Coronavirus (Covid-19)

  • 12,187,474Coronavirus Vaka Sayısı
  • 552,438Ölü Sayısı
  • 4,548,621Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 12:15

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar

Hadi ipucu 9 Temmuz 2020: Havaalanında bagaj verme ve bilet kontrol işleminden geçmeye ne ad verilir?

Mini hadi bugün 12:30'da
Bugünün ipucu sorusu sizler için geliyor hadiciler!
Havaalanında bagaj verme ve bilet kontrol işleminden geçmeye ne ad verilir?
CEVAP: CHECK-IN
Check-in İşlemi havaalanında bagaj verme ve bilet kontrol işleminden geçme olayıdır. heck-in işlemi için resmi kimliğinizi ya da pasaportunuzu (dış hat uçuşlarında pasaport ibrazı zorunludur) muhakkak yanınızda bulundurmalısınız. Kontuar görevlisi tarafından kimlik, bilet ve bagaj ağırlığı kontrolünün yapılıp gideceğiniz destinasyonun ve uçuş saatinizin teyit edilmesinin ardından biniş kartınızı teslim alabilirsiniz.

Devamını Oku
Hadi ipucu 9 Temmuz 2020: Havaalanında bagaj verme ve bilet kontrol işleminden geçmeye ne ad verilir?

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Okulların açılacağı hafta ne olacağı bugünden bilinmez

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, okulların açılış tarihiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Okulların açılacağı hafta ne olacağı bugünden bilinmez. Aylardır hazırlık yapıyoruz, planı 31 Ağustos'a göre yaptık. Bazı hukuki süreçler, mali süreçler nedeniyle takvimi açıklamak zorundayız. Açıklayacağız ki herkes ona göre hazırlık yapacak" dedi.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk'un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Biz takvimi mevzuat gereği açıklamak zorundayız. 31 Ağustos'ta açılacak dediğimizde, 31 Ağustos'ta açılmasını temenni ediyoruz, sağlıkla sıhhatle bir ortam oluştuğunda bunu kesinlikle ortaya koymak istiyoruz. Şartlar elverişli olursa da 'Bunu o tarihte açacağız' demeye çalışıyoruz. Bütün planlarımızı buna göre yaptık.
Bilim Kurulu'nun ortaya koyacağı veriler dikkate alındığında o tarihte açılıp açılmayacağını biz rahatlıkla işaret edebiliriz ama bugünden bunu söylememizin beklenmesi doğru değil.
(Okullarda yüz yüze eğitim) Verilere bakarız, ağustosun sonundaki, eylülün başındaki tabloya göre hareket ederiz. Denilirse ki 'Bir süre daha açmayın, uzaktan eğitime devam edin', biz devam ederiz, hiç sorun yok.

Şimdiden bazı olasılıkları zorlayarak 'şöyle olursa, böyle de olursa' diyerek durumu daha da karmaşıklaştırmanın bir anlamı yok. Biz pedagojik olarak prensiplere bakarız, sağlık olarak koşullara bakarız ve ikisinin gerektirdiği tedbirleri rahatlıkla alırız.

Devamını Oku
Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Okulların açılacağı hafta ne olacağı bugünden bilinmez

İstanbul'da IŞİD operasyonu: 10 gözaltı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince IŞİD'e yönelik operasyonda 10 kişi gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, IŞİD'in faaliyetlerinin deşifre edilmesiyle ilgili yürütülen çalışmalar kapsamında, örgütle ve çatışma bölgeleriyle irtibatlı 'yabancı terörist savaşçı' olduğu değerlendirilen şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.

Ekipler, sosyal medyada örgütsel nitelikli paylaşımlar yaptıkları tespit edilen şüphelilere yönelik 10 ilçede, 14 adrese operasyon düzenledi.

10 kişi gözaltına alındı.

 

Devamını Oku
İstanbul'da IŞİD operasyonu: 10 gözaltı

Murat FİDAN : KOŞ HANIM KOŞ! CEHENNEM VARMIŞ, MÜJDE!..

KOŞ HANIM KOŞ! CEHENNEM VARMIŞ, MÜJDE!..

Merhum Ali Uçar ağabey, Almanya'ya bulunduğu bir zamanda Alman bir aileye misafir olur.

Biraz sohbetten sonra, söz döner dolaşır ölüm, hayat meselelerine gelir...

