Coronavirus (Covid-19)

  • 31,816,800Coronavirus Vaka Sayısı
  • 976,024Ölü Sayısı
  • 7,419,989Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 12:50

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar

Rusya’da 6421 yeni koronavirüs vakası

Rusya’da son 24 saatte 6431 yeni koronavirüs vakası tespit edildi. Salgın boyunca tespit edilen vaka sayısı ise 1 milyon 122 bin 241’e yükseldi.

Koronavirüsle mücadele merkezinin açıklamasına göre, gün içinde 85 bölgede 6431 yeni vaka kaydedildi, bunlardan 1557’sinde bir semptoma rastlanmadı.

Başkent Moskova’da 970, Moskova bölgesinde 215, St. Petersburg’da 208 vaka tespit edildi.

Son 24 saatte 150 kişi daha Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti, 5750 kişi iyileşti.

Şimdiye kadar 1 milyon 122 bin 241 kişi koronavirüse yakalandı. Hastalığı 923 bin 699 kişi yendi, 19 bin 799 kişi ise hayatını kaybetti.

Devamını Oku
Rusya’da 6421 yeni koronavirüs vakası

Enerji Bakanı Dönmez: Karadeniz gazı ithal ettiğimizden daha ekonomik olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Karadeniz'de keşfedilen 320 milyar metreküplük doğalgaz rezervinin önemine değinerek, "Yaptığımız hesaplamalara göre bugünkü şartlarda ithal ettiğimiz gazlara göre çok daha ekonomik olarak biz bunu mal edeceğiz" dedi.

Enerji Bakanı Dönmez: Karadeniz gazı ithal ettiğimizden daha ekonomik olacak

Lukaşenko yemin ederek görev başladı

Belarus'ta 26 yıldır devlet başkanlığı koltuğunda oturan ve hala daha tartışılmaya devam eden 9 Ağustos seçimlerinden galip ayrılan Aleksandr Lukaşenko yemin edip resmen göreve başladı.

Belarus resmi haber ajansı BelTA'nın aktardığına göre seçimde yüzde 80.1 oy alan Lukaşenko, Bağımsızlık Sarayı'nda önde gelen vekiller, devlet kurumlarının üst düzey yöneticilerinin yanı sıra bilim insanları, sanatçılar ve sporcuların katıldığı törende yemin etti.

Elini anayasa üzerine koyan ve yemini okuyan Lukaşenko, Merkezi Seçim Kurulu başkanından Belarus Devlet Başkanı Mazbatası'nı aldı.

Devamını Oku

Ceylanpınar Gümrük Kapısında 37 bin 500 Paket Kaçak Sigara Ele Geçirildi

Şanlıurfa’da bulunan Ceylanpınar Gümrük Kapısında gerçekleştirilen gümrük kontrol işlemlerinde, “yemlik arpa” yükü ile Suriye’den geldiği beyan edilen Türk plakalı bir kamyon riskli olarak değerlendirildi. Detaylı kontrol için araçtaki hayvan yeminin tahliyesine karar verilerek araç dorsesinin kapakları açıldı. Araçta yüklü bulunan hayvan yemi boşaltıldığında, kamyonun dorsesinin zemininin tamamen sigara kartonları ile doldurulduğu görüldü.
 
Operasyon neticesinde toplam 37 bin 500 paket, yabancı menşeili, üzerinde TPDK bandrolü bulunmayan kaçak sigara ele geçirildi. Ele geçirilen sigaraların piyasa değerinin yaklaşık 630 bin lira olduğu belirlendi.
 
Olaya ilişkin olarak yürütülen soruşturmaya devam ediliyor.   
 

Devamını Oku

Ticaret Bakanı Pekcan, G20 Ticaret ve Yatırım Bakanları Toplantısına Katıldı

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, 26 ülkeden bakan ve bakan yardımcılarının katılımıyla gerçekleştirilen “G-20 Ticaret ve Yatırım Bakanları Toplantısı”na videokonferans yöntemiyle katıldı.
 
