Popüler Kullanıcılar

Dünya Haberleri

Burundi'de sel ve heyelanlarda 43 kişi öldü

Burundi'de etkili olan aşırı yağışların yol açtığı sel ve toprak kaymalarında 43 kişi yaşamını yitirdi.

SOS Medias Burundi'nin Twitter hesabından yapılan açıklamaya göre, ülkenin kuzeybatısındaki Cibitoke eyaletinde etkili olan şiddetli yağışlar heyelana neden oldu.

 

Afette çok sayıda ev toprak altında kalırken, ilk belirlemelere göre 38 kişi hayatını kaybetti.

 

Ayrıca eski başkent Bujumbura'da etkili olan aşırı yağışların yol açtığı sellerde 5 kişi yaşamını yitirdi.

Devamını Oku
Burundi'de sel ve heyelanlarda 43 kişi öldü

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev parlamentoyu feshetti

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azerbaycan parlamentosunu feshetme kararı aldı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, İlham Aliyev erken genel seçimlerin 9 Şubat 2020'de yapılmasını kararlaştırdı.

 

Azerbaycan'da, iktidar partisi Yeni Azerbaycan Partisinin (YAP) isteği üzerine, parlamentonun feshedilmesi ve erken genel seçim yapılması için Cumhurbaşkanı Aliyev'e başvurulmuştu.

 

Aliyev, başvuruyu Anayasa Mahkemesine sunmuş, mahkeme, parlamentonun feshedilmesinin anayasaya uygun olduğunu açıklamıştı.

 

Azerbaycan'da parlamento seçimleri 1 Kasım 2015'te yapılmış ve Cumhurbaşkanı Aliyev'in genel başkan olduğu YAP, 125 üyeli mecliste 71 sandalye kazanarak çoğunluğu elde etmişti. Bir sonraki parlamento seçiminin Kasım 2020'de yapılması bekleniyordu.

Devamını Oku
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev parlamentoyu feshetti

ABD'deki Pearl Harbor Tersanesi'nde silahlı saldırı

ABD'deki Pearl Harbor Tersanesi'nde düzenlenen silahlı saldırıda yaralı sivillerin olduğu bildirildi.

ABD basınında yer alan haberlere göre, Hawaii eyaletindeki Pearl Harbor-Hickam Üssü'ndeki tersanede silahlı saldırı yaşandı.

Saldırıda çok sayıda kişinin vurulduğu belirtilirken, 3 sivilin yaralandığı, 2'sinin durumunun kritik olduğu kaydedildi.


Kimliği henüz açıklanmayan saldırganın denizci üniforması giydiği bilgisi verildi.


Polisin olaya müdahale ettiği ve bölgeye girişlerin kapatıldığı da belirtildi.

Devamını Oku
ABD'deki Pearl Harbor Tersanesi'nde silahlı saldırı

ABD’de hukuk profesörleri Trump’ın azlini istedi

ABD Başkanı Donald Trump hakkındaki azil soruşturmasının ilk duruşmasına 3 hukuk profesörü, Trump’ın kendisine siyasi fayda sağlamak için Ukrayna’ya yaptığı baskıyla suç işlediğini ve görevden alınması gerektiğini söyledi.

ABD Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu, ABD Başkanı Donald Trump hakkındaki azil soruşturmasının ilk duruşmasını yaptı.

 

Gerçekleştirilen oturumda hukuk profesörleri görüş bildirdi. Kuzey Carolina Üniversitesinden hukuk profesörü Michael Gerhardt, Temsilciler Meclisi Yargı Komitesine "Kongre devam eden süreçle ilgili azil kararı vermezse, ABD anayasasını çiğneyerek bu ülke topraklarında bir krallık kurulmasına öncülük etmiş olacaktır” ifadelerini kullandı.

 

Harvard Üniversitesinden hukuk profesörü Noah Feldman, Trump’ın isteyerek ya da istemeyerek de olsa suç işlediğini ABD Anayasasına göre bunun bir başkanın görevden alınması için belirlenen standartları karşıladığını söyledi.

