Coronavirus (Covid-19)

  • 245,463,717Coronavirus Vaka Sayısı
  • 4,982,437Ölü Sayısı
  • 17,976,815Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 16:40

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar

Zincir marketlere soruşturma: Fiyatlarda anlaşma yapılmış

Rekabet Kurulu'nun zincir market ve tedarikçi teşebbüslere yönelik soruşturmasında sözlü savunmalar alınıyor. Söz konusu firmaların fiyatlar belirlenirken anlaşma yapıldığı tespit edildi.

Rekabet Kurulu raportörleri tarafından yapılan değerlendirmede, satış fiyatlarının belirlenmesine ilişkin anlaşmaların bir kartel niteliği taşıdığı anlatıldı.

 

Değerlendirmede zincir marketlerin tedarikçiler aracılığıyla satış fiyatlarında koordinasyonu sağladığına dikkat çekildi.

 

Elde edilen belgelerde, piyasanın organize edildiği, artırılan fiyatların rakiplerle eş zamanlı raflara yansıtılacağı yönünde pek çok ifade bulunduğu açıklandı. Zincir marketlerin fiyat hareketlerinin de bu bulguları büyük ölçüde teyit ettiği vurgulAlmanya Başbakanı Angela Merkel, Filistin-İsrail sorunu konusunda iki devletli çözüm talebini yineledi.

Merkel ve Ürdün Kralı Abdullah, Almanya'nın başkenti Berlin'de ortak basın açıklaması yaptı.

 

Merkel, burada yaptığı konuşmada, "Daha önce olduğu gibi iki devletli bir çözüm fikrinden vazgeçmek istemiyoruz, bunun yerine onu sürdürmek istiyoruz. Filistinlilerin de içinde yaşayabilecekleri bir devlet olduğunda, İsrail'in güvenliğinin en iyi şekilde garanti edildiğine inanıyoruz." dedi.

 

Şansölye Merkel, Filistin-İsrail sorunu konusunda barışa bağlılığından dolayı Ürdün Kralı Abdullah'a teşekkür etti.

 

Ürdün'ün Mescid-i Aksa ve Kudüs vakıflarının resmi hamisi olduğunu hatırlatan Merkel, "Bu, çok önemli ve özel bir görev. Bundan dolayı da teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

 

Kral Abdullah ise Merkel'in çeşitli krizleri çözme konusundaki kararlılığını övdü.

 

Merkel'in dürüstlüğü ve bağlılığının iş birliği için önemli olduğunu belirten Abdullah, "Her zaman mantığın sesi ve insan onurunun parlayan bir örneği oldunuz." diye konuştu.

 

Abdullah, Merkel'in dünyayı daha zengin ve daha barışçıl bir yer haline getirmeye çalıştığını sözlerine ekledi.andı.

Devamını Oku
Zincir marketlere soruşturma: Fiyatlarda anlaşma yapılmış

İstanbul'da Taksim trafiğine "29 Ekim" düzenlemesi

İstanbul'da 29 Ekim Cuma günkü Atatürk Kültür Merkezi (AKM) açılış töreni dolayısıyla gün boyu yeni bir trafik düzenlemesine gidilecek.

Ulaşım ve Trafik Düzenleme Komisyonu (UTK) tarafından Cumhuriyet Bayramı'nın 98. yıl dönümünde "Beyoğlu Taksim Meydanı Atatürk Kültür Merkezi Çevresi Geçici Trafik Sirkülasyonu" oluşturuldu.

 

AKM binasına ulaşımı sağlayan bağlantı yollarının açılacağı geçici düzenleme gün boyu uygulanacak.

 

Bazı yollar trafiğe kapatılacak

 

Alınan kararla, Mete Caddesi, Tak-ı Zafer Caddesi, Osmanlı Caddesi, Dünya Sağlık Sokağı, Sıraselviler Sokak'ın Kazancı Yokuşu ile kesişimine ve İnönü Caddesi'nin Vakıf Çıkmazı'na kadar olan kısmı 1 gün süreyle trafiğe kapatılacak.

 

Kapanacak yollara alternatif güzergah olarak Kurabiye Sokak, Zambak Sokak, Meşelik Sokak, Kazancı Yokuşu, Pürtela Sokağı, Kutlu Sokak, Muhtar Kamil Sokak ile İnönü Caddesi ve Miralay Şefik Bey Caddesi belirlendi.

 

İBB, bölgedeki trafik akışını yönlendirme tabelaları ve zabıta ekipleri ile koordine edecek.

Devamını Oku
İstanbul'da Taksim trafiğine "29 Ekim" düzenlemesi

Türk Dünyası Ülkelerinin Bağımsızlık Kutlamaları İstanbul’da

İstanbul, 1991 yılında bağımsızlıklarını kazanan Türk dünyası ülkelerinin bağımsızlıklarının 30. yıl dönümü kutlamalarına ev sahipliği yapıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Türk Dünyası Ülkeleri 30. Yıl Sanat Kutlamaları” etkinlikleri, 8-14 Kasım tarihlerinde Cemal Reşit Rey Konser Salonu ve Topkapı Türk Dünyası Kültür Mahallesi’nde gerçekleştirilecek.  

 Azerbaycan, Türkmenistan, Kırgızistan, Kazakistan ve Özbekistan‘ın gelenek ve kültürlerinin tanıtıldığı etkinlikler çerçevesinde konserler, dans gösterileri, edebiyat söyleşileri, sergiler ve atölye çalışmaları yapılacak. Her bir ülkenin kendi kültür ve sanat tanıtımının yanı sıra Türk Dünyası ülkelerinin ortak kültürleri de kutlamaların bir parçası olacak. 

Ülkelerin kültür ve sanat tanıtımları ile birlikte tarihleri, yemek kültürleri yaşam ve gelenekleri de İstanbullularla paylaşılacak. 10 Kasım’da ise Atatürk’ü Anma Programı çerçevesinde söyleşiler ve konserler düzenlenecek. 

8 Kasım’da açılışı yapılacak “Türk Dünyası Ülkeleri 30. Yıl Sanat Kutlamaları” çerçevesinde,  9 Kasım’da Azerbaycan, 10 Kasım’da Atatürk’ü Anma ve Türkiye Cumhuriyeti Günü, 11 Kasım’da Özbekistan, 12 Kasım ‘da Kırgızistan, 13 Kasım ‘da Kazakistan ve 14 Kasım ‘da Türkmenistan’ın tüm gün süren kültür ve sanat kutlamaları gerçekleştirilecek. 

“Türk Dünyası Ülkeleri 30. Yıl Sanat Kutlamaları” etkinlikleri ile ilgili ayrıntıları; @İBB Kültür Sanat Instagram, İBB Kültür Sanat Facebook,  ibb_kultur Twitter hesaplarından takip edebilirsiniz.

