Hakkında
Henüz açıklama eklenmemiş!
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Henüz sayfa eklenmemiş!
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

RUSYA - TÜRKİYE GERGİNLİĞİ

Bugüne baktığımızda Suriye sınırında Türkiye hava sahasını ihlal eden SU-24 tipi bir Rus savaş uçağı, 5 dakika içinde 10 kez ikaz edilmesine rağmen geri dönüt vermeyip Türkiye'yi adeta yok saydı.Türkiye'nin hemen yanı başında yumuşak karnı olarak tanımlayabileceğimiz Türkmenleri hedef alarak yoğun hava bombardımanı yapan Rusya'nın angajman kuralları ihlalleri konusunda daha dikkatli olması gerekirken, Rusya'nın bu saldırıları Türk hava sahasını ihlal ederek yapması Türkiye açısından göz yumulacak bir hareket değildi. Türkiye'yi provoke etmek amaçlı Türkmenlerin yaşadığı bölgeyi bombalamaya başlaması aslında Rusya'nın, Türkiye'yi sınadığı kanısına ulaşmamızı sağlıyor. 

Daha önce defalarca gerçekleştirilmiş bir sınır ihlali söz konusu iken Türkiye'nin artık bu duruma "dur!" demesinde hiçbir sorun yok. Türkiye'nin yanı başında olan Suriye müdahalesi ile Türkiye'nin çıkar ve ulusal güvenliğini sekteye uğratacak hamleleriyle Türkiye'yi zorunluk içine iten Rusya'dır. Türkiye artık Rusya tarafından kendi ulusal güvenliğini ve sınır güvenliğini ciddi boyutta tehdit ettiğini hissetti ve bunun önüne geçebilmek için uçağın vurulmasını tercih etti.

Rusya'nın son 65 yıl içerisinde ilk defa bir NATO ülkesi tarafından uçağı düşürüldüğünü göz önüne alacak olursak, Rusya tabiki bu olay sonrasında Türkiye'ye karşı çeşitli yaptırımlar uygulayacaktır. Bu hususta ilk akla gelen; ekonomi ve enerji. Fakat bu yaptırımları sadece ekonomi merkezli okumamız ileride karşılacağımız sorunları perdeleyecektir. Rusya muhtemelen Türkiye'yi direkt karşısına alarak değil başka kanallarla Türkiye'ye cevap verektir. Bu kanallar büyük olasılıkla PYD, PKK olacaktır. PYD, PKK üzerinden Türkiye'yi provoke etmeye başlayacaktır. Zaten Rus uçağının düşürülmesinin hemen ardından Diyarbakır'da, Tahir Elçi'nin öldürülmesi ile kaos başlaması PKK'nın başının yine değiştiğini gözler önüne seriyor.

Rusya'nın yaptığı açıklamalarda diplomosi alanında da Türkiye'ye karşı önlemler aldığı görünüyor. Türkiye'ye yönelik ekonomik yaptırımları uygulamakta geç kalmayan Rusya, bazı Türk malı ürünlere ithalat kısıtlamaları, bazı Rus şirketlerine de Türk vatandaşlarını işe almalarına sınırlandırma getirildi. Rusya'dan Türkiye'ye yapılan charter uçuşların sona erdirilmesi ve Rus turizm şirketlerine de Türkiye'de tatil paketi satışını durdurmaları çağrısı yapıldı. 

Rusya'nın açıkladığı bu yaptırımlar ve medyaya yansıttıkları 'sert tavır' gayet normal. Bırakalım da Rusya, kendi kamuoyuna karşı zevahirini kurtarsın.. 

Devamını Oku

BATI DÜNYASI, BURAYA DA EL SALLA(!)

Batı'nın Avrupa Birliği, ABD ve NATO'su 'tüm terör örgütlerine ayrı ayrı tedbir alınması' üzerine kurguladığı stratejilerinin sürekli olarak bir ayağının eksik kalmasının ve sağlıklı bir başarı elde edilememesinin sebebi de bu örgütlere yine onlar tarafından verilen gizli desteklerdi. Bugüne baktığımızda terör örgütleri,  alışılagelmiş o dar coğrafyasından çıkarak mesafe mefhumu gözetmeksizin birbiri ile irtibatlanmış, her alanda desteği temin edebilen ve hemen hemen her devletten kendisine destekçi sağlayabilecek bir hâl aldığını AB, NATO ve ABD'nin gözleri önüne serdi. 

