Popüler Kullanıcılar

İlk açıklamada yazdık Amerika hem çengi,hem palyaço, hemde, çizgi film oynuyor.
Bizde çok farklı dansedenler sevilmez

`Antalya ile İzmir hızlı trenle bağlanacak`

Bakan Turhan, Antalya'da Serbest Bölge Köprülü Kavşağı'nda incelemelerde bulundu. Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü ekiplerinden kavşak hakkında bilgi alan Turhan, gazetecilere yaptığı açıklamada, turizmin başkenti Antalya'nın hızlı gelişen bir kent olduğunu söyledi. Gerek turizm gerekse tarımsal faaliyetler açısından yollarda trafik yoğunluğunun artış gösterdiğini dile getiren Turhan, "Antalya ilimiz büyüyen, gelişen Türkiye'den nasibini alıyor." diye konuştu. 
Çevre illerle olan karayolları bağlantılarının önemli ölçüde bölünmüş yol haline getirildiğini anlatan Turhan, artan trafik karşısında bazı kesimlerde zemin kavşakların trafiği akıtmakta zorlandığını, tıkanıklıklara neden olduğunu, bu alanlarda da köprülü kavşakları hayata geçirdiklerini kaydetti. 
 
"Köprülü kavşakla kesintisiz trafik akımı sağlanacak"
Serbest Bölge Kavşağı'nda da köprülü kavşağa ihtiyaç duyduğunu aktaran Turhan, şu değerlendirmede bulundu:
"Yaz aylarında bu zemin kavşağı, mevcut trafiği geçirmekte çok zorlanan, trafik akışında tıkanıklıklara neden olan bir kavşaktı. Burayı köprülü kavşak haline getiriyoruz. Önümüzdeki bir kaç ay içerisinde köprülü kavşak tamamlanarak, kesintisiz trafik akım koşullarına hizmet verecek."
Antalya'nın çevresindeki komşu illerle bağlantılı yollarda da çalışmalar yaptıklarını dile getiren Turhan, Akdeniz Sahil Yolu Mersin, Fethiye-Muğla istikametinde bölünmüş yol, Antalya'yı Anadolu'ya iç kesimlere bağlayan güzergahlarda da iyileştirme çalışmaları yaptıklarını bildirdi. 
 
Daha konforlu, ekonomik, kısa süreli seyahat imkanı
Alanya ilçesi çevre yolunda da çalışmaların sürdüğünü belirten Turhan, Afyonkarahisar, Burdur, Konya istikametlerinde de yol standartlarını iyileştirme, seyahat sürelerini kısaltma çabalarının sürdüğünü kaydetti. Turhan, şunları söyledi:
"Antalya'da giderek artan turist sayısı, buna bağlı olarak oluşan trafiğin yollarımıza getirdiği ilave yükü hafifleterek ulaşımı daha rahat, konforlu, ekonomik ve kısa süreli hale getirerek turizme hizmet ediyoruz. Bölgede yetişen tarım ürünlerini ülkemizin diğer bölgelerine ve yurtdışına bağlayan limanlarımızı, yollarımızı iyileştirme adına önemli çalışmalar yapmaktayız. Bunların önemli bir kısmı tamamlandı."
Gazipaşa Balıkçı Barınağı, Yat Limanı, Demre Yat Limanı'ndaki çalışmaların da devam ettiğini bildiren Turhan, bu çalışmaların da bu yıl içerisinde tamamlanarak, hizmete açılacağını ve Antalya'nın turizmine kazandırılacağı bilgisini verdi. 
"Antalya'ya bugüne kadar yaptığımız yatırımların tutarı 11 milyar liraya yaklaştı. Bunun bir milyarlık kısmı yap-işlet-devret yöntemiyle yapıldı." diyen Turhan, Antalya Havalimanı, Gazipaşa Havalimanı terminallerinin yap-işlet-devret (YİD) modeli ile işletildiğini söyledi. 
Yatırımların devam edeceğine vurgu yapan Turhan, "Antalya'yı yakın gelecekte İzmir'e otoyolla ve hızlı trenle bağlamayı da planlıyoruz. Bununla ilgili proje çalışmalarımız devam ediyor. Onları da önümüzdeki dönemde yatırım programına alarak yapım çalışmalarına başlayacağız." ifadelerini kullandı. 

