Coronavirus (Covid-19)

  • 33,844,343Coronavirus Vaka Sayısı
  • 1,012,661Ölü Sayısı
  • 7,683,279Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 08:25

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar

BMGK'dan 'Karabağ'daki çatışmalara derhal son verilmesi' çağrısı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Ermenistan işgali altındaki Karabağ özel oturumuyla toplandı. Konsey'den "gelişmelerden endişe duyulduğu" açıklaması geldi.

BM Güvenlik Konseyi, 5 daimi, 10 geçici üyesiyle Azerbaycan-Ermenistan temas hattında yaşanan çatışmalara ilişkin toplandı. Karabağ özel oturumuyla düzenlenen toplantı basına kapalı yapıldı.

 

Toplantının ardından yapılan açıklamada, bölgedeki çatışmalardan endişe duyulduğu belirtildi. Taraflardan çatışmalara derhal son vermeleri istendi.

 

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in çatışmaların durdurulması ve gerginliğin azaltılması yönündeki çağrılarına da destek verildiği açıklandı. 

 

27 Eylül'de, sabah saatlerinde Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında, Ermenistan güçlerinin Azerbaycan sivil yerleşim birimlerine ateş açması üzerine çatışmalar başlamıştı. Azerbaycan ordusu karşı saldırı başlatmış ve bazı yerleşim birimlerini işgalden kurtarmıştı.

 

Somut neticeler elde edilmedi

 

Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecinde milliyetçi Ermeniler, Dağlık Karabağ'da hak iddia etti. Ermenistan'ın silahlandırdığı gruplar, 1991'de Hankendi'yi, ertesi yıl da Hocalı ve Şuşa'yı işgal etti. Daha sonra Laçın, Hocavend, Kelbecer ve Ağdere'yi de ele geçiren Ermenistan güçleri, 1993'te Ağdam'a girdi. Ağdam'ı, Cebrayıl, Fuzuli, Gubadlı ve Zengilan illerinin işgali izledi.

 

Azerbaycan topraklarının yüzde 20'sinin işgal altına girdiği süreçte 1 milyona yakın sivil, yerinden edildi.

 

Azerbaycan ve Ermenistan, 4-5 Mayıs 1994'te Bişkek'te Bağımsız Devletler Topluluğu Parlamentolararası Meclisi, Kırgızistan Parlamentosu, Rusya Federal Meclisi ve Dışişleri Bakanlığının inisiyatifiyle "Bişkek Protokolü" olarak bilinen ateşkes anlaşmasını imzaladı. Ancak ateşkes kağıt üzerinde kaldı ve çatışmalarda binlerce asker öldü.

 

1992'de Ermenistan-Azerbaycan anlaşmazlığı ve Dağlık Karabağ sorununun barışçıl yollarla çözülmesini teşvik ve taraflar arasında aracılık etmek amacıyla Minsk Grubu kuruldu.

 

Eş başkanlığını Rusya, Fransa ve ABD'nin yürüttüğü AGİT Minsk Grubu, aradan geçen 27 yılda birçok girişimde bulunmasına rağmen Dağlık Karabağ sorununun çözümüne yönelik somut neticeler elde edemedi.

Devamını Oku
BMGK'dan 'Karabağ'daki çatışmalara derhal son verilmesi' çağrısı

Azerbaycan: 2 bin 300 Ermenistan askeri etkisiz hale getirildi

Azerbaycan Savunma Bakanlığı, "Harekatın başından bu yana düşmanın 2 bin 300 askeri etkisiz hale getirildi" açıklamasını yaptı.

Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Ermenistan'ın Terter kentine havan ve top atışlarıyla saldırdığını açıkladı. Bakanlığın aldığı ilk bilgilere göre isabet alan yerleşim yerleri ve yaralılar var. Açıklamada, sabah yerel saatte 08.00'de başlayan saldırıda sivil altyapının zarar gördüğü belirtildi. Bakanlığın açıklamasında, gece boyunca şiddetli çatışmaların devam ettiği anlatıldı.

