Popüler Kullanıcılar

Manisa’da 21 asker gıda zehirlenmesi sebebiyle hastaneye kaldırıldı

Manisa 1’inci Komando Eğitim ve Tugay Komutanlığı Albay Mehmet Arif Seyhun Kışlası’nda, dün akşam yemeği sonrası rahatsızlanan 21 asker Merkezefendi Devlet Hastanesine götürüldü. 'Hafif Besin zehirlenmesi' teşhişi konulan askerlerin sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi.
Manisa 1'inci Komando Eğitim ve Tugay Komutanlığı Albay Mehmet Arif Seyhun Kışlası'nda görevli askerler, dün akşam yedikleri yemek sonrasında rahatsızlandı. Mide ve baş ağrısı şikayeti olan 21 asker, Merkezefendi Devlet Hastanesine götürüldü.
Manisa İl Sağlık Müdürlüğü, askerlere ‘hafif besin zehirlenmesi' teşhisi konduğunu belirtti.
Askerler ayakta tedavi edildi ancak tedbir amacıyla gece boyu hastanede gözetimde tutuldular.
Kışlada beş bin askere akşam yemeğinde kıymalı patates, çorba, bulgur pilavı ve puding verildiği bilgisi paylaşıldı.
Manisa Valisi Ahmet Deniz, hiçbir askerin durumunun ciddi olmadığını belirterek, "Hastanedeki ve askeriyedeki arkadaşlarla görüştük. Herhangi bir askerimizde hayati tehlike yok. Askeriyede beş bin kişi yemek yemiş ancak 21'i mide ağrısı şikayetiyle askeriye revirine başvurmuş. Daha sonra hastaneye getirildiler. Şu an tedavi altındalar. Herhangi sıkıntılı bir durum şu an için yok" açıklamasında bulundu.
Manisa'da daha önce de kışlada yemek yiyen askerler rahatsızlanarak hastanelik olmuştu.

Devamını Oku
Manisa’da 21 asker gıda zehirlenmesi sebebiyle hastaneye kaldırıldı

CarrefourSA marketlerde 15 Kasım - 28 Kasım 2018 tarihleri arasında indirimde olan ürünler

#CarrefourSA marketlerinde 15 Kasım - 28 Kasım 2018 tarihleri arasında indirimde olan ürünler.
Resimlere tıklayarak katalogları görebilirsiniz.
#marketindirimleri
#indirim
#market
#kampanya
#katalog
#adana
#izmir
#bursa
#kozyatağı
#istanbul
#ankara
#antalya
#bodrum
#marmaris

  • 8811726602290.jpg

    15 - 28 Kasım tarihlerinde CarrefourSA Hiper marketlerimizde geçerlidir.
    E-katalog olarak görmek için lütfen  tıklayınız. 
    8811726635058.jpg

  • 15 - 28 Kasım tarihlerinde CarrefourSA Süper marketlerimizde geçerlidir. 
    E-katalog olarak görmek için lütfen  tıklayınız.

  • 8811726733362.jpg

    9 - 30 Kasım tarihlerinde CarrefourSA Gurme marketlerimizde geçerlidir.
    E-katalog olarak görmek için lütfen  tıklayınız. 

Devamını Oku
CarrefourSA marketlerde 15 Kasım - 28 Kasım 2018 tarihleri arasında indirimde olan ürünler

Hulusi Akar: ABD’den söz verdiği gibi terör örgütü YPG ile işbirliğini kesmesini bekliyoruz

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ABD askerlerinin YPG ile çekilen fotoğraflarına ilişkin olarak, "ABD’den söz verdiği gibi terör örgütü YPG ile işbirliğini kesmesini bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Akar, Halifax Uluslararası Güvenlik Forumu'na katılmak için geldiği Kanada'nın Halifax kentinde ilk olarak Çanakkale Anıtı'nı ziyaret etti. Kar yağışı altında gerçekleşen törende anıta çelenk bırakan, saygı duruşunda bulunan Bakan Akar, daha sonra toplantının düzenlendiği Westin Oteli'ne geçti.

Açılış oturumunun yapılacağı salona gelişinde aralarında Kanada Savunma Bakanı Harjit Singh Sajjan'ın da bulunduğu katılımcılarla bir süre ayaküstü sohbet eden Akar, ilk oturumun ardından ABD'li senatörlerle bir araya geldi.

