Coronavirus (Covid-19)

  • 230,882,741Coronavirus Vaka Sayısı
  • 4,732,838Ölü Sayısı
  • 18,558,981Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 07:20

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar

Fatih İlkokulu’nda Başkan Serkan Acar ve Öğrencilerden Renkli buluşma

Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Yeniçeriler Taraftar Derneğinin Fatih İlkokulu’nda futbol, basketbol ve voleybol topu dağıtım etkinliğinde öğrencilerle buluştu. Başkan Serkan Acar okul bahçesinde öğrencilerle futbol, basketbol ve voleybol oynadı. Öğrencilerin Başkan Acar’a yoğun ilgisi ve oynanan maçlardaki heyecan renkli anlara sahne oldu.  

 

Aliağa Fatih İlkokulu’nun bahçesinde gerçekleştirilen etkinliğe İlçe Kaymakamı Ömer Karaman, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Balıkçıoğlu, İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Yeniçeriler Taraftar Derneği Yönetimi, Aliağaspor FK Teknik yönetimi ve futbolcuları, Aliağa Petkimspor oyuncuları, Siteler Mahallesi Kadın Futbol Takımı ile öğretmen ve öğrenciler katıldı.

 

Aliağa’nın birçok spor branşında başarılı bir şekilde yer aldığını ifade eden Aliağa Kaymakamı Ömer Karaman, “Her öğrenci çalışkan ve kendisini üniversiteye hazırlama sorumluluğundadır. Hayalleriyle yaşayan bir gençliğe sahibiz. Her öğrenci derslerindeki başarısının yanında sportif ya da sanat alanında kendine eğitebilmeli, yetiştirmelidir. Hepinize başarılar diliyoruz” dedi.

 

BAŞKAN SERKAN ACAR, “NE BAŞARIRSAK EL BİRLİĞİYLE BAŞARIRIZ”

Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, öğrencilerle buluşmada yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Fatih İlkokulu çok değerli bir Okul müdürüne ve öğretmenlere sahip bir okulumuz. Sportif etkinliklere önem veren bir okulumuz. Burada eğitim alan çocuklarımız altyapılarda da yeteneklerini gösteriyor. Fatih İlkokulu ve ortaokulunun spor altyapılarına sporcu yetiştirilmesi hususunda çok ciddi emekleri var. Tüm öğretmelere emeklerinden ötürü çok teşekkür ediyorum. Bizler ne başarırsak el birliğiyle başarırız. Bizler sizler için çalışıyoruz. Sizler de Aliağa için çalışacaksınız. Yeni eğitim yılınızı kutluyorum. Aliağa’daki kurumlar olarak her daim sizlerin yanındayız”

 

ÖĞRENCİLERİN, BAŞKAN ACAR İLE SPORTİF SEVİNCİ

Başkan Serkan Acar okul bahçesinde öğrencilerle birlikte futbol, basketbol ve voleybol oynadı. Keyifli anların yaşandığı sportif etkinlikler renkli ve sıcak görüntülere sahne oldu. Öğrencilerle yakından ilgilenen ve sohbet eden Başkan Serkan Acar’ın öğrenci ve velilerle güzel anları çekilen fotoğraf kareleriyle ölümsüzleşti.

 

Öğrencilere büyük bir heyecan ve mutluluk yaşatan etkinlikte Aliağaspor FK futbolcuları ile Aliağa Petkimspor oyuncuları, Yeniçeriler Taraftar Derneği tarafından getirilen topları imzalayarak öğrencilere hediye etti. Yeniçeriler Taraftar Derneği, Aliağa’daki tüm okulları ziyaret ederek öğrencilere futbol, basketbol ve voleybol topu hediye etmeye devam edecek.

  Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Fatih İlkokulu’nda Başkan Serkan Acar ve Öğrencilerden Renkli buluşma

PTT AŞ yeni konseptli iş yerini Zonguldak’ta açtı

Türkiye’nin dört bir yanında bulunan iş yerlerini yenileyerek hizmet kalitesini artıran PTT AŞ, bankacılıktan posta ve kargo gönderimine kadar tüm işlemlerin yapılabildiği yeni konsept iş yerlerinden birini Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde vatandaşların hizmetine açtı. Yeni konsept iş yerinin açılışına, Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz, il yöneticileri ve PTT AŞ Genel Müdürü Hakan Gülten katıldı. 

 

Açılışta konuşan Vali Mustafa Tutulmaz, PTT’nin 2 asra yakın tarihinde milleti için birçok hizmet sunduğunu, günümüzde ise yaptığı yeniliklerle çağın dinamiklerine göre hizmetlerini şekillendirdiğini ifade etti. Vali Tutulmaz, PTT’nin şehre yapmış olduğu yatırımlar nedeniyle memnuniyet duyduğunu söyledi.

 

PTT AŞ Genel Müdürü Hakan Gülten, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının çatısı altında yürütülen faaliyetlerde ve verilen hizmetlerde sadece haberleşme sektörü ile sınırlı kalmadıklarını belirtti. 

Gerçekleştirdikleri her projeyle vatandaşların hayatını kolaylaştırmayı amaçladıklarını dile getiren Gülten, “41 binin üzerinde çalışma arkadaşımız, 4 bin 500 iş yerimiz, 11 bin aracımızla hizmet sunduğumuz pek çok alanda lider konumdayız” dedi.

 

Posta, kargo, lojistik, e-ticaret ve bankacılık alanlarında, Türkiye’nin hemen her noktasına hizmet götüren PTT’nin hem mevcut iş yerlerini yenilemesinin hem de iş yeri ağını genişletmesinin ulaşılabilirlik ve sürdürülebilir hizmet açısından önemli olduğuna dikkati çeken Gülten, “Yeni konsept iş yerlerimiz PTT Ailemiz ve vatandaşlarımız için daha kullanışlı, inovatif, erişilebilir ve modern bir ortam oluşturuyor” ifadelerini kullandı. 

