Coronavirus (Covid-19)

  • 31,775,937Coronavirus Vaka Sayısı
  • 975,465Ölü Sayısı
  • 7,405,690Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 05:55

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar

HSTS Nedir? Nasıl Kurulur?

HTTPS çok güvenlidir, ancak bir kusuru vardır: Varsayılan olarak açık değildir. Ortadaki bir saldırgan, siz ona HTTPS kullanmasını söylemeden önce bir kullanıcının bağlantısını ele geçirebilir. HSTS bu sorunu çözer ve site genelinde HTTPS’yi etkinleştirir.

İlk etapta SSL şifrelemesine sahip olmak HSTS için bir ön koşuldur, çünkü aksi takdirde HSTS’yi etkinleştirmek sitenizi erişilemez hale getirir. Web sitenizde HTTPS’yi etkinleştirmek için LetsEncrypt ile ücretsiz SSL sertifikaları kurma konusundaki kılavuzumuzu okuyabilirsiniz. http://ogrencigundemi.com/hsts-nedir-nasil-kurulur/

Devamını Oku
HSTS Nedir? Nasıl Kurulur?

Windows 10’da CD Veya DVD Nasıl Yazdırılır?

Bazen dosyaları başkalarıyla paylaşmak, yedeklemeler yapmak veya bilgi aktarmak için bir CD veya DVD yazmanız gerekir . Artık bu amaçlar için USB flash sürücüleri ve ağ aktarımlarını kullanmayı tercih etsek de, Windows 10 CD-R veya DVD-R diski yazmayı kolaylaştırıyor. http://ogrencigundemi.com/windows-10da-cd-veya-dvd-nasil-yazdirilir/

Devamını Oku
Windows 10’da CD Veya DVD Nasıl Yazdırılır?

Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Bölümü Nedir?

Ülkemizde, uzay çalışmalarıyla alakalı hem bilimsel hem de teknolojik açıdan bir eğitime ihtiyaç duyulmaktadır. Çağımızın bilgi ve teknoloji birikimini alanında etkin bir şekilde kullanabilecek donanımlı mezunları yetiştirmek amacımızdır. Evrende yer alan maddelerin niceliğini, özelliğini, konumunu ve hareketlerini incelemeyle araştırma yapacak ve eğitim verecek uzmanlar yetiştiren bir bölümdür. http://ogrencigundemi.com/uzay-bilimleri-ve-teknolojileri-bolumu-nedir/

Devamını Oku
Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Bölümü Nedir?

EY MÜSLÜMAN DİKKAT ET
MERKEZDEN UZAKLAŞIYORUZ

Müslümanlar zaman içinde yöneticilerin veya gurup liderlerinin keyfi veya yanlış anlayış ve uygulamalarından dolayı, gittikçe İslam'ın özünden uzaklaşıyoruz.
Bunun farkına varan Müslümanlar için dünya zindan'a dönüşmüş durumdadır.
Bazı müslümanlar,şeyhi'i,
Cemaat'ın Ağağbey'i,Parti başkanı .....gibi lider ve önderlerinin peşinde gidenler akıllarını bunların cebine koyan müslümanlar çok mutludurlar.Cenneti garantilemişler.
Hiç bir korku ve endişeleri yoktur.
Çünkü,Resulullah (ass) şu hadisi şerifi:"Yahudiler 71 fırkaya ayrıldılar,Hıristiyanlar 72 fırkaya ayrıldılar,benim Ümmetim de 73 fırkaya ayrılacak.bunlardan yalnız bir fırka kurtuluşa erecek.Bu fırka, Fırka-i Naciyedir.Der.Ashab, ya Resulullah kurtuluşa eren yani Fırka-i Naciye'ye mensup olanlar kimlerdir ? Allah'ın resulu ( ass) diyorki:"Kur'an ve Sünnetimi takip edenlerdir."der.
Her cemaat,Tarikat ve gurup mensuplarına bizim fırka ,Fırka-i Naciyedir.Siz bu gurup,tarikat veya cemaat içinde kalırsanınız cennet garantidir.Çünkü bizim fırka ,Fırka-i Naciyedir.derler.Hal böyle olunca, kim hangi fırkanın içine girmişse kolay kolay orada çıkamıyor.
Çıkmakta istemiyor bu dünyadaki işleri gurubun büyükleri tarafından yardımcı oluyorlar,diğer dünyada da cennet garanti ,çünkü bizim fırkamız,Fırka-i Naciye oldığunu ,
şeyhim,ağabey veya liderimiz dedi.diyor.Aklını kendi fırkasının liderinin cebine koyduğu için ,
sorgulamıyor,araştırmıyor,cemaat,tarikat veya gurubun liderlerinin tavsiye ettiği kitapların dışındaki kitapların okunmasına izin vemediği için at gözlüğünü takmış gidiyor.Siz onun gözünü açmak için Kur'an ve sünnetin anlaşılması için yazılmış bir kitap verdiğin zaman asla okumszlar.Bizim okuduğumuz kitaplar yeterlidir diye red ederler.
Kişi bağlı olduğu fırkanın koyduğu sınırların dışına çıkmadığı için gerçekleri görmeleri imkansızdır.
Akılını kullanmayınca her şey bitiyor.
Rabbim "Akl ediniz."diyor.
Hadisi şerif senedi zayıf da olsa ,Bir saat tefekkür ,bir sen ibadete eştir."demiştir.