Görüşmede, ABD askerleri ve terör örgütü YPG üyelerinin bir arada oldukları görüntüleri anımsatan Bakan Akar, "Bu fotoğraflar medyamızda geniş yer bulmuş ve halkımızda rahatsızlık yaratmıştır. Halkımızın gözündeki Amerika ve Amerikan ordusunun imajına zarar vermiştir. ABD'den söz verdiği gibi terör örgütü YPG ile olan iş birliğini kesmesini bekliyoruz. IŞİD terör örgütü de büyük oranda etkisiz hale getirilmesine rağmen ABD'nin YPG'ye kamyonlarla ve uçaklarla silah ve mühimmat vermesini kabul etmemiz mümkün değil. Güney sınırımızda bir terör koridoru oluşmasına hiçbir zaman müsaade etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Fetullah Gülen ile ABD'de bulunan diğer FETÖ üyelerinin Türkiye'ye iadesi konusuna da değinen Akar, örgütün elebaşı ve üyelerinin iadesine ilişkin 85 klasör ve sayısız belgenin ABD'ye gönderildiğini anımsattı. İlave bilgiye ihtiyaç olması durumunda paylaşmaya hazır olduklarını dile getiren Akar, FETÖ'nün bir terör örgütü olduğunu vurguladı.
Toplantıya, Arkansas Senatörü John Boozman, Güney Dakota Senatörü Mike Rounds, Mississippi Senatörü Roger Wicker, Nebraska Senatörü Deb Fischer, New Hampshire Senatörü Jeanne Shaheen ile Virginia Senatörü Tim Kaine'nin yanı sıra vefat eden eski senatör John McCain'in eşi Cindy McCain katıldı.

Milli Savunma Bakanı Akar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendilerini Türkiye'de görmekten duyacağı memnuniyeti belirterek senatörleri Türkiye'ye davet etti.

Devamını Oku
Hulusi Akar: ABD’den söz verdiği gibi terör örgütü YPG ile işbirliğini kesmesini bekliyoruz

Washington Post: CIA, Kaşıkçı'nın öldürülmesi emrini Prens Selman'ın verdiği sonucuna ulaştı

CIA'in, Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi emrini Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın verdiği sonucuna ulaştığı iddia edildi.

ABD Merkezi Haberalma Teşkilatının (CIA), gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi emrini Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın verdiği sonucuna ulaştığı iddia edildi.
Washington Post gazetesinin konuyla ilgili kişilere dayandırdığı haberinde, "CIA, Prens Bin Selman'ın Kaşıkçı'nın suikast emrini verdiği sonucuna ulaştı." ifadesine yer verildi.

Yetkililerin, "yüksek güvenilirliği" bulunduğunu söylediği CIA değerlendirmelerinde, bunun bugüne kadar Muhammed bin Selman'ı cinayetle ilişkilendiren en belirgin tespit olduğu ve Trump yönetiminin Bin Selman'ın ilişkilerini koruma çabalarını zora düşürdüğü kaydedildi.

CIA'in bu sonuca ulaşırken, Veliaht Prens'in kardeşi #Suudi Arabistan'ın Washington Büyükelçisi Halid bin Selman'ın, #Kaşıkçı ile yaptığı bir telefon görüşmesinin de olduğu birçok istihbarat kaynağını incelediği aktarıldı. İddialara göre, ABD istihbaratının dinlemelerine takılan görüşmede Halid bin Selman, Kaşıkçı'ya İstanbul'daki Başkonsolosluğa gidip belgelerini almasını, bunun güvenli olacağını söyledi.
Yetkililer, Halid'in cinayetten haberdar olup olmadığını bilmediklerini ancak bu konuşmayı Muhammed bin Selman'ın yönlendirmesiyle yaptığının kesin olduğunu ifade etti.

Konuyla ilgili açıklama yapan Suudi Arabistan'ın Washington Büyükelçiliği Sözcüsü Fatimah Baeshen, Halid'in Kaşıkçı ile konsolosluğa gitmesi konusunda herhangi bir görüşme yapmadığını, CIA'in sonuçlarının "yanlış" olduğunu ileri sürdü.

Öte yandan CIA'in incelemesinde, Veliaht Prens'in ülkedeki konumunu da göz önünde bulundurduğuna dikkati çeken ABD'li yetkililer, "Suudi Prens'in konumu, Bin Selman bu konunun farkında olmadan ya da bu konuya karışmadan, bu cinayetin işlenmesine imkan olmadığını gösteriyor." tespitini yaptı.
CIA analistleri, Kaşıkçı skandalına rağmen Muhammed bin Selman'ın tahtını kaybetme tehlikesinin olmadığına inandıklarını dile getirdi.


