Uluslararası finans piyasalarında altın, son dönemde yükselişini sürdürerek yatırımcıların ilgisini yeniden üzerine çekti. Ons altın, 3 bin 450 dolar seviyelerini test ederek Nisan ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Analistler, küresel ekonomik belirsizlikler ve faiz politikalarındaki değişimlerin altın talebini artırdığını belirtiyor.
Merkez bankalarının rezerv tercihlerinde altının payı, 29 yıl aradan sonra ABD tahvillerinin önüne geçti. Rezervlerde altının oranı yüzde 25 olarak kaydedilirken, ABD tahvillerinin payı yüzde 20 seviyesinde ölçüldü. Bu gelişme, altının güvenli liman olarak değerinin güçlendiğini gösteriyor.
Morgan Stanley, Goldman Sachs ve Bank of America, önümüzdeki döneme ilişkin altın fiyat tahminlerini güncelledi. Morgan Stanley, altın fiyatının 2025’in son çeyreğinde 3 bin 800 dolara ulaşabileceğini öngörürken, Goldman Sachs 2025 sonunda 3 bin 700 dolar, 2026 ortasında ise 4 bin dolar seviyesinin mümkün olduğunu belirtti. Bank of America ise altının 2026’nın ilk yarısında 4 bin dolara ulaşarak yeni rekor seviyeler görebileceğini ifade etti.
Altın fiyatlarındaki yükselişte, ABD’deki faiz indirim sinyalleri, jeopolitik riskler ve küresel ticaret kararlarının etkili olduğu vurgulanıyor. Washington’un Hindistan’a uyguladığı yüzde 50 gümrük vergisi, Batı ve Doğu arasındaki ekonomik ayrışmayı derinleştirerek merkez bankalarının rezervlerini altına yönlendirmesinde rol oynadı.