"Andolsun, biz akledebilecek bir kavim için orada apaçık bir ayet bırakmışızdır. "
(ANKEBUT SURESİ / 35
Hepimizin, iman ettiği, Kur'an ve Sünnet yolunda birleşebilmemiz için eğitim sistemimizin müfredatını İslamla uyumlu hale getirmeliyiz ki yeni nesiller arasında akidede ve amelde birlik ve beraberlik oluşsun.Yoksa bu ayrılık bizi hızla İslamın kaynağı olan Kur'an ve Sünnetten uzaklaştırıyor.Farklı İslam anlayışları ortaya çıkıyor.Bu farklılıklar bizi kardeşlikten uzaklaştırıp,bizi bir birimize karşı bir konuma getiriyor.
Bu birliği sağlama görevi tüm cemaat ve guruplara düşer.
Ey müslüman kardrşlerim hepimizin gurubu güzeldir,bilin ki diğer guruplarda kötü değildir.Onlarla da görüşelim aynı noktada buluşalım.
Yoksa hesap günü,hepimiz sorumlu olmaktan kurtulamayız

Devamını Oku

AK Partili Yaman’a üst limitten pandemi tedbiri ihlal cezası verildi

Pandemi sürecinde alınan tedbirlere uymayarak oğlunun düğününe 1500 davetli çağıran, süre sınırını aşan ve yasak olmasına rağmen yemek servisi yaptırdığı belirlenen AK Parti Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman’a en üst limitten toplam 6 bin 360 TL idari para cezası verildiği öğrenildi.

Dr. Vehbi KARA: Darbeci Generaller Keyif Sürerken Mağdur Ettikleri Askerlerin Durumu

 

Darbeci Generaller Keyif Sürerken Mağdur Ettikleri Askerlerin Durumu

Değerli Yazar Abdurrahman Dilipak ile bir panel arasında sohbet ederken “bize dua edin mücadelemizde başarılı olalım” demiştim. Bana “mahkemelere gidin mücadele yeri orasıdır” demişti. Kendisine “22 yıldır başka ne yapıyoruz ki” diyememiştim. Hiç olmaz ise burada yazayım da içimde kalmasın…

Evet, 28 Şubat 1997 darbecilerinden hesap sormak için binlerce kişi içinden seçilen 500 kişilik davacılar içerisinde ben de vardım. Mahkeme kapılarında on bine yakın askeri ordudan uzaklaştıran, Türkiye Büyük Millet Meclisi Araştırma Komisyonu raporları ile sabit olan 330 Milyar dolarlık banka hortumlama ve ülkeyi krize sokma suçu ile ilgili olarak; darbeci generallere dava açtık.

Yıllar süren davalardan sonra mahkeme, darbeci generaller için “müebbet hapis” cezası verdi. Yetmedi temyiz mahkemesinden de bu karar onaylanarak kesinleşti. Fakat müebbet hapis cezası yiyen bir zamanların çevik generalleri hala orduevlerinde keyif çatmaya devam ediyorlar. Daha kötüsü bu generaller öldüğü zaman törenle gömülüyorlar. Milli Savunma Bakanı ve kamu yöneticileri bu merasimlerde bulunmaktan çekinmiyor.

12 Eylül 1980 darbecisi Kenan Evren’e yapılan muamelenin aynısı yapılıyor. Mahkeme ve Yargıtay cezasını onayladığı halde bu ağır cezalar infaz edilmiyor. Bir kişi çıkıp söylesin; müebbet yiyip sokakta dolaşan, dünyanın neresinde vardır?

Gelgelelim 80 Milyon insanı mağdur eden bu darbecilerin en çok eziyet ettiği biz askerlerin durumuna. Evet, bende 28 Şubat döneminde Yüzbaşı rütbesinde iken Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararı ile ordudan atılmış bir askerim. Suçumuz ise evlere şenlikti. “Gözünün üstünde kaşın var” sözü gibi bize de “eşinin üstünde başörtüsü var” denilerek mesleğimizden olmuştuk.

Feto’cu askerler derhal eşlerinin başlarını açmış darbeci generallerin gözüne girmişlerdi. Benim gibi binlerce asker ise böyle bir onursuzluğa kalkışmadığımız için kapının önüne konulmuştuk. Bu acımasız ve zalim 28 Şubat süreci, Ak Parti hükümetleri zamanında da devam etmişti. Yine binlerce asker dindar olduğu için resen emekli edilmişlerdi.

Resen emekli denilmesine bakmayın; resmen ordudan atılmıştık. Kamu kurumlarında çalışmamıza izin verilmediği gibi büyük firmalara girerek çalışmamıza dahi engel oluyorlardı. O tarihlerde Başbakan olan Erdoğan, sadece “şerh” koymakla yetiniyor YAŞ kararlarını ve ikili- üçlü kararnameleri imzalamaya devam ediyordu.

Nihayet orduda eşi başörtülü asker kalmayınca bu durum sona erdi. Sonra da “artık kimse başörtülü diye ordudan atılmıyor” demeçleri verilmeye başladı. Yahu! kim kaldı ki ordudan atasın. Kalan birkaç kişi de; düzmece boşanma kararı alıp eşinden ayrılarak bu darbeci güruhun şerrinden kurtulmaya çalışıyordu.

Nihayetinde 2010 Anayasa referandumundaki değişiklik ile YAŞ kararlarının yargı denetimine alınması kabul edildi. 2011 Yılında çıkarılan kanunla benim gibi şanslı yaklaşık 1300 kişiye sosyal güvenlik primleri yatırılarak emeklilik hakları iade edildi. Bizim şansımız YAŞ kararı ile ayrılmamızdı. Fakat kararname ile atılan arkadaşlarımıza “zırnık” dahi verilmedi. Öyle ki kamuoyunda meydana getirilen hava ile “sizin başka bir suçunuz mu vardı” denilerek ayrıca bir eziyet daha yaşadılar.

Şarkı sözünde geçtiği gibi “28 Şubat darbecilerine sevdanın yolları, biz mağdurlara ise kurşunlar” düşmüştü. Kararname mağdurları ise resmen domdom kurşunu yemişti.

Devlet Denetleme Kurumu yani ombudsmanlık YAŞ ve Kararname yolu ile ordudan atılan askerler hakkında devlete tavsiye kararı çıkararak mağduriyetlerin giderilmesini istedi. Fakat Ak Parti hükümeti bu kararı kulak arkası ederek resmen görmezlikten geldi. Hala Erdoğan Hükümetinden bu haksız kararların düzeltilmesini ve mağdurlara tazminat ödenmesini bekliyoruz.