Haberde ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'in Muhammed bin Selman ile yakın ilişkisine işaret edildi. Gazetenin haberinde, "Trump'a gizlice Muhammed bin Selman'ın bu işin içinde olduğunun kanıtı gizlice gösterildi ancak Muhammed'in bu cinayetin emrini vereceği konusunda Trump'ın hala şüpheleri vardı" bilgisi paylaşıldı. Öte yandan CIA'in değerlendirmesini bilen kaynaklar, CIA'in Kaşıkçı'nın cesedinin nerede olduğunu bilmediğini kaydederek, "Başkan Trump, CIA ve Dışişleri Bakanlığı yetkililerine Kaşıkçı'nın cesedinin nerede olduğunu sordu, kendisine cevap verilmedikçe de büyük bir hayal kırıklığına uğradı" dedi.

Türklerin elindeki ses kaydının bir kopyasını CIA Direktörü Gina Haspel'e verdiğine ve Haspel'in bunu dinlediğine değinilen haberde, ses kayıtlarının Kaşıkçı'nın konsolosluğa girmesinden kısa süre sonra öldürüldüğünü gösterdiğini aktardı.
Haberde, "Ses kaydını bilen kişiler, Kaşıkçı'nın Suudi Başkonsolos'un odasında öldürüldüğünü, sonra Başkonsolos'un Kaşıkçı'nın cesedinden bir an önce kurtulunması ve konsolosluktaki delillerin temizlenmesi gerektiğini söylediğini aktardı." ifadesi kullanıldı.


CIA ayrıca Kaşıkçı'nın konsolosluktan yapılan bir konuşmayı da incelediğini ve bu konuşmada cinayeti için Suudi Arabistan'dan gelen 15 kişilik suikast ekibinin bir parçası olduğuna inanılan Mahir Abdulaziz Mutreb'in Muhammed'in en yakın danışmanlarından Suud el-Kahtani ile görüştüğü kaydedildi.

Haberde CIA'in Prens Muhammed'in cinayetteki rolüne ilişkin incelemelerinde yabancı ülkelerin elindeki bilgilerden de yararlandığını vurgulandı.
Ayrıca CIA'in, telefon görüşmeleri ve ses kayıtlarının yanı sıra İstanbul'a giden 15 kişilik ekipteki bazı kişileri de Muhammed bin Selman ile doğrudan ilişkilendirdiği belirtildi.

Haberde ABD'nin Kaşıkçı'nın tehlikede olabileceğine dair istihbarat aldığını ancak bu bilgilere Kaşıkçı'nın ortadan kaybolduğu 2 Ekim'den sonra arşivdeki dinlemelerin incelemelerine bakarak ulaştığı aktarılarak, "İki istihbarat yetkilisi, Kaşıkçı ortadan kaybolmadan önce istihbarat yetkililerinin böyle bir durumdan haberi olduğuna ya da onu uyarma şansını kaçırdıklarına dair bir gösterge yok." değerlendirmesinde bulunuldu.

Gazetenin haberinde, "Trump üst düzey Beyaz Saray yetkililerine Muhammed'in görevde kalması gerektiğini çünkü Suudi Arabistan'ın İran'ın kontrol edilmesinde yardımcı olduğunu söyledi. Trump, Kaşıkçı'nın ölümü konusunda Suudi Arabistan'ın petrol üretimini engelleyecek bir tartışma istemediğini belirtti." bilgisine de yer verildi.

Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta Saint Hoax adını kullanan sanatçının 'MonuMental' başlıklı sergisinde en çok ilgiyi şişme Trump tankları gördü. Trump, Kaşıkçı vakasında Suudi Arabistan'a yaptırım uygulamayı Askeri teçhizata ve diğer şeylere 110 milyar dolar harcıyorlar ki bu da iş sahası yaratıyor. Anlaşmalar iptal edilirsa Rusya ya da Çin'den silah almaya başlarlar sözleriyle reddetmişti.

Prens Muhammed'in neden Kaşıkçı'yı öldürtmeye karar verdiğine dair sorular olduğuna dikkat çekilen haberde, bu konuda CIA'in inandığı bir teorinin de Muhammed'in Kaşıkçı'nın "Müslüman Kardeşler'e yakınlık duyan tehlikeli bir İslamcı" olduğuna inanması olduğu kaydedilen haberde, Muhammed'in bu düşüncesini Kushner ve John Bolton ile paylaştığına da değinildi.