Devamını Oku
`Antalya ile İzmir hızlı trenle bağlanacak`

Bakan Turhan, Antalya`da yol çalışmalarını inceledi

Bakan Turhan, Antalya'da Kuzey Çevre Yolu ve Burdur karayolundaki çalışmalarla ilgili incelemelerde bulundu.
Burada Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü yetkililerinden bilgi alan Turhan, gazetecilere yaptığı açıklamada, Antalya'nın şehircilik ve turizm alanında hızlı gelişen, büyüyen bir kent olduğunu söyledi.
Bu büyümenin getirdiği ilave trafik yükünü, yolların kapasitesini ve sirkülasyonunu rahatlatmak amacıyla Burdur yolunda 8 kavşak inşaatı yaptıklarını anlatan Turhan, "Bunların dördü tamamlandı, kalanlarla ilgili çalışmalar sürüyor. Bunları en kısa zamanda tamamlayıp, hizmete açacağız." dedi. 
 
"Antalya Kuzey Çevre Yolu önemli bir rahatlama sunacak"
Burdur ve Isparta istikametinden gelen yolda şehir içindeki trafikte yoğunluk oluşturmamak için 36 kilometrelik Antalya Kuzey Çevre Yolu'nda çalışma yaptıklarını belirten Turhan, şunları kaydetti:
"Yaklaşık 12 kilometrelik kısım tamamlanarak trafiğe açıldı. Kalan 24 kilometrelik kısımda ise çalışmalar devam ediyor. Buranın da tamamlanmasıyla özellikle yaz aylarında Antalya'mıza karayoluyla gerek kuzey illerinden gerekse batı ve doğu yerleşim yerlerinden gelenler, şehir içi trafiğini yoğunlaştırmadan transit geçme imkanına sahip olacaktır. Özellikle Antalya'nın seracılık yapılan bölgelerinde sebze meyve taşıyan araçların şehir içi trafiğine takılmadan bu bölgelerden kent dışına rahat çıkmasına imkan sunulacaktır. Bu manada Antalya Kuzey Çevre Yolu, Antalya-Burdur yolu ve bu yol üzerindeki köprülü kavşaklar, ulaşımda önemli bir rahatlama oluşturacaktır."
Turhan, çalışmalarda önemli ve öncelikli kısımların hizmet verir hale getirildiğini, kalan kısımların da kamulaştırmayla ilgili sorunların aşılmasıyla hızlı şekilde tamamlanacağını ifade etti. 

Devamını Oku
Bakan Turhan, Antalya`da yol çalışmalarını inceledi

TARIM KREDİ ÇAĞRI MERKEZİ HİZMETE AÇILDI…

444 48 55 (444 4 TKK) Tarım Kredi Çağrı Merkezi, Genel Müdür Dr. Fahrettin Poyraz'ın katıldığı törenle Samsun'da hizmete açıldı.
Açılış kapsamında çiftçilerden gelen ilk çağrılar, Samsun Valisi Osman Kaymak ve Genel Müdür Fahrettin Poyraz tarafından alındı.
 
Tarım Kredi ve AssisTT işbirliğinde çiftçilere yönelik çağrı merkezi hizmeti, Samsun lokasyonundaki çağrı merkezi operasyon birimi üzerinden sağlanacak. Bu işbirliği ile Tarım Kredi Kooperatiflerinin; ürün ve hizmetleri ile ilgili öneri, talep ve şikâyetlerin en kısa sürede sonuçlandırılması hedefleniyor.
 
