Atlas Okyanusu üzerinden Güney Amerika’dan Afrika’ya seyreden bir yolcu gemisinde şüpheli hantavirüs vakalarının tespit edilmesi, hastalığı yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), olayla ilgili değerlendirmelerde bulunarak kemirgen kaynaklı virüslerin potansiyel risklerine dikkat çekti.

Bunyaviridae ailesine ait bir RNA virüsü olan hantavirüs, adını ilk kez izole edildiği Güney Kore’deki Hantaan Nehri’nden alıyor. Virüs, farklı kıtalarda farklı klinik tablolarla ortaya çıkabiliyor. Asya ve Avrupa’da daha çok kanamalı ateşle seyreden renal sendrom (HFRS) görülürken, Amerika kıtasında hantavirüs pulmoner sendrom (HPS) daha yaygın olarak rapor ediliyor.

Hantavirüs Nasıl Bulaşır?

Uzmanların aktardığı bilgilere göre hantavirüsün temel bulaş kaynağı kemirgenler olarak öne çıkıyor. Özellikle fare ve sıçanlar virüsü idrar, dışkı ve tükürük yoluyla çevreye yayabiliyor.

İnsanlara bulaşma genellikle şu yollarla gerçekleşiyor:

  • Virüs bulaşmış kemirgen dışkısı veya idrarının solunması
  • Kirli yüzeylerle temas
  • Nadiren kemirgen ısırıkları

ELdeki mevcut bilgilere göre hantavirüsün insandan insana bulaşması oldukça nadir görülüyor ve rutin temasla geçiş beklenmiyor. Kan nakli yoluyla bulaştığına dair güçlü bir kanıt da bulunmuyor.

Hantavirüs Belirtileri Nelerdir?

Hastalık genellikle iki aşamalı bir klinik tablo ile ilerliyor. Erken dönemde görülen belirtiler çoğu zaman grip benzeri şikâyetlerle karışabiliyor.

Erken dönem belirtileri

  • Ateş
  • Yorgunluk
  • Kas ağrıları (özellikle sırt, omuz ve kalça bölgesi)
  • Baş ağrısı
  • Baş dönmesi
  • Bulantı, kusma ve ishal

İleri dönem belirtileri
Hastalığın ilerlemesiyle birlikte ciddi solunum ve böbrek sorunları ortaya çıkabiliyor.

  • Nefes darlığı
  • Öksürük
  • Akciğer ödemi
  • Böbrek fonksiyonlarında bozulma
  • İdrar miktarında azalma
  • Şok tablosu

Kuluçka Süresi ve Seyir

Hantavirüsün kuluçka süresi değişkenlik gösterebilmekle birlikte genellikle 12 ila 21 gün arasında kabul ediliyor. Bazı durumlarda bu sürenin 5 ila 60 güne kadar uzayabileceği belirtiliyor.

Hantavirüs Tedavisi Var mı?

Hantavirüse karşı geliştirilmiş spesifik bir aşı veya doğrudan antiviral tedavi bulunmuyor. Tedavi yaklaşımı genellikle hastanın durumuna göre destekleyici yöntemlere dayanıyor.

  • Solunum desteği
  • Yoğun bakım takibi
  • Sıvı ve dolaşım desteği
  • Böbrek yetmezliği durumunda diyaliz

Bazı araştırmalarda antiviral ilaçların (örneğin ribavirin) etkili olabileceği yönünde bulgular bulunsa da, bu durum kesin bir tedavi standardı olarak kabul edilmiyor.

Uzmanlar, hantavirüsün özellikle kemirgenlerle temasın yoğun olduğu bölgelerde risk oluşturduğunu belirtiyor. Hastalığın yayılımında çevresel koşullar ve hijyen faktörleri önemli rol oynuyor.