Popüler Kullanıcılar

Semtlere Göre Dualar

Her semtin duası ayrı

Din kültürü öğretmeni Hüseyin Akın, sokak sokak dolaşarak insanların nasıl dua ettiklerini araştırdı ve "Semtlere Göre Dualar" kitabında bir araya getirdi. Akın'ın iddiasına göre, Nişantaşılılar 'pürüzsüz cilt ve şıklık', Eyüplüler 'sabır', Ortaköylüler mutluluk istiyor. 

yildizlar2.gif
Nişantaşılılar pürüzsüz cilt, Eyüplüler sabır istiyor 

İnanan herkes sık sık ya da ara sıra dua eder... Ama insanların Tanrı'dan dilediklerinin yaşadığı semte göre değiştiğini, bugüne kadar kimse düşünmemiştir herhalde... "Semte Göre Dualar" adlı kitabı duaların ilden ile, hatta semtten semte farklı istekler içerdiğini anlatıyor. İlahiyat Fakültesi mezunu olan ve aynı zamanda din kültürü öğretmenliği yapan Hüseyin Akın, sadece folklorik bir çalışma yaptığını söylüyor. İnsanların sokaklarda, kahvelerde isteklerini, taleplerini, beklentilerini nasıl dile getirdiklerini inceleyen Akın, amacının şifahi kültürün hala yaşayıp yaşamadığını ortaya çıkarmak olduğunu anlatıyor. Birçok kişinin kendisine "Üsküdar'da, Nişantaşı'nda böyle dua edildiğini nereden biliyorsunuz?" diye sorduğunu söyleyen Akın, bu soruyu şöyle yanıtlıyor: "Zaten ben A'dan Z'ye herkes böyle dua ediyor demiyorum ki. Bu bir derlemedir. Ben sadece sokaktan da yararlanmadım, kitaplara baktım, Kültür Bakanlığı'nın sitesinde yer alan dualarımız ve beddualarımız bölümünden yararlandım." Bu araştırması sırasında insanların niye beddua ettiklerini, örneğin neden "Boyun devrilsin" dediklerini de araştıran Akın, bedduanın sosyolojik boyutunu incelediğini belirtiyor, "Bazıları bana 'Böyle sosyoloji mi olur?' diye soruyor. Fakat bu Auguste Comte sosyolojisi değil ki. Bu sokak sosyolojisi." Hüseyin Akın'a göre insanların gündelik ettiği dua ve beddualar "profan", yani kutsal olmayan dualar. Hatta Akın bunlara "piyasaya yönelik dualar" diyor. Bunların arkasında da halkın sözlü kültür üreterek deşarj olmaya çalışmasının, ulaşamadığı yerlere, yetkililere ulaşmak istemesinin yattığını anlatıyor. Hüseyin Akın'a göre Nişantaşı ve Etiler gibi lüks semtlerde oturanlar çoğunlukla deprem, yangın, sel gibi daha çok zor zamanlarda dua ediyorlar. Zaten Nazar boncuğu, cevşen gibi şeyler de en çok bu semtlerde satılıyor. Akın'a göre bunun nedeni bu semtlerde yaşayan insanların diledikleri şeyin hemen olmasını istemeleri, beklemeye tahammülü olmamaları. Ayrıca bu semt sakinleri, dualarında dünyada ve ahirette pürüzsüz bir cilt için dua ediyor. Fatih, Gaziosmanpaşa gibi muhafazakar semtlerde ise insanlar sürükli dua ediyor. Muhafazakar semtlerin dua konularını ise ağırlıklı olarak ahiret için yapılan istekler oluşturuyor. Akın, duaların semtler arasında gösterdiği farklılığa bir de örnek veriyor: "Muhafazakar semtlerde Allah ile olan rabıta daha fazla. Örneğin konuşmalar esnasında 'Allah razı olsun, Allah'a şükür' diyorlar. Ama özellikle liberal ilişkilerin yoğun olduğu semtlerde 'Allah kahretsin' demezler de sadece 'kahretsin' derler. Aslında bunu da kasıtlı yapmıyorlar ama iyi bir alışkanlık değil.

Ortaköy'de insanlar şöyle dua ediyormuş: "Triplex dairem var, son model arabam var, Tanrım n'olur mutluluk da senden olsun!" Kimden mi öğrendik? Nişantaşı Lisesi'nin din bilgisi hocası Hüseyin Akın, Semtlere Göre Dualar diye bir kitap kaleme almış, orada yazıyor.