Alman adam, yaşlarının ilerlemiş olduğunu, öldüklerinde toprakta çürüyeceklerini ve yok olacaklarıyla alakalı şeyler anlatır.

Ali Uçar ağabey ise ona: “Biz Allaha iman ediyoruz. Allah birdir ve inşallah imanlı vefat edersek Cennete gideceğiz. Yani Allah bizi öldükten sonra yeniden diriltecek ve Dünyada yaptıklarımızın hesabını bizden soracak.”

Alman adam “peki biz ne olacağız?” diye sorar.

Ali Uçar ağabey şöyle cevap verir; “Siz toprakta yok olmayacaksınız. Sizi de diriltecek Allah. Siz Allah’a şirk koştuğunuz için, teslis inancınızdan dolayı cehenneme gideceksiniz. Orada ateş içinde ceza çekeceksiniz.”

Alman adam birden heyecanlanır ve “nasıl yani, biz yok olmayacak mıyız? Biz başka bir âlemde tekrar mı yaşayacağız?” Evet cevabını duyunca birden heyecanlanarak hemen mutfaktaki kahve yapmakta olan hanımına seslenir. ”Koş hanım koş, müjde! Cehennem varmış müjde! Biz öldükten sonra yok olmayacak ve ebedi olarak yaşayacakmışız.”

Evet bu hadise gösteriyor ki; bir insanın ebedi olarak cehennem’de kalıp azap çekmesi, yok olup hiç olmasından daha hayırlıdır. Yok olma duygusu, cehennem azabından daha dehşetlidir. Bakınız bu konuda Üstad Bediüzzaman Said Nursi (r.a.) hazretleri şöyle diyor:

Bir zaman -küçüklüğümde- hayalimden sordum: "Sana bir milyon sene ömür ve dünya saltanatı verilmesini, fakat sonra ademe ve hiçliğe düşmesini mi istersin? Yoksa bâki fakat âdi ve meşakkatli bir vücudu mu istersin?" dedim. Baktım, ikincisini arzulayıp birincisinden "ah" çekti. "Cehennem de olsa beka isterim" dedi.

İşte madem mahiyet-i insaniyenin bir hizmetkârı olan kuvve-i hayaliyeyi bu dünya lezzetleri tatmin etmiyor. Elbette gayet câmi' mahiyet-i insaniye, ebediyetle fıtraten alâkadardır. İşte bu hadsiz arzu ve emellere bağlı olduğu halde, sermayesi bir cüz'î cüz-ü ihtiyarî ve fakr-ı mutlak bir insana, âhirete iman ne derece kuvvetli ve kâfi ve vâfi bir hazine, bir medar-ı saadet ve lezzet, bir medar-ı istimdad, bir merci' ve dünyanın hadsiz gamlarına karşı bir medar-ı teselli olduğu öyle bir meyve ve faidedir ki; onu kazanmak yolunda dünya hayatını feda etse, yine ucuzdur. (Şualar - 223)

Cehennemin vücudu dahi rahmettir. Hatta cehennem dahi kâfirler için, yok edilmeyip, ebedi bir vücuda sahip olacaklarından dolayı yine bir rahmettir. Çünkü kâfir ademe yani hiçliğe gidip yok olmaktan kurtulup, cehennemde ebedî bir vücuda mazhar olacaktır. Vücut,
hayr-ı mahz ve adem şerr-i mahz olduğu cihetle elbette cehennemde de olsa vücut rahmettir. Ayrıca, yaratılış, in’am, ikram, ihsan, şifa gibi sayılamayacak kadar çok olan bütün hayırlar rahmet eseridir...

Murat FİDAN

Devamını Oku
Murat FİDAN : KOŞ HANIM KOŞ! CEHENNEM VARMIŞ, MÜJDE!..

Ukrayna koronavirüs rakamları: Günlük 810 artışla, toplam 51,224 (9 Temmuz)

Ukrayna Halk Sağlığı Merkezi’ne göre, 9 Temmuz günü sabah itibariyle yayınlanan verilere göre önceki gün içerisinde 810 laboratuvar onaylı yeni koronavirüs vakası görüldü. Toplam vaka sayısı 51,224 oldu. Toplam ölüm 1,327’ye...
Haberin tümünü okumak için tıklayın

İYİ Partili Kavuncu: Türkiye'nin ilk kadın cumhurbaşkanını Ankara'ya göndereceğiz

İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu yeni dönemdeki hedeflerine ilişkin, "Önemsediğimiz 3 hedefimiz var. İl ve ilçelerimizde politika üretecek komisyonlar kuracağız. 2024 yerel seçimleri için bugünden çalışmalara başlayacağız. Genel seçimlerde de Türkiye'nin ilk kadın Cumhurbaşkanını İstanbul'dan Ankara'ya göndereceğiz" ifadelerini kullandı.

26 Temmuz'da gerçekleştirilecek İYİ Parti İstanbul İl Kongresi'nde yeniden aday olan mevcut Başkan Kavuncu Cumhuriyet'ten Leyla Kılıç'ın sorularını yanıtladı.

Yeni dönemde genel ve yerel seçim çalışmalarına ağırlık vereceklerini belirten Kavuncu, şunları söyledi:

"Bütün dünyanın takip ettiği seçimde Millet İttifakı’nın ana aktörlerinden biri olarak büyük bir değişime yol açtık. Sandık güvenliğinden tutun da sahadaki çabamıza kadar. Görev sürecimizde sadece bunu ele alsanız bile gurur verici bir durum. Tabii seçim ve parti içi kongre süreçlerimiz yapmak istediğimiz birçok faaliyeti ertelememize neden oldu. Ekonomi ve istihdam sorununun yanı sıra Z kuşağı için özel çalışmalar ve araştırmalar yapacağız. Bunların dışında yeni dönemde önemsediğimiz ve odaklandığımız üç hedefimiz var. İl ve ilçe komisyonlarımız politika üretecek hale gelecek. 2024 yerel seçimleri için bugünden çalışmalara başlayacağız. Bu çalışmalar kapsamında her ilçe ve mahalle teşkilatımız çözüm odaklı sorunları tespit edecek. Genel seçimlerin de 2023’e kalmadan yapılacağını düşünüyorum. Bu nedenle de seçilmiş 39 ilçe yönetimimiz ve il yönetimimiz Türkiye’nin ilk kadın Cumhurbaşkanını İstanbul'dan Ankara'ya gönderecek. Üye kampanyamıza da aynı hızla devam edeceğiz."

'Akşener'in paylaştığı fotoğrafa ilişkin yorum: Büyütülecek bir konu değil'
Kavuncu, İstanbul İl Kongresi'nde yeniden aday olmasının ardından parti lideri Meral Akşener'in kendisiyle birlikte çekilmiş fotoğrafını paylaşmasına ilişkin, "Genel Başkanımız her il kongresinde benzer tavrı göstererek aday olmak isteyen her arkadaşımıza ‘sizin kararınız’ demiştir. Genel Başkanımızı sanki bir tarafmış gibi sürecin içine çekmek ve bu şekilde lanse etmek kimseye fayda sağlamaz. Genel Başkanımızın İstanbul’da katıldığı her faaliyete iştirak ediyorum. Bahsedilen fotoğrafı, Genel Başkanımız kendi tensipleri ile sosyal medya hesabında yayımladı. Birlikte çekildiğimiz bir fotoğraf üzerinden bu algının çıkarılmasını doğru bulmuyorum. Büyütülecek bir konu değil" ifadesini kullandı.

Devamını Oku
İYİ Partili Kavuncu: Türkiye'nin ilk kadın cumhurbaşkanını Ankara'ya göndereceğiz