İş kanunlarında “tek taraflı haksız fesih” durumlarında, daima mağdur edilen kişiye tazminat ödenir. Tamam! faşist darbecilerin güçlü olduğu zamanlarda ordudan atılma kararlarına istemeyerek de olsa imza atıyordunuz. Bu konuda “sizi affettik” diyelim. Fakat yıllardan beri tek parti olarak iktidarda bulunduğunuz halde bu zulmün devamına seyirci kalmanız, hiç yenilir yutulur bir hata değildir. Biz, eşlerimiz, çocuklarımız affetse dahi vicdan sahibi kimse bu duyarsızlığı affetmez. Hele hele müebbet yemiş darbeciler keyifle rakılarını yudumlarken böyle bir muameleye tabi olmak kabul etmesi çok zor bir durumdur.

Yazının bu kısmında ise kamuoyunda az bilinen bazı hususları aydınlatmak istiyorum. Yazının uzunluğuna bakıp üşengeçlik yapanlar okumasın. Bunlara minnet edecek değilim. Lakin benden başka kimse doğru dürüst bu hususları dile getirmediği için dikkatle değerlendirmek gereklidir.

Peki, YAŞ ve Kararname mağduru askerler ile ilgili gerçekler nelerdir? Madde madde sayalım…

Bu kişiler hakkında memuriyetten çıkartılmayı gerektiren mahkeme kararı yoktur. Memuriyetten çıkarmayı gerektiren bir mahkûmiyeti olanlar; “Tart – İhraç” cezası alırlar. Demek ki resen emekli işlemi, hukuksuz ve keyfi bir uygulamadır.Resen emeklilik tabirinin “emeklilik” ile bir ilgisi yoktur. Kamuoyunu aldatmak veya yumuşatmak için hukuksuz böylesi işlere, bu isim verilmiştir.Bu uygulamalar askeri darbe ve ihtilaller döneminde artmış sivil yönetimlere ise dayatılmıştır. Asıl amaç; ordu içinden darbeye karşı çıkacak olanların temizlenmesidir.Küçük rütbeliler için mahkeme kararı olmadan yapılan bu uygulama, uygulamaya imza atan generaller için asla tercih edilmemiştir. Çeşitli nedenlerle mahkeme kararı ile suçlanan generaller söz konusu olunca haklarında açığa alma işlemi tesis edilmiştir.

Zamanın Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları görsel ve yazılı medyaya “dava açılmış olması resen emekli olmayı gerektiremez, kesinleşmiş bir mahkeme kararı yoktur” diyerek farklı muameleye tabi olmuşlardır. Yani ona öyle buna böyle mantığını sergilemişlerdir. Bu düşünce dahi resen emekli edilen askeri personele “disiplinsizlik” yaftası vuranların, her askerde en azından bir parça bulunması gereken “adalet, onur, hakperestlik” ilkelerinden ne derece uzak kalındığının ispatıdır. Gerçek disiplinsizlikler; darbe dönemlerinde ortaya çıkmış ve mahkeme kararları ile sabit olmuştur.