Pekcan, toplantıda yaptığı konuşmada,  bu yıl G20 görüşmelerinin ana gündem maddesini tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınının oluşturduğunu belirterek, G20 Ticaret ve Yatırım Bakanları olarak, pandeminin ülkeler ve ekonomiler üzerindeki olumsuz etkileriyle mücadeleye odaklandıklarını söyledi.
 
Bu kapsamda 14 Mayıs tarihinde koronavirüs salgınına yönelik G20 eylemlerini başarıyla onayladıklarını hatırlatan Pekcan, ancak bu eylemlerin uygulanmasının en az  onları tanımlamak kadar önem taşıdığını söyledi.
           
Özellikle ticareti kısıtlayıcı birçok önlemi ortadan kaldırma ve daha fazla ticareti kolaylaştırma aracını uygulamaya koyma konusunda G20 eylemlerinin uygulanmasına yönelik daha fazla ilerleme kaydedilmesi gerektiğini vurgulayan Pekcan, “Pandemi sürecinde de G20 Ticaret ve Yatırım Bakanları olarak ticareti kolaylaştırmaya ve kısıtlayıcı önlemleri ortadan kaldırmaya yönelikişbirliğimize devam etmeliyiz. Her ne nedenle olursa olsun, ikili ya da çoklu ilişkilerde kısıtlayıcı eylemler ve tarife dışı engellerden kaçınmalıyız. Tüm üyeleri bu konuda azami dikkat göstermeye davet ediyorum.” dedi.
 
Pekcan, pandemi sonrası dönemde de ülkelerin ekonomik anlamda toparlanmalarında adil, açık, çok taraflı ticaret sisteminin uluslararası ticaret için öngörülebilirliği ve istikrarı teşvik etmede hayati bir rol oynayacağını kaydetti.
 
Diğer birçok G20 ülkesinde olduğu gibi, mikro ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin Türkiye ekonomisinin bel kemiği olduğuna ve ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınmasında kritik rol oynadığına dikkati çeken Pekcan, bu amaçla G20’nin söz konusu işletmelerin uluslararası rekabet gücünü artırmaya yönelik politika metnini memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.
 
Pekcan, “Mikro işletmelere ve KOBİ’lere yönelik uygulamaya koyacağımız politikalar, işletmelerin karşılaştığı sorunların üstesinden gelmelerinin yanı sıra küresel ekonomiye entegrasyonlarını ve dış şoklara karşı dayanıklılıklarını artırma konusunda hayati önem taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
 
Diğer taraftan teknoloji odaklı yatırımları teşvik etmek, bilgiye dayalı ekonomilere katkı sağlanması ve yabancı yatırımı çekme konusunda ihtisas serbest bölgelerinin önemli rol oynadığına inandıklarını ifade eden Pekcan, hizmet ticaretine yönelik iç düzenleme çalışmalarının hizmet ticaretinde istikrar ve öngörülebilirliğin geliştirilmesine büyük katkılar sağlayacağını söyledi.
          
'Kalkınma için Yatırımların Kolaylaştırılması Girişimi'nin özellikle gelişmekte olan ve en az gelişmiş ülkelere yönelik yatırımları kolaylaştırmak için önemli bir rol oynadığına inandıklarını belirten Pekcan, izleme, müzakere ve anlaşmazlıkların halline yönelik temel işlevlerini iyileştirmek için DTÖ'nün reformunun önemini vurguladı.
 -“Bakanlar Bildirgesinden: COVID-19 önlemleri ticarete engel yaratmamalı”
 Öte yandan toplantı sonucunda, G20 ticaret ve yatırım gündeminin temel çıktıları niteliğinde bir Bakanlar Bildirgesi ve Bildirge ekinde altı belge kabul edildi.
Bakanlar Bildirgesi’nde, COVID-19 ile mücadelede alınan acil ticaret önlemlerinin DTÖ kurallarıyla uyumlu olması, ticarete gereksiz engel yaratmaması ve küresel tedarik zincirlerinde bozulmaya neden olmaması gerektiği vurgulandı.
Pandeminin sosyal ve ekonomik anlamdaki olumsuz etkilerini asgari düzeye indirmek amacıyla tüm politika araçlarının kullanılmaya devam edileceğine dikkat çekilen bildirgede,  bazı sektörlerdeki kapasite fazlası gibi yapısal sorunların olumsuz etkiler yaratabileceğine de dikkat çekildi.
 
 Bildirgede gerekli DTÖ reformunu gerçekleştirmek için aktif ve yapıcı şekilde çalışma taahhüdü yinelenirken, söz konusu reformun DTÖ’nün işlevlerini iyileştirilmesi gerektiğinin altı çizildi.
DTÖ’nün Mikro-KOBİ’ler, Kalkınma İçin Yatırımların Kolaylaştırılması, E-Ticaret ve Hizmetlerde Yerel Düzenlemeler hususlarındaki Çoklu Girişimleri çerçevesinde devam eden tartışmaların ilerletilmesi çağrısının yapıldığı bildirgede, mikro işletmeler ve KOBİ’lerin bölgesel ve küresel değer zincirlerine entegrasyonlarında karşılaştıkları zorluklara işaret edildi.
Ekonomik çeşitliliğin güçlendirilmesinde Hizmet Ticareti ve Özel Ekonomik Bölgelerin (ÖEB) önemli rol oynadığı belirtilen bildirgede,  uluslararası yatırımların güçlendirilmesinde yatırımla ilişkili teknik yardımın iyileştirilmesinin önemi ifade edildi.
 
 
 
 

Devamını Oku

Yanlış maske kullanımı virüsün bulaşmasını kolaylaştırıyor

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Neşe Çelik, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs tedbirleri kapsamında kullanılması zorunlu hale gelen maskenin, doğru takılmaması durumunda virüsün bulaşmasını kolaylaştırdığını belirtti.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Neşe Çelik, yaptığı yazılı açıklamayla doğru maske kullanımı hakkında tavsiyelerde bulundu.

Maskelerin kullanılmadığı anlarda her yere temas ettiğini dile getiren Çelik, masaya, arabaya, ceplere, çantalara bırakılan ve daha sonra tekrar kullanılan maskenin faydadan çok zarara neden olacağını bildirdi.

Özellikle kullanılan maskelerin çöpe atılması gerekirken gelişigüzel bir şekilde ev ortamına ya da sokağa bırakıldığına dikkati çeken Çelik, "Kullanılmayan maskeler kapalı çöp kutuları yerine gelişigüzel çevreye atılıyor. Hem hastalığın bulaşının devam etmesine hem de çevre kirliliğine neden oluyor. Kirlenen maskeleri kapalı çöp kutularına atmalıyız. Öte yandan günlerce aynı maskeyi kullananlar var. Bu durum hastalığın daha çabuk bulaşmasını sağlar" ifadelerini kullandı.

'Sağlığı değil görseli düşünüyoruz'
Dr. Çelik, maskenin amacı dışında kullanıldığına dikkati çekerek, açıklamasında şu cümlelere yer verdi:

"Renkli maskeler, kıyafete uyumlu maskeler kullanıyoruz. Yani sağlığı değil görseli düşünüyoruz. Açıkcası aksesuar olarak kullanılmaya başlandı. Bu çok yanlış. Ayrıca maske takılıyken elimiz maske ile sürekli temas ediyor. Elleriniz kirli olabilir ve temas ettiğiniz maskeyi kirletebilirsiniz. Maske teması ile eliniz kirlenir ve diğer temas ettiğiniz yerlere virüs bulaştırabilirsiniz. Maske kullanırken ağız ve buruna temas etmeyiniz. Maskeliyken burun açıkta bırakılıyor veya maske çene altında tutuluyor. Bu kullanım, maskenin koruyuculuğunu azaltır ve hastalığın, bulaşının kolaylaşmasını sağlar. Maske ağız ve burunu tam kapatacak şekilde kullanılmalıdır. Kirlenen maske ile temastan sonra eller yıkanmıyor. Maske sizi korumaya devam ederken üzerinde toz kir ve filtrelediği virüsleri tutar. Kirli bir maskeyi ellediğinizde, virüs size geçer ve ellerinizin ağız ve burnunuza teması ile hastalık bulaşabilir. Bu nedenle maskenizi çıkarıp çöpe attıktan sonra ellerin hijyen kurallarına göre yıkanması gerekir."

