Popüler Kullanıcılar

Esenyurt’ta elektrik kablolardaki patlamalar paniğe neden oldu

Esenyurt’ta elektrik direğindeki kabloların ardı ardına patlaması paniğe neden oldu. Korku dolu anların yaşandığı patlamalar cep telefonu kamerasına yansıdı.

Esenyurt Depo Durağı’nın bulunduğu bölgedeki elektrik direğinde bulunan kablolarda henüz bilinmeyen bir nedenle art arda patlamalar yaşandı. Patlamalar sonucu cadde üzerine kıvılcımlar saçılırken, sokakta bulunan vatandaşlar büyük panik yaşadı. Kaldırımda yürüyen vatandaşların sağa sola kaçıştığı patlama anları ise cep telefonu kamerasına yansıdı.
(İHA)

Devamını Oku

Yüksekova’da kar yağışı

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde akşam saatlerinde başlayan kar yağışı, hayatı olumsuz yönde etkiliyor.
Yüksekova ilçesinde hafta başından bu yana belli aralıklarla devam eden kar yağışı, hayatı olumsuz etkiliyor. Akşam saatlerinde etkisini artıran kar yağışı ilçeyi beyaza bürüdü. Kar yağışı ile birlikte görüş mesafesinin düştüğü ilçede, sürücülere zor anlar yaşadı. Kar yağışı ile birlikte karayolları, İl Özel İdaresi ve belediye ekipleri, karla mücadele çalışması başlattı. Kar yağışının hayatı olumsuz etkilediği ilçede, yetkililer özellikle yollarda oluşan buzlanmaya karşı sürücülere uyarılarda bulundu.
(İHA)

Devamını Oku
Yüksekova’da kar yağışı
Yüksekova’da kar yağışı
Yüksekova’da kar yağışı
Yüksekova’da kar yağışı
Yüksekova’da kar yağışı
Yüksekova’da kar yağışı
Yüksekova’da kar yağışı

Sivas’ta 4 kişinin yaralandığı kaza güvenlik kamerasına yansıdı

Sivas’ta 3 aracın karıştığı kazada 4 kişi yaralanırken kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

Edinilen bilgiye göre kaza, saat 22.30 sıralarında 4 Eylül Mahallesi Fatih Caddesi’nde meydana geldi. Cadde üzerinde bulunan ışıklarda A.K. idaresindeki 61 VL 468 plakalı, M.T. idaresindeki 58 N.E. 331 plakalı ve O.K. idaresindeki 58 FR 335 plakalı otomobiller çarpıştı. Çarpışmanın ardından olay yerine çok sayıda ambulans sevk edildi. Otomobillerde bulunan 4 yaralı olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Sivas Numune Hastanesine kaldırıldı. Kaza sonrası alkol metreyi üflemeyen 58 FR 335 plakalı otomobilin sürücüsü O.K. polis ekiplerine zor anlar yaşattı. Hastaneye kaldırılan yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Polis ekipleri kaza ile ilgili inceleme başlatırken, kaza anı çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına anbean yansıdı.
(İHA)

Devamını Oku
Sivas’ta 4 kişinin yaralandığı kaza güvenlik kamerasına yansıdı
Sivas’ta 4 kişinin yaralandığı kaza güvenlik kamerasına yansıdı
Sivas’ta 4 kişinin yaralandığı kaza güvenlik kamerasına yansıdı

Şeb-i Arus törenleri başladı

Hazreti Mevlana’nın 746. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri (Şeb-i Arus) açılış programı, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirildi.
’Vefa Vakti’ temasıyla düzenlenen anma törenlerinde gün içerisinde gerçekleştirilen etkinliklerin ardından Mevlana Kültür Merkezinde program düzenlendi.