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Türk Dünyası Ülkelerinin Bağımsızlık Kutlamaları İstanbul’da

Xiaomi 11 ailesinin yeni üyeleri Türkiye lansmanıyla tanıtıldı

Küresel teknoloji liderinden Xiaomi, yaratıcılıkta sınır tanımayan akıllı telefon kullanıcılarının premium segmentte de kalbini kazanan ve 'Cinemagic' özelliklerle donatılan iki yeni modeli Xiaomi 11T ve Xiaomi 11T Pro ve yenilenen Xiaomi 11 Lite 5G NE'nin lokal lansmanını çok özel bir lansman ile gerçekleştirdi.

 

Xiaomi 11T ve Xiaomi 11T Pro'ya eklenen bir dizi yenilikçi "Cinemagic" film yapım özellikleriyle devrim yaratacak modeller Xiaomi'nin premium segmentinde şu ana kadar ulaştığı son nokta olarak öne çıkıyor. Ultra ince ve hafif Xiaomi 11 Lite 5G NE ise yaratıcılığa olanak tanıyan yenilikçi özellikleri şık bir tasarımla bir arada sunuyor.

 

Xiaomi Türkiye Ülke Müdürü Vincent Chang lansmandaki konuşmasında: "Xiaomi olarak kullanıcılarımızın en kaliteli ürünlerle en yenilikçi teknolojilere sahip olması önceliklerimizden. Ürettiğimiz her modeli daha öncekilerden bir adım öteye taşıyarak her anlamda daha gelişmiş modeller tasarlıyoruz. Yaratıcılığın önünü açan ve tüm gün boyunca kullanıcımıza özgür kullanım alanı sağlayan yeni 11T serimizin tanıtımını yapmaktan gurur duyuyoruz. Premium ürün pazarında 11T serimizle Xiaomi severler için yeni bir dünyanın kapısını aralıyoruz. Türkiye'deki kullanıcılarımızın en yenilikçi teknolojilere en adil fiyatlarla erişmesini sağlamak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. 

 

Xiaomi 11T Pro: Sinematik Film Yapımı artık avuçlarımızda

Xiaomi 11T Pro profesyonel düzeyde 108MP geniş açılı lens, 2x yakınlaştırma özelliğine sahip telemakro lens ve 120° ultra geniş açılı lensi bir araya getiren güçlü bir üçlü kamera kurulumuyla geliyor. Bunların ötesinde cihaz, tek tıklamayla yapay zeka destekli sinema modları arasında geçiş, 8K kayıt ve HDR10+ gibi etkileyici bilgisayar destekli filmografi özelliklerine sahip ve kullanıcıların dijital kameralarda bulunan aynı akıllı ISO teknolojisiyle çekim yapabilmelerine olanak tanıyor. Gerçek bir 'Cinemagic' güç merkezi olan cihazı dayanıklı, çarpıcı ve hızlı tepki veren bir ekran tamamlıyor. Xiaomi 11T Pro, DisplayMate A+ dereceli 6,67 inç FHD+ 120Hz AMOLED düz ekran, TrueColor, Dolby Vision® ile tasarlandı. Model 1 milyardan fazla renk gösterebiliyor, en yüksek 1.000 nit parlaklığa sahip ve 480Hz'e kadar dokunmatik örnekleme hızı sunuyor.

 

Yalnızca 17 dakikada1 100 şarj imkanı tanıyarak içerik oluşturuculara yaratıcılıklarına ayak uydurmaları için daha fazla zaman tanıyan Xiaomi 11T Pro 120W Xiaomi Ultra Hızlı Şarj tescilli teknolojisine sahip dünyanın ilk telefonu olma özelliği taşıyor. Çift şarj pompası, çift hücreli pil yapısı, MTW, Li-ion pil ve Mi-FC teknolojisi gibi teknolojiler sayesinde 24 saat kullanım sağlayan modelin pil güvenliği, TÜV Rheinland Güvenli Hızlı Şarj Sistemi Sertifikası, 34 farklı şarj ve pil güvenliği özelliği, gerçek zamanlı sıcaklık izleme ve diğer önlemlerle sağlanıyor. Amiral gemisi Qualcomm® Snapdragon™ 888 mobil platformu da çok sayıda yapay zeka özelliğinin kullanılması için gereken gücü veriyor.   

Model, Corning® Gorilla®'nın bugüne kadarki en güçlü camı Corning® Gorilla® Glass Victus™ ile korunuyor. Dolby Vision® ile kullanıcılar, canlı renkler, inanılmaz parlaklık ve kontrast açısından zengin ayrıntılarla ultra canlı resimlerin keyfini çıkarıyor. Ekran ayrıca, renk sıcaklığını çevre koşullarına göre otomatik olarak ayarlayan True Display ve Reading Mode 3.0 (Okuma Modu 3.0) gibi kullanıcıları göz yorgunluğundan koruyan bir dizi özelliğe de sahip. Xiaomi 11T Pro, Dolby Atmos® sürükleyici sesin yanı sıra SOUND BY Harman Kardon'a sahip özel çift hoparlör ile müzik, film, podcast yayını ve oyun gibi çeşitli içerik kategorilerinde çarpıcı ve net bir ses sunuyor. Xiaomi 11T Pro, 8.499 TL'den başlayan tavsiye edilen son kullanıcı fiyatlarıyla satışa sunulacak.

 

İçerik Oluşturucular için yepyeni bir dünya: Xiaomi 11T

Xiaomi 11T, yaratıcılığı ve üretkenliği artırmak için bir dizi yapay zeka destekli araçla birlikte yüksek çözünürlüklü üçlü kamera kurulumu gibi özelliklerle 'Cinemagic'i herkesin kullanımına sunuyor. 

 

Yüksek çözünürlüklü 108MP geniş açılı, 120° ultra geniş açılı ve 2x telemakro kamera kurulumu ile nefes kesici çekim deneyimi yaşatan cihaz, profesyonel görüntü yönetmenlerinin kullandıkları Time Freeze, Night Time-Lapse, Magic Zoom ve diğer kapsamlı çekim türlerini tek tıklamayla kullanılabilen yapay zeka destekli sinema modlarıyla bir araya getiriyor. Audio Zoom özelliği ise en zayıf sesleri dahi sinematik bir hale dönüştürüyor. 

 

Xiaomi 11T'nin 6,67 inç 120Hz düz AMOLED ekranı, çarpıcı keskinlik, kristal netliği, 1 milyardan fazla renk ve göz bakımı özellikleriyle HDR10+ görüntüler sunuyor. 480Hz'ye kadar dokunma örnekleme hızı, en ufak bir dokunuşla kısacık bir anda dahi en mükemmel sahneyi yakalamalarına olanak sağlıyor.