 

Gülten toplantıda ayrıca şu değerlendirmede bulundu: 

 

“Pandemi sürecinin başlamasıyla birlikte iş yerlerimizde hizmet kalitemizi ve verimimizi düşürmeden, sunulan iş ve işlemleri aksatmayacak şekilde gerekli organizasyon değişiklikleri yaptık. Yoğunluğu azaltmak amacıyla ATM’lerimizi daha kolay hizmet alınır hale getirdik.  İş yerlerimizde müşteri kabullerimizi düzen içerisinde ve sosyal mesafeye uygun bir şekilde gerçekleştirmek için büyük çaba gösterdik. Çalışma arkadaşlarımızın sağlığı için de birçok düzenleme yaptık.”

 

“ZONGULDAK’TA 32 İŞ YERİMİZLE HİZMET VERİYORUZ”

 

Zonguldak’ın, sahip olduğu sanayi tesisleri ve büyük öneme sahip limanı ile öne çıktığını sözlerine ekleyen Gülten, madencilik kültürü ile Türkiye’nin sembol şehirlerinden biri olan Zonguldak’ta 32 iş yeri, 285 personel ve 58 araç ile hizmet verdiklerini açıkladı. 

 

Gülten, “Tersanelere, limanlara ve özellikle demir çelik endüstrisinin can damarı olan fabrikalara ev sahipliği yapan Ereğli ilçemizde de 6 iş yerimiz, 51 çalışma arkadaşımız ve 12 aracımızla kaliteli hizmet sunmaya devam ediyoruz. Yenilenen iş yerimizde toplam inşaat alanımız 1.911 metrekare olup, binamız 246 metrekarelik bir alan üzerinde bulunuyor. Müdürlüğümüz, modern mimarisi, ferah ve kullanışlı iç alanları ile güzel ilçemize artı değer katıyor. Zonguldak Ereğli’deki yeni iş yerimiz sosyal mesafe ve hijyen kuralları için uygun ortamı sağlamakla birlikte, engelli vatandaşlarımızın erişimini kolaylaştırmak gibi pek çok ihtiyacı da karşılıyor” diye konuştu. 

 

“DÜNYA POSTA BİRLİĞİNDE ÜLKEMİZİ BAŞARIYLA TEMSİL ETTİK”

 

PTT’nin vizyonunun sadece yurt sınırları içinde kalmadığını ve şirketin etkinlik sahasını genişletecek uluslararası girişimlerde bulunduğunu söyleyen Gülten, Türkiye’nin ihracat hedeflerine destek olacak uluslararası anlaşmalar yaptıklarını vurguladı. Sözlerine devam eden Gülten, “Yerli üreticilerimizi yabancı pazarlardaki müşterilerle bir araya getiriyor; e-ticaret alanında bölgemizin liderlerinden biri olma hedefi ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yurt dışındaki ticari ve hizmet odaklı girişimlerimizin yanı sıra idari faaliyetler içerisine de giriyoruz. 2016 – 2021 yılları arasında ülkemiz adına üstlendiğimiz Dünya Posta Birliği İdari Konsey Başkanlığı döneminde dünya çapında yürütülen posta politikalarına ve stratejilerine katkı sunduk. Olumlu, şeffaf, adil, iş birliğini ön plana alan ve diplomasi temelli yönetim anlayışımız, tüm üye ülkeler tarafından takdirle karşılandı. Ülkemizin adını bu güçlü yapı içerisinde başarıyla temsil etmenin gururunu yaşadık” dedi.

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
PTT AŞ yeni konseptli iş yerini Zonguldak’ta açtı

150 bin kişin ihtiyacını karşılayan su kaynakları kurudu

MUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Ali Tekkaya, son günlerde yağışların azalması ve kuraklığın artması ile ilgili yaptığı açıklamada, Muğla’da son 5 yıl içerisinde 150 bin kişinin içme suyunu karşılayan kaynakların kullanılmaz durumda olduğunu belirtti. Tekkaya açıklamasında, Türkiye’nin en fazla yağış alan ikinci ili konumundaki Muğla’nın artık dördüncü sıraya düştüğü belirtilirken, 2017 yılında 34, 2020 yılında 46, 2021 yılında ise 88 olmak üzere toplam 168 kuyu ve 1 baraj tamamen kuruduğuna dikkat çekti. 

Dünya’da ki iklim değişikliğinin olumsuz etkileri her yıl daha fazla hissedilirken Muğla’daki yağışlarda son 30 yılda büyük düşüş yaşandı. Yaşanan iklim değişikliğinin Muğla’daki etkileri konusunda açıklamada yapan MUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Ali Tekkaya, kendilerinin oluşturduğu son 5 yıllık ile Meteoroloji Genel Müdürlüğünün internet sitesinden alınan verileri paylaştı. 

“Türkiye’nin 2. yağış alan ili artık Muğla değil”

Mumcular Barajında açıklama yapan MUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Ali Tekkaya, yaşanan yağışların artık yeraltı havzalarını doldurmadığı sel ve taşkınlara neden olduğuna dikkat çekerek,  “İklim değişikliğinin en büyük etkisini yaşanan yağışlarla görüyoruz. Yağışlar artık bir anda oluyor ve yeraltı havzalarını doldurmuyor. Ani ve sağanak şeklinde yağan yağışlar ise sel ve taşkınlara neden oluyor. İlimizde 15, 20 gün süren yağışlar artık daha kısa süreli ve sağanak şeklinde olmaya başladı. Buna göre Meteoroloji ilçe müdürlüklerinden alınan bilgilere göre Fethiye’de 2020 yılında Mayıs ayında 14.7, Haziran 11.8, Temmuz’da 0,6, Ağustos’ta ise yağış olmadı. Aynı ilçede 2021 yılında ise Mayıs, Haziran, Ağustos ayında hiç yağış yaşanmaz iken Temmuz ayında ise metrekareye 0,1 kilogram yağış düştü. Bodrum ilçesinin 2020 yılı Temmuz ayında metrekareye 0,1, Ağustos ayında 11,2 kilogram yağış düştü. Ancak 2021 yılında ise Temmuz ve Ağustos aylarında hiç yağış olmadı.  Türkiye’de Rize’den sonra en fazla yağış alan ikinci il konumundaki Muğla, son 30 yılda yağış miktarı yaşanan azalmalar nedeniyle Rize, Giresun ve Zonguldak’tan daha az yağış aldı. Türkiye’nin 2. Yağış alan ili artık Muğla değil” ifadelerine yer verdi.

“Mumcular Barajı kurudu, Bodrum’a su Geyik Barajından veriliyor”

Barajların durumu hakkında da bilgi veren Tekkaya, “ 2021 yılı Ağustos ayının son haftasındaki baraj verilerine göre Mumcular Barajı 10, Geyik Barajı 35, Atatürk barajı ise 87 oranında. Bodrum yarım adasını besleyen Mumcular barajındaki su tamamen tükendi. Bodrum Yarımadasının su ihtiyacının karşılanması için MUSKİ Genel Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı çalışma sonucunda ilçeye Geyik barajından su verilmeye başlandı” sözleri kullandı. 

“5 yılda 168 içme suyu kuyusu kurudu” Yapılan açıklamada son 5 yıl içerisindeki içme suyu kuyularının yüzde 50 oranında azalış söz konusu olduğunu söyleyen Ali Tekkaya, açıklamada şu görüşlere yer verdi;  “Vatandaşlarımızın içme suyu sıkıntısı çekmemesi için 665 içme suyu kuyumuz aktif olarak kullanılıyor. Ancak bu 665 içme suyu kuyumuzun bazılarında yüzde 50 oranında azalma var. Yeraltı su kaynaklarımızda ise 2017 yılında 12.000 m3/gün su temin edilen 34 adet derin kuyu tamamen su kestiği veya farklı nedenlerle kullanılamaz hale geldi. 46 derin kuyu 2020 yılında, 88 kuyuda 2021 yılında kurudu. 2017 yılından bu yana 150 bin kişinin içme suyunu karşılayacak kaynaklar şu an kullanılamaz duruma geldi. İklim değişikliğinin önemini tekrar hatırlatır suyun tasarruflu tüketimi bu dönemde daha da büyük önem arz ettiğini belirtmek isteriz.” 

“Muğla’da su kullanımı yüzde 8,77 arttı” Yangın felaketlerinde en önemli savunma aracının su olduğunu hatırlatan MUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Ali Tekkaya, suyun herkes tarafından adil ve israf edilmeksizin kullanımının çok önemli olduğu vurguladı. Açıklamada ilçe ilçe su tüketimlerini açıklayan Tekkaya, şu bilgileri verdi, “İlimizde Temmuz ayı verilerine göre net tüketilen içme-kullanma ve endüstri suyu 8,77 arttı. Su kullanımının ilçeler olarak bakıldığında Ula 29,83 Marmaris 18,42, Datça 18,21, ve Bodrum 16,11 ile en fazla su tüketiminin olduğu ilçelerimiz. Su kullanımı düşen ilçeler ise sırasıyla Kavaklıdere, Köyceğiz ve Ortaca’dır. İlimizde kuraklık sonrası 8,77 oranında su tüketimindeki artış düşündürücü boyuttadır. Bu nedenlerle kaynaklardaki azalmalar, küresel iklim değişikliğinin etkileri göz önüne alınarak tüm kullanıcıların su tasarrufuna yönelmeleri, su şebekelerinden kesinlikle tarımsal sulama yapmamaları, tarımsal sulama yapmak için modern, tasarruflu sistemler kullanmaya davet ediyoruz.” 

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
150 bin kişin ihtiyacını karşılayan su kaynakları kurudu

Nahide Babashlı'dan Hayvan Hastanesine Ziyaret

Seslendirdiği şarkılarla müzikseverleri mest eden, ünlü Azeri şarkıcı Nahide Babashlı kaybettiği köpeğinin anısına Başakşehir Hayvan Hastanesi'ni ziyaret etti. Hastane ziyaretinde duygusal anlar yaşayan hayvansever şarkıcı köpeğini kaybedince çok ağladığını belirterek "Her kayıp acı demektir. Hayatımın bir parçasıydı. Dilerim hiç kimse böyle bir üzüntüyü yaşamasın" dedi.

Ünlü şarkıcı Nahide Babashlı son katıldığı radyo programını da kaybettiği köpeğinin anısına, hayvan hastenesi bahçesindeki canlı yayın aracından gerçekleştirdi. Yayın öncesinde hastaneyi ziyaret ederek tedavisi süren minik dostlarımızla ilgili yetkililerden bilgi alan genç şarkıcı, ziyaret sırasında duygusal anlar yaşadı. Kaybettiği köpeğinin yerine bir daha kimseyi koyamadığını anlatırken sık sık gözleri dolan Babashlı, "Herkesin evladı kendine kıymetlidir benim de evladım gibiydi. Onlar bizim en özel dostlarımız. İçinde sevgi taşıyan herkes, her hayvansever bu duyguyu, sahiplenmeyi, onlar için zaman ayırıp sevgiyi paylaşmayı iyi bilir. Onun anısına özellikle hayvan hastanesini ziyarete geldim" dedi.

Fenomen şarkıcı yakın zamanda arka arkaya ünlü isimlerin iki ayrı albümdeki birbirinden iddialı çalışmalarıyla da sürpriz yapacağını belirtti. 