 

Açıklamada, "27-30 Eylül tarihlerinde 2 bin 300 Ermenistan askerinin öldüğü ve yaralandığı, yaklaşık 130 tank ve zırhlı aracın, 200'den fazla top ve füze sisteminin, yaklaşık 25 hava savunma sisteminin, 6 komuta yönetim ve komuta gözlem mıntıkasının, 5 mühimmat deposunun, yaklaşık 50 tanksavar silahının ve 55 otomobilin imha edildiği" bilgilerine yer verildi.

 

S-300 sistemi de etkisiz

 

Dünkü çatışmalarda, işgal altındaki Hocavend ilinin Şuşakend bölgesinde Ermenistan'a ait 1 S-300 sisteminin de etkisiz hale getirildiği belirtilen açıklamada, kaybettikleri mevzileri geri almak için Madagiz yönünde toplanan Ermenistan güçlerinin, bu sabah saatlerinde gerçekleştirdiği saldırının önlendiği ifade edildi.

 

Açıklamada, tüm cephe hattında askeri operasyonların devam ettiği belirtildi.  

Devamını Oku
Azerbaycan: 2 bin 300 Ermenistan askeri etkisiz hale getirildi

Kürd'ün de Türk'ün de Mayasını bozdular!

Daha düne kadar özgürlük denilince fikir ve düşünce özgürlüğü akla gelirken, şimdi özgürlük denilince daha çok belden aşağı özgürlük akla geliyor, ay başıma vay başıma!

Olgun bir insanda doyuma sırası kafa, kalb ve mide öncelik arz ederken, bu gün inanlık mide ve cinsi münasebete takılmış patinaj ediyor.

Elin gavuru,  içerideki sinsi işbirlikçileriyle bu ülkeyi esir almış da haberimiz yok.

İnanç anlayışını zehirledi,

Namus anlayışını örseledi,

Edep damarını uyuşturdu,

Cesaret hissini aldı,

Şahsiyet denen onurlu duruşunu yıktı, biz hala beka sorunu diyoruz, yahu geriye ne kaldı ki?

Okullarımızda Din Dersi, Kültür Dersi, Dil Deri, Tarih dersi yarım yamalak verilince olacağı budur.

Şimdi sormak lazım bir İslam toplumunda Kur’anı kerim, Siyerünnebi, Temel fıkhi bilgiler neden ortak dersler arasında yer almasın?

Bir Müslüman çocuğuna neden Kur’anı Kerim dersi neden zorunlu olmasın?

Gerçek tarihi bilgiler yerine neden şunu bunu pohpohlayan yalan/yanlış bir tarih çocuklarımıza öğretilsin?

Arıca neden konuştuğumuz kelimeleri tam karşılamayan yarım yamalak alfabe ile okumayı öğreniyoruz?

Acaba Ticaretin T’si ile Tayyib’in T’si aynı olur mu?

Kelimenin K’si ile Kalemin K’si aynı olur mu?

Hilakın H’si ile Halık’ın H’i aynı olur mu?

Ali’nin A’sı ile Abdin A’sı aynı olur mu?

Zeyneb’in Z’si ile Zalimin Z’si aynı olur mu?

Aynı değilse neden alfabemize bu harfler eklenmiyor?

Hem kim demiş ki kelimenin sonuna (d) harfi gelmez?

Bütün bu haksızlıklar yapılırken TÜRK kavramının arkasına saklandılar, bu ara Türk’ün de Kürd’ün de mayasını bozdular.

Ortak insani ve İslami değerleri çocuklarımıza vermediğimiz için 12 yıllık mecburi eğitimden sonra her kafadan bir ses çıkıyor.

Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bir heyet keşif münasebetiyle gidiyor, muhtar hazır olmayınca da Hakim de fırsat bu fırsat deyip okumanın önemini anlatıyor. Çocuklarınızı okutun diye nasihat ediyor.

*Yaşlı biri o bükülmüş sırtını doğrultarak yarım yamalak Türkçesiyle “hakım beg gotini bitti?” Hakim bey olgunlukla “evet amca bir diyeceğiniz var buyur” diyor. Amca diyor ki; iki oğlumu okula gönderdim, biri hapiste diğeri dağda iyi ki üçüncüsünü göndermedim bari davara gidiyor, işimize bakıyor. O anda herkes buz kesiliyor. İşte bizim eğitimiz bu dostlar.