"ÇAĞRI MERKEZİMİZ İLE ÜRETİCİLERİMİZE DAHA DA YAKIN OLACAĞIZ"
 
Tarım Kredi Kooperatiflerinin, ülkemizde tarım sektöründe kooperatifçilik dendiğinde ilk akla gelen kurumlardan olduğunu belirten Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz, "Bunun en önemli nedenlerinden biri köklü geçmişimiz, bir diğer nedeni ise üreticilerimizle kurduğumuz yakın bağ. Bu sebeple açılışını yaptığımız çağrı merkezi bizim için büyük önem taşıyor. Tarım Kredi Kooperatifleri, yalnızca 850 bin ortağına değil, 80 milyon insana ulaşma kapasitesine sahip büyük bir aile. Çağrı merkezimiz ile üreticilerimize daha da yakın olacağız. Kooperatiflerimizin sunduğu ürün ve hizmetler hakkında bilgilendirmenin yanı sıra; çiftçilerimizin öneri, talep ve sorunlarına da en hızlı şekilde cevap vereceğiz." diye konuştu.
 
Tarım Kredi Çağrı Merkezi, 444 4 855 (444 4 TTK) hattı üzerinden 10 Müşteri Temsilcisi, 1 Takım Lideri ile haftanın 6 günü (Pazar hariç) 08:00 – 19:00 saatleri arasında hizmet verecek.

Devamını Oku
TARIM KREDİ ÇAĞRI MERKEZİ HİZMETE AÇILDI…

YOĞUN KIŞ ŞARTLARININ YAŞANDIĞI ANKARA’DA YABAN HAYVANLARI UNUTULMADI…

Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP)  tarafından yoğun kış şartlarının yaşandığı Ankara'da yaban hayvanlarına yiyecek takviyesi yapıldı.
Tarım ve Orman Bakanlığı, sürdürülebilir yaban hayatı ve ekolojik dengeye yardımcı olunması amacıyla Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından ülke genelinde yürütülen çalışmalar kapsamında olumsuz hava koşullarında yaban hayvanlarının besin bulmasına yardımcı olmak maksadıyla yemleme çalışmalarına devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ekipleri il genelinde ve özellikle Kızılcahaman Soğuk Su Milli Parkı'nda yoğun kar ve dondan etkilenen yaban hayatına destek amacıyla yemleme çalışması yaptı.
Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdür Yardımcısı Erdem İsmetoğlu, yemle çalışması hakkında bilgi verdi. İsmetoğlu, "Zor geçen kış şartlarında ve karın fazla yağdığı dönemlerde yaban hayvanlarının yiyecek bulmaları oldukça zorlaşıyor. Bu maksatla yaban hayvanlarının bir kısmı yerleşim yerlerine kadar inerek yiyecek arayışına girebiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığımıza bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğümüzün her yıl olduğu gibi bu yıl da ülke genelinde 15 bölge müdürlüğü aracılığıyla yemleme çalışması devam ediyor. Soğuk Su Milli Parkımız içerisinde etçil ve otçul yaban hayvanlarımız fazladır. Bugünkü yemleme çalışması sadece otçul ve kuşlara yönelik olacak. Diğer zamanlarda etçil yaban hayvanlarını yemleyeceğiz" dedi.
Türkiye genelinde yemleme çalışmalarında yılda 300 ton yem ve yiyecek doğaya bırakılırken, Ankara genelinde ise 30 ton yem yabani hayvanlarla buluşuyor. 

Devamını Oku
YOĞUN KIŞ ŞARTLARININ YAŞANDIĞI ANKARA’DA YABAN HAYVANLARI UNUTULMADI…

İLK KEZ BİR TÜRK TARIM BAKANI, TARIM BAKANLARI ZİRVESİNDE ARA OTURUMA BAŞKANLIK YAPACAK


Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli bir ilke imza atacak. İlk kez bir Türk Tarım Bakanı Almanya'da düzenlenecek olan Tarım Bakanları Zirvesi'nde ara oturuma başkanlık yapacak.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli çeşitli temaslarda bulunmak ve 11. Berlin Tarım Bakanları Zirvesi'ne katılmak üzere 17-19 Ocak tarihleri arasında Almanya'da olacak.
Zirvede bir ilki de gerçekleştirecek olan Bakan Pakdemirli, "Tarım ve Kırsal Alanlarda Yapısal Değişiklikler" konulu ara oturuma başkanlık edecek. Böylece 22 ülke ve AB tarım bakanlarının yer alacağı oturuma, ilk kez bir Türk Tarım Bakanı başkanlık etmiş olacak.
Programı kapsamında diğer ülke tarım bakanlarıyla ikili görüşmeler de gerçekleştirecek olan Bakan Pakdemirli ayrıca, Almanya Federal Cumhuriyeti Gıda ve Tarım Federal Bakanlığı ile "Tarım Alanında Mutabakat Zaptı" nı imzalayacak.

Devamını Oku
İLK KEZ BİR TÜRK TARIM BAKANI, TARIM BAKANLARI ZİRVESİNDE ARA OTURUMA BAŞKANLIK YAPACAK

BAKAN SELÇUK´TAN AİLELERE YARIYIL TATİLİ UYARISI

Bakan Selçuk, Cuma günü başlayacak yarıyıl tatiline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İki haftalık tatil sürecinin "eğitime ara vermek" şeklinde algılandığına ama bu dönemin eğitsel bir yanının bulunduğuna işaret eden Selçuk, tatilin, hiçbir şey yapılmayan bir dönem olmadığını vurguladı. "Biz teneffüsleri bile eğitimin en yüksek veriminin alındığı bir süre ve süreç olarak görüyoruz." diyen Selçuk, çocukların teneffüs sürelerinde, aynı zamanda davranış, iletişim, problem çözme konusunda beceriler kazandığına dikkati çekti. Bakan Selçuk, "Bundan dolayı tatil kavramını da aslında yeniden düşünmemizde yarar var. Tatil, çocuğun kendisini farklı açılardan beslediği ve duygusal dengesini biraz daha yükselttiği bir dönem olmalı. Karne meselesi de ´Aslında karne kimin?´ sorusunu gündeme getiriyor. Karne sadece çocukların karnesi mi, öğretmenlerin, velilerin karnesi mi? Aslında bu hepimizin karnesi. Her ne kadar karnenin üzerinde çocuğun ismi yazıyorsa da hepimizin karnesi." ifadelerini kullandı. Karnelerin sol ve sağ tarafı arasındaki ilişkiye de dikkat edilmesi gerektiğini anlatan Selçuk, "Bir çocuğun başarılı ya da başarısız olduğu doğrudan doğruya karnenin sol tarafıyla ilişkilendiriliyorsa o zaman biz öğretimin peşindeyizdir. Ama çocuğun karnesinin sağ tarafındaki bazı davranışlar, özellikler de dikkate alınıyor ve çocuk bütünsel olarak değerlendiriliyorsa o zaman çocuğun bütünsel gelişimine hürmet ediyoruz, saygı gösteriyoruz demektir." diye konuştu.
 
"Başarıyı nota indirgediğimizde çocuklar eğitimin hizasını kaybediyor"
Bakan Selçuk, çocuklar açısından "başarı" kavramının da gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Annemin benim için kullandığı ´Allah muvaffak etsin´ ifadesini çok seviyorum. Çünkü muvaffakiyet kelimesi etimolojik olarak içinde vakıf olmak, vukuf sahibi olmak, içselleştirmek, kalıcı olarak bir öğrenme değeri oluşturmak anlamına geliyor. Öğrendiğimiz bilgiler bize hayat yoldaşlığı yapıyorsa, işe yarıyorsa ve hayatla bağlantılıysa bir anlamı oluyor. Diğer türlü sınav sonuna kadar unutulmayan bilgi, kısıtlı bir başarıyı tanımlamaya başlıyor. Bu anlamda başarılı ya da başarısızlık sadece karnedeki notlarla açıklanamaz. Bundan ziyade çocuğun arkadaşlık ilişkilerindeki, problem çözmedeki, sosyal, duygusal alandaki başarısı, öğrenmeden haz duyup duymadığı, yeni bir şey öğrendiğinde zevk alıp almadığı gibi konularla da ilgili. Başarı aslında bütün bunların toplamından oluşuyor. Bunu bir nota indirgediğimizde Türkiye gibi sınavın çok baskın olduğu ülkelerde çocuklar eğitimin hizasını kaybediyorlar ve eğitimin dengesi bozuluyor."
 
