Coronavirus (Covid-19)

  • 43,047,618Coronavirus Vaka Sayısı
  • 1,156,126Ölü Sayısı
  • 10,159,840Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 16:35

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Faşizm bizim kitabımızda yok, sizin kitabınızda var

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Hollandalı milletvekilinin ırkçı paylaşımı ile ilgili, "Faşizm bizim kitabımızda yok, sizin kitabınızda var. Bizim kitabımızda sosyal adalet var." dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Malatya 7. Olağan İl Kongresinde konuştu.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

 

"Bu bir vaka onun için bir hakikaten kontrolden geçmesi lazım"

 

Dünyanın pek çok yerinde ve bölgemizdeki tüm ülkelerde de benzer mücadeleler yaşandı. Bu ülkelerin bir kısmında kendi tarihine, inancına, kültürüne yabancı, hatta husumet besleyen yönetimlerin yol açtığı felaketlere şahit olduk. İşte şu son zamanlarda Fransa'nın başındaki zat, şaşırmış yatıyor, kalkıyor Erdoğan'la uğraşıyor. Ya önce sen kendine bir bak, nereye gidiyorsun bir ona bak. Dün Kayseri'de de söyledim, bu bir vaka onun için bir hakikaten kontrolden geçmesi lazım.

 

"Haddini bileceksin faşizm bizim kitabımızda yok"

 

Bir de Hollanda'da bir milletvekili müsveddesi var. O da kalkmış bizimle ilgili yine bir şeyler yapıyor. Ya bir defa haddini bil, haddini bil. Kiminle yol yürüdüğünü hiç hesaba ettin mi? Haddini bileceksin faşizm bizim kitabımızda yok. Faşizm sizin kitabınızda var. Faşizmi Almanya'da, İtalya'da yaşadık. Nazizm'i yaşadık, siz onlarla yürüdünüz. Ama bizim kitabımızda ne faşizm ne Nazizm, bizim kitabımızda sosyal adalet var. Biz bu sosyal adaletle yol yürüyoruz.

 

"Biz kabile devleti değiliz, biz Türkiye'yiz Türkiye"

 

Akdeniz'de haksızlığı ve hukuksuzluğu açıkça ortada olan girişimlere karşı hamleler geliştirirken, tehdit derecesine varan engelleme çabalarına maruz kaldık. Kafkasya'da kendi topraklarını savunan Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanında yer aldığımız için suçlandık. İşte şimdi duyuyorum bazı Amerikalılar çıkıyor, İlham kardeşimi arıyor, diyor ki 'Biz sizin yanınızda kimin yer aldığını biliyoruz, Erdoğan var, Türkiye var. Biz Türkiye'ye de yeri gelirse yaptırım uygularız.' Sen kiminle dans ettiğinin farkında değilsin. Yaptırımın neyse geç kalma yap. Biz sizden F-35 için adım attık, paramızı ödedik siz F-35'lerimizi vermediniz, vermiyorsunuz. Bizi tehdit ettiniz, 'S400'leri Rusya geri gönderin' dediniz. Ya biz kabile devleti değiliz, biz Türkiye'yiz Türkiye.

 

"Biz orada o mazlum milletin davetiyle varız"

 

Zalim Esed işine gelenleri davet edebilir ama biz orada o mazlum milletin davetiyle varız. Terörle mücadeleden sınır ötesi harekatlarımıza kadar hiçbir konuda milletimizin başını yere eğdirecek bir yanlışımız olmadı, olmayacak.

Devamını Oku
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Faşizm bizim kitabımızda yok, sizin kitabınızda var

Bakan Akar: Ermenistan, işlediği suçların hesabını mutlaka verecek

Ana yükleniciliğini Milli Savunma Bakanlığına bağlı ASFAT'ın yaptığı Pakistan'a ihraç edilen 4 MİLGEM Korvet Projesi, planlandığı şekilde devam ediyor.

 

Yerli savunma sanayisinin tek kalemde gerçekleştirdiği en büyük ihracat atılımı olan proje kapsamında MİLGEM korvetlerinin üçüncüsü için Karaçi Tersanesi'nde tören düzenlendi.

 

 

 

Tersane Komutanının projeye ilişkin bilgi verdiği törende konuşan Akar, Pakistan Silahlı Kuvvetleri için projenin bir aşamasının daha hayata geçirildiği günde dost ve kardeş Pakistan'da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek sözlerine başladı.

