Kastamonu’da kamuoyunu derinden sarsan bir olay yaşandı. Aktekke Mahallesi Seheryeli Sokak’ta ikamet eden bir erkek üniversite öğrencisi, gece saatlerinde bulunduğu binanın ikinci katından yarı çıplak vaziyette aşağı atladı. Düşme sırasında park halindeki bir taşıtın üzerine inen öğrenci çeşitli yaralanmalar geçirdi; ihbar üzerine bölgeye ulaşan sağlık görevlilerince hastaneye nakledildi. Tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edildiği bildirildi.
Olay sırasında aynı konutta olduğu tespit edilen araştırma görevlisi A.D., polis tarafından gözaltına alındı ve ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadesinde A.D., yaralanan öğrenciyle daha önceden duygusal bir beraberlik yaşadıklarını öne sürdü. Aralarında çıkan tartışmanın akabinde öğrencinin kendi iradesiyle pencereden aşağı atladığını iddia etti.

MAHKEME KARARIYLA TUTUKLANDI
Ancak yürütülen soruşturma farklı bir tablo ortaya koydu. Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakma, özel hayatın gizliliğini çiğneme, mala zarar verme, silahlı tehdit ve hakaret gibi ağır suçlamalarla yargı önüne çıkarılan A.D., mahkeme kararıyla tutuklandı.
Dava, hem üniversite çevrelerinde hem de kamuoyunda büyük infial yarattı. Akademik unvan sahibi bir kişinin öğrenciye yönelik bu denli ağır suçlamalarla karşı karşıya kalması, yükseköğretim kurumlarındaki güç ilişkileri ve etik sorunlara dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Soruşturmanın sürdüğü belirtildi.