 

Stanford Üniversitesinden hukuk profesörü Pamela Karlan ise “ABD Başkanı, Amerikan seçimlerinde dış müdahaleye direnmeli, davet etmemeli” diyerek, Trump’ın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’le yaptığı görüşmede kullandığı ifadelerin gücün kötüye kullanılması olarak nitelendirdiğini söyledi.

 

George Washington Üniversitesi'nde hukuk profesörü Jonathan Turley ise 2016 yılında yapılan seçimlerde Trump'a karşı oy kullandığını söyleyerek başladığı konuşmasında, delil eksikliği konusunda açıklamalarda bulundu.

 

Trump’ın suçlanmasını desteklemek için sadece öfke krizi üzerinden gidildiğini savunan Turley, Trump’ın Temmuz sonunda Zelenskiy’le yaptığı görüşmenin “mükemmel” olmadığını ancak bunun bir Başkan’ı suçlamak ve onun görevden almak için yeterli bir delil olmayacağını belirtti.

 

Komisyon Başkanı Jerry Nadler ise yaptığı açıklamada, Trump'ın siyasi yargılanmayı hak edecek bir suç işlediğinin tespit edilmesi durumunda anında harekete geçme sözü verdi. Demokrat Partili senatör Nadler, “Cumhuriyet tarihi boyunca hiç bir zaman yabancı bir hükümetten kişisel ve siyasi iyilik talep eden bir Başkan’ın davranışını göz önünde bulundurmaya zorlanmamıştık” ifadelerini kullandı. Nadler, Trump’ı, belge paylaşımında bulunmamak ve tanıkları ifade vermemeleri için yönlendirmekle de suçladı.

 

Trump’ın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’i arayarak, 2020 başkanlık seçimleri için aday olan Joe Biden'ın oğlu Hunter'ı soruşturmasını istediği iddia edilmişti. Demokratlar bu iddia üzerine Trump'ın görevden alınması için azil soruşturması başlatmıştı.

Devamını Oku
ABD’de hukuk profesörleri Trump’ın azlini istedi

ABD Savunma Bakanı: Suriye'nin kuzeydoğusundan çekilmemiz tamamlandı, ülkede 600 asker bıraktık

ABD Savunma Bakanı Mark Esper, ABD güçlerinin Suriye'nin kuzeydoğusundan çekilmesinin tamamlandığını açıkladı ve güçlerin azaltılmasının ardından ülkenin geri kalanında 600 ABD askeri kaldığını bildirdi.

Reuters'a açıklamalarda bulunan ABD Savunma Bakanı Mark Esper, duruma göre Suriye'den ufak bir grup asker daha getirilebileceğini veya çıkartılabileceğini, ama sayının 600 bandında kalacağını ifade etti.

Esper, "Koalisyon tekrar çok konuşmaya başladı. Belki bazı müttefiklerin asker göndermek istediğini görebiliriz" dedi.

ABD Savunma Bakanı Esper, ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan arasındaki görüşmenin ardından Ankara'nın S-400 konusunda geri adım atmadığını da dile getirdi. "Bu konuda bir gelişme yok" diyen Esper, Türkiye'nin NATO'nun Baltık ve Polonya savunma planına destek verme kararını"pozitif bir adım" olarak değerlendirdi. Esper, Türkiye ile ilgili olarak, "Onlar on yıllardır NATO'nun önemli bir müttefiki oldu, ilk günlerden beri. Bu yüzden onları bu grupta tutmalıyız" diye konuştu.

Devamını Oku
ABD Savunma Bakanı: Suriye'nin kuzeydoğusundan çekilmemiz tamamlandı, ülkede 600 asker bıraktık

Fransa'da hayat durdu

Fransa, halkın ve özellikle Parislilerin günlük hayatını ciddi manada zorlaştıracak tarihin en büyük grevine bugün

Bir yıl önce başlayan ve Fransa tarihine damga vuran sarı yeleklilerin gösterilerinin yol açtığı krizden sonra çok sayıdaki sektörün çalışanları, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetiminin hazırladığı emeklilik reformuna tepki göstermek amacıyla süresiz greve gidiyor.