Işid haricinde hangi terör örgütü etnisite olarak bu denli çeşitlilik barındırdı içerisinde? Işid harici hangi terör örgütü paralı asker topluluğunu andırıyor? Örgütün 'cihadçıları', eski askerlerden ve dünyanın farklı farklı yerlerinde terör eğitimi almış askerlerden oluşuyor.. Bu soruları doğru bir şekilde cevaplandırdığımızda eğer bu örgütünün perde arkası farklı boyutlara dayanmıyor ise, İslam düşmanları gerçekten inanılamayacak derecede şanslı gözüküyor.. (bkz: Fransa'da Camiilerin kapatılması.)

Fransa'nın aldığı kararda dikkate alınması gereken husus, bu müdahalenin uluslararası ortamda meşru olması gerekliliğiydi. Fransa, Işid sayesinde bu müsaadeye sahip oldu. Hiçbir devletin bunu protesto edemeyeceği bir fırsat eline geçer geçmez içerisinde depoladığı islamofobiyi uyandırıp, Camiilerin kapatılmasını uygulamaya geçirdi. 

Diğer yandan, Işid'in kim/kimler tarafından silahlandırıldığı dikkat çekiyor. Londra merkezli olan CAR (Conflict Armament Research - Çatışma Silahlanma Araştırma) adlı kuruluşunun raporunun ayrıntılarında Işid'in, ABD askeri teçhizatını kullandığı belgelemiştir. Dikkat çekilmesi gereken bir diğer nokta; Batı'nın, "Türkiye, Işid'e yardım ediyor!" söylemleriyle oluşturmaya çalıştıkları algının ne kadar desteksiz olduğudur. Çünkü bu yayınlanan rapora göre Türkiye, İşid terör örgütüne herhangi bir mühimmat desteği sağlamıyor. Peki.. Batı neden bu 'İslamcı(!) terör örgütünü' donatıyor? Batı, terörizm ile mücadele geometrisinin mantığına aykırı hareket ediyor, Işid’e karşı mücadele sürecini çıkmaza sokuyor.

Uluslararası çözüm odaklı bakıldığında; Eğer maksat üzüm yemek ise çıkar hesaplamalarını bir kenara bırakmak gerekiyor. Terör örgütlerine çıkar amacı ile bakıldığı müddetçe küresel işbirliği ortamına kavuşamayacağız.

Devamını Oku

ALİ KOÇ'UN VAHŞİ KAPİTALİZM KAYGISI

Bazılarımız durumu "Kapitalizmden, sosyalizme geçiş çağrışı mı yapıyor?" diye yorumlasa da durum hiç de öyle değil. 

Aslında moda Amerika'da başladı ve hızla tüm dünyaya şov edasıyla yayıldı. Bill Gates'in milyarderlerden oluşturduğu bir platformda, tam da bu konu kapsamında 2 milyar dolar civarındaki parayı tabiri caizse; zenginden alıp, fakire verdiler. Neden mi? Çünkü onlar da bu vahşi kapitalizmden ürkmeye başlayıp erkenden önlem almaya başladılar. Dünyada birçok milyarder 'vahşi kapitalizme' karşı durmaya başladı. Çünkü; sistemin dönüp dolaşıp kendilerini yiyeceğini düşünüyor, aradaki farklar açıldıkça isyanların artmasından endişe duyuyorlar ve bu sebeplerden dolayı daha soft bir kapitalizme geçiş yapılması gerektiğini savunuyorlar.

Dikkat edilmesi gerekilen husus ise bu açıklamalarını uluslararası platformda yapıyor olması. Ali Koç, bu vicdan yüklenmiş açıklamalarını 'gerçekten iş veren ile işçi arasındaki dengesizliği düzenlemek' amaçlı mı yoksa 'vahşi kapitalizmin elbet bir gün kendisine dokunucağı kaygısı' yüzünden mi yapıyor? 

Eğer; tamamen iyi niyeti ile kapitalizmin yaratmış olduğu eşitsizliği en aza indirgemek amaçlı yapıyorsa, gönülden alkışlarım.. Lakin konuşma yaptığı platform beni ikinci seçeneğe itiyor. Niyeti, öncülüğünü ettiği kapitalizmin günümüzce artık daha vahşi hale geldiğinin farkında olup bunun bir gün kendisini boğacağı korkusu ile paçayı kurtarmaya çalışıyor ise bırakalım Ali Koç, kendi kendisini alkışlasın.. 

Bireysel niyetlilik söz konusu ise, faşizm omuzlarını kabartır. Vicdan muhasebesi yapmanın gereği yoktur.. 

Daha iyimser bir perspektiften bakacak olursam; Ali Koç, gitgide saldırganlaşan işvereni dizginleyip, işçi sınıfının refahı için bir adım atıyor.. İster benlik duygusuyla, ister korkuları ile yapıyor olsun ama sonuçta bunun meyvesini yiyecek olan bir tabaka var..

Devamını Oku