28 Şubatta Meslek okullarının içini boşalttılar, bu halkın evlatlarını mesleksiz ve mesnetsiz bıraktılar.

Eli ekmek tutmayan bir insan kitlesinden;

Kendine olan öz güveni olan kimseler olur mu?

Geleceğinden kaygı duymayan bir nesil yetiştirebilir misiniz?

Huzurlu ve mutlun bir toplum yetiştirebilir misiniz?

Biz ne yapmışız Laiklik teraneleriyle, Atatürk Türkiyesi aldatmalarıyla içi boş/kof bir nesil yetiştirmişiz. Faiz, Kumar, Zina, İçki serbest ve biz de toplumda huzur arıyoruz, vay başımıza!

Bozkurt işareti yapan komşusunun karısıyla zina edip hamile bırakıyor,

ATV bu olayı ekrana getirip, deşifre ediyor,

Bunun sonucunu  DNA testi ile öğrenen geri zekalı kadın “elhemdilillah” diyor, hay Allah bin cezanızı versin! Bu kepazelik yetmiyor oradakiler de alkışlıyor.

Haydi Müslüman değilsiniz, peki insanı duygularınız nasıl bu kadar törpülendi?

Gayri meşru olarak birden fazla kadında gözü olan erkekler, birden fazla erkekle eğleşen kadınlar haliniz nice olacak?

Hepimiz öleceğiz Allah’a ne hesap vereceğiz?

“Binmişiz bir alamete, gidiyoruz kıyamete” her halde buna denir.

Allah sonumuzu hayreylesin.

Amin demeniz dileğiyle.

 

 

Devamını Oku
Kürd'ün de Türk'ün de Mayasını bozdular!

KPSS Kaç Yılda Bir Yapılır? (Ortaöğretim-Önlisans-A-B Lisans-ÖABT)

Türkiye’de kamu kurum ve kuruluşlarına devlet memuru seçebilmek amacıyla yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) KPSS Ortaöğretim, KPSS Ön lisans, KPSS A, KPSS B, KPSS ÖABT, KPSS DHBT, E-KPSS kaç yılda bir oluyor. Milyonlarca adayın devlet memuru olabilmek için girdikleri Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) ÖSYM Başkanlığı tarafından mezuniyet durumlarına ve branşlara göre ayrılıp belirli yıllarda yapılmaktadır. Peki mezuniyet durumuna ve branşlara göre KPSS sınavı kaç yılda bir yapılıyor?  http://ogrencigundemi.com/kpss-kac-yilda-bir-yapilir-ortaogretim-onlisans-a-b-lisans-oabt-engelli/

Devamını Oku
KPSS Kaç Yılda Bir Yapılır? (Ortaöğretim-Önlisans-A-B Lisans-ÖABT)

Okul Öncesi Öğretmenliği 2021 Taban Puanları ve Başarı Sıralamaları

Okul Öncesi Öğretmenliği Taban Puanları 2021 ve Başarı Sıralamaları 2021 açıklandı. 2021 yılında TYT & AYT (YKS)’ye girecek öğrenciler için 2021 Okul Öncesi Öğretmenliği taban puanları ve başarı sıralamaları tablodaki gibidir. Tabloda yer alan veriler 2020 yılında üniversiteye yerleşen adayların puanlarıdır. Bilgiler 2021 yılında TYT veya YKS’ye girecek adaylar için güncel nitelik taşımaktadır. http://ogrencigundemi.com/okul-oncesi-ogretmenligi-2021-taban-puanlari-ve-basari-siralamalari/

Devamını Oku
Okul Öncesi Öğretmenliği 2021 Taban Puanları ve Başarı Sıralamaları

VİTAMİN D EKSİKLİĞİ KOVİD RİSKİNİ ARTIRIYOR

Kanda vitamin D seviyesinin 20 ng’ dan az olmasının KOVİD riskini iki misli artırdığı tespit edildi ama bu, vitamin D desteklerinin KOVİD’ i önleyeceği manasına gelmiyor. D vitamini eksikliği o kişinin sağlıklı yaşamanın icaplarını tam olarak yerine getirmediğinin yani adam gibi beslenmediğinin ve yeteri kadar güneşlenmediğinin bir göstergesidir.

***

Chicago Tıp Fakültesi tarafından yapılan retrospektif araştırmada vitamin D seviyesi düşüklüğünün KOVİD riskini 2 misli artırdığı tespit edildi (1).  

Bir sene önce kanlarında vitamin D seviyesi ölçülen 489 kişinin KOVİD’ e yakalanma risklerinin değerlendirildiği araştırmada vitamin D’ nin 20 ng’ dan düşük olmasının KOVİD riskini 2 misli artırdığı hesaplandı.

Vitamin D’ nin bağışıklık sistemi için ne kadar önemli olduğu ve vitamin D desteklerinin solunum yolları viral enfeksiyonları riskini azalttığı zaten biliniyordu.

Bu araştırma ile D vitamini seviyesinin KOVİD’ e yakalanma ihtimalini de etkileyebileceği gösterilmiş oldu ama buradan vitamin D desteklerinin KOVİD’ i önleyeceği gibi bir netice çıkarmak doğru değildir.

Bunun geniş kapsamlı randomize kontrollü çalışmalarla ortaya konması gerekir.

Vitamin D düşüklüğünün KOVİD riskini artırdığı ve KOVİD’ de ağız yoluyla vitamin D verilen hastalarda ağır hastalık, yoğun bakım ihtiyacı ve ölüm risklerinin azalttığı bildirilmişti (2, 3).

vitamin d

Gelelim neticeye

D vitamini eksikliği o kişinin sağlıklı yaşamanın icaplarını tam olarak yerine getirmediğinin yani adam gibi beslenmediğinin ve yeteri kadar güneşlenmediğinin bir göstergesidir.

Bunlar yakından incelendiklerinde birçoğunda başka vitamin ve mineral eksiklerinin de olduğu görülecektir ve bu eksiklikleri tek tek haplarla gidermeye çalışmak mantıksızdır.

Yapılması gereken doğru hayat tarzının unsurlarını yerine getirmektir.

Vitamin D eksikliğinin haplar ile düzeltilmesi işe yaramaz hatta zararlıdır, o kişinin hayat tarzındaki yanlış ve eksikleri sürdürmesine fırsat verir.

Vitamin destekleri adam gibi beslenme ve doğru hayat tarzına rağmen eksiklikleri giderilemeyen kişiler için gereklidir.

Kaynaklar:

1. https://jamanetwork.com/journals/jamanetworkopen/fullarticle/2770157

2.https://ahmetrasimkucukusta.com/2020/09/03/yazilar/tip-yazilari/besin-destekleri/vitamin-d-hastaligin-siddetini-ve-yogun-bakim-ihtiyacini-azaltiyor/

3.https://ahmetrasimkucukusta.com/2020/09/03/yazilar/tip-yazilari/besin-destekleri/vitamin-d-hastaligin-siddetini-ve-yogun-bakim-ihtiyacini-azaltiyor/

Devamını Oku

KETOJENİK DİYET LENFÖDEMİ DE HAFİFLETEBİLİR

Ketojenik diyetin ilaçlara dirençli epilepsi, Alzheimer, bazı beyin tümörleri, akut omurilik hasarı gibi nörolojik olanlardan KOAH ve gribe kadar kadar birçok hastalıkta faydası olabileceği, kanser tedavisini daha etkili kılabileceği biliniyordu. Ketojenik diyetin iyi gelebileceği hastalıklar listesine bugün için kesin bir tedavisi olmayan “lenfödem” de eklendi.

***

Ketojenik diyetin ilaçlara dirençli epilepsi, Alzheimer, bazı beyin tümörleri, akut omurilik hasarı gibi nörolojik olanlardan KOAH ve gribe kadar kadar birçok hastalıkta faydası olabileceği, kanser tedavisini daha etkili kılabileceği biliniyordu.

Ketojenik diyetin iyi gelebileceği hastalıklar listesine "lenfödem" de eklendi.

Lenfödem, hücerler arasında sıvı birikimi ve doku şişmesiyle karakterize tamamen yok edilmesi mümkün olmayan, sadece fizik tedavinin (elle lenf drenajı, bandaj ve çorap, egzersiz) faydasının olduğu bir hastalıktır.