 

Türkiye ile Pakistan arasındaki ilişkilerin, devletler arasındaki sıradan ilişkilere hiç benzemeyen kendine özgü bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Akar, iki ülke arasında tarihi, köklü, kadim dostluk ve kardeşlik bağları bulunduğunu vurguladı.

 

 

 

"Pakistanlı kardeşlerimizin fedakarlıklarını asla unutmayacağız"

 

Her alanda yakın iş birliği içerisinde hareket eden Türkiye ve Pakistan arasındaki ilişkilerin, mükemmel ve örnek bir seviyede olduğunu dile getiren Akar, şunları söyledi:

 

"Pakistan halkının Milli Mücadelemiz sırasında bizlere verdiği destek gönlümüzde ve zihinlerimizde silinmez bir yer edinmiştir. Türk milletini yalnız bırakmayan, kederde ve kıvançta daima bir ve beraber olduğumuz Pakistanlı kardeşlerimizin fedakarlıklarını asla unutmayacağız. Bugün de aynı şekilde Azerbaycan Türkü'nün yanında olduğunuzu görmek, bizler için çok anlamlı ve kıymetlidir. Türkiye de Pakistan'ın haklı davası Keşmir konusunda her zaman Pakistanlı kardeşlerinin yanında oldu, bundan sonra da yanında olmaya devam edecektir."

 

"Savaş ve insanlık suçu işleyen Ermenistan…"

 

Bölgenin ve İslam coğrafyasının zor bir dönemden geçtiğine dikkati çeken Hulusi Akar, şöyle konuştu:

 

"Sırf Müslüman olduğu için İslam coğrafyasında yaşanan insani trajediler görmezden geliniyor, insan hakları konusunda ikiyüzlü bir tutum sergileniyor. Etrafımızın kriz alanlarıyla çevrildiği böyle hassas bir süreçte, tarih ve medeniyetimizin omuzlarımıza yüklediği sorumluluk büyük. Bu sorumluluk gereği Pakistan ve Türkiye bölgemizdeki ve dünyadaki insani trajedileri görmezden gelmedi. Şu anda Azerbaycan'da yaşanan gelişmeler karşısında bazı ülkeler gibi kör, sağır ve dilsiz olmadı. Burada bir kez daha ifade etmek istiyorum ki Azerbaycan'ın 30 yıldır Ermenistan işgalindeki öz topraklarını kazanmak için giriştiği mücadeleyi sonuna kadar destekliyoruz.

 

Savaş ve insanlık suçu işleyen Ermenistan, işlediği suçların hesabını Azerbaycan ordusu önünde verdiği gibi, tarih ve uluslararası hukuk önünde mutlaka verecektir. Uluslararası mekanizmalar da Ermenistan'ın daha fazla sivil masum insan katletmemesinin, artık kalıcı barış, huzur ve istikrarın Ermenistan'ın işgal ettiği Azerbaycan'ın öz topraklarından çekilmesiyle sağlanacağını anlamalıdır. Bu duyguları paylaşan ve haklı davasında Azerbaycan'ın yanında olan Pakistan halkına, buradan bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz."

 

"Ülkelerimiz adına büyük ve önemli bir kazanım"

 

Tüm yaşananların İslam coğrafyasının güçlü, bir ve beraber olmaya ihtiyacı olduğunu bir kez daha gösterdiğine işaret eden Akar, güçlü savunma sanayisine, etkin ve caydırıcı bir orduya sahip olunmasının önemine değindi.

 

 

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderlik, teşvik ve destekleriyle başta savunma sanayii olmak üzere hemen her alanda Türkiye'nin önemli atılımlar yaptığını, büyük başarılar elde ettiğini bildiren Akar, savunma alanında yerlilik ve millilik oranının yüzde 70'lerin üzerine çıktığı bilgisini verdi.

 

Akar, Türk savunma sanayi şirketlerinin uluslararası pazarda adından sıkça söz ettirdiğini, dünyanın önde gelen ilk 100 savunma kuruluşu arasında 7 Türk firmasının yer aldığını ifade ederek, "Tasarımdan üretime savunma sanayimizin elde ettiği tecrübeyi Pakistanlı kardeşlerimizle paylaşmak, ülkelerimiz adına büyük ve önemli bir kazanım olacaktır." dedi.

