Alkollü satışına ilişkin yeni bir sürece girileceği ifade edilirken, yeni yasakların da gündeme geleceği aktarıldı. Buna göre Meclis Genel Kurulu’na sunulan ve birçok alanda düzenleme öngören yasa teklifinde, alkollü satışa yönelik kuralların yeniden belirleneceği kaydedildi.
Düzenlemeyle birlikte satış noktaları, tanıtım ve denetim süreçlerinin de yeni bir yapıya kavuşacağı ifade ediliyor. Bu kapsamda alkol satışında teşvik edici unsurların kısıtlanması, iş yerlerinde alkol tüketimini özendiren görsel ve yazılı materyallerin yasaklanması ve bazı tanıtım faaliyetlerinin kaldırılması öngörülüyor.
Ayrıca gece saatlerinde uygulanan satış kısıtlamalarının denetiminin daha da sıkılaştırılacağı ve bu kapsamda yetkinin kaymakamlıklara verileceği belirtiliyor. Dolaylı reklam ve marka çağrışımı yapan tanıtımların da kapsamlı şekilde yasaklanacağı ifade ediliyor.

KONTROL MEKANİZMASI GÜÇLENDİRİLECEK
Söz konusu düzenlemenin satış izinleri ve belge süreçlerini de kapsadığı, bu kapsamda alkol satışı yapan işletmelerin ruhsatlandırma ve belge yenileme süreçlerine ilişkin bazı şartların artırılacağı ve denetimlerin sıkılaştırılacağı kaydediliyor. Bu sayede sektörde daha sistematik bir kontrol mekanizması oluşturulmasının hedeflendiği belirtiliyor.
Diğer yandan düzenlemenin tarım, mülkiyet ve ticaret alanlarını da içeren geniş kapsamlı bir torba yasa içinde yer aldığı ve bu nedenle yalnızca alkol satışını değil, farklı alanları da etkileyebileceği ifade ediliyor.
TBMM Genel Kurulu’na gelecek olan yasa teklifinin 29 maddeden oluştuğu ve Meclis’e sunulduğu belirtilirken, düzenlemenin çok sayıda vatandaşı dolaylı olarak etkileyeceği kaydediliyor.

BÜYÜK KISITLAMALAR GELİYOR
Düzenlemeyle birlikte alkol ürünlerine ilişkin reklam, sponsorluk ve görünürlük alanlarında ciddi kısıtlamalar getirileceği ifade ediliyor. Bu doğrultuda markaların etkinliklere destek vermesi, isim ve logo kullanımıyla tanıtım yapması gibi faaliyetlerin de yasaklanacağı belirtiliyor.
Öte yandan uzmanlar, söz konusu düzenlemenin alkol tüketimini teşvik eden görünürlük alanlarını azaltmak ve denetim mekanizmalarını güçlendirmek amacıyla hazırlandığını ifade ederken, bazı uzmanlar ise düzenlemenin bireylerin özel yaşamına müdahale niteliği taşıyan hükümler içerdiğini ve bu durumun kişisel hakları ihlal edebileceğini savunuyor.

