Dünya Kupası'nda gündem olan Arjantin'in ikinci ünlüsü: Maradona

Arjantinli eski futbolcu Diego Maradona, Rusya'nın ağırladığı #FIFA2018 Dünya Kupası çerçevesinde dün Arjantin ve İzlanda arasında oynanan maçta yasak olmasına rağmen puro içti. Maradona, Rusya'da stadyumlarda sigara içmenin yasak olduğunu bilmediğini belirterek özür diledi.
ADünya Kupası'nda şampiyonaya ilk kez katılan İzlanda dün, Arjantin'le karşı karşıya geldi ve maç 1-1 beraberlikle sonuçlandı.
Arjantin'in yıldız futbolcusu Lionel Messi'nin kaçırdığı penaltı gündem oldu. Penaltının kaçması, futbolseverlerin yanı sıra stadyumdan maçı izleye Arjantinli eski futbolcu Diego Maradona'yı büyük hayal kırıklığına uğrattı.

Diğer yandan maçta gündem olan bir başka konu da Maradona'nın heyecanla maçı takip ederken sigara içmenin yasak olduğu stadyumda puro tüttürmesi oldu.

Maradona'nın bu davranışı dünya basını ve sosyal medya kullanıcılarının dikkatini çekti.

Devamını Oku
Ozan Bozan

Bakan Gül: Demirtaş, CHP istediği için içeride

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, HDP'nin cumhurbaşkanı adayıyla Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğuyla ilgili ilginç bir yorum yaptı: "CHP istediği için içeride. CHP'nin verdiği oylarla dokunulmazlık kalktı ve Demirtaş yargılandı."

Star gazetesinden Fadime Özkan'a konuşan Gül, "Demirtaş neden içeride, neden dışarıda değil?" sorusuna şu yanıtı verdi:
"CHP istediği için içeride. CHP'nin verdiği oylarla dokunulmazlık kalktı ve Demirtaş yargılandı. Bağımsız mahkemelerin verdiği karar tutuklama ve yargılama da sürüyor. Burada Hükümetin, AK Parti'nin tutuklama ya da diğer süreçlerle ilgili söyleyeceği bir şeyi yoktur. AK Parti ve MHP dokunulmazlıkları kaldırdı çünkü ya terörle aranıza mesafe koyacak ya siyaset yapacaksınız. Dokunulmazlıkların kaldırılmasında AK Parti ve MHP'nin oyları yetmez, HDP'nin oy verecek hali yok, demek ki CHP de oy verdi. Anayasa değişikliğinde Meclis böyle bir tercih yaptı, bağımsız mahkemeler de böyle bir karar verdi. Tutuklu birini aday gösteren HPD'dir. Kimse buradan mağduriyet kahramanlığı çıkartamaz."
AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu
© AA / AHMET İZGİ
AK Partili Miroğlu: Demirtaş ve HDP bedel ödüyor
Gül, şöyle devam etti:
"Net söyledim; CHP'nin desteği olmasaydı dokunulmazlık kalkmaz, yargılama olmazdı. Tutuklamaya ya da tahliyeye karar verenler bağımsız mahkemelerdir. Ayrıca kişi tutukluyken aday gösterildi, belli kısıtlamalara tâbi olabileceği biliniyor. Başka tercih yapılabilirdi yapılmadı. Böyle bir gerekçe tahliye kanunumuzda yok. Aday kişi serbest kalır, demiyor yasalarımız."

