Popüler Kullanıcılar

Başkan Erdoğan Vahdettin Köşkü'nde Ahmet Hakan, Işıl Açıkkar ve Salih Nayman'ın moderatörlüğünde düzenlenen sosyal medya ve televizyon ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Başkan Erdoğan: Demirtaş ve Öcalan arasında iktidar mücadelesi varBaşkan Erdoğan: Demirtaş ve Öcalan arasında iktidar mücadelesi varSiyaset Haberleri20 Haziran 2019 Perşembe 21:56 | Son Güncelleme: 21 Haziran 2019 Cuma 00:45Başkan Erdoğan sosyal medya hesabı üzerinden ortak yayında soruları cevapladı. Erdoğan, Teröristbaşı Öcalan'ın HDP'ye yaptığı tarafsızlık çağrısı mektubuna ilişkin: Burada aslında bir iktidar mücadelesi var. Bu iktidar savaşında tabii HDP-PKK kanadında yaşanan bu savaş, tabii Öcalan ve Demirtaş noktasında da ciddi bir iktidar mücadelesine doğru bir kayma gösteriyor. dedi

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Vahdettin Köşkü'nde Ahmet Hakan, Işıl Açıkkar ve Salih Nayman'ın moderatörlüğünde düzenlenen sosyal medya ve televizyon ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

31 Mart seçimine ilişkin soru üzerine Erdoğan, itirazlar neticesinde 29 binden 13 bine düşen bir neticenin söz konusu olduğunu, bu durumun ister istemez kendilerini itiraza sevk ettiğini, bu itirazlar neticesinde de YSK'nin seçimin yenilenmesi kararını aldığını hatırlattı.

Tüm sandıklara yönelik sayım talepleri yerine gelmiş olsaydı, bugün belki de bu seçimin olmayacağını ifade eden Erdoğan, itirazlar neticesinde 16 bin gibi bir farkın ortaya çıktığını, burada ciddi bir suistimalin olduğunu söyledi.

YSK'nin kararını vermesinin ardından 23 Haziran'da seçime gidileceğini belirten Erdoğan, geriye kalan iki günde pazar gününe hazırlıkları yapacaklarını ifade ederek, bu hazırlıkların İstanbul seçimi için hayırlara vesile olmasını dile getirdi.

Burada "Acaba Batı, bununla niye bu kadar ilgileniyor?" konusunun düşündürücü olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bugün, yabancı basınla bir toplantım oldu. Bazı basın mensupları İstanbul seçimlerini sordu. İlgilenmeleri tabii manidar. 31 Mart seçimlerinde çok çok ciddi saldırılar da oldu. Hele hele Yunan basını bu işin üzerine çok farklı gitti." diye konuştu.

YSK'nin kararını verdiğini, ona da en büyük saldırıyı ana muhalefetin yaptığını anlatan Erdoğan, "YSK üyelerine önce çok güveniyorlardı. Daha sonra çete olarak nitelemeye başladılar. Pazar günü seçime gidiyoruz. Netice ne çıkarsa ona hep birlikte başımız, gözümüz üstüne diyeceğiz ve geleceğe yöneleceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

"Valimiz bu işi yargıya taşıma kararlılığında"

Ordu Havalimanı'nda yaşanan olayın hatırlatılmasının ardından yöneltilen "Sandık ve milli iradeyle var olmuş bir siyasi lidersiniz. Burada sanki seçilse bile başkanlık verilmeyecek gibi bir algıdan söz ediliyor. Bu algı doğru bir algı mıdır? Bu konuda yaklaşımınız nedir?" sorusu üzerine Erdoğan, şu yanıtı verdi:

"Burada hukuki durum ne ise bu küfrün karşılığı ne ise bununla ilgili olarak Sayın Valimiz kendisine yapılan küfürle ilgili olarak, bu işi savcılığa, yargıya taşıma kararlılığında. Sağ olsun burada seçimin ardından bu savcılık müracaatını yapma ferasetini de gösterdi. Burada kararı kim verecek? Yargı verecek. Yargı bu konuyla ilgili olarak, yani bu ülkenin valisine 'it' demenin ne olduğunun yasal olarak kararını verecek merci odur. Burada zaten yasalarımızda bir ilin valisine, yöneticisine bu tür küfürlerin karşılığı oralarda belli. Kaç yıldan kaç yıla, bu belli.

Ben burada büyük bir ispat yapacağım. Ben İstanbul'un büyükşehir belediye başkanıydım değil mi? Bu daha belediye başkanı seçilmeden böyle bir şey yaptı. Ben İstanbul'un büyükşehir belediye başkanıyken okuduğum bir şiir sebebiyle mahkum oldum. Bu mahkumiyetimle benim elimden belediye başkanlığımı aldılar mı? Aldılar. Bu ise henüz belediye başkanı olmadan, bir ilin valisine küfrediyor. Ben küfretmedim. Devletin resmi yayın organlarında yer alan bir şiiri okudum ve bundan mahkumiyet aldım 10 ay. 4 ay 10 gün yattım. Ama elimden neyi aldılar? İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını aldılar."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cezaevine girmeden bir süre önce Ahmet Hakan ile Feshane'de bir program yaptığını ve Hakan'ın kendisine "Sizin yerinize gelecek olana kefil misiniz?" sorusunu yönelttiğini anlattı. Erdoğan, bu soruya "Siyasette babam bile olsa, kefil olmam. Ama ekonomik olarak gücüm neye yeterse o kadarına kefil olurum." dediğini aktardı.

"Belli süreyi aşan bir cezayı alması halinde düşecektir"

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Vali demek ne demek? Cumhurbaşkanının o ildeki vekili demektir. Siz, bir valiye 'it' derseniz, kusura bakmayın bunu kimse yemez. Ben de bir Cumhurbaşkanı olarak valime sahip çıkmak durumundayım. Onu yedirtmem. Polislerimize aynen orada yanındaki bir başkası 'şerefsizler' diye hitap ediyor. Bu polisler kim? Yarın eğer sen buranın başına geçecek olursan bunlar senin koruman olacak. Sen bu korumalarına 'şerefsiz' dedirtiyorsun.

Bunların en iyi bildiği iki şey var. Algı operasyonu yapmak ve mağduriyet maskesi giymektir. Devletin valisine hakaret edeceksin, polisin üzerine yürüyüp küfür edeceksin. Sonra mağdur edebiyatı yapacaksın, böyle bir şey olmaz. Bu, hukuk içinde olacak olan bir şey. Benim orada zaten yapamaz dediğim bir şey yok. Yargı böyle bir şeyi verdiği takdirde, vermesi halinde zaten bu düşer. Hele hele bir konu var ki o da şudur, özellikle bu tür yargı süreci içinde belli bir süreyi aşan bir cezayı alması halinde bu düşecektir. O süreyi aşmazsa zaten görevine devam eder."

