Coronavirus (Covid-19)

  • 614,224Coronavirus Vaka Sayısı
  • 28,240Ölü Sayısı
  • 137,328Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 15:01

HaberX Anket

Koronavirüs önlemleri yeterli mi?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar

Gazete Haberleri

Kuruluş Osman 17. bölüm fragmanı yayınlandı mı? Kuruluş Osman yeni bölüm haftaya 1 Nisan’da var mı?

Başrollerinde Burak Özçivit, Nurettin Sönmez, Özge Törer ve daha birçok başarılı oyuncunun rol aldığı Kuruluş Osman, yayınlanan son bölümü ile yine milyonları ekrana kilitledi. Reyting rekorları kıran dizinin yeni bölümü sona ermesi ile birlikte Kuruluş Osman 17. bölüm fragmanı merak konusu oldu. Son bölümün ardından yayınlanmayan fragman nedeniyle ‘’ Kuruluş Osman yeni bölüm haftaya var mı’’ , ‘’Kuruluş Osman 1 Nisan’da yayınlanacak mı’’ sorularının cevabı merak ediliyor. Peki, Kuruluş Osman 17. bölüm fragmanı yayınlandı mı? İşte detaylar!
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Kuruluş Osman 17. bölüm fragmanı yayınlandı mı? Kuruluş Osman yeni bölüm haftaya 1 Nisan’da var mı?

Babil 11.bölüm fragmanı yayınlandı mı? Babil son bölümde neler oldu?

Star TV’de yayınlanan Babil yeni bölüm fragmanı merak ediliyor. Her Cuma akşamı ekrana gelen dizinin son bölümünde İrfan'ın ani boşanma kararını anlamaya çalışan Eda, İrfan'ı kaybetme korkusuyla savrulur. Kudret'in geçmişine hakim olmak istediği Ayşe, Süleyman'ın karanlık işlerinin peşinde Kudret'in ayağına geliyor. Medya gündemini takip edenler ‘’ Babil 11.bölüm fragmanı yayınlandı mı?’’ sorusuna yanıt arıyor. Dizinin sıkı takipçileri son bölüm ardından yeni bölüm fragman arayışına girişti. Başrollerinde Aslı Enver, Birce Akalay ve Halit Ergenç gibi usta oyuncuların bulunduğu Babil 11.yeni bölüm fragmanı yayınlandı mı? Babil son bölümde neler oldu?
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Babil 11.bölüm fragmanı yayınlandı mı? Babil son bölümde neler oldu?