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Nahide Babashlı'dan Hayvan Hastanesine Ziyaret

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ve Azerbaycan Arasında İş Birliği Protokolü İmzalandı

Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı tarafından 2020 yılında hayata geçirilen Bilim Türkiye Projesi ve Deneyap Eğitim Programları bu yıl ilk defa ülke dışında uygulanmaya başlayacak. Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ilişkileri güçlendirmek amacıyla hayata geçirilecek Bilim Bakü için imza töreninde Türkiye Teknoloji Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar ile Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına Bağlı Kamu Hizmetleri ve Sosyal İnovasyon Devlet Ajansı Başkanı Ulvi Mehdiyev bir araya geldi. 

İki Devlet, Tek Millet

TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nin düzenlendiği Atatürk Havalimanında gerçekleştirilen imza törenine katılan ve T3 Vakfı’nın Milli Teknoloji Hamlesi yolunda gerçekleştirdiği projeleri Azerbaycan’a taşıyacaklarını ifade eden Türkiye Teknoloji Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, “Türkiye'de 10 bilim merkezimiz var. Bu protokol ile birlikte bilim merkezi modeli, Ajansımız ortaklığında '2 devlet, tek millet' anlayışına uygun bir şekilde Azerbaycan'da 'Bilim Bakü' olarak hizmete geçecek." dedi. Deneyap Teknoloji Atölyelerinin ülkemizdeki çocukların gelişimine sağladığı faydanın dost ülke Azerbaycan çocukları ile de paylaşılacağını belirten Sn. Bayraktar, “Azerbaycan gençliğine katkı sunmaktan dolayı mutluyuz. İnşallah Bilim Bakü bünyesinde Azerbaycanlı gençlerimize, teknolojiden tasarıma, doğa bilimlerinden matematiğe, robotiğe kadar tüm alanlarda eğitimler verilecek. Aynı zamanda Deneyap Teknoloji Atölyesi de kurulacak, sınavla seçilmiş öğrencilere teknoloji eğitimleri sunulacak.” ifadelerini kullandı.

Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına Bağlı Kamu Hizmetleri ve Sosyal İnovasyon Devlet Ajansı Başkanı Ulvi Mehdiyev, Ortak hizmet Protokolünün Azerbaycan gençlerinin inovasyon ve teknoloji alanlarına yönelmesinde faydalı olacağını ifade etti. Türkiye’nin teknolojide öncü ülkeler arasında olduğunu ifade eden Mehdiyev, Azerbaycan’ın da bu yolda ilerleme hedefinin olduğunu ifade etti. 

Teknoloji Eğitimleri Sınırları Aşıyor

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı tarafından düzenlenen Bilim Türkiye Projesi 6-14 yaş grubuna yönelik uygulamaya dayalı eğitim atölye alanlarını, planetaryum ve interaktif deney düzeneklerinin yer aldığı sergi alanlarını kapsayan çalışma alanları ile bilim ve teknolojiye karşı ilgi ve merak uyandırmayı hedefleniyor. Bilim Bakü kapsamında kurulan merkezde Doğa bilimleri, Teknoloji, Matematik, Astronomi Havacılık ve Uzay, Tasarım ve Girişimcilik Atölyeleri bulunuyor. Ayrıca, merkezlerde sınav ile seçilen öğrencilerin 3 sene boyunca ücretsiz teknoloji eğitimleri alacağı Deneyap Teknoloji Atölyeleri de yer alacak.

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ve Azerbaycan Arasında İş Birliği Protokolü İmzalandı

İclal Aydın imza gününe 3 kuşak geldiler

Gerçekleştirdiği imza günlerinde sevilen yazarları okurlarla bir araya getiren D&R; oyuncu, yazar, gazeteci ve sunucu İclal Aydın’ı ağırladı. Yeni kitabı Söylenmemiş Sözler ile büyük yankı uyandıran usta kalem, 18 Eylül Cumartesi günü D&R Bursa Korupark’ta, 19 Eylül Pazar günü D&R Balıkesir 10 Burda’da kitapseverlerle buluştu. İclal Aydın’ın kitabını okurları için imzaladığı etkinlikler, kitap tutkunlarından yoğun ilgi gördü. Bursa’daki etkinliğe kızı ve torunu ile katılan hayranını gören İclal Aydın, mutluluğunu gizleyemedi.

 

 

Kültür, sanat ve eğlence dünyası D&R, düzenlediği imza günlerinde edebiyat tutkunlarını hayranı oldukları yazarlarla buluşturuyor. Yeni romanı Söylenmemiş Sözler ile büyük beğeni toplayan İclal Aydın, D&R Bursa Korupark ve D&R Balıkesir 10 Burda mağazalarında gerçekleşen imza günlerinde D&R’ın konuğu oldu. 

 

Aydın’ın sevenleriyle bir araya geldiği imza günü etkinlikleri keyifli anlara sahne oldu. İclal Aydın hayranı bir kitapsever, yazarın Bursa’daki imza gününe kızı ve torunuyla katıldı. İclal Aydın, etkinliğe 3 nesil katılan sevenleriyle sohbet ederken, imza vermeyi ve fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmedi. 

 

Kitap hakkında

İclal Aydın’ın merakla beklenen son romanı Söylenmemiş Sözler, raflarda yerini aldı. Daha önce okur tarafından çok sevilen Üç Kız Kardeş ve Kalbimin Can Mayası isimli eserler birbirini takip eden iki roman iken, Söylenmemiş Sözler bağımsız hikâyesi ve yeni kahramanları ile İclal Aydın okurlarına Ege’nin bir başka kasabasından yepyeni bir kapı açıyor. Bir zamanların ünlü gazetecisi Oktay Onur Yortan’ın ülkenin ve hayatın her yanını saran değer yitimine, bu kayıplar üzerinde kurulan yeni düzene tahammülü kalmamıştır artık. Bir gece onu İstanbul’a ve gazetesine bağlayan son pamuk ipliği de kopar. Her gece gittiği restoranda yaşadığı bir ruhsal patlamanın ardından bir daha dönmemek üzere İstanbul’u terk eder ve Urla’ya yerleşir. Tüm yanlışlarını, pişmanlıklarını, saf çocukluk anılarını ve kayıp aşkını düşünmek için önünde uzun bir zaman vardır artık. “Her şey bitti” diye uyandığı bir sabah, “Aslında şimdi başlıyor” diyen o 100 yıllık fısıltı haklı mı çıkacaktı gerçekten? İnsanın yaşayamadığı ve bu yüzden eskitemediği bir aşk sahiden eski bir aşk mıdır? Yoksa bazı aşklar kendi yıkıntısından yükselip, eski acısından güçlenerek yeniden doğabilir mi? İki yorgun, kırık âşık Filiz ve Oktay, iki genç yeni yolcu Zeynep ve Kerem’le bu soruların yanıtlarını ararken kendilerini Urla’nın masalsı sokaklarında geçen olağanüstü bir başka hayat hikâyesinin ortasında buluyorlar. Söylenmemiş Sözler, geçmişe rağmen yeniden başlamanın gücüne inandıran, yaz sevinci gibi ilham verici ve umutlandıran bir roman.

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
İclal Aydın imza gününe 3 kuşak geldiler

Ozan Doğulu ve Orkestrası ile Sorriso Kuruçeşme'de doyasıya müzik!

Boğaz manzarasına karşı muhteşem İtalyan yemeklerinin yanı sıra müziğiyle de şehrin yeni eğlence noktası haline gelen Sorriso Kuruçeşme, Ozan Doğulu ve orkestrasının çarpıcı performansıyla yeni sezona merhaba dedi. ''Newyork'lu İtalyan'' konseptini benimseyen mekan, bu sefer Doğulu'nun Harika ve Dağılmak İstiyorum gibi hit şarkılarıyla misafirlerine unutulmaz bir gece yaşattı. 

Sorriso Kuruçeşme'nin muhteşem atmosferinde gerçekleşen performansa; iş,sanat ve cemiyet hayatından Oktay Kaynarca, Gül Gölge, Ozan Ekşi, Merve -Volkan Seven, Aysun Nuhoğlu,Arte Tahir ve Sabi Totah gibi isimler katıldı.

Eşsiz ambiyansıyla misafirlerine ev sahipliği yapan Sorriso Kuruçeşme, önümüzdeki günlerde Defne Samyeli, Yol Project gibi ünlü isimleri sahnesinde ağırlamaya devam edecek. 

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Ozan Doğulu ve Orkestrası ile Sorriso Kuruçeşme'de doyasıya müzik!

Google Oyun ve Uygulama Akademisi ile teknoloji kariyerinin kapısı 2000 genç için aralanıyor

Google Türkiye, Girişimcilik Vakfı ve T3 Girişim Merkezi, teknoloji sektörüne özel nitelikli iş gücü yetiştirilmesi için destek sağlayarak Türkiye’nin dijital oyun ve uygulama ekosisteminin gelişimine katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirilen “Google Oyun ve Uygulama Akademisi” projesi için güçlerini birleştirdi. Proje ile ülkemizde değişen işgücü piyasasında talep gören ve hızla büyüyen teknoloji sektöründe gençlerin istihdam edilebilmeleri için gerekli bilgi ve becerilerin onlara kazandırılması hedefleniyor.

“Google Oyun ve Uygulama Akademisi”, TEKNOFEST 2021 kapsamında Google Türkiye, Girişimcilik Vakfı ve T3 Girişim Merkezi’nin yanı sıra projeyi destekleyen saygın kurumlardan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’’nin saygın yetkililerinin de katılımıyla gerçekleşen bir panel ile kamuoyuna tanıtıldı.

 

Teknoloji sektörüne özel sonuç odaklı eğitimler

Kapsamlı bir yetkinlik kazandırma programı niteliğindeki “Google Oyun ve Uygulama Akademisi”, bütünlüklü ve uzun soluklu bir eğitim sürecini içeriyor. Online olarak erişilebilen eğitimler ve kariyer programları sayesinde bursiyerlere Türkiye’nin her yerinden ve her zaman katılarak öğrenmeye devam fırsatı sağlanıyor. Ücretsiz ve 18-29 yaş aralığındaki herkesin başvurusuna açık olan program kapsamında, geçmişte teknoloji sektörüne ilişkin herhangi eğitim veya deneyim ön koşulu aranmaksızın oyun ve uygulama yazılımı alanında 7 aylık yoğun bir eğitim sunuluyor.

Söz konusu süre içerisinde bursiyerlere teknoloji sektöründe ihtiyaç duyacakları ve kendi kariyerlerini oluşturacak becerileri kazandırmaya yönelik teknik (Flutter Uygulama Geliştirme, Unity Oyun  Geliştirme) ve işletme (Teknoloji Girişimciliği, Hukuk, Finans, İnsan Kaynakları) alanındaki kariyer odaklı eğitimlerin yanı sıra yetkinliği uluslararası olarak kabul gören ve ilk kez Türkçe olarak sunulacak Coursera’da yer alan Google Proje Yönetimi Programı’ndan sertifika sahibi olma fırsatı sunuluyor.

