Coronavirus (Covid-19)

  • 5,794,350Coronavirus Vaka Sayısı
  • 357,516Ölü Sayısı
  • 2,937,033Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 10:25

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar

Ukrayna koronavirüs rakamları: Günlük 477 artışla, toplam 22,382 (28 Mayıs)

Ukrayna Halk Sağlığı Merkezi’ne göre, 28 Mayıs günü sabah saat 09:00 itibariyle yayınlanan verilere göre önceki gün içerisinde 477 laboratuvar onaylı yeni koronavirüs vakası görüldü. Toplam vaka sayısı 22,382 oldu. Toplam ölü...
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Stepanov: Ukraynalılar hava yoluyla 15 Haziran’dan itibaren yurtdışına gidebilir

Ukrayna Sağlık Bakanı Maksim Stepanov, basın toplantısında devlet sınırını karayoluyla geçmek konusunda herhangi bir kısıtlama olmadığını hava yoluyla yurtdışına çıkışın ise 15 Haziran sonrası mümkün olacağını belirtti....
Haberin tümünü okumak için tıklayın

MELİH ALTINOK İLE SON DURAK - 27 MAYIS 2020

MELİH ALTINOK İLE SON DURAK - 27 MAYIS 2020

MELİH ALTINOK İLE SON DURAK - 27 MAYIS 2020

Ege Ordusu Komutanı'nın emir subayı FETÖ'den gözaltına alındı

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetlerindeki (TSK) gizli yapılanmasına yönelik soruşturmada, Ege Ordusu Komutanı'nın emir subayı Binbaşı F.Ö, gözaltına alındı.

Dün gece Türkiye'ye göktaşı mı düştü?

Türkiye'ye göktaşı mı düştü? Dün gece gelen görüntülerden sonra akıllardaki soru buydu. Ege Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ozan Ünsalan konuya ilişkin açıklama yaptı. "Bunun bir meteor olduğu kesin" dedi.

CamilerdeKİ koronavirüs önlemleri

Koronavirüs salgını nedeniyle 16 Mart’ta kapatılan camilerin cuma günü kapıları tekrar açılıyor. İlk cuma namazı cami bahçeleri ile valilik ve kaymakamlıkların belirleyeceği aralarında okul ve meydanların da olduğu alanlarda, sosyal mesafe gözetilerek kılınacak.

Diyanet İşleri Başkanlığı, camilerde dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:

- Camilerde abdest alınmayacak, evde abdest alınıp gelinecek (şadırvan, abdest alma yerleri kapalı olacak).

- Maskesiz camiye girilmeyecek.

- Herkes kendi seccadesini getirecek.

- Camilerde belirlenen mesafelerde saf tutulacak.

- Namaz çıkışlarında kesinlikle tokalaşma olmayacak.

- Cuma namazı caminin bahçesinde kılınacak, camide kılınmayacak.

- Öncelik cami bahçesi/avlusu, açık alanlar olmak üzere meteorolojik/mevsimsel şartlara göre öğle ve ikindi namazları cami içinde kılınabilecek.

- Öğlen-ikindi, cemaatle kılınacak diğer vakitlerde münferiden namaz kılmak isteyenler için camiler açık tutulacak.

- Sokağa çıkma yasağı kapsamında yer alan vatandaşlar ile hastalık belirtileri taşıyanların evlerinde kalmaları gerek.

- Cuma namazlarında vaaz yapılmayacak, hutbe okunacak, namazların mümkün olduğunca kısa sürede kılınmasına çalışılacak.

- Camilerde ortak kullanıma açık olan rahle, tespih, ayakkabı çekeceği kullanılmayacak.

Okul bahçesi ve parklarda kılınacak
İllerdeki cami bahçelerinin cuma namazı için yeterli gelmemesi durumunda, valilikler tarafından okul bahçeleri, futbol sahaları, semt pazarları, park alanları, meydanlar ve çayırlarda namaz için yer belirlenebilecek. Buralarda namazları, avlusu olmayan camilerin imamları kıldıracak. Ankara Çankaya İlçe Müftüsü Ali Gülden, imam hatip liseleri bahçeleri, spor ve pazar alanlarının da cuma namazı için kullanılacağını söyledi. Gülden, “Ankara’da yaklaşık olarak şu an itibarıyla 1500’e yakın cami, okul ve benzeri alan tespiti yapıldı, bu rakam belki 1600’e doğru artabilir” dedi.

Bursa Valiliği camilere ilave olarak, Namazgah Parkı, Merinos Parkı, Orhangazi Parkı, Atıcılar futbol sahası ve Mihraplı Parkı olmak üzere 5 ayrı açık alanda cuma namazı kılınması kararı aldı.

Devamını Oku
CamilerdeKİ koronavirüs önlemleri

Ergün Diler: Zehirli iğne

AMERİKA Birleşik Devletleri ile Çin arasındaki gerilim iyice tırmanıyor.
Tırmanacak da... Her iki taraf da savaşı başka unsurlar üzerinden götürmeye kararlı. Çin'in arkasındaki aklın İNGİLTERE olduğunu yazdım. Şimdi de İsrail aynı eksene yolculuk yapmakta.
Bunu gören ABD de, boş durmamakta! Daha önce hazırlıklarını yaptıkları UYGUR KARTINI çeşitli nedenlerle açmak istemekteler...
Gelin konuyu açarak gidelim...
Yakın tarihi hatırlayıp ilerleyelim. Çin'in Amerika Birleşik Devletleri'ni, "Süper Güç" pozisyonundan indirmek istediği artık o kadar güçlü bir ses olarak çıkmaya başlamıştı ki, Derin Amerika mutlaka bir adım atacaktı. EN azından BÜYÜKLÜK iddiaları varsa atmak zorundalardı... Bu sadece Çin'i zor durumda bırakacak bir adım olmamalıydı. Çin'le birlikte olan ülkelere de en ciddi mesaj verilmeliydi. İşte Coronavirüs salgınına böyle karar verildi.
Derin AMERİKA'ya yakın isimlerin dillendirdiği bu...
Global ekonomi çöktü. Çok önemli isimler görevden alındı.
Ardından suikastlar başladı.
Ancak en önemlisi elbette Tel Aviv'de gerçekleşen suikasttı.
Çin'in Amerika Birleşik Devletleri için risk oluşturmasını sağlayan kişi Du Wei'ydi. En öndeki isimlerden biriydi. Yazılıp çizilmese de durum böyleydi!
Amerika Birleşik Devletleri'nde bile çok önemli bir gücü olan Du Wei'nin öldürülmesi, dengeleri değiştirdi. Bu nedenle yazıyorum! Sanırım benden başka da yazan da yok...
ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, 11 Mayıs'ta çok önemli bir toplantı yaptı. Yani İSRAİL gezisine çıkmadan önce! Derin Amerika'nın en önemli güçlerinden Ulusal Güvenlik Başsavcısı John C. Demers, Arkansas Batı Bölgesi Vekili David Fowlkes, FBI Little Rock Saha Ofisi'nin efsane ismi Diane Upchurch ve CIA Haspel'in en güvendiği iki kişi ile buluşan Pompeo, bir talepte bulundu. Pompeo, yasalara uygun şekilde Prof. Simon Saw-Teong Ang'ın tutuklanmasını istedi.
NASA'da önemli çalışmalara imza atan, Arkansas'taki Fayetteville Üniversitesi'nde Çin'e büyük destek veren Prof. Teong Ang, Pompeo'nun ricası üzerine 12 Mayıs'ta tutuklandı. Prof. Ang'in "NASA ile ilgili bir projede Çinli şirketlerden fon aldığı" iddia ediliyordu.
Tutuklanma nedeni buydu.
Ancak gerçek elbette başkaydı. Prof. Simon Saw- Teong Ang, Çin'in Tel Aviv Büyükelçisi Du Wei'nin kara kutusuydu çünkü.
Pompeo'nun ekibi, Prof. Simon Saw-Teong Ang'i sorguladı. Du Wei'nin ne kadar önemli olduğu biliniyordu ama bu kadarını Amerikan Dışişleri Bakanlığı da tahmin etmiyordu.
İşte Pompeo bu önemli bilgilerle Tel Aviv'e gitti.
Sorunsuz ve özgüvenli bir uçuştu. Pompeo'nun ekibi, İsrail ve Ukrayna'dan da çok önemli bilgilere ulaşmıştı.
Washington için tek zafer vardı.
O da Du Wei'nin yaptığı anlaşmaların iptali. Eğer bu kabul edilmezse, Du Wei'nin istifası. Ancak her ikisi de gerçekleşmedi. Çin, Du Wei'nin en az 2 yıl İsrail'de görev yapmasını planlamıştı. Amerika Birleşik Devletleri'nin buna karşı çıkacağını bildikleri halde, Pekin yönetimi ısrarlıydı. Çünkü sistemin kurulması önemliydi.
Du Wei, bu yeni sistemi kuran, Çin'in Avrupa ve ardından ABD'de güçlenmesini sağlayan kişiydi. O nedenle Wei'nin Pekin'e çekilmesi söz konusu olamazdı.
Ancak Washington'ın daha da önemlisi Derin Amerika'nın gücü de yadsınamazdı. Bir şey yapmalıydılar. Tehlikenin farkına varan ÇİN, Wei'nin güvenliğini arttırdı. Bunu İsrail'le de paylaştı. Çin, planlarından vazgeçmeyeceğini ilan ediyordu. Ancak Pompeo da Tel Aviv'e ulaşmıştı. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ülkesinin güçlü olması için karar alırken, elbette Pompeo da ABD'nin güçlü olması için yola çıkmıştı. İKİ DEV ÇARPIŞIYORDU YANİ...
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Ergün Diler: Zehirli iğne