Farelerde yapılan çalışmada ketojenik diyetin veya dışarıdan verilen keton cisimciklerinin lenf damarlarının oluşumunu artırmak suretiyle fazla lenf sıvısının boşalmasını sağlayarak lenfödemi hafifletebileceği gösterildi.

Bunun insanlar üzerinde yapılacak olan klinik çalışmalarla doğrulanması gerekiyor.

Ketojenik diyet, fazla miktarda yağ, daha az protein ve çok az karbonhidrat ihtiva eden bir beslenme modelidir. 

Kaynak: https://www.nature.com/articles/s42255-019-0090-3

Lenfödem nedir? Lenfödem belirtileri nelerdir?

 

Devamını Oku

VİTAMİN D HASTALIĞIN ŞİDDETİNİ VE YOĞUN BAKIM İHTİYACINI AZALTIYOR

KOVİD’ de ağız yoluyla vitamin D verilen hastalarda ağır hastalık, yoğun bakım ihtiyacı ve ölüm risklerinin azaldığı bildirildi. Bilim dünyasının, henüz etkili ve emniyetli bir ilacı olmayan KOVİD’ de vitamin, mineral ve diğer besin destekleri ile beslenmenin önemini kavraması ve bunlarla ilgili artan çalışmalar memnuniyet vericidir.

***

Araştırma İspanya’ da Reina Sofía Üniversitesi tarafından KOVİD teşhisi ile hastaneye yatırılan, akut solunum yolları enfeksiyonu klinik tablosu gösteren 76 hasta üzerinde yapıldı (1).

Bütün hastalara aynı standart tedavi (hidroksiklorokin ilk gün 12 saatte 400 mg ve sonraki 5 gün 12 saatte 200 mg + azitromisin 5 gün süreyle 500 mg) verildi. Pnömonisi olan ve NEWS skoru 5’ den fazla olan hastaların tedavisine damar yoluyla 5 gün seftriakson da eklendi.

Hastaların 50’ sine ağız yoluyla calcifediol (25-hydroxyvitamin D= 25-hydroxycholecalciferol) verildi, kontrol grubunda olan 26 hastaya calcifediol verilmedi.

Calcifediol dozu ilk bir hafta 30.400 Ü/gün idi, sonra devam dozu olarak 7.600Ü/gün ile devam edildi. 

Calcifediol ile tedavi edilen 50 hastadan sadece biri için yoğun bakım tedavisi gerekirken calcifediol verilmeyen 26 hastadan 13’ ünün yoğun bakıma alınması icap etti.

Calcifediol alan hiçbir hasta ölmedi ve hepsi de hiçbir komplikasyon olmadan taburcu edildi.

Calcifediol ile tedavi edilmeyen 13 hastadan yoğun bakım tedavisi gerekmeyenlerin hepsi de taburcu edilirken, yoğun bakım tedavisi gerekenlerin ikisi vefat etti.

Buna göre, vitamin D verilenlerde yoğun bakım ihtiyacının yüzde 2, verilmeyenlerde yüzde 50 olduğu, vitamin D alanlarda yoğun bakım riski 25 misli azaldığı söylenebilir.

Araştırmacılar çalışmalarını şu sözlerle özetliyorlar:

Bu pilot çalışma yüksek doz calcifediol tedavisinin hastaneye yatırılması icap eden kesin KOVİD’ li hastalarda yoğun bakım ihtiyacını ciddi derecede azalttığı sonucuna varıldı. Kesin bir karara varmak için araştırmanın daha geniş bir grupta tekrarlanması gerekir”.

KOVİD bazı kişilerde belirti bile vermez veya hafif belirtilere yol açarken ağır olanlarının hastaneye yatırılmaları gerekiyor ve bunların yüzde 20 kadarında ARDS (akut solunum sıkıntısı sendromu) gelişiyor ve bunlar için yoğun bakım tedavisi gerekiyor.

KOVİD pnömonisi ile hastaneye yatırılan hastaların yüzde 40’ dan fazlasında ARDS gelişiyor ve bunların yüzde 50’ den fazlası vefat ediyor.