 

Yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin Türk Silahlı Kuvvetlerine üstün bir hareket kabiliyeti kazandırdığını aktaran Bakan Akar, son teknoloji ürünü MİLGEM gemilerinin de aynı şekilde Pakistan Silahlı Kuvvetlerinin gücüne güç katacağına yönelik değerlendirmesini paylaştı.

 

Böyle büyük bir projenin, Kovid-19 salgınının tüm olumsuz etkilerine rağmen "en düşük maliyet", "en yüksek kalite" ve "en kısa zaman" prensibiyle planlanan zamanda gerçekleştirilmesinin, ortak proje yönetim kabiliyeti, iş disiplini ve kararlılığı göstermesi açısından önemli olduğunu belirten Akar, "Gemilerimizin dost ve kardeş Pakistan halkına, Pakistan Silahlı Kuvvetlerine bir kez daha hayırlı uğurlu olmasını, iki ülke arasındaki dostluk bağlarını daha da güçlendirmesini diliyorum." şeklinde konuştu.

 

 

 

"Denizleriniz sakin, pruvanız neta; yolunuz bahtınız açık olsun"

 

Milli Savunma Bakanı Akar, sözlerini Pakistanlı denizcilere yönelik "Denizleriniz sakin, pruvanız neta; yolunuz bahtınız açık olsun." sözleriyle tamamladı.

 

Konuşmaların sonunda gemi, Akar ve Khan'ın düğmeye basmasının ardından kızağa konuldu. Okunan duanın ardından bakanlar Akar ve Khan sertifikaları imzaladı ve hatıra fotoğrafı çekimine katıldı.

 

Törene, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Muhsin Dere ile ASFAT Genel Müdürü Esad Akgün de katıldı.

 

Öte yandan Bakan Akar, tören öncesinde Pakistan Savunma Üretim Bakanı Zubaida Jalal Khan ile baş başa görüştü. 

 

Görüşmede başta savunma sanayi iş birliği olmak üzere ikili ve bölgesel konularda görüş alışverişinde bulunuldu.

Devamını Oku
Bakan Akar: Ermenistan, işlediği suçların hesabını mutlaka verecek

Kapalı alanda 15 dakika maskesiz kalmak COVID-19 riskini artırıyor

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara'nın yaptığı açıklamaya göre koronavirüsün "damlacık" yoluyla insandan insana geçişi ön planda.

 

Açık alanlar mesafeye uyum sağlanabilmesi açısından avantaj sağlarken aynı zamanda güneş ışığının ultraviyole etkisiyle virüsün bulaşması zorlaşıyor. Bu nedenle güneş ışığı ve dış ortam sıcaklığında karşıdaki kişiden virüsü kapma ihtimali ile iç havanın kuru olduğu kapalı ortamda kapma ihtimali arasında fark bulunuyor.

 

Havaların soğumaya başlamasının ardından hem kapalı alanda kalma süresinin hem de kişi sayısının artması, virüsün yayılmasının kolaylaştığı ortama işaret ediyor.

 

Açık alanda, karşıdaki kişinin maskeli olması durumunda virüs riski bulunmuyor ve maske takılmaması halinde bu kez sosyal mesafeyi korumak ön plana çıkıyor.

 

Kişilerin 15 dakika maskesiz kalması risk yaratıyor

 

Kapalı alanda maske takılması durumunda da virüs riski bulunmuyor ancak yüzün açık hale getirilmesi ve maskesiz kalınan sürenin 1-2 dakikanın üzerine çıkması halinde tehlike başlıyor. Son değerlendirmelere göre kapalı alanda kişilerin 15 dakika maskesiz kalması risk yaratıyor.

 

Virüsün, konuşmayan iki kişinin yürürken birbirinin yanından geçip gitmesi halinde bulaşması ise mümkün değil.

 

Açık alanda yaklaşık 10, kapalı alanda ise 4 dakika karşılıklı konuşma, sosyal mesafe 1 metre bile olsa koronavirüste bulaşı riski oluşturuyor.

 

"Maskede gevşeme olursa virüs kafasını kaldırabiliyor"

 

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara mevsim dönüşümlerinin yaşandığı dönemlerin riskli olduğunu belirterek kuru ve soğuk hava ile hafif nemli ve ılık havanın virüs açısından "avantaj" yarattığına dikkati çekti.

 

"Kapalı ortama giriyoruz. Maskede biraz gevşeme olduğu anda virüs kafasını kaldırabiliyor. Avrupa bunu bizden erken yaşıyor. Türkiye için de böyle bir riskin olabileceğini söylememiz mümkün. Bu dönemde maske ve mesafeye çok ciddi anlamda uyum sağlamamız gerekiyor" ifadelerini kullanan Prof. Dr. Kara, koronavirüsün önüne engel konulması gerektiğini, bunun da en kolay şeklinin "maske" olduğunu vurguladı.

 

"Maske uyumu etkili olduğu anda virüs sayıları çok hızla azalıyor"

 

Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya gibi büyük şehirlerde maske uyumunun iyi olduğunu, diğer illerde sıkıntı yaşandığını belirten Kara şöyle devam etti:

 

"Maske uyumu etkili olduğu anda virüs sayıları çok hızla azalıyor. Bütün dünyada böyle. Amerika'da uyumun olduğu bölgelerde bu rakamlar düşük gidiyor ama öbür taraflarda bugüne kadarki en yüksek rakamları görüyorlar. Aynı şey Avrupa için de geçerli. Bu şekilde bunu bizim sağlamamız lazım. Buradaki özellik, kişi olarak, birey olarak biz bunu sağlarsak, o zaman Türkiye bu işin üstesinden gelebiliyor. Bu daha önce oldu."

 

İstanbul'da COVID-19 vaka sayıları

 

İstanbul'daki vaka sayılarındaki artışa değinen Kara, şu değerlendirmeyi yaptı:

 

"Eylül başında Ankara'da rakamlar çok yüksekti. Sonra Ankara'da bir miktar düşme olmuştu. Anadolu'dan şehirlere dönüşle alakalı. İstanbul biraz daha yayılarak yaşadı. Dönüşler arttıkça İstanbul'da artmaya başlamıştı. Bu birinci etkiydi.

 

İkinci etki ise havalarla, dış ortamla ilişkili. İnsanlar kapalı ortamlara girmeye başlayınca dikkat edersek bu Avrupa'da çok ciddi problem yaratacak düzeylerde yaşanıyor. Şubat- Mart-Nisan dönemini çok daha temkinli geçiren Çek Cumhuriyeti şimdi çok daha yüksek rakamlarla çok daha büyük problemler yaşıyor."