 

Xiaomi 11T, yüksek performans ve güç tasarrufu sağlayan MediaTek Dimensity 1200-Ultra çipseti, devasa 5.000mAh pili ve yalnızca 36 dakika1 içinde 100 şarja ulaşılmasını sağlayan 67W kablolu turbo şarj özelliğiyle gün boyu kullanıcılara ayak uyduruyor. Xiaomi 11T 7.499 TL'den2 başlayan tavsiye edilen son kullanıcı fiyatlarıyla tüketiciyle buluşacak.

 

Xiaomi 11T serisi için 3 Android güncellemesi ve 4 yıl boyunca güvenlik yaması hizmeti sunacak2

Xiaomi, Xiaomi 11T serisinde yer alan Xiaomi 11T Pro ve Xiaomi 11T için dört yıl boyunca güvenlik yaması ve 3 nesil Android sistem güncelleme hizmeti vereceğini de açıkladı. Bu yenilikle birlikte, kullanıcılar Xiaomi 11T serisiyle daha iyi bir kullanıcı deneyimi ve uzun vadeli veri güvenliğinden faydalanma fırsatı elde edecekler. Henüz diğer cihazlar bu kapsamda olmasa da, Xiaomi bunun olumlu bir değişiklik olduğunu ve Xiaomi 11T serisinin kullanıcıların ihtiyaçlarına tam olarak cevap vereceğine inanıyor.

 

Xiaomi 11T serisi için 6 ay boyunca ekran koruma garantisi4

Xiaomi, 28 Ekim 2021 tarihinden itibaren ilk 30 gün boyunca herhangi bir resmi Xiaomi satış kanallarından Xiaomi 11T serisi akıllı telefonları satın alan tüketiciler ve satın alınan akıllı telefonun Türkiye sınırları içinde belirtilen süre içinde etkinleştirilmesi durumunda satın alma işleminden sonraki ilk 6 ay boyunca yetkili Xiaomi Servis Merkezilerinde bir (1) kereye mahsus ücretsiz ekran onarım hizmeti sunacak.3 

 

Xiaomi 11 Lite 5G NE: İnce ve hafif tasarımdan amiral gemisi performansına

Yalnızca 6,81 mm ve 158 g4 olan Xiaomi 11 Lite 5G NE, tüm avantajları ultra ince ve hafif bir gövdede toplayarak şık ama çarpıcı bir estetik ortaya koyuyor. Tasarım, 1,88 mm inceliğinde hem üst hem alt çerçeveleri ve dört şık renk seçeneği ile öne çıkıyor. İnci Siyahı, Deniz Mavisi ve Mercan Pembesi geri dönerken aynı zamanda yepyeni Kar Beyazı rengini de kullanıcılarının beğenisine sunuyor.

 

Cihaz, 6,55 inç AMOLED Nokta Erkan, 10 bit TrueColor desteği ve Dolby Vision® sayesinde canlı renkler, inanılmaz parlaklık, kontrast ve şaşırtıcı ayrıntılarla gerçekten üstün bir görüntü kalitesi sağlıyor. Xiaomi 11 ailesinin kamera mirasını sürdüren Xiaomi 11 Lite 5G NE, 64MP ana kamera, 8MP ultra geniş açılı kamera ve 5MP telemakro kamera ile çarpıcı bir çekim kalitesi sunuyor. Model, tek tıklamayla geçiş yapılabilen yapay zeka destekli sinema modları, sinematik video filtreleri ve yeni Vlog modu dahil olmak üzere çeşitli özelliklerden oluşan bir araç kutusuyla birlikte geliyor.

 

Qualcomm® Snapdragon 778G 5G Mobil Platformuna sahip Xiaomi 11 Lite 5G NE, günlük kullanım deneyimini iyileştirmek için 5G'nin5 gücünden faydalanıyor. Kullanıcılar parmaklarının ucundaki ultra hızlı bağlantıyla6, gecikme olmadan HD videolar izleyebiliyor veya yüksek sistem kaynağı gerektiren oyunlar oynayabiliyor ve kristal netliğinde ekran kalitesi ile görüntülü aramaların7 keyfini çıkarabiliyor. Cihaz ayrıca 4.250mAh pil ve kısa sürede şarj imkanı tanıyan 33W hızlı şarj ile donatıldı.

 

Xiaomi 11 Lite 5G; 5.299TL'den2 başlayan tavsiye edilen son kullanıcı fiyatlarıyla satışa sunulacak. 

 

Özellikler:

 

Xiaomi 11T Pro

Xiaomi 11T

Xiaomi 11 Lite 5G NE

Ekran

120Hz 6,67 inç AMOLED düz Nokta Ekran 

DisplayMate A+

480 Hz’ye kadar dokunma örnekleme hızı 

En-boy oranı: 20:9

FHD+, 2400x1080

TrueColor

 

True Display

1 milyardan fazla renk

HBM 800 nit (tip), 1000 nit en yüksek parlaklık (tip)

Kontrast oranı: 5.000.000:1 (tip)

120 Hz AdaptiveSync

480 Hz’ye kadar dokunma örnekleme hızı

HDR10+

Dolby Vision®

Sunlight Mod 3.0 (Güneş Işığı Modu 3.0)

Reading Mode 3.0 (Okuma Modu 3.0) 

360° ortam ışığı sensörü

120Hz 6,67 inç AMOLED düz Nokta Ekran 

480 Hz’ye kadar dokunma örnekleme hızı 

En-boy oranı: 20:9

FHD+, 2400x1080

TrueColor

 

True Display

1 milyardan fazla renk

HBM 800 nit (tip), 1000 nit en yüksek parlaklık (tip)

Kontrast oranı: 5.000.000:1 (tip)

120Hz AdaptiveSync

480 Hz’ye kadar dokunma örnekleme hızı

HDR10+

Sunlight Mod 3.0 (Güneş Işığı Modu 3.0)

 Reading Mode 3.0 (Okuma Modu 3.0) 

360° ortam ışığı sensörü

6.55” AMOLED Nokta Ekran (2400 x 1080 FHD+)

10 bit TrueColor ve DCI-P3

90 Hz yenileme hızı, 240Hz dokunma örnekleme hızı

Dolby Vision®

HDR ve  HDR 10+ desteği

Dolby Vision®  

TrueColor

1 milyardan fazla renk

HBM 500 nit (tip), 

800 nit en yüksek parlaklık (tip)

Kontrast oranı: 5.000.000:1 (tip)

Sunlight Mod 3.0 (Güneş Işığı Modu 3.0) 

Reading Mode 3.0 (Okuma Modu 3.0) 

