Coronavirus (Covid-19)

  • 200,963,311Coronavirus Vaka Sayısı
  • 4,269,677Ölü Sayısı
  • 15,726,579Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 05:20

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar

TSKB’nin Aktif Büyüklüğü 59,6 Milyar TL’ye Ulaştı

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş. (TSKB) 2021 yılının ilk yarısına ilişkin faaliyet sonuçlarını açıkladı. TSKB’nin konsolide olmayan finansal tablolarına göre, toplam aktif büyüklüğü 59,6 milyar TL’ye ulaştı. TSKB Genel Müdürü Ece Börü, yaptığı değerlendirmede, “Aşılanmanın hız kazandığı 2021 yılının ikinci çeyreğinde, bankamız güçlü finansal sonuçlar açıkladı. Sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınma bankacılığı rotamız kapsamında paydaşlarımızın değişim ve dönüşüm yolculuklarına kurumsal bankacılık, yatırım bankacılığı ve danışmanlık hizmetlerimizle ortak olmaya devam edeceğiz. Müşterilerimizin iklim risk ve fırsatları ekseninde oluşan ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler üretmek yönünde hız kesmeden ilerleyeceğiz” diye konuştu.

 

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), 2021 yılının ilk yarısına ilişkin dönemde toplam aktif büyüklüğünü yılbaşına göre yüzde 15,7 artırarak 59,6 milyar TL’ye ulaştırdı. Bankanın nakdi kredileri ise yılın ilk yarı döneminde yüzde 18,7 büyüme kaydederek 46,4 milyar TL oldu. 

 

TSKB’nin özkaynakları yüzde 5,2 artışla 6,4 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, altı aylık net dönem karı 478,8 milyon TL oldu. Banka, yılın ilk yarısını yüzde 18,3 seviyelerinde sermaye yeterlilik oranı ile tamamladı. 

 

Aşılanmanın hız kazandığı 2021 yılının ikinci çeyreğinde TSKB’nin güçlü finansal sonuçlar açıkladığına dikkat çeken TSKB Genel Müdürü Ece Börü, bankanın yeni kredi kullandırımlarında, yenilenebilir enerji projeleri ile kapsayıcılık teması altında farklı sektörlerdeki yatırımların finansmanının yanı sıra, müşterilerin pandemi sebebiyle artan işletme sermayesi ihtiyaçlarına destek çalışmalarının ön plana çıktığını belirtti. Sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınma bankacılığı rotaları kapsamında paydaşlarının değişim ve dönüşüm yolculuklarına; kurumsal bankacılık, yatırım bankacılığı ve danışmanlık hizmetleriyle ortak olmaya devam ettiklerini söyleyen Börü, müşterilerinin iklim risk ve fırsatları ekseninde oluşan ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümler üretmek yönünde hız kesmeden ilerleyeceklerini ifade etti.

 

“Pandemi ve küresel belirsizlikler sürdürülebilir yatırımların önemini artırıyor”

TSKB’nin 1990’lı yıllarda çevre kredileri ile başlayan sürdürülebilirlik yolculuğunun son yıllarda tüm dünyada kritik önem kazanan ve pandemi ile beraber etkisini yoğun bir şekilde hissettiren iklim değişikliği ile mücadeleye uyumu odağında devam ettiğini açıklayan Börü, “Aşılanmanın dünya genelinde hız kazanması olumlu karşılanırken farklı varyantlar kaynaklı vaka artışları küresel belirsizliklerin devam etmesine sebep oluyor. Diğer yandan iklim kriziyle doğru orantılı olarak tüm dünyada doğal afetlerin artışına şahit oluyoruz. İçinden geçmekte olduğumuz günlerde ülkemizde ve dünyada görülen orman yangınları da iklim krizi risklerine karşı iş birliklerinin ve önleyici adımların altını bir kez daha çiziyor. Sürdürülebilir yatırımların daha da önem kazandığı bu dönemde TSKB olarak paydaşlarımızın geleceği koruyan yatırımlarına nitelikli destek vermek ana odağımız olmaya devam edecek” dedi.

 

“Sürdürülebilirlik Kriterlerine Endeksli Sendikasyon kredimizle de iş ortaklarımıza destek olmaya devam ediyoruz”

2020 yılının Kasım ayında temin edilen ESG Risk Rating Notu’na bağlı kredi ile Türkiye’de sürdürülebilirlik konusunda bir ilki daha gerçekleştiren TSKB, bu yıl da sendikasyon kredisini sürdürülebilirlik kriterlerine endeksli olarak yeniledi. 11 farklı ülkeden toplam 14 bankanın katılımıyla 192 milyon ABD doları tutarında sendikasyon kredisi aldıklarını, bu sayede temin edilen kredinin yenilenme oranının yüzde 130 olduğunu dile getiren Börü gelecek dönemde de misyonumuz doğrultusunda yenilikçi borçlanma işlemleri ile ülke ekonomisine katma değer yaratmaya devam edeceklerini dile getirdi.

 

Türk bankacılık sektöründe TCFD tavsiyelerini dikkate alarak hazırlanan ilk “İklim Riskleri Raporu”nu yayımladık

2020 yılında İklimle Bağlantılı Finansal Beyanlar Görev Gücü (TCFD) Faz 2 Bankacılık Pilot Programı’na Türkiye’den katılan tek banka olduklarını hatırlatan Börü, “Bu yıl benzer şekilde Faz 3 Programı’na da dahil olduk. İklim risk ve fırsatlarına ilişkin stratejimizi ve uzun vadeli Bilim Temelli Hedeflerimizi TCFD tavsiyelerini dikkate alarak hazırladığımız İklim Riskleri Raporu aracılığıyla paylaştık. Türk bankacılık sektörü için bir ilk olan bu raporda, iklim değişikliğinin stratejimizdeki ve yönetişim yapımızdaki yerini, tespit ettiğimiz ilgili risk ve fırsatları değerlendirmelerimizle beraber beyan ettik. Yayınladığımız yol haritamız ve uzun vadeli hedeflerimizle, ülkemizin düşük karbon ekonomisine dayalı sanayiye geçişine yönelik desteğimizin hız kesmeden devam edeceğinin altını çizdik” dedi. 

 

ÇSY (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) konularını bütüncül bir şekilde iş modeline entegre eden TSKB, küresel gelişmelere uyumlu dinamik stratejisi ile Türkiye’nin sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınmasına destek oluyor. TSKB, 2021-2025 yılları yol haritası kapsamında, toplam portföy içerisinde SKA bağlantılı kredilerin oranını 90 seviyesinde, iklim ve çevre bağlantılı SKA’lara katkı sağlayan kredilerin payını ise 60 seviyesinde olmasını hedefliyor. 

TSKB, yılın ikinci çeyreğinde sürdürülebilirlik alanında global organizasyonlarından itibarlı ödüller kazandı

Sürdürülebilirlik alanında finans sektöründe hayata geçirdiği yenilikçi projelerle yılın ikinci çeyreğinde global platformlardan itibarlı ödüller kazandıklarını belirten Börü, “2020 yılında Zorlu Enerji adına oluşturduğumuz 450 milyon TL’lik Sukuk İhraç Programı çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz 50 milyon TL’lik Sürdürülebilir Kira Sertifikası ihracıyla, The Banker Dergisi’nin ‘Avrupa’da Yılın İslami Finansman İşlemi’ kategorisinde birincilik ödülünü kazandık. Uluslararası finans dünyasının saygın yayın kuruluşu World Finance Dergisi’nin düzenlediği bankacılık ödülleri kapsamında, ‘Türkiye’nin En Sürdürülebilir Bankası’ ödülüne layık görüldük. Geçtiğimiz günlerde ise global finans dünyasının önemli yayını Euromoney Dergisi’nin düzenlediği ‘Mükemmellik Ödülleri’ kapsamında, ‘Sürdürülebilir Finans’ kategorisinde Orta ve Doğu Avrupa’nın En İyi Bankası seçildik. Tüm ekiplerimizin etkin desteği ile hayata geçirdiğimiz projelerin global platformlardan ödülle dönmesi bu yöndeki stratejilerimizin doğruluğunu bir kez daha teyit ederken, hep daha iyisine ulaşmak için motivasyonumuzu da artırıyor.” diye konuştu.

 

 

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
TSKB’nin Aktif Büyüklüğü 59,6 Milyar TL’ye Ulaştı

Yangın mağduru hayvanlar için HAÇİKO Yaşam Çiftliği kuruluyor

Orman yangınlarında en büyük zararlardan birini de hayvanlar gördü.

Ömür Gedik’in kurucu başkanı olduğu HAÇİKO, afet bölgelerinde kalabalık bir ekiple arama, kurtarma, tedavi ve bakım çalışmalarını sürdürüyor.

Manavgat, Antalya, Marmaris ve Bodrum’da yangın bölgelerinde sahada olan HAÇİKO’nun bir diğer ekibi de Van’daki sel felaketinde görev yapıyor ve selden etkilenen hayvanları kurtarıyor.

HAÇİKO afet bölgelerinden kurtarıp tedavi ettikleri hayvanların kalan ömürlerini huzur içinde geçirecekleri HAÇİKO Yaşam Çiftliği’ni kuruyor. 

20 dönüm arazi üzerine yayılacak olan çiftlikte tedavi, kısırlaştırma, barınma ve sahiplendirme ünitelerinin yanı sıra çocuklar için eğitim binası ve hayvan sevgisi müzesi de bulunacak.

HAÇİKO’nun yardım çağrılarını ve görsellerini Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Cansel Elçin, Hande Yener, Çağla Şikel, Burcu Esmersoy, ve Celil Nalçakan gibi ünlü isimler de paylaşarak destek verdi.

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Yangın mağduru hayvanlar için HAÇİKO Yaşam Çiftliği kuruluyor

Geleceğin Basketbolcuları Aliağa’da Yetişiyor

Aliağa Belediyesi Yaz Spor Okulları bünyesindeki Basketbol kursları, çocuklara sporla iç içe keyifli bir tatil yaşatıyor.

 

Aliağa Belediyesi Spor Salonu ve Helvacı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen kurslarda 2009-2013 doğumlu öğrenciler basketbolun temel teknikleriyle antrenman yapıyor. Profesyonel eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen kurslarda öğrenciler spor yaparak hem eğleniyor hem de öğreniyor. Aynı zamanda kurslar sayesinde çocukların tatillerini verimli geçirmeleri amaçlanırken bedensel gelişimlerine de katkı sağlanması hedefleniyor.

 

ALİAĞA BELEDİYESİ BASKETBOL EĞİTMENİ EDİZ GÜLERYÜZ: “ÇOCUKLARIMIZA BASKETBOLUN TEMEL EĞİTİMLERİNİ VERİYORUZ”

Basketbol sayesinde çocukların sosyalleşmelerine ve gelişimlerine katkı sağlamak istediklerini belirten Aliağa Belediyesi Basketbol Eğitmeni Ediz Güleryüz, “Pandemiden sonra yaz spor okullarımız 21 Haziran itibariyle başladı. Antrenmanlarımızı Aliağa Belediyesi Spor Salonu’nda yapıyoruz. Haftanın belirli günlerinde de Helvacı’da oluyoruz. Helvacı ile beraber toplam 180 kursiyerimiz var. Kurslarımız ile çocuklarımızın pandemi sonrası hem sosyalleşmelerini hem de antrenmanlar sayesinde gelişimlerine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Antrenmanlarımızda çocuklarımıza basketbolun temel eğitimlerini veriyoruz. Aynı zamanda birlikte zaman geçirerek arkadaşlıklarının gelişmesine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Yaz döneminin ardından okullarının açılmasıyla birlikte Kış Spor Okullarımız başlayacak.

  Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Geleceğin Basketbolcuları Aliağa’da Yetişiyor

İslamofobi’nin gençliğe etkisi tartışıldı

İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Forumu (ICYF) ev sahipliğinde, “İslamofobiye Karşı Küresel Gençlik Eylemi Paneli” düzenlendi. Panel, #Act4Tolerance, “hoşgörü için harekete geç” sloganıyla, sosyal medya platformlarında canlı olarak yayınlandı. Program, ICYF Kapasite Geliştirme Uzmanı Enes Öztoprak’ın konuşmacıları takdimi ile başladı. İslamofobiye Karşı Küresel Gençlik Eylemi paneli açılış konuşmasını, ICYF Başkanı Taha Ayhan gerçekleştirdi. Ayhan, düzenlenen panelde dünyanın birçok ülkesinden konuşmacı ve katılımcıların yer aldığını ifade etti. Ayhan, islamofobiyle mücadelede, dünyanın birçok bölgesinden sivil toplum kuruluşları ve uluslararası kuruluşlarla da iş birliğinin sağlandığını ifade etti. İslamofobiye karşı mücadelede atılması gereken adımların ele alındığı panelde, müslüman gençlerin nefret suçları ve ayrımcılık söylemlerinden ne şekilde etkilendiği masaya yatırıldı. 

 

İslamofobiye Karşı Küresel Gençlik Eylemi paneli açılış konuşmaları, video mesaj yoluyla programa katılan Dr Saqlain Javed’in sunumuyla devam etti. İİT Bağımsız Daimi İnsan Hakları Komisyonu adına panele katılan Javed, islamofobinin küresel barış önünde bir tehdit olduğunu belirtti. Javed konuşmasına, “11 Eylül sonrası, müslümanlara karşı gerçekleşen reaksiyonlar spontane gelişti fakat artık bu saldırılar sistematik bir hal aldı. Ayrıca Islamofobi meşru bir politik malzeme haline dönüştü” sözleriyle devam etti. Javed, ABD’li sosyologların bir araştırmasına göre, 900’den fazla Hollywood filminde müslüman karakterlerin sakallı, siyah tenli ve terörist giyimli gösterildiğini ifade etti. Javed, bu yanlış anlaşılmaların, dünyanın birçok bölgesinde müslümanlara karşı ayrımcılığı artırdığını savundu. Dr Saqlain Javed, Avrupa’da birçok ülkede politikacıların islamofobik kararlarını şu sözleriyle örneklendirdi, “Avrupa Adalet Divanı, son aldığı kararla müslüman kadınların temel hak ve özgürlüklerini yok saydı. Hatta dün manşet oldu, İskoçya’da müslüman asıllı Sağlık Bakanı’nın iddiasına göre, 2 yaşında bir kız çocuğu, müslüman asıllı olduğu için kreşe kaydı reddedildi. Ki bunlar yalnızca birkaç örnek. Her gün benzer olaylar dünyanın birçok bölgesinde yaşanmaya devam ediyor.”

 

Dr. Saqlain Javed, İslomofobinin bir insan hakları ihlali olduğunu ve gençler üzerinde büyük etkiler bıraktığını ifade etti. Genç müslümanların, islamofobinin hakim olduğu ortamlarda dinlerini yaşayamadığını savundu. Bazı gençlerin inançlarını ifade etmekte dahi utandığını, bazılarının ise tepkisel olarak aşırılıkçı düşüncelere savrulduğunu belirtti. 

 

Panelde açılış töreni konuşmalarına İİT başkanı adına, teşkilatın Asya Bölgesi sorumlusu Ahmed Sareer söz aldı. Sareer, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın, İslamofobiye karşı mücadelede tüm kurumların harekete geçmesi için önemli çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Müslümanlara karşı işlenen nefret suçları ve ayrımcılıkların takip edildiği, izlendiği ve hazırlanan raporlarla üye ülkelere tavsiyelerin iletildiğini aktardı.

 

Panelde islamofobiyle mücadelede gençlik teması üzerine konuşmalar gerçekleşti. Panele canlı bağlantıyla katılan Azerbaycan Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Ferhat Hacıyev, islamofobik saldırılar incelendiğinde, en fazla hedef alınan kesimin Müslüman gençler olduğunu vurguladı. Son yıllarda bu saldırıların çok daha fazla arttığını ifade eden Hacıyev, genç müslümanların islamofobiyle mücadelede geçmişe nazaran daha proaktif bir rol oynadığını belirtti. Hacıyev, “defansif bir rol yerine, sosyal medyayı da kullanarak gençler doğruları ortaya çıkarmak için mücadele ediyor. Gerek müslümanlara gerekse müslüman olmayan topluluklara yaşananları hızlı bir şekilde aktarıp, doğruların ortaya çıkmasını sağlıyor ve yanlış anlaşılmaların da önüne geçiyorlar” dedi. 

 

Açılış töreninde kapanış konuşmasını Tokyo’da bulunan Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu video mesaj yoluyla gerçekleştirdi. Kasapoğlu konuşmasına “İslamofobiye Karşı Küresel Gençlik Hareketi programı vesilesiyle bir aradayız. İslam İşbirliği Gençlik Forumu uzun zamandan beri bu konu özelinde çok ciddi çalışmalar gerçekleştiriyor. İslamofobi İslam’ı terörle yan yana getirmeye çalışanların, farklı kültürlerin bir arada yaşamasına hazmedemeyenlerin, faşist söylemleri siyasi malzeme haline getirmeye çalışanların ana gıdası. Bu mekanizmanın kimi zaman kendini en özgürlükçü, en demokrat addeden ülkelerde dahi kullanıldığını maalesef görüyoruz” sözleriyle başladı. Kasapoğlu, kitle iletişimin önemine vurgu yaptı. İslamofobinin yaygınlaşmasında medyanın rolüne dikkat çekti. Kasapoğlu, “Toplumların ön yargıları, özellikle popüler kültür endüstrisi kullanılarak yeniden üretilmekte. Bu nedenle en başta medya araçlarıyla üretilen dezenformasyonun karşısında durabilmeliyiz. Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bu konu üzerinde yıllardır titizlikle duruyor, gençlerimizin islamofobiye karşı bilinçlenmesi için gayret gösteriyoruz” dedi.

 

Gençlik ve Spor Bakanı Kasapoğlu, Türkiye’de islamofobiyle mücadelede gerçekleşen projelere değindi. Kasapoğlu, “Bunların içerisinde desteklediğimiz, gerçekleştirdiğimiz projelerimiz var. Bunlardan bir tanesi, “farkındayız” projesi. Sinema, çizgi filmler, müzik klipleri ve bilgisayar oyunlarında tespit edilen islamofobik içeriklerin internette gençler tarafından fark edilmesine imkan sağlıyoruz. Bu sayede gençlerimiz gerçekleştirmeye çalışılan algı operasyonlarına karşı bir duruş sergiliyorlar” Kasapoğlu, İslamofobiyle mücadelede eğitimin öneminden bahsetti. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın, Gençlik Merkezleri ve gençlik kampları ile uluslararası kuruluşların projelerine destekler sağlandığını kaydetti. Kasapoğlu konuşmalarına şu sözlerle sonlandırdı: “Hiç kuşku yok ki, islamofobinin etkilediği en önemli kesimlerden birini de gençler oluşturuyor. Müslüman gençlerin yaşamış olduğu ayrımcılığı, eşitlik ve insan haklarına yönelik tavizsiz politikalarla aşabiliriz. Gençlerin bu sorunların çözümünün en önemli parçası olduğu gerçeğini asla unutmamalıyız. Biliyorum ki herkesin gayesi sevgi ve saygı temelli hak, hukuk ve adaleti tüm dünyada hakim kılmak. İnsanın eşref-i mahlukat olduğunu vurgulayan bir dinin mensupları olarak insana değer vermekten, her türlü ayrımcılığın ve ötekileştirmenin karşısında durmaktan asla vaz geçmeyeceğiz. İslam İşbirliği Gençlik Forumu dün olduğu gibi yarın da bu doğrultuda çalışmalarına devam edecek. Biz de Türkiye olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da elimizden gelen her türlü desteği ortaya koymaya devam edeceğiz”

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
İslamofobi’nin gençliğe etkisi tartışıldı

Gölbaşı Belediyesi ekipleri yangınla mücadeleye devam ediyor

Gölbaşı Belediyesi ekipleri yangın bölgelerinde desteğe ihtiyaç duyulan her noktada mücadeleye devam ediyor…

Antalya Manavgat’a Gölbaşı Belediyesi olarak 2 arazöz 4 tane de görevli personel atadıklarını söyleyen Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek “İçimize ateş gibi düşen ve orman Türkiye'nin farklı şehirlerinde yaşanan yangınlarımız için gece gündüz demeden hummalı bir çalışma yürütülüyor. Sayın Belediye Başkanlarımız ile her an iletişimde kalıyor, en küçük bir ihtiyaçlarında dahi yanlarında olabilmek için bütün gücümüz ve gayretimizle çabalıyoruz. Gün birlik olma vakti yaralarımızı birlikte sarma vakti” açıklamasında bulundu. 

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Gölbaşı Belediyesi ekipleri yangınla mücadeleye devam ediyor

Anadolu Birliği Partisi Kırıkkale İl Başkanlığı açıldı

Teşkilatlanma çalışmalarını sürdüren Anadolu Birliği Partisi, Kırıkkale İl Başkanlığının açılışını yaptı.Anadolu Birliği Partisi Genel Başkanı Bedri Yalçın’ın katılımıyla gerçekleştirilen açılış töreninde İl Başkanlığına Adem Evci getirildi.

Kurdele kesiminin ardından parti binasını gezen Genel Başkan Bedri Yalçın açıklamalarda bulundu.Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ın manevi oğlu olduğunu dile getiren Bedri Yalçın siyasete yeni bir anlayış getireceklerini ifade ederek, ‘Şimdi başka şeyler söylemek lazım’ sloganıyla yola çıkarak partimizi kurduk. Şuan Türkiye genelinde örgütlenme çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kırıkkale İl Başkanlığımızı açtık, hayırlı uğurlu olsun” dedi.

İktidarın ülkeyi yönetemediğini belirten Yalçın, “Vatandaşların ekonomik durumları gün geçtikçe kötüye gidiyor. Bu iktidar ilk geldiğinde 3 Y ile Yolsuzlukla, Yasaklarla ve Yoksullukla mücadele edeceğiz diyerek gelmişti. Fakat bu konularda hiç bir şey yapmadıkları gibi bir Y daha eklediler, bu da Yüzsüzlüktür” ifadelerini kullandı.Cumhur İttifakına destek vermeyeceklerinin altını çizen Yalçın, “Diğer partiler ile üçüncü bir ittifak kurma çalışmamız var. Aynı zamanda millet ittifakı ile de görüşüyoruz. Partimiz başka partilerde olmayan bir örgütlenme modeli ile örgütlenecek. Bölge başkanlıkları kuracağız, ve bu bölge başkanlıkları kendilerine bağlı il ve ilçe yönetimlerini belirleyecek. Milletvekili, belediye başkanı ve diğer adaylıkları bu teşkilatları bölge başkanı belirleyecek ve genel merkezimiz bu sürece müdahil olmayacak” şeklinde konuştu.

İl Başkanlığı görevine atanan Adem Evci ise yaptığı açıklamada, “Göreve geldikten sonra arkadaşlarımız ile çalışmalarımıza başladık, ilçelerde örgütlenme çalışmalarımız devam ediyor. İlk olarak 4 ilçemizde hemen örgütlenme çalışmalarımızı bitirmek istiyoruz. Bütün vatandaşlarımızı, Anadolu Birliği Partisi çatısı altına, birlik ve beraberlik içerisinde memleketimize hizmet etmek adına partimize davet ediyorum"dedi.

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Anadolu Birliği Partisi Kırıkkale İl Başkanlığı açıldı

Lalehan Uysal’ın tohum fotoğrafları sergisi Yapı Kredi bomontiada Galeri’de

Yapı Kredi bomontiada, tasarımcı Lalehan Uysal’ın “Kurda, Kuşa, Aşa… Ve Göze…” sergisine ev sahipliği yapıyor. Lalehan Uysal’ın, hayatın sürdürülebilirliğinin öznesi olan tohumların fark edilmesi için yakın plan çektiği ve makrografik olarak tanımladığı yeni tohum fotoğraflarından oluşan sergi, 2-25 Ağustos 2021 tarihleri arasında her gün Yapı Kredi bomontiada Galeri’de ziyaret edilebilir.

 

Tasarımcı Lalehan Uysal, ilk tohum fotoğrafları sergisini Oxford Üniversitesi’nde 40 yılı aşkın süredir her yıl farklı temalarla gerçekleşen“Oxford Symposium on Food and Cookery”de açtı. Londra’daki sergisini Türkiye’de farklı şehirlerde, farklı coğrafyaların topraklarına has tohumların fotoğraflarıyla açtığı sergiler izledi.

Uysal’ın, tohumların ilk bakışta görülmeyen ince ve zarif, akıl almaz matematik ve kusursuz tasarımlarını ortaya çıkaran fotoğrafları arasında, gölgesini bildiğimiz ama tohumunu bilmediğimiz, her gün gördüğümüz ağaçların, hiç görmediğimiz çiçeklerin tohumları da var. 

Sergi süresince hafta sonları tohum, baharat, buğday ve ekmek atölyeleri de gerçekleştirilecek.  Atölye ve sergi turlarına Lalehan Uysal da eşlik edecek.

Lalehan Uysal hakkında

Bauhaus Ekolü ile eğitim veren Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda grafik tasarım eğitimi aldı. Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin ve Türkiye’nin ilk ekolojik pazarı olan İstanbul’daki Şişli 100 Ekolojik Pazar’ın kurucularından biri oldu. “Buğday’ın Ambarı’ndan Kurda, Kuşa, Aşa’ adıyla ekoloji konseptli podcast serisini hazırlıyor. Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde gazetecilik uygulamaları üzerine dersler veriyor. Grafik tasarımcı, yazar ve editör olarak birçok yayında adı olan Uysal, bugün kendini sadece ‘Tohum Gözlemcisi’ olarak tanımlıyor.

 

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Lalehan Uysal’ın tohum fotoğrafları sergisi Yapı Kredi bomontiada Galeri’de

Hatay'da Cumhur ve Millet ittifakına asla oy vermeyeceğim diyenlerin oranı yüzde 30

Türkiye’nin en Saygın Araştırma Şirketlerinden USESAM Hatay’da dokuz gün süren kapsamlı bir Siyasi Eğilim Araştırması yaptı.

Tam kadro Hatay’da olduklarını söyleyen USESAM Araştırman Şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Müseyip Erdoğmuş, Basın aracılığıyla kamuoyuyla paylaştığı Hatay Siyasi Eğilim Anket Raporunda şu Çarpıcı sonuçlar dikkat çekti.

Yüz yüze yapılan görüşmelere kendisnin de bizzat katıldığını söyleyen USESAM Araştırma Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Müseyip Erdoğmuş, "ben de başta olmak üzere tam sekiz arkadaşımla birlikte,Hatay’da 9 gün süren araştırmamızı tam 1745 kişi ile yüz yüze görüşerek gerçekleştirdik" dedi.

 

HATAYLILAR NE CUMHUR İTTİFAKINI NE DE MİLLET İTTİFAKINI İSTEMİYOR  

Görüşmemiz Hatay’ın tüm kesimi ile gerçekleşti. Sünni,Alevi, Arap,tüm inanç ve etnisite temsilcileri araştırmamızda homojen olarak yer aldı. Araştırmamızda tüm meslek ve iş kolları, Gençler ve Kadınlar Homojen olarak yer aldı. Hataylılar sormuş olduğunuz tüm sorulara içten ve samimi cevap verdi. Bu gün seçim olsa hangi İttifaka oy verirsiniz sorusuna, Hataylının yüzde otuzu hiçbirine asla oy vermeyeceğini söyledi. Burada ki aslaları, anketör arkadaşlar ankete katılanlara özellikle hatırlattı. Hataylı çok kesin bir dille "Asla Cumhur İttifakına ve Millet İttifakına oy vermeyeceğim" diyenlerin oranı yüzde otuz.

Cumhur İttifakına oy vereceğim diyenlerin oranı yüzde on dört. Millet İttifakına oy vereceğim diyenlerin oranı yüzde On. Kararsızların oranı yüzde kırk altı çıktı.

Yeni bir oluşuma ihtiyaç var mı ? sorusuna Hataylının yüzde yetmiş dördü evet cevabını verdi. Peki bu üçüncü İttifaka oy verir misiniz? sorusuna Hataylının yüzde elli sekizi oy vereceğini belirtmesi çok ilginç.

ONUR HAREKETİNE GÜVEN HER GEÇEN GÜN ARTIYOR  

Onur İttifakını duydunuz mu ? sorusuna halkın yüzde otuz sekizi duyduklarını söyledi. Onur Hareketini duyanlara şu soruyu sorduk. Peki Onur Hareketinin fikrine ve çözüm önerilerine güven duyuyor ve inanıyor musunuz ?sorusuna, Evet,Onur Hareketini duydum diyenlerin yüzde seksen yedisi,inanıyorum ve Onur Hareketi Lideri Yaşar Aydın aday olursa oy vereceklerini söyledi.Hatay’da Anketimizin sonucu bize gösterdi ki, Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı Hatay’da tabir yerindeyse neredeyse yoklar. Buna karşılık Onur İttifakı Lideri Yaşar Aydı’a, Hatay’da güven her geçen gün hızla artıyor" dedi.

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Hatay'da Cumhur ve Millet ittifakına asla oy vermeyeceğim diyenlerin oranı yüzde 30

Ozon Tedavi, Covid-19 başta olmak üzere pek çok hastalıkla mücadelede vücudu destekliyor

İnsan sağlığı için önemli elementlerden biri olan ozon gazının uzman kontrolünde tedavi amaçlı kullanılması,  bağışıklık sistemini güçlendirerek direnç verir. Ozonun vücut için en yararlı şekilde kullanılması pek çok hastalığa kısa ve etkin tedavi sağlarken, kişiye özel uygulamalarla yapılmalıdır. Tüm dünyada ve ülkemizde yaşanan Covid-19 salgınında da kullanılması fayda sağlayan ‘Ozon Tedavisi’ hakkında en çok sorulan soruları sizler için hazırladık

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi  GETAT Bölümü Kurucusu - Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr Öğretim Üyesi Hülya İskenderoğlu Bahat; ‘Ozon Tedavisi’ nin Covid-19 salgınıyla mücadelede virüs, bakteri, mantar ve mikropları öldürebilme özelliğine sahip olduğunu söyleyerek; korunmayı destekleyici ve bağışıklığı güçlendirici etkisi olduğunu belirtti. 

 

Ozon tedavisini salgın döneminde yaptırmak direnci artırır mı? 

Tıbbi ozon tedavisi, hücrelere zarar vermeden vücudu oksijenlemek için güçlü bir yöntemdir. Ozon, 3 oksijen atomundan oluşan doğal bir maddedir.

Ozon molekülü atmosferde bulunan doğal gazlardan biridir ve Türkiye'de son 10-15 yıldır tedavilere destek amaçlı kullanılmaktadır. Ciddi bir dezenfeksiyon özelliği olduğu için aynı zamanda enfeksiyonlara karşı da koruyucu amaçlı uygulanabilmektedir. Kronik ve salgın enfeksiyonlarından korunmak ve tedavi amaçlı olarak da aktif şekilde kullanılmaktadır. 

Ozon, dünyada bulunan en kuvvetli doğal dezenfektanlardan biridir. Koronavirüs enfeksiyonuyla savaşırken korunma ve tedavi amaçlı farklı yöntemler deneniyor. Özellikle yaşlı ve kronik rahatsızlığı bulunanlar ile bağışıklık sisteminin yeterince kuvvetli olmadığı hastalar enfeksiyonlara karşı biraz daha risk grubu oluşturuyor. Bu dönemde tedbiri artırmak amaçlı ozon tedavisinden çok fayda görebiliriz.

Koronavirüs salgınıyla mücadelede virüs, bakteri, mantar ve mikropları öldürebilme özelliğine sahip ozon gazının, korunmayı destekleyici ve bağışıklığı kuvvetlendirmek amacıyla daha aktif kullanılması gerektiği konusunda Getatcılar olarak hemfikiriz. Özetle ozon tedavisinden korunmada da tedavide de fayda görebilmekteyiz.

 

Ne sıklıkta yaptırmak önemlidir?

Ozon tedavisinin sıklığı ve dozu; hastalığın seyri, hastanın yaşı, kilosu, kullandığı ilaçlar; hastalığın süresi ve evresi gibi farklı parametreler göz önünde bulundurularak belirlenmektedir. Bununla birlikte tedavi haftada 1-2 seans olmak üzere ortalama 10 seans sürmektedir. Ancak pandemilerde ciddi risk faktörü oluşturan sağlık çalışanları gibi popülasyonlarda hafta 1 veya 15 günde 1 seans olarak devam etmesini önermekteyiz.

 

 

Ozon Tedavisi uygulamaları neye iyi gelir, neye önlem sağlar?

 

Özellikle otoimmün hastalıkları, kalp, damar rahatsızlıkları, diyabetik yaralar, eklem içi uygulamalar, bel fıtığı, kas hastalıkları, cilt lezyonları ve cilt yenilenmesi tedavilerinde yararlanıldığını söyleyebiliriz. 

Bugün sağlık çalışanlarına öncelikle bağışıklıklarını güçlendirmek ve koronovirüs hastalığına yakalanmalarını önlemek için ozon terapiyi kullanıyoruz. Korunma ve hastalıkları kolay atlatma açısından herkese de tavsiye etmekteyiz. 

Ozon tedavisi alan hastaların tedavi sonucu servislerden erken taburcu edilme ve yoğun bakıma gidişte azalmalar olduğunu söylemek mümkündür. 

 

Hangi yaş grubu için uygundur?

Her yaş grubuna uygulanabilmektedir. Aktif çalışma hayatında olanlara tavsiye etmeyiz. Özellikle yaşlı ve kronik rahatsızlığı bulunanlar ile bağışıklık sisteminin yeterince kuvvetli olmadığı hastalar enfeksiyonlara karşı biraz daha risk grubu oluşturmaktadır.

 

Ozon tedavisin fayda sağladığı diğer rahatsızlıklar nelerdir?

Kanser

Bel fıtığı

Diyabet

Periodontit ve diş hastalıkları

Anti-aging

Kronik yaralar

Kronik yorgunluk

İskemik hastalıklar

Bakteri ve mantar enfeksiyonları

Astım ve KOAH gibi solunum yolu hastalıkları

Behçet hastalığı gibi otoimmun hastalıklar

Migren

Romatizmal hastalıklar

Dolaşım sistemi bozuklukları

Göz hastalıkları

Alzheimer ve demans gibi geriatrik hastalıklar

AIDS

Sedef gibi cilt hastalıkları

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Ozon Tedavi, Covid-19 başta olmak üzere pek çok hastalıkla mücadelede vücudu destekliyor

Barışı sanatta arayanların elçisi: Yalınayak Gen

Ünlü manga ustası Keiji Nakazawa tarafından yaratılan ve atom bombasının etkilerine dair tarihsel bir belge niteliği taşıyan ''Yalınayak Gen'' serisinin, Türkiyeli okurlar tarafından uzun yıllardır merakla beklenen dokuzuncu cildi Sınırları Aşmak, tarihe tanıklık ettirmeyi sürdürüyor.  İkinci Dünya Savaşı'nda önemli bir dönüm noktası olan Hiroşima'nın bombalanmasını ve atom bombası ertesinde yaşananları küçük bir çocuğun gözünden aktaran bu gerçekçi manga, otobiyografik özellikler taşımasının yanı sıra savaşın trajedisini, yaşanan acıları ve her şeye rağmen dayanışmanın önemini vurguluyor. İnsanlığın yeni nesli için bir güç kaynağı umuduyla hayat bulan Gen'in 25 dile çevrilen ve dünya çapında yankı uyandıran hüzünlü öyküsü; nükleer silahlanmaya ''hayır'' diyecek gücü geleceğe taşıyor, 20. yüzyılın en büyük vahşetlerinden birini unutmuyor ve unutturmuyor.Sanat sınır tanımaz... Ben de bunu yapmak istiyorum! Dünyanın her yanından insanı etkileyecek ulusal sınırları aşacak işler! Serinin dokuzuncu cildinde ''Barış Fişeği'' Gen, yine yoluna taş koyanlara karşı mücadele ediyor. Barış Anıt Kent projesi yüzünden evlerinin yıkılması ve Natsue'nin ölümü, sanki Hiroşima'da ve Nagazaki'de yol açtığı yıkım yetmezmiş gibi, tekrar atom bombası kullanmaya hazır olan Amerika'ya karşı öfke dolu bir çığlığa dönüşüyor. Bu zorlu günlerde şans eseri bir karşılaşma Gen'in hayatında bir dönüm noktası oluşturuyor. Yetenekli bir sanatçı Gen'i kanatları altına alarak ona resim çizmeyi öğretiyor. Sanatın sınır tanımazlığından esinlenerek yaşadıklarını sanat yoluyla ifade etmeye yönelen Gen, bir süre sonra yerel bir afiş ressamının yanında çıraklığa başlıyor. Burada, yeni patronunun ve diğer çırakların zorbalıklarıyla karşılaşan Gen, tüm baskı ve zorlamalara rağmen, hayallerinin peşinden gitmeyi seçiyor. ''Yalınayak Gen'' efsanesinin dokuzuncu kitabı Sınırları Aşmak, sınırların olmadığı bir dünyada, bir ülkeden diğerine gökkuşağından köprüler inşa etmenin ne kadar muhteşem olacağını düşündürüyor, insanların gökkuşağından köprüleri özgürce geçip birbiriyle dostça konuştuğu savaşsız, huzur dolu bir dünya düzeni düşletiyor.Gen gözlerini gökkuşağından alamıyordu...

 

''Gen, 20. yüzyılın en büyük vahşetlerinden birine etkili bir biçimde tanıklık eder. Kendinizi bu olağanüstü kitaba bırakın.''Art Spiegelman

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Barışı sanatta arayanların elçisi: Yalınayak Gen