Coronavirus (Covid-19)

  • 12,653,451Coronavirus Vaka Sayısı
  • 563,517Ölü Sayısı
  • 4,702,261Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 14:10

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar

Üniversitelerin uzaktan ve ikinci öğrenim ücretleri değişmedi

Yükseköğretim kurumlarında 2020-2021 eğitim-öğretim yılı için uzaktan ve ikinci öğretim ücretlerinde geçen yıla göre değişiklik olmadı.

"2020-2021 Eğitim-Öğretim Yılında Yükseköğretim Kurumlarında Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkısı Olarak Alınacak Katkı Payları ve Öğrenim Ücretlerinin Tespitine Dair Karar"ın yürürlüğe konulmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Kararda, yükseköğretim kurumlarının cari hizmet maliyetlerine birinci öğretim ile açık öğretimde devlet ve öğrenci tarafından yapılacak katkı payı tutarları ile ikinci ve uzaktan öğretim öğrencilerinin öğrenim ücreti tutarları açıklandı.

Buna göre, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında öğrenimine devam eden veya yeni kayıt yaptıracak birinci öğretim ve açık öğretim öğrencilerinden, öğrenci katkı payı alınmayacak. Bu öğrencilerden alınması gereken öğrenci katkı payı tutarları devlet tarafından karşılanacak.

Bu kapsamda, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında devlet tarafından karşılanacak öğrenci katkı payı tutarları yüzde 20 artırımlı olarak ödenecek.

Engelli öğrencilerden katkı payı alınmayacak
Yükseköğretim programlarına kayıt yaptırma veya yenileme sırasında, engelli olduğuna dair raporu ilgili yükseköğretim kurumuna sunan öğrencilerin ödemesi gereken öğrenim ücreti tutarlarından program süresi ve kayıtlı olunan program sayısı sınırlaması olmaksızın engellilik oranı kadar indirim yapılacak.

Engelli öğrencilerden birinci öğretim ve açık öğretim programlarına devam eden veya yeni kayıt yaptıran öğrencilerden program süresi ve kayıtlı olunan program sayısı sınırlaması olmaksızın öğrenci katkı payı alınmayacak.

Engelli olduğu halde 2020-2021 eğitim-öğretim yılına ilişkin kayıt yaptırma veya kayıt yenileme sırasında engelli olduğuna dair raporu ibraz edemeyen öğrencilere, ilgili belgeyi ibraz ettiği tarihte, bu eğitim-öğretim yılına ait ödemiş oldukları öğrenim ücretlerinden engellilik oranı kadar yapılacak indirim tutarı veya öğrenci katkı payı tutarı ret ve iadeler kaleminden iade edilecek.

Öğrenim ücreti tutarları
Kararda, yurt dışından kabul edilecek öğrencilerden alınacak öğrenim ücreti tutarları da belirlendi. Buna göre, yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları dahilinde kayıt yaptıracak öğrencilerden alınacak öğrenim ücreti, ilgisine göre öğrenci katkı payı ve öğrenim ücretinin 3 katından az olmamak üzere yükseköğretim kurumları tarafından belirlenecek.

Yabancı dille öğretim yapan yükseköğretim programlarında öğrenim ücreti, 1,5 katı olarak alınacak.

Öğrencilerden, yeni kayıt ve kayıt yenileme sırasında katkı payı ve öğrenim ücreti dışında, açık öğretim ve uzaktan öğretim materyal ücreti hariç, her ne ad altında olursa olsun ücret alınmayacak.

Başarılı öğrencilerin öğrenim ücreti
Hazırlık sınıfı hariç, bulundukları bölümde her bir dönem için belirlenen asgari derslerden dönem sonu itibarıyla yapılacak sıralamada ilk yüzde 10'a girme başarısı gösteren ikinci öğretim öğrencileri, bir sonraki dönemde birinci öğretim öğrencileri için belirlenen öğrenci katkı payı kadar öğrenim ücreti ödeyecek.