Sabah

Ortaköy'de insanlar şöyle dua ediyormuş: "Triplex dairem var, son model arabam var, Tanrım n'olur mutluluk da senden olsun!" Kimden mi öğrendik? Nişantaşı Lisesi'nin din bilgisi hocası Hüseyin Akın, Semtlere Göre Dualar diye bir kitap kaleme almış, orada yazıyor. Misal, Kartal'da da şöyle bir dua varmış: "Oğlun, torunun ÖSS'den önce ASS'yi kazanır inşallah!" ASS'den kasıt da Ahiret Seçme Sınavı'ymış. Şimdi, böyle kitaplarla karşılaşınca, insanın kendini tutması hakikaten zor; ister istemez yazanı da merak ediyorsunuz. Bir kere ortada mizah var; sonra, insanın aklına nereden gelir ki semtlere göre dua kitabı yazmak? Hüseyin Akın'la buluştuk, bunları kendisine sorduk:
"Halk arasında dolaşıp inceleme yapıyordum, önemli gördüğüm sözleri not ediyordum. Gördüm ki, aslında şifahi kültür tükeniyor. Bu şifahi kültürün çok önemli bir yanı da dua ve bedduadır. Bu duaları, bedduaları yakaladım. Bazen sadece kelimeleri tutup düştükleri yerden kaldırdım. Bir de edebiyatçı yanım var, şiir yazıyorum, sonunda böyle bir kitap ortaya çıkardım. Aslında bu bir din kitabı değil; dualar aracılığıyla güleryüzlü bir sosyolojik çalışma yapmak istedim."
'Dua ve beddua deşarj aracı'
Hüseyin Akın'a göre, semt duaları 'kutsal dışı'. Bir nevi, insanlar dileklerini dua formatında dışa vuruyor. Bu noktada da, işin içine sosyoloji giriyor. Meselâ Hüseyin Akın Sanayi Mahallesi'nde oturup Nişantaşı'nda öğretmenlik yapınca, ister istemez 'sınıfsal' çelişkiyi günlük hayatında fazlasıyla yaşıyormuş. "Tuzu kuru semtlerde dualar daha ziyade korku zamanlarına dair dualardır. Hani 'Allahım bizi depremden koru' gibi. Oysa yoksul semtlerde çok daha farklıdır bu durum," diyor. Öyle ya, yoksunluk duayı da, bedduayı da başkalaştırıyor. Başını sokacak bir ev telaşındaki insanın önceliği elbette deprem falan olmuyor. Hüseyin Hoca da Sanayi Mahallesi duaları kısmına, "Parkın olur küçüğüm, inşallah ileride farkın olur," diye yazmış. Nedeni basit: Ortada ne çocukların oynayacağı bir park var, ne de o çocukları bekleyen iyi bir gelecek... "Toplumumuzun ilgililere bir mesajıdır aynı zamanda bu kitap," diyor Hüseyin Akın. 
Tabii kitaptaki bazı dualara bakınca, bunların biraz da Hüseyin Hoca'nın hayal gücü tarafından yaratıldığını hemen anlıyorsunuz. Zaten kendisi de bunu doğruluyor. "Kitaptaki duaların çoğu bizzat işittiğim şeyler. Bazılarını internetten topladım. Bazılarını da belli kelimelerden yola çıkarak kendim oluşturdum," diye anlatıyor durumu. Durmadan İstanbul'u turlarmış. Bu da pek çok laf işitmesine yarıyormuş. Zaten kitabın tarzını, 'halka dönük bir sosyoloji çalışması' olarak tanımlamasının nedeni bu. "Cafelere, kahvelere, 'kave'lere, kahve.com'a gittim kitabı hazırlamak için," diyor Hüseyin Akın ve şöyle devam ediyor:
"Fast-food çağında yaşıyoruz. Dualar da fast-food'laşmış. 'Allahım, ver ama çabuk ver' derdinde millet. Duaların kanı çekilmiş. Argo çıtkırıldımlaşmış. Dua, beddua, argo birer deşarj aracıdır. Duayı, bedduayı, argoyu yitirdiğinizde şiddet başlar. Şiddet, kelimelere tenezzül etmemektir. Bu anlamda, yoksulluklar, savaşlar, küçük balıkların yutulması hep dua ve bedduayla ilişkilidir. İnsanlara duayı tekrar hatırlatmak lazım. Ve bu yüzden, yazmış olduğum bu kitabın kendisi bir duadır. Dillerimiz 'amin'e alışsın diye yazılmıştır."
Enteresan bir yaklaşım tabii. Paradigmasına katılın ya da katılmayın, kendi içinde bir tutarlılık arzettiği kesin. E, bu da yine kendi içinde felsefi bir dayanak gerektiriyor. Hani son yıllarımız Zekeriya Beyazlar, İsmail Nacarlar, Memişler ve Ketolarla geçiyor ya, dinsel meselelere ilişkin ister istemez bir kulak dolgunluğumuz var. Buradan hareketle, Hüseyin Hoca'nın felsefi arka planını bir yoklamaya kalktığımızda, 'modern ve delikanlı din adamı' kimliğini pat diye çıkarıyor karşımıza. "Bir kere Allah'la iletişim harbi olmalı," diyor. Sonra, "Din kitaplarının buyurgan olmasından ziyade güleryüzlü olmasını tercih ederim," diyor. "Marx, 'Din afyondur, uyuşturur' diye bir laf etmiş. Nietzsche 'Tanrı öldü' demiş. Baktığınızda, bunlar yabana atılır adamlar değil. Nietzsche'yi okudum, çok önemli tespitleri var. Ahlâklı tutumları var. Onlar, ortaçağ karanlığında insanları uyuşturan Hristyanlığın din yorumuna karşı çıkmışlar. Ama İslamı bilmiyorlar. Yani ateizmin de sosyolojik bir boyutu olduğuna inanıyorum," diyor.
Tüm bunları söyledikten sonra, yeni kitap projesi de kendiliğinden şekilleniyor: Ateistler İçin Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi. Anlayacağınız hoca, sağolsun, ateistleri de düşünmüş. Bunu da 'güleryüzlü' bir tarzda yazacağına kuşku yok. "İnsan inanmadığı şeyi de bilmeli," diye konuşuyor ve yazacağı yeni kitabın ilgi çekeceğinden emin görünüyor. Sahi, ne kadar inanmasanız da, 'Yahu acaba ne yazmış?' diye bakmak istemez misiniz?
'Öğrencilerle aram iyi'
Muhabbet ilerledikçe, Nişantaşı Lisesi gibi 'zor' bir lisede din hocalığının nasıl gittiğini de merak ediyoruz. "Ders öğretme metodum da aynı kitaptaki gibi güleryüzlü. Buyurgan değil. Öğrencilerimle aram çok iyi, hiç sorunla karşılaşmıyorum. Bir kere beni eleştirmelerini istiyorum. Eleştirilmekten korkmamak lazım," diye anlatıyor özetle.
Aslında belki de din hocalarının işleri hiç bu kadar kolaylaşmamıştı. Baksanıza, televizyon kanalları hurafe merkezi gibi çalışmaya başladı. Mistik programlarda, derinden gelen ekolanmış dış sesler eşliğinde milleti korkutup duruyorlar. Hâl böyle olunca, din hocalarına muziplik yapmak da tercih edilen bir durum olmaktan çıkıyor. Maazallah çarpılır insan!
Medyada her meseleyi din adamlarına danışmak alışkanlık oldu ya, biz de bu dalgaya uyuyor ve soruyoruz. Hüseyin Akın söz konusu hurafe programları için, "İslamın protestan yönelişi gibi, ahlâk boyutunda kalıyorlar," diyor, "İslamı iyilikler ve kötülükler boyutuna indirgeyemezsiniz. O zaman Taoizmden ne farkı kalır ki? Halbuki İslam başlı başına bir sistem getiriyor." 
Ne diyelim? Bari biz de söyleşimize günün anlam ve önemine uygun bir biçimde nokta koyalım: Allahım aklımıza mukayyet ol!
Seçme semt dua ve bedduaları
Beyoğlu

  • Allah, paradan, Pera'dan ve zamparadan korusun!
  • Allah seni çarşı-pazar anneliğinden alıp Cumartesi Anneleri'nin sırasına koysun inşallah!

    Beşiktaş
  • Tanrım uykumda rüya, rüyamda da onu görmek istiyorum, sen bilirsin!

    Tophane
  • Allah külahları değiştirmesin! Değiştirirse de benimkini bana versin!

    Bebek
  • Bir üçgenin iç açıları toplamı tam istediğim gibi 180 derece olsun Tanrım!

    Bayrampaşa
  • Allah cezanı öbür aleme bırakmasın!

    Üsküdar
  • Eski Türkçe ile yazılmış gibi önümde duran bu semti okuyup hıfzetmeyi nasip et Allahım!

    Ümraniye
  • Bize medeniyet şuuru, uygarlık bilinci ver Allahım!

    Levent
  • Tanrım her cuma bize de uğra!

    Şişli
  • Tanrım ateşini ılık tut, bizi mazur gör lütfen!

    Kumkapı
  • Allah gülmekten öldürmesin, ölürken güldürmesin!

    Ankara-Çankaya
  • Tanrım, Cumhuriyetimizi ikinci ve üçüncü cumhuriyetçilerden koru, laiklik ilkemizi bize bağışla!

    Sincan
  • Yüce Rabbim, balansımızla oynayanlara fırsat verme!

 

      Radikal

#semtleregoredualar #dualar

 

Devamını Oku
Semtlere Göre Dualar