ERGÜN DİLER: CEO’loji

KAVGANIN Amerika Birleşik Devletleri içinde olduğunu ve herkesi içine çektiğini yazıp duruyorum.
Merkez orası. ABD Başkanı Donald Trump seçildikten kısa bir süre sonra, yani 2016'da, "Birleşmiş Milletler, büyük bir potansiyele sahip olmasına rağmen şu an sadece insanların bir araya gelerek konuşup iyi vakit geçirdiği bir kulüp, çok üzücü" dedi mi? Evet, dedi...
Aradan bir yıl geçtikten sonra Başkan Trump yine Birleşmiş Milletler'de "Egemen ulus devletlere dayalı yeni bir sistem kuralım" dedi mi? Tabii ki dedi...
Bir yıl sonraki konuşmasında ise "KÜRESELLEŞME BİTTİ" çıkışı yaptı mı? Elbette yaptı...
İşte şu an CORONAVİRÜS üzerinden sallanan dünyanın şifreleri orada... Yani şu üç cümlede saklı... Zaten sık sık "GÖRÜNMEYEN DÜŞMANA KARŞI SAVAŞIYORUZ" diyen Trump kavganın taraflarını net olarak çiziyordu. Sadece bizim buralarda anlaşılması zaman alıyordu.
Trump ve DERİN AMERİKA'nın işaret ettiği görünmeyen düşman DOLAR'I ELİNDE TUTAN KÜRESEL ELİTLERDİ!
Ve hızla gittiğimiz son sahne için ittifakların netleşmesi gerekmekte... KÜRESEL ELİTLER SOVYETLER'in kurulmasında da yıkılmasında da yer aldı. Yıkıldığı zamanki güçleri tavan yapmıştı. Nasıl Sovyetler ve Rusya üzerinden sahne aldılarsa şimdi de oyun alanları ÇİN! Savaşın bir tarafı doğal olarak ÇİN... Ama ÇİN'i PARAYI ELİNDE TUTAN ELİTLER olarak görmek durumundayız. Çin'e güç veren, hayata veren, akıl veren, bu sahne gerisindeki görünmeyen OLUŞUM!
Hepimiz CORONAVİRÜS ile yatıp CORONAVİRÜS ile kalkarken çok önemi olaylar yaşandı.
Coronavirüs sonrası her şey değişecek. Net! Ancak şirketler buna çok hızlı başladı.
Önümüzdeki 100 yılda bile olmayacak CEO değişimi, sadece 3 ayda yaşandı.
SAP CEO'su Bill McDermott, Renault'un CEO'su Thierry Bollore, Seat'ın CEO'su Luca Meo, T-Mobile'ın CEO'su John Legere, Credit Suisse'in CEO'su Tidjane Thiam, McDonald's CEO'su Steve Easterbrook, Circle CEO'su Sean Neville, BMW Group'un CEO'su Harald Krueger, Turvo CEO'su Eric Gilmore, Linkedln CEO'su Jeff Weiner, IBM CEO'su Ginni Rometty, Harley Davidson'un CEO'su Matthew Levatich, Walt Disney'in CEO'su Bob Iger, Nokia'nın CEO'su Rajeev Suri ve Boeing CEO'su Dennis Muilenburg görevlerinden alındı. Neler oluyor diye sorabildik mi? Sanırım hayır!
Peki olay bu kadarla sınırlı mıydı? Tabii değildi. Sadece yukarıda sıraladıklarım değil...
2 bin CEO Coronavirüs'le birlikte görevlerinden el çektirildi.
Şimdi onların yerine geçenler, Rothschild ailesinin yüzde 100 güvendiği "acil durum" zamanlarında görev yapması için hazırladıkları listede yer alan isimler.
Şimdi yeni isimler şirketlerin olası saldırılara karşı güçlü durmasını sağlayacak. Bazı şirketlerin FED'den gelecek desteklerle zaten güçlü kalacakları ortada. Ancak bir ihtimal daha var. O da görevden alınan CEO'ların da operasyonlarla gözaltına alınacağı.
Elbette bu sadece iddia...
Ancak 3 aylık süreçte dünyanın en önemli şirketlerinin CEO'ları görevden alınıyorsa, bu sıradan bir olay değildir. Mutlaka ve mutlaka bir duyum alındığı için değişime gidildi. Çünkü görevden alınan CEO'lar tepki göstermedi.
Hatta bazıları görevden alınmalarının doğal olduğunu söyledi.
Coronavirüs salgınından sonra başlayan süreç ekonomik olarak büyük bir buhranı işaret ediyordu.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
ERGÜN DİLER: CEO’loji

HİKMET GENÇ: Covid19, Laikid ASDFGHJKLŞİ'yi tetikledi mi?..

Koronavirüs dünyayı durdurdu. Küresel ekonomi, istihbarat savaşları, bölgesel çatışmalar, velhasıl her şey durdu…

Ancak elektron mikroskopuyla görülebilecek kadar küçük bir canlı yaptı bunu…

Tıp, mikrobiyoloji, viroloji, teknoloji..vs,’ çaresiz kaldı… İlacı aşısı için 1 yıl süre gerekiyor. Bulunacağının garantisi de yok üstelik…

Tek ve en gelişmiş çaresi var;

Evde kalmak!..

Avrupa, “hastane, yatak sayısı, yoğun bakım ünitesi..vs”de sınıfta kaldı.

