Türkiye’de savunma sanayisinde faaliyet gösteren ASELSAN, son yıllarda yaşanan kuraklık sorununa yönelik bir adım atarak bulut tohumlama uçakları geliştirmek amacıyla sözleşme imzaladığını duyurdu.
Türk savunma sanayisinin önemli kuruluşlarından ASELSAN’ın, özellikle Türkiye’de artan kuraklık nedeniyle yeni bir adım attığı belirtildi. Bu kapsamda şirket, su krizi ve kuraklıkla mücadele çerçevesinde bulut tohumlama uçaklarının geliştirilmesi ve tedariki amacıyla sözleşme imzaladığını açıkladı.
ASELSAN’ın 2025 yılı faaliyet raporunda yer alan bilgilere göre, halk arasında “yapay yağmur” olarak da bilinen bulut tohumlama çalışmalarının, şirket bünyesindeki aviyonik sistem teknolojileri birimi tarafından yürütüleceği ifade edildi. Projenin detayları henüz netlik kazanmazken, savunma sanayisindeki bilgi birikiminin iklim ve çevre teknolojilerine aktarılmasının hedeflendiği aktarıldı.
Dünya genelinde küresel ısınma ve kuraklık riskinin artmasıyla birlikte bulut tohumlama teknolojisi, başta Amerika Birleşik Devletleri ve Çin olmak üzere birçok ülkenin yoğunlaştığı alanlardan biri haline geldi. Mevcut bulutlara gümüş iyodür gibi mikroskobik parçacıklar salınarak yağış miktarının yüzde 15’e kadar artırılmasının mümkün olabileceği belirtiliyor.

ÇİN, MİLYARLARCA DOLAR KAYNAK AYIRDI
Bu yöntemin özellikle kuraklıkla mücadelede ekonomik bir alternatif sunduğu ifade ediliyor. Bu kapsamda Çin’in bulut tohumlama teknolojisine milyarlarca dolar kaynak ayırdığı, Suudi Arabistan’ın da son yıllarda bu alana yüksek miktarda yatırım yaptığı belirtiliyor.
Öte yandan uzmanlar, bulut tohumlama teknolojisinin jeopolitik ve stratejik önemine dikkat çekerken, maliyet açısından değerlendirildiğinde yağış oranında yüzde 15’e varan artışın görece düşük maliyetlerle sağlanabilmesinin bu yöntemi cazip kıldığını vurguluyor. Ancak bu yöntemin kesin bir çözüm olmadığı, yalnızca sınırlı bir katkı sunduğu da ifade ediliyor.
ASELSAN’ın bu alanda attığı adımla, Türkiye’nin kuraklık, küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle mücadele kapasitesini artırmayı ve su güvenliği konusunda yerli çözümler geliştirmeyi hedeflediği belirtiliyor.