İkinci öğretimde alınacak öğrenim ücretlerinin yüzde 10'u öğrencilerin başta beslenme olmak üzere barınma, sağlık, spor, kültür ve diğer sosyal hizmetlerinde kullanılacak. Kalan kısmı ise üniversite bütçesine dahil edilerek YÖK tarafından tespit edilen usul ve esaslara göre kullanılacak.

Yurtdışından öğrenci kabul kontenjanları dahilinde kayıt yaptıracak öğrencilerden alınacak öğrenim ücreti, öğrenci katkı payı ve öğrenim ücretinin üç katından az olmamak üzere yüksekögretim kurumları tarafından belirlenecek.

Devamını Oku
Üniversitelerin uzaktan ve ikinci öğrenim ücretleri değişmedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ne şehitlerimizi unutacak ne de Srebrenitsa soykırımını unutturacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ne şehitlerimizi unutacak ne de Srebrenitsa soykırımını unutturacağız." açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Srebrenitsa'da 1995 yılında yaşanan soykırımın 25'inci yıl dönümü dolayısıyla gerçekleşen anma töreninde görüntülü mesajı yayınlandı.

Mesajında Bosna Hersekliler ve tüm misafirleri selamlayan Erdoğan, bugün, tarihin acı ve utanç sayfalarından biri olan Srebrenitsa Soykırımı'nı anmak ve Boşnakların acısını paylaşmak gayesiyle bir arada bulunduklarını ifade etti.

Koronavirüs sebebiyle fiziken aralarında olamasa da aklı ve gönlünün her daim Bosna'da olduğunu belirten Erdoğan, 25 sene önce alçakça katledilen aziz şehitleri rahmetle andı ve kederli aileleriyle yakınlarına başsağlığı diledi.

Geçen sene naaşlarına ancak yeni ulaşılabilen şehitleri Saraybosna'dan Srebrenitsa'ya birlikte uğurladıklarını anımsatan Erdoğan, yüreklerindeki acıya rağmen ailelerin vakur duruşlarına hep beraber şahit olduklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Soykırımın üzerinden çeyrek asır geçse de acımız halen tazedir. Ortaya çıkarılan her toplu mezarla yüreklerimiz yeniden dağlanıyor. Hala kadınlar kocalarına, çocuklar anne-babalarına kavuşmanın umuduyla yaşıyor. Aradan geçen bunca zamana rağmen hala çocuklarının yolunu gözleyen anneler var. 25 yıldır mavi kelebeklerin izinde sevdiklerimizi arıyoruz. Rabb'imiz şehitler için, 'Allah yolunda öldürülenler için ölüler demeyin, bilakis, onlar diridirler fakat siz bilemezsiniz' buyuruyor. Bizler de şehitlerimizin hep aramızda olduğuna, diri olduğuna inanıyoruz. Merhum Aliya İzetbegoviç 'Soykırımı asla unutmayın, unutulan soykırım tekrarlanır.' derdi. Ne şehitlerimizi unutacak ne de Srebrenitsa Soykırımı'nı unutturacağız. Bosnalı kardeşlerimize karşı işlenen cinayet ve katliamların takipçisi olacak, hak ve adalet arayışınızda sizleri asla yalnız bırakmayacağız."

Son dönemde Batılı ülkelerde yaşanan İslam karşıtı saldırıların, bu konuda teyakkuz halinde olunması gerektiğini gösterdiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Onca drama, katliama ve gözyaşına rağmen, Avrupalı siyasetçiler Srebrenitsa katliamından hiçbir ders çıkarmadılar. İslam düşmanlığını körükleyen, yabancı karşıtlığını destekleyen söz ve beyanatların halen serbestçe kullanılması, geleceğimiz adına büyük bir endişe kaynağıdır. Bir daha benzer acılar yaşamamak için uluslararası kuruluşlar yanında bizlere de önemli sorumluluklar düşüyor. Asırlar boyunca hoşgörü ve barışın güzel örneklerini vermiş bir medeniyetin temsilcileriyiz. Görüş farlılıklarının, etnik, kültürel ve mezhebi ayrımların bizi bölmesine, birbirimize düşman etmesine izin vermeyiz. Adaletin tecellisi için yürüttüğümüz mücadeleyi 'Haklıysak, güçlüyüz' inancıyla tam bir özgüven içinde devam ettirmeliyiz. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken Türkiye’nin ve Türk milletinin desteğinin Bosna-Hersek’le beraber olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Srebrenitsa şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, ailelerine, sevenlerine ve bu acıyı yüreğinde hisseden herkese sabırlar diliyorum."

Devamını Oku
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ne şehitlerimizi unutacak ne de Srebrenitsa soykırımını unutturacağız

Güldür Güldür Show 239. Bölüm Tek Parça Full HD izle

Güldür Güldür Show 239. Bölüm Tek Parça Full HD izle

Güldür Güldür Show 239. Bölüm Tek Parça Full HD izle

Murat FİDAN : BU MİLLET SİZİ ŞÜKRAN VE MİNNETLE DAİMA ANACAKTIR

BU MİLLET SİZİ ŞÜKRAN VE MİNNETLE DAİMA ANACAKTIR.

ÜSTADIMIZIN VARİSLERİ KAHRAMAN AĞABEYLERİMİZİN YÜKSEK FERASETİ, KESKİN NAZARLARI, SANKİ BU GÜNLERİ GÖRMÜŞ GİBİ, BİZLERE GÜNEŞ GİBİ IŞIK VE REHBER OLDULAR...

BAZI KENDİNİ BİLMEZ HADDİNDEN TECAVÜZ EDENLER, BU KAHRAMAN AĞABEYLERİMİZİ İKTİDARI DESTEKLİYOR DİYE MAALESEF ELEŞTİRMİŞLERDi...

Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi (r.a.) hazretlerinin rahle-i tedrisinde, taht-ı riyâset’inde ve terbiyesinde yetişen kahraman ağabeylerimiz, Keskin nazarları ve ferasetleriyle, meşru olan hükümet’e ve açık açık Recep Tayyip Erdoğan beyefendiye destek vermek, sitayişkarane, mültefitane ve övgüyle bahsetmek teşvik ve teşci etmekle ve Mustafa Sungur ağabeyimize ehvenüşşer mi? diye sorulduğunda, “ne ehvenüşşerri kardeşim! Azamul hayırdır” diyerek mukabele edip, destek ve sahip çıktıkları, ve bu destekleriyle ülkemizin ve alem-i İslamın azılı düşmanları olan iç ve dış zındıka komitelerinin tüm planlarını akim bırakarak çok büyük kazanımlara vesile olmaları, topluma yön vermede pusula gibi şaşmaz müdakkik rota gibi öğreti ve ikazatlarıyla, sel gibi gelecek tahribat ve fitnelerin büyük oranda önüne geçmişlerdir.

İmanlarının tereşşuhatından fışkıran, keskin nazarlı ferasetleriyle, başta vefat eden ağabeylerlerimizden Mustafa sungur ağabey, Said Özdemir ağabey, Salih Özcan ağabey, Ahmed Aytimur ağabey, Abdullah yeğin ağabey, AbdulKadir Badıllı ağabey (R.h.ecmain) ve şuan hayatta olan, Mehmet fırıncı ağabey ve üstadımızın vekili Hüsnü Bayram ağabeylerimizin, Üstadımıza layık bir talebe, bu vatan ve millete ve İslam alemine karşı vazifesini bi temamiha yapmış birer kahraman olarak tarihe geçmişlerdir...