Almanya’da emekli doktorlar göreve çağrıldı.

İtalya’da (2’inci Dünya Savaşı’nda olduğu gibi) spor, tiyatro salonları hasta yataklarıyla doldu… Hastane kapılarında sedyede bekleyen hastaları dünya gördü.

Prens Charles’tan sonra Başbakan Boris Johnson da Koronovirüs kaptı.

İspanya’da Koronavirüs’ten 3 bin kişi hayatını kaybetti. Dezenfekte için girilen bazı huzurevlerinde, terk edilmiş yaşlıların cesetleri bulundu…

Tabii ki biz de büyük bir mücadele veriyoruz. Alınan tedbirlerle, uygulanan sıkı protokollerle Koronavirüs’ün ülkemize geç geldi. Devlet her kademesiyle müthiş bir mücadele örneği veriyor. Dünyanın en büyük ekonomilerinden, Avrupa’dan çok daha iyi durumdayız…

Hep söylüyoruz ya, milletimizin yekvücut olması gerektiği zamanlar bunlar. Birbirimizi kollayacağız.

Lakin hala Koronavirüs’ü fırsat bilip ahlaksızca siyaset devşirmeye çalışan namussuzlar var. Daha çok kişi ölürse, ekonomi tepetaklak olursa, hükümet sarsılırsa ‘biz ne kazanırız’ hesabı yapan cibilliyetsizler var…
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
HİKMET GENÇ: Covid19, Laikid ASDFGHJKLŞİ'yi tetikledi mi?..

FATİH ALTAYLI: Namazın VIP’i olur mu?

Dün Beştepe’deki camide VIP cuma namazı fikri kimden çıktı, kim organize etti, katılacaklar listesini kim belirledi bilmiyorum.
Ancak bu fikrin sahibinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dostu olmadığından eminim.
Tüm “Millete” cuma namazı yasaklanmışken, vatandaş camilerden içeri haklı olarak sokulmuyorken, belirlenmiş özel bir liste ile tek bir camide namaz kılınması pek de akıllıca bir iş gibi durmuyor.
Mesela bunu başka bir iktidar yapsa idi, acaba AK Parti ne derdi diye düşünün bir.
Hele hele bir de bu namazın görüntülerinin yayınlanması.
Yapılan yanlışın üzerine tüy dikti.
Haftaya cuma, namaz kılmak isteyenler cami kapılarını kırsa onlara ne diyecekler çok merak ederim!
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
FATİH ALTAYLI: Namazın VIP’i olur mu?

ABBAS GÜÇLÜ: Okullar açılır mı?

Peki, okullar yakın zamanda açılır mı?

O da gidişata bağlı ama sanki bu öğretim yılı böyle gidecek. Yaz okulları dışında yüz yüze eğitim zor olur.

YÖK zaten bahar dönemi bitti açıklaması yaptı. MEB de 30 Nisan sonrası için henüz net bir şey söyleyemiyor.

Sabırla beklemek ve yetkililerin uyarılarına kulak verip, salgını durdurmak hem kendimize hem de ülkemize yapacağımız en büyük iyilik olacaktır!..

Bu o kadar zor mu? Kesinlikle hayır. Bu konuda, başkalarına yaptığımız uyarları, kendimiz de uygulayalım, yeter de artar.

Özetin özeti: Bir gün bu günleri konuşurken, hatalarımızı değil de, akıl ve bilimi referans alarak nasıl başarılı bir sınav verdiğimizi hatırlayalım!..
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
ABBAS GÜÇLÜ: Okullar açılır mı?

Reyting sonuçları açıklandı mı? 27 Mart Hercai, Survivor, Babil reyting sonuçlarında kim birinci oldu?

