Coronavirus (Covid-19)

  • 19,802,386Coronavirus Vaka Sayısı
  • 729,564Ölü Sayısı
  • 6,352,635Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 05:00

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar

Bakan Berat Albayrak'tan 'BirGençlik' paylaşımı

Türkiye Cumhuriyeti? Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, resmi Twitter hesabı üzerinden Başkan Erdoğan'ın sesiyle hazırlanan #BirGençlik videosunu paylaştı. Video kısa sürede izlenme rekorları kırdı.
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Bakan Berat Albayrak'tan 'BirGençlik' paylaşımı

Kötülük; saf kötülük – İyilik; saf iyilik

Bunlar farz değil manasında demiyorum, Rabbim merhamet sahibidir ve kulunu yakmak için bahane aramamaktadır demeye çalışıyorum. Ancak Rabb, kulunu kötülük ettiği için cehenneme atar, kötü bir insan/kul olduğu için cehenneme atar. 

Önceki hafta 24 şehidimizi ukbaya yolcu etmemizin acısı dinmeden, ülkemizin doğusu, doğunun da incisi Van (ve çevresi), bize hiç de yabancı olmayan bir felaketle, depremle yıkıldı. Açıkçası şehitlerimizin ardından yükselen bazı faşist çığlıklar hepimizi bir miktar umutsuzluğa sürüklemekteydi.   Fakat şükür ki bu milletin mayası bozuk değildi ve deprem ertesinde Türkiye’nin yüzde 95’i gözyaşları içinde yardım kolileri hazırlamaya koyuldu. Yüzde 95 diyorum, zira ücretsiz olarak Van’a gönderilen yardım paketlerinin içine taş, sopa, bayrak vs koymayı düşünebilecek kadar saf kötülük sahibi, bir yüzde 5 varmış aramızda. Şükür ki büyük çoğunluğumuz, evini-sevdiklerini-malını kaybetmiş depremzedelere duyulan bu katıksız öfkenin ne demek olduğu konusunda en ufak bir fikre dahi sahip değiliz. Bunu ancak tek kelimeyle açıklayabiliriz düşüncesindeyim; kötülük! Saf ve katıksız kötülük!

Ardından bugün (girdiğimiz gün itibarıyla dün) Twitter’da trend toping olan  #BirgunSenDusersenBendeSeniKaldiracagim hastagi ilgimi çekti. Ekşi Sözlük’ten bir arkadaşımızın paylaştığı olay kısa sürede TT olmuştu. Bilmeyenler, duymayanlar için çok kısa hatırlatmak isterim;

Deprem sonrası Van’a mont-kazak gibi eşyalar gönderilirken söz konusu naif arkadaş montun cebine bir not bırakmış ve “geçmiş olsun kardeşim yazmıştı, ben de Gölcük’te senin yaşadıklarını yaşadım. Maddi manevi ne sıkıntın olursa bana 05………..  numaralı telefondan ulaşabilirsin, hiç çekinme.” Bu güzel jestinin üstünden üç gün geçmişken aldığı SMS’de,  “Allah razı olsun kardeşim. Şu an gönderdiğini montla ısınıyorum. Sana söz bir gün sen düşersen ben de seni kaldıracağım.” Yazmaktaydı.

Gündemin ve havaların iyice soğuduğu bugünlerde itiraf etmeliyim ki bu haber ısıttı içimi. Ülkemin güzel günler göreceğine dair –kaybolmaya yüz tutan- güvenim geri geldi, Türk-Kürt kardeşliği bir kez daha tescillenmiş oldu, arada sırada kavgaya tutuşan kardeşler misali, felaketlerde hesapsız bir şekilde birleşebileceğimizi öğrendik. 

Depremin adeta sembolü haline gelen Yunus çocuk vefat ettiğinde hepimizin içi, bir yakınını kaybetmişçesine sızladığına, Azra bebek kurtulduğu için içimizi tarifsiz bir neşe kapladığına ve #BirgunSenDusersenBendeSeniKaldiracagim trend toping’e girdiğine göre, bir felaket de olsa millet olarak ondan karla çıkmayı başarabilmişiz demektir. Bu imtihanı verebilmişiz demektir.  Akülü arabasını Van’a gönderen, engelli maaşının yarısını felaketzede kardeşleriyle paylaşan insanlarımız olduğu müddetçe sırtımız yere gelmez Allah’ın izniyle.

Tarık Tufan’ın deyişiyle; “Bir gün sen düşersen, ben de seni kaldıracağım demiş birisi. Bu gece başımızı sokacak bir cümlemiz var mesela. Yarın belki biri başka bir cümle kurar, başka bir evimiz olur.” 

Devamını Oku