Popüler Kullanıcılar

Eşit bir dünya için Altın Portakal’dan 5050x2020’ye imza

26 Ekim’de başlayacak Antalya Altın Portakal Film Festivali, Cinsiyet Eşitliği ve Katılım Taahhütnamesi’ne imza atarak, sinema sektöründe cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik sürdürülen 5050x2020 hareketini desteklediğini açıkladı. Geçen yıl Cannes Film Festivali’nde start alan ve kısa sürede Venedik, Berlin, Toronto gibi dünya festivallerinin yanı sıra, Meryl Streep, Cate Blanchett, Kristen Stewart, Salma Hayek gibi isimlerin de destekçisi olduğu kampanya, 2020’ye dek sinema, sanat ve eğlence sektörlerinde cinsiyet eşitliğini görünür ve mümkün kılmayı amaçlıyor.
26 Ekim - 1 Kasım 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 56. Antalya Altın Portakal Film Festivali, sinemamızdaki kadın emeğinin görünür kılınması amacıyla bu yıl başlatacağı Cahide Sonku Ödülü’nün ardından şimdi de, sinema ve eğlence sektöründe yaşanan cinsiyet eşitsizliğine dikkat çeken 5050x2020 hareketine destek olduğunu açıkladı. Antalya Altın Portakal Film Festivali, önceki gün Cinsiyet Eşitliği ve Katılım Taahhütnamesi’ni imzalayarak, Hollywood başta olmak üzere dünya sineması ve festivallerini etkisi altına alarak büyüyen uluslararası 5050x2020 hareketinin bir parçası oldu.

“Eşit bir dünyaya inanıyoruz”
56. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin İdari Direktörü Cansel Tuncer konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, kadın-erkek eşitliğinin mümkün olduğu bir dünyaya inandıklarını ve bunun sağlanması için çalıştıklarını belirterek, “Antalya Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun çağrısıyla Eylül başında, kadınlara yönelik şiddet ve çocuk istismarı konusunda acil eylem planına destek olarak, planı imzalayan ilk büyükşehir belediyesi oldu. Bu yıl ayrıca, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde sektördeki kadın emeğini görünür kılmak amacıyla, 50 bin TL para destekli Cahide Sonku Ödülü’nü başlatıyoruz. Festival ekibinde de programında da cinsiyet eşitliğinin sağlanması bizim için çok önemli ve bu anlamda 5050x2020’yi desteklemekten gurur duyuyoruz" dedi.

Meryl Streep: "Peşindeyiz"
Sinema, sanat ve eğlence alanında kesişen bir güç birliği kurarak, 2020 yılına kadar yönetmenlerin yüzde 96’sının erkek olduğu sinema sektöründe cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yapmak ve bu konuda gündem oluşturmayı amaçlayan harekete birçok ünlü oyuncu da destek verdi. Oscar ödüllü oyuncu Meryl Streep’in “2020’ye kadar 50/50’nin peşindeyiz. Eşit eşit demektir”; televizyon dünyasını sarsan komedi “Master of None”un kurucusu ve oyuncusu Lena Waithe’nin “Bizi farklı yapan şeyler, bizim süper güçlerimizdir”; “Ugly Betty” dizisiyle tanıdığımız Altın Küre ödüllü America Ferrera’nın “Bu sessizliği bozalım ki gelecek neslin kadınları bu saçmalıkla yaşamak zorunda kalmasınlar” sözleriyle yanında olduklarını belirttikleri 5050x2020 hareketi, Cannes, Berlin, Toronto ve Venedik gibi büyük festivallerden de imza almayı başardı.

