HaberX
Anasayfa/Arşiv/SEZER KRİZİ

SEZER KRİZİ

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri nezdinde oluşan "Sezer Krizi"nin ilginç yansımaları var.

Oluşturan
Eklenme 02.11.2001 - 06:42
Haberi PAYLAŞ

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Milletvekili maaşlarına ilişkin Anayasa değişikliğini referanduma götürme kararına tepki gösteren Milletvekilleri, ilkin Çankaya Köşkü’ndeki Cumhuriyet kutlamalarını boykot ettiler.

Sezer’in “Vekil sayısı 300’e inmeli” sözleriyle tırmanan kriz, Milletvekillerinin Cumhurbaşkanı’na yönelik eleştirilerini Meclis Genel Kurulu’na taşımalarıyla sürdü.

Cumhurbaşkanı’na yönelik ağır eleştiriler, MHP’li Murat Sökmenoğlu, Mehmet Şandır, Muzaffer Çakmaklı, AK Partili Hüseyin Çelik ve DYP’li Ayvaz Gökdemir’den geldi.

Haber Devam Ediyor

Gerilimin tırmandığı, Meclis’in bir “karşıatak” geliştirdiği görülüyor.

Sezer krizi nereye tırmanır, ipuçlarını değerlendirelim.

Dün Meclis Genel Kurul Salonu’nda “Güneydoğu Pamuk Destekleme Primlerinin Ödenmesi” konusunda söz isteyerek gündem dışı bir konuşma yapan ANAP Diyarbakır Milletvekili Sebgetullah Seydaoğlu, pamuk meselesinin arasına demir gibi mesajları sıkıştırdı.

Konuşmasına Güneydoğulu pamuk üreticilerinin sorunlarını anlatarak başlayan Seydaoğlu, sözlerini şöyle sürdürüyor; “70 milyon insanı temsil eden en yüce organ Meclis üzerinde son günlerdeki spekülasyonlara bir iki cümleyle değinmek istiyorum. Unutulmasın ki, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Unutulmasın ki, herkes bu milli iradeyi temsil eden bu 550 insanın iradesiyle bir makama geliyorsa, bu insanların iradesine saygılı olması gerekir. Türkiye’deki bu ekonomik kriz üzerine felaket tellallığı yapıp Parlamentoyu yıpratmaya kimsenin hakkı yoktur, hiç kimsenin de haddi değildir.”

Türkiye’nin ekonomik krizde olduğu bir dönemde Cumhurbaşkanlığı bütçesinin yaklaşık 19 trilyon olduğuna dikkat çeken Seydaoğlu, bunun lüks olduğunu belirtiyor.

Cumhurbaşkanı’nı referanduma davet eden Seydaoğlu, şunları söylüyor; “Ben isterdim ki, Cumhurbaşkanımız da milli iradeyle, referandumla seçilsin, bizim oylarımızla değil, Ancak oyunu alıp da, oyunu temsil ettiği iradeye, bu Parlamentoya hakaret etmemelidir. … Referandumsa hep beraber gidelim milli iradeye. … Biliyorsunuz, bu Parlamento kapanırsa , bunun alternatifi ne olur, oligarşi olur, cunta gelir, karanlık güç gelir. Demokrasinin alternatifi yine demokrasidir. Ve başka hiçbir şey çözüm değildir.”

Şimdi gündemin satır aralarında kaybolacak gibi görünen bu sözlerin perde arkasında gelişen olaylara bakalım.

Konuşmasında Cumhurbaşkanı’nı eleştireceğini anlatan Seydaoğlu, ANAP Lideri Mesut Yılmaz’dan, “Vur ama çok ileri gitme” talimatı alıyor.

ANAP Grubu’nun Cumhurbaşkanı Sezer’e yönelik bir karşıhareket’in geliştirilmesi konusunda kararlılığı mevcut.

Bu noktada en büyük desteği de hükümet ortağı Başbakan Bülent Ecevit veriyor.

Ahmet Necdet Sezer’i referanduma davet eden bu konuşma, karşıatak’ın psikozunu da ortaya koyuyor.Kürsüde büyük ölçüde Milletvekillerinin psikolojisini yansıtan Seydaoğlu’nun çıkışı dikkat çekici.

Bundan sonraki adım ne olacak?

Önümüzdeki günlerde Anayasa değişikliği kapsamında Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini daraltarak, görev süresini kısaltan bir paket gündeme gelebilir.

Kulislerde konuşulanlara göre; paketin içeriği konusunda Cumhurbaşkanı’na bir mesaj gönderen hükümet ortakları, “Bunun sizinle bir ilgisi yok. Lütfen tartışmayı kişiselleştirmeyin” mesajı gönderdiler.

Şimdi merak edilen, böyle bir değişiklik konusunda teklifi daha önce kendisi yapan Cumhurbaşkanı’nın tartışmayı hangi zemine taşıyacağı.

Bir süredir siyasi kararlar aldığı gözlenen Sezer’in tavrı, büyük ölçüde “yetkilerim varsa kullanırım” oluyor.

Hiç kuşkusuz Cumhurbaşkanı Sezer, ezilen geniş halk kesimlerinin (kamuoyunun) desteğini alan çıkışlarıyla, kendi kişiliğinde bir siyasi sembol yaratıyor.

Bu sembol, önümüzdeki günlerde nereye oturtulacak?

Şimdilik bu sorunun ucunu açık bırakalım.

Öyle görülüyor ki, Sezer Krizi daha çok konuşulacak.