 

Akaryakıt zamlarını ve kötü ekonomik koşulları protesto eden sarı yeleklilerin gösterileriyle başlayan süreçte alt ve orta gelirliler de yaşadıkları ekonomik sorunları dile getirerek tepki göstermeye başlamıştı.

 

Macron ve hükümetin, tepkilere rağmen emeklilik reformunu hayata geçirmekte kararlı olduklarını açıklamasıyla grevler kaçınılmaz hale geldi.

 

Fransa Ulusal İstatistik ve Ekonomik Çalışmalar Enstitüsünün yayımladığı raporda, Macron'un 17 Mayıs 2017'de göreve geldiğinden bu yana uyguladığı ekonomik politikaların zenginlere daha fazla gelir sağladığını göstermesi de Fransızların cumhurbaşkanlarına olan "öfke ve isyan duygusunun" daha da büyümesine neden oldu.

 

Dolayısıyla Macron, 2 yıldır sarı yeleklilerin gösterilerinden sonra en büyük krizle karşı karşıya kalıyor.

 

Söz konusu reform, emeklilikte memur ve işçi ayrımını ve onlara tanınan ayrıcalıkları kaldırmayı, emeklilik yaşını kademeli olarak 62'den 64'e çıkarmayı öngörüyor ve birçok sektörü olumsuz etkilemesi bekleniyor.

 

Ülkede hayat duracak

 

Greve gideceklerin listesi ise epey uzun. Paris ve çevresinde toplu taşımayı düzenleyen RATP, Fransız Ulusal Demir Yolları Şirketi (SNCF) ve Fransız hava yolu şirketi Air France'ın çalışanları, polisler, doktorlar, hemşireler, hastane çalışanları, öğrenciler, postane çalışanları, memurlar, avukatlar, tarım çalışanları, ambulanslardaki görevli sağlık ekibi, taksi şoförleri, öğretmenler, Fransız devletine ait elektrik üretim ve dağıtım şirketi EDF çalışanları, nakliye şoförleri, hastanelerin acillerinde çalışanlar, Fransız otomobil markası Renault ve rafineri çalışanları bugünden itibaren süresiz greve gidecek.

 

Grevler kapsamında ülke genelindeki okulların yüzde 65'i kapalı olacak, Paris'te 16 metro hattının 11'i sefer yapmayacak, 5'inde ciddi aksamalar yaşanacak. Banliyö trenlerinde ve otobüslerde de sorunlar meydana gelecek.

 

Hızlı tren seferlerinin yüzde 90'ı iptal edilirken, diğer tren seferlerinin yüzde 97'si yapılmayacak. Ayrıca Air France'ın ülkedeki uçuşlarının yüzde 30'u iptal edildi.

 

Sadece Paris'te değil diğer kentlerde de toplu taşımada büyük aksamalar yaşanacak.

 

5-8 Aralık'ta tren bileti satılmayacak

 

SNCF'den yapılan açıklamada, 5-8 Aralık'ta tren bileti satılmayacağı belirtilerek daha sonra yapılacak tren seyahatlerinin mümkün olan en ileri tarihe ertelenmesi tavsiyesinde bulunuldu.

 

Toplu taşıma araçlarında yaşanacak aksamalar, yollarda da yoğun trafiğin oluşmasına neden olacak.

 

Metro veya otobüsleri kullanamayacaklar, telefon yazılımı üzerinden özel ulaşım hizmeti veren Uber gibi şirketlere yönelecek ancak bu şirketlerin de oluşacak yoğun talep nedeniyle ücretlerini yükseltmesi bekleniyor.

 

Grevlerden esnafın da olumsuz etkilenmesi bekleniyor.

 

Emeklilik reformunu protesto eden yüz binlerce kişi ülke genelinde gösteriler düzenleyecek.

 

Paris'te Gare de l'Est tren garında toplanacak eylemciler, Nation Meydanı'na kadar yürüyecek.