ERGÜN DİLER: Akdeniz hamlesi

LİBYA bir simge! AKDENİZ çok önemli olduğu için LİBYA da çok değerli. Muazzam bir kapı! AKDENİZ'e de çıkarsınız AFRİKA'ya da inersiniz. DERİN AMERİKA'nın adımlarına bakılacak olursa yeni dönemde yeni sistemde AKDENİZ hiç olmadığı kadar eşsiz olacak.
Pek çok üniversite zaten bunun onayını vermiş durumda. Bu nedenle ABD-ÇİN-İNGİLTERE-RUSYA-ALMANYA-FRANSA-TÜRKİYE-İTALYA gibi birçok güç bu bölgede MASAYA oturmak için tutunacak bir dal arayışında… Kılıçlar çekileli çok oldu. Şıkırtı seslerini daha da yakından duyacağız. Çünkü herkes adımlarını sıklaştırdı.
Açalım biraz daha… Rothschild ailesi, 2019 Mayıs ayında Michel Longhini'yi transfer etti. AKDENİZ bu kadar ısınmamışken! Aile yani ROTHSCHILDLER, genelde transfer etmez. Şirketlerine atama yapar gibi kişilere bildirimde bulunur. Michel Longhini, Derin Amerika'nın finans sisteminin başına geçecek kişi olarak biliniyordu. Bu kadar sıra dışı bir isimdi. Önemli bir Jacob Rothschild hamlesi ile Michel Longhini, dünyanın en önemli yatırım bankalarından Edmond de Rothschild'in başına geçti.
EDR olarak bilinen Edmond de Rothschild şirketi çok önemli bir adım attı. Ustaca bir hamleydi… Cenevre finans sisteminin mimarı olarak bilinen Michel Longhini, şimdi Ortadoğu ve Kuzey Afrika enerji-finans birlikteliğini kuracak. YENİ BİR OLUŞUM YANİ… Yani Fas, Libya, Cezayir ve Tunus'un enerji ile finans ortaklığıyla ilgili çalışma hazırladı. En ince detaylara kadar hem de… Longhini, Körfez ülkelerinin enerji ve finans yönetimiyle ilgili de çok önemli çalışma yaptı. Michel Longhini, Derin Amerika tarafını seçseydi, değişen bir şey olmayacaktı.
Akdeniz, Michel Longhini'nin en iyi bildiği bölge. Kıbrıs Adası'nı Off- Shore merkezi yapmak isteyenin de bizzat Michel Longhini olduğu biliniyordu. AKDENİZ'in kaderini değiştirmek için yola çıkmış gibi… Devam… Jacob Rothschild'in de onay verdiği şekliyle Michel Longhini enerjinin yakınında bir Off-Shore merkezi kurmak istiyor. AİLE buna "TAMAM" dedi… Bu nedenle Akdeniz çok önemli, Akdeniz'e sınırı olan ülkeler çok ama çok önemli, Kıbrıs adası da hepsinden önemli.
Rugby ve golf tutkunu olan 55 yaşındaki Michel Longhini, ya Güney Kıbrıs ya da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne özel bir golf sahası istedi. Edmond de Rothschild Özel Bankacılık ve Varlık Yönetimi'ne geçmeden önce Jacob Rothschild, Michel Longhini'ye golf sahası sözü verdi.
Yeni dönemde İsviçre gizli hesap merkezi olmaktan çıkacak. Sadece Off-Shore değil, İsviçre'deki gibi gizli hesaplar da Kıbrıs adasında olacak.
Edmond de Rothschild, önümüzdeki ay itibariyle Fas ve Kıbrıs adasıyla ilgili çok önemli adımlar atacak. Öncelikli olarak Fas'a çok ciddi yatırım yapacak olan Edmond de Rothschild'in uzmanları, 900 iş adamının bu konuda istekli olduğunu portföyüne ekledi.
Edmond de Rothschild Özel Bankacılık ve Varlık Yönetimi, Libya'nın geleceğinde aktif rol almak istiyor. Bu konuda oldukça istekli.
Ancak Libya'daki savaş hali, parayı korkutuyor. Libya'nın 2021 yılı itibariyle normal ritmine geri döneceği ve yeni Libya olarak yoluna devam edeceği tahmin ediliyor. Libya'nın yeniden inşası konusunda öncelikli ülke artık Türkiye. Edmond de Rothschild Özel Bankacılık ve Varlık Yönetimi, Libya'da en büyük güç olarak Türkiye'yi kabul ediyor. Şirketin Fransız departmanının elinde olan Libya portföyü, birkaç hafta önce Türk bankacılara teslim edildi. Yıllardır Edmond de Rothschild Özel Bankacılık ve Varlık Yönetimi'nde görev yapan 7 Türk bankacı Libya'nın finans açısından ne kadar güçlü olacağıyla ilgili çalışmaları derinleştirdi.
Tabii burada anlaşılması gereken önemli olan bir konu var. Derin Amerika da Libya'da olmak istiyor.
Rothschild ailesi de haliyle bunun farkında. Bölgede çok etkin bir rol üslenen Türkiye, hem Derin Amerika'nın hem de Rothschild ailesinin planlarını bozdu.
Önümüzdeki günlerde Libya başta olmak üzere Fas, Cezayir ve Tunus'la ilgili çok önemli gelişmeler yaşanacak. Akdeniz daha da ısınacak. Çünkü Akdeniz herkesin hedefi olan bir bölge haline geldi. Michel Longhini'nin Rothschild'i tercih etmesi, Akdeniz'de dengeleri Londra tarafına çevirebilir.
Kaç zamandır anlatmaya aktarmaya çalıştığım da buydu… Günlük yaşadığımız için HAFIZAYI taze tutmak zorundayız… AKDENİZ bu kadar önemli olacakken Türkiye'nin kontrol edilebilir ve iddiasız bir ülke olmasını isteyenler öncelikli olarak ne yapar? Birlikte düşünelim. NE YAPAR? EVET!
Eğer Türkiye'den çekiniyor ya da korkuyorsanız öncelikli olarak ne yapıp edip TÜRK DONANMASINI BUDAMANIZ GEREKMEKTEDİR! Peki saldırı oldu mu? Zarar verildi mi?
EVET VERİLDİ. Tekrar eski gücüne kısa zamanda kavuşan TÜRKİYE kurulan oyunların içinden çıkıp yükselmeyi bildi.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
ERGÜN DİLER: Akdeniz hamlesi

EMİN PAZARCI: Eyvah, Türkiye bölündü

Alışığız aslında bu tür garip ve iddialı ifadelerine. Ama bu defa biraz fazla abarttı. Çıtayı alabildiğine yükseltti…

Kemal Kılıçdaroğlu, “Şimdi baroları parçalıyorlar. Baroları parçalamak, çoklu baro adıyla yapılan hareket bir bölücülük projesidir” dedi.

Eğer öyle ise eyvah ki ne eyvah! Biz çoktan bölünmüşüz. Hatta paramparçayız, lime lime dökülüyoruz. Ölmüşüz ama ağlayanımız yok.

Biz bu ülkenin işçilerini böldük ilk önce. Türk-İş, Hak-İş, DİSK diye parçalara ayırdık. Sonra sıra memurlara geldi. Onları da Memur-Sen, Kamu-Sen ve KESK gibi kuruluşlar arasında paylaştırdık.

Diğer meslek kuruluşları da farksız. Pek çok ayrı yapı var onların içinde. Demek ki, Kılıçdaroğlu’nun ifadesi ile “bölücülük projesi” bu ülkede yıllar önce hayata geçirilmiş. Neden uyarmadı ve haber vermedi o zaman? Niçin bu kadar geç kaldı da barolarla ilgili düzenlemeyi bekledi?

Şaka bir yana, bunlar son derece ciddiyetsiz sözler!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hepimizi aptal yerine koyuyor herhalde! Bu kafa ile meselelere yaklaşırsak eğer, siyasi partilerin kapısına da kilit vurmamız lazım. Mesela İktidar Partisi varken ne gerek var CHP gibi bir yapıya? Kapatalım bütün siyasi partileri, tek çatı altında birleştirelim.

Zaten bir dönem öyleydi…

Bu ülkede tek parti yönetimi vardı. Bir başkasının kurulmasına, başka bir siyasi oluşumun yeşermesine izin verilmezdi. Kemal Bey de o günleri ve tek sesliliği özlüyor herhalde!
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
EMİN PAZARCI: Eyvah, Türkiye bölündü

MUHARREM SARIKAYA: Pandemik siyaset…

Genel Kurul’da oylama biter bitmez maskesini daha da sıkı halde kapatarak kendisini bahçe bölümüne atıyor.
Salgın riski altındaki TBMM’de istisnasız bütün milletvekillerinin tavrı bu yönde…
Nitekim eski Tarım Bakanı Mehdi Eker de dün bu milletvekillerinin arasındaydı.
İçerideki oylama biter bitmez dışarı çıktığını belirtip, kulisin kapalı ortamı yerine bahçede kurulu açık çay ocakları bölümünde oturmayı tercih ettiğini belirtti.
Tepkisi de zaten salgının yaygın olduğu ortamda Genel Kurul salonunda kanun maddesi yerine, usul üzerinde 3,5 saat süren görüşmelerin yapılacak olması.
Bu iktidar kulisinde böyle de muhalefet farklı zannedilmesin, onlar da aynı şekilde oylama sonrası bahçe kulisine kendilerini atıyor.
En büyük risk altında kalanlar ise oturum süresince Genel Kurul salonundan çıkamayan grup başkanvekilleri…
Ancak çoklu baro sistemini getiren Avukatlık Yasası’nın dün Hukuk Muhakemesi Kanunu’ndaki düzenleme yarıda bırakılıp, Genel Kurul’a getirilmesi ile hafta sonuna kadar kesintisiz çalışma kararı alan Meclis’in yoğunluğu ister istemez artacak.
Çünkü AK Parti cumartesi akşamına kadar 28 maddelik düzenlemeyi çıkarıp, çoklu baro sistemine geçilmesini istiyor.