YAŞ kararı ile ordudan atılanlar ile kararname mağdurlarının atılma sebepleri aynı maddelerdir. Başörtüsü, namaz kılma, içki içmeme gibi hiçbir yerde suç olarak görülmeyen maddeler kullanılmıştır. Yegane fark; YAŞ mağdurlarına Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) yolu kapalı, kararname mağdurlarına açık olmasıdır. Zaten Askeri mahkemeler, anayasa ve kanun değişikliği ile kaldırılarak böylesine keyfi tutumların önüne geçilmiştir. Meclis Anayasa komisyonunun oybirliği ile üzerinde anlaştığı ilk madde AYİM in hukuksuz bir yapı olup kaldırılması gerektiğidir. Tüm askeri yargının kaldırılması gerekliliği üzerinde komisyon mutabakatı meydana gelmiştir. Meclis darbeleri araştırma komisyonunun raporuna göre de AYİM in bir mahkeme hüviyeti yoktur. Taraflı, emir altında, hukuki zeminden uzak, askeri vesayet ürünüdür. Kuruluşu itibari ile üyeleri hâkimlik vasıflarından uzak, bir kısmı bizatihi hukukçu olmayan kurmay subaylardan kurulu mahkeme heyetinin; emir ve komutası altında bulunduğu generallere ve idare aleyhine karar vermesi zaten mümkün değildir.AİHM’nin kararları, resen emeklilere tek hak arama noktası olarak gösterilmiştir. Üst mahkemesi olmayıp kararına itiraz mercii yine kendisi olan bu mahkemeler kapatılarak büyük bir hukuksuzluğun önüne geçilmiştir.6191 Sayılı Kanun, kısmen de olsa YAŞ mağdurlarının uğradığı zulme son vermiştir. Ancak, “yargı yolu açık” diyerek askeri yargıyı adres göstermekle mağdur edilen kararname ile resen emekli askerlere hiçbir hak iade edilmemiştir.Aynı kanun maddeleri esas alınarak, zulme uğrayan insanlara açıklama olarak Anayasal bir kurum olan AYİM kaldırılmadan olmaz denmiştir. Fakat askeri yargı kaldırıldıktan sonra gereği yapılmamıştır. Derin bir sessizlik başlamıştır.15 Temmuz işgal girişiminden önce ordudan atılan bizlerin dile getirdiği fakat dikkate alınmayan FETÖ örgütünün darbeci generallerle birlikte hareket ettiği darbe gecesi tankların harekete geçmesi ile ispatlanmıştır. 15 Temmuz 2016 Tarihinde ordudan atılan askerler; darbecilerin tanklarını durdurmak için sivil halk ile birlikte hareket ederek; darbeyi başarısızlığa mahkum etmişlerdir.FETÖ ile beraber hareket eden cuntacı yapı “karala, suç uydur, isnat et, ordudan at” yöntemi ile vicdansızca hareket etmiştir. Vatanperver askerler; başörtüsü gibi söyleyeni bile utandıran bir suçla çok sevdikleri mesleklerinden uzaklaştırılmışlardır.Basın ve medya kurumları generalleri sık sık manşete taşıyarak dindar insanların ekmeği ile oynamıştır. Bu medya patronlarını ve dillerinden düşürmedikleri generalleri; daha sonra bankaları hortumlayan yönetim kurullarında gördük. Ne yazık ki FETÖ yargısı tarafından aklanan hortumcu işadamları ve generaller, şu anda zevk ve sefa içinde yaşamaktadırlar. Müebbet yemiş generallere dokunamazken bunlara ne diyelim ki? Allah izan nasip etsin!

Daha söylenecek çok söz var lakin şimdilik yeterlidir, vesselam…

Dr. Vehbi KARA

Devamını Oku
Dr. Vehbi KARA: Darbeci Generaller Keyif Sürerken Mağdur Ettikleri Askerlerin Durumu

Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki olayla ilgili soruşturma

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık çalışanlarına yönelik eylemlere ilişkin soruşturma başlattı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, sağlık çalışanlarına yönelik eylemleri içeren görüntülerin ihbar kabul edilerek şüpheliler hakkında derhal soruşturma başlatıldığı vurgulandı.

 

Açıklamanın devamında, "3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu Ek 12. Maddesi uyarınca resen başlatılan soruşturma titizlikle sürdürülmektedir" ifadesine yer verildi.

Devamını Oku
Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki olayla ilgili soruşturma

“Gerçek Sensin” okuyuculara mutluluğun formülünü vadediyor.

Yazar Adem Taşdemir’in “Gerçek Sensin” adlı ilk kitabı, dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor.

Genç yazarın zengin imgelemeleri ve akıcı üslubu ile kaleme aldığı “Gerçek Sensin” adlı romanı temmuz ayında okuyucuyla buluştu.

Bu kadar büyük bir ilgi beklemediğini dile getiren Adem Taşdemir şu açıklamaları yaptı:

Kitaba ve kitapta ele aldığım konuya ciddi anlamda güveniyordum; ancak yeni yazarların kitaplarının çok büyük bir okur kitlesi olmadığının farkındaydım. O yüzden kitabın geri planda kalacağına dair endişelerim vardı; ancak gerek yayınevi gerekse ben, kitabın okuyuculara ulaşabilmesi için elimizden gelenin fazlasını yaptık. Okuyucuların da çok büyük desteği oldu, sağ olsunlar. Kitabı okuyan herkes, tavsiye edip sosyal medyada paylaşmaya başlayınca kısa sürede büyük bir kitleye ulaşmayı başardık. Buradan herkese teşekkür etmek istiyorum.