"Benim nasıl düştüyse, onun da belediye başkanlığı düşer"

Bu sürecin, seçildikten sonra valinin savcılığa müracaatı ile başlayacak olan bir süreç olduğunu aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu da görevi ihmal değil, görevi kötüye kullanmaktır. Göreve gelmeden bu işi yapması suretiyle o cezayı aldığı anda bir defa bu benim kanaatimdir, yargı da bu kararı verirse, belediye başkanlığım benim nasıl düştüyse, onun da belediye başkanlığı düşer. Ben yaşadım çünkü. Ben yaşadığımı söylüyorum. Bana bu cezayı verdiler. Şiir okuduğum için verdiler. Belediye başkanlığım 4 yıl 6 ay gibi bir süre geçmişti, düştü. Benden sonra seçim yapıldı mecliste, bir başka arkadaşımız başkan seçildi. Onunla süre tamamlandı."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu Havalimanı'nda valiye yapılanların görsel ve yazılı kayıtlarını gördüklerini anlatarak, "Halk şunu da söylüyor; 'Bir Cumhurbaşkanı olarak siz, valinizin izzetini korumayacak mısınız, valinize sahip çıkmayacak mısınız, valinizi böyle ortada bırakacak mısınız?' Bırakamayız. Ona da sahip çıkmak bizim öncelikli görevlerimiz arasındadır." dedi.

"'Erdoğan'ın akıbeti de Mursi gibi olacak' dediler"

"Sisi mi Binali Yıldırım mı? dediniz. Ne demek istiyorsunuz Sisi mi Binali Yıldırım mı derken?" sorusuna karşılık Erdoğan, şunları söyledi:

"Mursi, içeri alındıktan kısa bir süre sonra CHP'nin trolleri benimle ilgili şu başlıkları atmaya başladılar; 'Erdoğan'ın akıbeti de Mursi gibi olacak' dediler. Bu sürekli olarak devam etti. Şimdi de yine aynı şekilde Mursi, adeta orada 20-25 dakika çırpınırken en ufak bir müdahale olmadığı halde, yine bu troller devreye girdiler, 'Erdoğan'ın akıbeti de aynen Mursi gibi olacak' dediler.

Şu anda benim pazar günü ile alakalı şeyim, bir zihniyet çatışmasında bir tarafta Sisi taraftarları var zihniyet olarak ki bunlar Erdoğan'ı oraya oturtuyorlar. Bir tarafta Binali Bey'in durumu var. Binali Bey'in durumu da benim bir belediye başkanı adayım olarak bizler de Mursi zihniyetini bunların anlayışına göre temsil etmiş oluyoruz."

Böyle bir anlayışla pazar günü seçime gidildiğini ifade eden Erdoğan, "31 Mart seçiminde nasıl bir benzetme yapıldı, Yunan gazeteleri nasıl devreye girdiler? Tüm bunlar zihniyet çatışmasının ortaya çıkışıdır. Yoksa bir kişinin, bir kişi olarak benzemesi değil, zihniyet olarak benzemesidir. Bu zihniyet benzetmelerini yapmak suretiyle, siyaseti veya siyasi düşüncelerimizi güçlendirmek durumundayız. Bu incelikleri ciddi manada ayrıştıralım ki işi bir yere vardıralım. Çünkü işin neticesi buraya gelecektir." dedi.

Bugün Batı basınının, kendisine saldırdığını ifade eden Erdoğan, "Bir zihniyet meselesinden dolayı saldırıyor. Hele hele Alman medyasının sürekli olarak saldırılarının arkasında bakıyorsunuz FETÖ, PKK, DHKP/C var. Bütün bunlar ciddi manada neyin nereye oturduğunu göstermesi bakımından çok manidardır."

'Ciddi bir tarafgirlik söz konusuydu'

Erdoğan, AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ile CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu'nun katıldığı ortak canlı yayını nasıl bulduğuna yönelik soru üzerine, söz konusu yayını beğenmediğini söyledi.

Yayında objektif bir yönetim anlayışının olmadığını söyleyen Erdoğan, "Dakikalardan, soru soruş şekillerine varıncaya kadar, ciddi bir tarafgirlik söz konusuydu ve bu tarafgirlikle kalmayıp bir de tabii sonradan o soru soruş şekillerinde bile bazı tarafgirlikler çok somut ortaya çıkıyordu." dedi.

Erdoğan, söz konusu yayında moderatörün CHP adayına "Başkan", Binali Yıldırım'a ise "başkan adayı" diye hitap ettiğini ifade ederek, "Bu çok çok önemliydi. Canlı yayın boyunca iki adayın konuşma süresinde eşitsizlik göze çarptı. O da çok önemliydi. İki adayın konuşma süresine baktığımız zaman güya çok dikkatli takip edilmesine veya 'buna ben çok dikkat edeceğim ve her iki adaya da bu noktada dikkatli süreleri kontrol edeceğim' demesine rağmen bunlara dikkat edilmemiştir. Eşit süre verilmedi. Mesela Sayın Yıldırım'a bütün bu süre içinde 4 dakikada az süre tanımıştır. Bunların hepsini dakika dakika bizler masaya yatırdık. Çok daha ilginç bir şey, Sayın Yıldırım'ın sözleri zaman zaman kesilmiş ama rakibinin ise böyle bir sıkıntısı olmamıştır. Burada da yaptığımız tespitler de şu, burada rakamları göstererek özellikle 10 kez CHP adayının müdahaleye uğradığını görüyoruz ama Yıldırım'ın 26 kez sözü kesildi. Halbuki bir moderatör olduğunda konuşmacılar, konuşması ne kadar fazla kesilirse o da oradaki iradesini veya sunumunu o değerini kaybeder ve o akış ortadan kalkar. Burada da bunu maalesef yaşadık ve gördük." değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programdan 3 gün önce bir otelde moderatörün CHP adayıyla görüştüğünü anlatarak, şöyle devam etti:

"Birisi diyor ki, '5 dakika, 10 dakika görüştük', öbürü '15 dakika filan' sonunda iş ortaya çıktı, 45 dakika bunların orada görüşmesi var. 45 dakika orada görüşürken de bütün doneler, ne tür sorular sorulacak ki bu tamamen bir soru çalma sanatıdır. Bu, tamamen FETÖ'cülerin işidir. Çok ilginçtir, moderatör soruyu soruyor, sorduktan sonra da oradan, o başlıklara göre o karton çıkarılıyor o gösteriliyor. Bu denli bir hırsızlık olur mu? Böyle de 'çok doğru, çok adil bir moderatörlük yaptım' nasıl diyeceksin? Bunlar dersi 45 dakika çalıştılar, soruları vesaire hepsi. O kutucukların da hepsinin biz resimlerini aldık ve orada bu resimler nasıl çekildi, nasıl bunlar önceden hazırlandı... Çünkü soru soruluyor ve soru sorulduğu anda hemen bu çıkıyor ve cevabını da ona göre veriyor. Şimdi bu adil bir tartışma olamaz. Nitekim adil olmaktan çıktı. Tabii bu hem siyasi, hem ahlaki değerlere ters bir tartışma halini aldı. Ben mesela Sayın Dündar'la Baykal döneminde bizim bir tartışmamız olmuştu ve biz o tartışmamız da CHP adına Sayın Tan'la görüşmüştü, Uğur Dündar'la benim adıma Ömer Çelik Bey görüşme yaptı. Ve her ikisiyle de görüşmeler yaptı, konuştular vesaire... Ondan sonra biz programa çıktık ve hakikaten çok da güzel bir tartışma oldu. Daha sonra değerlendirmeler noktasında da gayet güzel değerlendirmeler yapıldı. Ama hiç buna benzer olumsuz şey de o zaman olmadı." 

"Bir moderatörün ne soracağı belli olabilir mi? Sürpriz bir soruyla moderatör karşınıza çıkabilir. Sürpriz soruyla karşımıza çıkınca ne yapacaksınız?" diyen Erdoğan, "Şimdi nedir? Bu, bir moderatör olarak kendini bitirmiştir. Bundan sonra kalkıp da bu tür şeyler de... Mesela bana da soruldu 'Ne yapalım' diye ben farklı isimler vermiştim ama bu isimler adaylar tarafından herhalde makul karşılanmadı ve iş bu noktaya geldi. Şimdi tabii öyle veya böyle o akşamki tartışmanın da hasılasını pazar günü sandıklarda göreceğiz. İster buralarda hırsızlıklar, şunlar bunlar olsun. Öyle veya böyle bu netice kendini çok açık net zaten gösterecek." diye konuştu.

"Girmeyişimin sebebi bu tür endişeler"

Gazeteci Uğur Dündar'la yaptıkları görüşmeden bu yana böyle bir şeye hiçbir zaman girmediğini anlatan Erdoğan, "Neden girmediniz?" sorusu üzerine şöyle devam etti:

"Girmeyişimin sebebi bu tür endişeler. Çünkü her şeyde maalesef bir sıkıntı, bir bozukluk var. Artık ideolojik yaklaşımlar bu tür tartışmaları bozuyor. İdeolojik tartışmalardan arındırılmış acaba bir tartışma olabilecek mi? Yoksa ben o zaman ki daha yeni bu sürecin içerisindeydim. Sayın Baykal benden çok çok deneyimli, tecrübeli bir lider olmasına rağmen biz onunla o tartışmayı yaptık ve herhangi bir sıkıntı şu, bu yaşanmadan böyle bir tartışma yaptık. Bugün de, yarın da artık belli bir deneyime sahip bir lider olarak ben herkesle bu tür müzakerelere, tartışmalara girerim. Bütün mesele, işte şimdi burada da gördüğümüz gibi bir moderatör olayındaki neticedir." 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak yayında Binali Bey'in performansını yeterli bulup bulmadığı sorusunu şöyle yanıtladı:

"Binali Bey'in duruşunda bir olgunluk, derinlik var. Kalkacaksın İDO genel müdürü olarak yola çıkacaksın, ondan sonra milletvekili olacaksın ve 10-11 yıl Ulaştırma Bakanlığı yapacaksın, öbür taraftan Başbakanlık ardından Meclis Başkanlığı... Şu anda bu ülkenin 81 vilayetinin her yerinde, yollarından, altyapısına, üst yapısına varıncaya kadar kadar, havalimanına varıncaya kadar Binali Bey'in Başbakanlığım döneminde elinin değmediği yer yok." 

Ekrem İmamoğlu'nun, "25 senede İstanbul'da ne yaptınız?" dediğini aktaran Erdoğan, "İnsanın gözü arsa artık bunu görecek. Ama gözü var da görmüyorsa artık buna benim diyeceğim bir şey yok. Sen kalkıp da İstanbul'da Avrasya Tünelini görmeyecek misin? Marmaray'ı görmeyecek misin? 29 Ekim 2013'ten bu yana 350 milyon insan geçti. Öbür tarafta Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü. Bütün bunlar şu anda İstanbul için bitirilmiş olan yatırımlar. Kadıköy Söğütlüçeşme'den kalkan şu andaki metrobüsler Beylikdüzü'nü geçiyor, oraya kadar ulaşıyor. Bunları yapan yine aynı şekilde AK Parti belediyeciliğidir. Hepsinden öte şu anda dünyanın neredeyse ilk üçü içerisinde yer alan bir İstanbul Havalimanı'nı yine Binali Bey'in Ulaştırma Bakanlığı döneminde biz başlattık. Almanya'da Berlin Havalimanı 17 yıl oldu, hala bitirilemedi. Ama bizimki 5 yılda bitti ve şu anda bazı eksikler var, bu eksikler de bittiği andan itibaren bizim havalimanımız belki de dünyanın bir numaralı Havalimanı haline gelecek." diye konuştu.

Binali Yıldırım'ın vaatlerine hiç girmeyeceğini anlatan Erdoğan, "Çünkü yaptıkları zaten yapacaklarının şu anda teminatı durumunda" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP adayının İstanbul'da ücretsiz ve indirimli su vaadinin olduğunu anlatarak, "İstanbul'u suya kavuşturan bu fakir. Benim döneminde Istranca Dağları'nı deldik İstanbul'a suyu getirdik. Öbür taraftan Melen'den Ömerli'ye suyu getirdik bu da yetmez dedik, boğazın altından boru oraya yerleştirildi ve Anadolu Yakası'nda sıkıntı olursa Avrupa Yakası'ndan oraya suyu pompaladık. Avrupa Yakası'ndan olursa Anadolu Yakası'ndan bu tarafa suyu pompaladık. Bunu da hallettik." ifadelerini kullandı.

"Şimdi çıkmış israftan bahsediyor"

Haliç'i temizlediklerini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Haliç'ten çıkardığımız çamuru Alibeyköy'de bir taş ocağına pompaladık ve o çamur orada 650 bin metrekarelik bir alanı orada oluşturduk. Şimdi orada oyun parkı var. Bunları biz o belediye başkanlığımız döneminde yaptık. Şimdi çıkmış israftan bahsediyor. Bütün bu yatırımlar öyle durup dururken olmadı ki ve ben 2,5 milyar dolarlık borçla devraldım. 1 milyar 250 milyon dolar borçla devrettim. Bütün bu dediğim yatırımları da yapmak suretiyle."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Belediye Başkanlığı görevinden sonra Başbakanlığı döneminde de sürekli İstanbul'daki AK Parti belediyesini de hiçbir zaman ihmal etmediğini anlatarak, "Ama arkadaşlarımın hepsi de zaten başarılı bir belediyecilik sergilediler. Bunları görmek lazım. Ama tabii buraları bilmiyor, görmediği için 'bir şey yok' diyor. Bizim hemen hemen her ilçemizde muhakkak kültür, kongre merkezleri var. Bunlarda her türlü yarışın içindeyiz."

'Öcalan ve Demirtaş arasında iktidar mücadelesi var '

Erdoğan, "Güneydoğu'ya bizim vermiş olduğumuz hizmeti, on yıllarca, hatta Cumhuriyet tarihi boyunca vermiş olan bir iktidar yoktur." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öcalan ve Demirtaş noktasında ciddi bir iktidar mücadelesine doğru bir kayma gösteriyor" diye konuştu.

Teröristbaşı Öcalan'ın açıklamasına ilişkin Erdoğan, şunları söyledi:

"Burada aslında bir iktidar mücadelesi var. Bu iktidar savaşında tabii HDP-PKK kanadında yaşanan bu savaş, tabii Öcalan ve Demirtaş noktasında da ciddi bir iktidar mücadelesine doğru bir kayma gösteriyor.

Yaptığı açıklamada, 'eğer siz beni destekliyorsanız, eğer benim arkamda olan bir partiyseniz, ben sizin ne oraya ne şuraya değil, siz kendi gücünüzü ortaya koymalısınız ve burada bunların herhangi birinden yana değil, kendi tarafsızlığınızı ortaya koymalısınız' gibi bir hava içinde."

Erdoğan, "Ben artık bu anketlere kesinlikle inanmıyorum, anketlerde artık çok ciddi bir rant dönüyor." dedi.

"CHP adayı zaten tüm söylemini yalan ve takiye üzerine kurmuş." diyen Erdoğan, "Yalanları ortaya çıkmasın diye, artık son iki gün kritik, televizyonlara çıkmama kararını arkasındaki yöneticiler aldılar ki bu tür kaçış aslında bir FETÖ adetidir." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Partimizde görev almış bazı isimlerin bu dava hareketinden böyle bir kopma veya kendilerine göre yeni bir yol çizme haberleri gündeme geliyor. Bir partide partiye kırgınlık veya partiden bu noktada bu tür vesilelerle kopmak gibi bir şey olmamalı. Eğer siz bir davaya inanmışsanız bu davadan kopulmaz." dedi.

(AA)

Devamını Oku
Başkan Erdoğan Vahdettin Köşkü'nde Ahmet Hakan, Işıl Açıkkar ve Salih Nayman'ın moderatörlüğünde düzenlenen sosyal medya ve televizyon ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Mahmut Tanal, Sisi paylaşımı sonrası fena rezil oldu! Büyük tepki..

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, darbeci Sisi’nin Şehit Mursi’nin emrindeyken Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çekilmiş fotoğrafını kullanarak kara propaganda yapmasının ardından rezil oldu.

2019-06-20 22:59:00Mahmut Tanal, Sisi paylaşımı sonrası fena rezil oldu! Büyük tepki..CHP Milletvekili Mahmut Tanal’ın, darbeci Sisi’nin Şehit Mursi’nin emrindeyken Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çekilmiş fotoğrafını kullanarak algı oluşturmaya çalışmasına sosyal medya kullanıcıları tepki gösterdi.

Mısır’ın demokratik yöntemlerle seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Şehit Muhammed Mursi görevinin başındayken Savunma Bakanı olan Abdülfettah es-Sisi, darbeden önce o dönem Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaret etmişti.

Söz konusu ziyaret sırasında çekilen fotoğrafı, yeni bir ziyaret gibi twitter hesabından paylaşarak, algı oluşturmaya çalışan Mahmut Tanal, “Ben de sayın Erdoğan’a soruyorum: Cuntanın Mursi’yi devirmesinden sonra Türkiye adına darbeci Sisi yönetimiyle resmi ya da gayri resmi, üst düzeyde ya da alt düzeyde herhangi bir görüşme, temas sağlanmış mıdır?” sözlerine yer verdi.

Sosyal medya kullanıcıları, bu fotoğrafın Temmuz 2013’te yapılan darbeden önce çekildiğini belirterek Tanal’a tepki gösterdi. İşte o tepkilerden birkaçı:

Devamını Oku
Mahmut Tanal, Sisi paylaşımı sonrası fena rezil oldu! Büyük tepki..

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “AK Parti bu seçimin kaybedeni olmaz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "AK Parti bu seçimin kaybedeni olmaz, niye? Çünkü şuanda İstanbul Büyükşehir Belediyesinde meclis kahir ekseriyeti bizde. Komisyonların tamamı bizde, meclis başkan vekillikleri aynı şekilde. Orada onun olması halinde sürekli belirli bir sıkıntıların olacağı ortada. Çünkü burada düşünce birliği olmayacaktır. Yönetim birliği olmayacaktır. Sürekli olarak bir çok konularda anlaşmazlıkların çıkacağı ortadır" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Hakan, Işıl Açıkkar ve Salih Nayman moderatörlüğünde sosyal medya ve televizyon ortak yayınına katıldı.

“Suriye’de güvenli bölgelere TOKİ eliyle konut bunları yerleştirelim istiyoruz”
Suriye’de güvenli bölgeyle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Afrin bölgesine dönecek olan Suriyeliler var. Bunlarla beraber terör koridoru olarak belirlediği bölgeyi terör koridoru olmaktan çıkardık. Cerablus Elbab temizlenmesiyle birlikte Münbiç’i zorluyoruz. Orası da iskan bölgesi haline gelecek. Aynı şekilde İdlib’te çok ciddi sayıda insan yaşıyor, bu arada insanlar göçe zorlandı. Bizim gözlem küllerine taciz atışları yapıldı. Putin’le yapılan bu görüşmeler neticesinde oraları sükûnete kavuşturduk. Ateşkes ilan edildi. Derdimiz burayı artık bir savaş bölgesi olmaktan kurtarıp, buradaki halkının evimde daha rahat kalabileceğim durumuna kavuşturmak istiyoruz. Bunun için parasal kaynakların bulunması gerekiyor. Bunları artık konteynır çadır hayatından kurtaralım. Bunlara TOKİ eliyle olabilir, bazı uygun konutlar yaparak bunları bu konutlara yerleştirelim istiyoruz. Bizim sınırlara yakın bölgelerde uygun yerleri tespit edelim ve oralara yerleştirelim. Bizim güvenli bölge diye ifade ettiğimiz bir yer vardı. Obama buna çok iyi baktı ama adım atmadı, Trump’ta adım atmadı. Bu konuyla ilgili aklına yatıyor, faydasına inanıyor. Terör koridoru olan bölgeyi güvenli bölge haline getirirsek, koalisyon güçleri olarak güvenliğini sağlarsak, bizler bu işin inşaatı noktasında onların destekleriyle buna gireriz. 330 bin sayısın 1 milyona çıkartırız, belki daha fazla olur. Bana bir ara Merkel bu konuda vaatte bulundu. Bu kadar insanı beslemektense mali desteği veririm dedi. Ama orada kaldı. Bu işi kovalama noktasına gelebiliriz. 40-50 kilometre içeriye doğru girecek. Bu insanların içerisinde durumu iyi olanlar var, vatandaşlık müracaatı olanlar var. Bunların içinde avukatı, mühendisi olanlar var. Çünkü durumu ekonomik durum güçlü. Suriye’de yaşarken, bunlar imkanları olan, buraya geldiler bir kısmı ticari hayata başladı. Bir kısmı vatandaşlık aldı ve ticari hayatını sürdürüyor. Bazı yerlerde sıkıntısı olanlar var ki, bunlarla ilgili içişleri bakanlığımızı yakın takip yapıyor. Güvenli bölge yürürlüğe girdiği andan itibaren biz insanlara diyeceğiz ki buyurun artık evinize dönebilirsiniz. Sizleri artık biz kendi topraklarınıza gitmenizi tavsiye ediyoruz” dedi.

