Coronavirus (Covid-19)

  • 160,346,096Coronavirus Vaka Sayısı
  • 3,331,970Ölü Sayısı
  • 17,903,607Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 10:50

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar

Enerjinin yüzde 52,3'ü yenilenebilir kaynaklardan

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "Toplam kurulu güçte 100 bin megavat sınırına yaklaştık. Bugün, kurulu gücümüzün yüzde 52,3’lük kısmı yenilenebilir enerji kaynaklı." dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, YENADER - "Dünya'da Yeni Ekonomik Düzen, İklim Krizi ve Yenilenebilir Enerjinin Önemi" başlıklı zirveye video konferans yöntemiyle katıldı.

 

Dönmez, toplam kurulu güçte 100 bin megavat sınırına yaklaşıldığını söyledi. 

 

Bakan Dönmez, "Bugün, kurulu gücümüzün yüzde 52,3’lük kısmı yenilenebilir enerji kaynaklı." ifadelerini kullandı. 

 

Sera gazı emisyonunun azaltılmasına dikkati çeken Bakan Dönmez şöyle dedi: 

 

"Türkiye, küresel sera gazı emisyonunun azaltılması için ulusal eylem planını büyük bir titizlikle uygulamaktadır. Ancak, gelişmiş ülkelerin sera gazı salımında tarihsel sorumluluklarının hatırlatılarak, oluşacak bütün yükün ülkelerin kapasiteleri oranında adil bir şekilde dağıtılmasından yanayız."

Devamını Oku
Enerjinin yüzde 52,3'ü yenilenebilir kaynaklardan

Cevahir AYDIN:Mağduriyet enerjisi, diğer adıyla kurban psikolojisi..

Mağduriyet enerjisi, diğer adıyla kurban psikolojisi..

İnsanlar kendi aralarındaki ilişkilerde güvensiz hissettiğinde oluşan mağduriyetler mutlaka açığa çıkar.
Bunun olması doğaldır. Bunu arızaya çeviren durum, bu mağduriyete takılıp kalmak, o duygu dünyasından bir türlü çıkamamaktır.
Oluşan mağduriyetten çıkış yolu onlarca iken, arızayı bünyede taşıyıp onun arkasına sığınanlar bir yönüyle bunu kullanır.
Bununla bir manada güç bulur, kendi varlığını hissettirmeye çalışır. Sürekli aynı hikayeyi konuşur, yaşama küser, yakın çevresini usandırır.
Küçük hesaplar peşinden koşup mesuliyetlerini yapmaktan imtina etmeye karşı, bunu kılıf olarak dahi kullanır.
Çoğu insanın yaşadığı mağduriyet, kendisini üzen vakalar, hakikatte kendisini mağdur etmiş olabilir; fakat sağlıklı bireyler bunlara takılmadan yarınlara kendisini daha deneyimli bir birey olarak taşımaya gayret eder. Sağlıklı diyaloglarla güçlü durur, dış akıl ve vicdan desteğini aktif tutar.
...
Değilse mağduriyetten ödünç alınan güç ile çevresinde çekilmez olan, psikolojik şiddete başvuran birey başkasında yaşadığı haksızlığı kendisine el uzatanlara mal edebilir. Israrcı da olabilir. Bu durum en yakınlarımızda çok bariz hissedilir. Arkadaş, akraba, mesai arkadaşı vb ikili diyaloğun sık yaşandığı platformlarda bu konu iyi analiz edildiğinde yaşanılan arızaların kökeninde bunun yattığına şahit oluruz.
Vebal konusu tam olarak burada hatırlanmalı.
...
Arınmanın ilk şartı, kişinin kendisini fizyolojik olarak içinde bulunduğu yaşı ve akranlarının içinde bulunduğu sosyo ekonomik şartları, maddi manevi pozisyonları ve meşguliyetleri sorgulamaktır. Bu yerinde bir adım olacaktır.
Değilse bu arıza ailesinin yaşadığı haksızlık veya mağduriyetleri de içine alıp hayatı iyice çekilmez kılar. Ah benim ailem, annem babam amcam teyzem neler çekmiş vs yakınmaları duyarız burada. Kendisine görev addeder bu mağduriyetleri giderme konusunu.
Ailenin de veballerini yüklenmek durumunda kaldığı hissiyatı ile bir anda kurtarıcı rolüne bürünür.
Her sıkıntısı olanın kurtarıcısı olarak görür kendisini. En yakınının yaşadığı adli bir vaka için avukat olma, sağlık imtihanı için doktor olma gibi hedefler koyup hayatını bu arıza üzerine bina dahi eder.
...
Bu dinamik ilişkilerde de görülebiliyor.
Sağlıklı yürütülemeyen ilişkilerde, masumiyet kibri dediğimiz bir arıza çıkıyor hayatlarımızda.

İyileştirilebilecek bir sorunu, ilişkiyi katledebilir.
Sürekli mağdur, sürekli haksızlığa uğradığını iddia edip ilişkiyi çekilmez kılanlar bir hakikati unutuyor.
Her ilişki içinde suçlar barındırır. Karşılıklı işlenen suçlar hanesinde sorumluluğu bırakıp suçlamaya başlamak, veryansın etmek, mağduriyetini sahiplenip muhatabını suçlamak telafisi zor bir arızadır.
Çözüme odaklanılmazsa, her problemi kendi içinde değil de dışarıya şikayet ile çözmeye tevessül ederse ilişki kopmaktan kurtulamaz. Yıkım ağır olur.
Oysa bu yöntemle ele birşey geçmez.
Mağduriyette arızayı çözmek için harcanan enerjiyi şikayet ve serzenişle tüketiyoruz, bu da bizi tüketiyor.
...
Onarım istiyorsak, sağlıklı adımlar atmak elzemdir.
Gücünü görmek, gücünü kullanmaya niyet etmekle başlayabiliriz.
...
Mesele düşmek değil, düştüğün yerden kalkmaktır. Öyle bir kalkış ki ders alınmış, yarınlarda aynı hadiselere karşı koyulacak tavır edinilmiş olmalıdır.
Kış yaşanır, ayaz yenir; fakat söz üstadlarının şu sözü kulağa küpe edilmelidir:
" Kurt kışı atlatır; fakat yediği ayazı unutmaz."
Ders alınır, mücadele verilir, başa gelenler anlamlandırılır, kiminle nasıl bir ilişki kurulacağı sağlıklı değerlendirilir kararlaştırılır.
Bunlar bilgelik kazandırır, yetişkinlik yolunda bireyi olgunlaştırır bu şekilde devam ettiği sürece yetişkin kalmayı başarabilir.
...
Özetle mağdur olunabilir; fakat bunu adeta hobi olarak kullanmak hastalıktır.
...
Bu psikolojiden çıkıldığında kişide inanılmaz bir özgürlük, ferahlama ve omuzundan indirdiği büyük bir yükün rahatlığı olur.
Hareket kabiliyeti gelişir, hücrelerine kadar bu yeniliği hisseder.
Şimdiye kadar bu yükü taşımanın verdiği kasvetten kurtulmuş olur vesselam.
Cevâhir / Küçük Dünyam

Devamını Oku
Cevahir AYDIN:Mağduriyet enerjisi, diğer adıyla kurban psikolojisi..

Fatin Dağıstanlı gazetelerin birinci sayfalarını yorumluyor - 12 Mayıs 2021 - Gazeteler ne yazmış, ne yazamamış

Fatin Dağıstanlı gazetelerin birinci sayfalarını yorumluyor - 12 Mayıs 2021 - Gazeteler ne yazmış, ne yazamamış

Fatin Dağıstanlı gazetelerin birinci sayfalarını yorumluyor - 12 Mayıs 2021 - Gazeteler ne yazmış, ne yazamamış

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: S-400 konusunu müzakere yoluyla çözebiliriz

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye'nin F-35 programından tek taraflı olarak çıkarılmasının yapılan mutabakata ve anlaşmalara aykırı olduğunu söyledi. Kalın, "İki müttefik ve stratejik ortaksak, müzakere yoluyla çözebiliriz. Şartlar uygun olursa, S-400’lerin yanında Patriotları da alabiliriz" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ABD’yle ilişkilerden Türkiye’nin Libya’dan asker çekeceği iddialarına kadar birçok başlıkta Hürriyet gazetesinden Erdinç Çelikkan'a açıklamalarda bulundu.

Kalın'ın açıklamalarında şu mesajlar öne çıktı: 1- ABD’ye F-35 teklifimizi yeniliyoruz. S-400 konusunu müzakere yoluyla çözebiliriz. NATO Zirvesi’nde Biden’la görüşme için hazırlık yapıyoruz. 2- Libya’da anlaşmalara bağlıyız. 3- Dünya İsrail zulmüne ‘dur’ demeli. 4- Suriye’de Esad’la görüşme söz konusu değil. 5- Avrupa Birliği konusunda top tamamen onların sahasında.

'Biden yönetiminin somut adımlar atmasını bekliyoruz'
"(NATO Zirvesi ve ABD Başkanı ile görüşme) Brüksel’de yapılacak NATO Zirvesi’nde Cumhurbaşkanımızın ABD Başkanı ve NATO ülkelerinin liderleriyle görüşmeleri olacak. Özellikle PYD ve FETÖ konusunda ABD’den beklentilerimiz var. Bunlar Türkiye’nin ulusal güvenliğine doğrudan tehdit teşkil eden konular. Biden yönetiminin somut adımlar atmasını bekliyoruz. CAATSA yaptırımları, F-35 ve S-400 gibi ikili ilişkilerimizi tıkayan mevzular var. Türkiye’ye uygulanan yaptırımların haksız, hukuksuz olduğunu ifade ettik. Türkiye’ye karşı, NATO müttefiki ülkeye karşı savunma sistemi temin ettiği için yaptırım gelmesi müttefiklik ruhuna aykırıdır. NATO Zirvesi’nde yapılacak görüşme için tüm bu konuları kapsayacak bir hazırlık yapıyoruz.

'S-400’lerin yanında Patriotları da alabiliriz'

(S-400 ve F-35 meselesi) Türkiye’nin F-35 programından tek taraflı olarak çıkartılması yapılan mutabakata ve anlaşmalara aykırıdır. Buradan geri adım atılmasını bekliyoruz. S-400 meselesinin tarihi sürecini Biden da biliyor. Bu kararın NATO’nun güvenlik sistemini veya üçüncü ülkelerin çıkarlarını tehlikeye atacak bir boyutu olduğu kanaatinde değiliz. Amerikalıların sunduğu argümanlar bizi ikna etmiş değil. Bunların F-35’lere karşı güvenlik riski oluşturacağına dair ileri sürdükleri gerekçeler, bizim için tatmin edici değil. Biz bu teklifimizi yeniliyoruz. İki müttefik ve stratejik ortaksak, müzakere yoluyla çözebiliriz. Şartlar uygun olursa, S-400’lerin yanında Patriotları da alabiliriz. Beklentimiz S-400, CAATSA ve F-35’te hakkaniyetten uzak, anlaşmalara aykırı kararlardan geri dönülmesidir.
'Önceliğimiz kendi ulusal çıkarlarımızdır'
(Erdoğan ile Biden arasındaki telefon görüşmesinde bir formül gündeme geldi mi) Bizim teklifimiz hâlâ orada. Ortak çalışmayla çözülebileceği kanaatindeyiz. Onların iddia ettiği gibi F-35 programına tehdit ya da risk teşkil edecek bir güvenlik zaafı görmüyoruz. Böyle bir kaygıları varsa, teknik olarak bunu temellendirmiş değiller. Bunlar müzakere ile çözülebilir. Kendi ihtiyaçlarımızı karşılamak durumundayız. Bu hiçbir zaman bir üçüncü ülkeye karşı tavır değildir. Ama önceliğimiz kendi ulusal çıkarlarımızdır. Bunu öncelikle müttefiklerimizle yapmak isteriz. Ama bu bizi alternatifsiz kılmaz. Bir yere kapı açmak, diğer her yere kapıyı kapatmak anlamına gelmiyor.

'İsrail'e tepkiler yeterli değil'
(İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları) İsrail’in yaptığı hukuk dışı, ahlak dışı, vicdan dışı saldırıları en şiddetli şekilde kınıyoruz. Bu, İsrail devletinin Filistin topraklarını tarihi, kültürel ve dini kimliğinden arındırma projesinin son aşamasıdır. İsrailliler karış karış, adım adım, ev ev, kapı kapı Filistin topraklarının tamamını ele geçirmek gibi bir projeyi hayata geçirmeye çalışıyorlar. İsrail üzerinde baskıyı mütemadiyen ve sistematik şekilde arttırmamız gerekiyor. Bunun için İslam dünyası, Arap ülkeleri, AB, ABD ve diğer ülkeler nezdinde bu süreci yakından takip ediyoruz. Filistinlilere her alanda destek gerekiyor. Demokratik süreci engelleyen en antidemokratik ülkenin İsrail olduğunu bütün dünyaya anlatmamız gerekiyor.

'Komite harekete geçmeli'
Bunu yapabilmek için de BM, Arap Ligi, İslam İşbirliği Teşkilatı, AB ve diğer kuruluşlar nezdinde bu konuyu dile getirmeye devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımız liderlerle görüştü, görüşmeye devam edecek. İİT bünyesinde bir Kudüs Komitesi var, bunun harekete geçirilmesi büyük önem arz ediyor. İsrail’e karşı baskı ve tepkiler yeterli değil. İsrail her seferinde oyunlar oynayarak, hukuku ihlal ederek, siyasi kumpaslar kurarak istediğini elde etmeye çalışıyor. Artık bu oyunu herkesin görmesi gerekiyor. Filistin haritası, 1948’den bugüne kadar Filistin topraklarının nasıl çalındığını, tarihin en büyük hırsızlığının Filistin topraklarında yaşandığını gösteren bir belgedir.

'Esad'la görüşme yok'
(Meral Akşener’in ‘Esad’la görüşülüyor’ açıklamaları) Mısır ile ilişkilerin normalleşme süreci başladı diye, o zaman ‘Demek ki Esad ile de görüşüyorlardır’ çıkarımı anlamlı değil. Bunlar ayrı dosya konularıdır. Her birinin aktörleri, süreçleri farklı. Biz Mısır’da yaşananları elbette unutmadık. Ama bütün bunları alıp ‘Demek ki Suriye ile görüşüyordur bunlar’ sonucunu varmak çok hayali bir şey. Esad’la bir görüşme trafiği söz konusu değil. Zaman zaman istihbarat birimlerinin görüşmeleri olabilir.

'Libya'yla anlaşmaya bağlıyız'
(Türkiye, Libya’dan asker çekecek mi?) 2019 yılında Libya yönetimiyle yaptığımız anlaşma çerçevesinde bulunuyoruz. Bizim askerimizin orada bulunmasının temel sebebi de askeri eğitim hizmeti vermektir. Temaslarımız devam edecek. Şu ana kadar bazı çevrelerin Libyalı yöneticiler üzerinde Türk askerinin çekilmesi yönünde baskı yaptığını biliyoruz. Ama Libyalılar net bir duruş sergilediler. Anlaşma çerçevesinde bizim oradaki çalışmalarımızın devam edeceğini kendileri de ifade ettiler. Biz yaptığımız anlaşmalara bağlıyız, Libyalılar da bağlılar. Libya’ya askeri, siyasi, ekonomik alanlarda destek vermeye devam edeceğiz.

AB’ye: Buyrun konuşalım
(AB ile ilişkiler) AB’nin artık somut adımlar atması gerekiyor. Göç Anlaşması ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusunda top tamamen AB’nin sahasında. Biz üzerimize düşen bütün sorumlulukları yerine getirdik. Kendilerine söyledik ‘Daha fazla yapmamız gereken bir şey varsa buyrun konuşalım, müzakere edelim’ diye. Kendi aralarındaki meselelerle, çekişmelerle Türkiye üzerinden hesaplaşmak yerine, bir vizyon ortaya koymaları gerekir."

Devamını Oku
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: S-400 konusunu müzakere yoluyla çözebiliriz

Ahmedinejad yeniden cumhurbaşkanı adayı

Eski İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın cumhurbaşkanlığı seçimleri için yeniden aday olduğu öğrenildi.

İran devlet televizyonu, eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ajmedinejad'ın 18 Haziran 2021 tarihinde gerçekleştirilecek cumhurbaşkanlığı seçimleri için yeniden aday olduğunu açıkladı.

Ahmedinejad'ın, destekçileriyle birlikte adaylık formunu teslim ettiği belirtildi. Ahmedinejad, 2017 yılındaki seçimlere katılımı İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından yasaklanmasına rağmen aday olmuştu, ancak adaylığı, Anayasa Koruma Konseyi tarafından veto edilmişti.
İran'da cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yarışacak adaylar, seçimlerden önce Anayasa Koruma Konseyi'nin denetiminden geçiyor.

Hamaney, Haziran seçimleri için 'kimsenin adaylığına karşı çıkmayacağını' açıklasa da, Anayasa Koruma Komitesi Ahmedinejad'ın adaylığını yine de reddedebilir.

Öte yandan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, dönem sınırlaması nedeniyle tekrar aday olamayacak.

Devamını Oku
Ahmedinejad yeniden cumhurbaşkanı adayı

Ukrayna’da günlük koronavirüs: 4,538 yeni vaka, 356 can kaybı (12 Mayıs)

Ukrayna Halk Sağlığı Merkezi tarafından açıklanan Ukrayna günlük koronavirüs rakamlarında, dün gün içerisinde 4,538 laboratuvar onaylı yeni koronavirüs vakası görülürken, 356 can kaybı oldu.

Ukrayna’da 12 Mayıs günü koron...
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Medvedçuk, vatana ihanet suçlaması ile SBU tarafından aranıyor

“Muhalefet Platformu – Ömür Boyu” milletvekili ve oligark Viktor Medvedçuk, vatana ihanetten şüpheli ilan edildi.

Ukrayna Başsavcısı Irina Venediktova milletvekilleri Viktor Medvedçuk ve Taras Kozak‘ı Kırım’daki ulusal kaynak...
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Israel resumes airstrikes in Gaza, attacks in Al-Aqsa Mosque

Israel resumed violent airstrikes on Palestinian security centers and police headquarters in the Gaza Strip, as some experts said the attacks resembled those in 2014. Israeli secur...
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Israel resumes airstrikes in Gaza, attacks in Al-Aqsa Mosque

Sinovac, Türkiye'ye üretim lisansı verdi

Sinovac CEO’su Yin Weidong Bloomberg’e verdiği söyleşide aralarında Türkiye'nin de olduğu beş ülkeye üretim lisansı verdiklerini belirtti. Sinovac farklı klinik sonuçlarını savunurken CoronaVac’ın gerçek dünyada daha iyi sonuç verdiğini gösteren kanıtlar olduğunu ifade etti.

Sinovac CEO’su Yin Weidong, Türkiye ile birlikte Endonezya, Brezilya, Malezya ve Mısır'a aşıyı ülkelerinde üretme konusunda lisans verdiklerini beliritti.

Bloomberg'e konuşan Yin, Brezilya, Endonezya ve Türkiye'ye nüfusun yüzde 20'sini aşılamaya yetecek kadar aşı sağladıklarını ancak bunun yetersiz olduğunu belirtti.

Bu kapsamda Yin, aşıların üretimi için lisanslama sürecine geçtiklerini ifade etti.

Yin ayrıca, farklı klinik sonuçlarını savunurken CoronaVac’ın gerçek dünyada daha iyi sonuç verdiğini gösteren kanıtlar olduğunu belirtti.

'Araştırma sonuçları yüksek etkinlik gösterdi'
Sinovac Biotech Ltd.’in ürettiği Kovid-19 aşısı CoronaVac, Endonezya’da sağlık çalışanları arasında yapılan gözlemde yüksek etkinlik sonuçlarına ulaştı.
Endonezya Sağlık Bakanı Budi Gunadı Sadıkin Bloomberg’e yaptığı açıklamada Sinovac aşısı olan 25.374 sağlık çalışanının ikinci dozlarını aldıktan sonra 28 gün boyunca izlendiğini belirtti. Sadıkin’in verdiği bilgiye göre aşı, izlenen grup içinde can kaybını yüzde 100 önlerken hastaneyi yatışlara karşı da yüzde 96 oranında koruma sağladı.

Sadikin, izlenen grupta Kovid-19 bulaşmasının ise yüzde 94 oranında önlendiği bilgisini verdi. Bakanın açıkladığı bu oranın içinde asemptomatik vakaların yer alıp almadığı ise net değil.

Sadıkin “Sağlık çalışanları arasında can kaybı ve hastaneye yatışlarda çok büyük düşüşler gördük” açıklamasını yaptı.
Endonezya’daki sonuçlar aşının üçüncü faz çalışmalarından elde edilen sonuçlara göre daha yüksek etkinliğe işaret ediyor. Brezilya’daki çalışmalarda CoronaVac aşısının etkinliği sadece yüzde 50’nin üzerinde çıkmıştı.

Devamını Oku
Sinovac, Türkiye'ye üretim lisansı verdi

EKREM KIZILTAŞ: Çaresizlik...

Filistin'de çoğu çocuk 30'a yakın şehit var…

Her Ramazan'ın son günlerinde olduğu gibi: İsrail'in Filistinlilere yönelik zulümleri zirve yapmış durumda. Ve hep olduğu gibi, çaresizlik içindeyiz...

Çaresiz olan yalnızca biz Müslümanlar da değiliz üstelik. İsrail'in yaptıklarının yanlış olduğunu bilen dünya kamuoyu da çaresiz. İsrail'e bir şekilde dur denilmesi gerektiğini bilseler de, bunu yapamadıklarından üzüntü ve endişe beyanlarıyla yetiniyorlar.

'Dünya beşten büyük' diyemedikleri için, Birleşmiş Milletler, Güvenlik Konseyi ve başka birçok kuruluş da çaresiz. Varlıklarının zulme dur demeyi gerekli kıldığını biliyor, ama İsrail söz konusu olduğunda yutkunmakla yetiniyorlar.

İsrail saldırıları sürerken 'endişe' beyan eden ABD'nin, Gazze'den gelen nerdeyse zararsız birkaç roketle rahatlayıp 'İsrail'in varlığını savunma hakkı' bahsini açması, senaryonun gereği belki de.


İslam ülkelerinin durumu çok daha vahim. Üyelerinden bazıları zalime göz kırptığı için İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Birliği'nin açıklamaları pek kaale alınmıyor.

Parçalanmışlık sebebiyle birlikte hareket edemeyen İslam Alemi, cüce ile baş etmekte zorlanan bir dev sanki…

Hamd olsun, İsrail'in melanetleri karşısında sesini gerektiği gibi çıkaran Türkiye, Katar ve Pakistan var.

Müslümanlar olarak koyu bir çaresizlikle malul durumdayız. Ancak, öncesine nazaran ümit verici gelişmeler olduğunun altını da çizmek gerek.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
EKREM KIZILTAŞ: Çaresizlik...