Bu arada, Amerikan Associated Press (AP) ajansına konuşan ABD'li bir yetkili de "ABD'li istihbarat yetkilileri, Veliaht Muhammed bin Selman'ın Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'yı öldürme emri verdiği sonucuna ulaştı." ifadesini kullandı.

Suudi Arabistan Başsavcı Sözcüsü Şelan eş-Şelan, önceki gün yaptığı açıklamada, Kaşıkçı'nın öldürülmesi olayında 5 kişinin idamının istendiğini belirtmişti.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın cinayetteki rolüne ve bilgisine ilişkin sorulan bir soru üzerine Şelan, Prens'in görevlendirmeyle hiçbir ilgisinin olmadığını, konsolosluk içinde yaşananlara dair kendisine yanlış rapor iletildiğini söylemişti.

Devamını Oku
Washington Post: CIA, Kaşıkçı'nın öldürülmesi emrini Prens Selman'ın verdiği sonucuna ulaştı

Şebnem Bursalı: Dünyaya yön veren lider Erdoğan

FARKINDA mısınız? Dünya politikasına bir süredir Türkiye ve Başkan Erdoğan yön verir hale geldi.
Pazartesi Rus Devlet Başkanı Putin, Türk Akımı boru hattının deniz kısmının tamamlanmasıyla ilgili İstanbul'a geliyor.
26 Kasım'da Katar Emiri geliyor. 6.
Stratejik Konsey Toplantısı yapılacak.
Ayrıca; İSEDAK toplantısına başkanlık yapacağız. Ay sonunda da G-20 Zirvesi için Arjantin'e gidiyor Başkan Erdoğan.
Bütün bunlara gelene kadar; 8 yıldır süren Suriye iç savaşında ABD'nin etkisini neredeyse tamamen yitirmesi, bunun tam tersine Türkiye'nin olacakları belirlemesi bütün dünyanın gözü önünde ve Türkiye'nin şekillendirdiği biçimde oluyor. İdlib Ateşkesi, İstanbul'da Başkan Erdoğan ev sahipliğinde toplanan Rusya, Fransa ve Almanya devlet başkanlarından oluşan dörtlü zirve bunun zirveye çıktığı somut gelişmeler.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Şebnem Bursalı: Dünyaya yön veren lider Erdoğan

TİM Başkanı: Kurun 5.40'ın altına gitmesi ciddi bir sıkıntı yaratır

'Design Week Turkey' öncesinde gazetecilerle bir araya gelen Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle, kurdaki oynaklığın ihracatların aleyhine olduğu vurgulayarak, "Kurun 5.40'ın altına gitmesi ciddi bir sıkıntı yaratır. Bizim şirketlerimiz yüksek kârlılıkla çalışmıyor, bir eli yağda bir eli balda üretim yapmıyor" açıklamasında bulundu.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, kur çıkış ve inişlerinin zarar ettirdiğini ve şu anki seviyelerden daha aşağısının ciddi bir 'yanık ses' getireceğini vurguladı. Gülle "İhracatını daha önceki kurlardan yaptığı yüksek maliyetlerin ardından, kurun 5.40'ın altına gitmesi ciddi bir sıkıntı yaratır. Bizim şirketlerimiz yüksek kârlılıkla çalışmıyor, bir eli yağda bir eli balda üretim yapmıyor" dedi.

Cumhuriyet'ten Şehriban Kıraç'ın haberine göre Gülle, "İhracatçılara bu dönemde gözümüz gibi bakmamız gerekiyor. Kurun maliyetlerin aşağısına inmesini ihracatçı taşıyamaz. Elektrikte doğalgazda ciddi maliyet artışları oldu" ifadesini kullandı.

Gülle, hammadde girdileri döviz olan bir malı TL ile satmanın maliyet enflasyonu yarattığını anlatarak, bu tür ürünlerin düzenlemelerde kapsam dışı bırakılması gerektiğini söyledi.

Gülle, "Avro 7.50 iken alınan hammaddeler var. şimdi bunların hepsi kayıp hanesine yazılıyor. Bu dönemde çok destek de açıklandı. Ama çok da fazla bürokrasi var.