"Önemli olan çocuğun talep ettiğini öğrenmesi"
Bakan Selçuk, ebeveynlerin, çocuklarının başarı ya da başarısızlığı konusunda sadece karneye bakarak yargıya varmaması gerektiğini vurguladı. Tatilde ödev yapmanın, ders çalışmanın veya çalışmamanın çocuklar açısından bütünüyle bireysel bir faktör olduğunu anlatan Selçuk, "Bir çocuk, ödev yapmayı seviyorsa ara tatilde yapacaktır, kitap okumayı seviyorsa ´yapmayın´ deseniz de okuyacaktır. Dönem içinde ödev yapmakta güçlük çeken çocuklarımız ara tatilde de yapmakta güçlük çekecektir." dedi. Selçuk, tatil dönemlerinde, çocuğun kendi talep ettiği öğrenmelere yönelmesinin önemli olduğunu belirterek, "Önemli olan öğrenme hazzına hizmet edebilecek herhangi bir şeyi öğrenmesi. Bu konuda da aşırı bir baskıyla ´şunları oku´ ya da ´şunları okuma´ biçiminde yaklaşmak uygun değil. Çocuğun, merakını yeşertecek alanlarda, ilgisinin ve yeteneğinin buluştuğu konularda okumasında fayda var." diye konuştu. 
 
Çocuğun ilgi duymadığı ama zorunlu olduğu bir konuda çalışmasının kalıcı değer oluşturmayacağını vurgulayan Selçuk, "Çocuk, yeteneğinin olduğu bir alanda ilgisi de varsa o zaman doruk noktada, çok üst seviyede bir öğrenme hazzı yaşayacaktır." değerlendirmesinde bulundu. Millî Eğitim Bakanı Selçuk, şöyle konuştu: "Çok net olarak ebeveynlerin çocuklarına ara tatilde ders çalışmaları konusunda baskı yapmamasını bekliyoruz. Anne babalar, ara tatilde çocuklarına ödev yapmaları ya da ders çalışmaları için baskı kurarlarsa bilin ki yeni dönem başladığında çocuğun huzursuzluğu artacak ve verimi düşecektir. Bu nedenle fiziksel hareketin arttığı, duygusal olarak iletişimin yükseldiği, çocuğun daha sosyal ortamlarda bulunduğu ve ilgisinin temel alındığı birtakım faaliyetlere yöneldiği bir bakış açısına ihtiyacımız var. Anne babalar, lütfen çocuklarımızı zorlamasınlar.
 
Burada ´çocuk zorlanmasın´ anlamında söylemek istemiyorum. Çocuk, hoşlanmadığı değil ama ilgili ve yetenekli olduğu bir alanda zorlanabilir. Ama ilgisinin olmadığı, çocuğun kendisini yetenekli hissetmediği bir durum varsa da zorlamak çok olumsuz neticelere yol açabilir. Diyelim ki çocuk enstrüman çalmaktan hoşlanıyorsa orada biraz zorlanabilir, yani kolay bir öğrenme yok. O sebeple çocukların sevdikleri, ilgi duydukları alanlarda zorlanması, mücadele ruhlarının geliştirilmesi, sabırlarının artırılmasında yarar var. Bir çocuk ne kadar sabırlı, dirayetli, azimli olursa yaşam başarısı da o kadar yüksek oluyor. Dolayısıyla ara tatilde çocuğun sabrını, azmini ve dirayetini geliştirici doğa etkinlikleri, sosyal faaliyetler, fiziksel bazı aktiviteler yapılabilir."
 