SOSYAL MEDYA GELECEK

Bunu başarması halinde hemen ardından sosyal medya düzenlemesini TBMM’ye getirmekte de kararlı.
Nitekim buna ilişkin muhalefet ile ilk teması da gerçekleştirmiş; gerekirse görüşülmesi ötelenen Hukuk Muhakemesi Kanunu’na (HMK) madde ihdası şeklinde yapabileceklerini de bildirmiş…
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise dün sohbet ederken, sosyal medya düzenlemesinin, HMK’ya madde ihdası yerine, tek başına getirileceğini bildirdi.
Düzenlemeden muhalefet milletvekillerinin de memnun kalacağı konusunda emindi.
Hedeflerini hafta başından itibaren hobi bahçelerini de düzenleyen 34 maddelik Tarım, 16 maddelik Milli Savunma, çok fazla madde içermeyen Sosyal Medya ve ötelenen 20 maddelik Hukuk Muhakemesi Yasası’ndaki düzenlemeleri çıkarıp en geç 15 Temmuz Çarşamba günü yaz tatiline girmek olduğunu da bildirdi.


TOPLU SÖZLEŞME HAKKI

Buna bir de erken yaşta evliliğe verilen cezalarda düzenleme ve ekonomik paketin eklenmesi gerekir…
Çünkü işyerinde %1’in altına inmiş sendikaların toplu sözleşme yapma hakkını ortadan kaldıran hükmü öteleyen düzenleme her yıl TBMM’nin önüne kesinlikle geliyor.
Muhalefet de bunu öngörerek hükümeti “Yüzde bir şartını kaldıran düzenlemeyi bu yıl da getirin, yoksa binlerce işçi toplu sözleşme hakkını kaybedecek” diye iktidarı sıkıştırıyor…

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
MUHARREM SARIKAYA: Pandemik siyaset…

AHMET HAKAN: Bu atama İmamoğlu’nun başını çok ağrıtacak

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun...

AK Parti döneminin önemli bürokratlarıyla çalışmak istemesi...

Takdire şayan bir tutumdur. Partizanlıktan uzak duran ve liyakate önem veren bir yaklaşımdır.

*

Fakat İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne “genel sekreter” olarak atadığı Can Akın Çağlar, bu kapsama girmez, giremez.

*

Çünkü Can Akın Çağlar, bundan sekiz sene önce Ziraat Bankası Genel Müdürü iken...

CHP’nin önde gelen isimleri tarafından...

“Tarihin en büyük batık kredisi veren adam” diye nitelendirilmişti.

Bu atama İmamoğlu’nun başını çok ağrıtacak


Özellikle CHP’li Aykut Erdoğdu’nun haftalarca süren yaylım ateşi, hepimizin hafızalarındadır.

*

CHP’nin sekiz sene evvel “en büyük batakçı” ilan ettiği bir bürokratı...

CHP’li belediyenin “ikinci adam” koltuğuna oturtması...

Olacak şey değildir.

*

Cepheleşmiş Türkiye’de alınan bir karar, genellikle bir kesimin tepkisini çekerken öbür kesimin takdirini kazanır.

*

Ekrem İmamoğlu’nun bu atama kararı ise...

İki kesimin de tepkisini çekmeyi başaracak nitelikte...

*

- CHP’liler... “Yahu biz bu adama batakçı diyorduk, şimdi baş tacı ediyoruz” diyeceklerdir, zaten diyorlar da...

*

- AK Partililer ise... “Ya sekiz sene evvel yalan söylüyordunuz ya da bir batakçıyı ikinci adam yaptınız” diyeceklerdir, zaten diyorlar da...

*

Aynı anda hem CHP’nin hem de AK Parti’nin tepkisini alabilmek...

Ne bileyim...


Bu da az buz bir başarı değil hani.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
AHMET HAKAN: Bu atama İmamoğlu’nun başını çok ağrıtacak