Kısa sürede büyük ilgi toplayan “Gerçek Sensin” okuyuculara mutluluğun formülünü vadediyor. Kitabın temel konusu mutluluk olmasına rağmen kitap, insan hayatındaki temel konuların hepsini ele almakta. Kitabımızın kahramanı Azad, çocukluk yıllarında kendini bulma arayışına girmekte. Kendisi hakkında hiçbir şey bilmediğini fark edip kim olduğunu, hoşlandığı şeyleri, yeteneklerini ve yaşamak istediği hayatı bilmediğini, bu sırada içinde bulunduğu yaşamdan da memnun olmadığını görür. Akabinde gelişen olaylarla birlikte evden ayrılmaya karar verir ve başka bir şehre gider. Bu kendini bulma ve mutluluk yolculuğunda gittiği yerde bin bir türlü zorlukla karşılaşır. Her şeye sıfırdan başlamak için yardım alarak yurt dışına gider. Gerçek serüveni ve imtihanı burada başlar. Yaşamak istediği şeyler için büyük bedeller öder, onu mutlu edecek işi bulmak için farklı işlerde çalışır. Yeteneğini keşfetmek için kendini geliştirmeye başlar, hobiler edinir ve mutluluğu bulabilmek için içinden geçen şeyleri deneyimlemeye başlar. “Gerçek Sensin” Azad’ın yaptığı şeylerden ve bu serüvenden çıkardığı derslerle, verdiği mesajlarla ve yer yer felsefi diyaloglarla bir ders niteliğinde. İçeriğindeki aşk, para, aile, iş, hayal, umut, inanç ve daha birçok konu, okuyucuların bakış açısına yön verecek nitelikte.

 

Buradan yola çıkarak söyleyebileceğim en önemli şey şu: Mutlu olmak için böyle bir serüvene ihtiyacınız yok. Mutluluk, yaşamınızın içinde mevcut. Yeter ki yaşamınızı değerlendirmeyi bilin.

BEYAZ HABER AJANSI (BHA)

Devamını Oku
“Gerçek Sensin” okuyuculara mutluluğun formülünü vadediyor.

Bahçeli'den CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na tepki

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının insanlığı ya dibi uçurum olan bir güzergaha ya da krizi fırsata çevirip ağır sorunları çözmesine destek verecek bir istikamete doğru sürüklediğini belirtti.

 

Hayatın normal kalıplarına sığmayan, fikri akışla bağdaşmayan, sahip olunan insani tecrübelerle izah edilemeyen bir dönemden geçildiğine işaret eden Bahçeli, salgın ortamının birlik ve beraberlikle, dayanışma ve güven içinde göğüslenmeye devam edilmesi halinde kazananın Türkiye olacağını vurguladı.

 

Türkiye'nin medeniyeti müktesebatı, tarihi mirası, irade ve iman mihrakının her türlü zorluğun yenilmesinde ilham verdiğini dile getiren Bahçeli, şöyle devam etti:

 

"Ayrık otlarını kurutarak, karamsarlık aşılayanları dışlayarak, hastalığı tedavi ederek başaracağımızdan şüphe duymuyorum. Allah verdiği her derdin dermanını da vermiştir. İnancımız budur. Sabır, tedbir, tevekkülle musibeti defedeceğiz, şifayı fethedeceğiz. Bilim Kurulumuzun tavsiyelerine uymalıyız, Sağlık Bakanlığımızın çağrılarına kulak vermeliyiz. Çünkü tedbir virüsten daha güçlüdür."

 

Bahçeli, bu süreçte gayret gösteren doktor, hemşire ve diğer sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, şunları kaydetti:

 

"Ancak dar bir kadronun mesleki örgütlenmelerini Türkiye'nin aleyhine kullanmalarını da kınıyorum. İnsanlarımızı telaşlandırmak, ortada bir şey yokken felaket çığırtkanlığı yapmak, kusursuz fırtına kapıda diyerek dehşet tablosu çizmek ahlaki olmadığı gibi milli ve vicdani bir tavır da değildir. Bilim insanları umut verir, ufuk çizer, haysiyet ve şefkatle muamele eder."

