Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı son verilere göre Türkiye genelindeki toplam doğurganlık hızı 1,42 seviyesine düştü. Uzmanlar, son yıllarda düzenli olarak gerileyen doğum oranlarının nüfus yapısı açısından önemli riskler oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
Açıklanan veriler, Türkiye’nin birçok ilinde doğurganlık hızının nüfusun yenilenme seviyesinin altında kaldığını ortaya koydu. Özellikle büyükşehirlerde ve Batı Anadolu’daki illerde düşük oranlar öne çıkarken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde doğurganlık hızının ülke ortalamasının oldukça üzerinde seyretmesi dikkat çekti.
Doğurganlık Hızında Zirvede Şanlıurfa Var
TÜİK verilerine göre doğurganlık hızının en yüksek olduğu il Şanlıurfa oldu. Kentte toplam doğurganlık hızı 3,15 olarak kaydedildi. Böylece Şanlıurfa, Türkiye ortalamasının iki katından fazla bir seviyeye ulaştı.

Şanlıurfa’yı takip eden iller ise ağırlıklı olarak Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinden oluştu.
Doğurganlık hızı en yüksek 10 il
- Şanlıurfa – 3,15
- Şırnak – 2,53
- Mardin – 2,23
- Diyarbakır – 2,14
- Siirt – 2,11
- Ağrı – 2,05
- Bitlis – 2,05
- Muş – 2,01
- Gaziantep – 2,00
- Batman – 2,00
En Düşük Doğurganlık Oranı Bartın’da Görüldü
Verilere göre doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise Bartın oldu. Kentte toplam doğurganlık hızı 1,09 olarak ölçüldü.
İzmir, Eskişehir ve Ankara gibi büyükşehirlerin de listenin alt sıralarında yer alması dikkat çekerken, uzmanlar ekonomik koşullar, şehirleşme oranı, eğitim seviyesi ve yaşam maliyetlerinin doğum oranları üzerinde etkili olduğunu belirtiyor.
Doğurganlık hızı en düşük 10 il
- Bartın – 1,09
- İzmir – 1,10
- Eskişehir – 1,11
- Ankara – 1,11
- Zonguldak – 1,11
- Edirne – 1,12
- Kütahya – 1,13
- Karabük – 1,14
- Kırıkkale – 1,14
- Giresun – 1,14
Uzmanlardan Nüfus Uyarısı
Demografi uzmanları, doğurganlık hızındaki düşüşün uzun vadede yaşlı nüfus oranını artırabileceğini ve çalışma çağındaki nüfusun azalmasına neden olabileceğini ifade ediyor. Özellikle 2,10 seviyesinin nüfusun kendini yenileme eşiği olarak kabul edildiği belirtilirken, Türkiye ortalamasının bu seviyenin oldukça altında kalması dikkat çekiyor.
Yetkililer ise aile destek politikaları, ekonomik teşvikler ve sosyal projelerle doğum oranlarının artırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtiyor.