 

İlk yılda en az yarısı kadın 2000 mezun hedefleniyor, mezuniyet ödülü ise San Francisco gezisi 

Google Oyun ve Uygulama Akademisi kapsamında gençlere ayrıca sektörün önde gelen oyuncuları ile bir araya gelebilecekleri kariyer hızlandırıcı (Sektöre Özel Buluşmalar, Kariyer Etkinlikleri, İlham Buluşmaları, Sosyal Beceri Eğitimleri vb.) etkinliklere katılma olanağı sağlanıyor. Mezuniyet Hackathlonu’nda yarışıp kazananlar ise start-up ekosisteminin kalbinin attığı San Francisco'ya düzenlenen geziye katılma şansı elde ediyor. Google Oyun ve Uygulama Akademisi‘nin ilk yılında, en az yüzde 50’si kadın olmak üzere 2000 mezun verilmesi hedefleniyor.

 

“Geleceğin uygulama geliştirici ve girişimcileri bu akademiden mezun olacak”

Böyle önemli bir işbirliğine imza attıkları için Google Türkiye, T3 Girişim Merkezi ve Girişimcilik Vakfı’na teşekkür eden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank sözlerine şöyle devam etti: “Burada geleceğin teknolojileri ve geleceğin trendleri açısından önemli bir projeye imza attık. Bu imzalarla Google Akademi, Türkiye’de oyun ve uygulama geliştirmeye meraklı gençlerimize eğitimler verecek. 2000 gencimiz 400 saate varan ücretsiz eğitim alacak. Bu eğitimleri alan gençlerimize Girişimcilik Vakfı ve T3 Girişimcilik Vakfı tarafından; nasıl şirketleşebileceklerine, kendi girişimlerini nasıl kurabileceklerine yönelik mentorluk hizmeti verilecek. Gençlerimiz yatırımcılarla bir araya gelme fırsatı bulacaklar. Özellikle uygulama geliştirmeye meraklı gençlerimizi bu programa katılmaya davet ediyorum. Geleceğin uygulama geliştirici ve girişimcileri bu akademiden mezun olacak, vakıflarımızla birlikte de kendi girişimlerini kuracak.”

 

“Bu proje Türkiye’yi oyun kurucular ligine taşıyacak”

Türkiye’de 500 bin yazılımcı hedefine her geçen gün yaklaşıldığını belirten Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı ve & T3   Mütevelli Heyeti Üyesi Mehmet Fatih Kacır,  “Ancak dünyadaki diğer örneklere baktığımız zaman bizim hepsinden daha da hızlı koşmamız, daha yenilikçi işlere imza atmamız gerekiyor. Unutmayalım ki,   yepyeni bir dünya ile karşı karşıyayız. Peki biz bu dünyada müşteri mi yoksa oyun kurucu mu olacağız? Bu yıl Teknofest yarışmalarında 40 binden fazla takım sürece dahil oldu ve bu takımların her birinde en az bir yazılımcı yer alıyor. Ben bu yolda atılan diğer adımlar gibi Google Oyun ve Uygulama Akademisi’nin Türkiye’nin oyun kurucular ligine çıkmasına ivme kazandıracağına inanıyorum.” dedi.

 

Sosyal ve ekonomik kalkınmayı dijital teknolojilerin kullanımı yoluyla sağlama hedefi doğrultusunda “insan, iş süreçleri ve teknoloji” unsurlarından oluşan bütüncül bir yaklaşımla çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç, “Bu sac ayağının en önemli unsuru olan insan alanında, oyun uygulamaları yapabilecek bireyleri yetiştirme hedefiyle bir işbirliğine imza attık.” dedi.

Koç sözlerini şöyle sürdürdü “AB’nin yaptığı bir araştırmaya göre dijital devlet anlamında Türkiye 36 ülke arasında kullanım odaklılık konusunda 4. ülke. Bugün 56,5 milyon kullanıcısı olan çok büyük bir aileyiz. Bu aileyi daha da büyütmek istiyoruz. Bu doğrultuda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Yapay Zeka stratejimizi açıkladık. 2021-2025 yıllarını kapsayan bu strateji kapsamında bu süreçte 50 bin yapay zeka uzmanı istihdam etmeyi planlıyoruz. Pilot projelerle gençlerin yapay zeka teknolojilerini tanıması ve bunların ötesine geçebilmeleri için ilham vermek istiyoruz. Google Oyun ve Uygulama Akademisi’nin Yapay Zeka teknolojilerinin kullanımı açısından da bize çok büyük bir destek sağlayacağına inanıyoruz.”

 

Hedef “Türkiye’yi “decacorn’lar ligine sokmak” 

Google olarak 2006’dan bu yana teknoloji ekosisteminin gelişmesi, milli ve yerli girişimlerin ülkemizde kök salması ve bu yönde nitelikli işgücünün desteklenmesi için 15 yıldır çalıştıklarını ve ülkemizin geleceğine yatırım yaptıklarını belirten Google Türkiye Ülke Müdürü Mehmet Keteloğlu Akademi lansmanı ile ilgili görüşlerini şu sözlerle dile getirdi:

“Google olarak Türkiye'de dijital dünyanın kapılarını herkese açan, hangi alanda eğitim ve kariyere sahip olurlarsa olsun insanlara dijital bilgilerle kendilerini geliştirme ve güncelleme fırsatı veren kapsamlı projeleri ülkemizin önde gelen kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde hayata geçiriyoruz. Bugün de değerli iş ortaklarımız Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, Girişimcilik Vakfı ve T3 Girişim Merkezi ile nitelikli iş gücü yetiştirme projelerimizden en yeni ve bizi en çok heyecanlandıran Oyun ve Uygulama Akademimizin lansmanı için bir araya gelmekten dolayı büyük memnuniyet duyuyoruz.

GİRVAK ve T3 Girişim Merkezi işbirliğinde yürüteceğimiz, kariyerine teknoloji sektöründe yeni bir yön vermek isteyen tüm gençlerin başvurusuna açık bu yoğun eğitim programı ile ülkemizin milli teknoloji alanındaki adımlarına bir yenisini ekleyeceğimiz için heyecanlıyız. Bu adımla beraber ülkemizin ilk unicorn'unu çıkaran oyun sektöründe yakalanan ivmeyi 2023 vizyonu doğrultusunda daha geniş kitlelere yayarken daha birçok unicorn girişimin çıkması için katkıda bulunmayı, bir yandan da Türkiye'yi decacornlar ligine sokma hedefleri doğrultusunda nitelikli iş gücü geliştirmeyi amaçlıyoruz.

Burada bizimle bulunan değerli paydaşlarımızın çizdiği vizyon ile hem küresel teknoloji değer zincirlerine entegre olabilecek, hem de çeşitli başarı hikayelerine imza atan startup ekosistemimize yeni başarı öyküleri ekleyecek olmanın gururunu yaşıyoruz.”

 

“Daha fazla unicorn’a giden yol bu akademiden geçiyor”

Kuruldukları 2014 yılından bu yana Türkiye’de girişimcilik kültürünün gelişmesi ve ülkemizin global girişimcilik merkezlerinden biri olması için çalıştıklarını belirten Girişimcilik Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “7 yılda ulaştığımız 24 milyon gence verdiğimiz girişimcilik ve inovasyon ilhamı ile 150’den fazla startup’ın kurulmasına ve dünyanın farklı noktalarında hizmet vermesine katkı sağladık. Girvak olarak inanıyoruz ki, girişimciliğin önündeki engelleri kaldırmak ülkemizin global ekosistemde bir çekim noktası haline gelmesi için vazgeçilmez bir unsur. Bu engellerden en önemlisi ülkemizdeki yazılımcı açığı. Her yıl farklı üniversitelerden mezun olacan yaklaşım 8000 bilgisayar ve yazılım mühendisi ülkemiz için yeterli değil. Bu sayı çoğaldıkça inovasyon ve teknoloji de gelişecek, yeni unicornlar ortaya çıkacak. Bu nedenle Google ve T3 Girişim Merkezi ile işbirliğinde hayata geçen Oyun ve Uygulama Akademisi’nin ortaya çıkaracağı değere çok önem veriyoruz. Akademiyi eşsiz kılan eğitimler ile birlikte göreceğiz ki, önümüzdeki yıllarda ülkemizden çıkacak unicornlar Akademi mezunlarından olacak.” 

 

“Günümüzün starları teknoloji geliştiren girişimciler”

Eğitimi önceliklendiren bir vakıf olduklarının altını çizen T3 Girişim Merkezi Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu Üyesi Sn. Serdar Gürbüz, konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle aktardı: “Ülkemizde yazılım ve teknoloji geliştiren gençlerin sayılarını artırma hedefimiz doğrultusunda 2017 yılında Deneyap Teknoloji Atölyeleri Projesi’ne başladık. Bu proje kapsamında ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik, robotikten programlamaya kadar uzanan 3 yıl süreli eğitimler veriyoruz. Proje, bakanlığımızın da değerli desteğiyle Türkiye’nin pek çok şehrinde devam ediyor. Hiç kuşkusuz, ülkemizde teknolojinin ve girişimciliğin önünü açmaya yönelik en önemli çabalarımızdan biri de TEKNOFEST. Bu organizasyon kapsamında teknoloji geliştiren öğrencilerin ve girişimcilerimizin bu alanın starları olarak konumlanmalarını sağlıyor, toplumsal bir dip dalga gerçekleştirilmesine katkı sağlamaya çalışıyoruz. Google ve GİRVAK’la işbirliğimiz sonucunda hayata geçirilen Google Oyun ve Uygulama Akademisi’nin bizi bu ortak hedefimize daha da yakınlaştıracağına inanıyoruz.”

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Google Oyun ve Uygulama Akademisi ile teknoloji kariyerinin kapısı 2000 genç için aralanıyor

Mimari Çalışmalar Doğaya Adapte Olmalıdır

Koruma sektörü ve yerel yönetimlerin buluşma noktası olan YAPEX Restorasyon ve Kültür Mirasını Koruma Fuarı, ÇEKÜL Vakfı iş birliği ve Tarihi Kentler Birliği desteğiyle bu yıl kapılarını İstanbul’da açtı. Fuarda, geçtiğimiz günlerde yaşadığımız doğal afetlerin etkileri kapsamında mimarinin doğa içindeki işlevine göre belirlenmesinin ve tüm yapıların geleneksel mimarinin bilgi ve deneyim birikimini kullanarak doğayla uyumlu bir şekilde inşa edilmesinin öneminden bahsedildi. 

 

 

“Kırsal Miras ve Kent İlişkisi” temasıyla gerçekleşen YAPEX Restorasyon ve Kültür Mirasını Koruma Fuarı, bu yıl koruma sektörü ve yerel yönetimleri 11’inci kez bir araya getiriyor. ÇEKÜL Vakfı’nın (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı) 30 yılı aşkın bilgi ve tecrübesini yansıtarak her yıl farklı bir koruma başlığını gündeme taşıdığı fuar, bu yıl da kır ve kent arasındaki dengelere, doğal-kültürel miras ve insan ilişkisine dikkat çekiyor.

 

Doğayla uyumlu mimari çözümler

Yenikapı Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen olan YAPEX Fuarı, pek çok etkinliğe ev sahipliği yapıyor. ÇEKÜL Vakfı'nın kültür mirasını koruma alanındaki yaklaşım zenginliğini ve farklı uzmanlıklara sahip kişi, kurum ve oluşumlardan oluşan iletişim ağını güçlü bir şekilde yansıtan panellerin ilki bugün yoğun bir katılım ile yapıldı. Düzenlenen panel Türkiye'den ve dünyadan örneklerle "ekolojik mimarlık" başlığını farklı yönleriyle ele alırken, Mimarlar Sinan Polvan, Şeyda Arguner Dana ve Özgül Öztürk, konuşmalarıyla kaynağını doğadan alan geleneksel mimari ile yüzünü doğaya çeviren çağdaş mimaride ekolojik çözümlerin izini sürerek, doğayla uyumlu yapı malzemelerini uygulama örnekleri üzerinden değerlendirdi.  