360° ortam ışığı sensörü

Renk

Göktaşı Grisi, Ay Işığı Beyazı, Gök Mavisi

İnci Siyahı, Deniz Mavisi, Mercan Pembesi, Kar Beyazı

Boyutlar

164,1 mm x 76,9 mm x 8,8 mm

204 g

164,1 mm x 76,9 mm x 8,8 mm

203 g

160,53 mm x 75,73 mm x 6,81 mm 

158 g

Performans

Qualcomm® Snapdragon™ 888

5nm 

MediaTek Dimensity 1200-Ultra

6nm

Qualcomm®️ Snapdragon™ 778G

6nm üretim süreci 

Arka kamera

108 MP geniş açılı kamera 

0,7 μm piksel boyutu, 2,1 μm 9’u 1 arada Super Pixel OIS,

f/1.75, 7P lens

Dual Native ISO (Çift Yerel ISO)

8 MP ultra geniş açılı kamera 120° FOV, f/2.2 5 MP telemakro kamera  f/2.4, AF 3-7 cm

64MP ana kamera F/1.79, 0,7 μm 4’ü 1 arada 1,4 μm’ye kadar 8 MP Ultra geniş açılı kamera F/2.2, 1,12 μm 5 MP telemakro kamera  F/2.4, 1,12μm

Ön kamera

16 MP ekran içi ön kamera

 F/ 2.45

20 MP ekran içi selfie kamera f/2.4

Bağlantı

5G5

Bluetooth 5.2

WiFi 6

Çift SIM9

Çok İşlevli NFC

IR blaster

5G5

Bluetooth 5.2

WiFi 6

Çift SIM9

Çok İşlevli NFC

IR blaster

Kilit Açma

Kavisli yan parmak izi

PIN/Parola, Desen

Şarj

5.000 mAh (tip) Pil10

120 W Xiaomi HyperCharge 

Kutu içinden çıkan 30 W şarj cihazı

5.000 mAh (tip) Pil  67 W kablolu turbo şarj

Kutu içinden çıkan 67 W şarj cihazı

4.250 mAh (tip) pil 

33 W hızlı şarj

Kutu içinden çıkan 30 W şarj cihazı

Ses

Özel çift hoparlör

SOUND BY Harman Kardon

Dolby Atmos®

Özel çift hoparlör

Dolby Atmos®

Çift hoparlör 

Motor

X ekseni doğrusal titreşim motoru

Z ekseni doğrusal motor

Sistem

Android 11 tabanlı MIUI 12,5

Depolama varyasyonları

8GB+128GB

8GB+256GB

12GB+256GB

 

8GB+128GB

8GB+256GB

6GB+128GB, 8GB+128GB, 8GB+256GB

 

 

 

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Xiaomi 11 ailesinin yeni üyeleri Türkiye lansmanıyla tanıtıldı

31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Libyalı Kadınlara Meme Kanseri Farkındalık Semineri 

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi, Libyalı Kadınlar Derneği üyelerine hastane konferans salonunda meme kanseri ile ilgili seminer düzenlendi. Genel Cerrahi ve Meme Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Deniz Böler’in bilgilendirme yaptığı seminerde ‘Meme kanserinin dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türü’ olduğu vurgulanırken, meme kanserinin görülme sıklığı genç yaşlara kadar indiğine dikkat çekildi ve ‘Erken teşhis ve tanının önemine değinilerek,  böylece tedavinin hayati önem taşıdığı’ dile getirildi.

Meme kanseri, memedeki süt bezlerini oluşturan hücrelerinin kontrol dışı çoğalmaları ve vücudun başka yerlerine yayılma potansiyeli kazanması sonucunda oluştuğunun bilgisini veren Prof. Dr. Deniz Böler ‘Meme kanserinin en belirgin belirtileri arasında memede ele gelen kitle, meme başı ve çevresinde renk ve şekil değişimi, meme başından kanlı veya kansız akıntı gelmesi yer almaktadır’ diyerek erken tanıya dikkat çekti.

Kadınlarla uygulamalı kendi kendine elle meme muayenesinin nasıl yapılacağını gösteren Prof. Dr. Deniz Böler ‘ Bu uygulamanın her ay düzenli bir defa ayna karşısında yapılması gerektiğini ve memeyi iyi tanımanın olası bir değişiklikte hemen fark edileceğini’ de söyleyerek kadınlara kendi vücutlarını iyi tanımalarının öneminden bahsetti.

Uygulamalar hakkında da bilgi veren hekimimiz meme kanserinde erken evrede tedavide ki başarı şansının çok yüksek olduğunu dile getirdi. Meme kanserinde kadınlarda en büyük travmalara neden olan memenin komple alınması uygulamasının erken evrede saptanan kanserlerde veya küçük tümörlerde, sadece hastalıklı dokunun sağlam cerrahi sınırlar ile çıkarılmasının yeterli olduğunu aktardı. Geç kalınan ve tümörün büyüyüp çok yayıldığı tümörlerde veya aynı meme içinde çok sayıda tümör odağı varsa meme dokusunun tamamının uzaklaştırılması yani mastektomi yapılması gerebilir diyen Prof. Dr. Deniz Böler, ‘Uygun hastalarda meme başının ve/veya derisinin korunarak silikon meme protezi veya başka yöntemler ile yeni bir meme oluşturulması (meme rekonstrüksiyonu) mümkündür. Hatta daha önce bütün meme dokusu alınmış hastalarda bile meme rekonstrüksiyonu yapılabilir’ diyerek bilgiler verdi.

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı

Gebelikte bu besinlerin tüketimine dikkat!

İlk 3 ayda folik asit, 12’nci haftada D vitamini desteğine başlanmalı

 

Bebeğin oluşması ve gelişmesi için gebelerin düzenli, yeterli ve dengeli bir şekilde beslenmeleri gerekiyor. Gebelik sürecinde sıvı ihtiyacının da arttığını belirten uzmanlar, bu sebeple su, ayran, meyve suyu gibi sıvı içecekler tüketilmesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar; gebelikte tüketilen yeşil yapraklı sebzelerin, portakal suyu, fındık ve fasulye gibi folik asitten zengin besinlerin tüketilmesinin artan gereksinimi karşılamaya yetmediğini ifade ederek ilk 3 ayda folik asit ve 12’nci haftadan itibaren ise D vitamini desteğine başlanmasını öneriyor. Uzmanlar ayrıca pastorize edilmemiş süt ve süt ürünleri, çiğ ya da az pişmiş yumurta ve işlenmiş et ürünleri gibi besinlerin gebelik süresince tüketilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

 

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Yılmaz Esencan ve Öğretim Görevlisi Günay Arslan, gebelikte anne ve bebek beslenmesinin önemine dikkat çekerek tavsiyelerde bulundu.

 

Beslenme düzeyi en üst seviyeye çıkarılmalı

 

Gebelik döneminde beslenme oldukça önemli olduğunu vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Yılmaz Esencan, “Bu dönemde anne karnında bir canlı gelişiyor. Bebeğin oluşması ve gelişmesi için gebelerin düzenli, yeterli ve dengeli bir şekilde beslenmeleri gerekiyor. Anne karnındaki bebeğin yani fetüsün fiziksel ve zihinsel olarak gelişebilmesinin en önemli koşullarından biri annenin sağlıklı beslenmesidir. Gebeliğin ilerlemesi ile birlikte bazal metabolizma normalin yüzde 20’si kadar artıyor. Bu nedenle anne ve bebek sağlığını korumak için sadece gebelik döneminde değil gebelik öncesi dönemden itibaren beslenme düzeyi en üst seviyeye çıkarılmalı ve gerekli besin öğelerine olan ihtiyaç karşılanmalı.” dedi.

 

Yetersiz beslenme ciddi sorunlara yol açıyor

 

Esencan, ‘Yetersiz beslenme gebelikte anemi, fetüste düşük doğum ağırlığı ve büyüme geriliği gibi sorunların yanında, gebelikte anneye özgü hastalık ve ölü doğum gibi ciddi risklerin de artışına yol açabiliyor. Bu kadar ciddi sorunlara neden olması da gebelikte beslenmeye bir kat daha önem verilmesine neden oluyor.’ dedi.

 

Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Yılmaz Esencan, anne adayının hamilelik süresince çeşitli, yeterli ve sağlıklı bir şekilde beslendiği zaman gerçekleşecek olumlu etkilere şöyle değindi;

Kronik sağlık problemleri riski azalır, Emzirme için gerekli depolar sağlanır, Anne sağlığı korunur, Doğum zorlukları ile karşılaşma oranı azalır, Bebek sağlıklı ağırlıkta doğar, Bebeğin fiziksel ve zihinsel gelişimi sağlanır.

 

Uzman kontrolünde besin takviyeleri kullanılabilir

 

Gebelerde günlük 200-300 kalori ek enerji alımı gerekirken, vitamin ve mineraller için gereksinimin yüzde 20-100 kadar arttığını belirten Esencan, sözlerine şöyle devam etti:

 

“Bir kadının gebelik süreci boyunca 9 ila 14 kilogram alması normaldir. Gebeliğin ilk 3 ayında 1-4 kilogram, ikinci 3 ayında 4-6 kilogram ve üçüncü 3 ayında 5-7 kilogram arası ağırlık artışı oldukça idealdir. Besin takviyesi, bireyin günlük aldığı, alacağı besinlere ek olarak vitamin, mineral, karbonhidrat ve protein içeren ve bireyin ihtiyacı ve sağlık profesyonellerinin önerisi doğrultusunda alınması gereken ürünlerdir. Gebeler sağlık profesyonellerinin kontrolleri ile besin takviyeleri kullanılabilir. Aslında genel bir besin takviyesi söylemek yerine bireye özgü, bireyselleştirilmiş bir beslenme programı izlemek gebelikte daha doğru olacaktır. Ama bu aşamada özellikle folik asit kullanımı, yenidoğanın beyin gelişimi ve nöral tüp defekti riskinden korunması için oldukça önemli. Gebelikte folik asit ihtiyacı anne karnında gelişmekte olan bebeğin büyümesi, rahimin genişlemesi, plasentanın gelişimi ve annenin kırmızı kan hücrelerinin artışı için gereklidir. Folik asidin düşük riski, erken doğum riski, düşük doğum ağırlığı ve anne karnındaki bebeğin büyüme yetersizliğine karşı koruyucu olduğu kesin olarak biliniyor.”

 

12’nci haftada D vitamini desteğine başlanmalı

 

Gebelikte yeşil yapraklı sebzeler, portakal suyu, fındık ve fasulye gibi folik asitten zengin besinler tüketilmesinin gebelik süresince artan gereksinimi karşılamaya yetmediğini vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Esencan, “Bu nedenle ülkemizde Sağlık Bakanlığı, bebekleri nöral tüp defekti riskinden korunmak için gebelik planlayan kadınlara gebelik öncesi dönemden başlayarak beslenmeye ek olarak günde 0.4 miligram folik asit desteği verilmesini ve gebeliğin ilk üç ayı boyunca da bu desteğin devam ettirilmesini öneriyor. Ayrıca Sağlık Bakanlığı, gebelikte D vitamini eksikliğini önlemek amacıyla da bir program başlattı. Bu programa göre gebeliğin 12’nci haftasından itibaren D vitamini desteğine başlanması ve doğum sonrası da 6 ay boyunca sürdürülmesi öneriliyor. Doğum öncesi dönemde gebelere ve doğum sonrası dönemde lohusalara günlük tek doz alınmak üzere dokuz damla D vitamini de tavsiye ediliyor.” dedi.

 

İşte gebelikte tüketilmemesi gereken besinler…

 

Gebelikte çok tüketilmemesi gereken gıdalara dikkat edilmesini öneren Esencan, “Haftada 2 kezden fazla yağlı balık, konserve ton balığı yenmemeli. Kafein bakımından zengin olan kahve, çay ve kola gibi ürünler günlük 200 mg üzerinde tüketilmemeli. Gebelere önerebileceğim en önemli madde ise düzenli gebelik izlemlerine gitmeleri ve bu özel yolculuklarında bir ebe ile ilerlemeleri olacaktır. Gebelikte tüketilmemesi gereken besinlerin de bilinmesi gerektiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Esencan, bu besinleri şöyle sıraladı;

Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri,  Küflenmiş, yumuşak ve pastörize edilmemiş peynir ve benzeri ürünler Çiğ ya da az pişmiş yumurta ve bu yumurtalarla hazırlanan mayonez, krema ve dondurmalar, Çiğ ya da az pişmiş et,  Salam, sucuk ve pastırma gibi işlenmiş etler,  Fazla tuz, turşu ve salamura zeytin gibi tuzlu yiyecekler, Yağlı yiyecekler ve kızartmalar,  Sağlıksız koşulda saklanmış bozuk ve küflü yiyecekler,  Midye, istiridye ve karides gibi kabuklu deniz ürünleri,  Sushi gibi çiğ ya da az pişmiş deniz ürünleri,  Alkol ,tatlı ve şekerlemeler,  Ketçap, oralet, hazır çorba gibi boya ve katkı maddesi içeren hazır yiyecekler.