ARDS genellikle hızla ilerliyor ve KOVİD’ in başlamasından 9 gün kadar sonra görülüyor.

ARDS çoklu organ yetersizliği ve mortalite riskini ciddi derecede artırıyor.

CASE STUDY: My 77 year old Dad has been in ICU ventilated for a week and  he's not “waking up”! The doctors have made him NFR without my consent and  they want

Vitamin D

Vitamin D yüzlerce genin fonksiyonlarını düzenlediği gibi bağışıklık ve sağlığın sürdürülmesinde kritik ehemmiyeti olan yüzlerce enzim ve proteinin üretimine yardım eder.

Vitamin D reseptörlerinin aktivasyonunun sitokin/kemokin fırtınasının azaltılmasında, renin-anjiyotensin sisteminin düzenlenmesinde, nötrofil aktivitesinin modüle edilmesinde ve akciğer epitel bariyerinin bütünlüğünün sürdürülmesinde, epitel hasarının tamirinin uyarılmasında ve pıhtılaşma eğiliminin azaltılmasında önemli rolleri vardır.

Vitamin D seviyesi düşük olanlarda KOVİD’ e yakalanma ve ağır hastalık risklerinin yüksek olduğunu gösteren birçok çalışma var (2, 3, 4, 5).

Gelelim neticeye

Az sayıda vaka üzerinde yapılan bu araştırmanın bilimsel bakımdan değeri sınırlı olmakla beraber vitamin D’ nin KOVİD’ in ağırlığının hafifletilmesinde, yoğun bakım ihtiyacının azaltılmasında önemli rolü olabileceğini göstermesi bakımından çok önemlidir.

D vitamininin toksisitesi düşük ve çok ucuz olduğunu, KOVİD tedavisinde kullanılan ilaçların ise çok ciddi, ölümcül yan etkileri bulunduğunu ve çok pahalı olduğunu unutmayalım.

Remdesivir tedavisinin maliyetinin 22 bin dolar olduğunu, ciddi yan tesirleri ortaya çıkabileceğini hatırlatırım (6, 7).

Kaynaklar:

1.  https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0960076020302764

2.   https://www.medrxiv.org/content/10.1101/2020.07.01.20144329v1

3.  https://onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1111/cen.14276

4. https://www.medrxiv.org/content/10.1101/2020.06.01.20112334v2

5. https://www.mdpi.com/2072-6643/12/5/1359  

6. https://ahmetrasimkucukusta.com/2020/06/30/yazilar/tip-yazilari/corona-virus/remdesivir-tedavisinin-maliyeti-22-bin-lira/  

7. https://www.medpagetoday.com/infectiousdisease/covid19/86582

Devamını Oku

Google Haritalar Kullanarak Enlem Ve Boylam Koordinatlarını Bulma

Mevcut en güçlü harita oluşturma araçlarından biri olan Google Haritalar, konumunuzu belirlemenize yardımcı olmak için tasarlanmış bir dizi özelliğe sahiptir. Tam konumunuzu bilmek istiyorsanız, GPS koordinatlarınızı Google Haritalar‘da görüntüleyebilirsiniz.

Google Haritalar web sitesinin yanı sıra Android, iPhone ve iPad için Google Haritalar uygulaması dahil tüm platformlarda koordinatları alabilirsiniz. http://ogrencigundemi.com/google-haritalar-kullanarak-enlem-ve-boylam-koordinatlarini-bulma

Devamını Oku
Google Haritalar Kullanarak Enlem Ve Boylam Koordinatlarını Bulma

Azerbaycan Bayrağı Galata Kulesi'ne yansıtıldı

Ermenistan ordusunun cephe hattında Azerbaycan mevzi ve sivil yerleşimlerine saldırmasıyla başlayan çatışmalar devam ediyor. Azerbaycan'a destek maksadıyla İstanbul'un simgelerinden olan Galata Kulesi Azerbaycan bayrağının renkleriyle aydınlatıldı.

Azerbaycan ile birlik ve beraberliğin göstergesi olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca gerçekleştirilen ve saat 20.15'te başlayan etkinlik saat 00.00'a kadar sürecek.

Azerbaycan Bayrağı Galata Kulesi'ne yansıtıldı