Gülistan Doku Soruşturmasında Eski Vali Sonel’in İfadesi Sızdı: “İnsani Refleksle Yaptım”

5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku davasında kritik bir eşik aşılırken, tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in sorgudaki beyanları ortaya çıktı. Sonel, kendisine yöneltilen tüm suçlamaları kesinlikle reddetti.

Tunceli’de beş yılı aşkın süredir kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada, son haftalar son derece hareketli geçiyor. Nisan ayının ortasından itibaren farklı illerde 17 kişi gözaltına alındı. Bunların 12’si tutuklanarak cezaevine gönderildi; tutuklananlar arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve oğlu Mustafa Türkay Sonel de yer alıyor.

Soruşturmanın gündemdeki en çarpıcı gelişmesi, Tuncay Sonel’in savcılıktaki ifadesinin basına yansıması oldu. Sonel, kendisine atfedilen iddiaların tamamını kabul etmedi. Gülistan’ın hamile kaldığı iddiasını asılsız bulan eski vali, SİM kart ya da güvenlik kamerası kayıtlarının silinmesi için herhangi bir talimat vermediğini de vurguladı. Oğlunun Gülistan’ı öldürdüğüne dair iddiaları ise ağır bir hakaret olarak nitelendirdi.

Bununla birlikte Sonel, Gülistan’ın SİM kartını koruma görevlisi Şükrü Eroğlu aracılığıyla Ankara’daki eski polis Gökhan Ertok’a ilettiğini kabul etti. Kartın neden adli makamlara teslim edilmediği sorulduğunda ise Sonel’in, “Tamamen insani bir refleksle, hızlı bir şekilde bulunmasını istediğim için yaptım” yanıtını verdi. Öte yandan Tunceli Başsavcısı’nı zaman zaman bilgilendirdiğini de sözlerine ekledi.

CEVAP VEREMEDİ

Sonel, Gülistan’ın bulunmasına yönelik ihbarlara istinaden korumaları aracılığıyla iki farklı noktada keşif yaptırdığını da ifade etse de, bu adımı neden yargıya bildirmediğini açıklayamadı.

Soruşturma kapsamında Gülistan’ın anne ve babasından alınan DNA örnekleri, oğlunun Gülistan’ın kaybolduğu dönemde sürdüğü araçta elde edilen biyolojik bulgularla karşılaştırılmak üzere incelemeye alındı.

Dava, Haziran 2024’te Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanan Ebru Cansu’nun dosyayı baştan ele almasıyla yeni bir ivme kazandı. Gizli tanık ifadeleri, telefon kayıtları ve yeni mobese görüntüleri bu süreçte soruşturmanın seyrini doğrudan etkiledi. “Şubat” kod adıyla bilinen gizli tanık; tecavüz, uyuşturucu kullanımı ve cinayet gibi son derece ağır suçlamalar yöneltti. Savcılık ise adli uzman raporlarının bu beyanlarla örtüştüğünü değerlendirerek tanığın ifadesinin güvenilir olduğu kanısına vardı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir