Coronavirus (Covid-19)

  • 113,645,874Coronavirus Vaka Sayısı
  • 2,521,194Ölü Sayısı
  • 21,904,066Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 14:55

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a doğum günü sürprizi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 67. yaş günü dolayısıyla vatandaşlar evinin önünde doğum günü sürprizi yaptı.

Cuma namazına gitmek üzere Kısıklı'daki konutundan çıkan Erdoğan, evinin yakınlarındaki bir pastane çalışanlarının kendisinin 67. doğum günü dolayısıyla hazırladığı pastayla beklediğini görmesi üzerine konvoyunu durdurdu.

Aracından inen Erdoğan, doğum gününü kutlayan vatandaşlarla bir süre sohbet etti.

Basın mensuplarının da doğum gününü kutladığı Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi:

 

"Rabb'im inşallah sağlık, sıhhat, afiyet içerisinde daha nice yıllar ülkemize, milletimize hizmet etmeyi bizlere nasip etsin. Çok teşekkür ediyorum. Bugün aynı zamanda Selimiye Camii'nin yanındaki mevcut hamamı Üsküdar Belediyemiz, aynen Üsküdar sahildeki Nevmekan gibi gençlerin gelip ders çalışacağı, oturacağı ve oradan inşallah hayatı yeniden şekillendireceği bir mekan haline dönüştürdüler. Bugün hem onun açılışını yapacağız hem cumayı da Büyük Selimiye Camii'nde kılacağız." 

Devamını Oku
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a doğum günü sürprizi

Müziğin Karamurat'ı

MÜZİĞİN KARAMURAT'I...

Vizyonu, duruşu ve ışığı ile müzik hayatını iki maxi single ve üç kuple ile taçlandıran Karamurat, 2015 yılında çıkarmış olduğu Güvenmiştim Sana maxi single'ında 6 şarkı ve bir Yıldız Tilbe şarkısı olan Ama Evlisini coverlayarak gerek müzik kanallarında gerekse ulusal, yerel ve digital ortamlarda çıkan haberleriyle ve magazinsel yönüyle reytingi olan, butik çalışan salon salomanje bir beyefendi imajıyla dikkatleri üzerine topladı. Okuduğu Ama Evlisin şarkısına farklı bir ruh katarak klibiyle çok ses getiren, hem akademik hem de alaylı alaturkacı sanatçı Karamurat, maxi single albümde kendine ait nihavent bir eser olan Güvenmiştim Sana albümünün ismini taşıyan eseri kliplendireceğini, önümüzdeki günlerde radyolarda basında ve medyada ses getireceğini duyurdu. 2017 yılında sağlık sorunları nedeniyle musikiye kısa bir mola veren müziğin Karamuratı, pandemiyle beraber yarım kalan musiki yolculuğunu tamamlayarak sevenlerinin de desteğiyle ürettiği eserleriyle tekrar gündeme gelmeye başladı. Basında ve digital internet sitelerinde, Habertürk, Akşam, Hürriyet gazetelerinde haberleriyle gündeme oturdu. Karamurat, 1980 istanbul doğumlu olup halen hem musikide hem de eğitmenliğini disiplinli bir şekilde beraber götürüyor.

ADNAN ŞENSES'İN VASİYETİ...

Müziğin Karamuratı albümünde rahmetli Adnan Şenses'in de okuduğu lakin kliplendirmediği bir hicaz şarkı olan güftesi ve bestesi rahmetli Cavit Deringöl'e ait Çok Üzgünsün Arkadaş eserini Adnan Şenses'e de dinletmiş, onun ricası üzerine, Adnan Şenses'in vasiyetini, ona verdiği sözü tutarak şarkıyı kliplendireceğini açıklamıştı. Ayrıca Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü mezunu olan müziğin Karamuratı çesitli musiki cemiyetlerinde önemli görevlerde bulundu.

Devamını Oku
Müziğin Karamurat'ı

Ayhan Taylan'dan İddialı Şarkı: 'Sensiz Yaşamıyorum'

Müzik Dünyasının Güçlü Sesi Ayhan Taylan'dan İddialı Şarkı: 'Sensiz Yaşamıyorum'

Müslüm Gürses'in yıllar önce seslendirdiği "İsyanlardayım" şarkısıyla müzik dünyasına başarılı bir giriş yapan, ardından da "Hoşgeldin Seni Sevmek Ne Güzel" isimli parçasıyla adından söz ettiren Ayhan Taylan, şimdi de bambaşka bir tarzla sevenlerinin karşısına çıktı. 

Sanatçı bu kez Karadeniz ezgilerinden oluşan "SENSİZ YAŞAMIYORUM" eserini müzik severlerle buluşturdu. Kemençe eşliğinde seslendirdiği "SENSİZ YAŞAMIYORUM"un sözü ve müziği kendisine, aranjesi Selim Çaldıran'a, Mix Mastering'i ise Candar Köker'e ait. 

"SENSİZ YAŞAMIYORUM" şarkısının Sapanca Gölü'nün muhteşem marzarasında çekilen klibinin yönetmenliğini ise Yekta Özbilen üstlendi.
"SENSİZ YAŞAMIYORUM" A&T Müzik Yapım etiketiyle tüm dijital platformlardaki yerini aldı. 
BESTE FABRİKATÖRÜ 
Aslen Trabzonlu olan Ayhan Taylan, ilkokuldan sonra eğitim için gittiği Almanya'da bir yandan okuluna devam ederken, bir yandan da musiki cemiyetinde şan ve solfej dersleri aldı. Müziğe olan tutkusu gün geçtikçe artan sanatçı, şarkı sözleri yazıp, beste yapmaya başladı. Bugüne kadar 74 esere imza atan Ayhan Taylan, aynı zamanda ud ve cümbüş enstrümanı çalıyor.
MÜZİK EKMEK VE SU GİBİ 
Müziğin kendisi için ekmek ve su gibi bir ihtiyaç olduğunu dile getiren başarılı sanatçı, "Allah ilham verdiği sürece, şarkı sözü yazıp, beste yapmaya devam edeceğim. Müzikle yaşayıp müzikle kalmaya ve müziğin içinde var olmaya devam edeceğim" diye konuştu.

Devamını Oku
Ayhan Taylan'dan İddialı Şarkı: 'Sensiz Yaşamıyorum'

Yunanistan’a kaçmaya çalışan 3'ü terörist 5 kişi yakalandı

Yasa dışı yollarla Yunanistan’a kaçmaya çalışan 1'i FETÖ, 2'si PKK terör örgütü üyesi 5 kişi Edirne’deki hudut personeli tarafından yakalandı.

Edirne’nin farklı hudut bölgelerinde toplam 5 kişi Yunanistan’a kaçmaya çalışırken yakalandı.

 

Yapılan incelemede şahıslardan 1’inin FETÖ'den arandığı, 2 kişinin ise terör örgütü PKK mensubu olmaktan yakalama kararı olduğu belirlendi.

 

Yakalanan şahıslar Edirne İl Jandarma ve Meriç İlçe Jandarma Komutanlıklarına teslim edildi.

Devamını Oku
Yunanistan’a kaçmaya çalışan 3'ü terörist 5 kişi yakalandı

Türkiye; Yeni İpek Yolu'nda üretim, ihracat, lojistik ve yönetim merkezi olarak öne çıkıyor

Çin’e yatırım yapmayı planlayan Türk şirketlerine iş modelleri ve hangi alanlarda avantaj sahibi olabileceklerine yönelik bir yol haritası sunan Platin Dergisi Uluslararası Yatırım Hamlesi webinar serisinin ilki, ‘Yeni İpek Yolu’nda Türkiye ve Asya’ başlığıyla gerçekleştirildi. 

 

 

Hem Türkiye’nin yatırımcı dostu iş ortamı hem de Asya pazarındaki yeni fırsatlar hakkında katılımcıları bilgilendirmeyi amaçlayan ‘Yeni İpek Yolu’nda Türkiye ve Asya’ webinarına; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı  Burak Dağlıoğlu, DEİK- Türkiye Asya Pasifik İş Konseyleri   Koordinatör  Başkanı Murat Kolbaşı, Piri Reis Üniversitesi  Ekonomi ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Erhan Aslanoğlu ve European Mentoring and Coaching Council (EMCC) Dünya Başkanı Rıza Kadılar konuşmacı olarak katıldı. Türkiye ve Çin arasındaki dış ticaret ve uluslararası yatırım ilişkilerini geleceğe taşıyabilmenin yollarının konuşulduğu webinara ilgi büyüktü.

 

 

T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu: “Çokuluslu şirketlerin Türkiye’yi üretim, ihracat, lojistik ve yönetim merkezi olarak seçtikleri görülüyor. Çin özelinde baktığımızda Türkiye’de bin 100’ün üzerinde Çinli sermaye şirketinin faaliyet gösterdiğini biliyoruz. Çinden ülkemize gelen yatırım projelerinin toplam değeri ise 2.5 milyar dolar.”

 

 

Webinarın açılış konuşmasını gerçekleştiren T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, uluslararası doğrudan yatırımlar perspektifinden Türkiye ve Asya konusuna değinerek şunları söyledi: “Kurulduğumuz günden bu yana ülkemize yeni yatırımcılar kazandırırken; mevcut uluslararası şirketlerin  yatırımlarının artırılması adına tüm enerjimizle çalışıyoruz. Ofisimiz, Asya coğrafyasına ayrı bir önem veriyor. Ülkemize 2003-2010 yılları arasında Asya’dan gelen uluslarararası doğrudan yatırımların, tüm yatırımlar içindeki payı   yüzde 12 iken, son 10 yılda bu oran yaklaşık 2 katına çıkarak  yüzde 25’e ulaştı. Türkiye’ye Asya’dan gelen yatırımların ülkelere göre dağılımına baktığımızda Azerbaycan, Japonya, Çin, Güney Kore, Malezya, Hong Kong, Avustralya, Singapur ve Tayvan gibi ülkeleri görmekteyiz. Çin, Japonya, Güney Kore ve Singapur’da ofislerimiz  bulunuyor. Asya ülkelerinde yerelleşen tanıtım çalışmaları ve stratejileri uyguluyoruz. Geçtiğimiz yıl itibariyle Dış İşleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu tarafından duyurulan Yeniden Asya politikası ile  Asya’nın Türk dış politikasındaki önemini ve devlet gündemindeki varlığını vurgulamış olduk.  Türkiye, bölge ile olan ilişkilerini çok boyutlu olarak daha da geliştirmeyi hedefliyor. Yeniden Asya politikasının arkasındaki ana fikir ise Türkiye’nin stratejik konumu ile doğu-batı arasında etkin bir rol oynamasını sağlamak… Dünya ekonomisi çok zor bir dönemden geçiyor. Virüs salgını da süreci daha da zorlu bir hale getirdi. 2008’deki küresel finans krizi ile  2020’de yaşadığımız salgın döneminin arasında Türkiye ve Çin’in tarihi İpek Yolu’nun yeniden canlandırılmasını öngören bir girişimi oldu. Aralık 2020’de Türkiye’den giden ilk ihracat treni, 12 günde Çin’e ulaştı. Çin ile toplam ticaret hacmimiz yaklaşık 26 milyar dolar. İthalat ve ihracat oralarında maalesef ciddi bir orantısızlık bulunuyor. Beklentimiz; ihracat treni ile yeni bir boyuta taşınan bu yolculuğun, iki ülke arasındaki ticareti daha dengeli bir noktaya getirmesi… Çinli şirketlerin Türkiye’de daha fazla yatırım yaparak bu orantısızlığa olumlu katkı sağlamasını bekliyoruz. Ülkemizin stratejik konumu ile Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya’daki pazarlara kolay verimli bir erişim imkanı sağlaması, Asyalı yatırımcılar tarafından takdir ediliyor. Çokuluslu şirketlerin Türkiye’yi üretim ihracat lojistik ve yönetim merkezi olarak seçtikleri görülüyor. Çin özelinde baktığımızda Türkiye’de bin 100’ün üzerinde Çinli sermaye şirketinin faaliyet gösterdiğini biliyoruz. Çinden ülkemize gelen yatırım projelerinin toplam değeri ise 2.5 milyar dolar.”

 

 

Piri Reis Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Erhan Aslanoğlu: “Çinli işletmeler hem Türkiye’nin Ar-Ge yapısına hem iş gücüne hem de beşeri sermayesine güveniyor. Bu da çok önemli bir bakış açısı… Avantajların yanı sıra risklere de dikkat etmek gerekiyor. Pandemi sonrasında birçok ülke yeni tedarik merkezleri oluşturma noktasında pay almaya çalışacak. Bu noktada Türkiye’nin ölçeğini artırması ve daha çok yatırım çekmesi gerekiyor. Bunu da ortak girişimlerle gerçekleştirebiliriz.”

 

 

Piri Reis Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Erhan Aslanoğlu, Türkiye’deki yatırım ortamını şöyle değerlendirdi: “Covid-19 öncesinde de çok güllük gülistanlık bir dünya yoktu. Küresel borçlar ve iklimle ilgili sıkıntılar artmaya başladı. Ticaret savaşı olabildiğince hızlı bir şekilde ilerliyordu. Gelir dağılımında da ciddi bozulmalar vardı.  Covid-19 sonrasında ise yeni merkezler öne çıkmaya başladı. Türkiye, coğrafi konum itibariyle son derece avantajlı. İpek Yolu projesi ile Türkiye’nin üretim ve lojistik merkezi olma konusunda sahip olduğu avantajlar öne çıkmaya başladı. Çinli işletmeler hem Türkiye’nin Ar-Ge yapısına hem iş gücüne hem de beşeri sermayesine güveniyor. Bu da çok önemli bir bakış açısı… Avantajların yanı sıra risklere de dikkat etmek gerekiyor. Pandemi sonrasında birçok ülke yeni tedarik merkezleri oluşturma noktasında pay almaya çalışacak. Türkiye’nin ölçeğini artırması ve daha çok yatırım çekmesi gerekiyor. Bunu da ortak girişimlerle gerçekleştirebiliriz.”

 

 

DEİK Türkiye-Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Murat Kolbaşı: “Çin, son dönemde marka alımı yapıyor. Markalaşarak katma değerli ürünlerle dünya pazarına girmek istiyor.  Made in China 25 kapsamında 10 sektör belirlendi. Çin; marka, patent ve teknoloji ile ön planda olmayı hedefliyor.”

 

DEİK Türkiye-Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Murat Kolbaşı, Çin’de yatırım yapmak isteyen yatırımcılara önemli ipuçları sundu: “Çin, 5 yıllık kalkınma planları kapsamında Çini doğudan batıya 3’e bölerek önce en doğuyu kalkındırıyor. Sonra orta kısmı sonra da batıyı… Bu adımları atarak önemli bir noktaya geldiler. 2021’de 14’ncü 5 yıllık kalkınma planına start verildi. Çin, son dönemde marka alımı yapıyor. Markalaşarak katma değerli ürünlerle dünya pazarına girmek istiyor.   Made in China 25 kapsamında 10 sektör belirlendi. Çin; marka, patent ve teknoloji ile ön planda olmayı hedefliyor. 2019’da Çin, patent konusunda ABD’yi geçti. Asya’nın genel olarak çok kuvvetli bir ekonomiye döneceğini düşünüyorum. Türk firmalarımızın Asya Pasifik geneline   odaklanmalarını  tavsiye ediyorum.  Burada çok daha fazla fırsat var. Malezya, Güney Kore ve Singapur olmak üzere üç ülkede serbest ticaret anlaşmamız bulunuyor. Asya’nın iş yapış şekli kısmen bize benzese de ülkelere göre farklılıklar gösterebiliyor.”

 

 

European Mentoring and Coaching Council (EMCC) Dünya Başkanı Rıza Kadılar: “Çin’de içeriden kaleyi nasıl ele geçiririz ona bakmamız gerekiyor. Çin teknolojide liderliğe oturmuş durumda ve lider hublardan biri… Doğru zamanda, doğru fırsatlar öne çıkacak. Bu noktada yatırımcılarımızın sabırlı olmaları gerekiyor.”

 

European Mentoring and Coaching Council (EMCC) Dünya Başkanı Rıza Kadılar ise şu ifadeleri kullandı: “Çin’i anlamak gibi şeyler konuştuğumuzda hata yapıyoruz. Çin ve Çin’in temsil ettiği bütün Asya kültürleri çok zengin kültürler… Bir ülkeyi tek olarak görmeyelim. Asya’da çok ciddi bir entegrasyon var.  Dünyanın en çok gelişen ticaret bloğu Asya… İçeriden kaleyi nasıl ele geçiririz ona bakmamız gerekiyor. E ticaret çok büyük bir avantaj. Bu konuda çok yol katedildi. Çin, teknolojide liderliğe oturmuş durumda ve lider hublardan biri…

Çin ile olan iş birliğinde teknolojiye de vakıf olmak gerekiyor. Çin; dünya finans piyasalarına entegre olmuş durumda. Doğru zamanda, doğru fırsatlar öne çıkacak. Bu noktada yatırımcılarımızın da sabırlı olmaları gerekiyor.”

 

 

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku

Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli Radyo Trafik'e Konuk Oldu

Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli Radyo Trafik’e konuk oldu. Hançerli canlı yayında, bütçesinin dört katı borçla devraldıkları Avcılar Belediyesi’nin son 2 yıldır bütçe fazlası verdiğini söyledi. Türkiye’nin ilk ve tek trafik radyosu Radyo Trafik’te yayınlanan, Radyo Trafik Genel Yayın Yönetmeni Cezayir Doğan’ın sunduğu “Kent ve Ulaşım” programına konuk olan Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli, trafik konusunda da önemli açıklamalar yaptı.

TRAFİK SORUNLARINA BÜTÜNCÜL ÇÖZÜM ÜRETMEK LAZIM

Canlı yayında Radyo Trafik gönüllü muhabirlerinin sorularını da yanıtlayan Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli, trafikle ilgili meseleye bütüncül çözümler üretmek gerektiğinin altını çizdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile birlikte yoğun çalışmalar yaptıklarını belirten Avcılar Belediye Başkanı, metrobüs ile birlikte kalitesinin düştüğünü söylediği D100 ve yan yol trafiğinin rahatlatılması için bu çalışmaların sürdüğünü ifade etti. 

“Sahil yolunda çalışmalar başlayacak”

Radyo Trafik gönüllü muhabirlerinin Avcılar sahil yolu ve Gümüşpala göl yolundaki bozulmalardan kaynaklı şikâyetlerini dile getirmelerinin üzerine Turan Hançerli, “Yollarla ilgili çalışmalar hazırlık yaptık. Sahil Yolunda çok yakın bir zamanda ciddi bir çalışma başlayacak.” İfadelerini kullandı.   1 ay içerisinde çalışmaların başlayacağını belirten Hançerli, “Mesela Cumhuriyet Caddesini komple İBB ile birlikte yeniledik. Erişilebilirlik kurullarına uygun, öncelikli olarak yaya yollarında, engelli, çocuk, yaşlı, anne herkesi dikkate alan bir tasarımla yepyeni bir cadde yaptık. Tüm kentte de erişebilirlik kurallarına uygun, kent dokusuna uygun çalışmalarımız devam edecek. Biraz yoğun süreci inşaat süreci bazı ekstra problemler çıkarıyor bunlar biraz zaman alacak.” dedi.

AVCILAR’DA DENİZ ULAŞIMI NEDEN YOK?

Avcılar’da deniz ulaşımının neden olmadığı sorusuna da yanıt veren Belediye Başkanı, deniz ulaşımının metrobüsten sonra işletmeyi kurtarmayacak sayıda yolcu azlığı nedeniyle kaldırıldığını söyledi. İBB’nin bu konu bir çalışması olduğunu da söyleyen Hançerli, “Büyükşehir Başkanlığımızın deniz kıyısına paralel bir hat için çalıştığını biliyorum. Büyükçekmece’den başlayıp Avcılar, Bakırköy, Zeytinburnu, Fatih, Eminönü, Yenikapı’ya ulaşacak bir çalışma olduğunu biliyoruz. İnşallah, kısa sürede hayata geçer.” İfadelerini kullandı.

Ayrıca, Avcılar’da kentsel dönüşüm sürecinin çok hızlı bir şekilde yürüdüğünü ve neredeyse her sokakta yeniden yapılan binalar olduğunu ifade eden Turan Hançerli, “Bu binalardan kaynaklı kent içinde trafik biraz daha yoğun ve yoğun olacak gibi gözüküyor” dedi. Avcılar Belediye Başkanı, önümüzde ki günler de de bundan kaynaklı kaçış yolu olarak gözüken yerlerde çok sıkıntı olabileceğini söyleyerek, sürücülerin bu noktalara girmemelerini önerdi. 

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE AVCILAR MODELİ

Bir deprem bölgesi olduğu bilinen Avcılar’da deprem öncesinde yapılması gerekenleri önemsediklerini belirten Avcılar Belediye Başkanı, kentsel dönüşümde, Avcılar modeli diye ifade edilen bir sistem kurduklarını söyledi. Hançerli, Avcılar Modeli ismi verilen sistemi ise, kentsel dönüşümde yerinde, gönüllü ve uzlaşmaya dayalı bir sistem olarak niteledi. Avcılar Belediye Başkanı Hançerli sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu sistem kapsamında yaptığımız çalışmalar oldu. Önce problemleri saptadık. Gördük ki, kentsel dönüşümde, yenilenmede 3 ayaklı bir problemimiz var. Bunlar, imardan kaynaklı problemler, ekonomik sorunlardan kaynaklı; yani yapısını güvenli hale getirmek isteyen insanların mali problemler ve doğal bir ortaklıklar. Yapılarda en az 10 – 20 ailenin ortak olduğu binalar varmış bunun farkında değildik. Bu ortaklıklarda, aylık 50 liralık elektrik parasında bile uzlaşma problemleri varmış. En önemli sorun bu uzlaşmaydı. Bu 3 sorun ayağına da çözümler üreten yeni bir kentsel dönüşüm anlayışıyla Avcılar modeli kuruldu. Bu model sayesinde, geçmiş 7 yılda yapılan kentsel dönüşüm adediyle son 1 yılda yapılan kentsel dönüşüm adedi eşit hatta daha fazla.”

Avcılar’da yenilenmesi gereken 50 bin konutun şu ana kadar 6 binden fazlasının yenilendiğini söyleyen Turan Hançerli, 2021 yılında yapılacak yenilemelerle rakamın 15 bini aşacağını söyledi. Avcılar Belediye Başkanı, 2029 yılına geldiğinde şu an plansız olan alanlar dâhil Avcılar’da insanların ölümlerine, yaralanmalarına neden olan risk taşıyan bina kalmayacağını belirtti.

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku

Xiaomi, Türkiye'deki yeni mağazalarını Adana ve Gebze’de açtı

Türkiye genelinde 23 farklı şehirde toplam 47 Mi Store ile kullanıcılarına hizmet veren küresel teknoloji lideri Xiaomi, yeni yatırımlarıyla yıl sonuna kadar bu sayıyı 100'e taşımayı hedefliyor.

 

Yüksek teknolojileri herkes için erişilebilir kılmayı amaçlayan küresel teknoloji lideri Xiaomi, hizmet verdiği bölgelerin yerel bir parçasına haline gelme misyonunu gerçekleştirmek için Türkiye'deki çalışmalarını adım adım sürdürüyor. 

 

Çalışmalara ilişkin Xiaomi Türkiye Ülke Müdür Yardımcısı İrfan Öztürk: “2018 yılında Vadi İstanbul’da açılışını yaparak başladığımız Mi Store yatırımlarımıza 2019 ve 2020 yılında yoğun bir şekilde devam ettik. Pandemiye rağmen kullanıcılarımıza hizmet götürmek için durmadan çalıştık. Şu anda 23 farklı şehirde 47 Mi Store ile hizmet veriyoruz. 2021’e de hızlı bir başlangıç yapmış ve Ocak ayında Edirne Erasta ile İstanbul Olivium’da Mi Store’larımızı açmıştık. Şimdi de Adana M1 ve Gebze Center alışveriş merkezlerinde Mi Store’larımızı açmış bulunuyoruz.  Önümüzdeki dönemde de Kayseri, Samsun, Diyarbakır, Şanlıurfa, Trabzon, Balıkesir, İnegöl, Bakırköy, Ataşehir gibi şehir ve ilçelerde Mi Store açılışlarımız olacak” dedi. 

 

Sözlerini 2021 hedefleriyle sürdüren Öztürk: “Bu sene hemen hemen Türkiye'nin çoğu şehrini Mi Store ve yetkili mağazalarımızla birlikte Xiaomi markasının birbirinden güzel ve ilham verici cep telefonu ve ekosistem ürünleriyle buluşturmayı hedefliyoruz. Müşterilerimizin adil fiyatlarla kolay bir şekilde yüksek teknolojili Xiaomi ürünlerine ulaşması ve deneyimlemesi önceliklerimizin başında geliyor. Bunu sağlayan en büyük destekçilerimiz de kendi Mi Store’larımızdır” diye ekledi.

 

Yeni teknolojilerini ve hizmet kalitesini Türkiye'nin her yerine götürmeye kararlı olan Xiaomi perakende yatırımlarına devam edecek.

