Popüler Kullanıcılar

Eleq ipucu 15 Mayıs 23.15 yarışması : Orhun Kitabelerinde anlamı ilk çözülen kelime hangisidir?

İyi akşamlar eleqseverler, 23.15’teki tarih konulu #eleqipucu sorumuz için hazır mısınız?
Orhun Kitabelerinde anlamı ilk çözülen kelime hangisidir, biliyor musunuz?
Hatta bir #ipucununipucu daha; bu kelimenin anlamı Tanrı imiş.
Cevap: Tengri
Orhun Kitabeleri (Göktürk Yazıtları) 'nda çözülen ilk kelime Tengri (Tanrı) kelimesidir. Kelime, 1893 yılında Danimarkalı bilim insanı Vilhelm Thomsen tarafından çözülmüştür.

Devamını Oku
Eleq ipucu 15 Mayıs 23.15 yarışması : Orhun Kitabelerinde anlamı ilk çözülen kelime hangisidir?

Eleq ipucu 9 Nisan sorusu - Arap-İslâm Bilimler Tarihi hakkındaki 17 ciltlik eserle bilinen, adı 2019 yılına verilen bilim tarihçisi kimdir?

Herkese merhaba Genel kültür bilgisine güvenen eleqseverler burada mı?
Arap-İslâm Bilimler Tarihi hakkındaki 17 ciltlik eserle bilinen, adı 2019 yılına verilen bilim tarihçisi kimdir, hatırladınız mı? Bir #ipucununipucu daha: Kendisi geçtiğimiz yıl 30 Haziran'da aramızdan ayrılmış
Cevap: PROF. DR. FUAT SEZGİN
PROF. DR. FUAT SEZGİN
24 Ekim 1924’te Bitlis’te doğdu. 1943-1951 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Şarkiyat Enstitüsü’nde İslami Bilimler ve Orientalistik alanında öncü bir yere sahip olan Alman orientalist Hellmut Ritter (1892 - 1971)’in yanında öğrenim gördü. Hocasının, bilimlerin temelinin İslam bilimlerine dayandığını söylemesiyle bu alana yöneldi. 1954'te Arap Dili ve Edebiyatı bölümünde Buhari’nin Kaynakları adlı doktora tezini tamamladı. Bu teziyle o, hadis kaynağı olarak İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan Buhari (810-870)’nin biraraya getirdiği hadislerde bilinegeldiğinin aksine sözlü kaynaklara değil İslam’ın erken dönemine, hatta 7. yüzyıla kadar geri giden yazılı kaynaklara dayandığı tezini ortaya attı. Bu tez Avrupa merkezli orientalist çevrelerde hala tartışılmaktadır. 1954 yılında İslam Araştırmaları Enstitüsü’nde doçent oldu. Burada Zeki Velidi Togan ile çalıştı.

27 Mayıs 1960 askeri darbesi sırasında üniversiteden uzaklaştırılan ve 147’likler diye bilinen akademisyenler arasındaydı. 1961 yılında Almanya’ya giden Fuat Sezgin Frankfurt Üniversitesi'nde önce misafir doçent olarak dersler verdi. 1965 yılında Frankfurt Üniversitesi’nde profesör oldu. Oradaki bilimsel çalışmalarının ağırlık noktası Arap-İslam kültür çevresinde tabii bilimler tarihi alanı olmuştur ve bu alanda 1965 yılında habilitasyon çalışmasını yapmıştır. Henüz İstanbul’da iken başladığı 7./14. yüzyıldan itibaren gelişen Arap-İslam edebiyatı tarihi çalışmasına (Geschichte des arabischen Schrifttums) Almanya’da da devam ederek, orientalistik çalışmaları için kaynak eser haline gelmiş ve hala aşılamamış 13 ciltlik eserinin ilk cildini 1967 son cildini ise 2000 yılında yayınladı. Geschichte des arabischen Schrifttums İslam’ın ilk döneminde uğraşılmış, dini ve tarihi edebiyattan coğrafya ve haritacılığa kadar bütün ana ve yan bilim dallarını konu edinmektedir. Prof. Sezgin Suudi Arabistan Kral Faysal Vakfı’nın İslami bilimler ödülünü 1978 yılında ilk alan kişidir. Bu ve başka desteklerle Sezgin, 1982 yılında J.W.Goethe Üniversitesi’ne bağlı Arap-İslam Bilimleri Tarihi Enstitüsü’nü ve 1983’de buranın müzesini kurdu, direktörlüğünü yürüttü. Enstitüye bağlı olarak kurduğu müzede Sezgin, İslam kültür çevresinde Müslüman bilginler tarafından yapılmış aletlerin ve bilimsel araç ve gereçlerin yazılı kaynaklara dayanarak yaptırdığı numunelerini sergilemektedir. Müzede bulunan objeleri tanıtmak ve İslam kültür çevresindeki bilimsel gelişmeyi göstermek için hazırladığı Wissenschaft und Technik im Islam isimli kataloğu 2003 yılında yayınladığı. Fransızcası da yayınlanmış olan bu kataloğun Arapça, İngilizce ve Türkçesi yayınlanmak üzeredir.

