Coronavirus (Covid-19)

  • 13,058,349Coronavirus Vaka Sayısı
  • 571,984Ölü Sayısı
  • 4,881,312Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 12:45

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar

Bakan Çavuşoğlu: Ermenistan aklını başına toplasın, tüm imkanlarımızla Azerbaycan'ın yanındayız

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Azerbaycan-Ermenistan sınırında yaşanan çatışmayla ilgili olarak "Ermenistan aklını başına toplasın, tüm imkanlarımızla Azerbaycan'ın yanındayız" dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, TRT Haber'de açıklamalarda bulunuyor. Çavuşoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Ermenistan haince bir saldırıda bulundu ve 4 tane kardeşimiz şehit oldu. Burada şunu görüyoruz Ermenistan özellikle yeni çatışma alanları oluşturmak istiyor. Siyasi çözüme bugüne kadar Ermenistan yanaşmadı. Bugüne kadar Ermenistan hiçbir çözüme yanaşmadı. Ermenistan'ın yaptığı kabul edilemez, aklını başına toplasın. Azerbaycan yalnız değildir. Biz tüm imkanlarımızla Azerbaycan'ın yanındayız. Bugün Azerbaycan Dışişleri Bakanı'nı arayacağım, değerlendirme yapacağız.
(Ayasofya ibadete açıldı) Türkiye'nin egemenlik hakkına müdahale edici yapılan yorumları şiddetle reddediyoruz. Buradaki tartışmalar yersiz. UNESCO'nun dünya miras listesi evet doğru ama geçmişte öyle değil miydi? Burasının dokusun bozulmamasını isteyenlerin tercihlerine saygı duyuyoruz. Burası yıllar önce cami olarak hizmete açıldığında hiç bozuldu mu, bozulmadı. Ecdadımızın bize bıraktığı mirası korumak zorundayız. UNESCO'nun bazı açıklamalarını gördük, hayretle karşıladık. İç siyasette 'Atatürk'ün attığı imzayı değiştirdiler' konumuna götürmesinler. Önemli olan Atatürk'ün koyduğu hedeflere Türkiye'yi kim götürüyor budur.

​'Yunanistan'ın söz söylemeye hakkı yok'
Başkentinde cami olmayan tek ülke Yunanistan. Batı Trakya Türklerinin yaşadığı zulmü görüyoruz. Yunanistan koronayı bahane ederek ezanları susturdu. Yunanistan'ın bu konuda söz söylemeye hakkı yok.
(Libya'da ateşkes nasıl sağlanacak?) Şu anda bir ateşkes olsa bu Libya hükümetinin işine gelmez. Çünkü endişeleri var. Hafter samimi değil. Zaman kazanmaya çalıştığını düşünüyoruz. Tekrar saldırı hazırlığı içinde olduğu görülüyor. Hafter ve destekçilerinin siyasi bir haritası da yok. Dolayısıyla Libya'nın yol haritasını görmek istiyorum ondan sonra ateşkes olsun tavrı çok haklıdır. Şartlar oluşursa ateşkes imzalayalım diyor Libya hükümeti. Sirte ce Cufra'nın boşaltılması ve Libya hükümetine verilmesi gerekiyor. Biz bunları Rus tarafına da ilettik. Biz Türkiye olarak ateşkesi istiyoruz ve siyasi çözümün tek çözüm olduğuna inanıyoruz.

Devamını Oku
Bakan Çavuşoğlu: Ermenistan aklını başına toplasın, tüm imkanlarımızla Azerbaycan'ın yanındayız

Ozan Güven hakkında 13.5 yıla kadar hapis istemi

Oyuncu Ozan Güven hakkında kız arkadaşı Deniz Bulutsuz'a şiddet uyguladığı gerekçesiyle yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede Güven'in 'hakaret', 'kasten yaralama' ve 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından 13.5 yıla kadar cezalandırılması istendi.

Sevgilisi Deniz Bulutsuz'u darp ettiği öne sürülen Ozan Güven hakkında 'hakaret', 'tehdit', 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' ve 'kasten yaralama' suçlarından 3 yıl 8 aydan 13.5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı.

Savcılık, Deniz Bulutsuz'un şüpheli olduğu dosyanın, eyleminin basit yaralama kapsamında kalması nedeniyle uzlaştırmaya gönderilmesine karar verdi.

Devamını Oku
Ozan Güven hakkında 13.5 yıla kadar hapis istemi

Esnaf ve sanatkarların kredilerine yapılandırma

Ticaret Bakanı Pekcan, "Esnaf ve sanatkarlarımızın Kredi ve Kefalet Kooperatifleri aracılığıyla kullandıkları kredilerden takipte olanları yapılandırıyoruz" dedi.

Esnaf ve sanatkarların kredilerine yapılandırma

Diyadin Belediye Başkanı Betül Yaşar gözaltına alındı

Ağrı'da PKK'ya yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde aralarında HDP'li Diyadin Belediye Başkanı Betül Yaşar'ın da olduğu 4 kişi gözaltına alındı.

Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca yapılan soruşturmada Diyadin Belediye Başkanı Betül Yaşar'ın yanı sıra bazı eski Diyadin Belediyesi çalışanlarının da PKK lehine faaliyetlerde bulunduğu ileri sürüldü.

Bunun üzerine harekete geçen polis ekipleri, ölen PKK mensuplarının yakınlarını belediyede işe aldığı belirtilen Yaşar ile eski belediye yöneticilerinden Mustafa Alpaslan ve Mesut Arslan'ı Diyadin'de, yine eski belediye yöneticilerinden Zeynel Abidin Bozkurt'u Düzce'de yakaladı.

Zanlılardan Yaşar, Bozkurt ve Alpaslan 'terör örgüt üyesi olmak' ve 'terör örgütü propagandası yapmak', Arslan ise 'terör örgütü üyesi olmak' suçundan gözaltına alındı.

Soruşturma çerçevesinde Diyadin Belediyesi'nde de polislerce arama gerçekleştirildi.

Devamını Oku

Türkiye alkollü içecek vergisi liginde 6. sırada

Son 10 yılda rakıda yüzde 443, birada ise yüzde 365 artan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranı, Türkiye'yi alkollü içecek vergisi liginde 6.'lığa taşıdı. Dr. Ozan Bingöl, "ÖTV iktidarlar için tüketici tercihlerini etkilemek adına iyi bir araç" dedi.

Türkiye, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 2018'de yaptığı araştırmaya göre, 1 litre alkollü içecekte alınan 50.52 dolar maktu ÖTV'yle İzlanda, Norveç, Avustralya, İsveç ve Finlandiya'nın ardından OECD listesinde 6. sıraya yerleşti.

Sözcü'den Nuray Tarhan'ın haberine göre vergi uzmanı ve Başkent Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Ozan Bingöl, son düzenleme ile alkol oranı yüzde 45 olan bir 70'lik rakıdaki vergi oranının ürün fiyatına göre yüzde 234 olduğunu belirterek, "Yani 70'lik rakıdaki ÖTV tutarı alkol oranının iki katından fazla" dedi.

Dünyada da ÖTV'nin KDV matrahına dahil edildiğine dikkat çeken Bingöl, "Ancak bazı ülkelerde KDV oranları düşükken bazı ülkelerde ise milli gelir yüksek olduğu için bizden daha iyi durumdalar. Çünkü birçok ülkede kişi başına milli gelir 30-40 bin dolarlarda seyrediyor. Oysa bizde 9 bin dolar civarında" dedi.