Devamını Oku
HaberX Editör

Bomba Gibiyim

Jerry, çevresindekilerin çok sevdiği insanlardan biriydi. Keyfi her zaman yerindeydi.
Her zaman söyleyecek olumlu bir şey bulurdu. Hatta bazen etrafındakileri çıldırtırdı bile,
“Bu adam bu halde bile nasıl iyimser olabiliyor?” diye.
Birisi nasıl olduğunu sorsa “Bomba gibiyim.”Diye yanıt verirdi hep.
“Bomba gibiyim…”Jerry doğal bir motivasyoncuydu.
Yanındaki insanlardan biri o gün, kotu bir gündeyse, Jerry yanına koşar, duruma nasıl olumlu bakılacağını anlatırdı.
Bu tarzı fena halde düşündürüyordu beni.
Bir gün Jerry’ye gittim “Anlayamıyorum.” Dedim. “Nasıl oluyor da, her zaman, her koşulda bu kadar olumlu bir insan olabiliyorsun? Nasıl başarıyorsun bunu?
“Her sabah kalktığımda kendi kendime Jerry bugün iki secimin var. Havan ya iyi olacak ya da kotu derim. Her zaman havamın iyi olmasını seçerim. Kotu bir şey olduğunda yine iki secimim var. Kurban olmak ya da ders almak. Ben başıma gelen kötü şeylerden ders almayı seçerim.
Birisi bana bir şeyden şikayete geldiğinde, yine iki secimim var. Şikayetini kabul etmek ya da ona hayatin olumlu yanlarını göstermek. Ben olumlu yanlarını göstermeyi seçerim.
“Yok, yahu” diye dalga geçtim.”Bu kadar kolay yani”“Evet… Kolay…” dedi Jerry. “Hayat seçimlerden ibarettir.
Her durumda bir secim vardır. Sen her durumda nasıl davranacağını seçersin. Sen insanların senin tavrından nasıl etkileneceklerini seçersin. Sen havanın, tavrının iyi ya da kotu olmasını seçersin. Yani sen hayatini nasıl yasayacağını seçersin.”
Jerry’nin sözleri beni oldukça etkiledi. Onu uzun yıllar görmedim. Ama hayatımdaki talihsiz olaylara dövünmek yerine olumlu secimler yaptığımda hep onu hatırladım. Yıllar sonra Jerry’nin basına çok talihsiz bir olay geldi. Soygun için gelen hırsızlar Jerry’yi delik deşik etmişler. Ameliyatı 18 saat sürmüş, haftalarca yoğun bakımda kalmış. Taburcu edildiğinde kurşunların bazıları hala vücudundaymış.
Ben onu olaydan altı ay sonra gördüm.“Nasılsın?” diye sorduğumda “Bomba gibi” dedi.
“Bomba gibi”
“Olay sırasında neler hissettin Jerry?” dedim.
“Yerde yatarken iki secimim var diye düşündüm. Ya yaşamayı seçecektim ya olumu. Ben yaşamayı seçtim.”
“Korkmadın mı? Şuurunu kaybetmedin mi?”
“Ambulansla gelen sağlık görevlileri harika insanlardı. Bana hep iyileşeceksin merak etme.” Dediler.
Ama acil servisin koridorlarında sedyemi hızla sürerken doktorların ve hemşirelerin yüzündeki ifadeyi görünce ilk defa korktum. Bu gözler bana “Bu adam ölmüş” diyordu.
“Bir şeyler yapmazsam, biraz sonra olu bir adam ölecektim.”
“Ne yaptın?” diye merakla sordum.
“Kocaman bir hemşire yanıma yaklaştı ve bağırarak her hangi bir şeye ihtiyacım olup olmadığını sordu.
‘Evet’ diye yanıt verdim.” “Var” Doktorlar ve hemşireler merakla sustular. Derin bir nefes alarak kendimi topladım ve bağırdım.”Benim kurşunlara alerjim var!..” Doktor ve hemşireler gülmeye başladılar. Tekrar bağırdım.
“Ben yaşamayı seçtim. Beni bir canlı gibi ameliyat edin. Otopsi yapar gibi değil.”
Jerry, sadece doktorların büyük ustalıkları sayesinde değil, kendi olumlu tavrının da büyük katkısı ile yasadı. Yasaması bana yeni bir ders oldu. Hergun hayatimizi dolu dolu yaşamayı seçme şansımız ve hakkimiz olduğunu ondan öğrendim ve herşeyin kendi seçimlerimize bağlı olduğunu.
Bu yazıyı okudunuz. Simdi iki seçiminiz var:
1. Unutup gitmek,
2. Yazıyı dikkate alıp saklamak, arkadaşlarınıza göndermek.
Francie Baltazar Schartz’ın yazısını okuduktan sonra düşündüm, iki seçimim vardı:
1. Çöpe atmak,
2. Birileriyle paylaşmak. Ben seçimimi yaptım. Ya siz?…
HER ZAMAN ‘BOMBA GiBiYiM’  DEMENiZ DiLEĞiYLE…
#bombagibiyim #optimist #pozitif

