Popüler Kullanıcılar

Sağlık Haberleri

Hekimhan’ın tescilli Alıç Sirkesi bir çok hastalığa şifa oluyor

Türkiye’de ilk deva Malatya’nın Hekimhan İlçesinde belediyenin desteği ile kurulan tesiste üretilen Hekimhan alıç sirkesi, birçok hastalığa şifa oluyor.
Cevizi ile meşhur Hekimhan ilçesi artık alıçtan yapılan sirke ile de tanınacak. Doğadan elde edilen alıçlardan yapılan Hekimhan Sirkesi güçlü antioksidan özelliği ile bir çok hastalığa şifa oluyor. Hekimhan ilçesinde kurulan sirke fabrikası ile doğadan toplanan alıçların el değmeden üretime girdiğini belirten Hekimhan Belediye Başkanı Turan Karadağ, belediye olarak tescillettikleri Hekimhan Sirkesinin birçok hastalığa iyi geldiğini söyledi.
Türkiye’de ilk kez Hekimhan’da kurulan alıç sirkesi fabrikasında 2 aşamalı üretimden sonra hiçbir kimyasal madde kullanılmadan tamamen organik olarak satışa sunulan alıç sirkesinin adeta bir ilaç olduğunu dile getirdi.
Böylesine faydalı bir ürünü belediye olarak tamamen doğal olarak tüketiciye sunmaktan mutluluk duyduklarını belirten Karadağ, “Bütün Malatyalı hemşerilerimizi, Türkiye’deki tüm dostlarımızın mutlaka Alış Sirkemizi tatmalarını istiyoruz” dedi.
Alıçın dağda yetişen bir meyve türü olduğunu belirten Karadağ, güçlü bir antioksidan özelliği bulunması nedeniyle çok çok hastalığa da iyi geldiğinin bilimsel olarak kanıtladığını ifade etti. Yapılan çalışmalara göre, alıç sirkesinin faydaları arasında yüksek tansiyonu düşürmesinin bilindiğini belirten Karadağ, “Kalbe iyi gelir. Anjin yani göğüs ağrısını hafifletici etkisi olması da alıç sirkesinin faydaları arasındadır. Strese karşı etki ederek rahatlatıcı etki sağlar. Gerilim sonucu oluşan kan basıncını azaltır, böylece strese karşı etki eder. Alıç sirkesi kötü kolesterolü düşürür. Yani kolesterol seviyesini de dengeler. Güçlü bir antioksidan kaynağıdır. Antioksidanların kalp rahatsızlığını azalttığı, kalp krizi ve felç riskini düşürdüğüne dair düşünceler bulunmaktadır. Bu nedenle antioksidan içeriği yüksek besinler tüketmek kalp rahatsızlıklarına yakalanma oranını düşürebilir” ifadelerine yer verdi.
Hekimhan Belediyesi olarak tescilledikleri ve üretimini yaptıkları Hekimhan Alıç Sirkesini, ilk olarak Hekimhan Ceviz, Maden ve Kültür Festivalinde tüketiciye sunduklarını belirten Karadağ, son olarak 23. Uluslararası Malatya Kayısı Festivalinde de açtıkları stantla ürünlerinin tanıtımını yaptıklarını söyledi.
Belediye olarak tanıtıma büyük önem verdiklerini ifade eden Karadağ, “Hekimhan Malatya’da bir markadır. Alıç Sirkesinin bizden başka fabrikası da yoktur. Cevizimiz den sonra artık alıç sirkemizde ilçemizin tescilli bir ürünüdür” diye konuştu.
(İHA)

Devamını Oku
Hekimhan’ın tescilli Alıç Sirkesi bir çok hastalığa şifa oluyor
Hekimhan’ın tescilli Alıç Sirkesi bir çok hastalığa şifa oluyor
Hekimhan’ın tescilli Alıç Sirkesi bir çok hastalığa şifa oluyor

