerinin kaç yıldız sahibi olduğunun 'www.kulturturizm.gov.tr' ve 'https://yigm.ktb.gov.tr/TR-9579/turizm-tesisleri.html' adreslerinden, seyahat acentelerine ilişkin bilgilerin ise 'www.tursab.org.tr' internet adreslerinden sorgulanması önem taşımaktadır.
- Özellikle mesafeli yolla imzalanan sözleşmelerde, seyahat acentesinin veya turizm tesisinin internet sitelerinde adres, unvan ve iletişim bilgilerine yer verildiğinin ve ayrıca internet sitelerinin Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi'nde (ETBİS) kayıtlı olduğunun kontrol edilmesi, özellikle sosyal medya veya kısa mesajla iletilen reklamlar üzerinden yapılan satış yerine seyahat acentelerinin kendi internet sitesinin tercih edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir."
Açıklamada, tüketicileri aldatmak ve yanıltmak üzere tasarlanan söz konusu sahte internet sitelerinde çoğu zaman o tesise yönelik bir rezervasyon motoruna yer verilmediğine ve tüketicilerin doğrudan telefon aramasına yönlendirildiğine işaret edilerek, tüketicilerin bu duruma şüpheyle yaklaşması ve belirtilen telefon numarasını diğer sayfalardan ve kaynaklardan kontrol etmesi gerektiği kaydedildi.- "Adli makamlara bildirilmeli"
Gerek yüz yüze gerekse mesafeli satışlarda, satın alınan konaklama sözleşmesine ilişkin broşür veya bilgilendirme formunun talep edilmesinin faydalı olacağının vurgulandığı açıklamada, sahte internet sitesi oluşturarak tüketicileri mağdur edici faaliyette bulunulmasının aynı zamanda dolandırıcılık suçunu oluşturması nedeniyle adli makamlara bildirilmesinin mağduriyetlerin önüne geçilmesi noktasında önem arz ettiği belirtildi.
Açıklamada, tüketicilerin mağduriyetlerinin giderilmesi ve kayıplarının tazmin edilmesi amacıyla değeri 10 bin 390 liranın (2020 yılı için) altında bulunan uyuşmazlıkların tüketici hakem heyetleri, değeri bu meblağın üstündeki başvuruların ise tüketici mahkemelerinin görev alanına girdiği anımsatılarak, dava şartı olarak tüketici mahkemelerinde dava açılmadan önce ara bulucuya başvurulması gerektiği bildirildi.

Devamını Oku

ANAFARTALAR ZAFERİ'NİN 105. YIL DÖNÜMÜ DOLAYISIYLA TÖREN DÜZENLENDİ

Anafartalar Zaferi'nin 105. yıl dönümü dolayısıyla Gelibolu Yarımadası'ndaki Conkbayırı'nda tören düzenlendi.

ANAFARTALAR ZAFERİ'NİN 105. YIL DÖNÜMÜ DOLAYISIYLA TÖREN DÜZENLENDİ

TBMM BAŞKANI ŞENTOP'TAN HAKKARİ ŞEHİTLERİ İÇİN TAZİYE MESAJI

Şentop'un mesajı şöyle:
"Hakkari Yüksekova'da zırhlı aracın devrilmesi sonucu şehit olan Özel Harekât Polisleri Adnan Kısar ve Osman Güle Allahtan rahmet, ailesi ve sevenlerine sabır diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun."

TBMM BAŞKANI ŞENTOP'TAN HAKKARİ ŞEHİTLERİ İÇİN TAZİYE MESAJI

Türk Eximbank’tan Yeni Uluslararası İşbirliği Anlaşması

Pekcan, yaptığı yazılı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ülke ekonomileri üzerindeki olumsuz etkilerine bağlı olarak resmi ihracat destek kuruluşlarınca verilen destek ve iş birliklerinin önem kazandığını belirterek, Türk Eximbank’ın bu dönemde aldığı tedbirlerin yanı sıra Türk firmalarının yurt dışında daha çok proje üstlenmesinin önünü açmak üzere reasürans anlaşmalarının sayısını artırmaya azami gayret gösterdiğine dikkati çekti.

Mevcut reasürans anlaşmaları kapsamında ilk somut işlemin bu yıl temmuz ayında gerçekleştirildiğini hatırlatan Pekcan, bu kapsamda Türk Eximbank’ın Birleşik Krallık ihracat destek kuruluşu UKEF’e Irak’ta inşa edilecek enerji santrali projeleri için Türkiye’den yapılacak mal ve hizmet ihracatına 79,2 milyon dolar tutarında reasürans sağladığını aktardı.

Pekcan, daha önce ABD, Birleşik Krallık, Fransa'nın ihracat destek kuruluşuyla anlaşma imzalayan Türk Eximbank’ın şimdi de Danimarka ile iş birliğine gittiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Salgınla mücadele döneminde yabancı kuruluşlarla iş birliğine odaklanan Türk Eximbank, Danimarka’nın resmi ihracat destek kuruluşu EKF Danmarks Eksportkredit ile reasürans iş birliği anlaşması imzaladı. Görüşmeleri bir süredir devam eden anlaşmanın imza süreci mevcut küresel konjonktür nedeniyle posta yoluyla tamamlandı. Söz konusu anlaşma ile Türk ve Danimarkalı firmaların üçüncü ülkelerde gerçekleştirecekleri projeler kapsamında kendi ülkelerinden yapacakları mal ve hizmet ihracatına Türk Eximbank ve EKF tarafından birlikte finansman desteği sağlanacak."

- Yeni anlaşmalar yolda

İhracat kredi kuruluşları tarafından sıklıkla benimsenen bir risk paylaşım modeli olan reasürans mekanizmasıyla işlem bazında belirlenecek lider ihracat destek kuruluşunun şemsiyesi altında tek dokümantasyon ve finansman koşulları ile daha hızlı ve etkin hizmet verilmesinin hedeflendiğini belirten Pekcan, "Türk Eximbank’ın İsveç, Avusturya, Macaristan ve Hollanda'nın resmi ihracat destek kuruluşlarıyla da benzer anlaşmalar imzalanması yolunda son dönemde önemli aşama kaydedildi. Bankamız, yurt dışındaki muhataplarıyla gerçekleştirdiği bu ve benzer stratejik ortaklıklarla Türk firmalarının uygun maliyetlerle finansman kaynaklarına erişimlerini artırarak daha rekabetçi olmalarına katkı sağlamaya devam edecek." değerlendirmesinde bulundu.

Türk Eximbank’ın anlaşma imzaladığı, 1922 yılında dünyanın 3'üncü ihracat destek kuruluşu olarak kurulan EKF, geçen yıl 2,7 milyar dolar tutarında resmi destekli orta-uzun vadeli sigorta/garanti desteği sağlayarak dünyada 14'üncü sırada yer almıştı.

Devamını Oku