Devamını Oku

Meclis'teki çoğunluk ve Cumhurbaşkanlığı farklı partilerde olursa

TBMM Anayasa Komisyonu'nun AK Partili Başkanı Mustafa Şentop parlamento ve cumhurbaşkanının 24 Haziran sonrası farklı partilerden olma olasılığını değerlendirirken "Aradaki ihtilaf düşmanlığa varırsa belirlediğimiz bir çıkış yolu da var" dedi ve bu çıkış yolunun seçimlerin yenilenmesi olduğunu aktardı.
Türkiye, 24 Haziran'da erken seçime giderken parlamentoda çoğunluğu sağlayamama ihtimaline dair konuşan Şentop'tan yeni bir erken seçim açıklaması daha geldi. Şentop, cumhurbaşkanı ve parlamentodaki çoğunluğun farklı olması durumu için "Birbiriyle husumet içinde bulunmayan bir parlamento ve cumhurbaşkanıyla sistem iyi işler" yorumunu yaparken bir de 'çıkış yolu' olduğundan bahsetti. Parlamento ve cumhurbaşkanının arasındaki durumun düşmanlığa gitmesi durumunda yeniden seçim yapılabileceğinin işaretini veren Şentop, "Böyle bir ihtimal de görmüyorum ben" diye ekledi.

Hürriyet'ten İpek Özbey'e konuşan Şentop'un açıklamalarının ilgili kısmı

Devamını Oku
HaberX Editör

Japonya'da deprem 3 can aldı

Japonya'da meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremde 3 kişi hayatını kaybetti. Japonya Meteoroloji Kurumu, Osaka şehri yakınlarında 6.1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı. Depremin kentin kuzeyinde, yerin 13 kilometre derinliğinde kaydedildiği belirtildi.

Ulusal Afet Ajansı da ilk belirlemelere göre 3 kişinin öldüğünü, yaklaşık 100 kişinin yaralandığını duyurdu.

Çok sayıda binada yangın çıkmasına, yollarda çatlak oluşmasına ve ana su hatlarının hasar görmesine neden olan depremin ardından bölgede tsunami alarmı verilmedi.

Depremin ardından uçak ve tren seferleri askıya alındı.

Osaka yakınlarındaki Mihama, Takahama ve Ohi nükleer santrallerinde herhangi bir hasar olmadığı kaydedildi.

Devamını Oku
HaberX Editör

Abdulkadir Selvi: Son haftaya girerken seçmen eğilimleri

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, 'Son haftaya girerken seçmen eğilimleri' başlıklı yazısında, erken seçimin son haftasına girilirken muhafazakar seçmen tabanının 'Bir ikazda bulunalım derken kantarın topunu kaçırmayalım' dediğini öne sürdü. #Selvi'nin yazısına göre, 'İkinci bir #Erdoğan yok sözü muhafazakar kesimde bir parolaya dönüştü.'

Selvi'nin "Son haftaya girerken seçmen eğilimleri" başlıklı yazısının ilgili kısmı şöyle:
Selvi: İktidarın bunu seçimlerde kullanacağı propagandası mı etkili oldu bilmiyorum ama Kandil için heyecan yok
Bloklar arasında oy geçişlerinden söz ediliyor. Ama bu hangi oranda gerçekleşiyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ın alacağı oyu bir ölçüde MHP seçmeni belirleyecek deniliyor. Çünkü AK Parti seçmeninin partisiyle ilgili çekinceleri olsa da Erdoğan’la bir sorunu yoktur.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde dengelerin kılpayı oluşması muhafazakâr seçmende Erdoğan’la ilgili sorgulamayı beraberinde getirdi. Erdoğan’ın başta Kudüs olmak üzere İslam dünyası konusunda verdiği mücadele, içeride başörtüsü yasağını kaldırıp okullarda Peygamberimizin hayatı ve Kuran-ı Kerim’in ders olarak okutulması, askeri vesayetin geriletilip 15 Temmuz’da darbeye karşı verdiği cesaretli mücadelesi yeniden hatırlatılıyor. ”Bir ikazda bulunalım derken kantarın topunu kaçırmayalım. Özal’ı ikaz edelim derken, statükocular kazandı. Ülke 90’lı yılların cehennemine girdi. 28 Şubat’lar geldi. AK Parti’yi ikaz edelim derken, ülke kaosa sürüklenebilir” şeklindeki değerlendirmeler artmaya başladı. Son haftaya girilirken, ”İkinci bir Erdoğan yok” sözü muhafazakâr kesimde bir parolaya dönüştü.

SELVİ'NİN YAZISININ TAMAMI

Devamını Oku
Tansu Tomak

Sunay Akın'ın anlatımıyla Eyfel Kulesi

#Paris'in simgesi olan #Eyfel Kulesi'nin yapılışı esnasında o dönemin sanatçılarının pek çoğu buna karşı çıkmıştır.