Devamını Oku
Yanlış maske kullanımı virüsün bulaşmasını kolaylaştırıyor

Türkiye'de ilk koronavirüs aşısı geçen hafta yapıldı: '20 gönüllü aşılandı, ciddi yan etki yok'

Hacettepe Üniversitesi'nde geçen hafta ilk gönüllü uygulamasına başlanan Kovid-19 aşısı şu ana kadar 20 sağlık çalışanına uygulandı. Prof. Dr. Murat Gökova, aradan geçen 5 günde ciddi bir yan etki ile karşılaşmadıklarını açıkladı.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova, Çin'de geliştirilen Kovid-19 aşısının ilk gönüllü uygulamasına ilişkin DHA'ya açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Akova, geçen hafta perşembe günü aşılama çalışmalarının başladığını, yüksek riskli grupta aşılamayı öncelikle tercih ettiklerini, bu nedenle önceliği sağlık çalışanlarına verdiklerini söyledi.

Akova, 1200 gönüllü sağlık çalışanında öncelikle aşılama yapacaklarını hatırlatarak, "Bizim dışımızdaki diğer 24 merkezde de yapılacak bu aşılar. Hacettepe aşılamaya ilk başlayan ve koordinatör merkez. Bu hafta içinde İstanbul'da bir ya da birkaç merkezde çalışmaya başlamayı planlıyoruz. Daha sonra diğer merkezlerle peyderpey çalışmaya başlayacağız. Şu andaki bu merkezlerin henüz çalışmaya başlamamasının temel sebebi bürokratik bir takım işlemler. Bu çalışmanın esas ana destekleyicisi Sağlık Bakanlığı'na bağlı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı. Dolayısıyla onların görevlendirdiği bir aracı kurum var. O aracı kurum aracılığıyla bu hastanelerle bir takım kontratlar imzalanıyor. Onunla ilgili bazı gecikmeler oldu ama bu hafta içinde çözüleceğini düşünüyorum" dedi.

'Gönüllüler içinden ikisinin antikoru pozitif çıktı'
Prof. Dr. Murat Akova, aşı olmak için başvuran gönüllülere çeşitli testler yaptıklarını belirterek, "Çok sayıda gönüllüyü bir anda aşılamak istemiyoruz açıkçası. Hem kontrolü kolay sağlamak hem de bu kişilere daha rahat bir hizmet sunmak için. Şimdiye kadar 20 civarında gönüllüyü aşıladık, bunların hepsi sağlık çalışanı. Bu kişilerden aşı yapmadan önce kanlarını alıyoruz, antikor olup olmadığını tespit ediyoruz. Aynı zamanda PCR testiyle belirtisiz de olsa virüs taşıyıp taşımadıklarına bakıyoruz. Bize başvuran gönüllüler içinde 2'sinin antikoru pozitif çıktı. Yani onlar hastalığı geçirmişler belirtileri olmadan. Bu nedenle bu 2 kişiyi aşılamadık. Ama geri kalan gönüllülerin hepsi ilk doz aşıları oldular. Aradan geçen 5 gün içinde çok şükür ciddi bir yan etki ile karşılaşmadık. Ufak tefek şeyler var tabii; hafif halsizlik, kırgınlık, aşı yapılan yerde ağrı gibi. Ama bunlar tüm aşılarda olduğu gibi beklenen yan etkiler. Şimdilik bir sorun yok" ifadelerini kullandı.

Sağlık çalışanları dışındaki diğer gönüllülerden henüz resmi olarak talep almadıklarını belirten Akova, "Ama haberdar olan vatandaşlarımız bizlere ulaşıp gönüllü olmak istediklerini söylüyorlar ve taleplerine ilişkin bir liste yapıyoruz. Ama şu anda resmi olarak açmadığımız için bu talebi, sayı çok yüksek değil. Sağlık personelini aşılamayı bitirdikten sonra gönüllü kabul etmeye çalışacağız. Aşıyı geniş kapsamda yapmaya karar verdiğimiz anda onlara geri döneceğiz ve 'aşılayabiliriz' diyeceğiz" diye konuştu.

'İşin henüz başındayız ve bir şey söylemek için çok erken'
Prof. Dr. Murat Akova, aşının gönüllülere iki doz halinde uygulanacağını vurgulayarak şunları söyledi:

"İlk aşıyı alan kişilere 14 gün geçtikten sonra aynı aşıdan bir doz daha yapacağız. 28 ve 42'nci günlerde biz bu kişilerden kan alacağız ve kanlarında antikor olup olmadığına bakacağız. Ayrıca periyodik olarak bu kişilerde PCR dediğimiz örneklerle de bakacağız virüs olup olmadığına. Gönüllülerin hepsine değil; ama bir kısmına 'T hücre bağışıklığı' dediğimiz antikor dışında vücutta gelişen bir bağışıklık var mı, ki o bağışıklığın daha uzun süreli olacağı var sayılıyor. Bunların olup olmadığına bakacağız. Periyodik olarak bu hastalar izlenecekler, muayene edilecekler, telefonla izlenecekler. Yan etki varsa bize hemen bildirecekler. Güvenlik analizlerini yapacağız. Oldukça uzun bir süreç, 7 aya kadar sürecek. Belki daha sonrasında da takip edeceğiz. İşin henüz başındayız ve bir şey söylemek için çok erken."

'Güvenliği tam gösterilmiş aşıya sahip değiliz'
Prof. Dr. Murat Akova, gönüllü uygulaması başlayan aşının yaygın kullanımının ne zaman başlayacağına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

Eğer onay alacak olursa bizim dışımızda da kullanılmaya başlanacak. Bu aşı şimdi Çin'de otoriteler tarafından acil kullanım onayı almış durumda. Çin'de asker ve sağlık personeli için de uygulanıyor diye biliyoruz; ama kaç kişiye uygulandı bilgimiz yok. Yalnız bize yakın zamanda ulaşan bir bilgiye göre 4 hastada ateş, baş ağrısı, halsizlik yan etkilerinin görüldüğü. Henüz elimize güvenlik verisi ulaşmadı. Çok ağır ve ciddi yan etki ile karşılaşılmadı. Bunların hepsi bilimsel birer çalışma. Biz etkinliği ve güvenliğini tamamen göstermiş bir aşıya sahip değiliz. Dünyada hiçbir yerde böyle bir aşı yok. Rusya ve Çin'de acil kullanım oranı almış aşılar var oradaki otoriteler tarafından. Bu da eleştiriliyor bilim dünyası tarafından. Çünkü bu tür onayları vermelerine rağmen bilimsel olarak geniş kitlelerde bu aşıların etkinliği ve güvenilirliği tam olarak gösterilmiş değil."

Prof. Dr. Akova, önümüzdeki günlerde gönüllü sayısının artacağını ifade ederek, "Biz bir gruba boş aşı bir gruba covid aşısı yapıyoruz. Bu gönüllülerde istemesek de eğer hastalık belirtisi ortaya çıkarsa bu verileri o zaman analiz edeceğiz, bakacağız, aşıda mı oldu yoksa boş aşıda mı oldu diye? Böylece aşının etkinliğine karar vereceğiz. Ama o sonuçlar ortaya çıkıncaya kadar şu anda elimizde kesinlikle kullanılması gereken güvenli bir aşı var diye bir şey söylenemez. Bunlar bilimsel araştırmalardır. Biz de o araştırmaları şu anda sürdürüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

'Yerli aşıda erken fazdayız'
Prof. Dr. Murat Akova, yerli aşı çalışmalarının ise henüz erken fazda olduğuna değinerek, "Henüz hayvan çalışmasında bunlar. İnsandan önceki değişik fazlarda. Toplam 9 aşı Dünya Sağlık Örgütü listesine kayıtlı; ama benim bildiğim 13 civarında aşı Türkiye'de değişik merkezlerde yapılan. Bunların bir ya da bir kaçının insanda deneme aşamasına gelmiş olabileceği konusunda bir bilgi var" diye konuştu.

Devamını Oku
Türkiye'de ilk koronavirüs aşısı geçen hafta yapıldı: '20 gönüllü aşılandı, ciddi yan etki yok'

Akkuyu’da 2. ünitede reaktör temeli tamamlandı

Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) ikinci güç ünitesinde, reaktör ve türbin binalarının temel plakaları için yürütülen beton dökme çalışmaları tamamlandı.

Akkuyu Nükleer AŞ’den yapılan açıklamaya göre, santralin ikinci güç ünitesinde reaktör binası temel plakasının en iyi şekilde sertleşmesini sağlamak için temele 2 bin 451 ton betonarme demiri döşendi.

Söz konusu demir miktarı, Eyfel Kulesi’ndeki tüm metal yapıların ağırlığının üçte birine eşit seviyede bulunurken, betonarme demirinin tasarlanan konumda tutulması için metal karkas kullanıldı.

Alanı 6 bin 864 metrekare, yüksekliği 2.6 metre, derinliği ise 78 metrenin üzerinde olan temel plakasına 17 bin metreküp beton döküldü.

Devamını Oku
Akkuyu’da 2. ünitede reaktör temeli tamamlandı

İstanbul'da kamu kurumlarında HES kodu uygulaması başladı

İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan genelge sonrası tüm kamu kurum ve kuruluşlarında HES kodu zorunlu hale getirildi. Üsküdar Kaymakamı Mustafa Sefa Demiryürek de kaymakamlık binası girişinde HES kodu denetimi yaparak vatandaşlara bilgilendirmelerde bulundu.

Türkiye'de koronavirüsle mücadele kapsamında yeni önlemler alınmaya devam ediyor.

İçişleri Bakanlığı'nın yayımladığı genelge sonrası Hayat Eve Sığar (HES) kodu 23 Eylül 2020 itibariyle, Valilik, Kaymakamlıklar, İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü, Tapu ve Kadastro II. Bölge Müdürlüğü, İlçe Nüfus Müdürlükleri ve İlçe Tapu Müdürlüklerine randevu talepleri öncesi ve bu kurumlara girişlerde zorunlu olarak kullanılmasına karar verildi.

Alınan karar sonrası Üsküdar Kaymakamı Mustafa Sefa Demiryürek, kaymakamlık binası girişinde işlemlerini gerçekleştirmek için gelen vatandaşların HES kodu kontrolünü gerçekleştirerek bilgilendirmelerde bulundu.

HES kodu uygulaması denetiminde açıklamalarda bulunan Demiryürek, "İçişleri Bakanlığımızın genelgesi ve İstanbul Valiliğimizin talimatları doğrultusunda bütün kamu kurum ve kuruşlarının girişlerinde 'HES' kodunun zorunlu hale getirilmesinin ilk günü. Üsküdar Kaymakamlığı olarak gerekli hazırlıklarımızı tamamladık. Girişte yığılmanın yaşanmaması için gerekli tedbirlerimizi aldık. Personel girişimiz ile vatandaş girişimizi ayırdık. Personel girişinde ben dahil çalışan tüm arkadaşlarımız HES kod uygulamamızı göstererek içeri giriyoruz. Vatandaşlarımız ilk günde herhangi bir yığılma oluşmaması için sırayla 'HES' kodu uygulaması cep telefonunda olanlar barkod okutarak içeri alınacak, cep telefonu olmayan HES kodu alamamış vatandaşlarımız ise burada HES kodunu alarak içeri girebilecekler” diye konuştu.

Devamını Oku
İstanbul'da kamu kurumlarında HES kodu uygulaması başladı

Ukrayna, yaban mersini ihracatında dünya liderleri arasına girdi

Ukrayna, ihracat artış oranı açısından dünyanın en büyük 20 yaban mersini ihracatçısı arasında ikinci sırada yer almaktadır .

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün ( FAO) yatırım departmanı ekonomisti Andrey Yar...
Haberin tümünü okumak için tıklayın