"Biz onun öğretileriyle biriz, iriyiz, diriyiz ve dünyanın en büyük ailesiyiz"
Törende konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Hazreti Mevlana’nın öğretileriyle bir, iri, diri ve dünyanın en büyük ailesi olduklarını söyleyerek, “Yine onun ve onun gibi Allah dostlarının sayesinde güzel bir şekilde yaşıyoruz. 780 bin kilometrekarelik vatan toprağımızın her yerinde bir muhabbet ve bir kardeşlik iklimini muhafaza edebiliyoruz. Mutluluğumuz, umudumuz varsa muhabbet ve kardeşliğimiz sayesindedir. Bir vatanımız, bir bayrağımız varsa bu yüzdendir. Bugün yeryüzünün en köklü milletiysek, istiklalimiz ve istikbalimiz sağlamsa bu, Sultan Alparslan kadar Taptuk Emre’nin, Sultan Fatih kadar Ahmed Yesevi’nin, Yavuz Sultan Selim Han kadar Hacı Bayramı Veli Hazretlerinin, Sultan Alaeddin kadar Şems-i Tebrizi Hazretlerinin, Sadreddin Konevi Hazretlerinin, Hazreti Mevlana’nın sayesindedir. Onların bıraktığı ilim ve aşk mirası sayesindedir" ifadelerini kullandı.
Hazreti Mevlana’nın torunlarına umudu, cesareti, özgüveni ve en çok da vefayı emanet ettiğini kaydeden Kurum, "Hani diyor ya, ’vefa, dostluğun asaletine sahip çıkmandır.’ Kişi Rabbine vefalı olduğu sürece O’nunla beraberdir. Kişi Rabbinin sevdiklerine vefalıysa, korkaklık, ümitsizlik, güvensizlik artık onu terk etmiştir. Davasına inanmış bir insanı güneşi sağ eline, ayı sol eline verseniz davasından vazgeçirebilir misiniz? Hayır, vazgeçiremezsiniz. Yolundan döndüremezsiniz. Çünkü bizler, ’Hiç güzel olmasaydı, ölür müydü peygamber’ diyenleriz. Ölümü güzellikle anan ve onu hoşnutlukla karşılayan ecdadın torunlarıyız. Biz ölüme bile vefat demiş, ölümü vefadan bilmişiz. Vefa dostadır, dost ise, Allah’ın davasını tutanlardır. Dost, dünyadaki tüm aşksızlığa, zulme inat hakkı ve hakikati haykıranlardır. Dost, haksızlık karşısında susmayanlardır, ’Dünya beşten büyüktür’ diyebilenlerdir. Dost, ’Kudüs İslam’ındır’ diye haykıranlardır. Dost, ’4 milyon Suriyeli kardeşimize ensar olma’ şefkatini gösterenlerdir. İşte bizi tek bir millet yapan, bizi istiklaline aşık bir millet yapan da bu fikirdir, bu hassasiyettir, bu dostlardır" diye konuştu.

"Planlı bir şekilde İslam düşmanlığı ve İslamafobi körükleniyor"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise Hazreti Mevlana’nın sesinin 746 yıldır kısılmadığını söyledi. Hazreti Mevlana’nın bu topraklara çaldığı maya ile sevgi, anlayış ve beraberlik hamurunda yoğrulup bir olduklarını anlatan Bakan Ersoy, "Gönüllerimizde öyle bir iklim yeşerdi ki, ne kardeşliğin güneşi batar, ne hoşgörünün gülü solar. Bize düşen bu iklimde yaşamanın kıymetini bilmek, ona özüyle, gerçeğiyle sahip çıkıp korumaktır. Özünden koparılarak farklılaştırılmak istenen değerler, bozulmaya, dönüşmeye, nihayetinde kaybolmaya yüz tutar. Bugün Türk-İslam kültürünün en büyük düşünürlerinden, tasavvufun en istisna şahsiyetlerinden Hazreti Mevlana üzerinde de, böylesi bir yola gidilmek istendiğini görmek bizleri üzmektedir. Hazreti Mevlana’ya yönelik olarak, sanki bir şair, güzel sözler söyleyen ve yazan bir edipmiş gibi, Muhammed Celaleddin-i Rumi Hazretlerini Hazreti Mevlana yapan asli değerlerden kopuk bir tanım, bir kişilik betimlemesi söz konusudur" diye konuştu.

"Mesnevi birçok dilde ve ülkede en çok okunan ve değer gören eserler arasında"
Mesnevi’nin birçok dilde ve ülkede en çok okunan ve değer gören eserler arasında olduğunu kaydeden Ersoy şöyle konuştu: “Çünkü hepimizin fıtratında olan insani ve vicdani değerlere hitap ediyor. Bununla da kalmayıp, değerleri uyandırma, harekete geçirme etkisine ulaşıyor. Peki, nedir Mesnevi’yi bunca etkili yapan? Buna Hazreti Mevlana çok net bir cevap veriyor. ’Mesnevî, hakikate ulaşmak ve Allah’ın sırlarına agah olmak, akıl erdirmek isteyenler için bir yoldur.’ Hangi hükmün altında, hangi yolda yürüdüğü çok açık ve net. Bunun unutturulması, görmezden gelinmesi doğru değildir. Nehir ne kadar gür ve coşkun olsa da, kaynağını keserseniz kurur. Zaten Mevlana’yı İslam’dan ayrı düşünürseniz, onu hiç anlamamışsınız demektir. Zira Hazreti Mevlana der ki, ’Ben yaşadıkça Kur’an’ın bendesiyim. Hazreti Muhammed Mustafa’nın yolunun tozuyum. Kim beni bunun dışında anarsa, bana bundan başka bir şey isnat ederse, o isnat ettiği şeyden de, ondan da şikâyetçiyim. Bu denli büyük, bu denli güçlü bir değerin, özünden koparılmasına izin vermememiz gerektiği açıktır."

"Onca sıkıntı ve soruna rağmen, yolumuzdan dönmemiz söz konusu olmamıştır, olamaz"
Doğru olanın yolunda katlandığınız her acının, her zulmün sonucunda güzellik olduğunu aktaran Bakan Ersoy, "Çünkü doğru olmak güzeldir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin ortaya koyduğu insani politikaların uyandırdığı yankıyı, etkisini ve sonucunu hepimiz yakinen takip ediyoruz. Önümüze koyulan onca engel, çıkarılan onca sıkıntı ve soruna rağmen, yolumuzdan dönmemiz söz konusu olmamıştır, olamaz. Bugün sadece Türkiye’de, ülkelerinden ve zulümden kaçan yaklaşık 4 milyon can, Yesevi’den Yunus’tan, Mevlana Hazretlerinden emanet aldığımız bu kararlılık sayesinde hayata tutunabilmiştir. TİKA’dan, Kızılay’a ve AFAD’a kadar, kurumlarımızın çalışmaları ile sınırlarımızın dışında milyonlarca insan, Türkiye’yi ve aziz milletimizi umudun simgesi olarak gönüllerine kazımıştır" ifadelerine yer verdi.
Konya Valisi Cüneyit Orhan Toprak, 746. vuslat yılında rahmetle ve minnetle andıkları Hazreti Mevlana’nın Anadolu’da bin yıldır devam eden milli hakimiyetimizin ruhi temelini ve ruhi genetiğini kuran arif zatların en büyüklerinden olduğunu kaydetti.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Konya Milletvekili Leyla Şahin Usta da, "Gel ne olursan ol, yine gel’ diyerek yeryüzü sofrasında herkese yeri olduğunu anlatan Mevlana Celaleddin Rumi Hazretlerinin gel çağrısına uyan, ruhlarımızı gönüllerimizi onaran, muhabbet iklimi, vefa vaktinde buluşan vefakar gönüllere teşekkür ediyorum. Gönülleri şefkat hamuruyla yoğuran, öğütleriyle kardeşliği vurgulayan Hazreti Mevlana’nın 7 asır önce ektiği hoşgörü tohumları Konya’dan dünyaya dağılarak tüm insanlığa sevgiyi, hakkı ve hakikatı anlatıyor" diye konuştu.

"Vefamızı göstermenin yolunun, Hazreti Mevlana’yı anlamaktan ve daha iyi anlatmaktan geçtiğinin farkındayız"
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Hazreti Mevlana’yı vuslatının 746. yıl dönümü vesilesiyle rahmetle andığını ifade etti. Sekiz asır önce günümüze söylenmiş gibi tazelik arz eden mesajlarıyla Hazreti Mevlana’nın amansız hastalıklarla boğuşan insanlığa kurtuluş fırsatları sunduğunu belirten Altay, "Konya olarak her yıl onun ’gel’ çağrısına vefa gösterip gelen on binlerce sevenini ağırlıyoruz. Bu yıl ’Vefa Vakti’ temasıyla gerçekleştirilecek sema törenleri ve yüzlerce etkinliğin, Hazreti Mevlana’nın ve düşüncelerinin daha iyi anlaşılmasına vesile olması en büyük temennimizdir. Zira, Konya olarak vefamızı göstermenin yolunun, Hazreti Mevlana’yı anlamaktan ve daha iyi anlatmaktan geçtiğinin farkındayız" şeklinde konuştu.
İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdüssettar Yarar da törenlerin hayırlı olmasını diledi. Konuşmaların ardından programlar ve sema töreni düzenlendi.
(İHA)

Devamını Oku

Başakşehir’de gecekondu yangınında bir kişi dumandan etkilendi

Başakşehir’de bir gecekonduda çıkan yangında bir kişi dumandan etkilenerek hastaneye kaldırılırken, yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.

Yangın, akşam saatlerinde Başakşehir, Altınşehir Mahallesi İntepe Sokak’ta bulunan bir gecekonduda henüz belirlenemeyen bir nedenle çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın bütün evi sararken, mahalleli sokağa döküldü. Yangını gören vatandaşlar durumu sağlık, polis ve itfaiye ekiplerine bildirdi. Yangında evi boşaltan aileden bir kişi dumandan etkilenerek yardım bekledi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederken, sağlık ekipleri ise dumandan etkilenen şahsı, tedbir amaçlı hastaneye kaldırdı. Yangın itfaiye ekiplerinin yaptığı müdahalenin ardından kısa sürede söndürüldü. Ekipler yangının çıkış nedenini araştırmak için çalışma başlattı.
(İHA)

Devamını Oku

‘Huzurevi yıkılacak’ kararının ardından çıplak ayakla açıklama yaptılar

Düzce’nin Akçakoca ilçesindeki Yaşlılar Konukevi binasının yıkılması yönündeki kararın ardından STK’lar ve konukevi sakinleri çıplak ayakla basın açıklaması yaptı.
Akçakoca Yaşlılar Konukevi binasının yıkılması yönündeki kararın ardından Akçakoca’da bulunan STK’lar ve konukevi sakinleri basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına bazı katılımcılar ise çıplak ayaklı olarak katıldı. Katılımcılar huzurevi sakinlerinin kimsesiz olmadığını vurgulamak için bu şekilde katılmayı uygun bulduklarını söyledi.
Basın açıklamasını okuyan Gülten Tekin Özdeş, ”Sayın Kızılay Genel başkanımız, Size, bu satırları, çok karışık duygular içinde yazıyoruz. Sayın başkanımız, bizim memlekete Türk Kızılay’ı, yaşlılar konuk evi yaptığında oldukça heyecanlandık. Yurdumuzun her yerinden konuklarımız gelmeye başladığında ilk günler tuhafımıza gitse de hemen alıştık ve sahiplendik. Bizden birileri oluverdiler. Sonra, sadece konuk evi dışarıdan değil, Akçakocalı büyüklerimizin de tercih ettiği bir yer oldu. Tüm konuklar çok güzel bakıldılar. Mutlu olmak isteyen tüm yaşlılar mutlu da oldular. Lakin bir haber konukları ve Akçakoca halkının yüreğini darmaduman etti. Sayın başkanımız, duyduk ki Akçakoca Kızılay Konukevi, depremin üzerinden yirmi yıl gibi bir zaman geçtikten sonra depreme dayanıklı olmadığı raporlanmış. Bunun sonucunda da ilk önce burada yaşayan büyüklerimizin başka illere nakledileceği, sonra da uygun bir yer bulunursa Akçakoca da yeni bir konuk evi yapılacağıdır. Bina konusunda ve yaşlılarımızın can güvenliğine duyarlılık göstermeniz bizi sevindirdi. Hiç birimiz, bu insanların zarar görmelerini asla istemeyiz tabi ki. Sayın başkanımız "konuk evi yapılacak uygun yer" konusu kafamızı karıştırıyor. Bu insanların kaldığı, Akçakoca Kızılay Konuk evinin şimdiki yeri uygun yer değil midir? Madem depreme dayanıksız, yıkılacak, konuklarımızı Akçakoca’mızda barındıracak geçici bir çözüm bulunamaz mı ? Binanın bulunduğu yer Akçakoca’mızın güzel yerlerinden biridir. Malını mülkünü bağışlayıp, canını emanet ettiği, evim dediği, ömrünün geri kalan kısmını geçirmek üzere konumunu beğenerek geldiği bu memleketten, isteksizce başka yerlere götürülmelerine gönlümüz asla razı değildir. Biz, Akçakocalılar olarak, konuk evimiz için alınan kararlardan son derece rahatsızlık duymaktayız. Hiçbirimiz bizlerin anneleri, amcaları, teyzeleri olmuş bu insanların göz yaşlarını görmek istemiyoruz. Biz konukevinin Akçakoca’mızda, aynı yerinde, konuklarımızın da yapım işi bitene kadar Akçakoca’da, uygun bir yerde barınmalarını istiyoruz. Bu Kızılay gibi yüce bir kuruluş için hiç zor olmasa gerek. Sayın genel başkanımız, satırlarımıza son verirken, tüm Akçakoca halkının ve konukevi sakinlerinin selamlarını iletir, sağduyulu kararlar alacağınızı, yanlış kararlar alınmışsa da, doğru yönde değiştirilmesini gönülden dileriz” dedi.
Basın açıklamasının okumasının ardından söz alan Huzurevi sakini Hülya Güngören ise, “5.5 senedir Akçakoca huzurevinde severek ve isteyerek kaldığını fakat başka yere gitmek istemediğini söylerken, ‘lütfen bizi buradan göndermeyin, bizi mağdur etmeyin” ifadelerini kullandı.
(İHA)

Devamını Oku
‘Huzurevi yıkılacak’ kararının ardından çıplak ayakla açıklama yaptılar
‘Huzurevi yıkılacak’ kararının ardından çıplak ayakla açıklama yaptılar
‘Huzurevi yıkılacak’ kararının ardından çıplak ayakla açıklama yaptılar
‘Huzurevi yıkılacak’ kararının ardından çıplak ayakla açıklama yaptılar

Kedileri ciğerle zehirlediler

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde kimliği belirsiz kişiler Rusya uyruklu bir kadının evinde beslediği kedilere ciğere zehir karıştırıp yedirdi. Gözyaşına boğulan Rus uyruklu Natali Tsyura, çok korkunç şeyle r olduğunu söyledi.
6 yıldır Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde bulunan Beyazköy Tatil sitesinde yaşayan ve evinde 20’ye yakın kedi besleyen Rusya uyruklu Natali Tsyura isimli kadın, kedilerinin rahatsızlandığını fark edince tedavi ettirdi. Tedavi altına alınan kediler ölürken Natali’ye ait bir kedinin daha rahatsızlanması üzerine yapılan detaylı incelemede kedinin midesinde ciğerle karıştırılmış zehir olduğu tespit edildi. Bölgede yaşayan vatandaşlardan da alınan bilgilere göre zehirden ölen toplamda 10 kedinin olduğu iddia edildi.

“Pazartesi günü çok korkunç şeyler oldu”
Natali Tsyura yaptığı açıklamada, “6 senedir Türkiye’de yaşıyorum. Hayvanları, kedileri çok seviyorum. Bahçede 15-20 kedi var her gün gelip yemeğini yiyorlar, suyunu içiyorlar. Pazartesi günü çok korkunç şeyler oldu. Benim ev kedisi eve geldi. Rahatsızlığı vardı. Boğazında akıntı vardı. Hemen alıp doktora götürdüm. Ama ilk başta ne olduğunu anlamadık. Çünkü kırığı hiçbir şeyi yoktu. Serum antibiyotik yaptıktan sonra biz eve geldik. Eve geldikten sonra komşum bana bir fotoğraf atıp, ‘Bakabilir misiniz’ dedi. Baktım oda benim kedim aynı şekilde olmuştu. Boğazında akıntı vardı. Ben onu alıp yine doktora gittim. Biz o an zehirlendiklerini anladık. Ama ne zehri anlamadım. Yine eve geldiğimizde bahçede benim başka bir kedide aynı akıntı. Rahatsızlanan kedim kusma yapınca kedi mamasına ciğer ile zehir karıştırmış. Ondan sonra gerçekten zehirlendiklerini anladım. Maalesef her iki kedim öldü. Bir kedimde şuan evde durumu çok kötü. Daha sonra karakola gidip bütün olanları anlatıp şikayete bulundum. Bunu yapanlar inşallah bulunacak” dedi.

“Hayvanlar bizlerle yaşamayı öğrendi. Ama biz onlarla yaşamayı öğrenemedik”
Bölgede oturan Eski Belediye Başkanı Kadir Çebi yaptığı açıklamada, “Eskiden beri süregelen bir konu. Bu mevsimlerde bu aylarda birileri geliyor. Bu site içerisinde hani derler ya ‘Seri katil’ aynı bu şekilde de ‘Seri katil’ geliyor sağa sola zehir bırakıp telef ediyor hayvanları. Hem kediler, hem köpekler hem de yaban hayatı perişan oluyor. Atıyorsun bunu Allah rızası için bir düşün ya hayvanlar perişan halde. Biz buradan sizlerin aracılığı ile sesleniyoruz. Yetkililere de sesleniyoruz. Gelsinler buraya müdahale etsinler. Neyin nesi ne oluyor. Allah, ‘Sevgili kullarım bu dünyayı sadece sizin için mi var ettim’ diyor. Şimdi insan olarak gidip de yaban hayatının içerisine yerleşirsek, bunların yaşam alanlarını tahrip edersek nasıl olacak. Hayvanlar bizlerle yaşamayı öğrendi. Ama biz onlarla yaşamayı öğrenemedik” dedi.

“Sitenin kenarlarına bırakıyorlar”
Yaz başlarında ailelerin petşoplardan çocuklarına kedi ve köpek aldığını da aktaran Çebi, “Yani bu kedi ve köpekler terk edilen hayvanlar. Sezon bitiyor. Çocuk eğleniyor, büyüyor. Ne yapıyor gelip sitenin kenarlarına bırakıyorlar. Kendi imkanlarımızla sahip çıkıyoruz. Kimseden mama falan istediğimiz yok. Adam kendisi bırakıyor sonra ‘Bu kedilere nasıl bakıyorsunuz’ diye sitem ediyor. Kardeşim ben mi bıraktım sen bıraktın. Alıp sırf bir ay, iki ay eğelensinler diye. Bakamayacağı hayvanı almasın kimse. ‘Çocuğum eğlensin’ diye alıp bu hayvanları hapsetmeyeceksiniz” diyerek açıklamasını noktaladı.
(İHA)

Devamını Oku
Kedileri ciğerle zehirlediler
Kedileri ciğerle zehirlediler
Kedileri ciğerle zehirlediler
Kedileri ciğerle zehirlediler
Kedileri ciğerle zehirlediler
Kedileri ciğerle zehirlediler
Kedileri ciğerle zehirlediler
Kedileri ciğerle zehirlediler

Çocuk istismarcısı Mustafakemalpaşa’da yakalandı

Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde ‘çocuğun cinsel istismarı’ suçundan hakkında 14 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve aranan şüpheli jandarmanın sıkı takibi sonucu yakalandı.
Bursa İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler yaptığı araştırma ve çalışmalar sonucu ’Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı’ suçundan aranan E.A’yı Mustafakemalpaşa’ya bağlı kırsal Gündoğdu mahallesinde göz altına aldı. Hakkında cinsel istismar suçundan 14 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan zanlı işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
(İHA)

Devamını Oku
Çocuk istismarcısı Mustafakemalpaşa’da yakalandı

Dışişleri Sözcüsü Aksoy: “Tarihimize ve bugüne yönelik mesnetsiz, yalan ve iftira dolu hasmane iddiaları reddediyoruz”

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, “Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in ‘Uluslararası Soykırım Suçu Konferansı’ adı altında, 6-8 Aralık 2019 tarihlerinde Atina’da yaptığı konuşmada tarihimize ve bugüne yönelik mesnetsiz, yalan ve iftira dolu hasmane iddiaları reddediyoruz” dedi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Yunanistan Kiryakos Miçotakis’in Atina’da bir etkinlikte kullandığı ifadelere ilişkin soruya cevap verdi. Aksoy, “Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in ‘Uluslararası Soykırım Suçu Konferansı’ adı altında, 6-8 Aralık 2019 tarihlerinde Atina’da yaptığı konuşmada tarihimize ve bugüne yönelik mesnetsiz, yalan ve iftira dolu hasmane iddiaları reddediyoruz. Kurtuluş Savaşımızda Ege denizine döküldüğünü unutamayan Yunan liderliği, tarihiyle yüzleşmek istiyorsa, önce Yunan Ordusu’nun Anadolu’yu işgali sırasında işlediği savaş suçlarını tespit eden Müttefik ülkeler Tahkikat Komisyonu’nun raporu ile Türklere uyguladığı katliam ve mezalimlerden ötürü Yunanistan’ı tazminat ödemeye mahkum eden Lozan Antlaşması hükümlerine bakmalıdır” ifadelerini kullandı.
Aksoy, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Yunan liderliğini işgalci Yunan ordularına karşı mücadele vererek, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Ulu Önder Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday gösteren Yunanistan Başbakanı Venizelos’un yolundan giderek, hayalperest ideolojileri bir kenara bırakıp, dostluk ve iyi komşuluk ilkelerine sahip çıkmaya davet ediyoruz.”
(İHA)

Devamını Oku

Gömeç’te 38 düzensiz göçmen yakalandı

Balıkesir’in Gömeç ilçesinde yasa dışı yollarla Yunanistan’ın Midilli Adası’na gitmek isteyen 38 düzensiz göçmen yakalandı.
Alınan bilgiye göre, Gömeç’in Kemalpaşa Mahallesi’nde devriye nöbeti yaparken Karaburun mevkiinde zeytinlik alanda bir grup düzensiz göçmeni fark eden jandarma ekipleri hemen harekete geçerek düzensiz göçmenleri ele geçirdi. Aralarında kadın ve çocuklarında bulunduğu 33’ü Afganistan, 2’si Pakistan, 1 Özbekistan, 1 Angola ve 1 Bangladeş uyruklu oldukları öğrenilen 38 düzensiz göçmen hakkında yasal işlemlerin başlatıldığı öğrenildi.
(İHA)

Devamını Oku