 

Ülkenin diğer şehirlerinde de sokağa çıkacak protestocular, Macron yönetiminin emeklilik reformundan vazgeçmesini bekliyor.

 

Gösterileri ve grevleri, ülkenin en büyük işçi sendikası Genel İşçi Konfederasyonu başta olmak üzere çok sayıda işçi sendikası, polis sendikasının yanı sıra sarı yelekliler de destekliyor.

 

Başkentte eylemin yapılacağı güzergahtaki esnaf kepenklerini indirecek.

 

Macron, yurt dışı ziyaretlerini iptal etti

 

Öte yandan Macron'un grev ve gösterilerin yol açacağı sorunların çözümüne odaklanmak için yurt dışı ziyaretlerini bir süreliğine iptal ettiği belirtildi.

 

Geleneksel olarak tepkilerini grev ve eylem yoluyla dile getiren Fransızlar, daha önce de birçok grev yaptı. 1995'te yapılan grev 3 hafta sürmüştü ve hayat felç olmuştu. Grevin 1995'tekinden daha büyük olacağı kaydediliyor.

Devamını Oku
Fransa'da hayat durdu

Kolombiya'daki gösterilerde 4 kişi öldü 749 kişi yaralandı

Kolombiya'da, sendikaların yanı sıra öğrenci grupları ve yerli örgütlerinin ilan ettiği 3'üncü ve bir günlük grev çerçevesinde ülke genelinde hükümet karşıtı gösteriler düzenlendi.

Nüfusu 49 milyonu aşan Güney Amerika ülkesi Kolombiya'da, eski Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) ile yapılan barış anlaşmasının tam olarak uygulanmadığı iddiaları ve toplum liderlerine yönelik suikastlerin devam etmesi gibi nedenlerin halkta oluşturduğu hoşnutsuzluğun yanı sıra hükümetin ücretler ve emeklilikle ilgili planladığı değişiklikler karşısında 21-27 Kasım tarihlerinde gidilen grevlerin ardından yeniden bir günlük genel grev ilan edildi.

 

Grevin örgütleyicilerinin hükümetin toplumun farklı kesimleriyle oluşturduğu Büyük Ulusal Diyalog Masası'na dahil olmasına rağmen gidilen genel grev çerçevesinde, başkent Bogota'nın yanı sıra Bucaramanga, Cali, Medellin, Villavicencio, Manizales, Pereira, Tunja ve Cartagena gibi önemli şehirlerde hükümet karşıtı protestolar düzenlendi.

 

 

 

Başkentteki gösteriler sakin geçti

 

Gösterilerde bazı kentlerde polis ve göstericiler arasında arbede yaşanırken, Bogota'nın birçok bölgesinde düzenlenen yürüyüşlerde ise sorun yaşanmadı.

 

Ülkenin Cauca Yönetim Bölgesi kırsalından gelen yerli temsilcilerinin de destek verdiği kalabalık, kentin tarihi merkezindeki Bolivar Meydanı'nda toplandı. Yoğun güvenlik önlemleri alınan ve Bogota Büyükşehir Belediyesinin son dakikadaki izniyle göstericilere açılan meydanda gün boyu bekleyen ve çoğunluğu öğrencilerden oluşan yüzlerce gösterici, daha sonra yeniden kent merkezine doğru harekete geçti.

 

Bogota'daki en işlek yollardan 7'nci Cadde'de ilerleyen göstericiler, caddeyi Ulusal Müze önünde araç trafiğine kapattı. İlerleyişini sürdüren ve Hippi Parkı'na ulaşan göstericiler, burada da trafiği durdurmalarına karşın herhangi bir polis müdahalesi ile karşılaşmadı.

 

Genel grev ve gösterilerin bilançosu

 

Başkent Bogota ile birçok önemli kentte gerçekleştirilen ve yer yer güvenlik güçleri ile arbedeye dönüşen gösterilerde şu ana kadar 4 kişi hayatını kaybetti, 379'u polis 749 kişi de yaralandı.