Devamını Oku
Kapalı alanda 15 dakika maskesiz kalmak COVID-19 riskini artırıyor

''NEREYE GİDİYOR BU İNSANLIK''
Almış başını bir meçhule gidiyoruz, insanlığımız ile biz, kadir yok, kıymet yok, saygı ve sev hiç yok bir meçhule gidiyoruz. Alkol kullanan çocuklarını eve bırakıp eğlence mekanlarını dolaşan zevk ve sefa peşinde gezen ama kendini en iyi anne zanneden kadınlar var. Çocuğunun rızkını kumar masasına yatıran, gazino pavyona veren ama kendini dünyanın en iyi babası zanneden babalar var. Ben çalışacağım kendi ayaklarım üzerinde duracağım deyip çalışan, şefine, müdürüne yağcılık olsun diye çaylar kahveler getiren, şirin gözükeyim deyip kırk takla atan kadın, evde eşine bir bardak su verirken söylenip sudan sebeplerden kavgalar çıkarırken, nereye gidiyoruz. Çöpü dışarı çıkarır mısın diyen anneye öf ya Anne işim var sen çıkar diyen gençler, dışarıda çevresi için her türlü şebekliği yapıyor iken nereye gidiyoruz?. Anne ve babayı banknot olarak gören yeni nesil nereye gidiyoruz?
Anaokuluna bırakılan çocuklar, analığı okulda öğreniyor, Huzur evine giden büyüklerimiz huzuru, huzur evlerinde arıyor. Büyük ailelerimiz küçüldü, çekirdek aile oldu, boşanmalar arttı, insanlarımız artık 1+0 evlerde yalnızlığı seçtiler. Evlerde çocuk sesi yerine kedi köpek besler olduk. Kadına şiddet aldı başını gidiyor, sokaklarda evlatlarının gözleri önünde katledilen kadın cinayetleri haberleri televizyonlarda son dakika haberi olarak verilir oldu. Öpmeye sevmeye kıyamadığımız çocuklarımıza kıyan istismarcı pislikler var. Nereye gidiyor bu insanlık, bizi bu hale kim neden koydu?.. Büyüklere saygı yok, örf ve adet yok, otobüslerde hamilelere, yaşlılara, engellilere yer veren yok. Lise mezunu Profesörler artmış, sosyal medyalar alim geçinenlerle dolu. Hep bir laf sokma üste çıkma aşağı görmek peşindeyiz. Bir muhtaca yardım eden bile selfi çekip yardımlarını ballandıra, ballandıra anlatıyor, yardım verdiği kişiyi aşağılayıp duruyor. Allah'ın selamını bile sosyal statüsüne göre, para ve varlık durumuna göre verir olduk. Komşu komşusunu tanımıyor, İnsanlık yıllar önce ölmüş mezarında ot bile bitmiyor. Canlıların yaşam haklarını ellerinden aldığımız yetmiyormuş gibi, tecavüz, işkence kötü muamale normalleşmiş, bu hayvanlara bir kap su ve yemek verenler dövülüp darp ediliyor. Belediyenin diktiği küçük fidanı bir amca hiç sebepsiz söküp atıyor, ormanları yakıp katlediyorlar, içinde yaşayan evi olan hayvanlar ve böcekler diri, diri yakılıyor. Nereye gidiyoruz, halimiz hal değil yolumuz yol değil bu gidişimiz hiç iyi değil, bir an evvel kendimize gelmeliyiz.
Erkeğin, saygın olduğu bir aile, bu ailede büyüklerin değer gördüğü, kıymetlerinin bilindiği, çocukların mutlulukla koşup oynayıp büyüdüğü, kadının saygı ve sevgi gördüğü aşk ve muhabbet dolu aileler hayal ediyorum. Hayvanların da özgürce yaşam hakkı olan yemyeşil bir dünya arzuluyorum. Geleceğimiz olan çocuklarımızın korunup çocukça yaşadığı bir hayat istiyorum. Allah'a ısmarladık...
Aydın Benli
Siyaset Bilimci. Şair ve yazar

Devamını Oku
Bülent Ertekin

Sakarya'da 2 çocuk yangınında can verdi

Sakarya'nın Geyve ilçesinde bir evde çıkan yangında 2 çocuk hayatını kaybetti.

Yörükler Mahallesi'nde Topçu ailesinin yaşadığı binanı çatı katında yangın çıktı.

Anne ve bir çocuğu dışarı çıkmayı başardı. Baba Fatih Topçu ile 2 çocuğu evde mahsur kaldı.

 

İtfaiye ekipleri baba ve çocukları merdiven yardımıla evden çıkardı. 

 

Hastaneye sevk edilen 7 ve 10 yaşlarındaki Eymen ve Ömer Hamza kurtarılamadı.

Baba Fatih Topçu'nun tedavisi sürüyor.  

Devamını Oku
Sakarya'da 2 çocuk yangınında can verdi

#magazin #magazinhaberleri #haberler

http://anlikhaberim.com/kanser-hastaligi-ve-tedavi-yontemleri yayındadır.

İzmir Valisi Köşger: Kovid-19 vaka sayısı 20 gün öncesine göre 3.5 kat arttı

İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, kentteki vaka sayılarının 20 gün öncesine göre 3.5 kat arttığını, son 10 günde de ikiye katlandığını belirterek koronavirüs konusunda uyarıda bulundu.

 

İzmir Valisi Köşger, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, dünyada ve Türkiye'de olduğu gibi İzmir'de de yeni tip koronavirüs tehlikesinin artarak devam ettiğini belirtti.

 

İzmir'deki durum konusunda bilgi veren Köşger, şu ifadeleri kullandı:

 

"Örneğin İzmir’de 20 gün öncesine göre vaka sayısı 3.5 kat artmış durumda, son 10 günde ikiye katlandı. Durumun ciddiyeti artarak devam ediyor. Koronanın mutasyona uğradığı ve ölümcüllüğünün azaldığı iddiası da doğru değil. Son iki günde 15 hemşehrimizi koronadan kaybettik. Bir kez daha İzmirlileri dikkatli olmaya çağırıyorum. Uymamız gereken üç kural; maske, mesafe, temizlik. Hepinize sağlıklı günler dilerim."

