Toroğlu, söz konusu açıklamaları nedeniyle İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Davanın bugün görülen ilk duruşmasına Toroğlu ile avukatları da katıldı.
Mahkemede savunma yapan Toroğlu, aylık gelirinin 600-700 bin lira seviyesinde olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ben neden burada olduğumu bilmiyorum. Saat 22.30’da program yapıyorum. Galatasaray Başkanı, federasyon başkanına elini işaret ederek ‘sakın ha’ dedi. Ben de bunun ne olduğunu öğrenelim dedim. Ertesi gün adliyeden çağırdılar. Önce tanık, sonra da sanık oldum. Ben de bilmiyorum, herkes o ‘sakın ha’nın ne olduğunu merak ediyor. Savcılıktaki ifadem doğrudur. TFF Başkanı herhangi bir yalanlamada bulunmadı, şikayetçi de olmadı. TFF Başkanı bana mesaj attı. ‘Erman hocam, seni seviyorum. Mağdur olmanı istemiyorum. Bunu gerektiği zaman açıklayacağım’ dedi. Bunu da burada ilk kez açıklıyorum.”

SAVCIDAN TOROĞLU’NUN CEZALANDIRILMASI TALEBİ
Toroğlu’nun avukatı müvekkilinin beraatini talep ederken, savcılık mütalaasında sanığın “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan cezalandırılmasını istedi.
Mütalaaya karşı söz alan Toroğlu ise, “Benim söyleyeceklerim bu kadar. Soruyorum ama bir türlü cevap alamadım. Merak ediyorum ve herkes de merak ediyor. Umarım bir gün birisi bunun cevabını verir” ifadelerini kullandı.

TOROĞLU’NDAN AÇIKLAMA
Mahkeme, yapılan savunmaların ardından Erman Toroğlu’nun beraatine karar verdi.
Kararın ardından açıklama yapan Toroğlu, şunları söyledi:
“Bu işin ne olduğunu ben de bilmiyorum. Çok tuhaf bir olay. Bir televizyon programında bir konuyu sordum. Beni önce tanık, sonra da sanık yaptılar ve süreç buralara kadar geldi. Galatasaray Başkanı, TFF Başkanı’na elini göstererek ‘sakın ha’ diyor. Ben de bunun ne anlama geldiğini merak edip sordum. Bu olayla ilgili iki taraftan da bir açıklama gelmedi. ‘Sakın ha’ sözlerini farklı yerlere çektiler. Burada Galatasaray Başkanı beni mahkemeye verdi. TFF Başkanından da ses çıkmadığına göre Galatasaray Başkanı beni neden mahkemeye verdi, onu da anlamadım. Bayram değil, seyran değil…”