 

Kolombiya'da yarın yeniden genel grev ilan etmesi beklenen sendikalar, özelleştirmelerden vazgeçilmesi, son 2 yılda öğrenciler ve yerlilerle varılan mutabakatlara sadık kalınması, barış anlaşmasının uygulanması, toplum liderleri ve muhtarlara yönelik suikastler karşısında adım atılması, göstericilere yönelik şiddet uygulamakla suçlanan Kolombiya polisi toplumsal olaylara müdahale birimi ESMAD'ın lağvedilmesi, emeklilik ve ücretlerle ilgili yasa tasarısının geri çekilmesi ve vergilerin hafifletilmesi gibi taleplerde bulunuyor.

Devamını Oku
Kolombiya'daki gösterilerde 4 kişi öldü 749 kişi yaralandı

Putin'den Bulgaristan'a "TürkAkım inşaatını yavaşlatıyor" tepkisi

Rusya Devlet Başkanı Putin, Bulgaristan’ın TürkAkım doğal gaz boru hattının inşaatını kasıtlı olarak yavaşlattığını savundu. Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, Putin'in iddiasını kabul etmeyerek, "Yavaşlatmıyoruz, tersine azimle çalışıyoruz." dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya’yı ziyaret eden Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile Soçi kentinde görüştü.

 

Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında açıklamalarda bulunan Putin, "Sırbistan, TürkAkım’ın Güney Avrupa’da karada devam eden kısmı olan gaz iletim sisteminin inşasına katıldı. Boru hattının Sırbistan’daki inşaatı gelecek haftalarda tamamlanacak." diye konuştu.

 

Sırbistan’daki yer altı doğal gaz depolama tesislerinin kapasitelerinin artırılmasına yönelik anlaşma sağlandığını belirten Putin, "Sırbistan’daki yer altı gaz depolama tesislerinin kapasitesini 750 milyon metreküpten 2 milyar metreküpe çıkaracağız." ifadesini kullandı.

 

Büyük çaplı enerji projelerinin Sırbistan için fayda sağlayacağını anlatan Putin, "Bu tür projelerin yalnızca Sırbistan için değil, aynı zamanda Balkanlar ve tüm Avrupa’nın enerji güvenliğine katkı sağlayacağına eminiz." dedi.

 

TürkAkım boru hattının inşasıyla ilgili Bulgaristan’a yönelik eleştirilerde bulunan Putin, şunları kaydetti:

 

"Bulgaristan, Rus gazının Türkiye üzerinden Bulgaristan’a sevk edilmesi için Rusya’ya sağladığı güvencelere ve ilettiği taleplerine rağmen, ne kadar üzücü ve garip dursa da projenin inşaatını kasıtlı bir şekilde erteliyor. TürkAkım’ın Bulgaristan’daki inşaatına dair nasıl uygulanacağını göreceğiz. Eğer Bulgaristan projeyi gerçekleştirmek istemiyorsa, Güney Avrupa’da fırsatlarımızı gerçekleştirecek farklı yollar buluruz."

 

Vucic ise Rusya ile Sırbistan arasındaki iş birliğinin istikrarlı bir şekilde artığını belirterek, "Ordularımız arasında ve askeri-teknik alanlarda mükemmel bir iş birliğimiz var. Ordumuza verdikleri destekten ötürü Rusya’ya teşekkür ediyoruz. Putin bana hangi silahları almamız gerektiğine yönelik tavsiyede bulunmuştu, ben de onu dinledim, şimdi silahları bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

 

Borisov: Yavaşlatmıyoruz, tersine azimle çalışıyoruz

 

Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, bTV adlı özel bir TV kanalına mülakatında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in eleştirilerine yanıt verdi.

 

Başbakan Borisov, "Biz, TürkAkım Projesi'nin güzergah inşaatını yavaşlatmıyoruz, tersine azimle çalışıyoruz. Belki Rusya, Bulgaristan'ın siyasi anlamda gerek NATO gerekse Avrupa Birliği'nin (AB) sadık üyesi olmasından hoşlanmıyor olabilir." dedi.