Devamını Oku

Altun'dan Wilders tepkisi: Bize ait olan her şeyi her bedeli ödeyerek savunacağız

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Hollandalı siyasetçi Wilders'in paylaşımlarına tepki gösterdi: Bize hakaret ettiğinizde diğer yanağımızı dönmeyeceğiz. Kendimizi ve bize ait olan her şeyi sonuna kadar, her bedeli ödeyerek savunacağız.

İletişim Başkanı Fahrettin Altun Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Hollanda'da aşırı sağcı Özgürlük Partisinin Başkanı Geert Wilders'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan karikatür paylaşımına sert tepki gösterdi.

 

Avrupa’nın Müslümanlar için giderek daha tehlikeli bir yere dönüştüğüne dikkat çeken Altun, “Saldırgan karikatürler, ayrımcılık ve cami baskınları ile bezeli “sistematik zorbalık” bir ifade özgürlüğü meselesi değildir. Kendilerince Müslümanlara “sözde entegrasyon dersi” kılıfı altında gözdağı verirken, “Avrupa ekonomisinin çarklarını döndürebilirsiniz ama asla buraya ait olmayacaksınız” diyorlar” ifadesini kullandı.

 

"Yahudilerinin şeytanlaştırılmasına ürkütücü biçimde benziyor"

 

Bugün Avrupa’da Müslümanlarla ilgili yaşananların 1920’lerde Avrupa Yahudilerinin şeytanlaştırılmasına ürkütücü biçimde benzediğini söyleyen Altun şöyle devam etti:

 

“Bazı Avrupalı liderler yalnızca kendi aralarında yaşayan Müslümanları hedef almıyor; aynı zamanda kutsal değerlerimize, kitabımıza, peygamberimize, yani bütün bir yaşam tarzımıza saldırıyorlar. Avrupa’nın Müslümanlara yönelik düşmanlığı ve onları tedip etme çabaları, giderek yaygınlaşan İslam, Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığından ayrılamaz.”

 

Here’s what those Europeans need to understand: Muslims won’t go away because you don’t want us. We won’t turn the other cheek when you insult us. We will defend ourselves and our own at all costs.

 

— Fahrettin Altun (@fahrettinaltun) October 25, 2020

Avrupalı siyasetçilere net mesajlar veren Altun: “Avrupalıların anlaması gereken husus şudur: Biz Müslümanlar, siz bizi istemiyorsunuz diye hiçbir yere gitmeyeceğiz. Bize hakaret ettiğinizde diğer yanağımızı dönmeyeceğiz. Kendimizi ve bize ait olan her şeyi sonuna kadar, her bedeli ödeyerek savunacağız” dedi.

Devamını Oku
Altun'dan Wilders tepkisi: Bize ait olan her şeyi her bedeli ödeyerek savunacağız

KPSS ön lisans oturumu yapıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) ön lisans oturumu gerçekleştirildi.

KPSS ön lisans oturumu, Türkiye'de 81 ilde ve KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da yapıldı.

 

KPSS ön lisans adayları, saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmadı. 

 

Sınavda koronavirüs salgınına karşı tedbirler alındı. Sınava gireceklere maske ve dezenfektan dağıtıldı. 

 

Sınav görevlilerine de maske ve dezenfektan ile lateks eldiven dağıtıldı. Adaylar ve görevliler, kendi maskeleri ve siperlikleriyle de sınava girebildi. 

 

HES kodlarıyla koronavirüs takibi

 

Sınav görevlilerinin COVID-19 durumları, HES kodları aracılığıyla takip edildi. COVID-19 ile ilgili durumu olan adaylar da Bilim Kurulunun önerisi doğrultusunda COVID-19 durumlarına göre gruplara ayrıldı. Sınav merkezlerinde hazırlanan ayrı salonlarda sınava alındı. 

 

Adaylara genel yetenek ve genel kültür testlerinden toplam 120 soruyu yanıtlamaları için 130 dakika süre verildi.

 

Sınav sonuçları, 26 Kasım'da açıklanacak.

Devamını Oku
KPSS ön lisans oturumu yapıldı