Medya gündemini takip edenler reyting sonuçlarının galibini merak ediyor. Cuma akşamı ATV’de Hercai, Tv8’de Survivor, Star TV’de Babil yeni bölümüyle ekrana geldi. Kanal D’de Arka Sokaklar yeni bölüm yerine tekrarı yayınlandı. Kendi izledikleri dizilerin birinci olmasını isteyen vatandaşlar 27 Mart reyting sonuçları total ve ab sıralamasına bakmaya başladı. Geçtiğimiz hafta total’de Arka Sokaklar birinci, Hercai ikinci olurken Survivor sekizinci sırada yer almıştı. Her gün bir önceki günün sıralaması belli olurken ekrana gelen yapımlar arasında rekabet giderek artıyor. Peki 27 Mart Hercai, Survivor, Babil reyting sonuçlarında kim birinci oldu? Dünün reyting sonuçları açıklandı mı? En çok hangi yapım izlendi?
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Reyting sonuçları açıklandı mı? 27 Mart Hercai, Survivor, Babil reyting sonuçlarında kim birinci oldu?

AHMET HAKAN: SIKLAŞTIRILMAMIŞ SAFLARLA CUMA ÇOK MU GEREKLİYDİ

NAMAZ kıldıran imamlar, namaza başlamadan önce cemaate dönerler ve şöyle derler:

“Muhterem cemaat! Lütfen safları sıklaştıralım.”

Sokağa çıkma yasağı hakkındaki düşüncem


*

Bildiğim kadarıyla dini açıdan safların sıklaştırılması mühimdir, hem de çok mühim. O kadar ki... Omuzların birbirine sert biçimde sürtünmesi arzu edilir.

*

Beştepe’de kılınan cuma namazı görüntülerinde safların malum nedenden dolayı alabildiğine gevşediğini, gevşetildiğini görünce...

İçimden şöyle dedim:

*

Keşke safların sıklaştırılmadığı, cemaatin seçilmek suretiyle bulunduğu... Böyle bir cuma namazı fikri akıllara geldiğinde bir daha düşünülseydi.

*

Acaba İslam’da cuma namazı için...

“Hiçbir yerde kılınamıyorsa muhakkak bir yerde kılınmalı” diye bir hüküm mü var?

*

İşte bunu bilmiyorum.

Din tahsilim bu soruya cevap verecek kadar fazla olsaydı şimdiye çoktan Cübbeli Ahmet olmuştum.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
AHMET HAKAN: SIKLAŞTIRILMAMIŞ SAFLARLA CUMA ÇOK MU GEREKLİYDİ

ENGİN ARDIÇ: Salgının iyi tarafı

Ilgıt ılgıt iyimserlik aşılamaya çalışanlara uyalım, "bardağın dolu yarısını" görmeye çalışalım. Gerçi bardağın yarısı dolu değil, dibinde pek pek bir parmak su var ama...
Bu salgın sayesinde birçok yamyam elini yıkamayı öğrendi. (Acaba Batılılar da kıçlarını yıkamayı öğrenebildiler mi?)
Birçok cahil "bağışıklık sistemi" gibi kavramlarla tanıştı.
Birçok kütük, virüsün "göze görünmese bile" çok tehlikeli olduğunu anladı.
Virüsün "cinsel ilişki kurulacak bir canlı" olmadığını anlayanlar bile var. Eşek değilmiş yani.
Bu arada bendeniz de Çin'de Wuhan diye bir kent olduğunu öğrendim, daha önce hiç duymamıştım. Doğu Perinçek kadar bilemezdim ki...
Milyonlarca vatandaş da hayatında ilk defa "Mustafa Kutlu" ve "Tolstoy" isimlerini duydu.
"Yenir mi yenmez mi" diye sormayacaklar, bunların Recep İvedik'in deyimiyle "okumalık" olduğunu bilecekler.
Elbette okumayacaklar ama adını duymuş olmaları bile toplum açısından kazançtır.

***

Eskiden aydınlar arasında bayağı ciddiye alınan abes bir tartışma vardı: "Tolstoy mu, Dostoyevski mi?"... İlle birinden birini tutacaktın.
Bizde hiç tanınmasa da dünyaca ünlü edebiyat tarihçisi ve eleştirmeni George Steiner altmışlı yıllarda bu tartışmaya son noktayı koydu ve lafı bitirdi: "Birini de severim ötekini de... Tercih yapmaya mecbur muyum?"
Sağlık bakanımız Tolstoy'u "kalın" olduğu için önermiş olabilir mi? Halkımızın okuma temposu gözönüne alındığında, "Savaş ve Barış"ın dört cildini devirene kadar salgın geçebilir... Olmadı, bu sefer dönüp "Anna Karenina"ya dalınabilir...
Aydınlar belki Anna Karenina karakteriyle Emma Bovary'yi karşılaştırıp inziva günlerinde kendilerine meşgale ve eğlence uydurabilirler...
Halk da hiç olmazsa Woody Allen'in deyimiyle "olayların Rusya'da geçtiğini" söyleyebilir...
Ama Tolstoy'u "okuyacak kapasitesi olan" hemen herkes zaten okumuştur.
Olmayan da filmlerini görmüştür.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
ENGİN ARDIÇ: Salgının iyi tarafı

OKAN MÜDERRİSOĞLU: Yeni tip virüs; yeni tip devlet…

Kovid19 salgını, yarattığı travmatik etkiler ve belirsizlik zinciri ile birlikte yeni tip yönetimleri, yeni tip üretimleri, yeni tip insanları; özetle "yepyeni bir dünyayı" da beraberinde getirecek.
Bazı ülkeler, küresel bulaşıcılığın yerleşik sistemleri kökten sarstığı bu zorlu ortamdan diğerlerine göre daha az hasar görerek ve hatta avantajlı çıkacak. Türkler, Almanlar, Ruslar, Japonlar, Çinliler… Geçmişi savaşlarla yoğrulmuş, yıllarca bedel ödemiş toplumlar, genetik şifrelerine işlemiş kodları sayesinde krizlere hazırlık ve risklere karşı koyma becerilerini sahaya yansıtmaya başladılar bile. Amerikalılar ise üniversiteleri ve ar-ge kapasiteleriyle koronavirüsün ilacını piyasaya sürmeye çalışarak rekabetçi güçlerini korumayı deneyecek.

***

Görünür gelecek bize gösteriyor ki…
Devlet mekanizmaları, küresel veya sistemik tehditlerin bertaraf edilmesi için uzun bir süre sahada olacak.
Sağlık sistemini ve toplumun en zayıf katmanlarını önceleyen sosyal devlet fonksiyonu yeniden uluslararası gündemin ilk sıralarına yerleşecek.
Ülkeler yeni kriz planları yaparak, klasik güvenlik endişelerinin yanına sağlık, tarım ve su kaynaklarına ilişkin felaket senaryolarını da ekleyecek.
Tıbbi cihaz, aşı, serum, koruyucu malzeme ve ekipman üretiminde yerli kabiliyetler eskiye nazaran fazlasıyla önemsenecek, öncelikli yatırımlar kabul edilerek desteklenecek.
Virüs kabusunu son dönemdeki global halkla ilişkiler faaliyetleri ile lehine çevirmeyi deneyen Çin'in, dünyanın fabrikası olma üstünlüğü sert biçimde sorgulanacak. Yatırım merkezleri ve imalat maliyetleri köklü değişime uğrayacak.
Salgından çıkış takviminde, bireylerin harcama davranışları yeni ekonomi düzeninin ayak seslerinin duyulmasını sağlayacak. Ertelenmiş talepler mi devreye girecek yoksa aşırı ihtiyat mı ağır basacak, yaşayıp göreceğiz.
Küresel bağımlılık ilişkisinin fırsatları kadar ağır maliyetleri de ortaya çıktığı için açık ve örtülü ticari korumacılık formülleri dünyanın ana konusu haline dönüşecek.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
OKAN MÜDERRİSOĞLU: Yeni tip virüs; yeni tip devlet…