Cannes’ın gündemi oldu
2011’de CEO olarak göreve geldiği İsveç Film Enstitüsü’nde kadın-erkek eşitliği çalışmalarını hızla hayata geçiren Anna Serner’in 2016’da Cannes Film Festivali’nde düzenlediği ’Fifty Fifty by 2020’ sloganlı seminerin oluşturduğu etkiyle başlayan 5050x2020 hareketi, kısa sürede birçok kadın sinemacının desteğiyle karşılandı. Film festivallerinin, seçici kurul üyeleri ve film programcıları da dahil olmak üzere, tüm ekibin ve festival programındaki filmlerin yönetmenlerinin cinsiyet dağılımını gösteren istatistik bilgilerini tüm şeffaflığıyla paylaşmalarını ve cinsiyet eşitliğini hedeflemelerini talep eden 5050x2020, geçen yıl Cannes Film Festivali’nin de desteğiyle ‘Take Two: Next moves for #MeToo’ etkinliğini düzenlemiş ve aralarında Cate Blanchett, Kristen Stewart, Salma Hayek gibi oyuncuların da olduğu 100’e yakın kadın sinemacının kırmızı halıda yaptığı protesto yürüyüşüyle dikkatleri çekmişti.
26 Ekim - 1 Kasım 2019 tarihleri arasında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in ev sahipliğinde düzenlenecek olan 56. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin İdari Direktörlüğünü Cansel Tuncer, yönetmenliğini Ahmet Boyacıoğlu üstlenirken, sanat yönetmenliğini Başak Emre, Antalya Film Forum’un yöneticiliğini ise Olena Yershova Yıldız yürütecek.
(İHA)

Devamını Oku
Eşit bir dünya için Altın Portakal’dan 5050x2020’ye imza
Eşit bir dünya için Altın Portakal’dan 5050x2020’ye imza

Papa iğrenç gerçeği itiraf etti

Papa Francis, katolik papazların, rahibeleri "seks kölesi" yaptıklarını ve bu çirkinliği işlemeye de devam ettiklerini açıkladı.

 Papa Francis, papaz ve piskoposların rahibeleri seks kölesi yaptıklarını ve bu çirkinliği işlemeye de devam ettiklerini açıkladı.

“Kadınlar ikinci sınıf vatandaş olarak görülüyor”

Bir basın konferansında skandalı kabul eden Papa, rezaletin bilhassa yeni cemaatlerde yaşanmaya da devam ettiğini itiraf etti.

Birleşik Arap Emirlikleri’nde dinler arası diyalog görüşmelerini yaptıktan sonra Roma’ya dönüş yolunda bir muhabir papaya, rahibeleri hedef alan papazları sordu. Son dönemde geçen yıl başlayan #MeToo hareketi çerçevesinde rahibelerden de uğradıkları cinsel istismarı anlatan sayısı artmıştı.

Papa suale cevaben, sorunun kaynağının “kadınların ikinci sınıf vatandaşlar olarak görülmesi” olduğunu söyledi. Ayrıca Kilisenin bu skandalın farkında olup üzerinde çalıştığını da sözlerine ekledi.

Papazdan parlak(!) fikir: Kadınlar iffet sahibi olmamalı!

Papa Francis ayrıca, rahibelerin Fransa temelli bir Dominiken Hıristiyan cemaati papazlarınca seks kölesi yapıldıklarını da açıkladı. Fransız Katolik gazetesi La Croix, bu cemaatin önde geleni papaz Marie-Dominique Philippe’nin kadınlarda iffet bulunmasına karşı olduğunu açıklamıştı.

Philippe 2006’da öldü.

Bu örneğe değinen papa, bilhassa yeni kurulan cemaatlerde kadınların özgürlüklerinin kurucular tarafından ellerinden alınıp seks kölesi dahi yapıldıklarını ve bu konu üzerinde çalıştıklarını yineledi.

Vatikan’ın kadınlar dergisi editörü: Kilise iddiaların soruşturulmasına direnç gösteriyor

Bu arada Vatikan’ın kadınlar dergisi “Women Church World” editörü Lucetta Scaraffia da Papanın değerlendirmeleri hakkında beyanatta bulundu. Bir papanın bunu itiraf ve kabulünü önemli ve takdire şayan bulan Scaraffia, Kilisenin ise tecavüz iddialarını umursamadığını belirtti. Hatta editör, Kilisede iddiaların araştırılmasına karşı büyük bir direniş dahi bulunduğunu söyledi...