“Davaya inanmışsanız, o davadan kopamaz, o davanın eri olur yolunuza devam edersiniz”
AK Parti davasında millete hizmetin birinci öncelik olduğunu söyleyerek konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti 17 yıllık iktidarı boyunca izlediği siyasetle büyük bir dava hareketi olduğunu gösterdi. Bu davada millete hizmet birinci öncelik olmuştur. Koyduğumuz hedeflere ulaşmak ve milletin gönlünü kazanmak için çalıştılar. Son günlerde bu söylediğiniz ifadeler ciddi manada önümüze geliyor. Ama partimizde görev almış bazı isimlerin bu dava hareketinden kopma, kendilerine göre yeni bir yol çizme haberleri gündeme geliyor. Partiye kırgınlık, partiden kopmak gibi bir şey olmaz. Çünkü olmamalı, eğer bir davaya inanırsanız, bu davada kopamaz, bu davanın eri olursunuz ve o yolda ilerlemeye devam edersiniz. Hiçbir diriliş siyasetinde yer bulamamış unutulup gitmiştir. Grup kuracak kadar milletvekiliyle ayrılıp gidenle oldu. Onlardan bir tane var mı? Bunu soralım kimse o insanların adını dahi hatırlamaz. Ayrıca yine partimizde en üst kademeler gelmiş, bakanlık yapmış ayrıldı. Ayrılma dememize rağmen akademisyen olacağım diyerek ayrıldı. Parti kurmuştu, o da yok oldu. Ama şimdi düşünün ak partiden ayrılıp partimi kuracak, CHP milletvekili olarak yoluna devam edecek. Benzer bazıları oldu. Çıktı, bir tanesi bu seçimlerde bakanlık yaptı, parti kurmaya teşebbüs etti, son seçimlerde ordudan belediye başkan adayı oldu. Bizde Hilmi Bey’le orduda girdi, açık ara Hilmi Bey seçimi kazandı. AK Parti bir defa millet hareketidir. Milletin gönlünü kazanmış büyük bir partidir. Milletin gücünü arkasına alan parti kendini bir yere kilitledi. 2023 vizyonu, bu yolda bizimle yürüyenler kopanlar olacaktır. Siyasi hareketlerinin hepsinde var. MHP bile birileri koptu, kendilerine göre parti kurdular, bakalım nereye kadar yürüyecekler. Bunlar ana gövde değil, parça, bunların istiklali çok fazla olmaz. CHP’de bunlar oldu. Şimdi bizimle ilgili olarak bir partiye kırgınlık olursa kaybedenler olur, davaya kırgınlık asla olmaz. Bu davadan kopup ayrılan nereye kadar ben sana kırgın değilim, nereye kadar diyeceğim ki, kopup gittiyse, Selamün Aleyküm, Aleyküm Selam bir yere kadar deriz. Partimize karşı bir ihanet halkası oluşturuluyorsa onlara karşı el bebek gül bebek davranacak halimiz yok” diye konuştu.

“Davaya küsülmez, bütün kırgınlara, küskün olanlara anlatmaya çalışıyoruz”
En geniş teşkilat ağına sahip olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda en geniş örgüt ağına teşkilat ağına sahip bir parti olarak biz nerede küskün dargın varsa bunlara yönelik ana kademe gençlik kolları olarak yoğun çalışmaların içinde olacağız. Hizmet aşkıyla zaten koşmuşuz, koşturmuşuz. Onun için bizde onlara hep dedik ki, davaya küsülmez. Bütün kırgın küskün olanlar varsa anlatmalısınız. Yanlış mı yaptık, bu yanlışlarımızı sizlerde söyleyin, bizde bu yanlışları düzeltme yoluna gideriz” dedi.

“Bunların hiçbirisinin israf olmadığını tarih de kaydedecek, millet de kaydedecek”
İsraf söylentilerine ilişki konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bana göre tamamıyla abartıdan müteşekkil bir yaklaşım mesela millete yaptığımız hizmeti israf telakki edenler var. Vahdettin köşkü bizim o yıkık halden bu hale getirmek, birilerine göre israftır. Ana muhalefet buraya israf diyor. Külliyeye israf diyor. Ben burayı şu anda kullanmıyorum. Zaman zaman buraya gelişlerim olur, misafirlerimle beraber gelirim. Benim kaldığım çok istisnadır. Ben kendi evimde kalıyorum. Kısıklı’da kendi evimde kalıyorum. Geniş bir aile olarak hep aynı yerdeyiz. Burada kaldığımız çok çok istisnadır. Bunun kampanyasını ana muhalefet hep yapmıştır yapmaya devam edecektir. Buraya az önce söylediği gibi İstanbul zirvesini burada topladık. Burada o toplantıyı yapmamız büyük devlet olmanın emaresidir. Aynı şekilde Ankara Külliyede yaptığımız toplantılarda o tür yaklaşımlar, gelenlerin bakış açısı Türkiye’ye karşı değişiyor. Recep Tayip Erdoğan ortaya koyduğu bir yatırım değil, bu dünyanın ülkeme bakışını değiştiren bir yaklaşım. Putin’in bir ifadesi var, çok manidardır, ‘Büyük devletler bu tür yerlerden anlaşılır.’ Benim ilk resmi ağırlamayı yaptığımızda dedi. Onların kremlin sarayına baktığımız zaman çok çok farklıdır. Onun için ben saray ifadesini kullanmadım, külliye ifadesini seçtik. Biz o külliyede bir şey yapmıyoruz. Muhtarları ağırlamaya devam ediyoruz. Bunların hiçbirisinin israf olmadığını tarih de kaydedecek, millet de kaydedecek. Buradan bakıldığı zaman israf ediyor diyorlar. Ben şimdi bütün bunlarla neyine şatafat diyeceğiz. Kibir ben bir defa konuşmalarım takibe alınırsa konuşmalarımda ben bütün teşkilatımı tevazu telkin ettim. Halka karşı tevazu da kararlılık içinde olacaksınız. Halkın karşısında tepeden bakmak olmaz. Bunu da elimizden geldiğince yapmaya gayret ediyoruz. Bizimde hatalarımız olabilir. Bizleri bununla özellikle yaftalayanlar, bu şekilde damga vuranlar biraz da kendilerine bakarlarsa istikameti çok daha doğru buluruz diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“AK Parti bu seçimin kaybedeni olmaz”
Erdoğan, "AK Parti bu seçimin kaybedeni olmaz, niye? Çünkü biz şu anda İstanbul Büyükşehir Belediyesinde konuşmamın başında söylediğim gibi meclis kahir ekseriyetiyle bizde. Komisyonların tamamı bizde, meclis başkan vekillikleri aynı şekilde. Dolayısıyla İstanbul’a hizmet ancak bu şekilde olur. Orada onun olması halinde sürekli belirli bir sıkıntıların olacağı ortada. Çünkü burada düşünce birliği olmayacaktır. Yönetim birliği olmayacaktır. Sürekli olarak bir çok konularda anlaşmazlıkların çıkacağı ortadır” dedi.
(İHA)

Devamını Oku

Madem belediye çalışanlarını düşünüyordun da, bu ne İmamoğlu?

CHP'li Ekrem İmamoğlu, Başkanlığı döneminde Beylikdüzü Belediyesi'nin zarara uğratılmasına ilişkin Sayıştay raporuyla ilgili, “Çalışanlara verdiğim tavan ücretten dolayı” dedi... Halbuki CHP’li Beylikdüzü Belediyesi, geçen sene kovduğu çalışanının parasını ödemediği için icralık olmuştu.

2019-06-20 17:27:00Madem belediye çalışanlarını düşünüyordun da, bu ne İmamoğlu?CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, başkanlığı döneminde Beylikdüzü Belediyesi'nin 6,5 milyon liralık zarara uğratılması nedeniyle hazırlanan Sayıştay raporuna ilişkin, “Burada 6,5 milyon liralık zarar denilen şey, çalışanlarıma vermiş olduğum tavan ücretin üstündeki rakamlardan dolayı. Beylikdüzü'ndeki çalışanları düşündüğüm için Sayıştay'da sorgulanıyorum.” dedi. Halbuki çalışanlara yüksek maaş verdiğini iddia eden Ekrem İmamoğlu zamanında, E.Ç. isimli belediye çalışanı, işten kovulduktan sonra parası ödenmediği için belediyeye dava açmış ve Beylikdüzü Belediyesi icralık olmuştu.

İmamoğlu, Küçükçekmece Halkalı Merkez Mahallesi’nde Gündüz Çocuk Bakımevi’nin açılışına katıldı.

"Yüksek maaş verdiği için" zarar etmiş

İmamoğlu, "AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım'ın İmamoğlu'nun başkan olduğu dönemde Beylikdüzü Belediyesi'nde kamu zararı oluşturduğu" iddiasının sorulması üzerine ise şöyle konuştu:

"Doğru. Benimle ilgili Sayıştay raporunda, bir zarar raporu var. Belgesini de hazırladım. Yalnız şöyle bir fark var. Bu konuda ifadelerimiz de alındı. Bir davaya dönüşmedi bildiğim kadarıyla. Burada 6,5 milyon liralık zarar denilen şey, çalışanlarıma vermiş olduğum tavan ücretin üstündeki rakamlardan dolayı. Beylikdüzü'ndeki çalışanları düşündüğüm için Sayıştay'da sorgulanıyorum. Lüks araçlar veya usulsüz tahsisler vesaire değil. Ben unutmuştum. Binali Yıldırım hatırlattığı için teşekkür ederim. İBB'nin çalışanları nasıl bir belediye başkanı olduğunu görecekler sayın Yıldırım sayesinde."

Maaş ödenmediği için icralık oldu

İmamoğlu böyle söylese de, 2018’de Beylikdüzü Belediyesi, işten çıkardığı kişinin maaşını ödemediği için icralık olmuştu. İmamoğlu, 2014'te Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'na seçildikten sonra, sosyal medya hesabına Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın fotoğrafını koyan G.K. ile CHP üyesi E.Ç.’yi kovmuştu. İşe iade davası açan E.Ç. davayı kazandı. Belediye, karara itiraz etmişt. Dosya, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ne taşınmıştı. Yargıtay, “İşçinin işe iadesi ile alacağı ücretlerin faiziyle birlikte ödenmesine” hükmetmiş, karar belediyeye ulaşmıştı. Bir türlü alacağını tahsil edemeyen E.Ç. 23 bin 433 TL'lik alacağı için 4 ay önce bu sefer belediyeyi icraya vermişti. Belediye, “Paramız yok. Alacağını taksitle ödeyelim” teklifinde bulunmuş ancak bir ödeme yapılmamıştı.

Devamını Oku
Madem belediye çalışanlarını düşünüyordun da, bu ne İmamoğlu?

islam iktisatı mukaddime

islam iktisatı mukaddime" videosunu izleyin
https://youtu.be/-qefbXIaPGE

islam iktisatı mukaddime

Trabzon’da şiddetli yağış

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Trabzon için bugün ’sarı alarm’ vermesinin ardından akşam saatlerinde etkisini arttıran şiddetli yağış nedeniyle Karadeniz Sahil Yolu’nda ulaşım durdu.
Akçabat ilçesi Söğütlü meviinden şehir merkezi istikametine ve Yomra ilçesinden Rize istikametine Karadeniz Sahil Yolu’nda oluşan aşırı su birikintisi nedeniyle ulaşım dururken, Yomra ilçesinde sahil yolu ulaşımı iç yoldan verilmeye başlandı. Polis ekipleri sürücüleri araçlarını güvenli bir bölgeye çekerek trafikte seyretmemeleri ve mecbur kalmadıkça yola çıkmamaları konusunda sürücüleri uyarıyor.
(İHA)

Devamını Oku

Sulama Kooperatifi aylık olağan toplantısı yapıldı

Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde Bulunan ve Pazaryeri ilçesinin tarımsal alanda sulama ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayan Esere Göleti Sulama Kooperatifi aylık olan genel toplantısı çiftçilerin de katılımı ile gerçekleşti.

