Coronavirus (Covid-19)

  • 33,776,507Coronavirus Vaka Sayısı
  • 1,010,564Ölü Sayısı
  • 7,700,117Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 01:40

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar

VİTAMİN D EKSİKLİĞİ KOVİD RİSKİNİ ARTIRIYOR

Kanda vitamin D seviyesinin 20 ng’ dan az olmasının KOVİD riskini iki misli artırdığı tespit edildi ama bu, vitamin D desteklerinin KOVİD’ i önleyeceği manasına gelmiyor. D vitamini eksikliği o kişinin sağlıklı yaşamanın icaplarını tam olarak yerine getirmediğinin yani adam gibi beslenmediğinin ve yeteri kadar güneşlenmediğinin bir göstergesidir.

***

Chicago Tıp Fakültesi tarafından yapılan retrospektif araştırmada vitamin D seviyesi düşüklüğünün KOVİD riskini 2 misli artırdığı tespit edildi (1).  

Bir sene önce kanlarında vitamin D seviyesi ölçülen 489 kişinin KOVİD’ e yakalanma risklerinin değerlendirildiği araştırmada vitamin D’ nin 20 ng’ dan düşük olmasının KOVİD riskini 2 misli artırdığı hesaplandı.

Vitamin D’ nin bağışıklık sistemi için ne kadar önemli olduğu ve vitamin D desteklerinin solunum yolları viral enfeksiyonları riskini azalttığı zaten biliniyordu.

Bu araştırma ile D vitamini seviyesinin KOVİD’ e yakalanma ihtimalini de etkileyebileceği gösterilmiş oldu ama buradan vitamin D desteklerinin KOVİD’ i önleyeceği gibi bir netice çıkarmak doğru değildir.

Bunun geniş kapsamlı randomize kontrollü çalışmalarla ortaya konması gerekir.

Vitamin D düşüklüğünün KOVİD riskini artırdığı ve KOVİD’ de ağız yoluyla vitamin D verilen hastalarda ağır hastalık, yoğun bakım ihtiyacı ve ölüm risklerinin azalttığı bildirilmişti (2, 3).

vitamin d

Gelelim neticeye

D vitamini eksikliği o kişinin sağlıklı yaşamanın icaplarını tam olarak yerine getirmediğinin yani adam gibi beslenmediğinin ve yeteri kadar güneşlenmediğinin bir göstergesidir.

Bunlar yakından incelendiklerinde birçoğunda başka vitamin ve mineral eksiklerinin de olduğu görülecektir ve bu eksiklikleri tek tek haplarla gidermeye çalışmak mantıksızdır.

Yapılması gereken doğru hayat tarzının unsurlarını yerine getirmektir.

Vitamin D eksikliğinin haplar ile düzeltilmesi işe yaramaz hatta zararlıdır, o kişinin hayat tarzındaki yanlış ve eksikleri sürdürmesine fırsat verir.

Vitamin destekleri adam gibi beslenme ve doğru hayat tarzına rağmen eksiklikleri giderilemeyen kişiler için gereklidir.

Kaynaklar:

1. https://jamanetwork.com/journals/jamanetworkopen/fullarticle/2770157

2.https://ahmetrasimkucukusta.com/2020/09/03/yazilar/tip-yazilari/besin-destekleri/vitamin-d-hastaligin-siddetini-ve-yogun-bakim-ihtiyacini-azaltiyor/

3.https://ahmetrasimkucukusta.com/2020/09/03/yazilar/tip-yazilari/besin-destekleri/vitamin-d-hastaligin-siddetini-ve-yogun-bakim-ihtiyacini-azaltiyor/

Devamını Oku

KETOJENİK DİYET LENFÖDEMİ DE HAFİFLETEBİLİR

Ketojenik diyetin ilaçlara dirençli epilepsi, Alzheimer, bazı beyin tümörleri, akut omurilik hasarı gibi nörolojik olanlardan KOAH ve gribe kadar kadar birçok hastalıkta faydası olabileceği, kanser tedavisini daha etkili kılabileceği biliniyordu. Ketojenik diyetin iyi gelebileceği hastalıklar listesine bugün için kesin bir tedavisi olmayan “lenfödem” de eklendi.

***

Ketojenik diyetin ilaçlara dirençli epilepsi, Alzheimer, bazı beyin tümörleri, akut omurilik hasarı gibi nörolojik olanlardan KOAH ve gribe kadar kadar birçok hastalıkta faydası olabileceği, kanser tedavisini daha etkili kılabileceği biliniyordu.

Ketojenik diyetin iyi gelebileceği hastalıklar listesine "lenfödem" de eklendi.

Lenfödem, hücerler arasında sıvı birikimi ve doku şişmesiyle karakterize tamamen yok edilmesi mümkün olmayan, sadece fizik tedavinin (elle lenf drenajı, bandaj ve çorap, egzersiz) faydasının olduğu bir hastalıktır.

Farelerde yapılan çalışmada ketojenik diyetin veya dışarıdan verilen keton cisimciklerinin lenf damarlarının oluşumunu artırmak suretiyle fazla lenf sıvısının boşalmasını sağlayarak lenfödemi hafifletebileceği gösterildi.

Bunun insanlar üzerinde yapılacak olan klinik çalışmalarla doğrulanması gerekiyor.

Ketojenik diyet, fazla miktarda yağ, daha az protein ve çok az karbonhidrat ihtiva eden bir beslenme modelidir. 

Kaynak: https://www.nature.com/articles/s42255-019-0090-3

Lenfödem nedir? Lenfödem belirtileri nelerdir?

 

Devamını Oku

VİTAMİN D HASTALIĞIN ŞİDDETİNİ VE YOĞUN BAKIM İHTİYACINI AZALTIYOR

KOVİD’ de ağız yoluyla vitamin D verilen hastalarda ağır hastalık, yoğun bakım ihtiyacı ve ölüm risklerinin azaldığı bildirildi. Bilim dünyasının, henüz etkili ve emniyetli bir ilacı olmayan KOVİD’ de vitamin, mineral ve diğer besin destekleri ile beslenmenin önemini kavraması ve bunlarla ilgili artan çalışmalar memnuniyet vericidir.

***

Araştırma İspanya’ da Reina Sofía Üniversitesi tarafından KOVİD teşhisi ile hastaneye yatırılan, akut solunum yolları enfeksiyonu klinik tablosu gösteren 76 hasta üzerinde yapıldı (1).

Bütün hastalara aynı standart tedavi (hidroksiklorokin ilk gün 12 saatte 400 mg ve sonraki 5 gün 12 saatte 200 mg + azitromisin 5 gün süreyle 500 mg) verildi. Pnömonisi olan ve NEWS skoru 5’ den fazla olan hastaların tedavisine damar yoluyla 5 gün seftriakson da eklendi.

Hastaların 50’ sine ağız yoluyla calcifediol (25-hydroxyvitamin D= 25-hydroxycholecalciferol) verildi, kontrol grubunda olan 26 hastaya calcifediol verilmedi.

Calcifediol dozu ilk bir hafta 30.400 Ü/gün idi, sonra devam dozu olarak 7.600Ü/gün ile devam edildi. 

Calcifediol ile tedavi edilen 50 hastadan sadece biri için yoğun bakım tedavisi gerekirken calcifediol verilmeyen 26 hastadan 13’ ünün yoğun bakıma alınması icap etti.

Calcifediol alan hiçbir hasta ölmedi ve hepsi de hiçbir komplikasyon olmadan taburcu edildi.

Calcifediol ile tedavi edilmeyen 13 hastadan yoğun bakım tedavisi gerekmeyenlerin hepsi de taburcu edilirken, yoğun bakım tedavisi gerekenlerin ikisi vefat etti.

Buna göre, vitamin D verilenlerde yoğun bakım ihtiyacının yüzde 2, verilmeyenlerde yüzde 50 olduğu, vitamin D alanlarda yoğun bakım riski 25 misli azaldığı söylenebilir.

Araştırmacılar çalışmalarını şu sözlerle özetliyorlar:

Bu pilot çalışma yüksek doz calcifediol tedavisinin hastaneye yatırılması icap eden kesin KOVİD’ li hastalarda yoğun bakım ihtiyacını ciddi derecede azalttığı sonucuna varıldı. Kesin bir karara varmak için araştırmanın daha geniş bir grupta tekrarlanması gerekir”.

KOVİD bazı kişilerde belirti bile vermez veya hafif belirtilere yol açarken ağır olanlarının hastaneye yatırılmaları gerekiyor ve bunların yüzde 20 kadarında ARDS (akut solunum sıkıntısı sendromu) gelişiyor ve bunlar için yoğun bakım tedavisi gerekiyor.

KOVİD pnömonisi ile hastaneye yatırılan hastaların yüzde 40’ dan fazlasında ARDS gelişiyor ve bunların yüzde 50’ den fazlası vefat ediyor.

ARDS genellikle hızla ilerliyor ve KOVİD’ in başlamasından 9 gün kadar sonra görülüyor.

ARDS çoklu organ yetersizliği ve mortalite riskini ciddi derecede artırıyor.

CASE STUDY: My 77 year old Dad has been in ICU ventilated for a week and  he's not “waking up”! The doctors have made him NFR without my consent and  they want

Vitamin D

Vitamin D yüzlerce genin fonksiyonlarını düzenlediği gibi bağışıklık ve sağlığın sürdürülmesinde kritik ehemmiyeti olan yüzlerce enzim ve proteinin üretimine yardım eder.

Vitamin D reseptörlerinin aktivasyonunun sitokin/kemokin fırtınasının azaltılmasında, renin-anjiyotensin sisteminin düzenlenmesinde, nötrofil aktivitesinin modüle edilmesinde ve akciğer epitel bariyerinin bütünlüğünün sürdürülmesinde, epitel hasarının tamirinin uyarılmasında ve pıhtılaşma eğiliminin azaltılmasında önemli rolleri vardır.

Vitamin D seviyesi düşük olanlarda KOVİD’ e yakalanma ve ağır hastalık risklerinin yüksek olduğunu gösteren birçok çalışma var (2, 3, 4, 5).

Gelelim neticeye

Az sayıda vaka üzerinde yapılan bu araştırmanın bilimsel bakımdan değeri sınırlı olmakla beraber vitamin D’ nin KOVİD’ in ağırlığının hafifletilmesinde, yoğun bakım ihtiyacının azaltılmasında önemli rolü olabileceğini göstermesi bakımından çok önemlidir.

D vitamininin toksisitesi düşük ve çok ucuz olduğunu, KOVİD tedavisinde kullanılan ilaçların ise çok ciddi, ölümcül yan etkileri bulunduğunu ve çok pahalı olduğunu unutmayalım.

Remdesivir tedavisinin maliyetinin 22 bin dolar olduğunu, ciddi yan tesirleri ortaya çıkabileceğini hatırlatırım (6, 7).

Kaynaklar:

1.  https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0960076020302764

2.   https://www.medrxiv.org/content/10.1101/2020.07.01.20144329v1

3.  https://onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1111/cen.14276

4. https://www.medrxiv.org/content/10.1101/2020.06.01.20112334v2

5. https://www.mdpi.com/2072-6643/12/5/1359  

6. https://ahmetrasimkucukusta.com/2020/06/30/yazilar/tip-yazilari/corona-virus/remdesivir-tedavisinin-maliyeti-22-bin-lira/  

7. https://www.medpagetoday.com/infectiousdisease/covid19/86582

Devamını Oku

Google Haritalar Kullanarak Enlem Ve Boylam Koordinatlarını Bulma

Mevcut en güçlü harita oluşturma araçlarından biri olan Google Haritalar, konumunuzu belirlemenize yardımcı olmak için tasarlanmış bir dizi özelliğe sahiptir. Tam konumunuzu bilmek istiyorsanız, GPS koordinatlarınızı Google Haritalar‘da görüntüleyebilirsiniz.

Google Haritalar web sitesinin yanı sıra Android, iPhone ve iPad için Google Haritalar uygulaması dahil tüm platformlarda koordinatları alabilirsiniz. http://ogrencigundemi.com/google-haritalar-kullanarak-enlem-ve-boylam-koordinatlarini-bulma

Devamını Oku
Google Haritalar Kullanarak Enlem Ve Boylam Koordinatlarını Bulma

Azerbaycan Bayrağı Galata Kulesi'ne yansıtıldı

Ermenistan ordusunun cephe hattında Azerbaycan mevzi ve sivil yerleşimlerine saldırmasıyla başlayan çatışmalar devam ediyor. Azerbaycan'a destek maksadıyla İstanbul'un simgelerinden olan Galata Kulesi Azerbaycan bayrağının renkleriyle aydınlatıldı.

Azerbaycan ile birlik ve beraberliğin göstergesi olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca gerçekleştirilen ve saat 20.15'te başlayan etkinlik saat 00.00'a kadar sürecek.

Azerbaycan Bayrağı Galata Kulesi'ne yansıtıldı

Kastamonu Valisi ve Vali yardımcısı koronavirüse yakalandı

Kastamonu Valisi Avni Çakır ve Vali Yardımcısı Fahrettin Göncü'nün Kovid-19 testleri pozitif çıktı.

 

Kastamonu Valisi Avni Çakır, sabah saatlerinde koronavirüs belirtileri üzerine Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurdu. Vali Çakır'ın burada yapılan testi pozitif çıktı. Sağlık durumu iyi olan Vali Çakır'ın tedavisinin evde süreceği öğrenildi.

 

Vali yardımcısı da koronavirüse yakalandı

Öte yandan, Vali Yardımcısı ve Taşköprü Kaymakam Vekili Fahrettin Göncü'nün de bugün koronavirüs testinin pozitif çıktığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedaviye alındığı bildirildi.

Devamını Oku

Ermenistan'ın saldırılarında ölen Azerbaycanlı sivillerin sayısı 12'ye yükseldi

Ermenistan ordusunun Azerbaycan'daki sivil yerleşim birimlerine gerçekleştirdiği saldırılarda hayatını kaybeden sivil sayısı 12'ye, yaralı sayısı 35'e yükseldi.

Azerbaycan Başsavcılığından yapılan açıklamada, Ermeni güçlerinin saldırısı sonucu 1 sivilin daha yaşamını yitirdiği bildirildi.

 

Açıklamada, farklı bölgelerdeki sivil yerleşim birimlerine yapılan saldırılarda da Azerbaycanlı 2 sivilin yaralandığı ifade edildi.

 

Son verilerle hayatını kaybeden sivil sayısı 12'ye, yaralı sayısı 35'e çıktı.

 

Başsavcılık, Ermenistan ordusunun 27-29 Eylül'de gerçekleştirdiği saldırılarda 66 konut ve 8 kamu binasının kullanılamaz hale geldiğini de duyurdu.

 

Olaylarla ilgili savcılık çalışanlarının savaş ortamında mümkün olan soruşturmayı yürüttüğü ve hasar tespit çalışmalarının yapıldığı kaydedildi. 

Devamını Oku
Ermenistan'ın saldırılarında ölen Azerbaycanlı sivillerin sayısı 12'ye yükseldi

Hayırlı Olsun Müdürüm

Bir eğitimci olarak genel olarak kurumları, özel olarak Milli Eğitim Müdürlüğünü takip ediyorum, gelen ile giden arasında şimdiye kadar elle tutulur bir fark göremedim.

Milli Eğitimin, 2023 vizyonuna uygun bir stratejisi var mı yok mu? onu da bilemiyorum, ama ayağınızın tozuyla gelir gelmez kısa bir beyanat vermeniz ve o kısa konuşmanızda dahi 2023 vizyonundan bahsetmeniz kayda değer bir paylaşımdı.

Doğrusu yapmanız gereken birçok yenilik var,

1-Tüm velilere ve öğretmenlere yarım sayfalık kısa ve manidar mektup, mail ve twetir adresinizi de vermek üzere.

2-Bir önceki yazımda belirttiğim gibi “eğitim öğretim faaliyeti derneği” kurarak eğitim kalitesini artırma çalışmalarını yaparken velinin katkından yararlanabilmek,

3-Eğitimi dert edinen sendika temilcileri ya da emekli eğitimcilerde 5-7 kişilik bir danışma kurulunu kurmak ve yapılan idari atamalarda ya da uygulayacağınız bir inovasyon  konusunda onlarla istişare etmek,

Selefiniz Feysel Taşçıer beye gönderdiği inovasyonlardan biri şuydu, olduğu gibi paylaşıyorum.

Tabi o zaman Pandemi hastalığı olmadığı için uygulanabilirliği daha fazlaydı.

……………………………………………………………………………………………………….

İNOVASYON-1

İlk olarak 11 sınıf öğrencileri üzerinde bir çalışma ile ahlaki ve akademik başarıya katkı verebilirsiniz.

Bunun için;

a) 11 sınıf öğrencilerini seviye tespit sınavına tabi tutarak en az yarısını özel bir hazırlık programı ile başlanabilir,

b)Merkezi ilçelerden başlamak üzere her bir ilçede, merkezi bir okulda bu öğrencilere yönelik halk eğitim ile iş birliği içinde kurs açılabilir, bu kurs okul idaresine bırakılacak kadar hafif bir iş değildir.

Sorumluluk alan taşra ilçe müdürünün kendi ilçesinde de açma fırsatı verilebilir.

c)Bu kurslarda dershane tecrübesi olan, sınavın içeriği hakkında bilgisi olup bu işe ehil kimseleri görevlendirmek,

d)Bu öğrencilerin velileri ile bir araya gelerek bu disiplinli program hakkında kendilerini bilgilendirerek onların katkılarını almak,

e) Öğrencilere Üniversiteye hazırlığın yanı sıra motivasyon seminerlerini vermek,

f)Bu kursa manidar bir isim vererek kursun  cazibesini arttırmak mesela “seçkinler kursu” gibi.

g)Kurs için iki takım test ve aylık deneme sınavının tedarik edilmek,

h)Kurs için bir disiplin sözleşmesinin yapılması hem kendisine hem velisine imzalatması, disiplin anlayışına uymayan öğrencilerin hemen kaydının silinmesi ve isteyen olursa eviye tespit başarı sırasına göre öğrenci aranarak kursa alınması,

I)Kusun hafta 5+5=10 saat verilmesi ve sadece birinci sınav konularının kursta işlenmesi, yoklamaya dikkat edilmesi ve devamsızlığı olan öğrencinin kaydının silinmesi başarı sırasını dikkate alarak alttan öğrencinin kursa alınması.

f)Sadece iki hafta bu öğrencilere tatil imkanı verilmesi ve evde de yararlı bir çalışma programına tabi olarak çalışmalarının sağlanması.

Haydi ya Allah “niyet hayır, akıbet hayır” diyelim.

……………………………………………………………………………………………………………..

Bilemiyorum bu tür yenilikleri yapmak için ne tür bir engel var. Malumunuz ağır bir hasta hastaneye  gider gitmez yoğun bakıma alınıyor.Bizim şehrimizin hali de budur. Eğer aktif program uygulanmaza klasik idari yöntemlerle bu şehrin iflah olması çok zor.

Diyarbekirliler olarak çoğu kere yoklardan şikayet ediyoruz,  bu defa ise varlardan şikayetimiz var.

Okullarımız var, Öğrencilerimiz var, Öğretmenlerimiz var ama başarımız çok çok gerilerde.

Ben 1997-2003 yılları arasında özel öğretimde çalışıyordum. Şehrimiz sayısalda 95’te 35.sıra, 96’da 11.sıraya, 97’de ise 3.sıraya yükselmişti.Hatta dershanelerin ortak reklamında benim teklifim üzerine “var mısınız birinciliğe” demiştik.

Demek ki o potansiyel zeka bu şehirde mevcut, dolayısıyla yine benzer başarılar elde edilebilir diye düşünüyorum.

Başarılar dilerim.

Eyüphan Kaya

MESK GÜNEYDOĞU BÖLGE BAŞKANI

Devamını Oku
Hayırlı Olsun Müdürüm

AK Parti Sözcüsü Çelik: Karabağ bölgesi Azerbaycan toprağıdır, Ermenistan orada işgalcidir

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sona erdi.

 

Parti genel merkezindeki basına kapalı toplantı 1 saat 50 dakika sürdü.

 

Toplantı sonrasında AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, toplantı devam ederken basın toplantısı düzenledi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dış politikalar konusunda kapsamlı bir değerlendirme yaptığını, Doğu Akdeniz'de gelinen son nokta ve Azerbaycan'a verilen ve verilecek destekler, Libya ve Suriye'deki gelişmelerin ele alındığını bildirdi.

 

Erdoğan'ın kongre süreçleriyle ilgili Teşkilat Başkanlığına talimatlar verdiğini ve Başkanlığın da kapsamlı bir değerlendirme yaptığını belirten Çelik, "Ekim ayı içerisinde de bazı il kongrelerimiz başlayacak. Genel Başkanımız imkanlar ölçüsünde bu kongrelere ya mesaj göndererek ya video konferans yoluyla ya da imkanlar müsait olursa bizzat katılacaklar. Teşkilatlarımız da bir araya gelecekler." diye konuştu.

 

Toplantıda ayrıca Çevre ve Şehircilik ile İnsan Hakları başkanlıklarınca sunumlar yapıldığını söyleyen Çelik, TBMM'de önümüzdeki dönemde yapılacak çalışmalara ilişkin konuların görüşüldüğünü ifade etti.

 

İnsan Hakları Başkanlığının kapsamlı dosyalarla ilgili ve önümüzdeki dönemde insan hakları sorunlarına yaklaşımlarla ilgili stratejilerini sunduğunu kaydeden Çelik, Çevre ve Şehircilik Başkanı Çiğdem Karaaslan'ın da yaptığı sunumun, küresel iklim değişikliği ve bunun Türkiye'ye yansımalar ile ilgili olduğunu söyledi. Ömer Çelik, şunları söyledi:

 

"Artık tabii Kuzey Kutbundaki bir buzulun üstünde tek başına kalmış, herhangi bir yere gidemeyen o kutup ayısının durumu, sadece istisnai bir örnek değil. Bu örnek her tarafımızda, her gün çeşitli vesilelerle bu iklim felaketine karşı karşıya kalıyoruz. Sanayileşmiş ülkeler denilen bazı ülkeler bu konuyu geriden takip ederek sadece dünyayı kirletme oranlarının azaltılmasına vurgu yapıyorlar. Bunun yeterli olmadığını, temiz stratejiler üretmek gerektiğini, kapsamlı bir şekilde Çevre Şehircilik Başkanımız anlattı."

 

Sıfır Atık Projesi

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen "Sıfır Atık Projesi"nin aslında sadece çevreyi korumak bakımından değil, temiz tutmak bakımından da önemli olduğunu belirten Çelik, şöyle devam etti:

 

"Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğündeki Sıfır Atık Projesi'nin çeşitli kurumlara uygulanması ile birlikte son derece ilerici sonuçlar alındı. Tabii çeşitli büyük projelerimizi ortaya çıkarırken karbon salınımını azaltan yaklaşımlar üretiliyor. İstanbul Havalimanı'nın list belgesine sahip olması gibi istisnai durumlar, başka ülkelerde olmayan önceliklerimiz var. Aynı şekilde yerli otomobilin de sıfır emisyonla çalışacak olması da bu hassasiyetimizi gösteren bir durum."

 

"Hukuk devletimizi korumak için mücadeleyi sonuna kadar sürdürmeye kararlıyız"

 

MYK toplantısının iç ve dış politika ile ilgili gündemlerinin de kapsamlı bir şekilde değerlendirildiğini vurgulayan Çelik, hayatını kaybeden Kuveyt Emiri Sabah el-Ahmed el-Cabir es-Sabah'a Allah'tan rahmet diledi.

 

Terörle mücadelede hayatını kaybeden şehitlere de Allah'tan rahmet dileyen Ömer Çelik, "Terörle mücadele konusundaki eşsiz fedakarlıklarını sürdürerek hayatını kaybeden şehitlerimize de Allah'tan rahmet diliyoruz, mekanları cennet olsun. Aynı şekilde gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Türkiye'nin terörle mücadelesi, dünyanın en haklı mücadelesidir. Son derece meşru bir mücadeledir. Demokrasimizi, hukuk devletimizi korumak için bu mücadeleyi sonuna kadar sürdürmeye kararlıyız." ifadelerini kullandı. 

 

Konuşma yaptığı kürsüde Türk ve Azerbaycan bayraklarının yan yana bulunduğuna dikkati çeken Çelik, "Bu Azerbaycanlı kardeşlerimizin kaderi ile kendi kaderimizi aynı gördüğümüzün bir işareti. Azerbaycan ve Türkiye aynı kadere, aynı geleceğe, aynı değerlere sahip iki ülke." diye konuştu.

 

Ermenistan ordusunun son olarak pazar günü ateşkesi ihlal ettiğini, bazı köylere soykırımvari saldırıda bulunduğunu dile getiren Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Türkiye olarak uluslararası hukukun açık ihlali karşısında sesimizi yükselttik. Cumhurbaşkanımızın bu konudaki mesajı nettir; Türkiye sonuna kadar Azerbaycan'ın yanındadır. Türkiye Azerbaycanlı kardeşlerimiz nasıl istiyorsa, ne şekilde istiyorsa her zaman yanlarında olmaya devam edecektir. Burada bu cümlenin altını çiziyorum: Azerbaycanlı kardeşlerimiz nasıl istiyorsa, ne kadar istiyorsa ve ne şekilde istiyorsa Türkiye Azerbaycan'ın yanında olmaya devam edecektir. Ermenistan'ın sivil yerleşim yerlerine saldırısı 1949 Cenevre Sözleşmeleri dahil uluslararası hukukun açık ihlalidir. Uluslararası toplum Ermenistan'ı kınamalıdır."

 

"İki tarafa da itidal tavsiye ediyoruz" şeklindeki zalimle mazlumu eşitleyen sözlerin diplomasi olmadığını, bunun zalime destek vermek demek olduğunu vurgulayan Çelik, şunları söyledi:

 

"Eğer bir yerde saldırgan varsa, bir yerde de saldırılan varsa 'taraflara itidal tavsiye ediyoruz' demek saldırganı teşvik etmektir. Yanı sıra Azerbaycan halkına başsağlığı dileyip destek vermek yerine Azerbaycan halkına meşru müdafaa hakkını kullanma demek, Azerbaycan Devleti'ne meşru müdafaa hakkını kullanma demek, Ermenistan saldırısına da destek vermektir. O sebeple her kim ki sadece bu konuda 'taraflara itidal tavsiye ediyoruz' gibi bir cümleyle meseleyi geçiştiriyorsa yaptığı iş Ermenistan'a destek vermekten ibarettir."

 

Çelik, bu saldırganlık karşısında Azerbaycan'ın meşru müdafaa hakkını sonuna kadar savunduklarını vurgulayarak, "Azerbaycan, kendi hakkını, topraklarını müdafaa hakkına sahiptir. Karabağ Bölgesi Azerbaycan toprağıdır. Ermenistan orada işgalcidir. Dolayısıyla en önce bu işgali sona erdirmesi ve Azerbaycan topraklarını terk etmesi için Ermenistan'a telkinde bulunulmalı ve gereken yaptırımlarla Ermenistan karşı karşıya bırakılmalıdır. Ermenistan bu saldırısıyla provokasyondan yana olduğunu, Kafkaslar'da barış ve istikrarı bozan taraf olduğunu bir kere daha göstermiştir. Türkiye, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü konusunda Azeri kardeşlerimizin yanında olmaya, Azeri kardeşlerimizin toprak bütünlüğünü koruma konusunda en yüksek hassasiyeti göstermeye devam edecek." diye konuştu.

 

Ermenistan'ın saldırgan olduğunu ve bir provokasyona daha imza attığını belirten Çelik, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğüne dönük bu mütecaviz yaklaşımların asla kabul edilemeyeceğini bildirdi.

 

Çelik, "Ermenistan, işgal ettiği toprakları terk ettiği anda sorun çözülür. Onun dışında kimsenin Ermenistan saldırdıktan sonra Azerbaycan'a itidal tavsiye etmesi gibi bir yaklaşım kabul edilemez. Ermenistan'ın saldırganlığına bir şey demeyip arkasından Ermenistan saldırganlığından sonra Azerbaycan meşru müdafaa hakkını kullandığı zaman taraflara itidal tavsiye etmek sadece ve sadece Ermenistan'ın barbar saldırganlığına destek vermek anlamına gelir." değerlendirmesinde bulundu.

 

Minsk üçlüsünün yaklaşık 30 yıldır hiçbir meseleyi çözemediğini söyleyen Çelik, üçlünün çözüm yerine adeta çözümsüzlüğü sürdürmek şeklinde bir faaliyet gösterdiğini ifade etti.

 

Çelik, "Herkesi Ermenistan'a karşı olmaya, Ermenistan'ın saldırganlığına karşı da Azerbaycan'dan yana olmaya bir kere daha davet ediyoruz." dedi.

 

CHP'li Ünal Çeviköz'ün bir televizyon programında, Türkiye'nin Azerbaycan'a silah ve cihatçı gruplar gönderdiğine dair haberler olduğunu söylediğini aktaran Çelik, şöyle devam etti:

 

"Bakın bu cümleyi daha önce Ermenistan Dışişleri Bakanı söyledi, Ermenistan'ın Moskova Büyükelçisi söyledi, aynı anda, eş zamanlı olarak CHP'nin dış politikadan sorumlu, eskiden büyükelçi olan, Bakü Büyükelçiliği yapmış bir siyasetçisinden dinledik. Biz bunu eleştirdiğimiz zaman diyorlar ki bize 'işte burada linç kampanyası yapılıyor, sözümüz bu değil, biz dünyadaki birtakım bu konuyla ilgili Rusya ile ilgili, Türkiye ile ilgili çıkan haberleri aktardık'. Türkiye Büyük Millet Meclisindeki bir siyasetçinin, Türk siyasetindeki bir siyasetçinin Ermenistan'ın yalan propagandasına dayalı yalan haberleri aktarıp da bunların yalan olduğunu söylemeden aktarmasının ne manası vardır?"

 

Televizyonda ilgili konuşmanın yapılmasının ardından "Acaba böylesine büyük bir gafı düzeltecekler mi?" diye uzun süre beklediklerini söyleyen Çelik, şunları ifade etti:

 

"Türkiye'ye karşı kara propaganda anlamına gelen, Ermenistan'ın, Yunanistan'ın ve birtakım Türkiye'ye karşı hasmane tutum içinde olanların 'Türkiye, şuraya buraya cihatçı grupları gönderiyor' diye yaptığı propagandanın CHP'de bir yetkili tarafından dile getirilmesine karşı acaba bu CHP yönetimi buna uyanacak mı, bunun ne anlama geldiğini fark edecek mi diye bekledik. Zaten pek çok kişi de bunu eleştirdi. Bekledik, bu cevap gelmeyince de biz eleştirimizi söyledik. Biz eleştirimizi söyledikten bir müddet sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Cumhuriyet Halk Partisi ve diğer partiler, HDP hariç, Azerbaycan'ın yanında olan bildiriye imza atınca bazı CHP'li arkadaşlarımız bana diyorlar ki 'bunu gördünüz mü?' Ben de diyorum ki siz Ünal Çeviköz'ün açıklamasını görmediniz mi? Buna karşı niye sustunuz? Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Azerbaycan'ın yanında olmak üzere atılan imza son derece kıymetlidir, atan partilerin hepsi takdire şayandır."

 

Türkiye'nin inisiyatif aldığı Suriye, Libya ve son olarak Azerbaycan için "Türkiye cihatçı gönderiyor." denildiğini söyleyen Çelik, şunları kaydetti:

 

"Böylesine bir yalan propagandaya sessiz mi kalalım, tepkisiz mi kalalım? Dolayısıyla Türkiye'deki bir siyasi partinin bu kadar her dış politika olayında asla yapılmaması gereken, alfabe düzeyinde hatalar yapması Türk siyaseti açısından üzüntü verici bir durumdur. Çünkü nihayetinde milli meselelerde ve büyük meselelerde vatandaşımız tek yürek olarak bunu sahiplenmektedir. Bu CHP tabanındaki vatandaşlarımıza da haksızlık. CHP tabanındaki vatandaşlarımız gerek sosyal medyada gerek başka alanlarda çok güçlü bir şekilde Azerbaycan'a sahip çıkıyorlar, CHP yönetiminden yükselen bu seslerin aksine. Dolayısıyla yapmaları gereken bunu düzeltmek ve bunun yanlış olduğunu söylemekken 'Hayır, biz bildiri yayınladık, siz bunu görmediniz mi'... Bildiriyi gördüm ve bunu takdirle karşılıyorum. Bu bildiriye imza atan bütün siyasi partilerin duruşunu takdirle karşılıyoruz. Azerbaycan'ın yanında olmak bugün de tek yürek, tek millet olarak yanında olmak son derece önemlidir ama aynı zamanda buradaki tabloyu da ne manaya geldiğini de bir siyasi partinin izah etme yükümlülüğü vardır."

 

Aynı kara propagandanın Ermenistan ve Türkiye'nin hasmı olan odaklar tarafından yapılmasına devam edildiğini dile getiren Çelik, "Mesele nettir; Türkiye Azeri kardeşlerimizin yanındadır, Azerbaycan'ın yanındadır. Onlar ne şekilde ve nasıl istiyorsa bu sürecektir, bugün kürsümüzde hem Türk bayrağı, şanlı bayrağımız hem Azerbaycan bayrağı var. Bu, buradan Azeri kardeşlerimize gönderdiğimiz bir selamdır, bir duadır, bir dayanışma mesajıdır. Onlarla her zeminde ve her yerde beraber olduğumuzu bu şekilde ifade ediyoruz." dedi

Devamını Oku
AK Parti Sözcüsü Çelik: Karabağ bölgesi Azerbaycan toprağıdır, Ermenistan orada işgalcidir

Rukiye AYDIN : NASİBİNDE VARSA ALIRSIN KARINCADAN BİLE DERS...

NASİBİNDE VARSA ALIRSIN KARINCADAN BİLE DERS...

Derler ya hani "NASİB"
Sonra derler " Nasibse gelir Yemen'den, nasib değilse ne gelir elden"
Nasibimiz ne ise Rabbim helâlinden versin ve yedirmeyi nasip etsin. İnşaallah.

Erenlerden biri,
"Ömrümce 3 şeyden ders aldım." demiş.

1- Biri bir kadındı.
Karşıma geldi, saçı başı darmadağın, sevdiği adam onu terk etmiş, bana onu bul diye yalvarıyor.

“Hanım, önce kendine gel, edebe gel, saçını başını topla, kıyafetini düzelt, öyle gel” deyince,

“ben bir adamın aşkıyla bu haldeyim, sana Allah sevgilisi diyorlar. Nasıl saçımı, başımı gördün?”

Bundan ders aldım

2- İkincisi bir çocuktu.
Bir mum yaktım, “nereden geldi bu ışık?” dedim.

Üfleyip söndürdü.

“Nereden geldiyse, oraya gitti” dedi.
Anladım ki, o çocuk benden üstündü.

Bundan ders aldım.

3- Üçüncüsü bir sarhoştu.
“Yapma, içme, bak kendini rezil ediyorsun, içip yerlere düşüyorsun” dedim.

“Boş ver, beni bir kova su beni temizler ama sen kusur gördün, beni yargıladın. Seni hiç bir şey temizleyemez”

Bundan da dersimi aldım

Yani
Ruminin dediği gibi

“Nasibinde varsa alırsın karıncadan bile ders,
Nasibinde yoksa bütün dünya önüne serilse sana ters..

Rabbim, nasibimiz de ne ise onu versin. Inşaallah.

Rukiye AYDIN

Devamını Oku
Rukiye AYDIN : NASİBİNDE VARSA ALIRSIN KARINCADAN BİLE DERS...