Desteklerden yararlanmalar kolaylaştırılmalı. Şu anki sıkıntılardan biri de uzun vadeli çalışanların kurdan etkilenmesi ellerindeki çeklerin düşen kurdan etkilenmesi" diye konuştu.

İthalat ve ihracat dengesindeki bozulmasının ilk etapta lojistik alanında görüldüğünü de belirten Gülle İngiltere'ye 3 bin sterline giden TIR'ın 6 bin sterline gittiğini söyledi. TİM Başkanı İsmail Gülle, burada dengenin nasıl sağlandığını anlayamadıklarını belirtti.
Ticaret Bakanlığı koordinasyonu ile TİM tarafından düzenlenen Design Week Turkey 2018 dün başladı. Etkinlikte 22 konferans, 50'den fazla konuşmacı, 19 sergi ve enstalasyon, 16 atölye çalışmasında 100'ün üzerinde tasarımcı bir araya getirecek.

Kilogram başına ortalama ihracatın Türkiye'de 1.4 dolar, Almanya'da ise 4 dolar olduğunu hatırlatan İsmail Gülle, tasarımın burada kilit nokta olduğunu açıkladı. Geçen yılki haftada 40 bin kişiyi ağırlarken bu rakamın NewYork ve Londra'da 250 bine ulaştığını dile getiren Gülle, bu ortalamalara ulaşmak için devlet ve sivil toplum örgütleri işbirliği ile başarı hikâyeleri oluşturmaya çalıştıklarını anlattı.

Devamını Oku
TİM Başkanı: Kurun 5.40'ın altına gitmesi ciddi bir sıkıntı yaratır

Adana merkezli FETÖ/PDY operasyonu: 11 tutuklama

Adana merkezli 4 ilde, FETÖ/PDY'ye yönelik operasyonda gözaltına alınan meslekten ihraç edilmiş 29 polisten 11’i tutuklandı, 18’i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Adana Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, FETÖ/PDY'ye yönelik 4 gün önce Adana, Hatay, Mersin ve Ankara'da düzenlenen operasyon kapsamında aranan bir kişi daha yakalandı. 

Adliyeye sevk edilen 29 eski polisten 11'i tutuklandı, 18'i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Polis, operasyon kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan 5 şüpheliyi yakalamak için de çalışmalarını sürdürüyor.

Devamını Oku
Adana merkezli FETÖ/PDY operasyonu: 11 tutuklama

Murat Çelik: Bir Adaylik Kriteri Olarak; Tevazu

Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, geçen hafta yaptığı bir açıklamada, AK Parti’nin belediye başkan adaylarını belirlerken aradığı özellikleri; ehliyet, liyakat, sadakat ve tevazu olarak sıraladı.

Kurtulmuş’u arayıp sordum:

● İlk üçü tamam da, ‘tevazu’yu kriterler arasına koymanızdan ne anlamalıyız?

● Halkın en çok dikkat ettiği hususlardan birisi bu. Gerçekten mütevazı, kendisiyle birlikte oturup yer sofrasında çorbaya kaşık sallayan, mahallesinde, kahvesinde onlarla oturup dertlerini dinleyen, cenazesinde, düğününde onla birlikte olan, başı sıkıştığında yanında bulabildiği insanlar olması...

● Tevazu vurgusuna özellikle ihtiyaç duymanız, bu anlamda bir eksiklik tespit ettiğiniz anlamına mı geliyor?

● Bu bir ihtiyaç olarak ortaya çıkıyor. Makamlar, mevkiler insanları bir şekilde bu duygulardan uzaklaştırabilir. Tabii ki hepsinde demiyorum ama bazı arkadaşlarımızda iktidarın vermiş olduğu bir rahatlık, gevşeme söz konusu olabilir.

● Ve bu yüzden böyle bir uyarıda bulunmaya gerek gördünüz, öyle mi?

● Bu bir temenni, bir tavsiyedir. Halkın mütevazılığa çok dikkat ettiğini biliyoruz. Aynı şekilde adaletli olunmasına... Adaletli olmanın yerel siyasetteki göstergelerinden biri şudur: Diyelim şehrin garibanından biri geldiğinde ondan yüz çevirip; şehrin eşrafından zengin, güçlü biri geldiğinde onu kapıda karşılamak adaletsizliktir. Bunlara insanlar çok dikkat ediyor. Bizlerin de dikkat etmemiz lâzım.