Pazaryeri ilçesinde yapılan toplantıda Esere Göleti Kooperatifinin önceki yılın çalışma değerlendirmesi yapılarak 2019 bütçesi görüşüldü. Üretici çiftçilerimizin sulama konusundaki görüşleri değerlendirildi. Kooperatif Başkanı Necmettin Kurtpınar, yapılan toplantıya katılan başta Belediye Başkanı Zekiye Tekin’e Esere Göleti Sulama Kooperatifinin çalışmalarına destek verdiği için teşekkür etti. Belediye Başkanı Zekiye Tekin, Pazaryeri ilçesinde yapılan toplantıda yaptığı açıklamada, “Belediye olarak çiftçimizin her zaman yanında olduğumuzu, sulamada tesisinde oluşabilecek sorunların çözümünde desteğimizi vereceğiz” ifadesinde bulundu. Gerçekleşen toplantıya, Belediye Başkanı Zekiye Tekin, Belediye Encümeni, Erkan Karakaş, İlçe Tarım Müdürlüğü yetkilileri, ilçedeki diğer kooperatif başkanları ve çiftçiler katıldı.
(İHA)

Devamını Oku
Sulama Kooperatifi aylık olağan toplantısı yapıldı
Sulama Kooperatifi aylık olağan toplantısı yapıldı
Sulama Kooperatifi aylık olağan toplantısı yapıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Öcalan dağa ve Demirtaş’a mesaj veriyor”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İmralı’dan HDP seçmenine tarafsız olun çağrısıyla ilgili "Bu iktidar savaşında, tabi HDP, PKK kanadında yaşanan bu savaş Öcalan ve Demirtaş noktasında ciddi bir kayma gösteriyor. Buradaki bir liderlik mücadelesi var, bu mücadelede Öcalan dağa ve Demirtaş’a mesaj veriyor." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Hakan, Işıl Açıkkar ve Salih Nayman moderatörlüğündeki sosyal medya ve televizyon ortak yayınında soruları cevapladı. 1994 yılındaki belediyeciliğe değinen Erdoğan, 1994’ün Türkiye’de belediyecilikte değil, siyasette de bir kırılma noktası olduğunu belirterek, “Onu başardığımız için 1994 ruhunu yeniden yakalamamız gerekiyor. O dönemde kurduğumuz gönül köprülerini sağlamlaştırmamız lazım. Aynı beraberlik ruhunda yeni bir anlayış neyin bir rota ile 2023’ü çizdik. Bizim yeni döneme belediyecilik anlayışıyla 2023’e yürümemiz lazım. Şehir planlaması çevre dostu şehircilik gibi mimarinin korunduğu şehir ruhunun yaşatıldığı eskiden mahalle ruhu derdik. Apartman ruhu içinde mahalle ruhu kaybolmuştur. Site bir felaket. Bunu acaba bunu yeniden yakalayabilecek miyiz? Biz TOKİ’ye diyoruz ki bu anlayışa döneceksiniz. Bu şekliyle de oralardaki sadece iskan değil, onun yanında burada o yapılanma içerisinde okulundan en azından bir ilkokulu olmalı, alışveriş merkezine varıncaya kadar her şey halledebilecek. Buna yönelik yatırımlar ve planla ve projeler hazırlayın diye talimatlar verdik. Bunun yanında çalışmalar başladı” dedi.

“Öcalan dağa ve Demirtaş’a mesaj veriyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İmralı’dan HDP seçmenine tarafsız olun çağrısıyla ilgili soru üzerine, “Şu anda dağdakilerin nasıl açıklamalar yaptığını biliyoruz. Çok açık ve net millet ittifakının adayına destek çağrılarını 31 Mart öncesinde izlemiştik. Özellikle Demirtaş’ın yaptığı açıklamalarını aynı şekilde bizlerde öğrendik. Nereye yapıyor, çok açık ve net şu anda CHP adayına yapıyor. Çok ilginç olan burada da Apo’nun yaptığı açıklama. Oralardan bize ne gelir gelmez kestiriyoruz. Burada bir iktidar mücadelesi var. Bu iktidar savaşında, tabi HDP, PKK kanadında yaşanan bu savaş Öcalan ve Demirtaş noktasında ciddi bir kayma gösteriyor. Daha ileri, ben bunu ileri taşıyorum Avrupa’da bu süreç içerisinde Öcalan kendi iktidarını bunların hiçbirine kaçırmak istemiyor. Bununla ilgili çok sert açıklamaları var. Demirtaş’a hesap sormaktan tutunda dağa hesap sormaya varıncaya kadar. Onların kendisine ihanet ettiği inancından onlara yönelik kesin tavırları var. Yaptığı açıklamada, eğer beni destekliyorsanız, benim arkamda olan partiyseniz siz kendi bildiğinizi ortaya koymalısınız. Bunların herhangi birinden yana değil, kendi tarafsızlığını ortaya koymanın içerisindesiniz. Böyle bir durum söz konusu. PKK bir kanadı CHP adayına destek veriyor. Cumhur ittifakının bunların hiçbiriyle ne ilgisi alakası yok. Böyle bir şey şu ana kadar böyle bir mesaj söz konusu değil. MHP kurmuş olduğumuz cumhur ittifakıyla bu süreci götürüyoruz. Bu konuyla ilgili olarak böyle bir desteğin gelemeyeceğini herkes biliyor. Buradaki bir liderlik mücadelesi var, bu mücadele de Öcalan dağa ve Demirtaş’a mesaj veriyor. Siyasetçi olarak ister istemez bir ilgimiz olur” diye konuştu.

“Kürt kardeşlerimin istismarına özellikle üzülüyorum”
“Ben Kürt kardeşlerimin istismarına özellikle üzülüyorum” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Bölücü terör örgütünün listelerini dağın başında yapıp meclise gönderdiği milletvekilleri sizin hangi yaranıza merhem oldu diyorum. Yine diyorum ki özellikle Kürt kardeşlerime yönelik bir mesaj olarak, Diyarbakır belediyesi öncesinde günlerce ağlayan anneler, bunlar bana geldi, dertleştik. O zamandan biliyorum bu oyuna gelmeyin diyorum. PKK’dan beslenen bu siyasi parti yandaşlarına oy vermeyin. Biz başka ortak dostlarımızı da burada devreye sokmak suretiyle bu gidiş doğru bir gidiş değil, gelin şu işi yoluna koyalım. Bu duruşunuz kimlere hizmet ediyor. terör örgütünün desteklemiş olduğu partilere gidiyor. Dolayısıyla bunu bir yoluna koymak suretiyle geleceğimize yönelik bir ortak oluşumun adımlarını atalım. Şu ana kadar tabi henüz burada beklenen olumlu gelişme yok gibi. Yerinde bir tespit olarak değerlendiriyorum. Saadet partili kardeşlerimle güzel müstesna günlerimiz olmuştur. Bu günlerin içerisinden bize kala güzellikleri bu güne ve bundan sonraki günlere taşıyalım hem ülkemize hem davamıza faydamız olsun” şeklinde konuştu.