Bangladeş’te 24 saatte 403 kişi Dang hummasından hastaneye kaldırıldı

Bangladeş’te 24 saatte 403 kişi Dang humması nedeniyle hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.
Bangladeş Genel Sağlık Müdürlüğü dün yaptığı açıklamada, ülkede bu yıl dün itibariyle 7 bin 179 kişinin Dang humması nedeniyle hastanelere kaldırıldığını, bu hastalardan 5’inin hayatını kaybettiği belirtti. Bu yılın Mart ayında 17, Nisan ayında 18, Mayıs’ta 184, Haziran ayından bugüne kadar ise 5 bin 50 kişinin Dang humması şikayeti ile hastanelere yatırıldığı belirtildi. Geçen yıl ocak ayı itibariyle bin 374 kişinin Dang humması sebebiyle hastanelere kaldırıldığı, bu yıl bu sayının 5 kat arttığı ifade edildi. Yetkililer, birçok Dang humması vakasının bildirilmemesi sebebiyle bu rakamın çok daha yüksek olabileceğini belirtti.
Dang ateşi tüm dünyada tropikal ve subtropikal bölgelerde endemik olarak görülen, şiddetli grip benzeri semptomlara neden olan viral bir hastalık. Şiddetli kemik ağrılarına neden olduğu için ’kırık kemik humması’ olarak da bilinen hastalığa, flavivirüs ailesinden Dang virüsü neden oluyor. Dang virüsünün bilinen 4 tipi bulunurken, bir tipiyle hastalık geçirenler diğer tipleriyle de tekrar hastalanabiliyor.

Sivrisineklerle bulaşıyor
Hastalık, Aedes cinsi sivrisinekler tarafından taşınarak bulaştırılıyor. Bu sivrisinek nispeten temiz su kaynaklarını tercih ettiğinden su ve kanalizasyon boruları gibi yerler bu türün yerleşimi için ideal olabilmekte, Bu nedenle salgınlarda kentsel yayılım da gözlenebiliyor.
(İHA)

Devamını Oku
Bangladeş’te 24 saatte 403 kişi Dang hummasından hastaneye kaldırıldı
Bangladeş’te 24 saatte 403 kişi Dang hummasından hastaneye kaldırıldı

Kulak sağlığı için havuz ve denizde önem alın

Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Erdal Seren, havuz ya da denize girenlerin kulak sağlığı için mutlaka tıpa ve bone kullanması gerektiğini söyledi.
Güneşli yaz ayları, havuz ve denizle birlikte keyifli hale gelirken aslında önlem alınmadığı takdirde yaşanabilecek sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Büyük Anadolu Hastaneleri KBB Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Erdal Seren, havuz ve denize girenleri uyarıda bulunarak kulak sağlığı için mutlaka gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı.
Doç. Dr. Erdal Seren, "Havuza veya denize giren hemen hemen her insan hayatında en az bir kez kulak ile ilgili sağlık sorunu yaşamıştır. Kronik kulak hastaları ya da basınç problemi olanlar yaz aylarında biraz daha dikkatli olmalı ve gerekli önemli almalıdır. Kulak kiri, ıslandığında mikropların üremesine elverişli ortam da oluşturabilir. Bu sırada bakteriler veya mantarlar kulak kanalında enfeksiyonlara yol açabiliyor. Kulak kanalında kulak kiri bulunması bir hastalık ya da tedavi edilmesi gereken bir durum değildir. Ancak tıkanıklığa yol açtığında ya da enfeksiyonla ilişkili olduğunda durum değişir. Tıkanıklığın geçmediği durumlarda bir KBB Uzmanı tarafından bunların vakumla temizlenmesi gerekli olabilir. Kulak kanalının iltihabında en önemli tedavi de, iltihabın ve odakların vakumla mikroskop altında temizlenmesi ve etken ne ise, buna yönelik kulak damlalarının verilmesidir. Şiddetli enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımı gerekebilir. Bu da doktor gözetiminde olmalıdır. Dalış yapanlarda ise derine inildikçe kulaklarda ağrı olmasıdır. Bunu önlemek için valsalva manevrası ile burun kapatılarak kulaklara hava gönderme işlemi yapılır. Bu manevra orta kulak basıncının dengelenmesini sağlar. Ağrı, tıkanıklık, işitme kaybı, kanama, kulak zarında yırtılmalar, kulakta sıvı toplaması, kulak iltihabı ve çeşitli basınç hasarı durumları mutlaka bir KBB hekiminin görüşü ve tedavisini gerektirir. Grip ve sinüzit gibi üst solunum yolu enfeksiyonları olan veya olmaya yatkın olan insanlarında havuz ve denizden uzak durması gerekmektedir” dedi.
(İHA)