 

Doğal gaz aktarımı kaynaklarının çeşitlendirilmesi konusunda herkesin özgürce alternatif arama hakkına sahip olduğuna işaret eden Borisov, "Gelecek yıl Bulgaristan da artık alternatif kaynaklardan doğal gaz alabilecek." diye konuştu.

 

Ülkesinin, konu ile ilgili AB'nin getirdiği koşul ve uygulamaların tümünü titizlikle yerine getirdiğini anlatan Borisov, "Biz Sırbistan, Rusya veya Türkiye değiliz. Biz, kesinlikle AB’nin getirdiği koşullara uyarız." ifadesini kullandı.

 

Borisov, şöyle devam etti:

 

"İnşaat çalışmalarımız tüm hızla sürüyor. Kanalını kazdığımız 150 kilometrelik bölüme artık borular döşeniyor. Önemle şunu vurgulamak isterim ki biz Türkiye ile TürkAkım ara bağlantısının açılışını yapıp, ona, tüm altyapı unsurları ile birlikte halihazırda 'Balkan Akımı' adını vermiş bulunuyoruz."

 

Putin'i Bulgaristan'ı ziyaret ederek, TürkAkım Projesi'nin inşaat faaliyetlerinin hızını kendi gözleriyle görmeye davet eden Borisov, "Büyük bir hızla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Herhangi bir gecikme olduysa, AB ile birçok prosedürü koordine etmek zorunda olduğumuz için olmuştur." şeklinde konuştu.

Devamını Oku
Putin'den Bulgaristan'a "TürkAkım inşaatını yavaşlatıyor" tepkisi

Almanya Başbakanı Merkel: Çok yapıcı bir görüşme yaptık

Almanya Başbakanı Angela Merkel, NATO Liderler Zirvesi'nde çok yapıcı bir görüşme yaptıklarını söyledi.

Merkel, Londra'da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, zirvenin iyi geçtiğini belirtti.

 

"Çok yapıcı bir görüşme yaptık." diyen Merkel, zirvede NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in NATO'nun gelecekte karşılaşabileceği sınamaların ele alınacağı bir değerlendirme grubunu kurmakla görevlendirildiğini dile getirdi.

 

Merkel, bu değerlendirme grubunun terörle mücadele konusunda NATO'nun nasıl bir rol izleyeceği meselesini de görüşmesi gerektiğine dikkati çekerek, "Bugün terörizmin en büyük düşman olduğu konusunda mutabık kaldık." ifadesini kullandı.

 

Baltık ülkelerine ilişkin savunma planının Türkiye tarafından da kabul edildiğini, bunun önemli bir adım olduğunu vurgulayan Merkel, "Burada masada olan sorunları çözdük." dedi.

 

"Mültecilerin BM'nin kabul etmediği şartlarda bir bölgeye dönmesini kabul edemeyiz"

 

Merkel, Almanya Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer'in Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturulması önerisinin görüşülüp görüşülmediğine ilişkin bir soruyu şöyle yanıtladı:

 

"Türkiye'nin Rusya ile bugün kontrol ettiği bölgeye mültecilerin gönüllü dönüp dönmeyeceği meselesi var. Şu an Suriye güçlerinin kontrol ettiği bölgelere geri dönüşün olamayacağını düşünüyorum. Birleşmiş Milletler'in (BM) özellikle de BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin (UNHCR) bu süreçte rol oynaması gerektiğini konuştuk çünkü mültecilerin, BM'nin kabul etmediği standartlarda olmayan bir bölgeye gitmesini kabul edemeyiz. Bunun için Türkiye UNHCR ile görüşüyor. Böylelikle bu bölgeyle ilgili görüşmeler yapıldı ancak henüz daha yolun başındayız. Bu görüşmeleri sürdüreceğiz."