ÇEKÜL Vakfı Genel Müdürü S. Yeşim Dizdaroğlu modaratörlüğünde “Doğanın zaman ötesi işlevselliği” başlığı ile başlayan panelde doğanın içindeki işlevi algılamanın insan yaşamına kattıkları, insanlığın başlangıcından bugüne yaşanan doğa olaylarına göre belirlenen mimari anlayışın farklı coğrafyalardan örneklerle günümüze yansıması anlatıldı. Konuşmacılar, yönetmeliklerde geleneksel malzeme ve teknik kullanımını mümkün kılacak düzenlemeleri de beklediklerini vurguladılar.

Panelde konuşan Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sinan Polvan “Doğada önemli bir denge üzerinde yaşıyoruz ve tüm dengeler bir döngüye tabi. Her mimari çalışma özünde doğaya adapte olur. Ekolojiyi kullanan mimari, doğaya karşı değil, doğaya adapte olmaya çalışan bir mimari olmalıdır. Anadolu coğrafyası dünyanın küçük bir ölçekte kopyalanmış halidir. Anadolu’nun her bir tarafında dünyada uygulanan mimari çalışma örneklerini görebilirsiniz. Dünyada geleneksel mimari çözümlere baktığımızda yüzyıllar öncesi yapılan birçok tarihi eserde mimarinin rüzgâr, yağmur, fırtına gibi doğa olaylarının etkilerinin gözetilerek yapıldığını görüyoruz” dedi. Polvan, rüzgarın etkisini gözeten çatı sistemlerini, gel-gitlerin şekillendirdiği köprüleri ve benzer örnekleri, fizik kurallarıyla geleneksel mimari uygulamalarının buluşma anları olarak örnek gösterdi.

Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi Şeyda Arguner Dana ise “Çağdaş Mimari Uygulamalarda Ahşap Malzeme Kullanımı” üzerine bilgi verdiği sunumunda “Doğanın farkına varıp, doğanın gücünü kullanarak tasarım yapmak mümkün. Türkiye’de kullanılan ahşap, yurt dışından ithal ediliyor. Türkiye’de yapısal ahşap üretiminin diğer ülkelere baktığımızda çok düşük olduğunu görüyoruz,” dedi.

Panel de son olarak konuşan mimar ve döngüsel tasarımcı Özgül Öztürk ise geçmişin, bugünün ve geleceğin en önemli malzemesi olan toprak ile ilgili bilgi verdi. Sunumunda toprak, doğa ve mimarinin nasıl entegre olarak uygulandığı hakkında bilgi veren Öztürk Elazığ’ın Keban ilçesinde hayata geçirdiği Anadolu Meleği Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi’nin yapım teknikleri hakkında bilgi verdi. Doğal çevresi ile uyumlu ve ödüllü bu yapının insanların toprakla en eski ilişkisini de canlandırdığını söyledi.  

 

ÇEKÜL Hakkında:

ÇEKÜL (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı) Türkiye’nin doğal, tarihsel ve kültürel varlıklarını korumak amacıyla 1990 yılında kuruldu. Kuruluşundan itibaren doğa-kültür-insan arasındaki yaşamsal uyumun savunucusu olan ÇEKÜL, “Doğa ve Kültürle Varız” sloganıyla yaşama geçirdiği proje ve programlarla, en küçük yerleşmeden ülke bütüne açılan bir yaklaşımı benimsedi. Ülkenin dört bir köşesindeki küçüklü büyüklü kentte, koruma hareketini koruma seferberliğine dönüştürerek tarihi dokunun çağdaş kentle ilişkilendirilmesine, kentlere kültür öncelikli bir gelecek vizyonu kazandırılmasına öncülük etti. 

 

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Mimari Çalışmalar Doğaya Adapte Olmalıdır

Gölbaşı Belediyesi Öğrencileri Sevindirdi

Gölbaşılı çocukları yeni eğitim öğretim döneminde de yalnız bırakmayan Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek, merkez bölgedeki okullarda öğrencilere suluk hediye etti.

 

Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek’in talimatıyla gerçekleştirilen proje, öğrencilerin yüzünü güldürdü. Yeni eğitim öğretim döneminin başlaması ile okullarına dönen öğrencileri ziyaret eden Başkan Şimşek, suluk hediyesi ile öğrencileri mutlu etti. Altı okulda, toplam 1.230 adet suluk dağıtıldı. Tamamen hijyen koşullarına uygun üretim ve paketleme aşamalarından geçen suluklar, maske ve mesafe kuralına uygun şekilde yapılan dağıtım ile öğrencilerle buluştu. 

 

Öğrencilerin sağlığını ve mutluluğunu her daim ön planda tuttuklarının altını çizen Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek “Çocukların mutluluğu bizim mutluluğumuz. Onları ve ailelerini mutlu etmek, küçük dahi olsa bu mutlulukta pay sahibi olmak tek gayemiz. Bizler Gölbaşı Belediyesi olarak, yeni eğitim öğretim yılında çocuklarımıza bir hediye vermek istedik. Normalleşme sürecinin en verimli şekilde ilerlemesi ve çocuklarımızın sağlığının korunması çok önemli. Öğretmenlerimiz ve sorumlularımız bunun için elinden geleni yapıyor. İnşallah ülkemiz ve ilçemiz için her şey yolunda gider ve çocuklarımız tekrar okullarından ayrılmak zorunda kalmaz.” dedi.

 

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Gölbaşı Belediyesi Öğrencileri Sevindirdi