Kilisenin birçok tecavüz şikâyeti aldığı halde bunları takip etmediğini belirten Scaraffia, halbuki hızlıca mahkemeye çıkarabilecekleri ve hepsinden ötesi bir farkındalık uyandırabileceklerini ancak bunu yapmadıklarını kaydetti.

Bu ihmalkârlığın ise, tecavüzcülerin tecavüzlerine devam etmesini sağladığına dikkat çekti.

İlaveten Scaraffia, papazların rahibeleri taciz etmesinin global bir mesele olmakla birlikte, bilhassa Asya, Afrika ve Latin Amerika’da ekseriyet teşkil ettiğini bildirdi.

İstismara uğrayanların eğer konuşurlarsa kendileri ve cemaatlerine karşı misilleme yapılıp intikam alınmasından da çekindiklerini açıkladı.

Papanın kadınlara ikinci sınıf vatandaş olarak bakıldığı sözlerini de teyit eden Scaraffia, rahibelere eşit insanlar olarak bakılmadığını söyledi.

Avrupa kurum ve toplumlarının kimliğinin şekillenmesinde temel yere sahip Katolik Kilisesi’nin tecavüz skandallarının asırlardan beri sürdüğü ve önüne geçilecek hiçbir şey yapılamadığı hakikati yanında...

Bizatihi papanın yaptığı bu itiraflar, Batı’da kadına verilen anlayamayacağımız derecedeki müthiş kıymeti de gözler önüne serdi...


Devamını Oku
Papa iğrenç gerçeği itiraf etti

MeToo hareketi Bollywood'a sıçradı -video-

Kadınların yaşadığı cinsel taciz ve tecavüzleri açıkladığı #MeToo hareketi Hindistan'a da sıçradı. Aralarında Tanushree Dutta'nın da bulunduğu pek çok #Bollywood yıldızı film setlerinde yaşadıklarını açıklamaya başladı. Deutsche Welle'ye özel açıklamalarda bulunan Dutta, bir Bollywood aktörünün kendisini nasıl taciz etmeye kalkıştığını anlattı. #DW #video

MeToo hareketi Bollywood'a sıçradı -video-

MeToo hareketinin öncüsü Asia Argento cinsel tacizle suçlanıyor

İtalyan oyuncu Asia Argento cinsel saldırıyla suçlanıyor. New York Times gazetesinin haberine göre Argento kendisini cinsel tacizle suçlayan Amerikalı Jimmy Bennet'e 380 bin Dolar ödedi.

Argento, Harvey Weinstein'ın kendisine tecavüz ettiğini açıkladıktan sonra #MeToo Hareketinin simgesi haline gelmişti.

Haberini ismi açıklanmayan bir kaynak tarafından gönderilen belgelere dayandıran New York Times Bennet'in İtalyan oyuncuyu 2013 yılında Californiya'da bir otel odasında kendisine cinsel saldırıda bulunmakla suçladığını iddia ediyor.

Habere göre Bennet'in avukatları cinsel saldırının genç müzisyeni travmatize ettiğini öne sürüyor. Olay yaşandığı sırada Jimmy Bennet 17, Asia Argento 37 yaşındaydı. Olayın geçtiği California eyaletinde cinsel rüşt yaşı ise 18.

Asia #Argento Harvey Weinstein tarafından tecavüze uğradığını açıklayan ilk isimlerden biriydi. Weinstein'ın 1997 yılında Cannes Film Festivali sırasında, 21 yaşındayken kendisine tecavüz ettiğini belirten Argento #MeToo Hareketi'nin de öncülerindendi.

Mayıs ayında Cannes Film Festivali'nin kapanış gecesinde konuşan Argento, "artık zaman değişti, hiç endişe duymadan istediğinizi yapamayacaksınız" demişti.

#euronews

Devamını Oku
MeToo hareketinin öncüsü Asia Argento cinsel tacizle suçlanıyor

Budist başrahibe cinsel suçlama

Çin'in başkenti Pekin'deki budist Longquan Tapınağı'nın başrahibi Abbot Şueçeng'in, "zihinlerini kontrol altına aldığı rahibeleri cinsel ilişkiye zorladığı" öne sürüldü.

Asıl adı Fu Ruilin olan Çin Budistler Birliği ve Çin Budist Akademisi Başkanı Şueçeng ise tapınaktaki iki rahibin hükümete gönderdiği raporda yer alan iddiaları reddetti.

Tapınaktan yapılan açıklamada ise şikayetçi rahiplerin gerçekleri çarpıtarak Şueçeng'i karalamaya çalıştığı öne sürülerek iddialarla ilgili soruşturma başlatılması istendi.

Çin'in Twitter'ı kabul edilen sosyal paylaşım sitesi Weibo'da bir milyondan fazla takipçisi bulunan 51 yaşındaki Şueçeng, hükümete siyasi danışmanlık da yapıyor.

'Cinsel ilişki Budist doktrinleri eğitiminin bir parçası'
Rahiplerin raporunda, Şueçeng'in cinsel içerikli mesajlar gönderdiği rahibeleri ilişkiye zorladığı öne sürülüyor.


Raporda, başrahibin kendisiyle cinsel ilişkiye girmeleri için en az altı rahibeyi tehdit ettiği, bunlardan dördünün Şueçeng'e karşı koyamadığı savunuldu.

İnternete sızan 95 sayfalık raporda rahibin mesajlarıyla "kadınların zihinlerini kontrol altına aldığı" ve seksin "Budist doktrinleriyle ilgili çalışmalarının parçası olduğunu" söylediği iddia ediliyor.

Rahibelerden biri Haziran'da, Şueçeng'in cinsel saldırısına uğradığını söyleyerek polise başvurdu.

Raporu kaleme alan rahipler, Aralık 2017'de Pekin'de bir rahibeye gönderilen cinsel içerikli mesajları gördükten sonra inceleme başlattıklarını belirtti.

'Tapınak Şueçeng'in büyüsü altında'
Raporda, "Longquan tapınağı Şueçeng'in büyüsü altında. Budist imparatorluğuna hizmet etmeleri için öğrencilerini manipüle ediyor" denildi.

Çin'de devlet kontrolündeki Global Times gazetesine göre, hükümete yakın bir kaynak Şueçeng'in poliste sorgulandığı ve daha sonra serbest bırakıldığını söyledi.

İnternette ve Çin'deki sosyal medya platformlarında dolaşan raporun bazı bölümlerinin silindiği ya da sansürlendiği belirtiliyor.

Raporu kaleme alan rahiplerden biri olan Şianqi, BBC'ye "Raporun nasıl sızdığını bilmiyorum. Yayınlama niyetim yoktu" dedi.

Amerikalı film yapımcısı Harvey Weinstein'in onlarca kadına tecavüz ve cinsel tacizle suçlanmasının ardından sosyal medyada başlatılan #MeToo (#SenDeAnlat) hareketiyle çok sayıda cinsel saldırı iddiası gündeme gelmişti.

Çin sosyal medyasında da benzer bir kampanya yürütülüyor. Bu çerçevede rahip Şueçeng, cinsel tacizle suçlanan en üst düzey isimlerden biri oldu.

Ülkede Ocak'ta sosyal medyadaki cinsel taciz iddialarının ardından bir profesörün işine son verilmişti.

Devamını Oku
Budist başrahibe cinsel suçlama

Beren Saat, Le Figaro'ya konuştu Feminizm'den korkmayın

Oyuncu Beren Saat, Fransız gazetesi Le Figaro'ya İstanbul'da bir röportaj verdi.

Reyhan Atay imzalı röportajda Beren Saat, Türkiye'de feminizm konusuna ve #MeToo hareketine değindi.

Saat, "Türkiye'de feminizm gibi 'izm' ile biten kelimelerden korkuluyor. Çocukları olan arkadaşlarıma ‘Eğer ülkenin huzuruna katkı sağlamak istiyorsanız çocuklarınızı feminist yetiştirin. Feminizmden korkmayın’ diyorum" ifadelerini kullandı.