 

Kılıçdaroğlu'na tepki

 

Bahçeli açıklamasında, "Virüsle mücadeleyi köstekleyen CHP Genel Başkanı bu söylediklerimi anlayamaz. Anlasa bile anlatamaz. Onun salgınla mücadele önerileri kara mizahtır. Kahvehanelerde oyun oynanmasını isterken, her oyunun başında yeni kağıt destesi kullanılmasını istemesi buna yeni bir örnektir" ifadesini kullandı.

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün gerçekleştirdiği Türk Tabipleri Birliği ziyaretini eleştiren Bahçeli, şöyle devam etti:

 

"Yalan ve dedikoduyla perçinlenmiş çarpık açıklamalarını kamuoyuyla paylaşmış. Hezeyana kapılarak demiş ki: 'Kovid-19'la mücadele edenler, hayatını bu işe vakfedenler terörist oluyor. Hayatımda duyduğum en saçma söz.' TTB'ye yönelik eleştirilerime Kılıçdaroğlu'nun cevap vermesi gayet doğaldır. Zira kaynakları aynıdır. COVID-19'la mücadele edenlerle ilgili en küçük sözüm yokken 'var' demek müfterilik ve utanmazlıktır. Kılıçdaroğlu keşke bir yalan makinesine bağlanıp bu konuşmasını yapsaydı."

 

Yeni eğitim-öğretim dönemini kutladı

 

Bahçeli açıklamasında ayrıca, COVID-19 nedeniyle yüzyüze eğitime 182 gün ara verildiğini hatırlatarak, "Alınan tedbirlerle anasınıfı ve ilkokul birinci sınıflar için okul kapıları açıldı. Yeni eğitim ve öğretim dönemi de uzaktan eğitim yoluyla 31 Ağustos'ta başladı. Evlatlarımıza, ailelerine ve öğretmenlerimize hayırlı olsun diyorum" ifadelerini kullandı.

 

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve mesai arkadaşlarını kutlayarak başarılar dileyen Bahçeli, şunları kaydetti:

 

"Dilerim ki bütün öğrencilerimiz kısa süre içinde sınıflarına ve öğretmenlerine kavuşur. Kontrollü yüzyüze eğitim sürecinde okul yöneticilerimizin, öğretmenlerimizin, elbette sevgili çocuklarımızın büyük bir hassasiyet ve dikkat göstermeleri de yegane temennimdir."

 

Bahçeli, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet vakalarını da şiddetle lanetleyerek, "Şifa dağıtan kardeşlerimize saldıran her kim olursa olsun en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Konuyla ilgili üzerimize düşen ne olursa olsun yapacağımızın teminatını veriyorum" değerlendirmesini yaptı.

Devamını Oku
Bahçeli'den CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na tepki

Başkentte kaçakçılık operasyonu: 26 gözaltı

Ankara'da kaçakçılıkla mücadele kapsamında düzenlenen operasyonlarda 26 zanlı gözaltına alındı, çok sayıda kaçak ürün ele geçirildi.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şubesi ekipleri, il genelinde sigara, tütün ve içki kaçakçılığına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

 

Ekiplerin 14-20 Eylül tarihlerinde düzenledikleri operasyonlarda, 109 bin 950 makaron puro, 57 bin 695 elektronik eşya, 5 bin 424 kaçak ilaç, 1286 paket kaçak sigara, 1185 muhtelif kaçak emtia, 832 kilogram kaçak kıyılmış tütün, 802 hayvan ve bitki fosili, 283 litre kaçak ve sahte içki, 13 cep telefonu ile 3 ruhsatsız tabanca ve çok sayıda fişek ele geçirildi.

 

Operasyonlarda 26 şüpheli gözaltına alındı

Devamını Oku
Başkentte kaçakçılık operasyonu: 26 gözaltı