 

Günay Arslan: “İlk 3 ay folik asit alımı anomali riskini azaltıyor”

 

Gebelikte enerji ve kilo alımının beslenme açısından önemli göstergeler olmasına rağmen yeterli ve dengeli beslenmenin kalori alımından daha önemli olduğunu ifade eden Öğretim Görevlisi Günay Arslan, “Gebenin yaşı, gebelik öncesi vücut ağırlığı, besin depolarının yeterlilik derecesi, fiziksel aktivite yapma durumu gibi özellikleri gebelik döneminde kadının günlük enerji ve besin öğelerine duyduğu gereksinimi etkiliyor. Gebelik sürecinde sıvı ihtiyacı da artıyor. Bu sebeple su, ayran, meyve suyu gibi sıvı alımları sağlanmalı. Gebelik sürecinde beslenme, fetüsün büyüme ve gelişimini, doğum sonu süreçte sağlıklı oluşunu etkiliyor. Örneğin gebeliğin ilk 3 ayında folik asit alımı, fetüsün beyin gelişimi ve yenidoğanda nöral tüp defekti gibi oluşabilecek anomali riskini azaltıyor. Bu sebeple gebe kalmayı planlayan bireylerin gebelik öncesi dönemde genel kan testlerinin yapılması ve herhangi bir eksiklik ya da yetersizlik durumunun telafisi sonrası gebe kalmasının önerilmesi yararlı olur.” diye konuştu. 

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Gebelikte bu besinlerin tüketimine dikkat!

Tam Elektrikli Ford Mustang Mach-E, Euro ve Green NCAP'ten İnsan ve Çevre Güvenliğinde “5 Yıldız”lı İki Derecelendirme Aldı

Ford Mustang Mach-E güvenlik ve çevre konusunda, bağımsız Euro NCAP ve Green NCAP kuruluşları tarafından iki derecelendirmeye birden layık bulundu 

 

Tam elektrikli SUV, iç tasarımından bağlantıya kadar çeşitli özellikleriyle bugüne dek 20’den fazla ödül ve derecelendirme almayı başardı.

 

Ford, güvenlikten ödün vermeyen mühendisliği sayesinde şimdi altı elektrikli modelinde 5 yıldızlı güvenlik derecelendirmesine sahip oldu.

 

Ford'un ilk tam elektrikli SUV’si Mustang Mach-E, gittikçe büyüyen ödüller ve başarı listesine, Euro NCAP ve Green NCAP’ten 5 yıldızlı iki önemli derecelendirme daha ekledi. 

 

Ford'un yeni tam elektrikli SUV'u bağımsız araç güvenliği kuruluşu ile enerji açısından verimli ve çevre dostu ‘temiz’ otomobillerin geliştirilmesini destekleyen bağımsız girişim tarafından yapılan değerlendirmelerde maksimum derecelendirme olan 5 yıldız aldı. Mustang Mach-E'nin en sıkı kriterlerin uygulandığı çarpışma testlerindeki performansı yetişkin yolcular için 92, çocuk yolcular için 86 güvenlik puanıyla değerlendirildi.

 

Otomatik Başlat-Durdur ve Şerit Hizalama özellikli Akıllı Adaptif Hız Kontrolü,1 Aktif Frenleme özellikli Çarpışma Önleme Yardımcısı1 , Kör Nokta Uyarı Sistemi ve Şeritte Kalma Yardımcısı gibi standart sürücü destek teknolojileri de maksimum güvenlik derecelendirmesine katkıda bulundu. SUV, şerit destek teknolojilerinde de tam puan aldı.

 

Mustang Mach-E, temiz hava ve emisyon testlerinden de tam not aldı

 

Sıfır emisyonlu, 610 km'ye (WLTP)2 kadar elektrikli sürüş menziline sahip batarya elektrikli güç aktarma organıyla çalışan Mustang Mach-E, Green NCAP tarafından gerçekleştirilen değerlendirmeler kapsamındaki temiz hava ve sera gazı emisyon testlerinde de tam not almayı başardı. Enerji verimliliğinin 94 olarak değerlendirmesine soğuk ve sıcak laboratuvar testlerinde çalışma için tam puan da katkı sağladı.

 

Ford Avrupa Güvenlik Mühendisliği Direktörü Stuart Southgate şu açıklamayı yaptı: “Mustang Mach-E tam elektrikli bir araç olarak sıfırdan geliştirildi. Böylece güvenlikten asla ödün vermeyen yaklaşımımızı yeni tasarımın her köşesine uygulayabildik. Sonuç olarak müşterilerimiz çevreyi de kendilerini de koruyabilecek bir araç kullandıklarından emin olabilirler.”

 

Euro NCAP ve Green NCAP'in yeni derecelendirmeleri Mustang Mach-E’nin bugüne dek kazandığı 20’den fazla ödül ve değerlendirmeye eklendi. Bu ödül ve onurlar arasında premium B&O Sound System hoparlörlerin entegrasyonu için iF DESIGN AWARD (iF TASARIM ÖDÜLÜ)3 ile Ford’a gelecek nesil SYNC teknolojisi için Automobile Awards by MOTUL (MOTUL Otomobil Ödülleri) tarafından verilen Bağlantılı Otomobil Üreticisi ödülü gibi başarılar yer alıyor.

 

Ford’un Euro NCAP’ten en yüksek 5 yıldızlı güvenlik derecelendirmesi alan diğer modelleri, Mustang Mach-E ile birlikte Ford Puma, Kuga Şarj Edilebilir Hibrit ve Kuga Hibrit, Explorer Şarj Edilebilir Hibrit, Focus ve Fiesta’dan oluşuyor.

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Tam Elektrikli Ford Mustang Mach-E, Euro ve Green NCAP'ten İnsan ve Çevre Güvenliğinde “5 Yıldız”lı İki Derecelendirme Aldı

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’na AAYB’den 100 milyon Dolar kredi

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan (AYYB) 100 milyon Dolar kredi temin etti. Kredi, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji projelerinin finansmanında kullandırılacak.

 

 

Uluslararası itibarı ve güvenilirliği sayesinde yurt dışından kaynak temin ederek ülkemizde farklı sektörlerdeki yatırımları finanse etmeye devam eden Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, AAYB ile 2019 yılında imzaladığı 200 milyon dolarlık kredi anlaşmasına ek olarak 100 milyon dolarlık bir kredi anlaşması sağladı. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantisiyle, 3 yılı ödemesiz olmak üzere toplam 15 yıl vadeli sağlanan kredi, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projelerinin finansmanında kullandırılacak.

 

Yurt dışından temin ettiğimiz kaynakların üçte birini son 3 yılda ülkemize kazandırdık

 

Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasındaki öncü çalışmalarını, ülkemize kazandırdıkları uluslararası kaynaklarla ve sürdürülebilir kalkınma projelerini destekleyerek sürdürdüklerini belirten Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, “Bu hedefimize ulaşmak için coğrafya fark etmeksizin uluslararası kurumlarla kurduğumuz yenilikçi, uzun soluklu ilişkilerimiz ve iş birliklerimiz çok kıymetli. Bu bağlamda, AAYB ile 2019 yılında imzaladığımız kredi anlaşmamıza ek olarak bugün 100 milyon dolarlık bir kredi anlaşması daha imzalamış olmak hem Bankamıza hem de Türkiye’ye duyulan güvenin bir göstergesi. Ülkemize getirdiğimiz finansal desteklerle ekonomiye ve özel sektöre desteğimizi sürdürüyoruz. Bankamızın son 20 yılda yurt dışından temin ettiği kaynakların üçte birini geçtiğimiz son 3 yılda ülkemize kazandırdık. Önümüzdeki dönemde de kapsayıcı kalkınma anlayışımız ve odağımıza aldığımız sürdürülebilirlik temalı kredilerle sektörleri desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

 

AAYB Yatırım Operasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Konstantin Limitovskiy “Bu kredinin tamamının yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projelerine kullandırılmasını bekliyoruz. Bu, Türkiye'yi düşük karbonlu hedefine yaklaştıracak daha fazla rüzgar ve güneş enerjisi yatırımı anlamına geliyor. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası gibi finansal aracılarla çalışmak, Banka'nın kalkınma etkisini artırması için çok etkili bir yol. Bu finansman modeli, likidite sorunlarıyla karşılaşan ve AAYB'nin iklim finansmanı hedefleriyle doğrudan uyumlu olan daha küçük projelere fonları  verimli bir şekilde yönlendirmemizi sağlıyor” dedi. 

 

Banka olarak yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projelerini desteklemeyi önceliklendirdiklerini söyleyen Öztop, “2021 Eylül ayı itibarıyla yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projeleri 1,6 milyar dolar ile kredi portföyümüzün yüzde 55’ini oluşturuyor. Ekim ayında Paris İklim Anlaşması’nı imzalayarak sıfır emisyon hedefi için çalışmalara başlayan ülkemizi, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarına sağladığımız finansman ve danışmanlık hizmetlerimizle desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’na AAYB’den 100 milyon Dolar kredi

Tüp Mide Ameliyatı Sürecinde Beslenme Önerileri

Küresel çapta hızla artan obezite sorununa çözüm olarak görülen ve günden güne artan bir uygulama olan tüp mide ameliyatı süreci hakkında bilgiler veren Diyetisyen Nagehan Afşar, bu süreçte diyetisyenlerin üzerine düşen rolü anlattı.

Tüp mide ameliyatı hakkında genel bir tanımlama yapan Diyetisyen Nagehan Afşar “Halk arasında tüp mide ameliyatı veya mide küçültme ameliyatı olarak bilinen “Sleeve Gastrektomi”, bir bariatrik cerrahi yöntemi olarak uygulanmaktadır. Tüp mide ameliyatını, midenin yaklaşık olarak 80’inin çıkarılarak tüp şeklini alması olarak tanımlayabiliriz. Mide hacminin küçültülmesi ve bedenimizde değişen hormonal tepkilere bağlı olarak; insülin duyarlılığı artmakta, tokluk ve açlık sinyallerinde yanıtlar değişmektedir. Bu değişiklikler ise tüketilecek besin miktarının kısıtlanması ve yaşanabilecek emilim değişiklikleri ile bedenimizdeki ağırlık üzerine olumlu etki sağlamaktadır. Mide hacminde meydana gelen azalma ve geçirilen operasyona bağlı olarak bireylerin beslenme alışkanlıkları da değişiklik göstermektedir” açıklamasında bulundu.

Son dönemde hızla artan bir uygulama olarak karşımıza çıkan tüp mide ameliyatının sadece kiloyla ilgili olmadığını ifade eden Afşar “Veriler bu uygulamanın; vücut ağırlığında azalma, uyku apnesi, şeker hastalığı, tansiyon vb. gibi hastalıklarda hızlı ve belirgin şekilde iyileşmeyi sağlayan bir operasyon olduğunu gösteriyor. Bu sebeple bariatrik cerrahi yöntemlerine olan talepler de gün geçtikçe artmakta. Birçok bariatrik cerrahi türü olsa da, günümüzde cerrahların sıklıkla tercih ettiği operasyon türünün Sleeve Gastrektomi olduğu gözlemlemekteyiz” dedi.

Diyetisyenlere büyük iş düşüyor..

Cerrahi bir operasyon olması sebebiyle, uygulamadan önce ve sonra büyük bir özen gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Diyetisyen Nagehan Afşar, bu süreçte diyetisyenlere de büyük bir iş düştüğünü belirtti. Afşar “Operasyonlardan önce bireylere kapsamlı bir ön değerlendirme yapılmalıdır. Diyetisyenler ise bu süreçte ekibin vazgeçilmez bir parçasıdır. Unutmamalıdır ki bu tarz ameliyatlar asla bir son değil yepyeni bir dönemin başlangıcıdır. Süreci sağlıklı bir şekilde yürütmek için kişi, doktorunun önerilerini dikkate almak ve diyetisyeninin kontrolünde olmak durumundadır. Diyetisyenler bu süreçte beslenmenin değerlendirilmesi ve operasyon sonrasında değiştirilecek yeme davranışları ile ilgili tespitler yaparak, yaşanacak olan süreçte kişiye beslenme eğitimi sağlamalıdır. İlk dönemlerde bireyin değişen fizyolojisinde yaşayabileceği problemleri, yaşanması muhtemel mide bulantılarını, tansiyon düşüklüğünü veya halsizlik hissini doğru beslenme önerileri ile azaltarak, oluşabilecek kaygıları en aza indirmek diyetisyenlerin görevlerindendir. Ayrıca mide hacminin kısıtlanması ve azalan emilim nedeniyle önemi daha çok ortaya çıkan protein, lif gibi besin kaynaklarının gerekliliğini vurgulayarak; tıbbi beslenme programlarına eklemeler yapmak ve bireyin uzun dönemde sağlık bütünlüğünün korunmasını sağlamak da oldukça önemlidir” ifadelerini kullandı.

Aşamalar kişiden kişiye değişiyor..

Uygulama sonrası beslenmenin detaylarını anlatan Diyetisyen Nagehan Afşar “Operasyon sonrasında gerçekleşecek olan hızlı ve yüksek miktarda kilo kaybına karşılık, doku iyileşmesini arttırıcı ve kas kütlesini koruyucu etkiyi sağlayabilmemiz için yeterli enerjiyi besin maddeleri ile sağlamamız gerekli. Bunu sağlarken oluşabilecek reflü şikayetlerini, dumping sendromunu, kabızlık ve benzer şikayetleri en aza indirecek şekilde bir beslenme programı hazırlamamız gerekiyor. Baktığımızda hem ameliyat öncesi hem de sonrasında alanında deneyimli bir diyetisyenle görüşmek çok önemli. Özellikle operasyon sonrası ilk dönemlerde su, kafeinsiz çay, az yağlı et veya tavuk suyu, yine az yağlı süt gibi tüketimi kolay olacak içerik ile desteklenmelidir” dedi.

Beslenme düzeninin aşamalar halinde ve kişiye göre ilerlediğini belirten Afşar “Bu süreçte yeterli protein tüketimi sağlayabilmek adına kişiye uygun olarak önerilecek protein desteklerinin alınması da çok önemli. Özellikle şunu belirtmekte fayda var; tüm bu süreçlerdeki geçişler kişiden kişiye değişmektedir. Kişilerin operasyon sonrası doktor tavsiyesi ile multivitamin desteği de almalarını tavsiye ediyoruz. Bireylerin bir diğer aşamaya geçişleri kişiden kişiye değişiklik göstermekle beraber püre dönemine başlanıldığında; pişmiş sebzeler, yumuşak meyveler veya blenderize yapılmış çorbalar önerilebilmektedir. İleri süreçlerde artık çatalınızla ezebileceğiniz bir kıvamda olabilecek yiyecekleri hatta et ürünleri veya ev yemeklerini de menünüze ekleyebilirsiniz. Temelde kaçınmamız gereken; asitli içecekler, basit şeker veya basit şeker ile hazırlanmış besinler, alkol ve yüksek kafeinli içecekler başta gelmektedir. Bu konuda diyetisyeninize danışmanız ve destek almanız en doğru karar olacaktır” diyerek sözlerini noktaladı.

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Tüp Mide Ameliyatı Sürecinde Beslenme Önerileri

Tarlada kalan patlıcanlar gönüllüler tarafından hasat edildi ihtiyaç sahiplerinin sofralarını süsledi

Taze meyve sebze sektöründe kayıp ve israfı azaltmayı amaçlayan “Gönüllü Son Hasat Projesi”nde üreticiler tarafından tarlada bırakılan patlıcanlar, gönüllüler tarafından tarladan toplandı ve ihtiyaç sahiplerinin sofralarında lezzet şölenine dönüştürüldü.

 

Konak Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü’nün yürütücüsü olduğu, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Spor Toto Kulübü Başkanlığı ve Uluslararası Damla Gönüllüleri Derneği’nin partner olarak yer aldığı “Gönüllü Son Hasat Projesi”nde Ekim ayında Menemen’de bahçelerde kalan patlıcanlar, Uluslararası Damla Gönüllüleri Derneği üyesi öğrenciler tarafından hasat edildi.

 

“Gönüllü Son Hasat Projesi”ni tüm paydaşlarının kazandığı bir proje olarak tanımlayan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “Tarlada kalan hasat edilmeyen ürünler meyve ve sebzelerimize zarar veren organizmaların kış mevsiminde bahçelerde konaklama yapmalarına neden oluyor. Burada kışı geçiren organizmalar sonraki dönemde yeni ürünlere büyük zarar veriyor. Son hasat projesiyle üreticilerimizin bahçelerinde ürün bırakmamaları gereğine bir kez daha vurgu yapılırken, bu ürünler ihtiyaç sahipleriyle buluşturuluyor. Üreticilerimiz açısından bilinç oluşturulurken, ihtiyaç sahiplerinin yüzlerinin gülmesini sağlıyoruz. Bu tür sosyal sorumluluk projelerinde bundan sonraki süreçte de yer almaya devam edeceğiz” diye konuştu.

 

Özen: “İsrafı önleyeceğiz gıdamıza sahip çıkacağız”

 

“Gönüllü Son Hasat Projesi”nde Üreticinin farklı nedenlerden dolayı toplamadığı ürünleri, tarladan toplayıp ihtiyaç sahiplerine dağıttıklarını vurgulayan İzmir Tarım İl Müdürü Mustafa Özen, “Bu sayede birkaç şeyi birden sağlamış oluyoruz. Türkiye’de üretilen ürünlerin 3’te biri tüketime sunulmadan israf ediliyor. Birincisi biz bu israfı önleyerek gıdamıza sahip çıkacağız. İkincisi bu ürünler tarlada kalırsa toprağa zarar verecek, bunu engellemiş olacağız. Üçüncüsü ihtiyaç sahiplerine ürünleri ulaştırmış olacağız. Dördüncüsü ve en önemlisi de gençleri tarımla, bitkiyle, ürünle tanıştırma, toprakla buluşturma hedefimiz var. Buna da ulaşmış sayılıyoruz. Beşincisi de üreticilerimizin ne kadar zor şartlarda üretim yaptığını tarımı devam ettirdiğini yerinde görmek çok önemli” şeklinde konuştu.

 

İzmir’de 150 bin çiftçinin üretim yaptığını, bu sadece 4,5 milyon İzmirlinin karnını bu üretimle doyduğunu anlatan Özen, “Vatandaşlarımız her gün karınlarını doyurdukları için üreticilerimize teşekkür etmeliler diye bir sloganımız var. Pazar değeri olmasa bile bu ürünlere ihtiyacı olan vatandaşlarımız var. Üreticilerimizden ya kendileri ya da bizler kanalıyla bu ürünleri tarlada bırakmamalarını rica ediyoruz. Gençliğimizi israfla ilgili bilinçlendirmemiz gerekiyor. Gençler ne kadar bilinçli olursa bizlerin de yarına dair endişelerimiz azalır” ifadelerinde bulundu. 

 

“Gönüllü Son Hasat Projesi”nin ilk ayağında Kınık’ta bahçeden domates toplanırken, ikinci durak Selçuk oldu. Selçuk’ta şeftali bahçesinde son hasat yapılırken, Eylül ayında Gümüldür’de mandalina bahçesi “Gönüllü Son Hasat Projesi” gönüllülerinin buluşma noktası oldu. Menemen İğnedere’deki patlıcan hasatı projenin dördüncü etkinliği oldu.

 

Türkiye 2020 yılında 55 milyon ton taze meyve sebze üretirken, bu üretimin yüzde 50’lik dilimi nihai tüketiciyle buluşabiliyor. “Gönüllü Son Hasat Projesi”yle kayıp olacak taze gıdaların tekrar insan tüketimine yönlendirilmesi sağlanırken, hem üreticide hem de tüketicide gıda kayıplarının ve israfın önlenmesi bilincini yerleştiriliyor. Gönüllüler; özellikle pandemi sürecinde kırsalda keyifli zaman geçirirken bir nevi ekolojik terapi almaları sağlanıyor.

 

Menemen İğnedere Mahallesi’nde patlıcan üreticisi Tahsin Uslu’nun bahçesinde gerçekleştirilen “Gönüllü Son Hasat Projesi Patlıcan Hasatı”na İzmir Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen, Konak Tarım ve Orman İlçe Müdürü Ruhşan Özdemir Çiftçi, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kırıcı, Uluslararası Damla Gönüllüleri Derneği üyesi üniversite öğrencileri katıldı.

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Tarlada kalan patlıcanlar gönüllüler tarafından hasat edildi ihtiyaç sahiplerinin sofralarını süsledi