‘Fatmagül'ün Suçu Ne’ dizisinin baş karakteri olan Saat’e, dizideki tecavüz sahnesinde yaşadığı zorluklar da soruldu. Saat, şu yanıtı verdi:

"Sahnenin öncesinde ve sonrasında bir psikoanalist tarafından takip edildik. Bana ‘Sahneyi, karnına bir bıçak darbesi gibi düşün’ demişti. O korkunç sahnenin çekilmesi iki gün sürdü. Sinirlerimin bozulup ağladığım zamanlar oldu. Tek dileğim kolumu ve dizimi gerçekten acıtan sahnenin çekiminin bitmesiydi."

'Tüm o kadınların dayanışmasına hayranım'

Amerikalı ünlü yapımcı Harvey Weinstein'a yönelik taciz ve tecavüz suçlamalarını takiben ortaya çıkan #MeToo hareketiyle ilgili ise şunları söyledi:

“Tüm o kadınların dayanışmasına hayranım. Birkaç yıl önce psikoloji öğrencisi Özgecan'ın ölümüyle benzer bir hareketi Türkiye'de de yaşadık. Benzeri görülmemiş bu barbarlığın ardından bu genç kız hakkında yazmaya ve gösterilere katılmaya karar verdim. Ardından yavaş yavaş kendi deneyimlerimden sosyal medyada bahsetmeye başladım: Bir TV yöneticisinin cinsel tacizde bulunmuş olması veya setlerde benimle eğlenmek isteyen aktörlerin yaptığı manevralar. İtirafımdan sonra fark ettim ki birçok kadının dili çözüldü ve ‘Ben de mağdurum’ demeye başladılar. Dünyadaki kadınların hareketi beni onurlandırıyor ve en önemlisi de sonucu: Kadınların bir araya gelmesi, tüm bu direnişin birlikte projelere öncülük etmesi. Sonunda eşitliği tadacağımızı da umuyorum."

Devamını Oku
Beren Saat, Le Figaro'ya konuştu Feminizm'den korkmayın

Weinstein Skandalı 'korku filmi' oluyor

Amerikalı yönetmeni Brian De Palma, ünlü yapımcı Harvey Weinstein'in onlarca kadına cinsel taciz ve tecavüzle suçlandığı skandalı temel alan "korku filminin" senaryosunu yazmaya başladığını söyledi.

Carrie (Günah Tohumu) ve Scarface (Yaralı Yüz) gibi unutulmaz filmlerin de yönetmeni olan 77 yaşındaki De Palma, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada Weinstein Skandalı'nı yakından izlediğini belirtti.

De Palma, "Skandalda adı geçen birçok kişiyi tanıyorum. Yıllardır hikayeler duyuyorum. Bir yönetmen oyuncuların güvenini ve sevgisini kazanmalı. Yapabileceğiniz en kötü şey, şehvetinize yenik düşerek bunu çiğnemektir" dedi.

'Karakterimim adı Weinstein olmayacak'
Brian De Palma, Le Parisien gazetesine verdiği mülakatta da bir Fransız yapımcıyla üzerinde çalıştıkları senaryonun, film sektöründeki bu tür suistimallere dikkat çekmeyi amaçladığını söyledi.

De Palma, "Benim karakterimin adı Harvey Weinstein olmayacak. Bu bir korku filmi, cinsel saldırgan var ve konu film sektöründe geçiyor" diye konuştu.

Sosyal medyada Hollywood'daki cinsel tacize karşı başlatılan ve kadınların, uğradıkları cinsel saldırıları anlattığı #MeToo hareketinin fimlerin konusu ve yapılış biçimini kökten değiştirebileceğine dikkat çeken De Palma, "Kadınların estetiği kontrol etmeye başlamasının neler getireceğini göreceğiz. Çünkü birçok film, erkeklerin bakış açısıyla yapılıyor" ifadelerini kullandı.

30 yılı aşkın bir süre kadınları taciz ettiği belirtilen Weinstein, geçen hafta polise teslim olmuştu.

Weinstein pasaportunu teslim etmesi ve elektronik izleme cihazı takması koşuluyla bir milyon dolar kefaletle serbest bırakılmıştı.

BBC

Devamını Oku
Weinstein Skandalı 'korku filmi' oluyor