Dr. Bingöl'ün yaptığı hesaplamaya göre, 1 litre rakıda 2010 yılında 51.48 lira olan ÖTV tutarı 3 Temmuz'da yüzde 6.89 oranında artırılarak 279.29 liraya çıktı. Böylece son 10 yılda vergi artışındaki oran yüzde 443 oldu. Birada da 2010 yılında litre başına maktu ÖTV 0.44 kuruş iken bugün 2.04 TL oldu. Yani son 10 yılda vergideki artış oranı yüzde 365'e ulaştı.

2010-2019 yıllarında sadece alkol ürünlerinden 74 milyar lira ÖTV geliri tahsil edildiğini, KDV dahil edildiğinde toplam 87.3 milyar lira dolaylı vergi toplandığını belirten Dr. Ozan Bingöl, ÖTV'nin verimli ve idaresi kolay bir vergi olduğunun altına çizdi.

Öteden beri ÖTV'nin vergi idarelerinin gözdesi olduğunu ve olmaya da devam ettiğini belirten Bingöl, "ÖTV, aynı zamanda tüketici tercihlerini doğrudan etkileme gücüne sahip bir vergidir. Bu nedenle özellikle alkol ve tütün gibi ürünlerde fiskal (gelir) amacının yanında bu ürünlere olan talebi azaltmada da bir politika aracı olarak kullanılmaktadır. Ayrıca unutmamak gerekir ki, sadece 2006-2019 döneminde ve sadece ÖTV'den 1 trilyon 176 milyar TL bütçe geliri elde edildi" dedi.

Devamını Oku
Türkiye alkollü içecek vergisi liginde 6. sırada

ALES sonuçları erken açıklanacak

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Aygün, daha önce 16 Eylül olarak duyurdukları ALES sonuç açıklama tarihinin 7 Eylül olarak güncellendiğini belirtti.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, adayların lisansüstü başvurularını yapabilmelerine imkan tanımak için, daha önce takvimde 16 Eylül olarak ilan ettikleri Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (2020-ALES/1) sonuç açıklama tarihinin 7 Eylül olarak güncellendiğini duyurdu.

Aygün, Twitter hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"16 Ağustos tarihinde uygulayacağımız ALES'e girecek adaylarımızın lisansüstü başvurularını yapabilmelerine imkan tanımak için, daha önce takvimimizde 16 Eylül olarak açıkladığımız ALES sonuç açıklama tarihi 7 Eylül olarak güncellenmiştir. Adaylarımız için hayırlı olmasını dilerim."

Devamını Oku
ALES sonuçları erken açıklanacak

Sanayi üretimi mayısta yüzde 17,4 arttı

Sanayi üretimi mayısta aylık bazda yüzde 17,4 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mayıs 2020 Sanayi Üretim Endeksi'ni açıkladı. 

 

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2020 yılı Mayıs ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 14,2, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 20,6 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 13,3 azaldı.

 

Sanayi üretimi mayısta aylık bazda yüzde 17,4 arttı.

 

2020 yılı Mayıs ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 4,5, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 19,3 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4,9 arttı.

Devamını Oku
Sanayi üretimi mayısta yüzde 17,4 arttı

Mehmet Nuri BİNGÖL : Ayasofya Davası İçin Her Nakil Seslendirildi de...

Ayasofya Davası İçin Her Nakil Seslendirildi de...

Üstad'dan ve beyanından sadece TRT ARAPÇA kanalı bahsederek mühim bir vefa örneği gösterdi. Başkan Erdoğan da Hüsnü ve Fırıncı Ağabeyleri arayıp davet etmesi de senaya değer bir durum. Ama bu vefayı dindar kanallardan göremedik ne yazık ki hatırlatalım dedik.

Ayasofya Camii İslam dininin mühim şeairlerinden birisidir. Böyle şeairlerin muhafazası ve ihyası vazifesinde Müslüman toplumun tamamı o vazifede hissedardır. Umumun rızası olmazsa onlara ilişmek demek umumun hukukuna tecavüz etmek demektir.