“Hiçbir dönemde olmadığı kadar terörle mücadele sürdürüyoruz”
Terörle mücadeleye değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkeyi bir defa Kürdistan olarak bölüp adını atıyorlar. Benim ülkemde Kürdistan diye bir bölge yok. Bu adam aynı zamanda en üst düzeyde yöneticisi. Buralardan bu sıkıntı geliyor. Acaba bu neden böyle oldu deniyor. Bu ülke hukuk devletiyse bu hukuk devletinin içinde bölücü hareketlere karşı tedbirimizi almazsak, bundan 10 yıl önce düştüğümüz yere yine düşeriz. Biz bütün dağlarda mücadele ediyoruz. Biz şehit anneleri ve babalarıyla görüşüyoruz. Onlara telefon açıyorum. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Bu tür şeyler başımıza geldiği zaman bizim tavrımız ne olur. Ben bir cumhurbaşkanıysam üzerime düşeni bütün hukuk kurallarını işleterek yapmak zorundayım. Terörle mücadeleyi sonuna kadar vermek zorundayım. Güvenlik korucularımız, askerimiz polisimiz hiçbir dönemde olmadığı kadar terörle mücadeleyi sürdürmektedir. Büyük bir başarıyı hiçbir dönemde olmadığımız kadar başarıyı almış durumdayız. Bu başarı temennim odur devam etsin” diye konuştu.

“Ayrımcılık üzerinden vurmak istiyorlar”
Pontus benzetmesiyle ilgili soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tartışmayı kabullenmek mümkün değil. Özelikle CHP adayı düşünmesi lazım. Çünkü bu yakıştırmayı Yunan gazeteleri yapıyor. Bu iddia üzerinden oynanmak istenen oyun var. Ayrımcılık üzerinden bizi vurmak istiyorlar. Bize Pontus dediler yaygarasını koparak puan toplamaya çalışıyor. AK Partili böyle bir tartışma içinde yer alır mı? Bunun bir numarası bensem benim ağzımdan böyle bir şey çıkmadı. Benim il başkanım, belediye başkanım böyle bir şeyi asla söyleyemez. Bunların hepsi toplumsal dalga yakalama gayretidir, bunu kimseye kaptıramayız. Biz bir olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” şeklinde konuştu.

“Kucaklayıcılık lafla olmaz, uygulamada olur”
CHP adayının kucaklayıcı olarak çıkmasına yönelik soru üzerine Erdoğan, “Benim Ordu Valime it diyen bir adam bu ülkede kucaklayıcı olabilir mi? Benim polislerime şerefsizler diyenler benim ülkemde kucaklayıcı olabilir mi? Biz 25 yıldır bu ülkede iktidar olduk. Kucakladığımız için. Bu ülkenin 81 vilayetinde her zaman milletvekilleri çıkarıp belediye başkanlarını aldık. Kucaklayıcılık lafla olmaz uygulamada olur. Hizmet ve insana yaklaşınca olur. CHP adayı ve beraberindekileri benim anmaktan dahi imtina ettiğim sözleri devletin valisine söylen kucaklayıcı olabilir mi?” diye konuştu.

“Bu kaçış FETÖ hareketidir”
Ekrem İmamoğlu’nun televizyona çıkmama kararıyla ilgili Erdoğan, “CHP adayı yalan üzerine bütün söylemlerini kurmuş. Televizyonlara çıkmama kararı arkasındaki yöneticileri aldılar. Bu kaçış FETÖ hareketidir. Bunu yaparak ekrandan çektiler. CHP adayının açıkça bir yerde sıkıntı verdiğinde bir alameti, bundan dolayı da televizyon ekranına çıkmamasını uygun düşündüler, bir yerde ekran yasağı getirdiler diyebiliriz” dedi.

“Önceki seçimde tespitleri tutmayanlar şimdi allanıp pullanıp tekrar CHP adına anket yapıyorlar”
Anketlere güvenmediğini söyleyerek konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”Ben anketlere inanmıyorum. Anketlerde rant çok ciddi bir şekilde dönüyor. Birileri beklediğini partiden alamıyorsa bir başka partiye giderek onlarla ilgili anketler yapmaya başlıyor. Hele hele çok çok ünlü gibi görünen bazı anket firmaları var ki, çok garip bir önceki seçimde tespitlerinin hiç tutmadığı bu firmalar allanıp pullanıp tekrar CHP adına anket yapıyor. Bir başkaları farklı şekilde yapıyorlar. Ben bir genel başkan olarak, üzerine düşen görevi yapmazsam doğabilecek sıkıntı da bende bir şeyler yapsaydım, daha iyi olmaz mıydı, düşüncesinden kaynaklanan, arkadaşlarla yaptığımız istişarelerde sizlerde çok yoğun, şu anda 3 tane açılış toplantısı yapmanın dışında bazı STK toplantılarına katıldım. Açılış ama bunlar adeta miting havasında oldu. Bugün bahçeli evlerde yaptık, yarın benim mitingim falan yok. Yarın özel bir misafirim olacak. Barzani yarın ona bir randevu verdik. Son olarak akşamda iş adamlarına bir hitabım olacak, Haliç Kongre Merkezinde bir yemekli toplantı olacak. Bunun dışında artık programları böylece noktalamış olacağız. Binali beyin gerek yarın, cumartesi son bazı yoğun programları mitingleri var. Benim bu dönemde yoğun bir çaba olmadı” diye konuştu.
(İHA)

Devamını Oku

24 TV YAYINLARI

Zeliha Saraç ile Farklı Görüş (20.06.2019)" videosunu izleyin
https://youtu.be/FtR3PV1_nUw

24 TV YAYINLARI

Yaz Gündönümü ne zaman? Yaz Gündönümü nedir? Yaz Gündönümü Google'da Doodle oldu!

Google 21 Haziran tarihinde Doodle'a Yaz Gündönümü ekledi. Doodle'ı gören vatandaşlar internette "Yaz Gündönümü ne zaman, hangi tarihte?" sorusuna yanıt aramaya başladı. Peki, Yaz Gündönümü nedir? 21 Haziran tarihinde gerçekleşen gündönümünde Yengeç Dönencesi güneş ışınları dik açı ile alacak. Bu merakla beklenen günde Ekvatorun kuzeyinde yaşayanlar, tek bir günde en fazla güneş ışığının tadını çıkaracak.
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Yaz Gündönümü ne zaman? Yaz Gündönümü nedir? Yaz Gündönümü Google'da Doodle oldu!
}