"Çok parlak bir öğrenciliğim olmadı"
Çocukluk dönemindeki karne anılarını da paylaşan Bakan Selçuk, "Benim aslında çok parlak bir öğrenciliğim olmadı. Okulla arası çok iyi olan bir çocuk değildim. Benim için okul, arkadaşlıklar, sevdiğim öğretmenler ve özellikle ders dışında futbol ve benzeri etkinliklerdi. Bu açılardan okula gitmek çok değerliydi." diye konuştu. Çocukluğunda okulda soba yandığını, o sıcak ortamın da kendisi için çok önemli olduğunu anlatan Selçuk, şöyle devam etti: "Karnemde zayıf olacağını genelde bildiğim ve bu benim için sıradan bir olay olduğundan daha çok annem ve babamın ne düşüneceği konusuna yoğunlaşırdım. Okula gidip de karneyi aldıktan sonra dönüş yolu genellikle çok azap dolu bir yol olurdu. Beklenti çok önemliydi, ´Acaba her zamanki gibi belli bir oranda mı zayıf var yoksa bu sefer artmış mı?´ Zayıf sayısı biçiminde bir karşılaştırma olduğu için çok fazla mağduriyet de yaşamazdım. Genellikle de ikinci dönem hırs, çalışma azmi gelirdi ve ikinci dönem son anda toparlayıp belli çalışmaları bitirmek gibi bir alışkanlığım vardı. Ama benim asıl hoşlandığım şey, sevdiğim oyunları oynamak, çizgi romanları okumak ve arkadaşlarımla beraber olmaktı. Bunun dışında kalan bütün eğitimsel faaliyetler, herkes yaptığı için yaptığım davranışlardı."
 
"4,5 yaşında ilkokula başlayan biri olarak sıkıntılar yaşadım"
Şimdilerde daha sakince karşılanmasına karşın geçmişte karnelerin ağırlığının, öğretmenlerin karne üzerindeki otoritesinin daha fazla olduğunu anlatan Selçuk, bir kere, notlarını değiştiren arkadaşlarına uyup uymamakla ilgili, kendisine ahlak sınavı gibi gelen bir olay yaşadığını ama en sonunda ailesine karnesini olduğu gibi götürdüğünü dile getirdi. Bu olayı hiç unutamadığını ifade eden Selçuk, şunları kaydetti: "Bizim aile çok kalabalıktı, 6 kardeştik. Çok sayıda karne geldiği için karneler arada kaynardı. Karneyi bırakan ya kaçardı ya da karnesi iyi olan ödül almak için gösterirdi. Aslolan maraton koşmak. Belirli karnelerde iyi ya da kötü olmak değil de uzun soluklu olarak bir kişinin ne yaptığını daha çok önemserim.
 
Öğrencilik dönemimde 4,5 yaşında ilkokula başlayan birisi olarak bazı sıkıntılar yaşadım. Küçük olduğum için anlamadığım ya da henüz olgunlaşmadığım için fark etmediğim, kavrayamadığım birçok şeyin benim zekamla ilgili olup olmadığı konusundaki yargılar çok dikkatimi çekmiştir. Bir sınıftasınız, herkes anlıyor ama ben anlamıyorum. Zamanı gelmediği için yapılamayan şeyleri, sanki benim yeteneksizliğimden ya da beceriksizliğimden kaynaklanıyormuş gibi algıladığım çok uzun yıllar oldu. Ama sonra sınıfta kalarak bunu telafi ettim ve durum düzeldi. Sınıfta kalmak bana çok iyi geldi yani."