BÜLENT ERANDAÇ: 27 Mayıs cuntacıları CHP ile kol kolaydı

27 MAYIS DARBESİ'nin üzerinden 60 yıl geçti. Milli iradeyi o kara gün hançerlediler. Demokrasi şehidi rahmetli Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ı rezil adamlar idam ettiler. Türk demokrasi tarihinde "kara bir leke" olan 27 Mayıs 1960 darbesin iç ve dış piyonları SAKLANSALAR DA, GİZLENSELER DE, BİR KISIM MEDYA, İÇİNDE CHP OLDUĞU İÇİN YAZMASA DA, YA BU DÜNYADA YA MAHŞER DE MUHAKKAK HESAP VERECEKLERDİR.
CHP'nin darbeler bagajı var. Ağır mı ağır. Rahmetli Adnan Menderes'in, 27 Ekim 1957 seçimlerden hemen sonra söylediği şu sözleri hatırlayalım.
"Muhterem arkadaşlar, size esefle haber vermek isterim ki, iktidara gelişimiz henüz bir ayı bulmadığı halde, bazı zaruri değişiklikleri mesele ittihaz ederek Cumhuriyet Halk Partisi, orduyu aleyhimize tahrik etmek yoluna sapmıştır.
Bizim bütün çabalarımız memleketimizde demokrasiyi perçinlemeye matuftur.
Cumhuriyet Halk Partisi, eğer başarılı bir çalışmaya girmek istiyorsa, başlarındaki iktidar hastalarını atmalıdır. Bu iktidar hastaları havayı karıştırmak istemektedirler.
Memlekette siyasi iktidarı muhtel (bozuk) göstererek, bir polemiğe, bir hücum ve taarruza geçmişlerdir." CHP'nin lideri İsmet İnönü, bir yerlerden haberler almıştı.
İnönü'nün Rahmetli Adnan Menderes'e sert, haksız saldırılarının arka planında, bir GİZLİ CUNTA'nın varlığı bulunuyordu.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
BÜLENT ERANDAÇ: 27 Mayıs cuntacıları CHP ile kol kolaydı

Emin Pazarcı: İşte adalet!

Hakkı Morgül, kendi halinde bir büfeciydi. Bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin karşısındaki parkın bulunduğu alanda bir ekmek teknesi vardı. Adnan Menderes hayranıydı. Yani suçluydu; çünkü o dönemde sevmek bile suçtu!

1960 Darbesi olmuş, Başvekil Adnan Menderes tutuklanmıştı. Hakkında her gün yeni bir suç imal ediliyor, gazetelere servis ediliyor, kurulacak darağacının alt yapısı oluşturulmaya çalışılıyordu.