Numan Kurtulmuş’un bu sözleri, anlayana çok şey ifade ediyor aslında.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Murat Çelik: Bir Adaylik Kriteri Olarak; Tevazu

Ertuğrul Özkök: İnsani Ziyaret Tamam da İlmi Yoruma İtirazim Var

ADALET ve Kalkınma  Partisi Sözcüsü Ömer Çelik, Diyanet İşleri Başkanı’nın, fesli adama yaptığı ziyareti savunurken “bunun hasta bir kişiye insani bir ziyaret” olduğunu söyledi. Bu cümleye hiç itirazım yok. Desem desem “Keşke bu 10 Kasım’a rastlamasaydı” derim.

Sözcü diyor ki, “FETÖ’ye karşı mücadele eden bir ilim adamıdır...”

Ama arkasından eklediği bir cümle var ki, işte bu cümlenin iki tarafına da itirazım var.


Türk Dil Kurumu sözlüğünde “ilim” kelimesinin karşısında “bilim” yazıyor. Araştırdım, bu zatın bilime ne katkısı olmuş diye baktım. Ben bir şey bulamadım. Yine de o tarafını sorgulamayacağım.

İtirazım şu yanına... Eğer ölçü FETÖ’ye karşı mücadele ise bu ülkede o çeteye karşı en büyük mücadeleyi verenlerin başında Atatürkçüler vardır.

Bu ülkeyi, ortasına kadar işgal etmiş ülkelere karşı büyük bir Kurtuluş Savaşı vererek kurtarmış, bu Cumhuriyet’i kurmuş bir insanın öldüğü gün
“Anıtkabir’e gideceğinize kenefe gidin” diyen bir insanın ilmi, irfanı olsa ne olur...

Yani sözcüden bu terbiyesizce lafa küçük bir dokundurma beklerdik.

Bu ülkenin vefa bilir, kahramanlarına saygılı insanlarının ona söyleyeceği tek söz vardır.

Bak kardeşim madem sen inançlı bir insansın, şunu da çok iyi bilmen gerekir.

Bu ülkenin 90 bin camisinde her gün beş vakit ezan okunuyorsa o büyük insan sayesindedir...

Bu ülkede bugün ay-yıldızlı bayrak dalgalanıyorsa senin kafandaki adamlara karşı da bağımsızlık mücadelesi veren o insan sayesindedir. Biz sana eleştirme demiyoruz... İstersen eleştir... Ama biraz saygı, biraz minnet, biraz vefa...
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Ertuğrul Özkök: İnsani Ziyaret Tamam da İlmi Yoruma İtirazim Var

Ahmet Hakan: Bilim insanlarımızın yurda dönüş projesine darbe!

Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank, büyük bir ihtimamla, büyük bir şevkle, büyük bir heyecanla...
15 Aralık’ta hayata geçirecekleri bir projenin müjdesini vermişti.
Bakan Varank’ın bütün ayrıntılarıyla ortaya koyduğu proje şunu amaçlıyordu:
Yurtdışına gitmiş olan bilim insanlarımızın yurdumuza dönüşlerini sağlamak!
Bazıları dudak bükseler de...
Yetişmiş parlak beyinlerimizin, ülkenin geleceğine katkı sunsunlar diye yurda dönüşlerini sağlamak için atılan bu adımı her türlü takdirin üzerinde görmüş ve pek kıymet vermiştim.
Tam da...
Vatanseverlik işte budur!
Milliyetçilik işte budur!
Millilik işte budur!
Falan diye haykırıp Bakan Mustafa Varank’ı da canıgönülden kutlayacaktım ki...
Bir de ne göreyim!
İki değerli akademisyen hocanın ve bir grup aydının evlerine şafak vakti polis operasyonu düzenlendiğinin haberini aldım.
Tam da Bakan Varank’ın yetişmiş parlak beyinlerimizin ülkemize dönmeleri ve ülkemizde bilim üretmelerini sağlamak için çırpındığı bir günün sabahında yaşanan bu gelişme, Bakan Varank’ta nasıl bir etki yaptı bilmiyorum ama bende şu etkileri yaptı:
Şevkim kırıldı biraz.
Biraz da heyecanım tükendi.
Bir miktar da umudum söndü.
İlk bakışta çok esaslı gerekçelere dayanmadığını gördüğüm bu polis operasyonu, Bakan Mustafa Varank’ın vatansever girişimine vurulmuş esaslı bir darbe gibi geldi bana.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Ahmet Hakan: Bilim insanlarımızın yurda dönüş projesine darbe!