Devamını Oku
BAKAN SELÇUK´TAN AİLELERE YARIYIL TATİLİ UYARISI

BAKANLIKTAN ‘KORSAN’ YAYINA AĞIR DARBE

Kültür ve Turizm Bakanlığı, korsan yayınlara karşı verdiği mücadeleyi hız kesmeden sürdürüyor.
2018 yılında 81 ilde düzenlenen operasyonlarda, yaklaşık 2 milyon korsan materyal ele geçirildi. 
Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünün öncülüğünde, 2018 yılında korsanla mücadeleye yönelik bin 192 operasyon düzenlendi. 81 ilde kurulan il denetim komisyonlarının, Emniyet Genel Müdürlüğü iş birliği ile gerçekleştirdiği denetimler sonucu el konulan materyal sayısı bir önceki yıla göre yüzde 79 artarak 1 milyon 918 bin 717’ye ulaştı. 
2017 yılında gerçekleştirilen operasyon sayısı 1003, ele geçirilen materyal sayısı ise 1 milyon 69 bin 795’ti. 
2018 yılında sahte bandrollü kitap, bilgisayar programları, CD, film ve müzik eserlerinin yasa dışı çoğaltılmış nüshaları gibi korsan ürünlerin satışını yaptığı belirlenen bin 285 kişi hakkında da işlem yapıldı. Bandrolde UV Etkili Mürekkep
Denetimlerde, Kültür ve Turizm Bakanlığının, fikri hak ihlallerine karşı etkin mücadeleye hız kazandırmak amacıyla teknolojideki son gelişmeleri entegre ederek geliştirdiği sistemler kullanılıyor. Denetim komisyonlarına 2017 yılında tahsis edilen ve sıfır hata payı ile çalışan 200 lazer şifre okuyucu ve 350 kare kod okuyucu cihaz ile yeni nesil bandrollerin orijinalliği tespit edilebilir hale gelmiş, eserlere ilişkin tüm bilgilere ulaşılması mümkün olmuştu. 
Ancak korsan yayınların üretim tekniklerinin her geçen yıl değiştiğini göz önünde bulunduran Bakanlık, 2018 yılında teknik alt yapıyı güçlendirmenin yanı sıra holografik bandrollere de yeni bir güvenlik özelliği getirdi. UV lamba altında beliren görsellerin yer aldığı bandrollerde kullanılan UV etkili mürekkep taklit edilebilirliği zorlaştırdı. (17.01.2019)

Devamını Oku

BAKAN KASAPOĞLU FENERBAHÇE BAŞKANI ALİ KOÇ’U KABUL ETTİ

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç’u makamında kabul etti.
Bakanlık merkez binasında gerçekleşen kabul, yaklaşık 30 dakika sürdü. Kabulde Ali Koç, Bakan Kasapoğlu’na üzerinde isminin yazılı olduğu 34 numaralı Fenerbahçe forması hediye etti.

BAKAN KASAPOĞLU FENERBAHÇE BAŞKANI ALİ KOÇ’U KABUL ETTİ

BAKAN KASAPOĞLU’NDAN MİLLİ KÜTÜPHANE’DEKİ ÖĞRENCİLERE SÜRPRİZ ZİYARET

Milli Kütüphane’de gece geç saatlerde ders çalışan öğrenciler, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun sürpriziyle karşılaştılar.
Çarşamba gece yarısı Milli Kütüphane’deki öğrencilerle bir araya gelen Bakan Kasapoğlu,  öğrencilerin dersleri hakkında bilgiler alırken, kariyer planlamaları konusunda da tecrübelerini paylaştı. Öğrencilerin taleplerini de dinleyen Bakan Kasapoğlu, gençlerden sosyal hayatlarında sporu ve eğitimi bir arada götürmelerini istedi.
Öğrencilere ‘Türkiye’nin geleceği sizlersiniz’ diyen Bakan Kasapoğlu, “Güzel ülkemizin geleceğine katkılar sunma noktasında ne denli önemli bir sorumluluğa sahip olduğunuzu asla unutmayın. Gençlik merkezlerimiz, KYK Yurtlarımız her zaman sizlerin hizmetindedir” dedi.
Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak Türkiye’nin dört bir yanında büyük tesis yatırımlarına imza attıklarını anlatan Bakan Kasapoğlu, bu tesislerin kapılarının 24 saat öğrencilere açık olduğunu hatırlattı.
Gençlerin sporla iç içe olması konusunu vurgulayan Bakan Kasapoğlu, “Eğitim ve öğretiminizin yanı sıra sporun da bir yaşam tarzı olması, hayatınızın günlük bir parçası olması bizler için çok önemli. Bu anlamda bakanlık olarak çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyor, tesislerimizin 7 gün, 24 saat çalışması noktasında da tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz” ifadelerini kullandı.Bakan Kasapoğlu, Milli Kütüphane ziyaretinde öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi. 

Devamını Oku
BAKAN KASAPOĞLU’NDAN MİLLİ KÜTÜPHANE’DEKİ  ÖĞRENCİLERE SÜRPRİZ ZİYARET