Prof. Dr. Fuat Sezgin son olarak, Arap-İslam Bilimleri Enstitüsü için hazırlardığı bilimsel araç ve gereçlerin benzerlerini yaptırarak, açılışını 25 Mayıs 2008 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı İstanbul İslam, Bilim ve Teknoloji Müzesi'nin açılmasına önayak olmuştur.

Prof. Dr. Fuat Sezgin meslektaşı Dr. Ursula Sezgin'le evlenmiştir. Kızları Hilal Sezgin, Almanya'da yaşayan bir gazeteci ve yazardır.

30 Haziran 2018 tarihinde vefat eden Prof. Dr. Fuat Sezgin'in kabri Gülhane Parkı içinde kurucusu olduğu İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi karşısında yer almaktadır.

Ödülleri Kral Faysal Ödülü (1978)

Frankfurt am Main Goethe Plaketi (1980)

Almanya 1. Derece Federal Hizmet Madalyası (1982)

Almanya Üstün Hizmet Madalyası (2001)

İran İslami Bilimler Kitap Ödülü (2004)

Hessen Kültür Ödülü [1][2] (2009)

Üyelikleri

Arap Dili Akademisi (Kahire)

Arap Dili Akademisi (Şam)

Fas Kraliyet Akademisi (Rabat)

Arap Dili Akademisi (Bağdat)

TÜBA (Türkiye Bilimler Akademisi) şeref üyeliği

Yayınları

60 yılı aşkın bir süredir bilim tarihi çalışmalarını yürütmekte olan Prof Dr. Fuat Sezgin’in başyapıtı olan Geschichte des Arabischen Schrifttums (GAS) isimli 13 ciltlik eserinin işlediği konular şunlardır:

Cilt 1, Leiden 1967: Kur’an bilimleri, hadis, tarih, fıkıh, kelam ve tasavvuf. (yaklaşık 430/1038 yılına kadar)

Cilt 2, Leiden 1975: Edebiyat / Şiir (yaklaşık 430/1038 yılına kadar)

Cilt 3, Leiden 1970: Tıp, Farmakoloji, Zooloji, Veterinerlik (yaklaşık 430/1038 yılına kadar)

Cilt 4, Leiden 1971: Simya, Kimya, Botanik, Ziraat (yaklaşık 430/1038 yılına kadar)

Cilt 5, Leiden 1974: Matematik (yaklaşık 430/1038 yılına kadar)

Cilt 6, Leiden 1978: Astronomi (yaklaşık 430/1038 yılına kadar)

Cilt 7, Leiden 1979: Astroloji, Meteoroloji ve ilgili bilimler (yaklaşık 430/1038 yılına kadar) Cilt 8, Leiden 1982: Leksikografi (yaklaşık 430/1038 yılına kadar)

Cilt 9, Leiden 1984: Gramer (yaklaşık 430/1038 yılına kadar)

Cilt 10, Frankfurt 2000: İslam’da matematiksel coğrafya ve haritacılık ve bu bilimlerin Avrupa’da devamı

Cilt 11, Frankfurt 2000: İslam’da matematiksel coğrafya ve haritacılık ve bu bilimlerin Avrupa’da devamı

Cilt 12, Frankfurt 2000: İslam’da matematiksel coğrafya ve haritacılık ve bu bilimlerin Avrupa’da devamı, haritalar,

§ 1984 yılından beri yayınlanmakta olan Zeitschrift für Geschichte der arabisch-islamischen Wissenschaften isimli dergi,

§ Fuat Sezgin’in İslam bilimler tarihinde eşsiz bir yere sahip olan bir diğer çalışması ise Coğrafya, Avrupalı seyyahların Seyahatnameleri, Matematik ve Astronomi, Tıp, Felsefe, Müzik, Nümizmatik, Tarih yazımcılığı ve bilimler tasnifi ve diğer konularda yazılmış orijinal eserlerin tıpkıbasımlarını ve bu konuda araştırmalar yapmış olan batılı bilim adamlarının çalışmalarının yeniden basımlarını içeren seriler halinde 1300 cilt civarındaki yayınları,

§ Enstitü Müzesi’nin objelerinin tanıtımını ve İslam kültür çevresindeki bilimsel geliştirmeyi göstermek için hazırladığı Wissenschaft und Technik im Islam (İslam’da Bilim ve Teknik) adlı katalog çalışması

Devamını Oku
Eleq ipucu 9 Nisan sorusu - Arap-İslâm Bilimler Tarihi hakkındaki 17 ciltlik eserle bilinen, adı 2019 yılına verilen bilim tarihçisi kimdir?

Eleq ipucu 8 Nisan -Umberto Eco, Genç Bir Romancının İtirafları kitabında 'nasıl yazıyorsunuz?' sorusuna hangi cevabı vermiştir?

Merhabalar eleqseverler Bu haftanın ilk #eleqipucu sorusu edebiyatla ilgili
Umberto Eco, Genç Bir Romancının İtirafları kitabında "nasıl yazıyorsunuz?" sorusuna hangi cevabı vermiştir biliyor musunuz?
Ayrıca bir #ipucununipucu daha: Bu sorunun cevabı kitaptaki bir bölüme de adını vermiş.
Cevap: Soldan sağa yazıyorum
1932 doğumlu yazar, yazar olmanın yanında bir göstergebilimci, edebiyat eleştirmeni ve akademisyendir. Eco’nun ilk romanı Gülün Adı 1980’de basılır, Eco 48 yaşındadır. Roman yazarı olarak kariyerinde yeni olduğu için genç bir romancı olarak deneyimlerini aktarır.

Kitap “Soldan Sağa Yazmak”, “Yazar, Metin ve Yorumcular”, “Kurmaca Karakterler Üzerine Birkaç Not” ve “Listelerim” isimli dört bölümden oluşuyor. Dili son derece akıcı, Eco sanki okurla sohbet eder gibi yazmış. Bu da hem teorik ve sıkıcı bir dille okuyanı boğmamasını hem de kitabın akıp gitmesini sağlamış.

İlk bölümde Umberto Eco, hemen hemen her yazara sorulan soruya, “Nasıl yazıyorsunuz?” sorusuna cevap vermek istemiş. Roman yazmak küçük bir evren yaratmak ve bu evrene okuyucuyu inandırmaktır. Karakterinden kurgusuna, diyaloglarından mekanlarına, olaylardan anafikrine dek pek meşakkatli bu işe nereden ve nasıl başlanır? Nasıl yazılır? Eco’nun buna verdiği nüktedan yanıt bölümün başlığından anlaşılıyor: Soldan sağa yazıyorum. Sonra da bir imgeden nasıl bir evren yarattığını anlatmaya çalışıyor. Mekanın ve zamanın kısıtlayıcılığından ve mini bir dünya kurmaktan bahsediyor. Eco’nun cevabı bana “Burada nasıl yürürsün?” diye soran birine “Bir ayağımı diğerinin önüne koyarak” diye cevap veren Ray Bradbury’i hatırlattı. O zaman gülümsemiştim. Eco da beni güldürdü.

İkinci bölümde bir edebi metnin nasıl yazarın kafasında hiç olmamış bağlantı ve göndermelere işaret olduğunu zanneden yorumlara yol açabileceğini göstermiş. Romanlardaki tamamen kurgusal mekanları arayanlar ve bulduğunu bildirenler mi istersiniz, isimlerden gizli çağrışımlar bulanlar mı, romanda verdiği tarihte bilmem neredeki yangını madem o sokakta yürümüşse roman kahramanının nasıl görmediğini soranlar mı! Çağrışımlar dünyası sonsuzdur ve elbette bir şey yazıyorsak bu bizim hiç hayal etmediğimiz bağlantıları anıştırabilir. Çok kişisel bir deneyim aktarmak isterim. Abim Bülent Çallı’nın Duman Otel’ini ilk kez okuduğumda Galip Işık’ın ismini görür görmez bunun, Orhan Pamuk’un Kara Kitap’ındaki Galip’e bir gönderme olduğunu düşünmüştüm. Aslında öyle olmadığını sorunca öğrenmiş oldum. Anlattığımız şeylerle onu okuyanların anlayacağı şeylerin aynı olacağının garantisini kim verdi ki bize!

Üçüncü bölümde Eco, kurmaca karakterlerin ontolojisi üzerine yazmış. Anna Karenina’ya neden ağlarız? Bu karakterleri nasıl algılarız? Roman kahramanlarını gerçek kişilerden ayıran şey nedir? Onlar için dertlendiğimize göre bir tür gerçeklikleri vardır demek ki.

Dördüncü bölüm listelere ayrılmış. Umberto Eco ayrıntıların ve listelerin karmaşık dünyasına götürüyor burada bizi. Kendi romanlarında ve başka metinlerde nesneler, kişiler, mekanlar, ayrıntılar nasıl listelenmiş, örneklerle sunuyor. Ben bir kez daha Orhan Pamuk’un Kara Kitap’ını hatırladım.

Özetle, Genç Bir Romancının İtirafları yazmak ve edebiyat üzerine hoş bir kitap. Hoşluğu eğlenceli bir dili olmasından ve ufuk açıcı olmasından geliyor. Sanırım seversiniz.

Devamını Oku
Eleq ipucu 8 Nisan -Umberto Eco, Genç Bir Romancının İtirafları kitabında 'nasıl yazıyorsunuz?' sorusuna hangi cevabı vermiştir?

Eleq 27 Mart ipucu: Orta Asya fatihi Timur'a, 'Timurlenk' denmesinin sebebi nedir?

Bugünkü #eleqipucu sorumuzun konusu tarih
Ordularıyla çok geniş toprakların tozunu dumana katan Orta Asya fatihi Timur'a, "Timurlenk" denmesinin sebebi nedir? Hatta #ipucununipucu lenk kelimesinin bu sebeple alakası var
Cevap: Sağ ayağının sakat olmasından dolayı. Timur-Lenk (Aksak Timur)
Emir Timur aslen Moğoldur. Moğollar, Cengiz’den üç kuşak sonra Müslümanlaşmış ve komşusu olan Türklerle karışmıştı. Timur’un ana dili Türkçe idi. 1336 senesinde bugün Özbekistan’daki Şehrisebz’de doğdu. Şehrisebz “yeşil şehir” demektir. Çağatay Devleti’nin Taşkent hâkimi olan babası Turagay, meşhur Nakşî şeyhi Emir Külâl’i severdi. Emir Külâl, Timur’a talebesinden Şemseddin Külâl’i hoca tayin etti. Bundan sonra Timur'un hayatında âlimler hep hürmet mevkiinde oldu. Semerkand’daki muhteşem türbesinde başucunda yanından hiç ayırmadığı hocası Mir Bereke; hemen önünde de Emir Külâl’in oğlu Ömer yatmaktadır.

Gençliğinde bir çatışma sırasında attan düşerek sağ ayağı sakat kalmış; sağ elinin iki küçük parmağı kopmuştu. Bundan dolayı bilhassa muhalifleri Timur-Lenk (Aksak Timur) der. Nitekim 1941 senesinde Sovyetlerce kabri açıldığında 1.73 boyunda, sağ ayağı aksak bir cesed bulunmuştur. Kafatası Moskova’ya götürülerek buna göre büstü yapılmıştır. Kabrin kapağında "Mezarımı açan benden daha korkutucu bir düşmanla karşılaşacak" yazdığı söylenir. Kazının ertesi günü Hitler, Rusya’ya saldırmıştır.

Devamını Oku
Eleq 27 Mart ipucu: Orta Asya fatihi Timur'a, 'Timurlenk' denmesinin sebebi nedir?