Devamını Oku
Kulak sağlığı için havuz ve denizde önem alın

Stresin yararının da olduğunu biliyor muydunuz

Doruk Sağlık Grubu Medikal Direktörü Uz. Dr. Fulden Küçük, stresin zararının olduğu kadar zihinsel gelişimi ve hafızayı da güçlendirdiğini söyledi.
’Modern çağın hastalığı stres ve etkileri’ konulu basın toplantısında konuşan Doruk Sağlık Grubu Medikal Direktörü Uz. Dr. Fulden Küçük, "Stres, zannedilenin aksine zararlı bir şey değildir. Günümüzde basın ve görsel medyada stres her zaman kötü olarak konuşuluyor. Fakat bize faydası olan bir şeydir. Vücudumuzun istediği bir reaksiyondur. Yapılan araştırmalarda iyi stres diye bir tanım var. Az dozda, uygun etkideki stresin zihinsel aktiviteyi ve hafızayı güçlendirdiği, vücudun enerjisini sağladığını söylüyorlar. Vücudumuzda stres olmadan olmaz. Eğer stres yoksa sinir sistemimiz ölmüş demektir. Stressiz bir hayat ölüm demektir. Aynı zamanda yüksek dozda, kontrol edemediğimiz stres de tedavi edilemeyen hastalıklara sebep olabilmektedir. Bu dengeyi oluşturmamız gerekiyor’’ dedi.
Stresin iyi yönetilemediği zaman hayat kalitesini düşürücü bir etkisi olduğunu söyleyen Klinik Psikolog Nergis Öksüz ise, "Stres insanın bu anlamda düşmanı olabilir. Aslında bakıldığı zaman stres natural bir zihin işlemidir. İnsanın eğer problemleri var stres bunları ciddi anlamda kötüleştirir. Eğer insanın stresle ilişkisi iyi değilse kişi bazı değişik davranışlar içerisine girebilir. Alkol almak, yemek yemek, dışarıya çıkıp alışveriş yapmak, herhangi bir sorumluluktan kaçmak ve sinirlenip iş yerini terk etmek gibi çıkış yollarına başvurabilir’’ şeklinde konuştu.
Son olarak çocukların strese girdiğini anlama konusunda ailelere çok büyük görev düştüğünü belirten Klinik Psikolog Büşra Keyik ise, "Çocuklarımızı iyi gözlemlememiz gerekiyor. Çocuklarımızın ruh halinde, davranışlarında, uyku düzeninde herhangi bir değişim var mı veya degresyon dediğimiz geriye doğru davranışlar mevcut mu? Parmak emme, alt ıslatma, tırnak yeme gibi davranışlar var mı? Öfke hali, saldırganlık, içe dönüklük var mı? Bütün bunlara bakmamız gerekiyor. Eğer çocuklarımızda bu belirtiler var ise bilmeliyiz ki çocuğumuz stres altında. Bu konuda çocuğumuza yardımcı olmamız gerekiyor’’ şeklinde konuştu.
Psikolog İrem Nur Acon Ergül ve Psikiyatri Uz. Dr. Nuran Şen de konuyla ilgili bilgi aktarırken, toplantısının sonunda ise stresin en iyi çözümünün ’anı yaşamak’ olduğunun altı çizildi.
(İHA)

Devamını Oku
Stresin yararının da olduğunu biliyor muydunuz

Tiroit nodülü nedir? Tiroit nodülü belirtileri nelerdir, nasıl anlaşılır?

Hormonal bir sorun olan Tiroit nodülü nedir? Tiroit, boyun bölgemizde ön tarafta, adem elması ismi verilen çıkıntının hemen altında yerleşir. Önceden tiroit belirtilerini fark etmeli ve bunun önüne geçmelisiniz. On binlerce kişi ‘’ Tiroit nodülü nedir? Tiroit nodülü belirtileri nelerdir?’’ sorusuna yanıt arıyor. Ayna karşısında tiroid kontrol edilir. Bunun için boynun ön kısmında Adem Elması’nın hemen altında genişleme veya şişlik olup olmadığına bakılmalıdır. Bu hormonal sıkıntıyla alakalı merak edilen detaylar haberimizin devamında yer alıyor.
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Tiroit nodülü nedir? Tiroit nodülü belirtileri nelerdir, nasıl anlaşılır?

Zeytinyağı faydaları nelerdir? Zeytinyağı içmek zayıflatır mı?

Her mevsim tüketilen zeytinyağı lezzetiyle sofraların vazgeçilmezi oldu. Hem zayıflatan hem salatalara sos olarak kullanılan mucizevi besinin vücuda faydaları ise saymakla bitmiyor. On binlerce kişi ‘’ zeytinyağının faydaları nelerdir, yararları nedir?’’ şeklinde arama motoru Google üzerinden arama yapıyor. Doymamış yağ asidi içeriğine sahip ve yüksek oranda lif içeren besinin faydaları araştırılıyor. İşte mucizevi besin olan zeytinyağının faydaları haberimizin devamında yer alıyor.
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Zeytinyağı faydaları nelerdir? Zeytinyağı içmek zayıflatır mı?

B6 vitamin eksikliği belirtileri nelerdir? B6 vitamin eksikliği nasıl giderilir? İşte ayrıntılar

Sebze ve meyvelerde oldukça fazla bulunan B6 vitamini enerji verici özelliğiyle bilinir. B6 vitamini eksikliği kişilerde birçok farklı semptom ile kendini gösterir. On binlerce vatandaş ‘’ B6 vitamin eksikliği belirtileri nelerdir? Nasıl giderilir? Tedavisi mümkün mü?’’ sorularına Google üzerinden yanıt aramaya başladı. Vücudunuzda döküntü, kuru ve çatlak dudaklar, el ve ayak uyuşukluğu hissi vs özellikler varsa dikkat edin vitamin eksikliğiniz olabilir. Peki B6 vitamin eksikliği belirtileri nelerdir? İşte detaylar…
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
B6 vitamin eksikliği belirtileri nelerdir? B6 vitamin eksikliği nasıl giderilir? İşte ayrıntılar

Kusma ve ishal varsa dikkat

Mersin İl Sağlık Müdürü Sinan Bahçacı, besin zehirlenmesine herhangi bir yiyecek ya da içeceğin yol açabileceğini belirterek, "Besin zehirlenmeleri genellikle ani başlar ve hastalık belirtisi 30 dakika ile 72 saat arasında ortaya çıkabilir. Kusma ve ishal vücudun zehre gösterdiği tepkilerdendir. Bu nedenle şikayetlerin başlamasını takiben 24 saat içerisinde kesinlikle bulantı ve ishali önleyici ilaçlar kullanılmamalıdır" dedi.
Yaz aylarında beslenme ve besin zehirlenmeleri ile ilgili açıklama yapan Bahçacı, yaz aylarının gelmesiyle birlikte sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısının da arttığını ve metabolizmanın bu duruma uyum sağlamaya çalıştığını söyledi. Özellikle yüksek tansiyon, kalp yetmezliği ve koroner kalp hastalıklarında artış gözlendiğini kaydeden Bahçacı, "Sıcaklığın artması ile birlikte vücuttan ter ile öncelikle sıvı, potasyum ve sodyum gibi birçok mineral kayıpları olur bunun sonucu, bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri de görülebilmektedir. Yaz aylarında özellikle bebek ve çocuklarda ishal görülme sıklığı artmaktadır. Ayrıca sıcak havalarda besinlerin bozulma riski artmakta ve besin kaynaklı zehirlenmeler sık görülmektedir. Yaşamın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme sağlığın korunması için esastır. Bu nedenle, beş besin grubunda yer alan çeşitli besinlerden yeterli miktarlarda alınmalıdır. Kahvaltı günün en önemli öğünüdür. Yaz aylarında yapılacak kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler bulunmalı, kafein içeren içecekler yerine de yarım yağlı süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çaylar tercih edilmelidir.
Yaz aylarında yağlı besinlerin ve yağda kızartmaların tüketiminden kaçınılmalı; yemeklerde bitkisel sıvı yağların kullanımı, yemekleri pişirirken kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanmalıdır" diye konuştu.
Bu aylarda vitamin ve mineral alınmasını sağlamak için sebze ile meyve çeşitlerinden yararlanılmasının önemli olduğuna dikkat çeken Bahçacı, "Kan şekerini hızla yükselten ve hızlı düşüren besinlerin tercih edilmemeli, basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli besinler yerine tam buğday ekmek, makarna, bulgur gibi lifli besinlerin tüketilmesine özen gösterilmelidir. Enerjisi yüksek hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar, meyve tatlıları, dondurma gibi tatlılar tercih edilmelidir. Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için yeterli sıvı alımı önemlidir. Ayrıca, yaşamın her döneminde yeterli sıvı alımı vücutta oluşan toksinlerin atılması, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesinde son derece önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle, her gün en az 2 - 2,5 litre su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine yarım yağlı süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir" ifadelerin kullandı.

"Kusma ve ishal vücudun zehre gösterdiği tepkilerdendir"
Besin zehirlenmesi ne de dikkat çeken Bahçacı, "Besin zehirlenmesi, herhangi bir yiyecek ya da içeceğin tüketimi sonucu meydana gelen enfeksiyon veya zehirlenme durumuna verilen genel isimdir. Çoğunlukla hafif seyirli ve kısa süreli hastalıklar olmalarına karşın, zehirlenmeye yol açan besinle ve kişiyle ilişkili bazı faktörler, hastalığın zaman zaman daha ağır seyretmesine hatta ölümcül olmasına yol açabilir. Besin kaynaklı hastalığa herkes yakalanabilir ancak bağışıklık sistemi zayıf olanlar, bebekler, çocuklar, gebeler ve yaşlılar daha duyarlıdır. Besin zehirlenmelerinin belirtileri hastalığa neden olan bakteri veya toksinin özelliği, besinin ne oranda bakteri veya diğer ajanlar ile kirlendiği, tüketilen miktar ve kişinin bakteriye karşı gösterdiği duyarlılığa göre değişiklik göstermekle birlikte, pek çoğunda mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, ishal, karında kramplar şeklindedir. Besin zehirlenmeleri genellikle ani başlar ve hastalık belirtisi 30 dakika ile 72 saat arasında ortaya çıkabilir.
Kusma ve ishal vücudun zehre gösterdiği tepkilerdendir. Bu nedenle şikayetlerin başlamasını takiben 24 saat içerisinde kesinlikle bulantı ve ishali önleyici ilaçlar kullanılmamalıdır. İshal ve kusmayı arttıracak düşüncesiyle hiçbir şey yememek yanlış bir davranıştır. İshal tedavisinin en iyi şekli dinlenmek ve bol miktarda sıvı tüketmektir. İshal geçene kadar yoğurt, pirinç lapası, haşlanmış patates gibi besinler tüketilmeli, bağırsak hareketliliğini arttıran çiğ sebze, erik, kayısı, incir, üzüm, karpuz gibi meyveler tüketilmemelidir. Meyveler iyice yıkandıktan ve kabuğu soyulduktan sonra tüketilmelidir. Kanlı ishal, boyun sertliği, şiddetli baş ağrısı, ateş varlığında ve süresi 2 günden fazla devam ediyorsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" şeklinde konuştu.
Besin zehirlenmesinden korunma yollarını da açıklayan Bahçacı, vatandaşların yediklerine ve içtiklerine dikkat etmesini istedi.
(İHA)

Devamını Oku
Kusma ve ishal varsa dikkat

“Gurbetçilerimizin Sağlığı Bize Emanet”