Kahroluyordu Hakkı Morgül…

Hep “Bir imkân olsa da Adnan Bey’i kurtarsak” diye düşünüyordu. Bir gün kahvehanede otururken arkadaşlarına “Yenikapı’dan Yassıada’ya bir tünel kazsam… Menderes’i alıp çıkartsam… Ne iyi olur” dedi.

Birkaç gün sonra da sabah evinde polis tarafından gözaltına alındı. Çünkü, kahvehanedeki konuşmasını duyan sinema işletmecisi bir CHP’li hemen polise koşmuştu. “Yenikapı’dan Yassıada’ya tünel kazıp Menderes’i kaçıracak” ihbarında bulunmuştu!

Bırakın Türkiye’yi, o günün şartlarında dünyada yoktu böyle bir teknoloji. Ama Hakkı Morgül tutuklandı. 38 gün Harbiye’de tek başına hücrede kaldı. Sonra cezaevine gönderildi. “Bu işler tek başına yapılamaz” diye düşünülmüş olacak ki, kendisine hiç tanımadığı Mustafa Güler adında bir “suç ortağı” da bulundu.

Onunla birlikte yargılandı…

Tam bir yıl ceza aldı. Suçu da “Yenikapı’dan Yassıada’ya tünel kazarak Menderes’i kaçırmayı planlamak” olarak kayıtlara geçti.

Oysa madalya verilmeliydi kendisine. “Sen büyük adamsın, dünyada var olmayan bir teknolojiye sahipsin, tebrik ederiz” denilmeliydi.

Ama olmayan bir teknolojiyle, gerçekleşmesi imkânsız bir işi planlamaktan ceza aldı. Şaka gibi ama oldu bu! Hukuk, kelimenin tam anlamı ile katledildi. Hakkı Morgül, Menderes sevgisinin bedelini işte böyle ödedi.

O dönemde sevmek de suçtu!

Sonra “Hürriyet ve Anayasa Bayramı” ilan edildi 27 Mayıs. 1980 Darbesi’ne kadar kutladık biz. Okullarda bir başbakan ve iki bakanının idam edilmesini alkışladık. Bilmiyorduk ne olduğunu. Algılar, olguların önüne geçiyordu çünkü.

1980 Darbecileri ise “En büyük biziz, 27 Mayıs da neymiş” anlayışı ile kaldırdılar o bayramı. Milletçe kurtulduk.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Emin Pazarcı: İşte adalet!

AHMET HAKAN: ALİ BABACAN’IN YANLIŞ YERE TEZGÂH AÇMASININ ALTINDA YATAN HİNLİK

NORMALDE Ali Babacan’ın ne yapması gerekiyor?

AK Parti tabanını etkilemesi gerekiyor.

*

Peki Ali Babacan ne yapıyor?

CHP tabanına şirinlik yapıyor.

*

Açın bakın:


Ali Babacan’a “Yaşa! Var ol! Bravo! Şahane!” çekenlerin alayı, seçim geldiğinde mührü CHP’nin böğrüne vuracak tipler.

*

Bu aşamada benim aklımı kurcalayan mesele şudur:

*

Çocukluğunda babasının Çıkrıkçılar Yokuşu’ndaki mağazasında çalışarak tüccarlığı öğrenen Ali Babacan, nasıl oluyor da göz göre göre yanlış yere tezgâh açıyor? Bırakın Ali Babacan gibi çocukluktan tüccarlığı öğrenmiş bir ismi, benim gibi ticaretten zerre çakmayan biri bile bunu yapmaz.

-

Yoksa... Yoksa...

İşin içinde bir hinlik mi var?

*

Düşündüm, taşındım, işin içinde bir hinlik olduğuna karar verdim ve galiba söz konusu hinliği de buldum!

*

Ali Babacan sanırım şöyle bir şey yapmaya çalışıyor:

*

CHP tabanını Abdullah Gül’ün çatı adaylığına ısındırmaya çalışıyor.

Ali Babacan gibi Çıkrıkçılar Yokuşu’nda yetişmiş bir tüccarın, yanlış yere tezgâh açmasının başka makul bir açıklaması olamaz.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
AHMET HAKAN: ALİ BABACAN’IN YANLIŞ YERE TEZGÂH AÇMASININ ALTINDA YATAN HİNLİK