Ekonomi dünyasının tanınmış isimlerinden Mahfi Eğilmez, Türkiye’nin borç yükü ve faiz giderleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Eğilmez, özellikle 2021’de uygulamaya konulan düşük faiz politikalarının bugün yarattığı ekonomik sonuçları detaylarıyla paylaştı.
Eğilmez’in analizine göre, Türkiye’nin toplam dış borcu Aralık 2025 itibarıyla 564,9 milyar dolara ulaştı. Ancak dolar kurunun baskı altında tutulması, borç yükünü olduğundan daha hafif gösteriyor. Kur baskısı nedeniyle GSYH dolar bazında yüksek görünürken, borcun milli gelire oranı kağıt üzerinde düşük hesaplanıyor.
Mevcut verilere göre merkezi yönetim borç yükü %21,4, toplam dış borç yükü ise %37,2 seviyesinde bulunuyor. Özel sektörün dış borcu ise 301,4 milyar dolar civarında. Eğilmez, dolar kurunun serbest bırakılması hâlinde borç yükünün çok daha ağır görüneceğini ifade etti.

Faiz giderleri konusunda da uyarılarda bulunan Eğilmez, düşük faiz politikasının 2023 sonrası yüksek faiz artışlarına yol açtığını belirtti. Bu artış, bütçede faiz giderlerinin payını her yıl artırırken, kamu hizmetleri için ayrılması gereken kaynakların büyük kısmının faiz ödemelerine yönlendirildiğini gösteriyor. 2023 itibarıyla faiz giderlerindeki artış oranı, resmi enflasyon rakamlarını bile geride bıraktı.
Eğilmez, ekonomik yükün en çok düşük gelirli kesimleri etkilediğini vurguladı. “Faizlerin düşürülerek enflasyonun kontrol altına alınacağı yönündeki politika uygulanmasaydı, bugün asgari ücretli ve emekliler bu kadar olumsuz etkilenmezdi.” ifadelerini kullandı.
Ayrıca Türkiye’nin durumunu Arjantin örneğiyle karşılaştıran Eğilmez, kısa vadeli popülist politikaların ekonomiyi ilk etapta olumlu gösterebildiğini, ancak uzun vadede ciddi sorunlara yol açtığını hatırlattı.