Avusturya’da yaşayan gurbetçiler, Medical Park Ordu Hastanesinin Salzburg kentinde düzenlediği etkinlikte buluştu. Yaklaşık 200 katılımcı estetik ve obezite cerrahisi sunumlarını büyük bir dikkatle dinledi.
Medical Park Ordu Hastanesi “Gurbetçilerimizin Sağlığı Bize Emanet” temalı etkinliğin 2’ncisini Salzgburg’da gerçekleştirildi. Etkinliğe çoğunluğu Ordulu yaklaşık 200 gurbetçinin yanı sıra Medical Park Ordu Hastanesi Obezite ve Metabolik Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Erkan Aksoy, Plastik ve Estetik Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Nazlı Tosun ile hastane yetkilileri katıldı.
Gerçekleştirdiği başarılı obezite ameliyatları ile gurbetçilerin yakından tanıdığı Metabolik Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Erkan Aksoy, ameliyat ettiği bazı hastalarıyla da etkinlikte bir araya gelme fırsatı yakaladı. Hastalarıyla aile gibi olduklarını ifade eden Dr. Aksoy, kendisine büyük ilgi gösteren gurbetçilere teşekkür etti. Opr. Dr. Nazlı Tosun’un estetik ameliyatlarla ilgili olarak yaptığı sunumda ise katılımcılar merak ettikleri soruları sordu. Estetik yaptırmaya karar vermeden önce nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda bilgi sahibi oldular.
Salzburg’da gerçekleştirdikleri seminerin oldukça verimli geçtiğini dile getiren Medical Park Ordu Hastanesi Genel Müdür Yardımcı Mehmet Ulvi Güney, “Medical Park Ordu Hastanesi sunduğu kaliteli sağlık hizmetleri ve tecrübeli hekim kadrosu ile yurt dışında dikkat çekiyor. Medical Park olarak ülkemizde ve hastanelerimizin bulunduğu illerde sağlık turizmine çok önem veriyoruz. Bugüne kadar Avrupa’dan Afrika’ya dünyanın dört bir yanından gelen hastaların Medical Park Ordu Hastanesinde tedavi olarak sağlığına kavuşmalarına katkı sağladık. Salzburg’da gerçekleştirdiğimiz seminerin de Ordu’ya sağlık turizmi açısından önemli bir katkı sağlayacağı kanaatindeyiz” diye konuştu.
(İHA)

Devamını Oku
“Gurbetçilerimizin Sağlığı Bize Emanet”
“Gurbetçilerimizin Sağlığı Bize Emanet”
“Gurbetçilerimizin Sağlığı Bize Emanet”
“Gurbetçilerimizin Sağlığı Bize Emanet”

Genetik mutasyon insanlarda kalp krizi riskinin artmasına yol açtı

İngiltere’de yapılan bilimsel bir çalışma, dünya genelinde ölümlerin 3’te birinin sebebi olarak gösterilen kalp krizinin insanlardaki CMAH denilen bir genin milyonlarca yıl içinde etkisiz hale gelmesinden kaynaklandığını iddia etti.
Kalp krizinin, CMAH geninin etkisiz hale gelmesiyle insan vücudunun sialic asit denilen Neu5Gc molekülüne karşı savunmasız kalmasından kaynaklandığı öne sürüldü. Bilimsel çalışma, özellikle kırmızı et yemenin etkisi üzerine yoğunlaştı. İçinde Neu5Gc molekülü bulunan hayvan etinin, insan vücudunda bağışıklık sisteminin etkisiyle bu moleküle karşı vücutta yanmanın artmasına yol açtığı kaydedildi. PNAS bilim dergisinde yayınlanan çalışmada, insanlardaki gibi sialic asit molekülüne karşı dayanıksız olacak şekilde genetiği değiştirilmiş farelerin de yağlı etlerle beslenmesinin ardından diğer farelere göre 2 kat daha fazla damar sertliği yaşadığı belirtildi.
Hareketsiz hayat tarzı, yaş, diyabet, kilo, sigara içme ve kırmızı et yemenin kalp krizi ihtimalinin artmasına neden olmasına rağmen ilk defa kalp krizi geçiren insanların yüzde 15’inde bu risk faktörlerinin olmadığı da belirtildi.
Yüksek kolesterol seviyesine sahip olmasına rağmen şempanzelerde kalp krizinin çok daha nadir görülmesinin CMAH geninin etkisine bağlandığı belirtildi.
(İHA)

Devamını Oku