 

Türkiye'nin bu yoğun görüşmeleri UNHCR ile kendisinin yapması gerektiğinin altını çizen Merkel, "Biz de sürekli yanında duracağız çünkü bunun bir yol olabileceğine inanıyoruz ancak henüz bir çözüm yok." diye konuştu.

 

İki Rus diplomatın sınır dışı edilmesi

 

Merkel, Almanya'nın bugün iki Rus diplomatı sınır dışı etmesiyle ilgili bir soru üzerine de Rusya'nın Berlin'de işlenen bir cinayetin aydınlatılmasına destek vermediği için bu önlemin alındığını söyledi.

 

Gelecek hafta Normandiya Formatı'nda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de bir araya geleceğinin anımsatılması üzerine Merkel, bu olayın Normandiya Formatı'ndaki görüşmeleri etkileyeceğine inanmadığını, çünkü gelecek hafta Ukrayna konusunun görüşüleceğini kaydetti.

 

Donald Trump ile görüşme

 

ABD Başkanı Donald Trump ile ikili görüşme gerçekleştirdiğini de aktaran Merkel, burada ticari konuların yanı sıra, Suriye, Libya, Afrika'daki güvenlik ve iki ülke arasındaki ilişkilerin ele alındığını dile getirdi.

 

Trump ile görüşmede karşılıklı anlayışın arttığı izlenimi taşıdığını belirten Merkel, "Ancak bu her konuda aynı görüşte olunduğu anlamına gelmiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Devamını Oku
Almanya Başbakanı Merkel: Çok yapıcı bir görüşme yaptık

ABD Taliban ile masaya oturuyor

ABD'nin Afganistan Uzlaşısından Sorumlu Özel Temsilcisi Büyükelçi Zalmay Halilzad, Taliban ile görüşmek üzere Afganistan ve Katar'a gidecek.

ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Halilzad'ın önce Kabil'de Afgan yetkililerle bir araya geleceği ve Başkan Donald Trump'ın Afganistan ziyaretinin etkileriyle barış müzakerelerinin sonuç vermesi konusunda Afganlı tarafların atması gerektiği adımları görüşeceği belirtildi.

 

Halilzad'ın, Kabil ziyaretinin ardından Katar'ın başkenti Doha'ya geçerek, Taliban yetkilileriyle görüşeceği kaydedilen açıklamada, "Büyükelçi Halilzad, Taliban yetkilileriyle yeniden masaya oturacak ve Afganistan'da barışın sağlanması ve şiddetin bitilmesi için müzakerelerde bulunacak." ifadelerine yer verildi.

 

Trump müzakereleri durdurmuştu

 

Trump, ABD ile Taliban arasında Aralık 2018'den bu yana devam eden barış müzakerelerini, 5 Eylül'de Afganistan'daki ABD askerlerine düzenlenen ve Taliban'ın üstlendiği bombalı saldırı üzerine iptal etmişti.

 

Görüşmelerin askıya alınmasından sonra Taliban bu kez de barış görüşmelerini sürdürmek için çözüm yolunu Rusya'da aramış ve Moskova'ya heyet göndermişti.

 

Barış görüşmeleri süreci

 

Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani yönetimindeki hükümet için büyük tehdit unsuru Taliban örgütü, halen ülkenin birçok bölgesinde hakimiyetini koruyor.

 

Hükümetin geçen yıllarda defalarca Taliban ile barış görüşmelerine başlamak için çaba sarf etmesi ve bu kapsamda Barış Konseyi kurmasına rağmen henüz sonuca ulaşılamadı.

 

Eski Cumhurbaşkanı Hamid Karzai döneminde Afganistan yönetimi ile Taliban arasındaki temasların, Katar'ın başkenti Doha'da, Haziran 2013'te yapılması planlanıyordu. Ancak Taliban'ın ofise "Afganistan İslam Emirliği" tablosunu ve sözde bayrağını asması üzerine Afgan hükümeti müzakerelerden vazgeçmişti. Ofis bir aydan kısa süre sonra kapanmış ve böylece barış müzakereleri askıya alınmıştı

Devamını Oku
ABD Taliban ile masaya oturuyor