 

 

Xiaomi Corporation Hakkında

 

Xiaomi Corporation, Nisan 2010'da kuruldu ve 9 Temmuz 2018'de Hong Kong Borsası’nın Ana Piyasası'nda yer aldı (1810.HK). Xiaomi, temelinde bir IoT (Nesnelerin İnterneti) platformuna bağlı akıllı telefonlar ve akıllı donanımlara sahip bir internet şirketidir. Kullanıcılarıyla arkadaş olma vizyonuyla ve kullanıcılarının kalbindeki “en havalı şirket” olma özelliğiyle Xiaomi, sürekli inovasyona, kaliteye ve verimliliğe kendini adamıştır. Şirket, inovatif teknolojileri kullanarak dünyadaki herkesin daha iyi bir yaşam sürmesini sağlamak için dürüst fiyatlarla inanılmaz ürünler üretiyor. Şu anda dünyanın en büyük üçüncü telefon markası olan Xiaomi, akıllı telefonlar ve dizüstü bilgisayarlar hariç 289,5 milyondan fazla cihazı birbirine bağlayan platformuyla dünyanın önde gelen tüketici IoT (AI+IoT) platformunun sahibidir. Xiaomi ürünleri şu anda dünya genelinde 90’ın üzerinde pazarda satılıyor. Şirket, 2020 yılının ağustos ayında geçtiğimiz yıla kıyasla 46 sıra yükselerek Fortune Global 500 listesine 422'nci sıradan ikinci kez girdi. Xiaomi, aynı zamanda İnternet şirketleri arasında 7'inci sırada yer aldı. 2020 Mayıs ayında Forbes Global 2000 Listesine giriş yaptı ve 384'üncü sıraya yükseldi. Xiaomi, Hang Seng Index, Hang Seng China Enterprises Index ve Hang Seng TECH Index'’te yer almaktadır.

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku

Pfizer-Biontech aşısı dünyanın en fazla satan ikinci ilacı olacak

15 milyarlık satışla Pfizer-Biontech aşısı, AbbVie’nin 20 milyar dolarlık artrit ilacı Humira’dan sonra dünyanın en fazla satan ikinci ilacı konumuna yerleşecek. Sağlık ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Onur Başer, aşının koruma süresindeki belirsizlik giderilince aşıda yeni bir fiyatlama sistemine geçilmesini beklediğini söyledi. 

 

Covid-19 aşısını bulan ilaç şirketleri, sektördeki dengeleri değiştirecek. Bu yıl 15 milyar dolarlık aşı satmayı hedefleyen Pfizer, yüzde 25-30’e ulaşacak kâr marjını BionTech ile bölüşecek. Sağlık ekonomisi uzmanı ve MEF Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Onur Başer,  “Pfizer-Biontech aşısı, AbbVie’nin 20 milyar dolarlık artrit ilacı Humira’dan sonra dünyanın en fazla satan ikinci ilacı konumuna yerleşecek” dedi.

 

Dünya nüfusunun yüzde 70-85’i aşılanmadan tamamen eski günlere dönmenin mümkün görünmediğini ifade eden Prof. Başer, İsrail’in aşılamanın yüzde 52,4’ünü iki ayda tamamladığını, ABD’nin ise bu seviyeye 2022 Ocak ayına gelmesinin beklendiğini söyledi. Başer, “Gelişmiş ülkelerde bu oran çok çabuk sağlanacak. Ancak şu aşamada gittiği takdirde tüm dünyanın yüzde 75’inin aşılanması 7 yılı bulacak. Fakat gelişmiş ülke ekonomileri tüm vatandaşlarını aşılasalar bile, tüm dünyayı güven altına almadan eski günlere oranla gelirlerinin yüzde 50’sine yakınını kaybedecekler. Bu sebeple, aşı milliyetçiliğinden bir an önce hızla uzaklaşılarak aşıların hızlı bir şekilde dağılması için daha çok çabalanmalı” dedi. 

 

Aşı, Pfizer’in 3 ilacın  toplamına eşit

Başer, 18 ay gibi kısa bir sürede geliştirilen aşılar için büyük yatırımlar yapıldığını ve çoğu özel olan araştırma laboratuvarlarının yatırımlarından kar olarak geri dönüş beklediklerini belirterek, şunları söyledi: “Pfizer-Biontech aşısından elde edilecek gelir Pfizer’in şu anda sattığı en iyi 3 ilacın toplamına eşit… Zatürre aşısı Prevnar’ın, 6 milyar; kanser ilacı Ibrance’ın 5 milyar, kan sulandırıcı Eliquis’in 5 milyarlık satışı bulunuyor. 15 milyarlık satışla Pfizer-Biontech aşısı, AbbVie’nin 20 milyar dolarlık artrit ilacı Humira’dan sonra dünyanın en fazla satan ikinci ilacı konumuna yerleşecek. Aşının çıkarılmasıyla şirket, satışlarının 2021'de yüzde 6 artmasını bekliyor. Aşı satışları, bu yıl Pfizer'in toplam gelirinin yaklaşık dörtte birini oluşturacak. Moderna ise geçen yıl sadece 60 milyon dolar geliri varken, bu yıl 13.2 milyar dolar bekliyor. Zamanla aşı ve tedavi çeşitliliğinin artmasını bekliyoruz, yine aşı koruma süresindeki belirsizlik ortadan kalkınca yeni bir fiyatlama sistemine gidilecektir”. 

 

Aşıda başarılı olma oranının dünya genelinde yüzde 30 olduğunu aktaran Başer, Türkiye’nin yerli aşı konusunda da bu düşük oranı dikkate alması gerektiğini dile getirdi. Başer, “Yerli aşı denemelerimizin olması umut verici ancak başarısızlık ihtimalinin yüzde 70’lerin üzerinde olduğu unutulmamalı. Mutlaka bir B planımızın olması gerekiyor” diye konuştu. 

  

3 bin imzalı aşı mektubu

Başer, 115 dünya lideri, Nobel ödülü almış 19 kişi ve daha birçok ünlü isimle birlikte 3 binden fazla insanın Covid-19 aşılarının ortak mal olarak sayılması için ülkelerin gerekli çalışmaları yapması gerektiğine dair bir mektuba imza attığını hatırlatarak, “Herkese yetecek kadar aşı olmalı ve ödeme gücü olmayanlara da aşı yapılmalı. Şu anda bilim, pandeminin ortadan kalkmasının tek yolunun aşının dünyada yaygınlaşması olduğu konusunda hem fikir… Gelişmiş ülkeler kendi vatandaşlarını aşıladıklarında, ekonomilerini açtıklarında hızlı bir şekilde aşının yaygınlaşması için ellerinden gelenlerini yapacaklardır, yoksa sadece kendilerini kurtarmak sürdürülebilir bir yöntem değil” diye konuştu. 

 

Prof. Dr. Onur Başer kimdir?

1994 yılında ODTÜ Ekonomi Bölümü’nden mezun olan ve aynı üniversitede İktisat Yüksek Lisansı’nı tamamlayan Onur Başer, daha sonra ABD Michigan Üniversitesi’nde Ekonometri ve İstatistik Master’ı yaptı. Doktorasını ekonometrinin sağlık verileri hakkında hazırlayan Başer, sağlık ekonomisi alanında uzmanlaştı. Harvard Üniversitesi’nde kamu sağlığı programıyla akciğer kanserinin devlete yıllık maliyetlerinin hesaplanmasıyla ilgili ekonometri modelleri geliştirdi. IBM’ın sağlık araştırmaları bölümünde 5 yıl boyunca baş ekonomist olarak görev yapan Başer, bugün ABD’de sağlık sisteminde kullanılan Hastane Kalite Endeksi’ni hazırlayanlar arasında yer aldı. 2007 yılında ABD’de ilaç firmalarına danışmanlık veren StatinMed’i kuran Başer, ilaç maliyet hesapları, değere bağlı fiyatlandırma gibi konularda sektörel araştırmalar yürüttü. İki yıl önce StatinMed’i ABD’li bir yatırım fonuna satan Başer, New York’ta Michigan ve Columbia Üniversitelerinde misafir profesör olarak araştırma ve projelerine devam ediyor. Aynı zamanda MEF Üniversitesi İktisat Bölüm Başkanı olan Başer, New York merkezli Columbia Data Analytics’in Analitik Bölüm Başkanlığı’nı yapıyor. Prof. Başer, yaptığı 500’den fazla uluslararası yayın ve sunumunun yanı sıra istatistik alanında yazılmış birçok kitaba da katkıda bulundu.

 

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku

Çukurova Isı, AR-GE’si ile Isıtma Pazarına Yön Veriyor!

Türkiye radyant ısıtma pazarında yüzde 65 olan pazar payı ile açık ara sektör lideri olan Çukurova Isı, AR-GE çalışmaları sonucunda geliştirdiği radyant ısıtma teknolojileri ile işletmelerde yüzde 65’lere varan oranda enerji tasarrufu sağlayarak, CO2 emisyonunun küresel bir sorun haline gelen iklim krizi üzerindeki etkilerini azaltmayı hedefliyor.

 

Endüstriyel ve ticari ısıtma pazarının lider markası Çukurova Isı, inovatif ürün ve hizmetleri ile çözüm ortağı olduğu projeler için değer yaratmaya devam ediyor. Ürün portföyünde bulunan çevreci ısıtma teknolojileri ile işletmelerin operasyonel maliyetlerini azaltacak optimum çözümler sunan Çukurova Isı, enerji verimliliği ve tasarrufunu, şirket ana felsefesi olarak benimsiyor.

Türkiye Radyant Isıtma pazarında yüzde 65 pazar payına sahip olan Çukurova Isı’nın oldukça çeşitli olan ürün portföyünde; “Borulu Radyant Isıtıcılar, Sıcak Hava Üreticileri, Seramik Plakalı Radyant Isıtıcılar, Stadyum Tribün Isıtıcıları, Elektrikli Halojen Isıtıcılar, Doğalgazlı Termo-Konvektörler ve Seyyar Radyant Isıtıcılar” yer alıyor. Özellikle kendi markaları olan GOLDSUN ve SILVERSUN ile doğalgazlı radyant ve elektrikli infrared ısıtıcı pazarında fark yaratan Çukurova Isı, her yıl cirosunun yüzde 7’sini AR-GE çalışmalarına ayırarak, dünya standartlarında geliştirdiği ısıtma teknolojileri ile ısıtma pazarına yön veriyor. 