Bazı kendini bilmez ve haddinden tecavüz etmiş ferasetleri dümura uğramış, hiçbir vizyon ve hizmete sahip olmayan, sadece ve sadece terakkiyatını eleştirme ve ötekileştirmede bulan, ilerleme ve rüçhaniyeti tek dişi kalmış canavarların mel’abegah’ı ve mimsiz medeniyetin varisi işgalci ve istilacı batılılar da arayan, zındıka komitelerinin gönüllü piyon, tetikçi, kalemşör ve avukatlığına soyunmakta beis görmemiş bu hilkat acibeleri, maalesef ve maalesef bu islam kahramanı ağabeylerimizi, eleştirerek ve hatta daha da ileri giderek, biz Nur talebelerine, “sizin akıllarınız ağabeylerinizin cebinde mi? “ deme cür’et’inde bulunarak edepsizlikte dahi sınır tanımamışlardır. Bizlere bu iftira ve bühtanları atanların bilakis kendi akıllarının kimlerin cebinde olduğu gün gibi bugün aşikar ortaya çıkmıştır...

Bu menfi ve tahribatçı şer odaklarının gece gündüz aleyhinde bulunarak eleştirdikleri sayın Muhterem Recep Tayyip Erdoğan beyefendi, üstadımızın çok istediği üç büyük vasiyetlerinden olan, Risale-i Nur’un devlet eliyle basılması, firenklerin sembolü olan şapkanın askerimizin başından kaldırıması ve Ayasofya camiinin tekrar asliyetine rücu edilmesi vasiyetini yerine getirmek ve İttihad-ı İslam’a kuvvet vermekle bir islam kahramanı paye ve nişanını bihakkın haketmiştir.

Bizim kahraman ağabeylerimiz, ne dünya malı ne sevgisi ne makam ve ne de şöhret peşinde asla koşmamış, dünyalarını ve gençliklerini millet ve vatanına Alem-i İslama feda ederek, tüm hayatlarını İman ve Kur'an hizmetine, İslam toplumunu, anarşi terör ve imansızlık cereyanına karşı korumakla geçirmiş, Ülkelerini terketmemiş, vatan ve milletlerine asla hıyanet etmeyerek, azami takvayı esas alarak Bediüzzaman hazretlerine layık birer talebe ve varis olduklarını ispat etmişlerdir...

Bu millet sizi şükran ve minnetle daima anacaktır. Rabbim Siz ağabeylerimizden ebediyyen razı olsun...

Murat FİDAN

Devamını Oku
Murat FİDAN  : BU MİLLET SİZİ ŞÜKRAN VE MİNNETLE DAİMA ANACAKTIR

DSÖ Direktörü Kluge: Türkiye, COVID-19'a karşı olumlu bir sınav verdi

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge, koronavirüs ile mücadele etmenin en önemli kurallarından birinin test yapılması olduğunu belirterek, "Türkiye bunu günde 20 bin testten 50 bin teste çıkarabilmiş durumda" dedi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge, Türkiye'nin COVID-19'a karşı iyi ve olumlu bir sınav verdiğini söyledi.

 

Nisan ayının ortasından itibaren Türkiye'de pozitif vaka ve vefat sayılarında yüzde 70'lik bir azalma gördüklerini belirten Kluge, şunları kaydetti:

 

"COVID-19 ile mücadele etmenin en önemli kurallarından bir tanesi test yapılması, Türkiye bunu günde 20 bin testten 50 bin teste çıkarabilmiş durumda. (Türkiye'de) Biz haziran ayının başında sokağa çıkma yasağı kaldırıldığı zaman bir çıkış görmüştük ama daha sonra o da inişe geçip stabilize oldu. Herhangi başka bir ülke için söyleyeceğim şeyi Türkiye için de söylemek gerekirse burada önemli olan şey geldiğimiz noktayla yetinmemek. Yani 'biz burada iyiyiz artık virüsü kontrol altına aldık' diye düşünmemek gerekli, çünkü virüs halen var olmaya devam ediyor."

 

Kluge, Türkiye'nin bir tatil ülkesi olduğunu, çok güzel sahili, doğası ve tarihi yerleri bulunduğunu dile getirdi.

 

'Havaalanlarının ve otellerin açılması ilerlemeyi gösteriyor'

 

Türkiye'nin koronavirüs ile mücadelede iyi bir ilerleme kaydettiğini ve bu anlamda gözlemlediği iki önemli gelişmenin olduğunu aktaran Kluge, bunlardan ilkinin havaalanlarının kademeli olarak açılması olduğunu ifade etti.

 

Kluge, diğer önemli gelişmenin ise COVID-19 tedbirleri kapsamında hayata geçirilen Sağlıklı Turizm Belgelendirme Programı ile 'Güvenli Turizm Sertifikasyonu' alan tesisler olduğunu aktararak, "Türkiye otellere bu konuda sertifikasyon yani belgelendirme vermeye başladı. Giderek daha fazla otel bu şartları taşıdığına dair bu sertifikayı alıyor. Sonuç olarak, benim burada bulunmam da zaten Türkiye'nin kaydetmiş olduğu ilerlemeyi, aşamayı en iyi şekilde gösteriyor diye düşünüyorum." dedi.

Devamını Oku
DSÖ Direktörü Kluge: Türkiye, COVID-19'a karşı olumlu bir sınav verdi

Meral Akşener: 'Erdoğan Ayasofya'yı açamaz' dedim, yanılmışım

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "'Sayın Erdoğan Ayasofya'yı açamaz' dedim yanılmışım. Sayın Erdoğan'ı tebrik ediyorum" dedi.

Ayasofya'nın müze statüsünün iptali kararının ardından katıldığı TV programında açıklamalarda bulunan Akşener, 'Sayın Erdoğan Ayasofya'yı açamaz' dedim yanılmışım. Sayın Erdoğan'ı tebrik ediyorum' dedi.

Akşener, daha önce katıldığı bir programda “Bakın iddia ediyorum, Sayın Erdoğan onu açamaz” demişti.

Devamını Oku
Meral Akşener: 'Erdoğan Ayasofya'yı açamaz' dedim, yanılmışım

Ergün DUR :SREBRENİCA.. GÖZYAŞI..KAN..

SREBRENİCA.. GÖZYAŞI..KAN..

Tam 25 yıl olmuş bu korkunç katliam olalı... Daha dün gibi..
11 Temmuz 1995 yılında gerçekleştirilen insanlık tarihine bir kara LEKE olarak geçen olayda, 8 bin 500 Boşnak büyük bir katliama uğramıştı… Avrupa’nın 2. Dünya Savaşı’ndan sonra gördüğü en trajik olaylardan biri… İnsanı insanlığından utandıran katliam… Üstelik bu katliam dünyanın insan hakları, demokrasi, hoşgörü ve bunları korumakla yükümlü BM, NATO gibi kurumların, teşkilatların, en ileri, en yüksek, en organize durumda olduğu zamanlarda oldu ne yazık ki…
Sadece 775’inin, evet sadece 775’inin mezarı biliniyor. Mezarı başında bir Fatiha okuyamamanın acısı ne büyüktür. Kimbilir… Kahvaltımızı yaparken kahvaltı haberlerinde, akşam yemeğimizi yerken akşam haberlerinde seyredilen, Bosna-Hersek’te, bütün dünyanın gözleri önünde kameraların geniş açılarında vahşet, şiddet ve dehşetin her türünün uygulandığı Srebrenitsa katliamından bahsediyorum.
MİNİCİK YÜREKLERİN İSYANI
O tarihlerde daha mesleğimin başlarında bir garip öğretmendim. Her gün derse başlamadan öğrencilerime “Hadi bakalım çocuklar dün dünyada, ülkemizde neler olmuş? Kim konuşmak ister?” dediğimde haberleri izleyen o minicik yüreklerin, o bembeyaz dünyalara, çöken karabulutları, o dehşetli kamera görüntülerini anlatan öğrencilerimi dinlerken gözyaşlarımı dün gibi hatırlarım. O zamanlarda o mini mini çocuklara tüm bunlara inat,insanlara hoşgörülü olmayı, sevmeyi, insanları Yaradan dan ötürü hoş görmek gerektiğini,değerlerimize sahip çıkmayı SALIK vermeye çalışırdım. Nitekim 2 oğlunu katliamda kaybetmiş teyzenin Sırbistan liderine gösterdiği hoşgörü tarih kitaplarında yerini alacaktır. Mühim olan bu yaşananlardan gerekli dersleri almak…
Birbirimize tutunarak yürümüyoruz artık. Birbirimize sarılarak omuz-omuza… Savaştan önce 24 bin civarı olan kentin nüfusu diğer bölgelerden gelen mülteci göçleriyle 60 bin civarına gelmişti. Artık Srebrenitsa “açlık” ve “hastalıklar” ile mücadele eden bir “toplama kampı”na dönüşmüştü. Müslümanların elindeki silahlar BM tarafından koruma gerekçesiyle toplanmıştı. Ratko Mladiç komutasındaki Sırplar Srebrenitsa”ya olan saldırılarını sıklaştırdıklarında Müslümanlar”ın toplanan silahlarını geri almak için yaptıkları başvuru sorumlu Hollanda komutanı tarafından reddedildi. BM yalnızca iki F16″yı kent üzerinde bir uçuş yaptırmakla yetindi. Hollandalı askerler bir gece yarısı Bosna”daki BM Barış Gücü komutanı Fransız generalden aldıkları emir doğrultusunda kenti boşalttılar. 11 Temmuz 1995 günü Ratko Mladiç silahlarından arındırılmış kente hiç zorlanmadan girdi. Sonra da Sırp askerler Müslüman Boşnakları yolarda, dağlarda hunharca katlettiler. Cesetlerin kimlikleri tespit edilmesin diye parçalayarak sayıları 64″ü bulan toplu mezarlara gömdüler. Daha sonra ortaya çıkan bir video kasetinde Sırp generalin kenti boşaltan Hollandalı komutana bir hediye verirken görüntüleri çekilecekti.
At şarkı söylemediği için talihsiz midir?
Hayır! Ama koşamazsa talihsiz olur.
Köpek uçamadığı için talihsiz midir?
Hayır! Fakat koku almazsa talihsiz olur.
İNSAN aslanları boğamadığı için bedbaht mıdır?
Hayır! O bunun için yaratılmış değildir. Ama temizliği, ahlakı, iyiliği, vefayı, adaleti kaybettiği vakit ve ruhunda ilahi değerler silindiği vakit bedbahttır. Der Epictetos …
Doğuştan kör iki adam bir duvarın kenarına çökmüş, konuşuyorlardı. Biri;
-“Dün gece rüyamda çok güzel bir kuş gördüm.” Dedi diğeri heyecanla sordu;
-“Ben ömrümde hiç kuş görmedim. Anlat hele… Kuş neye benziyordu?” Rüyayı gören kör cevap verdi.
-Ümide benziyordu.

Ergun DUR

Devamını Oku
Ergün DUR :SREBRENİCA.. GÖZYAŞI..KAN..

Bilim Kurulu Üyesi Yamanel: 2 veya 3 vardiyalı eğitim gelebilir

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Levent Yamanel, "Okullar için de hibrit (karma) modeller var, yani yarısı evde yarısı okulda gibi bir eğitim düzeni söz konusu olabilir. Belki vardiyalı eğitim de söz konusu olabilir" dedi.

Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi (GATA) Yoğun Bakım ve İç Hastalıkları Uzmanı ve Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Levent Yamanel, koronavirüs salgını nedeniyle okulların 31 Ağustos’taki açılış tarihinin ertelenmesi ihtimalini değerlendirdi.

Yamanel, "Vaka sayılarımız çok artar, kontrol altına alınmayacak düzeylere çıkarsa o zaman okullar açılmayabilir. Zaten okullar için de hibrit modeller var biliyorsunuz. Yani yarısı evde yarısı okulda gibi bir eğitim düzeni söz konusu olabilir. Mesela 10 ders var, 5’i evde, 5’i okulda gibi. Bizim için daha uygun olacaktır. Temas olasılığını daha aza indirecektir, bu nedenle de Milli Eğitim Bakanlığımız da bu yönde çalışıyor. 1 metrelik sosyal mesafe sınıflarda yeterli olacaktır. Ama okulun kapalı alanını düşünerek ona göre yapılan bir çalışma mevcut. Tabii belki vardiyalı eğitim de söz konusu olabilir, sabah-öğlen gibi veya üç vardiya gibi önlemler gelebilir" diye konuştu.

'100'ün altına inersek birinci dalga biter'
Yamanel, böyle gitmesi halinde 15 gün içinde günlük vaka sayılarında 500'ü göreceklerini söyleyerek, "Daha iyi daha güzel şeyler konuşuruz o zaman. Dünyada sonbahar aylarında ikinci dalga bekleniyor. Türkiye hala birinci dalgayı yaşıyor. Biz daha birinci dalganın plato fazındayız. Yani birinci dalganın bitişi için, birinci dalgayı atlatmamız için 100’lü seviyelerin altına da inmemiz gerekiyor, ikinci dalgayı o zaman konuşabiliriz. Yazın 100’ün altına inebilirsek tabii ki çok avantajlı oluruz. Çünkü o zaman sağlık sistemimiz ikinci dalga için daha dinç olacaktır" ifadelerini kullandı.

'Havalandırmaya dikkat etmek lazım'
Dünya Sağlık Örgütü’nün Kovid-19'un havadan bulaşma ihtimalini kabul etmesine de değinen Yamanel, koronavirüsün damlacık enfeksiyonu olduğunu ve damlacıkların bir süre havada kaldıktan sonra yere düştüğünü hatırlattı.

Yamanel, "Bu havada kalan damlacık koridorlarında tabii insanların bunları almaları mümkün. Bu nedenle özellikle kapalı alanlarda havalandırmaya çok dikkat etmek lazım. Ama tabii ki klimaların kullanımında da hava akımları oluşabilir. Yine damlacığın uzun süreli uzun mesafeler de gitmesi mümkün olabilir. Tabii hava akımı oldukça damlacıkların yere düşmesi gecikebilir. Bu nedenle de havada asılı kalma durumu da söz konusu olabilir. Bunun ‘ne kadar kalır’ı çok ortaya konmuş bir şey değil. 5-10 dakika mı yoksa saatler mi sürüyor tam olarak ortaya konmuş değil. O nedenle hava akımı oluşturan cihazları özellikle kontrollü kullanmak gerekiyor" diye konuştu.

Devamını Oku
Bilim Kurulu Üyesi Yamanel: 2 veya 3 vardiyalı eğitim gelebilir

Diyarbakır'da 6 yaşındaki kız çocuğu ölü bulundu

Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde, 6 yaşındaki kız çocuğu bahçede ölü bulundu.

Alınan bilgiye göre, baba Evren Teker, kızı Evin'i (6) Tekel Mahallesi'nde oturan babası İsmet Teker'in evine bıraktıktan sonra eşiyle pamuk tarlasına çalışmaya gitti.

Dede Teker, bir süre sonra bahçede oynayan torununun duvar dibinde hareketsiz yattığını görünce durumu yakınlarına bildirdi.

Hastaneye götürülen Evin'in öldüğü, boğazında ise iz bulunduğu tespit edildi.

Ceset, otopsi için Diyarbakır Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

Devamını Oku

Ukrayna koronavirüs rakamları: Günlük 800 artışla, toplam 52,843 (11 Temmuz)

Ukrayna Halk Sağlığı Merkezi’ne göre, 11 Temmuz günü sabah itibariyle yayınlanan verilere göre önceki gün içerisinde 800 laboratuvar onaylı yeni koronavirüs vakası görüldü. Toplam vaka sayısı 52,843 oldu. Toplam ölüm 1,372’y...
Haberin tümünü okumak için tıklayın