Bediüzzaman Hazretleri Şualar isimli eserinde Ayasofya’yı “Kahraman bir milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’an ve cihad hizmetinde dünyada bir pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve antika bir yadigârı olan Ayasofya Camii” olarak tarif eder.

Bu çerçevede dönemindeki hükümetleri ülkemiz ve İslam âlemindeki bela ve musibetlerin def’i için Ayasofya Cami-i Şerifi’nin vaziyet-i kudsiyesine çevrilmesi noktasında ikaz ve teşvik manasında şöyle demiştir:

“Demokratları düşürmemenin çare-i yegânesini kendimce böyle düşünüyorum, nasıl ezan-ı Muhammediyenin (asm) neşriyle Demokratlar on derece kuvvet bulduğu gibi öyle de, Ayasofya’yı da beş yüz sene devam eden vaziyet-i kudsiyesine çevirmektir.”

Bediüzzaman’a göre Ayasofya şu haliyle “süprüntü” doludur.

“İslama, hatta bir kısım Hıristiyan devletlerini de memnun etmek için, Ayasofya’yı muzahrafattan temizleyip, ibadet mahalli yapmaktır. Bu ise; bu mesele için otuz sene siyaseti terk ettiğim halde, bu nokta hatırı için Namık Gedik’i görmek istedim ve geldim. Adnan Bey, Namık Gedik ve Tevfik İleri gibi zatların hatırı için başka yere gitmedim.” (Emirdağ Lahikası-II, s. 449.)

Kısacası, Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin hayatındaki en mühim gayelerden birisi de Ayasofya’nın yeniden “vaziyet-i kudsiyesine” çevrilmesidir.

Bir Hatıra

Kastamonulu Nur talebelerinden Selahaddin Çelebi, Bediüzzaman Hazretlerini ziyaretinde Ayasofya ile alakalı şu hatırayı nakletmektedir.

“Üstadı ziyaretimin birinde Ayasofya hakkında düşüncelerini sormuştum. ‘Keçeli, keçeli’ diye güldü. Sonra birden ciddileşerek “Ayasofya, Hristiyanlığın, İslamiyete devir ve tesliminin bir âbidesidir. Bunun için kilise iken cami olmuştur. Elbette tekrar camiye çevrilecektir.” cevabını almıştır.

Peygamberimizin (asm) müjdesine mazhar olan Fatih Sultan Mehmet Hazretlerinin vasiyeti, şehitlerimizin şerefi, İslam medeniyetinin sembolü, Müslümanların namusu olan Ayasofya’nın üzerindeki kara peçenin atılması ve zincirlerinden kurtulmasının tez vakitte tahakkuku duasıyla.

Hüsnü Bayramoğlu Ağabey de şu hâtırasını anlatıyor:

Muazzez Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi’nin ziyaretine gelen merhum Ahmed Feyzi Efendi bazı ehadis-i şerifenin istikbal’e mâtuf ihbaratından bahsettiğinde Üstadımız “söylediklerin doğru, fakat ben o müjdeleri göremeyeceğim Hüsnü görecek” buyurmuşlardı.

Devamını Oku
Mehmet Nuri BİNGÖL  : Ayasofya Davası İçin Her Nakil Seslendirildi de...

AYASOFYAYI GÖLGELEME ÇABALARI

AYASOFYAYI GÖLGELEME ÇABALARI

            Müslüman Türk milleti olarak, Ayasofya’nın bugüne kadar ortak değerimiz olduğun hep ifade edilmiştir. Fakat 86 yıllık esaretin sona ermesi ile birlikte bu konuda da ayrıştığımızı müşahede etmek elem vericidir.

            Dışardakilerin karşı çıkmakta kendilerince haklı sebepleri olabilir, içimizdeki İrlandalıları anlamak gerçekten mümkün değildir. Toplumun tepkisinden çekindikleri için seslerini çok fazla yükseltmeden meseleyi itibarsızlaştırmaya başlamışlardır. “Efendim zaten Ayasofya’da yıllardır ezan okunup, namaz kılınıyormuş meseleyi bu kadar abartmamak gerekirmiş. Veya Ayasofya’yı açmakla hangi problemi halledecekmişiz; işsizlik mi düşecekmiş? Yoksulluk mu önlenecekmiş?” Gibi akla hayale gelmedik zırvalar sıralanarak mesele sulandırılmaya çalışılmaktadır. Bu meselenin hallolması sırf mevcut iktidara en azından motivasyon katacağından dolayı bunu hazmedemeyenler saldırmaktan çekinmiyorlar. Bunun siyasi bir manivela olarak kullanılacağı kaygısıyla saldırdıkça alçalıyorlar.

            Oysaki Ayasofya bu milletin bağrına saplanmış bir hançerdir. Bugüne kadar müze olarak kapalı kalması Türkiye’nin etkinliği ve yetkinliği ile alakalıdır. Bundan böyle kimseye eyvallahımız olmayacağı için, dosta güven düşmana korku salan bir başkaldırı başlamış bulunmaktadır. Bunun bilincinde olmayanlara zaten söyleyecek söz olmayacaktır, onlar iflah olmaz kronik klikler olarak kalmaya devam edeceklerdir.

            Ayasofya bir vakıf eseri olduğu için, bunun bir kanunla kapatılması da mümkün değildir. Bu konuda amacının dışında kullanılması halinde yüce sultan Fatih Sultan Mehmet Hanın bedduası da göz ardı edilmemelidir. Dönemin şartları ve konjonktür gereği böyle bir karar alınmış olabilir fakat şartların değişmiş olması ile birlikte aslına rücu etmesi haktır. Bu meseleyi Atatürk ile ilintili hale getirerek mukayese oluşturmakta iyi niyetten uzak karşılaştırmalardır.

            Birkaç nesil Ayasofya’nın zincirlerinin kırılacağı günün hayaliyle bu dünyaya gözü açık veda etmiştir. Bugüne kadar tüm siyasiler ve liderler bunu siyaseten istismar etmişlerdir. Bugün bunun açılmış olması ortak değerlerde buluşan herkes için bir bayram sevinci yaratmalıdır. Bu sevincimizi kutlarken de ifrat ve tefrite savrulmadan teenni ile meseleye sahip çıkmak herkesin görevidir.

            Sonuç olarak; meseleye sadece siyasi rant çerçevesinde bakmak haksızlık aynı zamanda vicdansızlıktır. Bütün İslam dünyası galeyana gelerek bunu büyük bir sevinçle karşılarken, bazı kesimlerin hafife alması kabul edilemez. Asıl bağnazlık ve gericilik olayı küçümseyerek hafife almaktır. Kamplaşmanın ve kutuplaşmanın bu seviye gelmiş olması geleceğimiz adına kaygı vericidir. Herkesin tahriklere kapılmadan bu coşkuyu en azından içinde yaşaması ve şükretmesi zor olmasa gerek.

Esenlik dileklerimle,

Erol Aydın

Devamını Oku

Rusya: Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi kararı, Türkiye’nin içişleri

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Verşinin, Ankara’nın Ayasofya’yı camiye dönüştürmesi kararının Türkiye’nin kendi içişleri meselesi olduğunu ifade etti.

Gazetecilere konuşan Verşinin, Ayasofya’nın ibadete açılması kararıyla ilgili, “Bu konunun ülkemizde ve yurtdışında geniş yankı uyandırdığını biliyorsunuz. Ancak genel anlamda biz bunun Türkiye’nin kendi içişleri olduğu düşüncesinden yola çıkıyoruz. Dolayısıyla da içişlerine ne biz ne de başkaları karışmalı” dedi.

Verşinin, yapının dünya kültür ve medeniyeti için taşıdığı öneme de dikkat çekmek istediklerini ifade etti.

Devamını Oku
Rusya: Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi kararı, Türkiye’nin içişleri