Cafe, restaurant, spor salonu, fuar alanları, atölyeler, depo, cami ve endüstrilere; pratik, tasarruflu ve etkili ısıtma çözümleri sunan Çukurova Isı’nın Pazarlama Müdürü Osman ÜNLÜ, ısıtma teknolojilerinde yapmış oldukları geliştirmelerin işletmeler açısından önemine dikkat çeken açıklamalarda bulundu: “İşletmeler, enerji tasarrufu açısından önemli bir ekonomik potansiyele sahip. Çünkü dünyada tüketilen enerjinin yüzde 30’u sanayide tüketiliyor. Sanayide tüketilen enerjinin yüzde 80’i ise ısıtma ve soğutma sistemlerinde kullanılıyor. Endüstriyel tesislerde doğru ısıtma teknolojileri kullanarak yüzde 65’lere varan oranda enerji tasarrufu sağlamak ve böylece fazla enerji tüketimine bağlı olarak oluşabilecek CO2 emisyonunun, küresel bir sorun haline gelen iklim krizi üzerindeki etkilerini azaltmak mümkün. 

Çukurova Isı olarak ısıtma pazarındaki liderliğimizi çevreci ve verimli teknolojiler geliştiren AR-GE’mize borçluyuz. Ürünlerimiz, sahip oldukları donanımsal özellikleri ile endüstriyel ve ticari alanlarda; piyasadaki muadillerinden çok daha verimli, etkili ve çevreci bir ısıtma sağlıyor. Örneğin Goldsun markalı elektrikli ısıtıcılarımız, sahip oldukları “halojen ampul” ve özel cihaz tasarımı ile standart rezistanslı elektrikli cihazlara göre yüzde 40 daha fazla verim sağlıyor. Cihazın, kısa dalga ışınım özelliği yani ışın iletme kabiliyeti, orta ve uzun dalgalı ışınım yapabilen cihazlara göre yüzde 40 daha fazla verim sağlayarak işletme giderlerinden tasarruf sağlıyor.”

Endüstriyel ve ticari alan ısıtmasının ardından evlerdeki açık alanların ısıtmasına yönelik mobil elektrikli ısıtıcılar da geliştirdiklerini belirten ÜNLÜ, ısıtıcıların, sahip oldukları donanım özellikleri sayesinde dış ortam şartlarından etkilenmeden gerekli konfor şartlarını rahatlıkla sağlamaları gerektiğini belirtti. “ÜNLÜ, sözlerine şöyle devam ett: “Goldsun markalı ısıtıcılarımız, IP55 su sınıfı koruması özelliği ile açık alanlarda hatta yağmur altında da sorunsuzca çalışıyor. Sahip olduğu dimmer devresi (bazı serilerde opsiyonel) sayesinde de 5 kademeli ısıtma seçeneği sunarak, konfor şartlarına uygun ısıtma sağlıyor. 

Goldun Elite, Goldsun Performa ve Goldsun CC olarak adlandırdığımız doğalgazlı radyant ısıtıcılarımız da sahip oldukları donanım özellikleri ile piyasadaki muadillerinden çok daha fazla tasarruf ve konfor sunuyor. Doğalgazlı radyant ısıtıcılarda kullandığımız reflektör, konfor şartları açısından son derece önem taşıyor. Reflektör, cihazlardan yayılan enerjiyi, havaya değil, insanlara doğru yönlendirerek yüksek konfor sunuyor. Ayrıca ısıtıcının rüzgârdan etkilenmemesi için doğalgazlı ısıtıcılardaki seramik plakaların önüne, ortamdaki rüzgâr akımını yüzde 100 kesen, saydam seramikten üretilen camlar yerleştiriyoruz. Isındıkça saydamlığı artan cam, ışınımın daha geniş alanlara yayılmasını sağlıyor. Seramik plakaların önüne takılan paslanmaz çelik ızgaralar sayesinde cihaz veriminde yüzde 20 artış sağlanıyor. Bunun yanı sıra ısıtıcılarda kullanılan rüzgâr kalkanı da karşıdan gelen rüzgâr akımlarını büyük oranda yavaşlatıyor.

“Silversun Borulu Radyant Isıtıcı”larımızı ise mekânın ihtiyacına göre dizayn edebiliyoruz. Kısacası projelendirmeden devreye alma sürecine kadar oldukça kapsamlı olan bir mühendislik hizmeti sunuyoruz.  Ürünümüzü, rakiplerinden ayıran en önemli özelliği ise borulardan çıkan ışınların yüzde 99,5’ini cisimlere yönlendirmesi ve bu sayede daha verimli ve yoğun ısıtma sağlamasıdır.” dedi.

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku

Gelecek Partisi'nin Muş İl Başkanı'ndan Hocalı mesajı

Gelecek Partisi Muş İl Başkanı Muhammed Gürkan Çermi, Hocalı Katliamı’nın 29. Yıl dönümü ile ilgili konuştu.

 

Gelecek Partisi Muş İl Başkanı Muhammed Gürkan Çermi, Ermeni çetelerinin Karabağ’da gerçekleştirdiği katliamın 29. Yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yaptı. Katliamı ve Ermeni işgalini kınayan Başkan Çermi, “29 yıl önce bugün Hocalı kasabasında; "613 Azerbaycanlı Türk" katledildi. Rahmetle anıyoruz. Ruhları şâd, mekânları cennet olsun.” dedi.

Açıklamasının devamında Çermi, “Sivil halka karşı yapılan bu cani ve insanlık dışı saldırıda 1 milyondan fazla Azeri kardeşimiz evlerini terk etmek zorunda kalmıştır. 29 yıl önce bu trajedide yaşamını yitiren Can Azerbaycanlılara tekrardan Allah’tan rahmet diliyorum” ifadelerini kullandı.

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku